Haziran 25, 2019, 12:22:49 ÖS
Haberler:

Ýþte bunlar Allah'ýn yarattýklarýdýr. Þimdi (ey kâfirler!) O'ndan baþkasýnýn ne yarattýðýný bana gösterin! Hayýr (gösteremezler)! Zalimler açýk bir sapýklýk içindedirler. (Lokman -11)

Pargalý Ýbrahim dinden çýktýðý için mi idam edildi?

Baţlatan Fussilet, Mayýs 05, 2011, 12:38:59 ÖÖ

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Fussilet

“DĂĽ Ăťbrahimi Amed bedeyr-i cihan
Yeki put Ăľiken þüt, yeki put niĂľan”
                                                                  (FĂťGANĂť)
PargalĂ˝ Ăťbrahim, bu aralar en gĂĽndemde olan tarihi  kiĂľiliklerden birisi.
Hatta özellikle genç kĂ˝zlarĂ˝n, kadĂ˝nlarĂ˝n hayran olduĂ°u ve sevimli bulduĂ°u “PargalĂ˝” öylesine þöhrete ulaĂľtĂ˝ ki “Damat Ăťbrahim PaĂľa” unvanĂ˝nĂ˝ bile solladĂ˝ diyebilirim. Peki gerçekten kim bu PargalĂ˝ Damat Ăťbrahim PaĂľa?
TĂĽrkiye Diyanet VakfĂ˝ Ăťslam Ansiklopedisine göre Yunanistan’Ă˝n Parga kasabasĂ˝nda bir balĂ˝kçýnĂ˝n çocuĂ°u olarak doĂ°muĂľ ancak korsanlar tarafĂ˝ndan kaçýrĂ˝lĂ˝p Manisa’da zengin dul bir kadĂ˝na evlatlĂ˝k olarak  satĂ˝lmýþ ve bu kadĂ˝n tarafĂ˝ndan özenle yetiĂľtirilmiĂľtir.
PargalĂ˝, adĂ˝ sanĂ˝ bilinmeyen bu kadĂ˝n tarafĂ˝ndan sanattan musikiye, edebiyattan siyasete, dine  kadar bir çok alanda ĂĽst seviyede eĂ°itim almýþ  yedi sekiz dil bilecek kadar iyi yetiĂľtirilmiĂľ ve Kanuni’nin Manisa ĂľehzadeliĂ°i sĂ˝rasĂ˝nda kendisiyle tanýþýp “kanka” diyebileceĂ°imiz kadar yakĂ˝nlĂ˝k kurmuĂľ ilginç bir kiĂľilik!
Kanuni bir gĂĽn Spil  daĂ°larĂ˝nda gezinirken bir keman sesi duyar ve bu kemanĂ˝ çalan kiĂľiyle tanýþmak ister. Bu kemancĂ˝ Parga’lĂ˝dĂ˝r. Bu devĂľirme gence  uzun zaman “Dul kadĂ˝nĂ˝n oĂ°lu” diye hitap edilegelmiĂľtir!
PargalĂ˝ Damat Ăťbrahim PaĂľa, OsmanlĂ˝ tarihinin en renkli vezirazamĂ˝dĂ˝r! Sonra döneminin en önemli mimarĂ˝ Mimar Sinan ile de ciddi bir gönĂĽl baĂ°Ă˝ olduĂ°unu görĂĽyoruz…
Peki PargalĂ˝ yani “dul kadĂ˝nĂ˝n oĂ°lu” nasĂ˝l oluyor da bu kadar iyi yetiĂľtiriliyor? Ya da ne amaçla böylesine donanĂ˝mlĂ˝ ve özel bilgilerle yetiĂľtirildikten sonra kanuni ile karþýlaĂľtĂ˝rĂ˝lĂ˝yor? Bunun baĂľka nedenleri de olabilir mi?
BazĂ˝ tarihçiler, AvrupalĂ˝ hĂĽkĂĽmdarlarĂ˝n  kendisine gönderdikleri mektuplarda kendisine ” aĂ°abey, kuzen” gibi akrabalĂ˝k baĂ°Ă˝ olan kelimelerle hitap etmelerini manidar buluyorlar!
Bir de PargalĂ˝ Ăťbrahim PaĂľa’nĂ˝n henĂĽz yirmi sekiz yaþýnda koskoca imparatorluĂ°un  veziriazamĂ˝ unvanĂ˝nĂ˝ almasĂ˝ bir tesadĂĽf mĂĽydĂĽ diye soruyorlar? Ă–zellikle kendisi için vezirlik ihdas edilmiĂľ olmasĂ˝ ilginç, diyorlar.
PargalĂ˝ Ăťbrahim PaĂľa’nĂ˝n idamĂ˝ hakkĂ˝nda deĂ°iĂľik rivayetler vardĂ˝r. Kimi tarihçilere göre “TĂĽrk” kelimesiyle Kanuni’ye aĂľaĂ°Ă˝layĂ˝cĂ˝ bir Ăľekilde birkaç kez takĂ˝lmýþ olmasĂ˝, kimine göre HĂĽrrem’in dĂĽĂľmanlýðýnĂ˝ kazanmasĂ˝, kimine göre OsmanlĂ˝ dĂĽĂľmanlarĂ˝yla olan gizli hukuku, kimine göre PadiĂľahĂ˝ takmayan tavĂ˝rlarĂ˝ kĂ˝sacasĂ˝ enaniyeti idamĂ˝nda etkili olmuĂľtur.
Tarihçi-yazar Yavuz BahadĂ˝roĂ°lu, geçtiĂ°imiz gĂĽn Moral Fm’de birlikte yaptýðýmĂ˝z programda  bu hususla ilgili olarak  “PargalĂ˝’nĂ˝n gizliden gizliye eski dinini yaĂľadýðý, namazĂ˝ terk ettiĂ°ini, hatta sonradan Kur’an-Ă˝ Kerim’i ayakta okumasĂ˝ gibi bir takĂ˝m dini yaĂľayýþla ilgili kusurlarĂ˝nĂ˝n da idamĂ˝nda bĂĽyĂĽk rol oynadýðýnĂ˝ söyledi.
Peki Hürrem ile aralarýndaki soðukluðun sebebi neydi?
Ăťbrahim daha Manisa’da tanýþtýðý Mahidevran’Ă˝ ve Ăžehzade Mustafa’yĂ˝ HĂĽrrem’e karþý koruduĂ°u için  HĂĽrrem’in dĂĽĂľmanlýðýnĂ˝ kazanacaktĂ˝r.
Halk arasĂ˝nda  “Makbul Ăťbrahim PaĂľa” diye bilinen unvanĂ˝ bir sĂĽre sonra “Gavur Ăťbrahim PaĂľa” unvanĂ˝yla yer deĂ°iĂľtirecektir. Bunun nedeni Budin seferi sĂ˝rasĂ˝nda ganimetler daĂ°Ă˝tĂ˝lĂ˝rken kendisinin altĂ˝n para gibi maddi deĂ°erlerin peĂľine dĂĽĂľmektense “iki tunç Ăľamdan” ve “ üç heykeli” almak istemeseydi. Bu üç heykel pagan Yunan kĂĽltĂĽrĂĽnĂĽn üç önemli tanrĂ˝sĂ˝ olan “HerkĂĽl, Apollon, Diana” heykelleriydi.
PargalĂ˝ ĂĽstelik bu üç heykeli Ăťstanbul At meydanĂ˝ndaki sarayĂ˝n önĂĽne koydurunca halkĂ˝n tepkisini çekti ve  dönemin önemli Ăľairlerinden Figani Farsça Ăľu beyti yazdĂ˝:
“DĂĽ Ăťbrahimi Amed bedeyr-i cihan
Yeki put Ăľiken þüt, yeki put niĂľan”
Yani;
“DĂĽnyaya iki Ăťbrahim geldi,
Biri putlarĂ˝ yĂ˝ktĂ˝, biri putlarĂ˝ dikti”
Bu beytin ĂĽzerine PargalĂ˝ Ăťbrahim bir ferman yayĂ˝nlayarak Ăžair Figani’yi idama mahkum etti. ArtĂ˝k MuhteĂľem SĂĽleyman’Ă˝n yanĂ˝nda “MuhteĂľem Ăťbrahim PaĂľa” olarak dolaþýyor ve en tepedeki ikinci kiĂľi olarak dikleniyordu. Ord.Prof. Dr. Ăťsmail HakkĂ˝ UzunçarþýlĂ˝’nĂ˝n yabancĂ˝ elçilerin raporlarĂ˝na dayanarak verdiĂ°i bilgiye göre PargalĂ˝, Ferdinand’Ă˝n elçisine ĂľunlarĂ˝ söyleyecektir:
“Bu bĂĽyĂĽk devleti idare eden benim. Her ne yaparsam yapĂ˝lmýþ olarak kalĂ˝r. Nitekim bĂĽtĂĽn kudret benim ellerimdedir. BĂĽrokrasiyi ben dĂĽzenler, eyaletleri ben takip ederim. VerdiĂ°im kararĂ˝n reddi yoktur. MuhteĂľem SĂĽleyman bile, bir karar vereceĂ°i zaman ben onaylamasam kararsĂ˝z kalĂ˝r.  ÇünkĂĽ barýþ da savaĂľ da, erk de kuvvet de benim elimdedir” diyecek kadar kendini kaybetmiĂľtir.
Müslüman görünüp gerçekte iman edip etmediðini Allah bilir. Ancak bir çok tarihçinin rivayetine göre Padiþahýn hayatýnda bu kadar önemli bir yeri olan bu süper zeki paþanýn idamýnda iki kimlikli gizli yaþantýsýnýn da müsebbip olabileceðini söylüyorlar.
Elbette bu idamda tek bir neden söz konusu deðildir. Tarihi vesikalara göre Kanuni ile aralarý bir çok alanda önce soðumuþ, sonra görüþ ayrýlýklarý þiddetlenip derinleþmiþtir.
Tarihte ilk kez “Serasker Sultan” unvanĂ˝nĂ˝ alan bu zeki ve baĂľarĂ˝lĂ˝ paĂľa bir gece Kanuni’nin fermanĂ˝yla cellatlarĂ˝ tarafĂ˝ndan boĂ°durularak idam edilmiĂľtir. Bu sebeplerden hangisi idamĂ˝na zemin hazĂ˝rladĂ˝ bilemiyoruz ancak bildiĂ°imiz bir Ăľey var ki o da tarihin en önemli veziri olarak tarihteki seçkin yerini almýþ almasĂ˝dĂ˝r!
Muhteþem yüzyýlýn muhteþem vezirinin akýbeti muhteþem bitmiyor.
Hayatta ne oldum dememeli, ne olacaðým demeli gerçekten de.
Ă–yle deĂ°il mi?
Merhum Erbakan’Ă˝n vefatĂ˝ bana ne düþündĂĽrdĂĽ!
Siyaset diline sanat kattĂ˝!
Ă–lĂĽm anidir!
Haber verip gelmez. Onun rezervasyonu, randevusu yoktur. Telaþý da yoktur aslĂ˝nda. Dar-Ă˝ dĂĽnyada her birimiz bir misafir olmanĂ˝n gerçekliĂ°ini her dem akĂ˝lda bulundurmaksĂ˝zĂ˝n  her ölenin ardĂ˝ndan konuĂľup dururuz. Kimimiz aĂ°layĂ˝p ah-Ă˝ vah ederken, kimimiz ölĂĽmĂĽ korkunç bulurken  düþünmediĂ°imiz bir Ăľey vardĂ˝r. Ne zaman öleceĂ°imiz hususunu düþünmeyiz. Nedense bizim ölĂĽm tarihimiz çok ileriki bir tarihtir!
Ve hatta belki hiç ölmeyiz biz!!!
         TĂĽrk Siyasi tarihinin en önemli isimlerinden Prof. Dr. Necmettin Erbakan ansĂ˝zĂ˝n aramĂ˝zdan ayrĂ˝ldĂ˝. Siyasi tarihimizden bir yĂ˝ldĂ˝z kaydĂ˝ desek daha doĂ°ru olur kanaatindeyim. Erbakan Hoca bizim çocukluk yĂ˝llarĂ˝mĂ˝zĂ˝n kahramanlarĂ˝ndan biriydi. “MĂĽcahit Erbakan” sloganĂ˝nĂ˝ bizim mahallede duyduĂ°umda yedi sekiz yaĂľlarĂ˝ndaydĂ˝m galiba.
         Mahallede bir de “TĂĽrkeþçiler” vardĂ˝. Sonra “Demirelciler”.
         Nedense bizim mahallede sol yoktu, solcu da yoktu galiba! Yani Ecevitçiler yoktu mahallede ya da vardĂ˝ da azĂ˝nlĂ˝kta olduklarĂ˝ndan sesleri mi çýkmĂ˝yordu bilmiyorum. Ancak diĂ°er üç parti arasĂ˝nda kĂ˝yasĂ˝ya bir mĂĽcadele vardĂ˝. Hiç unutmuyorum babam Demirelci, dayĂ˝larĂ˝m TĂĽrkeþçi; teyzelerimin kocalarĂ˝ “ErbakancĂ˝” idi. Ne zaman bĂĽyĂĽkçe bahçemizde çay veya kahve içmeye çýksalar kĂ˝yasĂ˝ya bir tartýþmaya sahne olurdu bahçemiz.
         Siyasette aktif olan babam, çevresi de daha geniĂľ olduĂ°undan sanĂ˝rĂ˝m daha çok söz sahibi olmalĂ˝ydĂ˝ ki tartýþmalarĂ˝n galibi de sĂĽrekli babam olurdu. DayĂ˝m ve EniĂľtelerime “Siz kavgacĂ˝sĂ˝nĂ˝z” der olayĂ˝ kapatĂ˝rdĂ˝. OnlarĂ˝n da Ăľakadan da olsa “Siz de masonsunuz” deyiĂľlerini hayretle gözlemlerdim. TĂĽrkeþçilerle, ErbakancĂ˝larĂ˝n neden kavgacĂ˝ olduklarĂ˝nĂ˝, Demirelcilere neden “Mason” dendiĂ°ini anlayamaz ama kendimi hiçbir yere konumlandĂ˝ramazdĂ˝m!
         Siyaseti önce kendi aile çevremde bu Ăľekilde yaĂľadĂ˝m çok erken yaĂľlarda. Sonra Kur’an Kursu  serĂĽvenimden mahalledeki milli görüþçülerin içine girivermiĂľtim. Gerçekten de ĂľaĂľkĂ˝ndĂ˝m. Bu düþüncelerin de TĂĽrkeþçilerinkinden pek bir farkĂ˝ yoktu galiba!
         Liseli yĂ˝llarĂ˝mda da her iki düþünce arasĂ˝nda gidip gidip geliyordum. Anlamaya çalýþýyordum siyasetten hoĂľlanmasam da  bu iki düþünceden hangisine en yakĂ˝ndĂ˝m acaba? Erbakan Hocaya sebebini anlayamadýðým bir sempati duyduĂ°umu hatĂ˝rlayabiliyorum.
Bu arada özel televizyonlar de devreye girmiĂľ ve daha net seyrediyorduk olup biteni. Bu dört parti liderinden en gĂĽzel konuĂľanĂ˝ merhum Necmettin Erbakan’dĂ˝ hiç þüphesiz. Benzetmeleri, kinayeleri,  ironiyi en ustalĂ˝klĂ˝ biçimde kullanma hĂĽneri, beden dilini kullanma biçimiyle benim en çok ilgimi çeken liderdi.
Sonra diĂ°er siyasileri eleĂľtirirken bile nezaketi ve belli bir dĂĽzeyi  elden bĂ˝rakmamasĂ˝ ona hayranlýðýmĂ˝ bir kat daha artĂ˝rmýþtĂ˝. “Sizler gulu gulu dansĂ˝ yapĂ˝yorsunuz” diyen; “Susurluk fasa fiso” diyen, “Sizi gidi batĂ˝ taklitçileri sizi, kadayĂ˝fĂ˝n altĂ˝ kĂ˝zardĂ˝, sonunuz yaklaĂľtĂ˝” diyen Prof. Dr. Necmettin Erbakan siyaset diline de yepyeni ve ironik anlatĂ˝mlar kazandĂ˝rmýþ, gerçekten de çok renkli bir devlet adamĂ˝ydĂ˝.
Bu ĂĽlkede hem aksiyon adamĂ˝ hem dava adamĂ˝, hem de savunduĂ°u görüþü ölĂĽnceye kadar sĂĽrdĂĽren ve davasĂ˝na arkasĂ˝nĂ˝ dönmeyen, nadir deĂ°erlerden birisi olduĂ°unu söylemek lazĂ˝m. Erbakan Hoca milli ve manevi deĂ°erlerimizi “milli görĂĽĂľ” adĂ˝ altĂ˝nda idealize ederek bu alanda TĂĽrk gençliĂ°ini ĂľuurlandĂ˝rmýþtĂ˝r. Ăžu an ĂĽlkeyi yöneten  kadrolarĂ˝n bĂĽyĂĽk çoĂ°unluĂ°u bu düþüncenin filiz vermesinin sonucudur.
Bunu hiç kimse inkar edemez!
  Ăžu an gençliĂ°in durumu bizim gençlik yĂ˝llarĂ˝mĂ˝zdan daha iyi deĂ°il. ÇünkĂĽ herhangi bir dĂĽnya görüþü olmayan, bir ideali olmayan  bir nesil gĂĽmbĂĽr gĂĽmbĂĽr geliyor ve bu bĂĽyĂĽk kalabalýðýn dayandýðý herhangi bir ideolojisi bile yok. Hedonist zevklere göre yaĂľamayĂ˝ kendine hedef olarak belirleyen bu nesli gelecekte kafamĂ˝za vura vura seyredeceĂ°iz bĂĽyĂĽk ihtimalle!
Merhum Erbakan olsun, merhum TĂĽrkeĂľ olsun ve merhum YazĂ˝cĂ˝oĂ°lu olsun  ideolojisi ve hedefleri olan bir neslin varoluĂľlarĂ˝nĂ˝n baĂľ mimarlarĂ˝dĂ˝r.
ArtĂ˝k siyasileri hiç dinlemiyorum zira artĂ˝k zevk vermiyor atýþmalar. Eskiden tartýþmalarda ilginç bir renk vardĂ˝ galiba. Demirel’in ĂľapkasĂ˝, Erbakan’Ă˝n ironik sözleri, TĂĽrkeĂľ’in  ciddiyeti, Ecevit’in gĂĽzel ve sade TĂĽrkçe’si gelip gelip konuyor düþüncelerime, hatĂ˝ralarĂ˝ma gĂĽzel ve masalĂ˝msĂ˝ yĂ˝llar yaĂ°Ă˝yor her nedense.
Zaman geçiyor.
Biz de böyle ansýzýn zamandan geçiyoruz.
Erdem BayazĂ˝d’Ă˝n dediĂ°i gibi;
“Ă–lĂĽm bize ne uzak, bize ne yakĂ˝n ölĂĽm
Ă–lĂĽmsĂĽzlĂĽĂ°ĂĽ tattĂ˝k bize ne yapsĂ˝n ölĂĽm!”
Ă–lĂĽm bu kez Prof. Dr. Necmettin Erbakan’Ă˝n kapĂ˝sĂ˝nĂ˝ çaldĂ˝.
Ruhu Ăľad mekanĂ˝ cennet olsun.

Muhabbetle Efendim!
Meryem Aybike Sinan/ Haber7
meryemaybike@gmail.com
içimdeki tüm putlarý kýrdým ve sana yöneldim Rabbim...
Bu geliþimi kabul et, beni benden al, beni sana baðýþla...
-Fussilet-
_____________________________________________
Bugün gam tekkegahýnda feda bir canýmýz vardýr
Gönül abdal-ý aþk olmuþ gelin kurbanýmýz vardýr
Çimende bülbülü gördüm yaman efgan ile söyler
Dili kahhar ile her dem gül-i handanýmýz vardýr


UrfalĂ˝ Abdi


Oruç nedir?, Orucu Bozan Haller ,  Ramazan Orucu...