Haziran 17, 2019, 08:48:07
Haberler:

Biz insana, ana-babasýna iyi davranmasýný tavsiye etmiþizdir. Çünkü anasý onu nice sýkýntýlara katlanarak taþýmýþtýr. Sütten ayrýlmasý da iki yýl içinde olur. (Ýþte bunun için) önce bana, sonra da ana-babana þükret diye tavsiyede bulunmuþuzdur. Dönüþ ancak banadýr. (Lokman -14)

Serbest bırakılan gazeteciler Türkiye'de

Balatan Fussilet, Mays 13, 2012, 05:00:31 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

Fussilet

Serbest bırakılan gazeteciler Türkiye'de

Ä°STANBUL (AA)
BaÅŸbakan Yardımcısı BeÅŸir Atalay, serbest bırakılan Türk gazeteciler Adem Ã-zköse ile Hamit CoÅŸkun'un özgürlüklerine kavuÅŸmasına iliÅŸkin, '65 günlük bir mahrumiyette insanlık dramının yaÅŸandığı Suriye'de birçok olaya da tanıklık ettiler. DileÄŸimiz, Suriye'de ÅŸiddetin bitmesi, bütün insanların huzura kavuÅŸmasıdır. Ama biz, iki gazetecimiz burada olduÄŸu için şükrediyoruz' dedi.
Ã-zel uçakla Tahran'dan Ä°stanbul'a getirilen Gerçek Hayat Dergisi Orta DoÄŸu Temsilcisi ve Milat Gazetesi yazarı Adem Ã-zköse ile kameraman Hamit CoÅŸkun'u, Atatürk Havalimanı'nda, BaÅŸbakan Yardımcısı Atalay ile Ã-zköse ve CoÅŸkun'un aileleri ve yakınları, Ä°HH BaÅŸkanı Bülent Yıldırım ve vakıf yetkilileri karşıladı.
Ã-zköse ve CoÅŸkun, kendilerini karşılamaya gelen yakınlarına sarılarak hasret giderdi.
Adem Ã-zköse ve Hamit CoÅŸkun ile birlikte Atatürk Havalimanı VIP Salonu'nda düzenlenen basın toplantısında konuÅŸan Atalay, iki deÄŸerli gazetecinin ülkelerine ve evlerine döndüğünü belirterek, onların dönüşü vesilesiyle bir araya gelindiÄŸini söyledi.
Atalay, iki gazetecinin, gazetecilik yapmak ve belgesel çekmek için Suriye'ye gittiğini ifade ederek, 'Kaçırıldılar ve o günden bu yana da uzun bir süredir özgürlüklerinden mahrum kaldılar. Türkiye'de, gazetecilerimizin kaçırılmaları büyük olay oldu. Hem hükümet, hem basın, hem STK'lar olarak arkadaşlarımızın kurtarılması için değişik çalışmalar yapıldı. Burada Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımızdan, Dışişleri Bakanlığımızdan değişik girişimlerde bulunuldu' diye konuştu.
Sivil toplum kuruluşları ve basın kuruluşlarının da bu yönde çabaları olduğunu anlatan Atalay, bütün bu çabalar sonucunda iki gazetecinin özgürlüklerine kavuştuğunu söyledi.
Atalay, bu anlamda emeği geçen kişi ve kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşlarına teşekkür edip, 'geçmiş olsun' dileğinde bulunarak, şunları kaydetti:
'Ailelerine 'geçmiş olsun' ve 'gözünüz aydın' diyorum. Adem'in çocukları da buradaydı, babalarına kavuştular. 65 günlük bir mahrumiyette, insanlık dramımın yaşandığı Suriye'de birçok olaya da tanıklık ettiler. Dileğimiz, Suriye'de şiddetin bitmesi, bütün insanların huzura kavuşmasıdır. Ama biz, iki gazetecimiz burada olduğu için şükrediyoruz. Tekrar hoş geldiniz diyorum.'
Gazeteci Adem Ã-zköse de Türkiye'den haber alamadıkları için neler olup bittiÄŸini bilmediklerini belirterek, Suriye'ye hem belgesel çekmek hem de haber yapmak için gittiklerini hatırlattı.
'Tahran'a indik, geliÅŸmeleri takip ettik, konuÅŸtuk. Hayatımızın belgeselini çekmiÅŸiz, onu fark ettik. Bu iki ay içinde, aksiyon filmlerine, romanlara konu olabilecek ÅŸeyler yaÅŸadık' diyen Ã-zköse, 'Ã-zgürlüğe kavuÅŸmamızda büyük emeÄŸi olan CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül, BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan, DışiÅŸleri Bakanı Ahmet DavutoÄŸlu ve özellikle vicdani, insani diplomasi yürüterek çıkmamızda en büyük payı olan Ä°HH Ä°nsani Yardım Vakfı ve onun baÅŸkanı Bülent Yıldırım olmak üzere, tüm sivil toplum kuruluÅŸları ve bizim için dua eden herkese çok teÅŸekkür ediyorum' ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Türkiye halkının böyle insani ÅŸeylerde vatandaşına sahip çıktığını dile getiren Ã-zköse, 'Tabi çok enteresan ÅŸeylere tanıklık ettik. 55 gün tek kiÅŸilik hücrelerde kaldık. Hamit baÅŸka bir hücrede, ben baÅŸka bir hücredeydim. Ä°nÅŸallah orada sıkıntı çeken insanlar da bir an önce bu sıkıntılardan kurtulurlar' dedi.
Ã-zköse, içerde kafalarında bir sürü senaryoların dolaÅŸtığını ifade ederek, 'Sizin de haber alamadığınız için çeÅŸitli senaryolar oluÅŸmuÅŸtur kafanızda. Çıkarken ÅŸunu düşündüm, 'En güzel senaryoyu Allah yazıyor'. Bu senaryo, bizim için çok güzel sonuçlandı. Hepinizden Allah razı olsun. Herkesi, tüm arkadaÅŸlarımızı ve ailemizi çok özledik. Allah kimseye bu tür ÅŸeyleri yaÅŸatmasın' diye konuÅŸtu.
Hamit CoÅŸkun da zor günler yaÅŸadıklarını, hücreye ilk alındıklarında Adem Ã-zköse'nin yaÅŸayıp yaÅŸamadığını bilmediÄŸini vurgulayarak, 6 gün boyunca yemek yiyemediÄŸini söyledi.
6'ncı günün sonunda Ã-zköse'nin sesini duyduÄŸunu anlatan CoÅŸkun, 'Kur'an okuyordu. Ondan sonra rahatladım ve yemek yemeye baÅŸladım. Bizim için emek veren herkese çok teÅŸekkür ediyoruz. BaÅŸta Sayın CumhurbaÅŸkanı Gül, BaÅŸbakan ErdoÄŸan ve DışiÅŸleri Bakanı DavutoÄŸlu ile Ä°HH BaÅŸkanı Bülent Yıldırım ve bizim için dua eden tüm dostlara teÅŸekkür ediyorum. Biz kurtulduk, özgürlük dünyanın gerçekten en güzel ÅŸeyiymiÅŸ. Allah bütün mazlumlara ve masumlara özgürlüğü nasip etsin' dedi.
Serbest bırakılan Türk gazetecilerden Adem Ã-zköse, özel bir iÅŸkenceye maruz kalmadıklarını belirterek, 'Küçücük bir hücrede günlerce yalnız kalıyorsunuz. Kaçırıldık. Kaçırıldığımız zaman 11 gün boyunca ölüm kokusuyla karşı karşıyaydık. Başımıza silah dayadılar. Bu baÅŸlı başına bir iÅŸkence, ama özel fiziksel bir iÅŸkenceye maruz kalmadık, çok tehdit edildik' dedi. 
BaÅŸbakanlığa ait özel uçakla Tahran'dan Ä°stanbul'a getirilen Hamit CoÅŸkun ve Adem Ã-zköse, Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Gazetecilerin, 'Ã-zel bir iÅŸkenceye maruz kaldınız mı, saÄŸlık durumunuz nasıl?' ÅŸeklindeki sorusuna Ã-zköse, 'Bir saÄŸlık sorunumuz yok. Ã-zel bir iÅŸkenceye maruz kalmadık. Küçücük bir hücrede günlerce yalnız kalıyorsunuz. Kaçırıldık. Kaçırıldığımız zaman 11 gün boyunca ölüm kokusuyla karşı karşıyaydık. Başımıza silah dayadılar. Bu baÅŸlı başına bir iÅŸkence, ama özel fiziksel bir iÅŸkenceye maruz kalmadık, çok tehdit edildik. Ama sanırım bu dualar, Türkiye'deki bu kamuoyu, Türkiye devletinin baskısı ve Ä°HH'nın yürüttüğü diplomasi bizim orada iÅŸkence görmemizi engelledi diye düşünüyorum' yanıtını verdi.
Ã-zköse, 'Casus olmanızdan şüphelendiler mi?' sorusuna karşılık, 'Birtakım pazarlıklar, yani bizi birtakım ÅŸeylerin karşılığında vermek istiyorlardı. Bizi bilgilendirmiyorlardı. O müzakereler, görüşmelerden dolayı süreç uzadı. Gerçi biz, daha da uzar diye düşünemiyorduk. Çok şükür iki ay içinde çıktık. Ã-zgürlüğün kıymetini bilmek lazım. Ã-zgürlük gerçekten çok güzel bir ÅŸey' diye konuÅŸtu. 
Gazetecilerin, 'Ä°lk kaçırıldığınızda Åžebbihalar'ın eline geçtiniz, kaç gün boyunca onların elinde kaldınız?' ÅŸeklindeki sorusu üzerine de Ã-zköse, ÅŸunları söyledi:
'11 gün boyunca kaldık. Yolu kesmişlerdi. Esed taraftarları yolda arabalara ateş açıp kaçırıyorlardı. Biz de 70 kişilik Şebbiha grubunun içinde kaldık. Şoförümüzü arkaya attılar. Bizim gözümüzü, elimizi bağlayıp, yerin altında bir yere götürdüler. Şoförümüzü serbest bıraktılar.' 
Ã-zköse, 'Gününüz nasıl geçiyordu, kaldığınız yer nasıldı?' sorusuna karşılık, kaldıkları yerde hücrelerin olduÄŸunu ve kendilerinin iki metre uzunluÄŸunda, bir metre geniÅŸliÄŸinde bir yerde kaldıklarını anlattı.
Yerde beton üzerinde yattıklarını ifade eden Ã-zköse, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bir battaniye vermişlerdi. 10'da kalkıyordum. 12'ye kadar tehdit ediyorlardı. 'Yukarıdan haber bekliyoruz, seni de işkenceye alacağız' diyorlardı. Günlerimi Kur'an ile geçirdim. Hafızlığımı işlettim. Son sayfayı okudum, İHH Başkanı Yıldırım geldi. Bu da enteresan bir tevafuk oldu. Sözlü tacizler vardı, fakat ayetler etrafıma bir şey oluşturdu. O askerlerle diyalog kuramıyordum. Tehdit ediyorlardı. Hamit de 4 tane hatim yapmış. Bülent bey geldikten sonra bizi aynı hücreye aldılar. O hücre bir anda genişledi. Bir hafta sonra da çıktık. Fakat sürekli insanların çığlıklarını duyuyorduk.'    
Ã-zköse, savaÅŸ muhabirliÄŸine devam edip etmeyeceÄŸine yönelik soruya da 'Evet, devam edeceÄŸim' ÅŸeklinde cevap verdi.
Gazetecilerin, 'Suriye sizi esir almakla Türkiye'ye bir mesaj mı verdi?' ÅŸeklindeki sorusuna karşılık Ã-zköse, 'Türkiye'ye kızgınlıkları vardı, ama tam olarak konuÅŸma imkanı olmuyordu. Diyalog kuramıyorduk. Türkiye vatandaşı olmamız ve son dönemdeki iliÅŸkiler nedeniyle bununla ilgili ÅŸeyler söylüyorlardı' ifadesini kullandı.
Ã-zköse ve CoÅŸkun, basın toplantısının ardından, kendilerini karşılamaya gelenlerle birlikte Atatürk Havalimanı'ndan ayrıldı.
YAYIN TARÄ°HÄ°: 13.05.2012
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı haberin tüm hakları Diyalog Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.

[br]: Serbest bırakılan gazeteciler Türkiye'de
içimdeki tüm putlarý kýrdým ve sana yöneldim Rabbim...
Bu geliþimi kabul et, beni benden al, beni sana baðýþla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahýnda feda bir canýmýz vardýr
Gönül abdal-ý aþk olmuþ gelin kurbanýmýz vardýr
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanýmýz vardýr


Urfalý Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...

Yukar git