Temmuz 17, 2019, 04:42:42 S
Haberler:

Onlar þöyle cevap verirler: Evet, doðrusu bize, (bu azap ile) korkutan bir peygamber gelmiþti; fakat biz (onu) yalan saymýþ ve: Allah'ýn bir þey gönderdiði yok; siz olsa olsa büyük bir sapýklýk içindesiniz! demiþtik. (Mulk -9)

Son letiler

Sayfa1 2 3 ... 10
1
Yönetimden Sizlere... / Ynt: NicK DeÐiÞiMLeRi
Last post by MiM - Austos 11, 2018, 06:44:19 S
Hey dünya be, ne günlerdi...
Bütün sevdiklerimiz, kardeþlerimiz...
Uçup gittiler.
Savrulduk hepimiz bir yana...
Kimi Facebook, kimi Twiteer, kimi bilmem nerede.
Ne ki hiçbir yerde burada olan samimiyet, sevgi, muhabbet olmadý.
Oralarda kalabalýktý belki insanlar, ama kalplerimiz çok daha yalnýzlaþtý sanki.
Allahtan en büyük dileðim, bu kahrolasý Amerika icat ettiði bütün sosyal medya batakhaneleriyle beraber kendisi de batýp gider bir gün!
2
Saðlýk / Sýcak SU
Last post by MiM - Mart 12, 2018, 05:46:55 S
Bir grup Japon doktor *sýcak suyun bazý saðlýk sorunlarýnýn çözümünde% 100 etkili olduðunu doðruladý*.

*1 migren*
*2 Yüksek tansiyon*
*3 Düþük kan basýncý*
*4 Eklem aðrýsý*
*5 Kalp atýþýnýn aniden yükselmesi ve azalmasý*
*6 Epilepsi*
*7 Artan kolesterol düzeyi*
*8 Öksürük*
*9 Beden rahatsýzlýðý*
*10 Golu aðrýsý*
*11 Astým*
*12 Hooping öksürüðü*
*13 Damar týkanýklýðý*
*Uterus ve Ýdrar ile ilgili hastalýk*
*15 Mide sorunlarý*
*16 iþtahsýzlýk*
*17 Ayrýca gözler, kulak* *boðaz ile ilgili tüm* *hastalýklar*
*Baþ aðrýsý*


*SICAK SU NASIL KULLANILIR*

 *Sabah erkenden kalkýn ve mideniz boþaldýðýnda yaklaþýk 4 bardak ýlýk su için*
Baþlangýçta 4 bardak yapamayabilir, ancak yavaþ yavaþ yapacaksýnýz.

*NOT: Suyu aldýktan sonra 45 dakikalýk bir þey yemeyin*.

*Sýcak su terapisi saðlýk problemlerini makul bir süre içinde çözecektir:*

✔ 30 gün içinde þeker hastalýðý
✔ 30 gün içinde kan basýncý
✔ 10 gün içinde mide sorunlarý
✔ 9 ay içinde her çeþit kanser
✔ 6 ayda damar týkanmasý
✔ 10 gün içinde iþtah azalmasý
✔ Uterus ve ilgili hastalýklar 10 gün içinde
✔ 10 gün içinde burun, kulak ve boðaz problemleri
✔ 15 gün içinde kadýn sorunlarý
✔ 30 gün içinde kalp rahatsýzlýklarý
✔ Baþ aðrýsý / migren 3 gün içinde
✔ 4 ayda kolestrol
✔ Epilepsi ve felç 9 ayda sürekli
✔ Astým 4 ayda

*SOÐUK SU SÝZÝN ÝÇÝN KÖTÜ BÝR SEÇENEK*

*Soðuk su sizi genç yaþta etkilemezse, yaþlýlýkta size zarar verir*.

*Soðuk su, kalbin 4 damarýný kapatýr ve kalp krizine neden olur. Soðuk içecekler kalp krizinin ana nedenidir.*

*Ayrýca karaciðerde sorunlar da yapar Yað karaciðeri sýkýþtýrabilir. Karaciðer nakli için bekleyen insanlarýn çoðu soðuk su içilmesinin kurbanlarýdýr.*

*Soðuk su midenin iç duvarlarýný etkiler. Büyük baðýrsaðý etkiler ve Kanser ile sonuçlandýrýr*
3
Çocuk Psikolojisi / Gerçek Özgürlük
Last post by MiM - Mart 12, 2018, 05:37:06 S
Yirmi altý yaþýndaydým. Amerika'ya yeni gitmiþtim. Osgood'un araþtýrma asistanlýðýný yapýyorum. Ayný odada John ve Gary adýnda iki asistan daha var. Bir cumartesi günü ofise gittiðimde Halýnýn üstünde emekleyen bir oðlan çocuðu gördüm. Gary oðlunu getirmiþti. Herkes kendi iþini yapýyordu. Ben de masama oturdum. Çalýþmaya baþladým.

Odada oldukça alçak meþin bir koltuk vardý. Fark ettiðimde, çocuk ona çýkmaya çalýþýyordu. Bir bacaðýný atýyor tutunuyor ama bir türlü koltuða çýkamýyordu. Çocuk bunu dört beþ kez denedi. Baba bir yandan çalýþýrken bir yandan göz ucuyla oðlunu takip ediyordu. John ise hiç ilgilenmiyordu. Tamamýyla kendi iþiyle meþguldü.

Çocuk yine deneyip çýkamayýnca yerimden kalktým. Çocuðun koltuk altlarýndan tuttum. "Hoppa!" dedim ve onu meþin koltuðun üstüne býraktým. Çocuk hiç beklemiyordu. Önce þaþaladý. Sonra koltuðun üstünde öyle kalakaldý. O zaman bilmiyordum. Ama þimdi biliyorum. Benim anlam çerçevem içinde o küçük çocuk benim yeðenimdi ben de onun amcasý. Ýçinde büyüdüðüm kasabanýn anlam çerçevesi o çocukla aramýzdaki iliþkiyi öyle tanýmlamýþtý. Yeðenim koltuða çýkmaya çalýþýyordu ve amcasý olarak ona yardým etmek bana düþerdi. Çünkü babasý Gary ve amcasý John bir þey yapmaya pek niyetli gözükmüyordu!!!

Vazifesini yapmýþ bir amcanýn mutluluðu içinde gülümseyerek Gary'e baktým. "Neden yaptýn?" diye sordu. Vazifesini yapmýþ bir amcanýn rahatlýðý içinde "Çýkmaya çalýþýyordu" dedim. Gary "Ben de biliyordum çýkmaya çalýþtýðýný... Sen niye yaptýn?" diye üsteledi. Þaþýrdým ve sinirlendim. Ýçimden bu Amerikalýlara iyilik yaramýyor diye düþündüm. Ama merak etmekten de kendimi alamýyorum. Sonra sordu "Sen ne yaptýðýnýn farkýnda mýsýn?" Ýçimden yine sinirlendim. Ýstanbul psikolojiyi bitirmiþ, iki yýl asistanlýk yapmýþ, aydýn bir insandým. Ne yaptýðýmýn farkýnda olmayacak biri deðildim.

"Bak" dedi. "Çocuk koltuða çýkacaðýna inanýyordu. Belki yarým saat, belki bir saat uðraþacaktý ama eninde sonunda çýkacaktý. Öyle ucundan tutmuyordu. Çýkacaðýna inanmýþ biri olarak kedi yavrusu gibi tutunmuþtu. Býrakmayacaktý. Deneyecek, deneyecek, en sonunda çýkacaktý. Çýkýnca dönüp bana bakacaktý. Ben de ona çýktýn diyecektim. Sonra inecekti. Yine uðraþacaktý. Bir saatte çýktýðýný belki yirmi dakikada çýkacaktý. Bugün bütün gün onunla uðraþacaktý ve belki de beþ dakikada çýkar hale gelecekti. Bu onun bugünkü zaferi olacaktý. Sen onun zaferini çaldýn!"

Öylece bakakaldým. Bu hayatýmda hiç unutmayacaðým bir ders olmuþtu bana.

Biliyor musunuz iki hafta sonra Gary'e sordum. Neden sadece "Çýktýn!" diyecektin??? Neden "Aferin sana oðlum, alkýþ alkýþ" deðil??? Verdiði cevabý hiç unutmayacaðým; "Ben zaferine sadece tanýk olurum. Onun benden aferin almak için baþarý peþinde koþmasý doðru deðil. Kendisi için baþarýr ama benim bildiðimi, gözlediðimi, tanýk olduðumu bilir!!!"

( Doðan Cüceloðlu - Gerçek Özgürlük )
4
Türk tarihi / 'Ben SEYYÝDÝM'
Last post by MiM - Mart 12, 2018, 05:30:31 S
Köyünde onu herkes öldü bilmektedir.
Çanakkale'den Havran'daki köyüne kadar 145 kilometreyi 13 günde yayan yürür.
Geldiðinde evine giremez. Çünkü 9 yýlda belki karýsý, yeniden evlenmiþ olabilir. Akþamdan geldiði evini sabaha kadar göz hapsine alýr. Sabah koyunlarý çýkarmak için gelen bir akrabasý ile karþýlaþýr.
"-Sen kimsin?
-Ben Seyidim.
-Biz seni öldü biliyoruz.
-Ýþte sað döndüm. Benim haným evli mi?
-Hayýr evli deðil. Bir çocuðun var içeride, çocuðu korkutursun. Baðýrarak git, haberi olsun."

Kapýdan eþinin ismini seslenir. 8 yaþýnda bir kýz çocuðu kapýya gelir. "Anne" diyor, "kapýda sakallý biri var korktum." Annesi geliyor kapýya bakýyor ki, adamý. "Korkma kýzým o senin baban."
Ve 9 yýl sonra kýzýyla böyle tanýþýyor.
O kýz, sonradan nine olduðunda torunlarýna, "Baba deyip de bir müddet kucaðýna oturamazdým" der.
***
Kocaseyit namý, Seyit Ali Çabuk tam adý.
Çanakkale'de 276 kiloluk top mermisini tek baþýna sýrtlayýp Ýngiliz zýrhlýsýný vuran kahraman.
1889'da Balýkesir'in Havran ilçesine baðlý bir orman köyü olan Manastýr köyünde doðan Seyit Ali, Yörük çocuðudur.
Mavi gözlü ve ufak tefektir.
Gariban Anadolu köylüsü.
Keçi güder arada kaçak odun kömürü yapar satar.
1909'da askere gider.
1912'de Balkan Savaþý'na katýlýr.
1914'te Birinci Dünya Savaþý baþlayýnca Çanakkale cephesinde topçu eri olarak bulundu.
18 Mart1915'te Müttefik donanmasý Çanakkale Boðazý'ný geçmek için saldýrýya geçti. Bu sýrada Seyit Ali, Rumeli Mecidiye Tabyasý'nda görevlidir.

(Savaþýn en kritik anlarýndan birinde Queen Elizabeth zýrhlýsýndan atýlan bir top mermisi Mecidiye Tabyasý'na isabet eder. Mecidiye Tabyasý'nýn pozisyonu çok kritiktir. Boðazdan geçen düþman savaþ gemilerini vurmak üzere oradadýr. Ve hedef alýnan tabyada geriye sadece iki er ve tabya komutaný kalmýþtýr. Bu erlerden bir tanesi Seyit Ali Çabuk'tur.

Seyit, 276 kiloluk bir mermiyi, mataforasý yani vinci bozuk olan topçu bataryasýna tek baþýna sýrtlayarak yerleþtirmeyi baþarýr.

Ve Ocean gemisini dümen sisteminden vurmayý baþarýr. Ocean daha sonra sürüklenir ve Nusrat'ýn döþediði mayýnlardan birine çarparak batar.
Bu baþarýsýndan ötürü onbaþý rütbesine yükseltilmiþ bir de ödül olarak çift tayýn verilmiþ.
O da bir hafta sonra kursaðýndan geçmeyince istememiþ.
Seyit Ali, 1909'da gittiði askerden, 1918'de onbaþý olarak döner.
1915'teki zaferden sonra 3 yýl daha Çanakkale'de askerliðe devam eder.
1918'de terhis olur.
***
Kocaseyit, harpten döndükten sonra burada köyünde kimseye savaþ ile ilgili bir þey anlatmaz. 9 yýlda yaþadýklarýný kendine saklar. Kolay deðil, yaþanan olaylar, büyük travmalar yaratmýþtýr muhtemelen. 1929'da Mustafa Kemal, bir açýlýþ için Havran'a gelir. Açýlýþtan sonra Havran Nahiye Müdürü'ne der ki, "Burada bir Seyit Onbaþý olacaktý onu görmem lazým."

Ancak Havran Nahiye Müdürü, Seyit Onbaþý'nýn hangi köyde olduðunu bilmez. "Buluruz tabii Paþam" deyip, Edremit askerlik þubesinden Seyit'i sordurur. Manastýr köyünde bulunur. Þubeden 2 jandarma görevlendirilip salýnýr. Sabah çýkan jandarmalar akþamüstü köye gelir. Kocaseyit, daða kömüre gitmiþtir. Jandarmalar evinin önünde akþama dek bekler. Akþam geç saatte evine gelen Seyit, jandarmayý görünce, kaçak kömür için geldiklerini sanýr. Ama bozuntuya vermez. Askerlere "suçum ne ki" diye sorar. "Hayýr, suçun yok biz seni bekliyoruz. Seni Paþa çaðýrýyor." Seyit, sevinir.

Gece yarýsý vardýklarýnda nahiye müdürü, Seyit'i periþan vaziyette görünce, önce onu bir güzel yýkatýr, berberde saç sakal traþý yaptýrýr. Sabah da elbisesini verir. Atatürk'ün yanýna çýktýðýnda, biraz sohbetten sonra Paþa 'ne istersen, iste sen büyük kahramanlýk yaptýn' der.
Maaþ baðlatýlmasýný teklif eder. Seyit Ali, "Hayýr paþam" demiþ, "biz görevimizi yaptýk maaþ için deðil" der. Tek bir isteði olur Atatürk'ten, "Ben daðda kaçak odunla kömür imal ediyorum. Havran ve Edremit'te gece kaçak satýyorum. Senin emrinle o daðdaki ormancýlar baltamý almasa. Rahat çalýþsam, maaþ da istemem"

Atatürk, nahiye müdürüne talimat verir, Seyit'e dokunulmasýn diye.
Ancak iki yýl sonra yeni gelen nahiye müdürü bu emri uygulamaz, Seyit'e pek rahat verilmez.
Seyit Ali Onbaþý, bir süre daha daðda odun kömürü yapar.

Yaþlanmaya baþlayýnca zorlanýr, Havran'da bir fabrikada hamallýða baþlar.
Seyit Ali Çabuk, 1939'da 50 yaþýndayken, zatürreye yakalanýr ve yaþamýný yitirir.
Köyündeki mezara gömülür.
Kocaseyit'in öyküsü, bir yerde Türkiye'nin tüm kahramanlarýnýn öyküsüdür...
5
Türk tarihi / BU UNUTULUR MU?
Last post by MiM - Mart 12, 2018, 05:26:22 S
_BU UNUTULUR MU?
___(Unuttuk Maalesef...)

****

Birinci Dünya Savaþý'nda
Ýngilizlere,
150 bin askerimiz esir düþtü.
Bu askerlerden bir kýsmý da Mýsýr'ýn
Ýskenderiye þehri yakýnlarýnda bulunan Seydibeþir Usare Kampý'na
Hapsedildi.

****

Kampýn tam adý,
'Seydibeþir Kuveysna Osmani Useray-I Harbiye Kampý' idi.
Bu kampta,
1918'de
Filistin Cephesinde esir düþen 16. Tümen'in 48. Alayý'na baðlý
Osmanlý Askerleri
Tutuluyordu.

****

12 Haziran 1920'ye kadar
Iki yýl boyunca
Her türlü iþkence, eziyet, aðýr hakaretler ve aþaðýlamaya maruz kaldýlar.

****

Ýnsanlýk dýþý muamelenin nedeni ise Ermeniler idi...

****

Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanlarýn
Yalan yanlýþ çevirileri ve
kýþkýrtmalarý nedeniyle,
kamplarýn Ýngiliz komutanlarý,
azýlý Türk Düþmaný haline
gelmiþlerdi.

****

Savaþ bitmiþti.
Ancak,
Kamptaki aðýr koþullar nedeniyle
ölenler dýþýndaki askerleri
Teslim etmek,
Ýngilizlerin iþine
Gelmiyordu.
Çünkü,
olasý yeni bir savaþta,
Bu askerlerin
Yeniden karþýlarýna çýkabilecekleri, Ermeniler tarafýndan,
Ýngilizlerin beyinlerine iþlenmiþti.

****

Çözüm
Toplu katliamdý...
Askerlerimiz,
Mikrop kýrma bahanesiyle,
süngü zoruyla
Dezenfekte havuzlarýna sokuldu.
Ancak;
Suya normalin çok üzerinde
'krizol' maddesi
katýlmýþtý..
Mehmetçik,
Suya daha ayaðýný soktuðunda,
aþýrý krizol maddesi nedeniyle haþlanýyordu.
Ancak,
Ýngiliz Askerleri,
dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çýkmalarýna izin vermiyorlardý.

Mehmetçikler,
Bellerine kadar gelen suya baþlarýný sokmak istemediler.
Ancak,
Bu kez Ýngilizler havaya
(baþlarýnýn üzerine)
ateþ etmeye baþladý.
Askerlerimiz,
ölmemek için,
çömelerek baþlarýný suya soktular.
Ancak,
baþýný Sudan kaldýran artýk göremiyordu.
Çünkü gözleri yanmýþtý...

****

Dýþarý çýkanlarýn halini gören
sýradaki askerlerimizin direniþleri de fayda etmedi
Ve 15 000 (15 bin) askerimiz
kör oldu.
Bu vahþet,
25 Mayýs 1921 tarihinde
TBMM.' de görüþüldü.
Milletvekilleri Faik ve Þeref Beyler
Bir önerge vererek,
Mýsýr'da esirlerin
Krizol banyosuna sokularak,
15 bin vatan evladýnýn gözlerinin kör edildiðini,
Bunun faili olan
Ýngiliz doktor,
Garnizon Komutaný ve
Askerlerin
cezalandýrýlmasý için,
TBMM' nin teþebbüse geçmesini istediler.

****

Ancak,
Yeni kurulan devletin bin türlü derdi vardý.
Aðýr sorunlarla uðraþan TBMM' de
Bu hesap sorma iþi
Unutuldu gitti.
Ama onlar
Unutmuyorlar...


Kendi ihanetlerini bile
soykýrým ambalajýna sarýp,
dünya kamuoyuna
Sunuyorlar.


En üzücü olaný da
Malum birilerinin,
Bu karalama kampanyalarýna
çanak tutmasý...

****

ERMENÝLER SOYKIRIM YAPILDI DÝYE DÜNYAYI AYAÐA KALDIRIYOR.
BÝZÝM
TARÝHÝMÝZDEN HABERÝMÝZ YOK.!!!


6
ÝSLAMÝ KONULAR/SOHBET / ERKEKLER KÖLELEÞTÝRÝLÝRKEN...
Last post by MiM - Mart 12, 2018, 05:20:25 S

ERKEKLER KÖLELEÞTÝRÝLÝRKEN...

9 yaþýnda bir erkek çocuðu, kýz gibi davranýyor ve kýz gibi giyiniyor. Kýz olmaya 4 yaþýnda karar vermiþ ve ailesi de ona destek olmuþ. Kýz olma sebebini anlatýrken kullandýðý bir cümle çok dikkat çekiciydi. "Kýz arkadaþlarýmýn annesi bana pislikmiþim gibi davranýyorlardý." demiþ.

Kadýnlarýn davranýþlarý sebebi ile küçük yaþta cinsiyetinden utanan bu erkek çocuðu günümüzde pek çok erkeðin dillendirmeye korktuðu bir davranýþý, çocuk masumiyeti ile dile getirmiþ ve kendince tedbir almýþ. Günümüzde tam da yapýlan ve de yapýlmak istenen bu. Erkekleri aþaðýlamak ve erkek olduklarý için utandýrmak. Psikolojik bir hadým bu aslýnda.

Anne-kýz çarþýnýn hemen baþýndaki parka oturmuþlar çekirdek çitleyip yere atýyorlar. Kýrk yýllýk çarþý esnafý beyefendi yanlarýna yaklaþýp "Hanýmlar o çekirdeklerin kabuklarýn yere atmasanýz iyi olur." diyor. Genç kýz son derece terbiyesiz bir tavýrla "Sana ne! Ýstediðimiz yere atarýz. Defol git baþýmýzdan yoksa þimdi 'beni taciz etti' diye baðýrýrým, bundan sonraki ömrünü kendini aklamaya çalýþarak geçirirsin." demiþ. Adamcaðýz korkmuþ hemen yanlarýndan uzaklaþmýþ. Bu olayý adamýn kýzý anlattý bana.

Ya baðýrsaydý, adamý tacizden tutup polisler götürseydi. Adamýn hayatý kayardý. Artýk bu devirde insanlarýn çoðu erkeklerin suçlu olduðuna inanma eðilimindeler. Öyle ya. Bir kadýn durup dururken neden bir adama iftira atsýn, diye düþünülüyor. Oysa medya buna çok iyi zemin hazýrlýyor ve kadýnlar bundan ciddi anlamda etkileniyorlar.

Çarþýda yan tarafýmda bir karý-koca yürüyor. Adam bir þeye gülüyor, kadýn onun gülmesine sinir oluyor. Kocasýna "Sen gülerken hiç aynaya baktýn mý? Ayný þebeklere benziyorsun." diyor. Adam ne diyeceðini bilemiyor, hafif bir çýkýþýyor karýsýna. Kadýn karný burnunda hamile. Kadýna: "Þebek dediðin bu adamdan bir maymun doðurmazsýn umarým." demek istiyorum fakat susuyorum. Adamý daha fazla utandýrmanýn mantýðý yok.

Bu devirde erkeklere atýþ serbest. Etrafýnýza bir bakýn, gerek gerçek hayatta gerek medyada olsun erkekler sürekli aþaðýlanýyorlar. Kadýnlarýn öldürüldüðü ya da þiddet gördüðü haberleri bahanesi ile erkekler katil, tacizci, tecavüzcü ilan ediliyor.

Erkeklere odun, kütük ve aþaðýlama amaçlý havyan isimleri gayet rahat söylenebiliyor. Hatta erkeklerin hayvandan aþaðý olduðu ile ilgili kamu spotlarý hazýrlanýp yayýnlanabiliyor. Toplumda pek tepki de görmüyor.

Fakat kimse kadýnlara dokunamýyor. Onlarýn dokunulmazlýklarý var.

Son otuz yýldan beri dünya yeni bir döngüye girdi. Erkeklerin üzerine basarak kadýnlarýn yükseliþi dönemindeyiz. Her ne kadar bu "eþitlik" gibi kulaða hoþ gelen bir kelime ile sevimli gösterilmeye çalýþýlsa da aslýnda iþin gerçeði kadýnlar, erkeklere efendi olmaya çalýþýyorlar.

Erkekler modern dünyanýn aþaðýlanan, horlanan köleleri haline geldiler. Kadýnlar ise tapýnýlacak varlýklar. "Onu býrakýp ancak diþilere tapýyorlar." (Nisa suresi 117)

Erkekler, kadýnlar ne istediyse fazlasýyla verdiler; fakat kadýnlar hâlâ memnun hâlâ mutlu deðiller. Kadýnlar, haksýzlýða uðramýþ az sayýda kadýn üzerinden çok sayýda erkeði aþaðýlamaktalar. Efendi olmuþlar hâlâ eziklik edebiyatý yapýyorlar. Kapitalist sistemin kadýnlar üzerinden kurduðu feminizm tuzaðý her geçen gün ülkelerin sonunu getirmekte.

Tüm dünyada aile kurumu büyük zarar gördü. Ýngiltere'de "Yalnýzlýk Bakanlýðý" kuruldu. Ýngiltere'de 9 milyon yalnýz insan varmýþ ve yalnýz insanlar kýþýn basit bir gripte bile ölüyorlarmýþ.

Mevcut kanunlar yüzünden erkekler evlenmek istemiyor. Kadýnlar o kadar yüceldiler ki (!) kendilerine uygun erkek bulamýyorlar. Batý'da artýk çocuklar evlilik dýþý doðuyor ve babasýz büyüyorlar.

Maalesef ki bizim ülkemizde Batý'dan aldýðýmýz kanunlar sebebi ile onlarýn sonuna doðru gidiyor. Her geçen gün boþanmalar artýyor, þiddet artýyor, taciz, tecavüz artýyor fakat sebepler sorgulanmýyor ve görmezden geliniyor. Bütün suç erkeklere yükleniyor, çözüm odaklý çalýþýlmýyor. Hep cezalar konuþuluyor. Elbette ceza olmalý hem de caydýrýcý olsun diye en aðýrýndan olmalý fakat bizde cezalar nedense suçu azaltacaðýna artýrýyor.

Verilen cezalar feministleri sevindirmekten baþka bir iþe yaramýyor. Þiddet her geçen gün artýyor. "Pozitif ayrýmcýlýk" diye kadýnlar haksýz kazançlar elde ederken erkekler sürekli aþaðýlanýyor. Bir taraftan cinsel istismar için kimyasal hadým konuþurlarken aslýnda uzun süredir erkeklere psikolojik hadým yapýlýyor. Hem de kanunlarla.

PSÝKOLOJÝK HADIM KANUNLARI

6284 nolu psikolojik hadým kanunu: Tanrýça'ya yan bakma cezasý- 2684 Erkeðin erkek olduðu için cezalandýrýlmasý kanuna.

Güya kadýna þiddeti bitirme amaçlý yapýldý Avrupa dayatmasý ile.

Sonuç: Þiddet hiç olmadýðý kadar arttý.

Sebep: Adaletin yok sayýlmýþ olmasý. 6284 e göre ailede bir anlaþmazlýk olduðunda sadece kadýnýn beyaný esas alýnýyor, erkeðin beyanýnýn hiçbir önemi yok. Erkeðin kadýna fiziki þiddet uygulamasýna da gerek yok. Kadýnýn kocaya caný sýkýldý, þikayet etti. "Kocam bana baðýrýyor, özgürlüðüme karýþýyor, gece eve geç gelince nerdesin diyor... Kocamdan þikayetçiyim." Erkeðe hemen sopa gösteriliyor. "Heyy erkek haddini bil. Kadýnlar bizim Tanrýçalarýmýzdýr. (Diþilere tapýyorlar) Onlar asla yalan söylemezler, iftira atmazlar, haksýzlýk etmezler, onlar masum Tanrýçalarýmýzdýr..."

Erkek hemen kurban ediliyor, cezasý kesiliyor. Tanrýçayý rahatsýz etmekten dolayý üç ay ya da altý ay gibi bir süre evinden atýlýyor, evi býrakýn o mahalleye giremiyor, okuluna gidip çocuðunu göremiyor. Bu arada karýsýnýn ve çocuklarýnýn maddi ihtiyaçlarýný da karþýlamak zorunda. Erkek bu arada nerde kalýr, ne yer ne içer, ruh hali nasýldýr kimsenin umurunda deðil. Karýsýný arayýp "neden bu haldeyiz barýþalým" demesi de suç. Uzaklaþtýrma cezasýný telefon açarak delerse hemen hapis cezasý var.

Ülkemizde böyle adaletsiz bir kanun var ve binlerce erkek bundan muzdarip, maðdur, mazlum...Ve bizim meclisteki vekillerimiz acaba onlar sadece kadýnlarýn vekilleri mi zannediyorlar kendilerini, bilmiyorum. Bu haksýz durumlarý düzeltmek için hiçbir þey yapmýyorlar.

Ezilen, þiddet gören kadýnlar için çýktý bu kanun diye savunuluyor. Oysa gerçekten psikopat olan, karýsýna eziyet eden erkeklerin eþleri korkularýndan kocalarýný þikayet edemiyorlar. Nerede bir kocasýna gözdaðý vermek isteyen kadýn varsa onlar kullanýyor. Kullananlarýn çoðu da piþman. Zira evden attýrdýðý kocasý ya bir daha geri dönmüyor, boþanmak zorunda kalýyor ya da iliþkileri daha da kötü oluyor. Bu kanundan sonra binler deðil, yüzbinlerce erkek evinden atýldý.

Son yýllarda kadýn cinayetlerinin artmasýnýn bir sebebi de bu kanun. Evden atýlan mahallesine giremeyen, çocuklarýný göremeyen, arkadaþlarýnýn yüzüne bakamayan, aþaðýlanan erkek öfke patlamalarý yaþayýp kadýna gidip þiddet uyguluyor ya da cinayet iþliyor. Þiddet arttýkça cezalar artýrýlmaya çalýþýlýyor, oysa bataklýk kurutulmadan sivrisinekler bitmez.

Nafaka Kanunu: "Ciðer söken kanun" Erkeðe boþanma cezasý-Tanrýçadan ayrýlmanýn bedeli. Anayasadan "Erkek evin reisidir" maddesi kaldýrýlmýþtý. Erkek evin reisi deðil deniyor fakat ailenin masraflarý erkeðin üstüne yýkýlýyor. Evlenirken ev kurmanýn bütün yükü erkeklerin üzerinde. Ev kiralayacak, eþya alacak, niþan, düðün masrafý, geline takýlacak takýlar... Evlilikte bütün masraflar onun üstünde. Karýsý harcamalardan memnun deðilse 6284 e göre suç.

Erkeðin boþanmada kendi suçu olsa da olmasa da, az kusurlu da olsa ömür boyu eski karýsýna bakmak zorunda. Çocuðu varsa zaten ona nafaka ödeyecek, fakat çocuðu olmayan ve artýk ona yabancý olan bir kadýna neden hangi sebeple ömür boyu baksýn? Araþtýrmalarýma göre dünyada hiçbir ülkede ömür boyu nafaka yok. Bizde bir gün bile evli kalsa kadýn baþkasýyla resmi olarak evlenmediði sürece (dini nikahlý eþi ve sevgilisi olabilir) erkek ona bakmak zorunda.

10 gün evli kalýp 20 yýl nafaka ödeyenler var. Neden kadýn eski kocanýn sýrtýndan geçinsin? Hangi akla ve vicdana sýðar bu? Ve kadýnlar kanun zoru ile eski kocadan gelen geliri nasýl içlerine sindiriyorlar? Zannediyorlar mý ki o para onlara hayýr getirsin, getirmez. Ancak eski eþin imkaný iyidir, gönlüyle verir; bunu helali hoþ alýp harcayabilir.

Bu nafaka kanunu feminizme de aykýrý. Kadýn bu kadar aciz bir varlýk mý ki arasýnda hiçbir bað kalmamýþ artýk ona yabancý olan bir erkeðe muhtaç yaþasýn. Gerçekten ihtiyacý olan kadýnlara devlet maaþ baðlasýn. Fakat eski kocanýn negatif enerji ile verdiði parayý yemesin.

Tazminat ve Eþit Mal Paylaþýmý: Boþanmada erkeðin kadýna tazminat vermesi ve evlilik içinde edindiði mallarý eþit paylaþmasý da büyük bir haksýzlýk. Dinimizde kadýný malý kadýnýndýr erkeðin malý da erkeðin. Eðer evlilik içerisinde kadýn gelir getiren bir iþte çalýþmýþsa, erkeðe verdiði borçlar varsa ayrýlýrken onlar hesap edilip bir ödeme çýkarýlýrsa adaletli olur.

Çocuk Haczi: Erkeklerin babalýk hakkýnýn ellerinden alýnmasý. Boþanma sonrasý babalara ve çocuklara en büyük zulüm de bu. Boþanýldý, mahkeme çocuklarý genellikle anneye veriyor, baba istese de verilmiyor. Anne çocuðu aldý baba da nafakasýný ödeyecek ve babanýn çocuðunu görmesi hafta sonlarý ya da ayýn belirli günleri saatine kadar mahkeme kararýyla belirlendi.

Buraya kadar da haksýzlýk var fakat esas haksýzlýk bundan sonra. Kadýn çocuðu babaya göstermek istemiyor. Keyfi sebeplerle çocuðunu babasýna göstermek istemeyen kadýnýn akýl saðlýðý yerinde deðildir. Zira akýl saðlýðý yerinde olsa çocuðun babasýz büyümesinin zararlarýný düþünebilir. Ancak baba psikopatsa ya da madde baðýmlýðý gibi çocuða zarar gelme ihtimali varsa bu durumda çocuk korunur.

Kadýn mahkemenin belirlediði günlerde bile göstermediðinde babalar çocuklarýný görmek için haczetmek zorunda. Eþya haczi kalktý fakat çocuk haczi devam ediyor. Baba haciz tutanaðý tutturup 300 lira gibi bir para yatýrýp bir ekiple polisle psikologla çocuðunu almaya ancak öyle gidiyor. Kadýna neden mahkemenin kararýna uymuyorsun diye ceza bile verilmiyor. Neden? Çünkü kadýnlar Tanrýça. Onlar hata yapmazlar. Kadýn çocuðu göstermiyorsa kesin baba kötüdür, diye bakýlýyor. Kadýnýn kininden, ruh saðlýðýndan kimse þüpheye düþmüyor.

Pek çok kadýn da sýrf eski kocasýna zorluk olsun ve çocuðu babasýný sevmesin diye bunu yapýyor. Þimdi bu hem erkeðe hem çocuðu büyük bir zulüm deðil mi? Hani kadýn merhameti nerede? Kendi çocuðuna acýmýyor onun babasý býrakýyor.

Erkeklere psikolojik hadým kanunlarý bu kadar mý? Deðil. Bakanlarýmýz bu kadar zulmü az bulmuþlar ve yakýn zamanda yeni bir kanun geliyor. Müjde... 6284 e kardeþ kanun geliyor. Ne mutlu! Erkekler bu kanunun kalkmasýný beklerken, yetkililere ulaþýp uðraþýrken sevgili bakanlarýmýz 6284 ü yeterli görmemiþler ve ona kardeþ kanun yapmaya karar vermiþler. Ýkisi bir arada büyüsün diye!

657 nolu kanun: Bomba bir kanun. "Erkeksen geber kanunu" diyebiliriz kýsaca. Haber bugünkü gazetede vardý. Baþlýk "Kadýn düþmanýna devlet kapýsý kapalý" Bir de kadýn düþmaný demiþler oysa "Kadýna yan bakana devlet kapýsý kapalý" olmalýydý baþlýk.

657 nolu kanun þu anda devlete karþý iþlenmiþ suçlarý kapsýyor. Devlete karþý hainlik, dolandýrýcýlýk, devlet sýrlarýný açýða çýkaranlara verilen aðýr suçlarý kapsýyor. Bu suçu iþleyenlere her türlü devlet kapýsý kapanýyor, iþlerinden atýlýyorlar.

Kadýna istismar ve þiddet suçlarý da bu kapsama girecekmiþ. E yakýþýr. Sonuçta devlet kutsal kadýn da kutsal! Tanrýçalara yan gözle bakan gebersin! Ne iþi var devlet kapýsýnda! Her atýlan erkeðin yerine de bir kadýn alýnýr. Oh ne âlâ! Kadýn istihdamý sorunu da bu þekilde çözülmüþ olur. Bir taþla on kuþ. Attýðýmýz taþ da erkek olsun ne zararý var!

Cezalarla ilgili bu hazýrlýklar devam ederken, çok önemli bir baþka çalýþma daha sessiz sedasýz sürdürülüyormuþ, bu gazete haberi ile öðrendik neyse ki. Bu konudaki yasal düzenleme ise çok yakýnda Meclis gündemine gelip torba yasaya eklenecekmiþ. Kadýna karþý suç iþleyenler memur, sözleþmeli memur, iþçi ya da taþeron gibi kamu personeli statüsünde devlet kurumlarýnda hiçbir statüde görev alamayacakmýþ.

6284 ile kanun ile erkekleri evden attýk, 657 ile de devlet kurumlarýndan atacaðýz; bir kanun daha yapýverelim de erkekleri dünyadan atalým!

Haberde þöyle yazýyor: Çocuk ve kadýnlara yönelik istismar, taciz, tecavüz gibi suçlarý iþleyenlerle kadýna karþý þiddet suçu iþleyenlere devlet kapýsý kapatýlacak.

Çocuklara karþý iþlenen suçlara tamam bir diyeceðimiz yok, suçu kesinse.

Fakat kadýnlara karþý yapýlacak suç kapsamýna girecek dört suça bir bakalým.

1-Kadýna karþý istismar: Ýstismar kelimesi tek baþýna kullanýldýðýnda cinsel bir manasý yok. Ýstismarýn sözlük anlamý: Birinin iyi niyetini kötüye kullanma. Sömürme. Mesala kadýn dedi ki ben çalýþýyorum fakat yöneticim (erkek) ya da iþ arkadaþým (erkek) (kadýnlarýn kadýnlara her türlü zulmü yapmasý serbest) yaptýðým iþleri beðenmiyor, yaptýðým projeyi kabul etmedi ya da beni çok çalýþtýrýyor, benim iyi niyetimi istismar ediyor dedi. Bu, kadýna karþý istismara girer.

2-Taciz: Adam yaptýysa tamam cezasýný çeksin diyelim, ya yapmadýysa. Çünkü bu delil ve ispatý olacak bir þey deðil. Zaten 6284 nolu kanundaki gibi kadýnýn beyaný esas alýnacaktýr. Mesala kadýn iþ yerinde bir adama gýcýk oldu ondan kurtulmak istiyor. Ya da yöneticinin yerine göz dikti kendi o mevkiyi istiyor ya da bir erkekten çok hoþlanýyor fakat adam ona yüz vermedi. Þimdi kadýn her gün o adamý görsün üzülsün mü? Beni taciz etti, diye bir þikayet yeter. Ya da kadýn din düþmaný, iþ yerinde dindar bir adam var ve ona gýcýk oluyor. Bir þikayeti yeter. Adam mesleðinden olur, daha bir yerde de iþ bulamaz, haysiyetsiz þekilde iþinden oldu diye.

3-Tecavüz: Gerçekten yaptýysa Allah belasýný versin. Fakat ya yapmadýysa? En çok kadýn erkek birlikteliðinin ve evliliklerin iþ yerinde tanýþma ile olduðu son yýllarýn bilimsel araþtýrmalarýnda yer alan bir konu. Mesela kadýn-erkek ayný iþ yerinde zamanla birbirlerinden hoþlandýlar, gönüllü birlikte oldular fakat sonra bir þekilde ayrýldýlar. Kadýn iþ yerinde onu artýk görmek istemiyor. Dedi "Geçmiþte birlikteliðimiz vardý fakat geçen akþam beni konuþalým diye evine çaðýrdý ve tecavüz etti." Artýk bitti o adamýn iþi.

4- Þiddet: Þiddet deyince aklýnýza hemen dayak, yüzü gözü morarmýþ kadýnlar geldiyse yanýlýyorsunuz. Kadýna þiddetin kapsamý çok geniþ. En tehlikelisi psikolojik þiddeti de kapsamasý. Kanunlarýmýza göre kadýn erkeðe psikolojik þiddet yapabilir fakat koca karýsýna yapamaz. Erkek zaten erkek olduðu için suçlu. Erkekler hiç karþýlýk beklemeden kadýnlarýn bütün ihtiyaçlarýný karþýlamak zorunda olan ve bunlarý gönüllü yapmasý beklenen modern köleler oldu.

Psikolojik þiddet çok geniþ bir kavram. 6284 kanunun uygulanmasýnda gördük. "Kocam bana baðýrdý, kocam parayý az veriyor, kocam benimle cinsel birliktelik kurmak istiyor..." gibi suçlamalarla binlerce kadýn kocayý evden attýrdý. Baþýna gelmeyen inanmýyor; yok caným olur mu öyle þey, diye. Oluyor, hem de nasýl oluyor.

Bu durumda yapýlacak þeyler:

1-Kanunun çýkýþýný sessizce seyredip memleketin nasýl karýþacaðýný izlemek.

2-Erkeklerin kadýna dönüþmesi: Bu kanunlarla erkek olarak yaþamak çok tehlikeli. Diyanet Ýþlerimiz bir fetva patlatsýn. "Erkeklerin kadýna dönüþmesi bu devirde caizdir" diye, devletimiz de kadýna dönüþmek isteyen erkeklerin saðlýk masraflarýný üstlensin.

3-Kanuna hep birlikte "hayýr" diyelim. Yakýn zamanda meclise gelecekmiþ, bir gecede geçiriverirler ruhumuz duymaz.

Önce devlet büyüklerimize sesleniyorum.

Sayýn Cumhurbaþkaným!

Dýþ iþlerle çok yoðunsunuz biliyorum, fakat sizin bu yoðunluðunuzdan faydalanýp baþýnýza çorap örmeye çalýþýyorlar. Bu kanunlar çýkarsa Allah'a hesabýný veremezsiniz. Ayný zamanda bu kanunlarýn seçim öncesi alelacele çýkarýlmaya çalýþýlmasý Ak Parti'ye kurulan bir tuzaktýr. Bu kanunlarýn çýkmasýný kimler istiyorsa lütfen o kiþilere karþý dikkatli olun. Kesinlikle dost deðiller.

Sayýn Adalet Bakaný ve Diðer Bakanlarýmýz!

Ýçinde zerrece adalet olmayan bu kanunu çýkarmayý nasýl düþünebiliyorsunuz?

Sayýn Aile Bakaný!

Ev ev þehit ailesi gezmeyi býrakýp (onlar þehit yakýný olmak gibi en büyük þerefle þereflenmiþler, sizin ziyaretinizin onlara katacaðý bir þeref yok) siz aile üzerine kurulan tuzaklara bir bakarsanýz iyi olur. Bu geldiðiniz makamlarýn çok büyük vebali var.

Sayýn Devlet Bahçeli ve MHP Milletvekilleri!

Ak Parti Milletvekillerinden ümidi kestim, zira kendi partilerinden gelen bu yasa teklifi büyük ihtimal onaylayacaklar. Lütfen siz engel olun bu oyuna. Sizde bu cesaretin olduðuna inanýyorum.

Dikkat ederseniz bir yerden düðmeye bastýlar ve özellikle hükümet karþýtý medya her gün taciz ve tecavüz haberlerini, maðdurun haklarýný da hiçe sayarak detaylarý ile veriyor, hem halkýn vicdanýna dokunalým hem hükümeti mecbur býrakalým hem de halk desteklesin diye. Maksatlarý bu kanunlarýn çýkmasýna zemin hazýrlamakmýþ meðer. 28 þubatýn Fadime Þahinleri gibi yine bir oyunun içindeyiz. Allah sonumuzu hayreylesin. Devlet büyüklerimize basiret versin.

Sapýklara cezaya evet fakat sapýk ve katiller bahanesi ile bütün erkekleri aþaðýlamaya ve suçlu ilan etmeye hayýr.

Bizler "Haksýzlýk karþýsýnda susan dilsiz þeytandýr." diyen Peygamberin ümmetleri! Þimdi bu haksýzlýklar karþýsýnda susacak mýyýz?

Hayvan haklarýný korumak için kanun çýkaran hükümetimizin erkekleri aþaðýlayan bu kanunlarýna "dur" diyelim. Çok þey istemiyoruz. Erkekleri kadýnlarýn adaletine býrakmayýn. Erkekler de insan sayýlsýn ve kadýnlarla eþit haklara sahip olsunlar, yeter. Erkeklerin haysiyetini kanunlar yolu ile yok etmeyin. Hiçbir suçu olmayan tüm erkekleri, psikolojik hadýma, maruz býrakmayýn. Erkekler için adalet istiyoruz.

Þu andan itibaren tepkilerimizi sosyal medya üzerinden ve imza kampanyalarý ile göstermeye var mýsýnýz?

Ýmza kampanyasýna desteklerinizi bekliyoruz. Hep birlikte haksýzlýða "DUR" diyelim.

Sema MARAÞLI

7
ÝMAM-I AZAM'A "EBÛ HANÝFE" DENMESÝNÝN SEBEBÝ

"Ýmam-ý Azam", "Büyük Ýmam" anlamýna gelir. "Ebu Hanife" ise "Hanife'nin Babasý" demektir. Yani Ýmam-ý Azam kýzýnýn adýyla anýlýr. Böyle büyük bir imamýn, kýzýnýn adýyla anýlmasýnýn sebebi, zaman zaman Ýmam-ý Azam'ýn dahi cevap vermekte zorlanmýþ olduðu konularda kýzý Hanife'nin çok önemli içtihatlarda bulunmuþ olmasýdýr. Bu içtihatlardan birkaç tanesini örnek olmasý açýsýndan anlatalým:

***

Ýmam-ý Azam'ýn yanýna kadýnlar geldiler.
- Erkekler dört kadýnla evleniyor. Kadýnlar neden dört erkekle evlenemiyor? Ýmam-ý Azam, Hanife'ye:
- Bunlarýn sorusunun cevabýný sen ver, dedi. Hanife boþ bir leðen getirdi. Kadýnlara:
- Her biriniz bu leðene birer tas su koyun. Kadýnlar birer tas su koydular. Yine Hanife kadýnlara:
- Herkes koyduðu suyu alsýn, dedi ve tabiidir ki, herkes koyduðu suyu alamadý. Aciz kaldýlar. Hanife:
- Benim gözümün önünde herkesin gözünün önünde, herkes koyduðu suyu aradan hiç zaman geçmeden alamýyor. Siz dört kocaya varýrsanýz, her birisi size birer tas su koymuþ gibi gözünüzle gördüðünüzü seçemiyorsunuz. Bunun babasýný nasýl seçeceksiniz? dedi. Bu cevabý bütün mezhep imamlarý ve Ýmam-ý Azam çok beðenmiþti.

***

Yaþlý bir kadýn ölürken vasiyet eder. Benim çocuklarýmdan birisi piç (gayri meþrudur) tir. Babasýnýn oðlu deðil, ona mal verilmesin der. Çocuðun ismini söylemeden ölür. Ýmam-ý Azam'a gelirler gizliden kadýnýn böyle vasiyeti var. Hangisi piç dediler. Ýmam-ý Azam içinden çýkamadý. En son Hanife'ye müracaat ettiler. Hanife kendi babasýný ve oðlanlarýn babasýný bir odaya perde arkasýna gizledi. Kendisi sýra ile oðlanlarý çaðýrdý. Ýlk gelene;
- Ben, seninle evleneceðim ama, bir þartla. Ýki kardeþini öldürürsen malýn hepsi bize kalýr. Ben baþka adamlarý kiralarým sana hiç bir ziyan gelmez. Kardeþlerinin ölümüne razý olmazsan bu iþ olmaz. Çünkü babanýn malý gâyet çok, der. Bu çocuk Hanife'yi tersler.
- Ben mal için kardeþlerimin ölümüne razý olmam, der öfkelenir kýzar gider. Hanife ikinci kardeþi de gizlice çaðýrýr. Ayný sözleri söyler. O da ayný þekilde kýzar gider. Üçüncü kardeþi çaðýrýr. Ona da ayný meseleyi anlatýr. Üçüncü oðlan:
- Zaten benim aklýmdan da ayný bunlar geçiyordu. Kimse duymasýn der, kabul eder. Hanife çocuðu dýþarý çýkarýr. Ýmam-ý Azam'la çocuklarýn babasýna:
- Üçüncü çocuk piçdir. Mal için kardeþlerinin ölümüne razý oldu. Diðerleri iyidir, der. Üçüncüye mal vermeyip evden ayýrdýlar. Ýmam-ý Azam'ýn kýzý Hanife de ayný Ýmam-ý Azam gibi çok meþhur oldu.

***

Yine Ýmam-ý Azam ailesine:
- Sen baþýn açýk olarak dýþarý çýkarsan, benden þu þartlar altýnda boþ ol demiþti. Ýmam-ý Azam'ýn hanýmý, baþý açýk olarak dýþarý çýktýðý için de boþamýþtý. Geri birleþmelerine imkan yoktu. Ýmam-ý Azam'da buna bir çare bulamadý. Ayrýlmaya karar verdiler. Hanife:
- Benim annem baþý açýk dýþarý çýkmadý, dedi. Ýmam-ý Azam:
- Nasýl? diye sordu. Benim annem akþamdan sonra baþý açýk dýþarý çýktý geceydi. Kur'an-ý Kerim'de Allah(cc) buyuruyor ki:

(Sûre-i Nebe, âyet 10): "Ben geceyi size elbise eyledim."

Annemin baþýnda, Allah(cc)'ýn örttüðü örtü vardý, dedi. Annesi ile babasýný birleþtirip, buna olumlu fetvayý verdiði için mezhebin içine "Ebû Hanife" diyerek ismi geçti.

***

Yine bir hâdise: Bir adam merkebini yitirir. Çok arar bulamaz. Çok büyük yemin eder. "Ben, seni bulursam üzerine binerim ve üzerinden de hiç inmem" der. Adam eþeði buldu, üzerine bindi. Yeminli olduðu için üzerinden inemiyordu. Merkebe binili olarak Ýmam-ý Azam'ýn yanýna geldi. Meseleyi anlattý. Ýmam-ý Azam bir fetva veremedi. Hanife'yi çaðýrdý ve anlattý. Hanife:
- Merkebi bir aðacýn dibine çekin. Merkebten aðaca çýksýn. Aðaçtan yere insin. Merkebden yere inmemiþ olur, dedi. Öyle de yaptýlar. Bazan da Hanife'nin içinden çýkamadýðý bir çok dini meseleleri, Ýmam-ý Azam çözmüþtür. (Allah (cc) komþuluk ve þefaatlarýndan himmet ve yardýmlarýndan ayýrmasýn.)
8
CuMA NotLaRý / Ynt: CuMA NotLaRý/13
Last post by MiM - Mart 12, 2018, 05:29:19
Vay be, tam 8 yýl olmuþ bu yazýyý yazalý... Bu yazýyý rahmetli eþimle yaptýðýmýz umre'nin akabinde yazmýþtým. Sonra onu dört yýl sonra 2014 yýlýnda kanserden kaybettim. Þimdi bu yazýlarý okuyunca sanki onunla beraber gezip yaþadýðýmýz o güzelim günleri, hatýralarý yeniden yaþamýþ gibi oldum.
9
Eðitim / Yurtdýþý Öðretmenlerin Seçme S...
Last post by Fussilet - Aralk 16, 2017, 03:10:22
Almanca, Fransýzca ve Ýtalyanca Konuþulan Avrupa Ülkelerinde Görevlendirilecek Öðretmenlerin Seçme Sýnavý 2018 
Almanca, Fransýzca ve Ýtalyanca Konuþulan Avrupa Ülkelerinde Görevlendirilecek Öðretmenleri Seçme Sýnavý Baþvuru Kýlavuzu için týklayýnýz...

 
EK-1 Güvenlik Soruþturmasý ve Arþiv Araþtýrmasý Formu
EK-2 Baþvuru Formu
EK-3 Dilekçe Formatý
10
Bunlarý biliyor musunuz? / Blue Origin hakkýnda bilinmesi...
Last post by Fussilet - Kasm 25, 2017, 06:55:43 S
Blue Origin Baþardý!
Uzaya fýrlatýlan roket Blue Origin, test amaçlý misyonunu baþarýyla tamamladý. Böylelikle yakýn gelecekte insanlarýn uzaya çok daha düþük maliyetlerle...

Uzaya fýrlatýlan roket Blue Origin, test amaçlý misyonunu baþarýyla tamamladý. Böylelikle yakýn gelecekte insanlarýn uzaya çok daha düþük maliyetlerle çýkmasý yolunda önemli bir aþama geride býrakýlmýþ oldu. Konuya dair detaylar ve video, insanoðlu için baþdöndürücü geliþmelerin habercisi adeta...

blue-origin

Öncelikle þu soruya yanýt verelim; Blue Origin nedir? ünlü giriþimci ve dünyanýn en zengin isimlerinden Jeff Bezos'un projesi. Temelde uzaya doðru hareket eden bir roket, roketin baþlýðýnýn uzayda ayrýlmasý ve insanlarýn 4 dakika kadar dünyayý uzaydan izleyebilmesi fikrine dayanýyor. Ýþin çarpýcý yaný ise bunun için kullanýlan roket, yeryüzüne zarar görmeden inebiliyor. Yani adeta bir tür asansör vazifesi görüyor. Dolayýsýyla uzaya seyahat için söz konusu harcama inanýlmaz derecede azalýyor.[/size][/color][/font][/size][/color]
blue-origin

Uzaya çýkan kapsül içindeki insanlarla birlikte bir süre sonra gezegene doðru düþmeye baþlýyor. Bu aþamada paraþütler devreye giriyor ve güvenli bir iniþin saðlanmasý hedefleniyor. Elbette bunlarý okurken bile akýllara soru iþaretlerinin geldiðini biliyoruz. 'Ya paraþütler açýlmazsa' burada sanýyoruz ki en önemli soru. Çalýþmalarýn merkezinde güvenlik var ve bu yönde sonraki aþamalarda verimliliðin kusursuz seviyeye çýkarýlacaðý belirtiliyor.
Öte yandan Jeff Bezos'u tebrik eden isimlerden biri, uzaya seyahat konusunda yatýrýmlarý olan bir diðer isim Elon Musk oldu. SpaceX projesi ile benzer bir çalýþma içinde olan ünlü milyarder, Bezos'a Twitter üzerinden tebriklerini iletii.
Haberin devamýnda konuya iliþkin videoyu izlebilirsiniz. Ýyi seyirler.
Sayfa1 2 3 ... 10