Haziran 25, 2019, 05:35:47
Haberler:

Oraya atýldýklarýnda, onun kaynarken çýkardýðý uðultuyu iþitirler. (Mulk -7)

Kýraat Ýmamlarý

Balatan Fussilet, Eyll 10, 2017, 10:10:24 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

Fussilet

KIRAAT ÝMAMLARI
 

Kýraatler bir tercih meselesi olduðu için ilk günden itibaren tercihte bulunana nisbetie anýlmýþtýr. Sahabenin tercihleri ifâde edilirken de "kýrâatü Übey b. Ka'b" veya "harfü Ýbn Mes'ûd" gibi tabirler kullanýlmýþtýr. Bu yöntem ve adlandýrma kýraatlerin ted­vini ve tasnifinden sonra daha belirgin hale gelmiþtir. Aþaðýda kendilerine kýraat nispet edilen on dört imamýn kýsa hayat hika­yeleri verilecek ve kýraat ilmi ile olan iliþkileri açýklanacaktýr. Ký­raat ilminde yedili, onlu ve on dörtlü tasnif içerisinde yer alan her bir kýraat imamýnýn râvileri ve tarikleri de olduðu için bunlar­dan da kýsaca söz edilecektir. Kýraat imamlarýnýn hayatý, eðitim durumlarý ve ilmî seviyeleri iyi bilinmeden onlann kýraat tercihle­rinin nedenleri ve önemi tam olarak anlaþýlamayabilir.[247]

 

1. Nâfi'
 

Kýraat imamlarýnýn tartýþmasýz en önde geleni kaynaklarda isim künye ve nisbesiyle birlikte Ebû Abdurrahmân Nâfý b. Abdurrahman b. Ebû Nuaym el-Leysî el-Medenî kendi ifâdesin­den[248] anlaþýldýðý üzere aslen Ýsfehanhdir. Renginin oldukça siyah olduðu bildirmektedir. Bu ailesinin Ýran'ýn Ýsfehan bölgesine baþ­ka bir yerden gelmiþ olabileceðini göstermektedir. Ailesinin Hin­distan menþeli olma ihtimali yüksektir. Çünkü o dönemde bu bölgede Esâvire, Seyâbice, Zut ve Endegâr adlarýndaki Hint topluluklannýn ve kavimlerinin varlýðýndan bahsedilmektedir.[249] Nâr] takriben 70 (689) yýlýnda doðdu. Kaynaklarda doðduðu yerden bahsedümemektedir. Kýraat tahsilini Medine'de yaptý ve yetmiþ kadar tabiîden kýraat aldý. Hocalan arasýnda kýraat ilmini, Ýbn Abbâs, Ebû Hureyre ve Abdullah b. Ayyaþ b. Ebû Rabîa'dan alan Abdurrahman b. Hürmüz el-A'rec, Ebû Ca'fer Yezîd b. el-Ka'kâ' el-Kâtî, Þeybe b. Nisâh b. Sercis b. Ya'kûb, Müslim b. Cündeb ei-Hüzelî, Yezîd b. Rûmân ve Muhammed b. Müslim b. Þihâb ez-Zührî bulunmaktadýr, Ýbn Abbas ve diðer sahâbî râvîlerin kýraati ise Übey b. Ka'b ve Zeyd b. Sabit yoluyla Resûl-i Ekrem'e ulaþmaktadýr.

Yüz yýl kadar yaþayan Nâfi takriben yetmiþ yýl Medine'de ký­raat okutmuþ ve burada kýraat ilminin riyasetini elinde tutmuþ­tur. Bu dönem içerisinde kendisinden çok sayýda insan kýraat okumuþ ve almýþtýr. Kýraat talebeleri arasýnda îmam Mâlik b. Enes, el~Leys b. Sa'd, Ebû Amr b. Alâ el-Basrî, Ýsmail b. Ca'fer b. Verdân, Süleyman b. Müslim b. Cemmâz, Ýsmail b. Ebû Üveys, Ya'kûb . Ýbrahim b. Sa'd, Kâlûn diye bilinen îsâ b. Mînâ' ve Verþ diye bilinen Osman b. Saîd el-Mýsrî yer almaktadýr.[250] Endülüslü kýraat ve dil âlimi Mekki b. Ebû Tâlib el-Kaysî, Nâfi' ve Âsim ký­raatlerini, kýraatlerin en evlâsý, senedi en saðlam olaný ve Arapça bakýmýndan en fasihi kabul eder. Fesahatte bunlarý Ebû Amr ve Kisâî'nin kýraatleri takip eder.[251] Saîd b. Mansür'un naklettiðine göre Ýmam Mâlik "Nâfý'nin kýraati sünnettir" demiþtir. Aynca o Nafî'nin kýraat konusunda insanlarýn imamý olduðunu bildirmiþ­tir. Ahmed b. Hanbel kýraatler içinde hangisini beðendiðini soran oðluna "ehl-i Medine" cevabýný vermiþ, o olmadýðý taktirde Âsim kýraatini tercih ettiðini bildirmiþtir. Ancak Ahmed b. Hanbel kýra­atini beðenip hadisteki durumunu zayýf gördüðünü göstermek için "Kendisinden kýraat alýnýr fakat hadiste bir þey deðildir" de­miþtir, Nâfi' hakkýnda Ebû Hatim "sadûk" ifâdesini kullanýrken Nesâî "bir beis yoktur" diyerek Nâfý'nin hadisçiliðini çok fazia taktir etmemiþtir.

Nâfi'nin "kendilerinden kýraat okuduðum kimselerden bir okuyuþ üzerinde iki kiþinin ittifak etmesi durumunda o kýraati aldým, ihtilaf edildiðinde ise terk ettim" sözü çok meþhurdur. Bu duruma göre o aslýnda çok sayýda kýraat rivayeti ve bilgisi almýþ­ken bunlardan sadece bir kýsmýný kendi okuyuþu olarak tescil etmiþ ve talebelerine aktarmýþtýr. Medine gibi bir ilim merkezinde bulunmuþ olmasý çok fazla sayýda kýraat rivayetine ulaþmasý noktasýnda ona yardýmcý olmuþtur. Nafi1 169 (785) yýlýnda Me­dine'de vefat etti. Ölüm döþeðinde iken çocuklarý kendisinden vasiyet etmesini isteyince "Ailahtan korkun, aranýzdaki þeyleri düzeltin ve eðer inanýyorsanýz Allah'a ve Resulüne itaat edin."[252] âyetini okumuþtur.[253]

Nâfý'nin kýraati râvilerinden Kâlûn ve Verþ tarafýndan günü­müze kadar intikal etmiþtir. Asýl adý Ebû Mûsâ Ýsâ b. Mîna' b. Verdân ez-Zürekî el-Medenî oian Kâlûn 120 (737) yýlýnda Medi­ne'de doðmuþ ve 220'de (835) Medine'de vefat etmiþtir. Riva­yetlere göre Kâlûn, köle olarak Arabistan'a getirilmiþ Rum bir ai­leden gelmektedir. Nâfý'nin üvey oðlu olduðu bildirilmektedir. Kâlûn (kalon) kelimesi Rumca güzel demek olduðundan Nâfi ona güzel okuyuþu sebebiyle bu lakabý vermiþtir. Kâlûn yirmi yýlý aþkýn bir süre hocasý Nâfî'nin kýraat derslerine iþtirak etmiþ ve ondan defalarca Kur'ân'ý hatmetmiþtir. Kendisinden de çok sayý­da insan kýraat okumuþtur. Kâlûn'un tarîklerinden en meþhuru ve kitaplarda nakledileni Ebû Neþît (ö. 258/871) ve El-Hulvânî (ö. 250/864) tarîkleridir.[254]

Nâfî'nin ikinci râvisinin asýl adý Osman b. Said b. Abdullah b. Amr olup Verþ lakabý ile meþhur oldu. Verþ, aslen Endülüs Kayrevânlý bir ailenin çocuðu olarak 110 yýlýnda Mýsýr'ýn Kýft de­nilen þehrinde doðdu. Kýraat öðrenmek üzere Medine'ye Nâfî'nin yanýna gitti. 155 yýlýnda Nâfý'den defalarca hatim yaptý. Kýsa boylu, beyaz tenli yeþil göziü idi. Hareketlerinin çabuk olmasý sebebiyle hocasý onu güvercine benzeyen bir kuþ olan "verþân" lakabýyla çaðýrmaya baþladý. Bu isim daha sonra Verþ þeklinde kýsa söylenmeye baþlandý. Bu isimle meþhur olduðu gibi kendisi de bu lakabý çok beðenmekteydi. Eðitimini tamamlayýnca Mýsýr'a döndü ve burada uzun yýllar kýraat okuttu. Bölgedeki kýraat riva­yetlerinin büyük bir kýsmý kendisine ulaþýr. Hocasýna ters düþen bazý tercihleri bulunmakla birlikte kýraati makbuldür. Sesinin gü­zelliði ve okuyuþunun tatlýlýðý dinleyeni hiç usandýrmayan tür­dendi. Verþ Me'mûn'un hilafeti yýllarýnda Mýsýr'da vefat etti (197/812). Verþ'in tarîkleri el-Ezrak (ö. 240/854) ve el-Ýsfehânî'dir (ö. 296/908) .[255]

 

2. Ýbn Kesîr
 

Aslen Ýranlý olan Ebû Ma'bed Abdullah b. Kesîr b. Amr ed-Dârî 45 (665) yýlýnda Mekke'de doðdu. Ashâbdan Abdullah b. Zübeyr, Ebû Eyyüb el-Ensârî ve Enes b. Mâlik ile görüþtü. Kýraa­ti, Mücâhid b. Cebr, Dirbâs (mevlâ Ýbn Abbâs), Abdullah b. es-Sâib, Ýkrime el-Berberî ve Muhammed b. Kays b. Mahreme'den okudu. Bu durumda kýraat zincirlerinden birisi Mücâhid b. Cebr-Abdullah b. Abbas-Übey b. Ka'b yoluyla kesintisiz olarak Resûl-i Ekrem'e ulaþýr. Diðer zinciri ise Dirbâs-Abdullah b. Abbas-Übey b. Ka'b-Hz. Peygamber þeklindedir. Kendisinden de Ma'ruf b. Müþkân, Þibl b. Abbâd, Halil b. Ahmed, Ebû Amr b. Alâ, Ýbn Cüreyc, Eyyüb es-Sahtiyânî, Ýsmail b. Abdullah el-Kýst, Süfyân b. Uyeyne gibi zevat kýraat ve hadis öðrenmiþtir. Onun kýraatinin güvenilirliði üzerine Mekkelilerin icmasý vardýr. O hem Mek­ke'nin kârîsi hem de Mescid-i Harâm'ýn mukrîsi idi ve bu vasfý vefatýna (120/738) kadar devam etti.

Ýbn Kesîr'in düzgün bir okuyuþu vardý. Birçoðu sahabe ile gö­rüþen tâbiûn nesline uzun yýllar Mekke gibi merkezî bir yerde imamlýk yapmak kolay bir iþ deðildir. Gerek kýraat ilminde gerek­se diðer konularda onu ayýplayan ve tenkid eden olmamýþtýr. Ýbn Kesîr'in kýraatinin bazý özellikleri þöyledir: Sirât h\^ kelimelerini

sîn'ile i'j~- þeklinde; çoðul zamirleri olan hum ^ ve küm '^ kelimelerinin  sonunu  sýla  yaparak hümû j^â ve kümü ^S þeklinde;   sakin  bir  harften  sonra  gelen   müfred  müzekker

zamirlerini harekelerine uygun olarak eklediði vav veya yâ ile.   ve ^ þeklinde okur. Kur'ân jî>Jý kelimesini hemzesiz olarak el-Kurân oý^Jý þeklinde okuduðu gibi

gibi bazý kelimelerin ikinci harfinin harekesini her defasýnda sükûn  yapar.   Mekke   kýraat  imamý  olmasýna  raðmen  bazý raat   imamý   olmasýna   raðmen   bazý   okuyuþlarýnýn   Mekke mushanna uymadýðý da iddia edilmiþtir.[256]

Ýbn Kesîr'in kýraati Ahmed b. Muhammed el-Bezzî ve Mu-hammedb. Abdurrahman Kunbül (ö. 291/904) rivâyetleriyle in­tikal etmiþtir. Bezzî aslen Ýranlý bir aileden olup Hemedân bölge­sinden Mekke'ye gelmiþlerdir. Bezzî Mekke'de doðdu (170/786), burada yaþadý ve seksen yaþýnda Mekke'de vefat etti (250/864). Kýrk yýl kadar Mescid-i Haram müezzinliði ve imamlýðý yaptý. Ký­raati babasýndan, Abdullah b, Ziyâd, Ýkrime b. Süleyman, Vehb b. Vazýh gibi kârilerden aldý. Ýbn Kesîr ile aralarýnda, elli yýl bulu-nan Bezzî onun kýraatini Ýkrime b. Süleymân-Þibl b. Abbâd-Ýsmâil b. Abdullah ei-Kýst-Ýbn Kesîr isnâdýyla almýþtýr. Ýbn Kesîr ile karþýlaþýp ondan ders almýþ olmamasýna raðmen onun râvisi sayýlmasý onun okuyuþunu ve rivayetlerini diðerlerinden daha iyi bir þekilde temsil etmesindendir. Kýraatlerin tedvin edildiði de­virde insanlar Ýbn Kesîr'in kýraatlerini en iyi bir þekilde onda bulmuþlardýr. Bezzî'den baþta Ýbn Kesîr'in ikinci râvisi Kunbül olmak üzere çok sayýda insan kýraat okudu ve ilim aldý. Bezzî'nîn Ebû Rebýa (ö. 294/906) ve Ýbnü'l-Habbâb (ö. 301/913) adlarýn­da iki tarîki vardýr.[257]

Ýkinci Râvî Kunbül'ün asýl isim zinciri Muhammed b. Abdurrahman b. Hâlid b. Muhammed b. Saîd el-Mahzûmî el-Mekkî þeklindedir. 195 (811) yýlýnda Mekke'de doðdu, burada yaþadý ve 291 (904) yýlýnda Mekke'de vefat etti. Ahmed b. Muhammed b. Avn en-Nebbâl el-Kavvâs'tan arz yoluyla kýraat öð­rendi, Bezzî'den de kýraat okudu. Kendisi de Bezzî gibi Ýbn Kesîr ile karþýlaþmamýþ ve ondan ders almamýþ olmasýna raðmen onun kýraatini iyi icra etmesi sebebiyle Ýbn Kesîr'in râvîieri arasýnda yer almýþtýr. Kunbülden de aþaðýda isimieri verilen iki meþhur ta­rîklerinden baþka çok sayýda insan kýraat okumuþ ve rivayet al­mýþtýr. Kunbül'ün kýraatinin tarîkleri KÝtâbü's-Seb'a müellifi Ýbn Mücâhid (ö. 324/935) ve þâz kýraatleri ile bilinen Ýbn Þenebûz'dur (ö. 328/939) .[258]

 

3. Ebû Amr b. Alâ
 

Ebû Amr Zeban b. el-Alâ b. Ammâr el-Mâzinî el-Basri Arap asýllý olup 70 (689) yýlýnda Mekke'de doðdu, tahsil hayatýný Mekke, Medine ve Basra'da geçirdi. Yetiþkinlik dönemi ile ilgili bilgiler çeliþkilidir. Ancak Basra'da bulunurlarken kendisinden kaçarak Yemen'e gittikleri Haccâc b. Yûsuf es-Sekafî'nin ölü­münden (95/714) sonra Basra'ya geri dönüp burada yaþadýðý ile ilgili bilgi doðru olsa gerektir. Ebû Amr ömrünün son yýllarýný Basra'da geçirmiþ olmasýna raðmen bir vesilesiyle gittiði Kûfe'de vefat etti (ö. 154/771).

Ebû Amr kýraat ilmini Mekke'de Mücâhid b. Cebr, Saîd b. Cübeyr, Ata b. Ebû Rebâh, Ýkrime b. Hâlid, Kurrâ-i Seb'adan Ebû Ma'bed Ýbn Kesîr; Medine'de Yezîd b. Rûmân, Þeybe b. NLsâh ve kurrâ-i Aþereden Ebû Ca'fer el-Kârî; Kûfe'de kurrâ-i seb'adan Â-sým b. Behdele; Basra'da Yahya b. Ya'mer, Nasr b. Âsim ve Ha-fSan-ý Basrî gibi tanýnmýþ âlimlerden okudu. Babasýndan ve Enes b. Mâlik, Yahya b. Ya'mer, Mücâhid b. Cebr, Ebû Recâ el-Utâridî, Atâ b. Ebû Rebâh gibi þahsiyetlerden hadis rivayet eden Ebû Amr nahivde Nasr b. Âsým'dan ders okudu. Kendisinden de Yahya b. Mübarek el-Yezîdî, Abdülvehhâb b. Atâ el-Haffâf, Abdülvâris b. Saîd el-Anberî, Ýshak b. Yûsuf el-Ezrak, Hârûn b. Mûsâ el-A'ver, Þücâ' b. Ebû Nasr, Hüseyin b. Ali el-Cu'fî, Ali b. Nasr el-Cehdamî arz' ve semâ* yoluyla kýraat öðrenirken Þebâbe b. Sivâr, Ebû Ubeyde et-Teymî, Asmaî ve Hammâd b. Zeyd gibi âlimler hadis rivayet ettiler ve Arap edebiyatý sahasýnda fayda­landýlar. Halîl b. Ahmed ondan nahiv öðrendi. Sîbeveyhi, îsâ b. Ömer el-Hemedânî ve kurrâ-i seb'adan Hamza b. Habîb ez-Zeyyât da Ebû Amr'ýn talebeleri arasýnda yer alarak kendisinden bazý kýraat vecihleri rivayet ettiler.

Ebû Amr b. Alâ'nm kýraat senedi genellikle Ebû Amr b. Alâ-Mücâhid (ve Said b. Cübeyr)-Abdullah b. Abbas-Übey b. Ka'b-Hz. Peygamber þeklindedir. Kýraati Basra'da büyük kabul gör­müþ ve kendisi Basra kýraat imamý olarak kabul edilmiþtir. Arap dilcilerinden bir kýsmýnýn ondan istifâde etmesi Arap diline olan hakimiyetinin bir göstergesi olup kýraatine olan itimadý da art­mýþtýr. Saîd b. Cübeyr, Ebû Amr'ýn kýraatini beðenmiþ Ahmed b. Hanbel de Ebû Amr'ýn kiraatini tavsiye ettiðini söylemiþtir. Ýbn Mücâhid, Basralýlar'ýn Ebû Amr kýraatini benimsediðini söyler­ken, el-Enderâbî de (ö, 470/1077), kendi dönemine kadar Basra halkýnýn kýraatte ona uyduðunu bildirir. Ýbn Âmir'in kýraati Basra dýþýnda da meþhur olmuþ ve uzun yýllar Þam, Hicaz, Yemen ve Mýsýr gibi bölgelerde yaygýn olarak okunmuþtur. Günümüzde Su­dan, Nijerya ve bazý Orta Afrika ülkelerinde Ebû Amr kýraati okunmaktadýr.[259]

Ebû Amr b. Alâ'nýn kýraatinin bazý özellikleri þunlardýr; Önce­sinde harekeli "vav /', "fa J" ve "lâm J " bulunduðunda j* ve ^  zamirlerinin "hâ'larý >} , $, #' þeklinde sakin kýlýnýr. Diðer kýraatlerden farklý olarak bazý kelimelerde imâle yapýlýr. Bazý is­tisnalarý olsa da sakin hemzeler bir önceki harfin harekesine göre med harfine çevrilir. j*ý «ijyfiý &ji*jý örneklerinin yazýmý bu tür­den ibdalleri göstermektedir. Ebû Amr birbirinin ayný olan harfle­rin idgâmý konusunda rahat bir tutum sergiler. Birçok kýraat alimi birinci harf harekeli ikincisi sakin veya harekeli olduðunda idgâma meyletmezken o "idgâmý kebir" yaparak ayný harfleri veya yakýn mahreçlileri birbirine katarak okur: örneklerindeki ayný harfleri veya mahreçleri yakýn

olanlan ýdgam yaparak "fîhhüden", "lâ ebrahhattâ", "femezzuhziha ani'n-nâr" þeklinde okur.[260]

Ebû Amr'ýn ilk râvisi Ebû Ömer Hafs b. Ömer ed-Dûrî 150 yý­lýnda Baðdad'da. doðdu. Nâfý kýraatini Ýsmail b. Ca'fer el-Medenî'den; Hamza kýraatini Süleym b. îsâ'dan; Nâfi' kýraatini Yahya b. Mübarek el-Yezîdî'den; Kisâî'nin kýraatini ise bizzat kendisinden aldý ve daha birçok meþhur kýraat âliminden okudu. Ýlim öðrenmeðe ve kýraat rivayetlerini toplamaða büyük hevesi vardý. Hadis alanýnda da adýndan söz ettirmiþ ve rivayetlerine Kütübü Sitte içerisinde yer verilmiþtir. Uzun bir ömür yaþamýþ olmasý sebebiyle çok sayýda insan onun tedris halkasýndan geç­miþ ve kýraatini yaymýþtýr. Dûrî kaynaklarýn ekserisinin bildirdi­ðine göre 248 (862) yýlýnda çok uzun bir süre yaþadýðý Sâmerrâ þehrinde vefat etmiþtir. Ebü'z-Za'râ (ö. 280/893) ve Ýbn Farah (ö. 303/915) onun kýraatinin iki tarîkidir.[261] Ebû Amr b. Alâ'nm ikinci râvisi Ebû Þuayb Salih b. Ziyad b. Abdullah es-Sûsî olup Güney Ýran'ýn Ahvâz bölgesindeki Sûs þehrine nisbetle anýlmak­tadýr. Kýraati Yahya b. Mübarek el-Yezîdî'den, Abdullah b. Nümeyr'den ve Süfyân b. Uyeyne'den almýþtýr. Kendisinden de çok sayýda kimse kýraat ve hadis rivayeti almýþtýr. Ebû Hatim kendisini "sadûk" olarak adlandýrmýþtýr. Sûsî 261 (874) yýlýnda Rakka'da doksana yakýn bir yaþta vefat etmiþtir. Onun kýraatinin tarîkleri ise Ýbn Cerîr (ö. 316/928) ile Ýbn Cumhûr'dur (ö. 300/912) [262]

 

4. Ýbn Âmir
 

Ebû Ýmrân Abdullah b. Âmir b. Yezîd el-Yahsubî aslen Ye­menli Arap bir aileye mensup olup 8 (630) veya 21 (641) yýlýn­da bugünkü Ürdün'de dünyaya geldi. Dokuz yaþýndayken Þam'a gitti ve vefatýna kadar (118/736) burada yaþadý. Ashâbdan Mu'âz b. Cebel, Ebû'd-Derdâ ve Fedâle b. Ubeyd'den kýraat oku­du, Hz. Osman'ý Kur'ân okurken dinledi. Asýl kýraat hocasý ise Hz. Osman'dan Kur'ân öðrenmiþ bulunan Mugîre b. Ebû Þihâb •el-Mahzûmî'dir. Kýraat senedi Mugîre b. Ebû Þihâb el-Mahzûmî-Hz. Osman b. Affân-Hz. Peygamber þeklindedir. Aynca o Hz. Osman, Muâviye b. Ebû Süfyân, Ebü'd-Derdâ, Zeyd b. Sabit, Va­sile b. Eskâ\ Fedâle b. Ubeyd, Ebû Ümâme el-Bâhilî, Ebû Ýdris el-Haviânî ve Nu'mân b. Beþîr gibi kimselerden hadis rivayet etmiþtir. Kendisinden de Yahya b. Haris ez-Zimârî, Ca'fer b. Rebî'a,   Said   b.   Abdulazîz,   Ca'fer   b.   Yezîd   ve   kardeþi Abdurrahmân b. Âmir el-Yahsûbî kýraat ve hadis okumuþtur. Ýbn Âmir Þam kadýlýðý ve Emeviyye Camii nazýrlýðý ve imamlýðýnda da bulunmuþtur. Emeviyye Câmü'nin yapýmý esnasýnda iþleri takip etmiþ ibâdete açýlmasýndan sonra da uzun yýllar caminin ida­reciliðini yapmýþtýr.

Ýbn Âmir'in kýraatinin hem isnad hem de dil açýsýndan tartýþ­malý yönlerinin olduðu bildirilmektedir. Ýbn Hâleveyh dil açýsýn­dan problemli gördüðü yerleri þâz kýraatlerle ilgili eserinde nak-letmiþtir. Ancak yine de Zehebî ve Ýbnü'l-Cezerî gibi âlimler onun kýraatinin hem sýhhati konusunda þehâdet etmiþler hem de V. as­ra kadar Þam ve Yukarý Mezapotamya bölgesinde büyük kabul gördüðünü ve üzerinde icmâ bulunduðunu söylemiþlerdir. Ýbn Âmir, Ýbn Mücâhidin yedili sistemi içerisinde Þam kýraat imamý olarak kabul edilmiþtir. Onun kýraatinin bazý özellikleri þöyledir:,^u t jy- týib- ýtir ýtii tiij fiillerinde imâle yapar.

kelimelerini iþmâm ile; ij^» kelimesini her yerde þeklinde hemzeli olarak; ^y kelimesini çoðu yerde  þeklinde; cjJ ve ^ kelimelerindeki ±> harfini o harfine idgam ederek ;4Ý ve cJ þeklinde okur ve kelimelerindeki i harfini o harfine kalbeder.[263]

Ebü'l-Velîd Hiþâm b. Ammar es-Sülemî ed-Dimaþkî Ýbn Â-mir'in birinci râvisidir. Halife Mansûr döneminde 153 (770) yý­lýnda Þam'da doðdu. Babasýnýn eþviki ve saðladýðý imkan ile ilim tahsili için Hicaz'a gitti. Mâlik b. Enes, Velîd b. Müslim, Müslim Hâlid ez-Zencî ve Süfyân b. uyeyne'den hadis aldý. Kýraat Ýlmini Ýbn Âmir'in talebesi Yahya b. Haris ez-Zimârî'den kýraat okuyan Irak b. Hâlid ve Eyyûb b. Temîm'den okudu. Kendisinden de baþkalarý kýraat tahsil etti. Hadiste sözüne itimat edilen bir râvi oiduðu için baþta Buhârî olmak üzere Ýbn Mâce, Nesâî, Ebû Dâvûd, Ebû Ubeyd el-Kâsým b. Sellâm gibi meþhur zevat kendi­sinden hadis rivayetinde bulunmuþtur. Ýbn Âmir'rn kýraatini u-zun yýllar o temsil etmiþ ve yaymýþtýr. Hiþâm b. Ammâr 245 (859) yýlýnda Þam'da vefat etmiþtir. Kýraatinin tarîkleri Hulvânî (ö. 250/864) ve Dâcûnî (ö. 324/935) olup tercihlerini Ýbnü'l-Cezerî nakletmektedir.[264]

Ýbn Âmir'in ikinci meþhur râvisi Ebû Amr Abdullah b. Ahmed b. Beþîr/Biþr b. Zekvân'dýr. Ýbn Zekvân 173 (789) yýlýnda Þam'da doðdu. Kýraati Hiþâm gibi Eyyûb b. Temîm'den okudu. Kisâî'den de kýraat okuduðu ve Kur'ân-ý Kerîm'i birkaç defa hat­mettiði bildirilir. Hiþâm b. Ammâr'la birlikte Þâm Emeviyye Câ-mii'nde imam olarak görev yapmýþtýr. Kýraat ilmindeki yetkinliði çok sayýda âlim tarafýndan ifade edilmiþtir. Hadisle de ilgilenen Ýbn Zekvân'ýn bâzý rivayetleri Kütüb-i Sitte iþerisinde yer almýþtýr. Ýbn Zekvân 242 (857) yýlýnda görevli bulunduðu Þam'da vefat etmiþtir. Kýraat tarikleri el-Ahfeþ (ö. 292/904) ile es-Sûrî'dir (ö. 307/919).[265]

 

5. Âsim b. Behdele
 

Ebû Bekir Âsim b. Ebi'n-Necûd Behdele el-Esedî el-Kûfý, Muâviye döneminde Kûfe'de doðdu. Âsým'in gözlerini ne zaman kaybettiði bilinmemekle birlikte bazý karinelerden hareketle ana­dan doðma kör olmadýðý söylenebilir. Sahabeden Haris b. Hassan el-Bekrî ve Ebû Rimse Rifaa b. Yesribî ile görüþmesi sebebiyle tâbiûndan kabul edilir. Âsim genç yaþta kýraat ilmine ilgi duydu ve çok güzel sesi ve okuyuþuyla kýsa zamanda dikkatleri üzerine topladý. Hz. Osman'ýn Kûfe'ye gönderdiði resmî mushafa göre Kur'ân öðretmekle görevlendirilen Ebû Abdurrahman es-Sülemî'den Ali b. Ebû Tâlib'in kýraatini aldý. Zir b. Hubeyþ el-Esedi'den de Ýbn Mes'ûd'un kýraatini öðrendi. Ebû Abdurrahman es-Sülemî'nin vefatý üzerine kýraat hocasý olarak onun yerini al­dý. Ebû Bekir Þu'be b. Ayyaþ, Hafs b, Süleyman, Süleyman el-A'meþ, Halil b. Ahmed, kiraât-ý seb'a Ýmamlarýndan olan Ebû Amr b. Alâ ve Hamza b. Habîb ez- Zeyyât kendisinden bu ilimde faydalandý. Ebû Hanife de kendisinden kýraat okumuþtur. Tale­belerinin çokluðu sebebiyle yýðýlma olurdu ve herkes sýrasýnýn gelmesini beklerdi. Talebeleri arasýnda üvey oðlu Hafs ile Ebû Bekir Þu'be kýraatinin kalýcý olarak gelecek nesillere intikalinde özel bir yere sahiptirler. Âsim hadis rivayeti ile de ilgilendi; hem hadis aldý hem de baþkalarýna hadis rivayetinde bulundu. Asým'ýn'hadisteki durumuyla ilgili aleyhte bazý þeyler söylenmiþ olmasýna raðmen ondan rivayet edilen hadislerden bazdan Kütüb-i Sitte'de de yer almýþtýr. Buhârî ve Müslim ise Asým'ýn ri­vayetlerini (baþka rivayetlerin desteðiyle) mütâbaât[266] yoluyla nakletmiþlerdir.

Kýraatinin Küfe bölgesinde makbûliyetine dair aleyhte bazý görüþler söylenmiþ olmasýna raðmen geliþmeler bunu tasdik eder mahiyette deðildir. Kýraatleri yedi olarak tasnif eden Ýbn Mücâhid'e kadar çok fazla þöhret yapmadýðý anlaþýlan Âsim ký­raati, özellikle Hafs'ýn rivayetiyle, Ýbn Mücâhidin ölümünü takip eden yýllardan itibaren Kûfe'nin ve hatta Ortadoðu'nun sýnýrlarýný aþmýþ, nihayet XX. yüzyýlda müslümanlarýn yaklaþýk yüzde dok­sanýnýn tercih ettiði bir okuyuþ tarzý haline gelmiþtir. Bunun se­bebi, Âsim kýraatinin senedindeki saðlamlýk yanýnda Hafs'ýn rivayetindeki sadelik, Kur'ân'daki birkaç kelime[267] istisna edilecek olursa kaide dýþý okuyuþlarýn bulunmayýþý, imâle, iþmam ve tes­hil gibi bazý mahallî þive ve lehçelerden kaynaklanan, özellikle Arap olmayanlarýn uygulamada zorluk çekecekleri unsurlarýn yer almayýþý olsa gerektir. Âsim 127 (745) yýlýnýn sonlarýnda Kûfe'de vefat etti.[268]

Ebû Bekir Þu'be b. Ayyaþ el-Esedî, Âsim b. Behdele'nin birin­ci râvisi olarak kaydedilmiþtir. Ebû Bekir 95 (713) yýlýnda dün­yaya geldi. Üç yýl boyunca Âsým'dan kýraat okudu, baþka hiçbir kimseden kýraat dersi ve rivayeti almadý. Âsim, Zir b. Hubeyþ'ten öðrendiði kýraati Ebû Bekir b. Ayyâþ'a öðrettiði için Ebû Bekir'in senedi þu þekilde olmaktadýr: Âsim b. Behdele-Zîr b. Hubeyþ-Abdullah b. Mes'ûd-Hz. Peygamber. Hadis alanýnda döneminin önde gelen muhaddislerinden okumuþ, kendisinden de Ahmed b. Hanbel, Abdullah b. Mübarek, Ebû Dâvûd, Ebû Bekir b. Ebû Þeybe gibi meþhur zevat hadis almýþtýr. Hadis alanýnda Hafs b. Süleyman'dan daha fazla mutemet görülmüþtür. Ebû Bekir'in ký­raati Kûfe'de bir süre Hafs rivayetinden'daha makbul görülmüþ ise de zamanýn ilerlemesi ile Hafs'ýn rivayeti daha fazla tutulmuþ-, onun kýraat vecihleri ise âdeta kitaplarýn satýrlannda kalmýþtýr. Ebû Bekir Þu'be ibâdete düþkünlüðü ve Kur'ân kýraatini sýk ara­lýklarla yapýþý ile bilinir. Hayatýnda on sekiz bin hatim yaptýðý ri­vayet edilmiþtir. Ebû Bkir b. Ayyaþ 193 (809) yýlýnda Küfede vefat etmiþtir.  Tarikleri Yahya  b.  Âdem   (ö.   203/818)   ile  el-| Uieymî'dir (ö. 243/85 7) ,[269]

Âsim b. Behdele'nin kitaplarda yapýlan tasnife göre kýrattaki ikinci râvisi kendisinden uzun yýllar kýraat okuyan üvey oðlu Ebû Ömer Hafs b. Süleyman b. el-Muðîre el-Esedî'dir. Hafs 90 (709) yýlýnda Kûfe'de doðdu. Âsim b. Behdele'nin terbiyesi ile yetiþti, Kur'ân okumayý ve kýraatleri ondan öðrendi. Hocasýna Kur'ân-ý Kerîm'i defalarca okudu. Âsim, Ebû Abdurrahman es-Sülemî'den aldýðý okuyuþu Hafsa öðrettiði için Hafs'ýn kýraat se­nedi Âsim-Ebû Abdurrahman es-Sülemî-Hz. Ali-Hz. Peygamber þeklindedir. Hafs hadis rivayeti ile de ilgilenmiþ ve kendisinden çok sayýda kimse kýraat ve hadis öðrenmiþtir. Baðdat ve Mek­ke'de kýraat okutmuþ ve Âsým'ýn kýraatini en iyi temsil eden kiþi olarak bilinmiþtir. Hafs'ýn bizim açýmýzdan önemi, bugün dünya­daki mushaflarýn büyük bir kýsmýnýn Âsým'ýn Hafs rivayetine gö­re yazýlmýþ olmasý ve kýraat eðitiminde onun tercihlerinin oku-tulmasýdýr. Diðer râvi Ebû Bekir Þu'be b. Ayyaþ ile aralarýnda 520 yerde ihtilaf olduðu ancak hocasý Âsim ile sadece bir yerde ihtilaflarýnýn bulunduðu tespit edilmiþtir. Hafs ÝSO (796) yýlýnda vefat etti. Ubeyd b. es-Sabbâh (ö. 235/849) ve Amr b. es-Sabbâh (ö. 221/835) iki tarîkidir.[270]

 

6. Hamza b. Habib
 

Ebû Umâre Hamza b. Habîb b. Umâre ez-Zeyyât et-Teymî el-Kûfî 80 (699) yýlýnda doðdu, Küfede yaþadý ve 156 (773) yýlýn­da Hulvân'da vefat etti. Bazý sahabîler ile görüþmüþ olmakla bir­likte bunlardan okumamýþtýr. Erken yaþta kýraat eðitimi almýþ ve on beþ yaþýna geldiðinde kýraatte iyi bir seviyeye çýkmýþtýr. Bir süre imamlýk görevi yapmýþ ise de daha çok yað ticareti ile meþ­gul olmuþtur. Kýraati Humrân b. A'yen, Muhammed b. Abdurrahman b. Ebû Leylâ, A'meþ, Ebû Ýshak es-Sebîî ve Câ'fer es-Sâdýk gibi hocalardan okumuþ özellikle Abdurrahman'a Kur'ân'ý dört defa okumuþtur. Kendisinden de kýraat ilmini ve ri­vayetlerini Süleym b. îsâ el-Hanefî, Âiz b. Ebû Âiz, Þuayb b. Harb ve Kisâî gibi âlimler almýþlardýr. Hamza b. Habîb hadis ilmi ile de ilgilenmiþ ve kendisinden Süfyân es-Sevrî, Cerîr b. Abdülhamîd, Þerîk b. Abdullah en-Nehâî ve Muhammed b. Fudayl gibi zevat hadis rivayet etmiþtir. Hamza b. Habîb'in Re-sûl-i Ekrem'e kadar ulaþan kýraat isnâdlarý þöyledir:

(1) A'meþ-Yahya b. Vessâb-îbn Mes'ud'dan okuyan Alkame b. Kays, Mesruk b. el-Ecda', el-Esved b. Yezîd-Ýbn Mes'ud-Hz. Peygamber.

(2) Yahya b. Vessâb-Ubeyd b. Nüdâle el-Huzâî-Alkame b. Kays-Hz. Osmân-Hz. Peygamber

(3) Yahya b. Vessâb-Ebû Abdurrahman es-Sülemî-Hz. Os­mân-Hz. Peygamber.

Ýbn Mücâhid yaptýðý tasnif içerisinde Kûfeli iki imamla birlikte Hamza'nm da kýraatini de yedili tasnif içerisine sokmuþtur. An­cak gerek Ýbn Mücâhid öncesinde gerekse sonraki dönemde o-nun kýraati ile ilgili eleþtiriler yapýlmýþtýr. Onun kýraati yerine Ya'kûb el-Hadramî'nin kýraatinin tercih edilmesinin daha isabetli olacaðý ifâde edilmiþtir. Ebû Þâme el-Makdisî gend olarak onun kýraatini beðenip nýütevatir kabul ederken bazt þaz unsurlarýn

bulunduðunu da ifâde etmiþtir.[271] Hamza b. Habîb Küfe kýraat imamý olmasýna raðmen kýraati ilk zamanlarda Maðrib'de yayýl­mýþ, Sonradan Nâfý kýraati onun yerini almýþtýr. Günümüzde o bölgede kýraatinin bazý izleri bulunmaktadýr.

Hamza b. Habîb'in kýraatinin bazý özellikleri þunlardýr: P&JÝ t(^Jý kelimelerindeki -* harflerini zamme ile okur. ^y kelimelerinde, kendilerinden sonra sakin bir harf oimadýðý taktirde imâle yapar. Sakin bir harften sonra hemze geldiðinde, vakfetmeksizin sekte uygular (mesela bk. &ft f #** y-î/jý ?^j ).

J»V kelimesini gezçtiði her yerde 3 harfine karýþtýrarak iþmâm ile okur.[272]

Hamza b. Habîb'in ilk râvisi Halef b. Hiþâm el-Bezzâr (ö. 229/844) olup ayný zamanda Aþere imamlan arasýnda yer aldý­ðýndan hakkýnda aþaðýda bilgi verilecektir. Ýkinci râvisi Ebû îsâ Hallâd b. Hâlid es-Sayrafî eþ-Þeybânî 119 veya 130 yýlýnda doð­du. Süleym b. îsâ, Hüseyin b. Ali el-Cu'fî, Muhammed b. Hasan er-Revvâsî'den ve daha baþkalarýndan kýraat okudu, hadis ilmi ile de meþgul oldu. Kendisinden de bir çok kimse kýraat ve hadis okudu. Düzgün bir kýraati ve etkili bir okuyuþu vardý. Ham-za'dan kýraat okumamýþ olmasýna raðmen onun kýraatini talebe­sinden almasý ve en iyi bir biçimde temsil etmesi sebebiyle onun iki râvisinden biri kabul edilmiþtir. Hallâd 220 (835) yýlýnda Kûfe'de vefat etti. Hamza kýraatinde tarîkleri Muhammed Ýbnü'l-

Heysem (ö. 249/863), Kasým b. Yezîd el-Vezzân fö. 250/864) ve et-Talhâ (ö. 252/886) olmak üzere üçtür.[273]

 

7. Kisâî
 

Ebü'l-Hasen Ali b. Hamza el-Kisâî el-Kûfî Ýran asýllý olup 119 (737) yýlýnda Kûfe'de (veya Baðdat'a yakýn bir yerde) doðdu ve 189 (805) yýlýnda Rey'in Renbûye köyünde vefat etti. Kýraat il­mini Hamza b. Habîb ez-Zeyyât, îsâ b. Ömer el-Hemedânî, Mu-hammed b. Ebû Leylâ, Ebû Bekir b. Ayyâþ'tan aldý. Hamza'dan dört hatim indirdi. Kendisine de kýraat ilminde Ýsmail b. Medân, îsâ b. Süleyman el-Hicâzî, Yahya b. Ziyâd el-Ferrâ, Ebû Ubeyd el-Kâsým b. Sellâm, Muhammed b. Kudâme ve daha pek çok kimse talebelik yapmýþtýr. Bir isnadý Hamza b. Habîb'ten sonra onunki gibidir. Aynca Muhammed b. Ebû Leylâ (ö. 148/805) ve Ebû Hayve Þüreyh b. Yezîd (ö. 203/818) yoluyla Resûlullah'a ulaþan iki isnadý daha vardýr. Kisâî, Hamza'dan sonra Kûfe'nin kýraat imamý olmuþtur. Kisâî, hadis ile de meþgul olmasýna rað­men ona en büyük þöhreti Arap dili ve edebiyatýna olan hakimi­yeti kazandýrmýþtýr. Bu yolda devrinin Halil b. Ahmed, Ebû Amr b. Alâ, Mu'âz b. Müslim el-Herrâ gibi çok sayýda otoritesinden nahiv okumuþ, bedevi Arap kabileleri arasýnda da dolaþarak sað­lam kullammlarý edinmiþtir. Arap dili ve dil-Kur'ân iliþkisi üzerine yazdýðý kitaplarý günümüze kadar Ýntikal etmiþtir.

Kisâî kýraat ilmini Hamza b. Habîb ez-Zeyyât'tan almýþ ise de 300 yerde ona muhalefet etmiþtir. Küfe kýraat imamlarý gibi onun kýraatinin de temeli Küfe mushafý iken kendine özgü bir tarz ge­liþtirmiþ olmasý sebebiyle bazý noktalardan bu mushafa da muha­lif okuyuþlar ortaya koymuþtur. Kisâî'nin kýraatinin bazý özellikleri þöyledir: MüenneslÝk tâ'sý (s) Ýle biten kelimeler üzerinde du­rurken (vakf) tâ'dan önceki harfi imâli ile okur, ^y ^-u> l(JaB gibi kelimelerde de imâle yapar. Öncesinde harekeli "vav /', "fâ •J" ve "lam J " bulunduðunda >» ve ^ zamirlerinin "hâ"larýný j»j, #, $ þeklinde sakin olarak okur. o^; <o£oki kelimelerindeki sâd ^ ve bâ v harflerinin harekelerini kesre yapar. '^ kelimesindeki ayn ^ harfini kesre yaparak naim [274]

ti Ebü'l-Hâris Leys b. Hâlid el-Mervezî (ö. 240/854) ve Ebû Ömer Hafs b. Ömer ed-Dûrî (ö. 248/862) riva­yeti ile þöhret yapmýþtýr. Ebü'l-Hâris'in hayatý hakkýnda yeterli bir bilgi bulunmamaktadýr. Kýraati arz yoluyla Kisâî'den ve Ham­za b. Kasým el-Ahvel iîe Yahya b. Mübarek el-Yezîdî'den öðren­di. Seleme b. Âsim, Muhammed b. Yahya el-Kisâî, Fadl b. Þâzân ve Ya'kûb b. Ahmed et-Türkmânî de kendisinden kýraat okudu. Yedi kýraati ve râvilerini tasnif eden eserler içerisinde Kisâî'nin iki râvisinden biri olarak anýlmasýnýn sebebi Kisâî'nin kýraatini iyi temsil etmesi olsa gerektir. Ebü'l-Hâris'in talebeleri Muhammed b. Yahya (ö. 288/900) ve Seleme b. Âsim (ö. 270/883) ayný zamanda kýraatinin tarîkleridir.[275] Kisâî'nin Ýkinci râvisi Ebû Ömer Hafs b. Ömer ed-Dûrî ayný zamanda Ebû Amr b. Alâ'nýn ilk râvisi olduðu için yukarýda kendisinden bahsedilmiþti.[276]

 

8. Ebû Ca'fer el-Kârî
 

Tâbiûnun önde gelenlerinden olan Ebû Ca'fer Yezid b. el-Ka'ka' el-Mahzûmî el-Medenî'nin doðumu ve çocukluk hayatý ile ilgili bilgi yoktur. Ancak muhtemelen hayatýnýn tamamýný Medi­ne'de geçirdi ve doksan yaþýnýn üstünde iken. Medine'de vefat et­ti (130/747-48). Abdullah b. Ayyâþ'ýn (veya Hz. Peygamber/in eþi Ümmü Seleme'nin) azatlýsýdýr. Kýraati efendisi Abdullah b. Ayyaþ, Abdullah b. Abbâs ve Ebû Hureyre'den okudu. Kendisin­den Nâfî, Ebû Amr b. Alâ ve Abdurrahman b. Zeyd b. Eþlem ký­raat okumuþ Ýmam Mâlik ve daha baþkalarý hadis almýþlardýr. Ký­raat isnadý Abdullah b. Ayyaþ, Abdullah b. Abbas, Ebû Hureyre-Ubey b. Ka'b-Hz. Peygamber ve Abdullah b. Abbas-Zeyd b. Sâ-bit-Hz. Peygamber þeklinde iki koldandýr. Çok uzun bir süre Mescid-i Nebevi1 de Kur'ân dersleri vermiþ olmasý sebebiyle Me­dine kýraat imamý olarak anýlýr. Onu, onlu grup içerisine alan ilk eser Ýbn Mihrân en-Nîsâbûrî'nin el-Gâye fi'l-kým 'â'ti'I-aþr adlý tasnifi olup kitabýn sýralamasýnda sekizinci imam olarak yer al­mýþtýr. Kýraati ile ilgili ileri sürülen "þâz" nitelemesi isabetli gö­rülmemiþ, uzun yýllar Mescid-i Nebevî'de sahabenin ve tâbiûn'un ileri gelenleri arasýnda Kur'ân ve kýraat dersi veren birinin oku­yuþunun yadýrganmamýþ olmasý sýhhatinin en açýk delili kabul edilmiþtir.

Kýraatinin bazý özellikleri þöyledir: Mukatta'a harflerini hafif bir sekte ile; harekeli bir harften önce geldiklerinde cemi zamirle-rindeki "mîm p " harflerini sýla Ýle, vasýl halinde ise bir "vav }"

taktir ederek >&. ýji*fe þeklinde; öncesinde harekeli "vav /', "fâ j" ve "lâm J " bulunduðunda y ve ^ zamirlerinin "hâ'larýný », y&, $' þeklinde sakin olarak okur, sakin hemzeleri bir önceki harfin harekesine uygun düþen bir med harfine ibdal eder[277]

Ebû Ca'fer el-Kârî'nin kýraatini râvileri Ýbn Verdân ile Ýbn Cemmâz sonraki kuþaklara intikal ettirmiþtir. Ebü'l-Hâris îsa b. Verdân el-Medenî (ö. 160/777) aslen Medineiidir. Kýraati Ebû Ca'fer el-Kârî, Þeybe b. Nisâh ve Nâfý'den arz yoluyla aldý. Ken­disinden de Kâlûn, Vakidî ve Ýsmail b. Ca'fer el-Ensârî kýraat okudu. Onun kýraati kýraate dair telif edilen ilk dönem eserlerin­den itibaren nakledilmiþtir. Ýyi bir okuyucu ve sika bir râvi oldu­ðu bildirilmektedir. el-Fadl b. Þâzân (ö. 290/902) ve Hibetullah b. Ca'fer (ö. 350-961) kýraatinin iki tarîkidir.[278] Ýkinci râvi Ebü'r-Rebî' Süleyman b. Müslim b. Cemmâz ez-Zührî (ö. 170/786) ký­raati diðer râvinin okuduðu hocalardan almýþtýr. Her iki hocasý­nýn da kýraatini okutmuþ ancak daha çok Ebû Ca'fer el-Kârî'nin okuyuþunu kendisine yakýn bulmuþtur. Kendisinden de kýraat ve hadis rivayet edilmiþtir. Kýraati V. asrýn ortalarýna deðin eserlerde yer almamýþ, bu tarihten sonraki eserlerde Ebû Ca'fer el-Kârî'nin râvisi olarak gösterilmiþtir. Onun Medine mushafý ile diðer mushaflar arasýndaki farklan gösterdigiyle ilgili rivayetler önemlidir.   Ebû   Eyyûb   el-Hâþimî   (ö.   219/834)   ve   ed-Dûrî   (ö. 246/860) Ýbn Cemmâz'ýn tarîkleridir.[279]

 

9. Ya'kûb el-Hadramî
 

Ebû Muhammed Ya'kûb b. Ýshak b. Zeyd el-Hadramî el-Basrî, Basra'da yaþadý ve seksen sekiz yaþýnda burada vefat etti (ö. 205/821). Kýraati Sellâm b. Süleyman b. el-Münzir, Abdurrahman b. Muhaysýn, Mehdi b. Meymûn el-Moðolî, Þihâb Þürnefe ve Ebü'l-Eþheb Ca'fer b. Hayyân'dan aldý. Kendisinden de Ebû Hatim es-Sicistânî, Ebû Ömer ed-Dûrî, el-Veîîd b. Hassan, Ahmed b. Abdülhâkk el-Mekfiûf ve baþkalan kýraat okudu. Hz. Ömer, Ýbn Mes'ud, Ebû Mûsâ el-Eþ'arî ve Übey b. Ka'b yollanyla ayn ayrý Hz. Peygamber'e ulaþan isnatlarý vardýr. Ebû Amr b. Alâ'dan sonra Basra kýraat imamlýðý kendisine geçmiþtir. Basra Camiinde yýllarca imamlýk yapmýþtýr. Talebesi Ebû Hatim es-Sicistânî onu hem kýraatteki yetkinliði hem de Kur'ân ve Arap di­li bilgisindeki geniþliði sebebiyle övmüþtür. Ebü'l-Kâsým el-Hüzeiî de ilim ve takvadaki derinliðine iþaret etmiþ ve bazý ör­nekler vermiþtir. Kýraati konusunda bazý tartýþmalar yapýlmýþ ise de Zehebî bunlara katýlmadýðýný bildirmiþ ve kýraatinin þâz olma­dýðýný ve kabul þartlanný taþýdýðýný söylemiþtir.[280]

Kýraatinin en meþhur râvileri Muhammed b. Mütevekkil el-Basrî   Ruveys    (ö.    238/852)    ve   Ebü'l-Hasen   Ravh   b. Abdülmü'min el-Basrî'dir (ö. 235/849). Birinci râvi Rüveys kýra­ati arz ile Ya'kûb'dan aldý. Kendisinden ise Muhammed b. Hârûn el-Buhârî et-Temmâr, Ebû Abdullah ez-Zübeyrî ve baþkalarý ký­raat okudu. Tek tarîki et-Temmâr (ö. 310/922) olup onun vasý­tasýyla dört tariki daha vardýr[281] Ýkinci râvi Ravh ise Basralý olup Ebû Avâne, Hammâd b. Zeyd ve Ca'fer b. Süleyman ed-Dabî'den okudu kendisinden de Ahmed b. Yezîd el-Hulvânî, Ebu't-Tîb b. Hamdan, Ebû Bekir Muhammed b. Vüheyb es-Sakati ve Ahmed b. Yahya el-Vekfl kýraat aldý; Ýbn Hibbân Ýse Kitâbü's-Sikât'ýnda ondan bahsetti. Ýbn Vehb (ö 270/883) ile ez-Zübeyrî (ö. 300/912) iki tarîkidir.[282]

 

10. Halef b.Hiþâm
 

Ebû Muhammed Halef b. Hiþâm b. Sa'leb El-Esedî el-Baðdâdî el-Bezzâr 150 (767) yýlýnda doðdu ve 229 (844) yýlýnda Bað­dat'ta vefat etti. Erken }'aþlarda baþladýðý kýraat eðitimini Baðdat ve Kûfe'de tamamladý. Hamza b. Habîb kýraatini Süleym b. Âsâ'dan, Âsim b. Behdele kýraatini Ebû Yûsuf Ya'kûb b. Halife el-A'þâ ve Yahya b. Âdem'den ve Nârý kýraatini Ýshak b. Müseyyebî'den aldý. Kendisinden de Ebü'l-Hasan el-Hulvânî, Ýd-ris b. Abdülkerim el-Haddâd, Muhammed b. Yahya el-Kisâî ve Seleme b. Asým gibileri semâ ve arz yoluyla kýraat aldýlar. Kýraat isnadý Hamza b. Habîb, Âsim b. Behdele ve Nâfi'nin talebeleri yoluyla bunlar üzerinden Hz. Peygamber'e ulaþtýðýndan diðer imamlarýnkinden daha uzundur (nazil isnâd).

Halef b. Hiþâm'ýn kýraati bazýlarýnca rivayet ve ihtiyârât ola­rak kabul ediimiþ ve onlu tasnifte Ýbn Muhaysin onun yerine ko-nuimuþsa da kýraat imamlarýndan farklý olarak çok sayýda isabetli tercihte bulunmuþ olmasý sebebiyle Aþere içerisine mütâlâa edil­miþtir. Kýraatini Baðdat'ta öðrettiði halde isnadý Küfe üzerinden olduðundan Küfe kýraat imamý olarak kabul edilir. Ayrýca Küfe kýraat imamý Hamza b. Habîb'in kýraatini otorite derecesinde temsil ettiði için onun râvisi sayýlmýþtýr. Halef hadis ile de ilgi­lenmiþ döneminin Mâlik b. Enes, Hammâd b. Zeyd, Süleym b. îsâ gibi önde gelen hadisçilerinden hadis dinlemiþ ve almýþ, ken­disinden de Ebû Zür'a er-Râzî, Ebü'l-Kâsým el-Begavî, Ahmed b. Ebû Heyseme, Ahmed b. Hanbel ve Ýdrîs b. Abdülkerim el-Haddâd hadis rivayet etmiþlerdir. Müslim ve Ebû Dâvûd hadis mecmualarýnda ondan rivayette bulunmuþlardýr.[283]

Halefü'1-Âþir diye de adlandýrýlan Halef b. Hiþâm'm ilk râvisi Ýshak b. Ýbrahim el-Verrâk el-Mervezî el-Baðdâdî'dir (ö. 286/889). Ýshâk el-Verrâk, Halef ve Velîd b. Müslim'den kýraat okudu. Halefin ihtiyârât'i dýþýnda kendisinden kýraate dair bir þey intikal etmemiþtir. Tarîkleri Muhammed b. Ýshâk (ö. 290/902), el-Burzâtî ■ (ö. 360/970) ve Ýbn Ebû Ömer'dir (352/963). Ýkinci râvi Ebü'l-Hasen Ýdris b. Abdülkerim el-Baðdâdî el-Haddâd (ö. 292/905) olup kýraati Haleften ve Mu­hammed b. Habîb eþ-Þemûnî'den almýþ Âsim b. Alî, Ahmed b. Hanbel, Yahya b. Maîn, Mus'ab b. Abdullah b. ez-Zübeyrî'den bazý nakillerde bulunmuþtur. Kendisinden de içinde Ýbn Mücâhid, Ýbrahim b. el-Hüseyin eþ-Þattî, Ahmed b. Osman b. Bûyân, Ýbn Þenebûz, Ebû Bekir b. Miksem'in de olduðu çok sayýda kimse okumuþtur. eþ-Þattî (ö. 370/980) ve Ýbn Bûyân (ö. 344/955) ta­rîklerinden ikisidir.[284]

 

11. Ýbn Muhaysin
 

Ebû Hafs Ömer b. Abdurrahman b. Muhaysin es-Sehmî Kureyþ kabilesinden olup Mekke'de yaþamýþ ve burada vefat et­miþtir (ö. 123/741). Kýraati Abdullah b. Abbâs'tan kýraat alan Mücâhid b. Cebr, Dirbâs ve Said b. Cübeyr'den okumuþ olduðun­dan isnadý bu yolla Übey b. Ka'b aracýlýðýyla Resûl-i Ekrem'e ulaþýr. Kendisinden Þibl b. Abbâd, Ebû Amr b. Alâ, îsâ b. Ömer el-Kârî gibileri kýraat okumuþtur. Atâ b. Ebû Rabâh, Muhammed b. Kays b. Mahreme, Ebû Seleme b. Süfyân, Safiye bt. Þeybe ve babasýndan hadis almýþ, Süfyân b. Uyeyne, Süfyân es-Sevrî, Ýs­hâk b. Hâzim, Ýbn Cüreyc ve Hüþeym b. Beþîr'e hadis vermiþtir.

Mekke'de Ýbn Kesîr'in muasýn olarak yaþamýþ ise de kýraati bazý zaaflarý sebebiyle Ýbn Kesîr'in kýraati kadar þöhret yapma­mýþtýr. el-Enderâbî hariç onu onlu tasnif içerisinde sayan olma­mýþtýr. Sonraki dönemlerde telif edilen ve ondan fazla kýraate yer veren eserlerin birçoðunda onun kýraatine de yer verilmiþ ve ter­cihlerinin ekserisi þâz kabul edilmiþtir. Ýdgamlar ve ibdaller konu­sunda aþýn gitmiþtir. Kýraatinde Mushaf hattýna aykýrý unsurlar çoktur. Buna raðmen hadisçiligi taktir edilmiþ ve rivayetleri sahih hadis kaynakÝanna girmiþtir. Mekke imamý olan Ýbn Muhaysm'ýn en meþhur iki râvisi Ahmed b. Muhammed el-Bezzî (ö. 250/864) ve Ýbn Þenebûz el-Baðdâdî (ö. 328/939) olarak bili­nir.[285]

 

12. Yezidî

 

Ebû Muhammed Yahya b. el-Mübârek el-Basrî el-Yezîdî tak­riben 128 (746) yýlýnda doðdu 202 (817) yýlýnda vefat etti. Ha­run er-Reþîd ile görüþtü ve oðlu Me'mûn'a hocalýk yaptý. Kýraati Ebû Amr b. Alâ'dan ve Ýbn Cüreyc'den okudu. Kendisinden de Ebû Ömer Hafs b. Ömer ed-Dûrî, Salih b. Ziyâd es-Sûsî, Ahmed b. Cübeyr el-Antâkî, Ebû Eyyûb Süleyman b. Hakem, Âmir b. Ûkiyye ve Ebû Hamdûn et-Tayyib gibileri kýraat okudu. Kýraat isnadý Ebû Amr b. Alâ-Mücâhid b. Cebr, Said b. Cübeyr-Abdullah b. Abbas-Übey b. Ka'b-Hz. Peygamber þeklindedir. Ebû Amr b. I             Alâ'nýn râvîleri onun kýraatini Yezidî sayesinde sonraki dönemle-

re ulaþtýrmýþlardýr. Devrinin önde gelen muhaddislerinden hadis dinleyen ve Halil b. Ahmed'den nahiv okuyan Yezidî hadis ve dil üzerine de varlýðýný ortaya koymuþ ve eserler telif etmiþtir.

Kendisine özgü bazý kýraat tercihleri vardýr ve bunlardan bazý­sýnda hocasý Ebû Amr'a muhalefet etmiþtir. Kýraatinin þâz oldu­ðuna hükmedilmekle birlikte Basra kýraat imamý olarak kabul edilmiþtir. Sonraki dönemlerde yapýlan 13 ve 141ü kýraat tasnif­leri içerisinde onun kýraatine de yer verilerek tercihlerinin önemi ortaya konmuþtur. Râvileri Süleyman b. el-Hakem el-Baðdâdî (ö. 235/850) ile Ebû Ca'fer Ahmed b. Ferah el-Baðdâdî'dir.[286]

 

13. Hasan-ý Basrî
 

Ebû Saîd el-Hasen b. Yesâr el-Basrî 21 (642) yýlýnda Medi­ne'de doðdu Hz. Ali'nin hilafeti yýllarýnda Basra'ya yerleþti ve burada vefat etti (ö. 110/728). Döneminin en meþhur âlim ve zâhidlerinden biridir. Birçok fikir hareketi kendisini Hasan-ý Basrî ile iliþkilendirmektedir. Bunda Basra'da uzun yýllar verdiði dersler etkili olmuþtur. Kýraati Hittân b. Abdullah er-Rakâþî ve Ebü'l-'Âliye'den almýþtýr. Hittân'ýn kýraat hocasý Ebû Mûsâ el-Eþ'arî, Ebü'l-'Âliye'ninki ise Übey b. Ka'b, Zeyd b. Sabit ve Ömer Ýbnü'l-Hattâb'dýr. Kýraattaki isnadý Hittân-Ebû Mûsâ el-Eþ'arî-Hz. Peygamber ve Ebü'I-'Âliye-Übey b. Ka'b, Zeyd b. Sabit, Hz.Ömer-Hz. Peygamber þeklindedir. Hasan-ý Basrî'den de Ebû Amr b. el-'Alâ, Sellâm b. Süleyman et-Tavýl, Yûnus b. Ubeyd, Âsim el-Cuhderî ve daha birçok kimse kýraat almýþtýr. îbnü'l-Cezerî, el-Hüzelî ve el-Ahvâzî'nin Hasan-ý Basrî'ye kadar varan isnadýný þüpheli bulmakta ve bunun en azýndan arz yoluyla deðil de semâ yoluyla olduðunu söylemektedir.

Hasan-ý Basrî'nin kýraati, sahih kýraatin kriterlerinden birini veya birkaçýna ihlal ettiði için on mütevâtir kýraattan sayýlmamýþ, ittifakla þâz kabul edilmiþtir. Bu sebeple okuyuþ örnekleri daha çok þâz kýraatleri toplayan Ýbn Hâleveyh (ö. 370/980), Ýbn Cinnî (ö. 392/1002) Kastallânî ve Bennâ gibi müelliflerin eserlerinde yer almaktadýr. Kýraatlerinin genel olarak þâz kabul edilmesi ter­cihlerinden tamamýnýn sahih kýraatlere ters düþtüðü þeklinde al­gýlanmamalýdýr. Bazý okuyuþlarý yedi imamýn kýraatleri ile örtüþ-mektedir. Ancak, söz konusu doðru kýraatle ilgili gelen rivayet, isnad bakýmýndan gerekli þartlan taþýmadýðýndan okuyuþun sað­lam olmasý yeterli görülmemiþtir. Hasan-ý Basrî'nin sened üze­rinde fazla durmadýðý hadis literatüründe geniþ bir biçimde yer alan mürsellerinden de anlaþýlmaktadýr. Onun Arap dili veya mushaf metni ile uygunluk arzeden kýraatleri yanýnda her açýdan zayýf olan okuyuþtan da vardýr. Mesela Yusuf süresindeki "mâhazâ beþeren t^ u» u"[287] ifâdesini "bu satýlýk deðildir" anlamýna gelecek biçimde "mâ hazâ bi þiran \y** ü* u" þeklinde okumasý

bunun örneðidir. Bu tercih, âyetteki müteakip ifâde ile çeliþmekte ve âyetin tümünün anlamýný açýkça deðiþtirmektedir.[288]

Ebû Nuaym Þücâ' b. Ebû Nasr el-Belhî (ö. 190/806) ve Ebû Ömer Hafs b. Ömer ed-Dûrî (ö. 248/862) Hasan-ý Basrî'nin iki meþhur râvisidir. Bunlara ait tercihler kýraat kitaplarýnda yer al­maktadýr.[289]

 

14. A'meþ
 

Ebû Muhammed Süleyman b. Mihrân el-Küfî aslen Taberistanlý olup Rey yöresinde doðdu (61/680-81) ve Kûfe'de vefat etti (ö. 148/765), Kûfe'de doðduðu da rivayet edilmiþtir. Kýraati Yahya b. Vessâb, Zeyd b. Vehb, Zir b. Hubeyþ, îbrâhim en-Nehaî, Mücâhid b. Cebr, Ebü'l-Âliye er-Riyâhî ve Asým b. Behdele'den okudu. Kendisinden de Hamza b. Habîb ve râvileri Ebü'l-Abbâs el-Muttavvi'î ile Ebü'I-Ferec Muhammed b. Ahmed eþ-Þenebûzî kýraat aldý. Hadis alanýnda da büyük çaba sarfetti ve Saîd b. Cübeyr, Kays b. Ebû Hâzim, Ebû Vâil Þakik b. Seleme ve Þa'bî'den hadis aldý, kendisinden de Ebû Hanîfe, Þu'be, Süfyân es-Sevrî, Süfyân b. Uyeyne, Abdullah b. Mübarek hadis rivayet ettiler.

A'meþ'in kýraati, Ebû Ali el-Hasen b. Muhammed el-Baðdâdî'nin Kitâbü'r-Ravza fý'l kýrâ'âtil-ihdâ 'aþere'sinde, Ebü'l Hasan Ali b. Muhammed el Hayyât el-Baðdadi'nin Kitâbü'1-Câmi fý'l-kýrââti'l-aþr ve hrâ'ati'l-A'rnefmûz ve Bennâ'nýn Ýthafa fudalâl'î-beþer'inde yer almýþtýr. Ebü'l-Abbâs el-Hasen b. Saîd b. Ca'fer el-Muttavviî el-Basrî (ö. 371/982) ile Ebü'l-Ferec Mu­hammed b. Ahmed b. Ýbrahim eþ-Þenebûzî el-Baðdâdî (ö. 388/998) onun iki râvisidir[290]

so Kýraat imamlarý ve Râvileri ca

- Nâfý (ö. 169/785), Medine imamý

a)  Kâlûn (ö. 220/835)

b)  Verþ (ö. 197/812)

2-  Ýbn Kesîr (ö. 120/738), Mekke imamý

a)  Bezzî (ö. 250/864)

b)  Kunbül (ö. 291/904)

3-  Ebû Amr (ö. 154/771), Basra imamý a) Dûrî (ö. 248/862)

b)Sûsî(ö. 261/874)

4- Ýbn Âmir (ö. 118/736), Þam imamý

a)  Hiþam (ö. 245/859)

b)  ÝbnZekvân(ö. 242/857)

5- Âsim (ö. 127/745), Küfe imamý

a)  Ebû Bekir Þu'be (ö. 193/808)

b)  Hafs (ö. 180/796)

6- Hamza b. Habîb (Ö. 156/773), Küfe imamý

a)  Halef (ö. 229/844)

b)  Hallâd (ö. 220/835)

7- Kisâî (ö. 189/805), Küfe imamý

a)  Ebü'I-Hâris (ö. 240/854)

b)  Dûrî (ö. 248/862)

8- Ebû Ca'fer el-Kârî (ö. 130/747-8), Medine imamý

a)  ÝbnVerdân (ö. 160/777)

b)  Ýbn Cemmâz (ö. 170/786)

9- Ya'kûb el-Hadramî (ö. 205/821), Basra imamý

a)  Ruveys (ö. 238/852)

b)  Ravh (ö. 235/849)

10- Halef (ö. 229/844), Küfe imamý

a)  îshak el-Verrâk (ö. 286/889)

b)  Ýdris el-Haddâd (ö. 292/905)       ____________

11-Ibn Muhaysýn (ö. 123/741), Mekke imamý

a)  Bezzî (ö. 250/864)

b)  Ýbn Þenebûz (ö. 328/939)

12-Yezidî (ö. 202/817), Basra imamý

a)  Süleyman b. el-Hakem (ö. 255/850)

b)  Ahmed b. Ferah (ö. 303/916) 13-Hasan-ý Basrî (ö, 110/728), Basra imamý

a)  Þücâ' (ö. ^90/806)

b)  Dûrî (ö. 248/862) 14-A'meþ (ö. 148/765), Küfe imamý,

a)  Ebü'I-Abbâs el-Muttavvi'î (ö. 371/982)

b)  Þenebûzî (Ö, 388/998)[291]




[247] Abdülhamit Birýþýk, Kýraat Ýlmi ve Tarihi, Emin Yayýnlarý, Bursa 2004: 101.

[248] Ýbn MücâhÝd, Kitâbü's-Seb'a, s,54.

[249] Ahmed b. Yahya el-Belâzurî, Fütûhu'l-bütdân (nþr. Rýdvan Muhammed Rýdvan), Beyrut 1403/1983, s. 366-369; Recep Uslu Sind'de Ýslâm Fe­tihleri (yüksek lisans tezi 1990), Marmara Üni. Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 25-26.

[250] ÝbnMücâhid, Kitâbü'sSeb'a, s. 54-64.

[251] Zerkeþî, el-Burhân, I, 480.

[252] el-Enfâl 8/1.

[253] Kýraati için bk. Ýbn Mücâhid, Kitâbü's-Seb'a, s. 54-64; Enderâbî, Ký-râ'âtû 1-kurrâ'i'î-ma'rûffn,   s.   51-63;   Dânî,   et-Teysîr,   s.   4;   Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ',    I,   242-247;   Ýbnü'l-Cezerî,    Câyetü'n-Nihâye   fi tabakâü'l kura (nþr. G. Bergstraesser), MI, Dârü'l-Kütübi'l-Ýlmiyye, Bey­rut 1982, II, 330-334: Abdülfettâh el-Kâdî, el-Büdûýv'z-zâhire, Dârü's-Selâm, Kahire 1324/2004, s. 7-8.

[254] Kâlûn'un kýraati için bk. Zehebî, Ma'rifetü'î-kurrâ', I, 326-328; Ýbnü'l-Cezerî, Gâyetü'n-Nihâye, \, 615-616; a.ralf., en-Neþr, 1, 82-88; el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhire, s.  8-9; Tayyar Altýkulaç,  ■'Kâlûn",  DÝA, Ýstanbul 2001, XXIV, 268-269.

[255] Verþ'in kýraati için bk. Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ', I, 323-326; tbnü'l-Cezerî, Gâyetü'n-Nihâye, I, 502-503; a.mlf., en-Neþr, I. 88-95; el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhire, s. 8-9. Abdülhamit Birýþýk, Kýraat Ýlmi ve Tarihi, Emin Yayýnlarý, Bursa 2004: 101-104.

[256] Kýraati için bk. Ýbn Mücâhid, Kitâbü'sSeb'a, s. 64-66, 92-94; Enderâbî, Kýrâ'âtû'I-kurrâ'i'I-ma'rûffn, s. 65-75-, Dânî, et-Teysîr, s. 4; Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ', I, 197-203; Ýbnü'l-Cezeri, Gâyetü'n-Nihâye, I, 443-445: el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhire, s. 13-15; Tayyar Altikulaç, "Ýbn Kesîr, EbûMa'bed", DÝA, Ýstanbul 1999, XX, 131-132.

[257] Bezzî'nin kýraati için bk. Zehebî, Ma'rifetül-kuýrâ', I, 365-370; Ýbnü'l-Cezerî, Gâyetü'n-Nihâye, I, 119-120; a.mlf., en-Neþr, I, 95-97; el-Kâdî, el-Büdüru'z-zâhire, s. 14; Tayyar AÝtýkulaç, "Bezzî", DÝA, istanbul 1992, VI, 114-115.

[258] Kunbül'ün kýraati için bk. Zehebî, Ma'ýifetü'l-kurrâ', I, 452-453; Ýbnü'l-Cezeri, Gâyetü'n-Nihâye, il, 165-166; a.mlf., en-Neþr, I, 97-101; el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhire, s. 14-15; Tayyar Altikulaç, "Kunbül", DÝA, Ankara 2002, XXVI, 275. Abdülhamit Birýþýk, Kýraat Ýlmi ve Tarihi, Emin Yayýnlarý, Bursa 2004: 105-107.

[259] Lebîb es-Saîd, el~Mushafü'l-mürettel, Kahire 1387/1967, s. 114, 236.

[260] Kýraati için bk.îbn Mücâhid, Kitâbû's-Sefs, s, 79-85,98-101, 116-122; Enderâbî, Kirâ'âtü'l-kurrâ'i'l-ma'ýMn, s. 65-73; Dânî, et-Teysk, s. 5, 20-29;   Zehebî.   Ma'rifetü'l-kurrâ',   1,   223-237;   Ýbnü'Ý-Cezerî,   Câyetü'n-Nihâye,   I,  288-292:   el-Kâdî,   el-Büdûru'z-zâhke,  s.   16-20;  Tayyar Altýkulaç, "Ebû Amr b. Alâ", D/A, Ýstanbul 1994, X, 94-96.

[261] Dûrî'nin kýraati için bk. Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ', I, 386-389; Ýbnü'Ý-Cezerî,  Gâyetü'n-Nihâye, I, 255-257: a.mlf., en-Neþr, I, 101-107; el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhke, s. 18; Tayyar Altýkulaç, "Dûrî", D/A, Ýstanbul 1994, X, 5-6.

[262] Sûsî'nin kýraati için bk. Zehebî, Ma'rifetü'I-kurrâ', 1, 390-391; Ýbnü'l-Cezerî, Gâyetü'n-Nihâye, I, 332-333; a.mlf., en-Neþr, I, 107-110; el-Kâdî, eî-Büdûru'z-zâhke, s. 18-19. Abdülhamit Birýþýk, Kýraat Ýlmi ve Tarihi, Emin Yayýnlarý, Bursa 2004: 107-110.

[263] Kýraati için bk. Ýbn Mücâhid, Kitâbü's-Seb'a, s. 86-87, 101, 123-125; Enderâbî, Kýrâ'âtü'l-kurrâTl-ma'ývfýn, s. 77-82; Dânî, et-Teysîr, s. 5-6, 20-29; Zehebî, Ma'rifetü'!-kurrâ\ 1, 186-197; Ýbnü't-Cezerî, Gâyetü'n-Nihâye, I 423-425; a.mlf., en:Neþr, 1, 111-118; el-Kâdî, el-Büdûrýý'z-zâhice, s. 21-23; Tayyar Altýkul'aç, "Ýbn Âmir", D/A, Ýstanbul 1999, XIX, 308-310.

[264] Hiþâm b, Ammâr'ýn kýraati için bk. Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ', I, 396-402; Ýbnü'l-Cezerî, Câyetü'n-Nihâye, II, 354-356; a.mlf., en-Neþr, I, 111-113; el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhire, s. 21-22; Tayyar Altikulaç, '■Hiþâm b. Ammâr", DÝA, Ýstanbul 1998, XVIII, 151.

[265] Ýbn Zekvân'ýn kýraati için bk. Zehebî, Ma'rifetü'I-kurrâ\ 1, 402-405; Ýbnü'l-Cezerî, Câyetü'n-Nihâye, i, 404-405; a.mlf., en-Neþr, I, 113-118; el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhîre, s. 22-23; Tayyar Altikulaç, "Ýbn Zekvân", DÝA, Ýstanbul 1999, XX, 462. Abdülhamit Birýþýk, Kýraat Ýlmi ve Tarihi, Emin Yayýnlarý, Bursa 2004: 110-112.

[266] Bu hadis ýstýlahý için bk. Müctebâ Uður, Ansiklopedik Hadis Terimleri Sözlüðü, TDV Yayýnlan, Ankara 1992, s. 289-290.

[267] Furkan suresinin 69. âyetinde zamiri medle okunan *j, Kýyâme sûresinin 27. âyetinde idgamsýz okunan ý3'j ^ ve Mutaffýfîn sûresinin 14, âyetinde idgamsýz okunan >j j* misallerinde olduðu gibi.

[268] Kýraati Ýçin bk- Ýbn Sa'd, et-Tabakatü'i-kübrâ, VI, 320-321; Ýbn Mücâhid, Kitâbü's-Seba, s. 69-71, 94-97; Dânî, et-Teysir, s. 6; Enderâbî, /ü-râ'âtü'I-kurrâ'i'I-ma'rûfîn, s. 95-108; Zehebî, Ma'ýiietü'l-kýýrrâ', I, 88-94; Ýbnü'l-Cezerî. Gayetü'n-Nihâye, I, 346-349; a.mlf., en-Neþr, I, 119-127; el-Kâdî,   el-Büdûru'z-zâhire,  s.  24-27;  Mehmet Ali Sarý,  "Âsim b. Behdele", DÝA, Ýstanbul 1991, III, 475-476-

[269] Ebû Bekir b. Ayyâþ'm kýraati için bk. Ýbn Mücâhid, Kitâbü's-Seb'a, s. 70-71,   94-97:   Zehebî,   Ma'rifetü'l-kurrâ;   I,   280-287;   îbnü'I-Cezerî, Gâyetü'n-Nihâye; I, 325-327; a.mlf., en-Neþr, I, 119-123; el-Kâdî, d-Büdûru'z-zâhire, s. 25; Tayyar Altýkulaç, "Ebû Bekir b. Ayyaþ", DÝA, Ýs­tanbul 1994, X, 109-110.

[270] Hafs'ýn kýraati için bk. Ýbn Mücâhid, Kitâbü's-Seb'a, s. 95-96: Zehebî, Ma'rifetü'I-kurrâ', I, 287-290; Îbnü'l-Cezerî, Gâyetü'n-Nihâye, I, 254-255; a.mlf., en-Neþr, I, 123-127; el-Kâdî, el Büdûru'z-zâhire, s. 25-26; Tayyar Altýkulaç, "Hafs b. Süleyman", DÝA, Ýstanbul 1997, XV, 118-119. Abdülhamit Birýþýk, Kýraat Ýlmi ve Tarihi, Emin Yayýnlarý, Bursa 2004: 112-115.

[271] Ebû Þâme, el-Murþidü'î-vecîz, s. 174-176,

[272]

[273] Haflâd'ýn kýraati için bk. Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ', I, 422-423; Ýbnü'l-Cezerî, Gâyetü'n-Nihâye, I, 274-275; a.mlf., en~Ne&$ I, 129-134; el-Kâdî, ei-Büdûný'z-zâhire, s. 30-31; Tayyar Alükulaç, "Hallâd b. Hâlid", DÝA, Ýstanbul 1997, XV, 381. Abdülhamit Birýþýk, Kýraat Ýlmi ve Tarihi, Emin Yayýnlarý, Bursa 2004: 116-118.

[274] Kýraati için bk. Ýbn Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Mesâhif, \, 277-280, 390, 395; îbn Mücâhid, Kitâbü's-Seb'a, s. 78-79; Dânî, et-Teyst, s. 7; Enderâbî, Kýrâ'âtü'l-kurrâ'i'Ý-ma'rûSn,  s.   118-133;  Zehebî,  Ma'rifetü'l-kurrâ',  1, 296-305; Îbnü'l-Cezerî. Gâyetü'n-Nihâye, I, 535-540; a.mlf., en-Neþr, I, 134-139; el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhýre, s. 28-32; Tayyar Alükuîaç, "Kisâî, Ali b. Hamza", DÝA, Ankara 2002, XXVI, 69-70.

[275] Ebü'l-Hâris'in kýraati için bk. Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ', I, 424; Ýbnü'l-Cezerî, Gâyetü'n-Nihâye, II, 34; a.mlf., en-Neþr, I, 134-137; el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhire, s. 35; Tayyar Alükulaç, "Ebül-Hâris", DÝA, Ýstanbul 1994, X, 322.

[276] Abdülhamit Birýþýk, Kýraat Ýlmi ve Tarihi, Emin Yayýnlarý, Bursa 2004: 118-119.

[277] Kýraati için bk. Ýbn Mücâhid, Kitâbü's-Seb'a, s. 56-58; Ýbn Mihrân en-Nîsâbûrî, el-Gâye fi'l-kirââti'I-aþr (nþr. Muhammed Gýyâs el-Cenbâz-Said Abdullah), Riyad 1411/1990, s. 37-40; Enderâbî, Kýrâ'âtü'l-kurrâ'i'l-ma'rûfîn, s. 41-49; Ebü'1-Alâ Hasen b. Ahmed b. Hasan el-Hemedânî, Gâyetü 1-ihtisâr fi'1-kýrâ 'âti'l- 'asri eimmeti'l-emsâr (nþr. Eþref Muhammed FuadTal'at), MI, Cidde 1994,1, 7-11; Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ', I, 296-305; Ýbnü'l-Cezerî. Gayetü'n-Nihâye, II, 382-384; a.mlf., en-Neþr, I, 139-144; el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhire, s. 37-39; Tayyar Altýkulaç, "Ebû Ca'fer el-Kârî", DÝA, Ýstanbul 1994, X, 116.

[278] Ýbn Verdân'm kýraati için bk. Enderâbî, Kýrâ'âtü'l-kurrâ'Ý'l-ma'rûffn, s. 41-43; Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ; I, 247-248; Ýbnü'l-Cezerî, Gâyetü'n-NMye, I, 616; a.mlf., en-Neþr, 1, 139-141; el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhire, s. 38; Tayyar Altýkulaç, Ýbn Verdân", DÝA, Ýstanbul 1999, XX, 445.

[279] Ýbn Cemmâz'ýn kýraati için bk. Enderâbî, Kýrâ'âtü'l-kurrâ'i'l-ma'rûSn, s. 46-49; Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ', I, 293-294; Îbnü'l-Cezerî, Gayetü'n-Nihâye, I, 315; a.mlf., en-Neþr, I, 141-144; el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhire, s. 38; Tayyar Altýkulaç, "Ýbn Cemmâz", DÝA, Ýstanbul Î999, XIX, 395-396. Abdülhamit Birýþýk, Kýraat Ýlmi ve Tarihi, Emin Yayýnlarý, Bursa 2004: 120-122.

[280] Kýraati için bk. Ýbn Mihrân, el-Gâye fi'1-kirââti'l-aþr, s. 121-126; Ebü'l-Hasan Tahir b. Abdülmün'im b. Ubeyduilah Ýbn Galbûn, et-Tezkire ff'I-kýrâ'ât (nþr. Abdülfettah Buhayri Ýbrahim), MI, Kahire 1991, I, 80-82; Enderâbî,    Kýrâ'kü'l-karrâ'i'l-ma'rûfîn,    s.    135-141;   Ebü'1-Aiâ   el-Hemedani, Gâyetü'l-ihüsâr, 1, 45-51; Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ\ I, 328-332; Ýbnü'l-Cezerî.  Gayetü'n-Nihâye, II, 386-389; a.mlf.,  en-Neþr, I, 144-150; el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhire, s. 40-43.

[281] Ravh'ýn kýraati için bk. Ýbn Mihrân, el-Gâye fi'l-kýrââtil-aþr, s. 126; Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ; I, 428; tbnü'l-Cezerî. Gayetü'n-Nihâye, II, 234-235; a.mlf., en-Neþr, I, 144-146; el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhire, s. 41.

[282] Rüveys'in kýraati için bk. Ýbn Mihrân, el-Gâye fî'1-ktrââti'l-aþr, s. 123-125; Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ', I, 427-428; Ýbnü'l-Cezerî. Gayetü'n-Nihâye, I, 285; a.mlf., en-Neþr, I, 146-149; el-Kâdî, ei-Büdûýv'z-zâhire, S. 42. Abdülhamit Birýþýk, Kýraat Ýlmi ve Tarihi, Emin Yayýnlarý, Bursa 2004: 122-123.

[283] Ýbn Sa'd, et-Tabakatü'1-kübrâ, VII, 347; îbn Mihrân, el-Gâye fi'l-kýrââtil-aþr, s. 129-131; Enderâbî, Kýrâ'âtü'i-kurrâ'î'l-ma'rûfîn, s. 147-150; Ebü'1-Alâ el-Hemedânî, Gâyetü'l-ihtisâr, i, 66-84; Zehebî, Ma'rifetü'I-kurrâ', I, 419-422; Ýbnü'l-Cezeri. Gayetü'n-Nihâye, I, 272-274; a.mlf., en-Neþr, I, 150-152; el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhke, s. 44-45.

[284] Ýshâk el-Verrâk ve Ýdrîs el-Haddâd için bk. Rüveys'Ýn hayatý ve kýraati için bk. Ýbn Mihrân, el-Gâye fi'I-kýrââti'I-aþr, s. 129-131; Ebü'i-Alâ el-Hemedânî, Gâyetü'î-ihüsâr, I, 18, 161-162; Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ\ I, 499-500; Îbnü'l-Cezerî. Gayetü'n-Nihâye, I, 154; a.mlf., en-Neþr, I, 150-152; el-Kâdî, el-Büdûru'z-zâhte, s. 44. Abdülhamit Birýþýk, Kýraat Ýlmi ve Tarihi, Emin Yayýnlarý, Bursa 2004: 123-125.

[285] Kýraati için bk. Ýbn Mücâhid, Kitâbü's-Seb'a, s. 65-66; Enderâbî, Ký-râ'âtü'I-kurrâ'i'l-ma'rûffn, s. 75-76; Zehebî, Ma'nfetü'l-kmrâ\ I, 221-223; Ýbnü'l-Cezerî. Gayetü'n-Nibâye, II, 167; a.mlf., ep-Neþr, I, 139-144; Kastallânî, Letâifü'l-iþârât, I, 91. 169; Bennâ, Ýthââý âýdalâ'Ýl-beþer, I, 75, 80, 121-122; Abdüîfettâh el-Kâdî, el-Kýrââtu'þ-þâzze ve tevcîhühâ min iuðatiVArab, Kahire 2004, s. 506-507 {eî-Büdûcu'z-zâhira... ile birlikte);Tayyar Altýkulaç, "Ýbn Muhaysýn", DÝA, Ýstanbul 1999, XX, 209-210. Abdülhamit Birýþýk, Kýraat Ýlmi ve Tarihi, Emin Yayýnlarý, Bursa 2004: 125.

[286] Kýraati Ýçin bk. Ýbn MÝhrân, elCâye fil-kirââti'I-aþr, s. 61-68; Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ\ 1, 320-323; Ýbnü'l-Cezerî. Gayetü'n-Nihâye, II, 375-377; Bennâ, Ýthafa fudalâ'i'l-beþer. I, 72, 75, tür.yer.: Abdulfettâh el-Kâdî, el-Kýrââtu'þ-þâzze, s. 508-509. Abdülhamit Birýþýk, Kýraat Ýlmi ve Tarihi, Emin Yayýnlarý, Bursa 2004: 126.

[287] "Yûsuf, 12/30

[288] EbM-Feth Osman b. Cinnî, el-Muhteseb ff tebyîni vücûhi þevâzzi'l-kýrââti ve'l-îzahi 'anhâ, I-1I, Kahire 1994, I, 542-345; Tefsîrü'l-Hasani'î-Basn'tt, 502.

[289] Hasan-ý Basrî'nin kýraati Ýçin bk. Zehebî, Ma'rifetü'I-kuýrâ', i, 168-169; Ýbnü't-Cezerî. Gayetü'n-Nihâye, I, 235; Kastallânî, Letâifül-îþâýât, I, 91, 99, 170; Bennâ, Ýthâtu fudalâi'l-beþer, tür.yer.; el-Kâdî, el-Kýrââtu'þ-þâzze, s. 510; Sâhib Ebû Cenah, ez-Zevâhiru'I-luðaviyye fi kýrâ'aü'I-Hasani'l-Basrî, Basra 1985; Abdüihamit Binþýk, "Hasan-ý Basrî: Kýraat Ýlmindeki Yeri", DÝA, Ýstanbul 1997, XVI, 502-303. Abdülhamit Birýþýk, Kýraat Ýlmi ve Tarihi, Emin Yayýnlarý, Bursa 2004: 127-128.

[290] bk. Ýbn sa'd, et Tabakâtö'l-kübrâ, VI, 342-344; Zehebî, Ma'rifetü'l-kurrâ'. I, 214-219; Ýbnü'l-Cezerî. Gayetü'n-Nihâye, I, 515-316; Bennâ, îthâfü fudalâ'i'l-beþer, s. 76, 78; el-Kâdî. et-Kýrââtu'þ-þâzze, s. 511-512; Mücteba Uður, "A'meþ", DÝA, Ýstanbul 1991, III, 54.

[291] Abdülhamit Birýþýk, Kýraat Ýlmi ve Tarihi, Emin Yayýnlarý, Bursa 2004: 128-130.


içimdeki tüm putlarý kýrdým ve sana yöneldim Rabbim...
Bu geliþimi kabul et, beni benden al, beni sana baðýþla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahýnda feda bir canýmýz vardýr
Gönül abdal-ý aþk olmuþ gelin kurbanýmýz vardýr
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanýmýz vardýr


Urfalý Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...

Yukar git