hayatýn anlamý"ÝSLAM" => KÝTAP DÜNYASI => Pýrlanta Serisi Okumalarý => Konuyu balatan: oski - Mart 13, 2008, 02:11:22 S

Balk: Hey Gidi Günler
Gnderen: oski - Mart 13, 2008, 02:11:22 S
Ve birgün sahabenin dediði gibi Hey Gidi Günler diyecekseniz.Meðer tatlý günler o günlermiþ!Diyeceksiniz.Belki bende öyle diyeceðim.Ama belki yerin altýnda beklide yerin üstünde bende öyle diyeceðim.Hey gidi günler!Tam yaþanýlacak günlermiþ.Hiç durmadan gecelerinde koþulacak günler,hiç durmadan soluk soluða küheylanlar gibi gündüzlerinde koþulacak günler.Himmet toplantýsý deyip,utana utana hicap ede ede,terleye terleye ne olur Allah aþkýna çoþun denen günler!Burs verin,kurbanlarýnýzý verin,Ýmamhatip yapýn,yurt yapýn,pansiyon yapýn,okul açýn açýn deyip terin tabandan çýktýðý günler.Bende diyeceðim.sizde diyeceksiniz,bugün belki hicranlý günler.Belki hasretli günler ama birgün gelecek özlenen günler olacak.Nesibe yetiþtiði gül devri ile þer þad ve hurrem deðildi.O Uhud’u düþününce seviniyor ve gülüyordu.Sýrtýnda elin yumruðun girip saklandýðý sýrtýndaki yarýyý gösterdiði zaman,mesut ve bahtiyar oluyordu.Gül devrini yaþarken deðil!
Abdullah ibni izafetüssehmi baþýnýn kaynayan sulara sokulduðu günleri hatýrlýyor Hey gidi günler diyordu.
Huzeyfe babasýnýn evinden kovulduðu günü düþünüyor Hey gidi günler diyordu.
Ammar yeldire yeldire geziyordu.Sýrtýnda ateþlerin söndürüldüðünü düþünüyor Hey gidi günler diyordu.
Zübeyir bin Avvam hasýrlara sarýlýp yakýldýðý günleri hatýrlýyor Hey gidi günler diyordu.
Onlar Hey gidi günlerdi.Çünkü o günlerde müminler týrmanma þeridinde,sürekli olarak týrmanýyorlar baþka hiçbirþeye gönül kaptýrmadan,baþka bir þeye Dilbeste olmadan,turnikeye önce girmenin hakkýný araþtýrmadan,hizmet karþýsýnda hakk,ý temeddü aramadan sadece hizmet deyyor deyyor ve yürüyorlardý.Hey gidi günler!
Hey gidi günler diyorlardý.O çile günlerine o ýzdýrap günlerine;Çünkü o günlerin içinde Allah’ýn hoþnutluðundan baþka mulahaza yoktur.Çünkü o günlerde büyüklük yoktu.Çünkü o günlerde herkes küçüktü.Çünkü o günlerde herkes neferdi.Çünkü o günlerde aðabeylik yoktu.Çünkü o günlerde herkes turnikeye evvel girmiþ olmanýn hesabýný yapma yoktu.Çünkü o günlerde “Kunde innennasü verde minennas” “Ýnsanlar arasýnda bir insan ol vardý.”
Ah nankör nefsim!Sende hey gidi günler diyeceksiniz.Kafanda hiç o türlü duygular ve düþünceler yoktu.Dinleselerde,dinlemeselerde alýnmýyordun.Sekiz saat derse girdikten sonra iki yerde de derse iþtirak ediyordun.Bir Cumartesi pazarsa burasý Simav senin,orasý Gediz benim,þurasý Demirci’de senin ve Pazartesi derslere yetiþtirmede yine senin. Ama alýnmýyor gönül koymuyordun.Dinleyen yok diye üzülmüyordun.Tesir etmiyor diye müteessir olmuyordun.Hey gidi günler!Ne kadar arkada kaldýmýz!Bizden ne kadar uzaklaþtýnýz!Biz ne kadar büyüdük.Hey gidi günler!
Hey gidi günler!Siz ne kadar küçük kaldýnýz.Ahh Eyyamullah!Ahh Peyagamber günleri!Ahh Hizmet günleri!Ahh Cihad günleri!Ah baþka mulahazalarýn içine girmediði günler.Biz büyüdükçe sizler arkada küçük kaldýnýz.Benim Kestane Pazarýn’daki tahta kulubeciðim içinde kaldýnýz.Ahh tahta kulubem!Herþey senin içinde kaldý gitti.Ahh küçüklük sen ne iyiydin!Arkadaþtýk seninle.Hey gidi günler!Ýlki deðiliz,sonuda olmayacaðýz.Hey gidi günler!Ýmamlýk makamýnda aðlaya aðlaya namaz kýldýrýlan günler.Kur’an okuýnurken kalp duracak hale geldiði günler.
Hey gidi günler!Hey gidi günler!Uhuvvet sevgi,yürekten alaka,birbiriyle fertler sarmaþ dolaþ olurken.dýþardan gelenler “Aman Allah’ým bu ne kardeþlik,bu ne uhuvvet” dedirttiði küçük günler.O kadar büyüdük ki sizi tanýyamýyoruz ve göremiyoruz.Biz büyüdük Everest tepesi olduk.Ahh küçük günler!Sizlerde lut gölü gibi zeminden ikiyüz metre aþaðýda kaldýnýz.Ahh yýkýlasý aðabeylik!Ahh yýkýlasý saltanat!Ahh yýkýlasý makam mansýp sevgisi!Ahh yýkýlasý þirk ifade eden;YAPTIM!ETTÝM!ÇATTIM!KURDUM!VERDÝM!ETTÝM!EYLED ÝM!Haþa haþa ve kella YAPAN OYDU!EDEN OYDUI!EYLEYEN OYDU!Hey gidi günler!Böyle düþünüyorken nerelere düþtük.Düþünüyorken düþlere takýlýp kaldýk,düþünüyorken düþtük.Hey gidi günler!
Nesibe gibi aydýndý günlerimiz.Ýbn-i Huzafe gibi yürektendi.Babasýnýn evinden kovulduðu zaman çok þükür Resulullah’a gitme yolunu buldum,deyen Huzeyfe kadar mesuttu.Hamza’nýn günleri kadar fütürsuz ve pervasýzdý.Ali’nin günleri kadar ten sevdasýndan,ceset sevdasýndan,rahat ve rehavetten uzaktý.Ne çabuk deðiþiyor günler.O günlerin yerini yýmuþak döþekler aldý.O günlerin yerini bikaç odalý evler aldý.O günlerin yerini günde üç defa sofralara konup kalkan birkaç çeþit yemekler aldý.O günlerin yerini evlad-u iyal aldý,çoluk çoçuk aldý.Cumartesi ve Pazar haftanýn birkaç günü haftaiçi iþini yaptýktan sonra iki günüm,üç günüm cihada geçsin diyen insanlarýn yerini,cihad günlerinin yerini,haftada birkaç gün cihad günlerinin yerini baþka duygular,baþka düþünceler,baþka kýlýklar,baþka kýyafetler aldý.Baþka þekiller,baþka sevdalar.Hey gidi günler!
Ýstemiþtim ki O’nu anlatayým Eba Eyyubel Ensari o günlerden kaçarak Ýstanbul önlerine geldi.Eski günleri arayordu.Hey gidi günlere öyle çare buldu.”Ölürsek galiba bu iþten kurtulacaðýz.”diyordu.”Omuzlayýn beni surlara en yakýn yere kadar götürün”ihtimal mulahazasý þuydu:”Peygamberden iþittim birgün biri gelecek bu Ýstanbul’u feth edecek Feth ederken mezarýmda kýlýç sesi duyayým.” Çünkü mücahit kýlýç sesi duymaktan hoþlanýrdý.Ýhtimal mulahazasý buydu.O üzerine hakim olan günlerden intikamýný böyle alýyordu.Üzerine,önüne konup kalkan sofralardan intikamýný böyle alýyordu.Etrafýný sarýp saran çoluk çocuktan intikamýný böyle alýyordu.Makam mansýp sevgisinden intikamýný böyle alýyordu.Çilesizliðin bir ölüm olduðunu görüyor,ve kendine ölüm arýyordu ve aradýðýný buluyordu.
Halid ruhuna bin ruhum feda olsun.Yumruðunun birini Sasanilerin baþýna indirip felç etmiþti.Gürzü Bizansýn baþýna indirip onuda felç etmiþti.Devrinde iki devletle hesaplaþmýþ,ikisini de yerlebir etmiþtin.Azledildiði zaman en fakir insanýn sahip olduðu mal-melek’e sahip deðildi.Ordulara baþ komutanlýðý yapmýþtýn.Dünyanýn o zaman dünya muvazenesinde güçlü Rusya ve Amerika gibi iki büyük devletini yýkmýþtý.Kumandanlýðý üzerine aldýðý zaman kaç paraya sahipse,kumandanlýktan azledildiði zaman o kadar zimmetinde para çýkmýþtý.Geriye hiçbirþey koyup düþünmemiþti.Bizim bir müezzin efendimizin ruhum ona da feda olsun,bir imam efendimiz kadar da dahi düþünmemiþti.Bu insan ölüm döþeðinde ölüyordu.Belki yirmi tane harbe iþtirak etmiþtin.Yirmi harbi harp zulumatýný ýþýktan bir kýlýç gibi vurup bir yandan girip öbür yandan çýkmýþtý.Ölüm aramýþtý,ölüm peylemiþti.Fakat ölüm nasip olmamýþtý.Yatakdaydý .Yastýklar soluklarýný yutuyordu.Döþek saðdan soldan kanca atmýþtý,kolundan atmýþtý,belini doðrultamýyordu.Kendini en son ziyaret eden cephe arkadaþlarýndan Hz. Ömer’in amcasýnýnoðluý Aþere-i Mübeþþere’den Said ibni Zeyd içeriye girdiðini görünce bu peygamber yakýnýna doðrulayým dedi.Düþmanlarýn belini kýran bu insan,belini doðrultamýyordu.Belini doðrultamayýnca aðlýyordu hýçkýra hýçkýra

“NE O KUMANDAN ÖLÜM KORKUSU MU?”

“NE DÝYORSUN ÞU VUCUDUMDA PARA KADAR YARA ALMADIK YER YOKTU.
HEY GÝDÝ GÜNLER……. “