Haziran 17, 2019, 09:28:04
Haberler:

Biz insana, ana-babasýna iyi davranmasýný tavsiye etmiþizdir. Çünkü anasý onu nice sýkýntýlara katlanarak taþýmýþtýr. Sütten ayrýlmasý da iki yýl içinde olur. (Ýþte bunun için) önce bana, sonra da ana-babana þükret diye tavsiyede bulunmuþuzdur. Dönüþ ancak banadýr. (Lokman -14)

VERÞ Okuyuþu kýraati

Balatan Fussilet, Kasm 16, 2017, 02:04:28

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

Fussilet

VERÞ

(ورش)

Ebû Saîd Osmân b. Saîd b. Abdillâh el-Kýbtî (ö. 197/812)

Kýrâat-i seb'a imamlarýndan Nâfi' b. Abdurrahman'ýn meþhur iki râvisinden biri.

Aslen Kayrevanlý olup 110 (728) yýlýnda Mýsýr'da dünyaya geldi. Muhtemelen doðum yeri olan Yukarý Mýsýr bölgesindeki Kýft þehrine nisbetle Kýftî, ayrýca Mýsrî nisbeleriyle anýlmýþtýr. Ebû Amr ve Ebü'l-Kāsým künyeleriyle de zikredilmiþ, dedesinin adý Adî olarak da kaydedilmiþtir. Çabuk hareket ettiði için hocasý Nâfi'in onu güvercine benzeyen bir kuþun adýyla "vereþân" diye çaðýrdýðý ve zamanla bu kelimenin "verþ" biçimine dönüþtüðü belirtilmektedir. Bu ismi kendisine hocasýnýn verdiðini söyleyerek bundan hoþlandýðýný ifade ederdi. Ayrýca yine hocasýnýn, beyaz tenli olmasýndan dolayý kendisini verþ (sütten yapýlan bir yiyecek [peynir]) diye andýðý da ileri sürülmüþtür.

Verþ 155 (772) yýlýnda Nâfi' b. Abdurrahman'dan kýraat öðrenmek amacýyla Medine'ye gitti. Kendi ifadesine göre mescide girdiðinde kalabalýk yüzünden hocanýn yanýna varamadý. Bunun üzerine kendisini hoca ile görüþtürecek bir zat buldu; Ca'ferîler'in ileri gelenlerinden olan bu kiþi sayesinde Nâfi'in ilgisini çekmeyi baþardý. Nâfi', uzak yerden sýrf kýraat öðrenmek için Medine'ye gelen bu talebenin derslerine öncelik verdi. Hocasý bizzat onunla ilgilendiði gibi diðer talebeler de kendi sürelerinin bir kýsmýný kullanmasýna izin vererek öðrenimini tamamlamasýna yardýmcý oldular. Zehebî bir yerde Verþ'in Nâfi'den dört hatim okuduðunu söylerken (AǾlâmü'n-nübelâǿ, IX, 296) baþka bir yerde pek çok hatim indirdiðini (MaǾrifetü'l-ķurrâǿ, I, 323) belirtir. Ýbnü'l-Cezerî ise bizzat Verþ'ten nakledilen bir rivayete dayanarak onun bir ayda dört hatmi tamamlayýp Nâfi'in kýraatini iyice öðrendikten sonra Medine'den ayrýldýðýný kaydeder (Ġāyetü'n-Nihâye, I, 503).

Hayatýnýn ilk dönemlerinde kellecilik yaptýðý nakledilen ve bu sebeple "revvâs" diye anýlan Verþ muhtemelen Medine'den ayrýldýktan sonra bu iþi býraktý; Arapça ve özellikle nahiv konusunda kendini yetiþtirdi. Uzun yýllar Kahire'de Nâfi'in kýraatini tedrîsle meþgul oldu. Daha sonra çalýþmalarýný Makraü Verþ denilen özel bir yerde sürdürdü. Mýsýr'da reîsülkurrâlýk mertebesine yükseldi. Ebû Ya'kūb el-Ezrak, Ahmed b. Sâlih et-Taberî, Dâvûd b. Ebû Taybe Hârûn el-Mýsrî, Yûnus b. Abdüla'lâ es-Sadefî, Abdüssamed b. Abdurrahman, Süleyman b. Dâvûd el-Mehrî ve Muhammed b. Abdullah el-Kurtubî onun kýraat okuttuðu talebelerindendir. Verþ seksen yedi yaþýnda Kahire'de vefat etti ve Karâfetüssuðrâ Kabristaný'na defnedildi. Ýbnü'l-Cezerî, Mýsýr seyahatlerinin birinde arkadaþlarýnýn kendisini kabristana götürdüðünü, burada Verþ'in mezarýný ziyaret ettiðini kaydeder (a.g.e., a.y.).

Sesinin güzelliði ve okuyuþunun tatlýlýðý sayesinde zevkle dinlenen Verþ kýraat ilminde hüccet ve sika diye nitelendirilir. Hocasýna yer yer muhalefet etmiþ, ancak bunlarýn makbul ve sahih okuyuþlar olduðu belirtilmiþtir. Nâfi'in kýraati talebeleri vasýtasýyla Kuzey Afrika'ya ve Endülüs'e kadar ulaþmýþ (Abdülhâdî Hamîtû, I, 115 vd.), bu kýraatin Verþ rivayeti Verþ'in yetiþtirdiði talebeler yoluyla Mýsýr'da ve daha sonra Kuzey Afrika ülkelerinde yaygýnlýk kazanmýþtýr. Ýbn Mücâhid'in, Kitâbü's-SebǾa'sýnda yedi imam için ikiþer râvi belirlerken Nâfi' için bunlardan biri olarak Verþ'i seçmesinin bu yayýlýþta rolü olmalýdýr. Nitekim kýrâat-i seb'a yahut kýrâat-i aþere konusunda daha sonra telif edilen ve kýraat imamlarýndan gelen rivayetler iki ile sýnýrlandýrýlan eserlerde bu iki râviden biri olarak hep Verþ'in tercih edilmesi, onun bu ilimdeki güvenilirliðini göstermesi yanýnda rivayetinin yaygýnlýk kazanmasýný da saðlamýþtýr. Günümüzde yedi imamdan Âsým b. Behdele'nin Hafs rivayetinden sonra en çok okunan kýraatin Nâfi' kýraatinin Verþ rivayeti olduðunda þüphe yoktur. Bu kýraat zamanýmýzda Kuzey Afrika ülkelerinde özellikle Tunus, Cezayir, Fas'ta, kýsmen de Suudi Arabistan'da okunduðu gibi Âsým'ýn Hafs rivayetinin tercih edildiði geniþ Ýslâm coðrafyasýnda Kur'an'ýn farklý bir kýraatle okunuþu sýrasýnda çoðunlukla Verþ'in rivayetine öncelik verilir. Bunda, Verþ rivayetinin yaygýnlýðý yanýnda kendisinden sonra harekeli harf bulunan cemi' "mim"lerinin zamme ve sýla ile okunmasý, ayný kelimede yan yana bulunan harekeli hemzelerden ikincisinde teshîl uygulanmasý, sâkin hemzelerde ibdâl yapýlmasý, medlerde farklý icralarda bulunulmasý gibi özellikler taþýmasý sebebiyle kýraat uygulamalarýndaki geniþliðe dikkat çekilmek istenmenin rolü vardýr.

Nâfi'in Verþ rivayeti üzerine pek çok çalýþma yapýlmýþ, bunlardan bazýlarýnda onun diðer talebesi Kālûn'un rivayetiyle Verþ'in rivayeti birlikte ele alýnmýþtýr. Mahmûd Halîl el-Husarî'nin Rivâyetü Verþ Ǿani'l-Ýmâm NâfiǾ el-Medenî (Kahire 1975), Ebû Bekir Muhammed Ebü'l-Yümn'ün el-Muħtaśarü'l-müfîd fî maǾrifeti uśûli rivâyeti Ebî SaǾîd el-Ýmâm Verþ (Kahire 1983), Abdülhâdî Hamîtû'nun Ķýrâǿetü'l-Ýmâm NâfiǾ Ǿinde'l-Meġāribe min rivâyeti Ebî SaǾîd Verþ (bk. bibl.), Abdülmehdî Kâyed Ebû Eþkīr'in Taĥlîl Ekustîkî li-vücûhi'l-iĥtilâfi'ś-śavtî beyne Verþ ve Ķālûn, Ahmed Hâlid Þükrî'nin Ķýrâǿetü'l-Ýmâm NâfiǾ min rivâyetey Ķālûn ve Verþ min ŧarîķý'þ-Þâŧýbiyye adlý eserleri bunlar arasýnda sayýlabilir (bu konudaki diðer eserler için bk. el-Fihrisü'þ-þâmil; bibl.; DÝA, III, 227; XXIV, 268).

BÝBLÝYOGRAFYA:

Ebû Ca'fer Ýbnü'l-Bâziþ, el-ÝķnâǾ fi'l-ķýrâǿâti's-sebǾ (nþr. Abdülmecîd Katâmiþ), Dýmaþk 1403, I, 57-58; Yâkūt, MuǾcemü'l-üdebâǿ, XII, 116-121; Zehebî, AǾlâmü'n-nübelâǿ, IX, 295-296; a.mlf., MaǾrifetü'l-ķurrâǿ (Altýkulaç), I, 323-326; Ýbnü'l-Cezerî, Ġāyetü'n-Nihâye, I, 502-503; el-Fihrisü'þ-þâmil: ǾUlûmü'l-Ķurǿân, maħŧûŧâtü'l-ķýrâǿât (nþr. el-Mecmau'l-melekî), Amman 1987, I, 89; II, 606, 637, 642, 643, 645, 648, 657; Abdülhâdî Hamîtû, Ķýrâǿetü'l-Ýmâm NâfiǾ Ǿinde'l-Meġāribe min rivâyeti Ebî SaǾîd Verþ, Rabat 1424/2003, I, 115 vd.; A. Rippin, "Warsh", EI² (Ýng.), XI, 152; Emin Iþýk, "Antâkî, Ali b. Muhammed", DÝA, III, 227; Tayyar Altýkulaç, "Kālûn", a.e., XXIV, 268; a.mlf., "Nâfi' b. Abdurrahman", a.e., XXXII, 287-289.

Tayyar Altýkulaç   

içimdeki tüm putlarý kýrdým ve sana yöneldim Rabbim...
Bu geliþimi kabul et, beni benden al, beni sana baðýþla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahýnda feda bir canýmýz vardýr
Gönül abdal-ý aþk olmuþ gelin kurbanýmýz vardýr
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanýmýz vardýr


Urfalý Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...

Yukar git