Haziran 24, 2019, 07:33:10 ÖS
Haberler:

Yeryüzünü size boyun eðdiren O'dur. Þu halde yerin omuzlarýnda (üzerinde) dolaþýn ve Allah'ýn rýzkýndan yeyin. Dönüþ ancak O'nadýr.(Mulk -14)

Freud'ĂĽn Psikanalitik Ateizmi

Baţlatan Fussilet, Eylül 11, 2017, 02:53:02 ÖÖ

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Fussilet

Freud'ĂĽn Psikanalitik Ateizmi
Modern dönemde baþta Freud olmak üzere bazý ruh bilimciler insanýn psikolojik yapýsýndan hareketle Tanrý inancýný çürütmeye çalýþmýþlardýr. Aslýnda psikoloji ilminin Tanrý inancýný çürütme ya da yanlýþlama gibi bir görevinin bulunmamasý gerekirdi. Ne varki söz konusu bilim adamlarý bu bilim dalýnýn yöntemlerini kullanarak Tanrý inancýný yok etmeyi düþünmüþler ve bilim adýna ideolojik bir tavýr sergilemiþlerdir.(70)
Freud ve onun gibi düþünenler her ne kadar insanýn ruhî yapýsýyla ilgili birtakým yararlý tesbitler de bulunmuþlarsa da Tanrý inancý konusunda ön yargýlý davranmýþ ve hatalý sonuçlara varmýþlardýr. Söz konusu bilim adamlarý tarafsýz bir þekilde hasta insanlarýn ruhî yapýlarýný tahlil etmek ve onlara yardýmcý olmak yerine sahalarýnýn dýþýna çýkarak dinî konularda birtakým yanlýþ hükümlere varmýþlardýr. Daha ilginç olaný ise bu yanlýþ hükümlerini saðlýklý olmayan insanlarýn psikolojik durumlarý üzerine bina etmiþ olmalarýdýr.

Hastalarý üzerinde ortaya çýkan psikolojik rahatsýzlýklarý araþtýran Freud, bu rahatsýzlýklarýn kaynaðýnda toplumun, mevcut kanunlarýn, ailenin ve dinin baskýsý olduðunu ileri sürmüþtür. Ona göre kiþinin arzu ve istekleri bu baskýlar sonucunda bastýrýlmýþ ve þuur altýna itilmiþtir. Þuur altýna itilen ve tatmin edilmeyen bu arzu ve istekler de insan bünyesinde birtakým rahatsýzlýklara yol açmýþ ve onlarý anormal davranýþlara sevketmiþtir.

Freud Tanrý inancýnýn temelini çocukla babasý arasýnda yaþanan psikolojik iliþkide aramýþtýr. O'na göre çocuktaki korunma duygusu, yaþamý boyunca devam etmiþ karþýlaþýlan zorluklar da böyle bir korunma ihtiyacýný çocuðun zihnine yerleþtirmiþtir. Dolayýsýyla Tanrý fikri insanýn, çocukluk döneminde karþý karþýya kalmýþ olduðu zorluk ve felâketler karþýsýnda geliþtirdiði zihinsel bir savunma sisteminden kaynaklanmýþtýr.(71) Yani insanýn çocukluk devresinde yaþamýþ olduðu birtakým korkularý, tedirginlikleri ve suçluluk duygusu Tanrý inancýnýn ortaya çýkmasýnda önemli etmenler olmuþtur.

Görüldüðü gibi bizim bu çalýþmada üzerinde önemle durduðumuz ve her fýrsatta yinelediðimiz yaratýcý Tanrý kavramý ile Freud'ün ortaya koyduðu Tanrý kavramý arasýnda büyük uçurumlar bulunmaktadýr. Yani Freud bir anlamda dindarlarýn zihnindeki Tanrý'yý anlamak ve onun kiþi üzerindeki yansýmalarýný tahlil etmek yerine, Yunan mitolojisini, ilkel kabile inançlarýný, saðlýksýz çevrede büyüyen ve ruhî bunalým geçiren hastalarýn zihin yapýlarýný ölçü almýþ ve onlarý genellemiþtir. Buradan hareketle de bilim adýna Tanrý inancýnýn sýrrýný çözdüðünü zannetmiþtir. Ancak Freud'ün çok ciddi bir þekilde yanýldýðý görülmektedir.

Bir insan olarak Freud'ün kokain baðýmlýsý olmanýn yanýnda, duygusal ve bunalýmlý bir kiþiliðe sahip olmasý(72) fikirlerinin doðruluðu hakkýnda da çevresindekileri ciddi tereddütlere sevketmiþtir. Ünlü filozof ve psikologlarýn da içerisinde bulunduðu pek çok kiþinin onu eleþtirmesi, yine bunun yanýnda milyonlarca zeki ve saðlýklý insanýn hâlâ Tanrý'nýn varlýðýna inanmasý ve inanmaya da devam etmesi konunun o kadar basit olmadýðýný göstermektedir.

Freud'ün Tanrý'ya inanma ile çocukluk devresi arasýnda kurmuþ olduðu iliþkinin tersine çevrilmesi ve ateizmin aleyhinde kullanýlmasý da mümkündür. Meselâ inançsýzlýk da insanýn çocukluðunda getirmiþ olduðu bir ruh halinin tekrarý olarak görülebilir. Çünkü bir çocuðun babasýný kýskanmasý, ondan korkmasý, babasýnýn baskýsýna dayanamadýðý için bir an önce ondan kurtulmaya çalýþmasý da þuur altýnda Tanrý'yý (otorite) reddetmeye, inançsýzlýða götürebilir. Doðrusu aile içi problemlerden dolayý sýkýntýlý çocukluk devresi geçirenlerin sinirlenmeye, isyankârlýða, suç iþlemeye ve inançsýzlýða daha yakýn olduklarý açýkça görülmektedir.

Freud dinle ilgili deðerlendirmelerinde totem, tabu ve fetiþ gibi kavramlarý gündeme getirmiþtir. Ancak bu tür kavramlar Afrika'daki bazý yerel inançlar için söz konusu olup ilâhî dinle (Ýslâmiyet) ilgili deðillerdir. Meselâ totem, ilkel kabilelerde kutsal sayýlan kiþi, hayvan, aðaç gibi nesnelere verilen addýr. Tabu ise kutsal sayýlan nesnelerde var olduðu düþünülen dokunulmazlýktýr ki dokunulduðunda zarar verecek bir þeydir. Fetiþ ise doða üstü güce sahip olduðu düþünülen ve tapýnýlan put anlamýna gelmektedir.

Halbuki Ýslâmiyet daha ilk günlerinde kendine en büyük hedef olarak putperestliði, ilkel inançlarý, hurafeciliði ve büyücülüðü seçmiþ ve olanca gücüyle bunlarýn hâkim olduðu Arap geleneðini yýkmaya çalýþmýþtýr. Kýsaca Tanrý'dan baþka hiçbir þeyin kutsal olamayacaðýný ve tapýlmaya lâyýk olmadýðýný belirtmiþ ve her fýrsatta kutsal sayýlan putlarýn güçsüzlüðünden ve aczinden bahsetmiþtir. Aslýnda bu Ýslâmiyet'in insanlýða sunmuþ olduðu bir tür aydýnlanma ve modernleþme hareketi anlamýna da gelmektedir. Bir þekilde bilimsel zihniyetin temelini kurmaktýr. Pozitif bilime yapýlmýþ ve yapýlabilecek en büyük katký olmuþtur. Nitekim ilk müslümanlarýn kýsa bir sürede baþarýlý olmalarýnýn ve bir medeniyet kurmalarýnýn temelinde de Kur'ân'ýn saðlamýþ olduðu bu zihnî berraklýk yatmaktadýr. Bütün bunlar ortada iken hâlâ bazý ateistlerin Ýslâmiyet'in Tanrý inancýyla ilkel inançlar arasýnda iliþki kurmasý bilgisizlikten baþka ne olabilir?.

Bazý ateist ruh bilimciler inancýn psikolojik yapýsýný incelerken birtakým doðrularý da saptýrmýþlardýr. Meselâ Tanrý inancýný insanlarýn mutluluðu ile izah etmiþler güya inancýn onlarý avuttuðunu düþünmüþlerdir. Ancak caný pahasýna dahi olsa Tanrý inancýndan vazgeçmeyen kiþileri görmezlikten gelmiþlerdir. Ýnsanlar Tanrý kavramýný zihinlerinin bir köþesinde süs eþyasý gibi tutarak zaman zaman zevk almak ya da canlarý sýkýldýðýnda onu dertlerine ortak etmek için bulundurmazlar. Yine Tanrý inancý insanlarýn mutlu günlerinde unutacaklarý, dertli günlerinde ise birtakým gösteriþsel törenlerine âlet edecekleri bir olgu da deðildir. Tanrý'nýn varlýðýna inanan kiþi, inancýný yaþamý boyunca hissetmekte ve yaþam biçimini o inanca göre þekillendirmek-tedir. Hayata da öyle bakmaktadýr. Böyle bir inanç da bünyesinde hem sevgiyi, tutkuyu, heyecaný ve hem de birtakým riskleri ve tedirginlikleri barýndýrmaktadýr.

Ateistlerin iddia ettiði gibi insanlar sadece mutlu olmak için Tanrý'ya inanýyor deðillerdir. Çünkü Tanrý'ya sadece psikolojik açýdan mutlu olmak için inanýlmaz. Tanrý inancý bünyesinde pratik ve pragmatik amaçlar gütmemelidir. Mutluluk ve iç huzuru elbetteki Tanrý inancýnýn insanlara saðlamýþ olduðu en büyük avantajlardan birisidir. Ayrýca ortada bir gerçek durmaktadýr. Tanrý inancý olan kiþilerin ruh yapýlarý diðerlerine göre daha saðlýklý ve daha istikrarlýdýr. Yaþanan gerginliklere karþý psikolojik dirençleri güçlü olduðu için yýkýlmamaktadýrlar. Tanrý inancý, yaþamýnýn sevinçli ve kederli bütün dönemlerinde insaný ayakta tutmakta ve insanýn dengesini kaybetmesine engel olmaktadýr. Onun erdemli bir yaþam sürmesine zemin hazýrlamakta yaþlýlýk ve hastalýk gibi dönemlerinde, ölüm korkusu karþýsýnda ona destek çýkmaktadýr. Dolayýsýyla böyle bir inanç kiþinin bunalýma düþmesine, kendini yalnýz hissetmesine, çýlgýnlýk yapmasýna, çevresiyle uyumsuzluða düþmesine, yersiz korkulara kapýlmasýna ve ilkel saplantýlara düþmesine izin vermemek-tedir. Ruh bilimciler inancýn bu yönünü görmekte gecikmemiþler ve Tanrý inancýnýn insan üzerindeki psikolojik etkilerini dile getirmiþlerdir.
 
 

içimdeki tüm putlarý kýrdým ve sana yöneldim Rabbim...
Bu geliþimi kabul et, beni benden al, beni sana baðýþla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahýnda feda bir canýmýz vardýr
Gönül abdal-ý aþk olmuþ gelin kurbanýmýz vardýr
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanýmýz vardýr


UrfalĂ˝ Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...