Haziran 25, 2019, 09:40:10
Haberler:

Ama onu (azabý) yakýndan gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kararacak ve (kendilerine): Ýþte sizin isteyip durduðunuz budur! denecektir. (Mulk -26)

Gönüldeki hilal

Balatan Resulehasret, Eyll 03, 2008, 02:20:29

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

Resulehasret




DAHA GELMEDEN panolar, bilbortlar, el ilanlarý, broþürlerle kendini hissettirdi maneviyat ayý ramazan…

Reklâmlar rakamlar üzerine anýyor Ramazan’ý; alýþ veriþ yönü nazara veriliyor, tüketin yaný dikkatlere çekiliyor, açlýk hissettirilmeden iftar soflarý diziliyor renk renk, çeþit çeþit…

Çorbalar, envai çeþit yemekler, tatlýlarýn türlü türlüsü, içeceklerin seçmecisi…

Öyle ki reklâmlarla sanki ramazan yemek yenilen günler gibi algýlatýlýyor…

Son yýllarda lüks otellerde açýk menü týka basa yenilen iftar sofralarý, deðiþen Türkiye’nin diðer yüzünü gözümüze sokuyor ekranlarda…

Sözüm ona kendini kabullendirmede dinin yaþantýnýn nerelere geldiðini gösterme çabalarý, gerçek ise kenar mahallelerde yaþanan hayatýn kendisi; ülkenin % 30’a yakýný Afrika fakirliði sýnýrýnda…

Bir yanda sýnýrsýz tüketim, bir yanda sinirleri bozan ihtiyaç içinde kývrananlar…

Aðýzlarda Ramazan edebiyatý, fakirlik yoksulluk sözleri, “komþusu aç iken yatan bizden deðildir” yaþanmamýþlýkla anlatýlan boðazdan öteye geçmeyen süslü cümleler…

Ramazan nereye geliyor, hilal kime doðuyor, komþular nereye gitti, iþçinin teri kurumadan ücretini vermek nerede, malý alýrken satarken küçük düþürmemek ve abartmamak, ücretini ödemede kolaylýk göstermek hangi semtte, ben siftahýmý yaptým komþuma git hangi beldelerde?

Bereketsizlik, barýþla buluþamama, baðýþlayamama nedendir? Ruhu soyulmuþ, tüketim elbisesi giydirilmiþ ramazanlar bizden hayrý, hakikati, samimiyeti, maneviyatý uzaklaþtýrýyor…

Süslü sözler, cilalý cümlelerle reklâm kuþaklarýný dolduran bir objeye dönüþtü maneviyat ayý…

Daha ayýkmadan bayram reklâmlarý zihinleri çeliyor, sanki bayramlarda sadece þeker, çikilota yeniyor, cola içiliyor…

Kapital kasýrga önüne geleni yutuyor, anneler günüymüþ, sevgililer günüymüþ, ramazanmýþ, bayrammýþ hiç fark etmez, yeter ki tüketilsin, hepsi kabulümüzdür…

Dini birkaç enstantane ile iþi savuþturup tüketim furyasýyla, deðerleri deviriyor, kendimizi bizden çalýyorlar…

Gökte hilal var da gönüllerde hilal nerede? Dünya kapitalizmin kuþatmasý altýnda, kaçacak yer yok, nereye gitseniz üç aþaðý beþ yukarý ayný manzaralar, ayný kýyafetler, ayný yiyecekler, ayný konuþmalar, ayný keyfiyetsiz ve kifayetsiz hal…

Kenar mahallere erzak paketleri daðýtmakla teselli olur, iftar çadýrlar açmakla çare olduðumuzu sanýrýz…

Hiç yapmamaktansa bunlar da güzel bir eylemdir, asýl olansa Ramazan’ý yaþamak ve yaþatmaktýr; kalp evinde, hanesinde, mahallesinde, þehrinde, þehirlerinde, yeryüzünde…

Her þeyiyle güzeldir ramazan; sahuruyla, açlýðýyla, tatlý iftar bekleyiþleriyle, uzun teravih namazlarýyla…

Kutlu olsun, bereket getirsin, barýþ ve baðýþlanma getirsin bizlere.


Hüseyin Eren



samimi

gonlumuzde guzel haller tecelli etmesi dilegiyle....

Yukar git