Haziran 26, 2019, 10:01:29 S
Haberler:

Andolsun ki, onlardan öncekiler de (bunu) yalan saymýþlardý; ama benim karþýlýk olarak verdiðim azap nasýl olmuþtu! (Mulk -17)

Bütün Çaðlar Ýzinde

Balatan MiM, Nisan 26, 2011, 11:57:13

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

MiM

BÜTÜN sistemlerin amacý insana tekabül etmektir. Çünkü kainat insan çevresinde anlamlýdýr. Ýnsana müsahhar kýlýnmýþ, insanýn emrine verilmiþtir. Ýnsandýr taþý, topraðý, aðacý, gülü, yaðmuru, karý anlamlý kýlan. Sistemler, insaný kendi dýþýnda belirlenen muhiti içinde mutlu yaþatma amacýndadýrlar.

Meseleye, beþerî sistemler açýsýndan yaklaþýnca "insana tekabül etme" vasfýnýn gerçekleþmesi için hem insanla hem de "muhif"le ilgili önemli merhalelerin aþýlmasý gerekmektedir. Bunlar üzerinde düþünürsek:

ÝNSANI KAVRAMAK

1. Öncelikle insanýn kavranmasý lazýmdýr. Ferd olarak insan nedir? Biyolojik yapýsý nasýldýr? Ruhi deðerleri nasýl oluþur? Ýradesi nasýl iþler? Hisleri nasýl deðiþir? Neden doðar, neden ölür? Ýnsandan insana farklýlaþmalarýn bir sebebi var mýdýr? Ýnsanlarýn ortak yanlarý ve farklýlaþmalarý onlarý tek bir sistem içinde mutlu yaþatmaya imkan mý verir, engeller mi? Çocuk nedir, genç nedir, yaþlý nedir? Kadýn nedir? Erkek nedir? Bunlar birer fizik deðiþmesi midir, yoksa insani boyutun farklýlaþmasý mýdýr? Ýnsan üzerine kafa yorduktan sonra ortaya çýkacak sonuç koskoca "Ýnsan bu meçhul" çýðlýðý mýdýr, yoksa insanýn "efradýný cami, aðyarýný mani" bir tarifine ulaþýlabilecek midir? Beþeri sistemlerin birinci temel problemi budur.

CEMÝYETÝ KAVRAMAK

2. Sistem, sadece ferd olarak insaný tanýmakla da mümkün deðildir. Bir sistem, insanla insaný bir arada ve uyum içinde yaþatmak için vardýr. Burada ise, insanla insanýn iliþkisi gündeme gelir. Soru þudur: Ýnsan kendi içinde bir bütün olmakla birlikte, hemcinsleriyle karþýlaþtýðýnda ne gibi deðiþimler geçirir? Ýnsanla insanýn iliþkisinin kanuniyetleri nelerdir? Bu soru "iradenin kanuniyeti nedir" þeklinde de sorulabilir? Yeryüzünde 3 milyar insan varsa, üç milyar da irade var demektir. Bu, üç milyar farklý istek, üç milyar farklý bakýþ ve deðerlendiriþtir. Bir sistem, insanýn insanla iliþkisinin kanuniyetlerini, yani iradenin sýrrýný bulmadýktan sonra topallamaya mahkumdur. Çünkü, "sosyal yapý"yý, bu kanuniyetleri keþfetmeden kurmak ve iþletmek, mümkün deðildir. Demek ki sistem, önce insaný kavrayacak, sonra iki insaný kavrayacak ve cemiyeti kavrayacak.

KAÝNATI KAVRAMAK

3. Ýnsan, sadece insanla iliþkide bulunmuyor. Bir de onu kuþatan insan dýþý bir çevre var. Canlýsý, cansýzý, aðacý, kuþu, taþý topraðý, havasý suyu ile bütün bir alem bu. Bir sistem, insanýn, bu alem içindeki yerini de belirlemek zorundadýr. Bunun için de hem alemi yorumlamak, hem de insanýn bu alemle iliþkisinin kanuniyetlerini keþfederek, onu herkes için baðlayýcý olabilecek bir manzume halinde terkip etmek gereklidir.

Bu üç husus, insaný kuþatmaya talip bir sistemin aþmak zorunda olduðu vetirelerdir. Bunlarý aþmadan, ve tabiatýyla saðlýklý sonuçlara ulaþarak aþmadan, insaný mutlu edecek bir sisteme varmak mümkün deðildir.

BEÞER çapýnda, dünya kurulalýdan bu yana, insaný kavramak, insan iliþkilerini kavramak ve kânatý yorumlamak üzere büyük gayretler sarf edilmiþtir. Ancak ulaþýlan sonuçlar her zaman sýnýrlý kalmýþtýr. Çünkü soyunduðu alan, beþerî þuur kapasitesinin çok üstündedir. Diyelim bir insan uzvu, bir týp adamýnýn bütün ömrünü alacak kadar girift bir yapý arz ediyorsa, bütün bir insan varlýðýný ve kainatý kuþatacak þuur yapýsý hangi insanda bulunabilir? Ýnsanlardan insaf sahipleri, çýktýklarý yolun sonunda ortaya bir þeyler koymuþ olduklarýný bilmekle birlikte "Ýnsan bu meçhul" diyerek, hakký "Sahibi'ne teslim etmiþlerdir. Bir kýsmý ise, bulduðu parça hakikatler üstüne bütün bir sistem inþa etmeye kalkýþmýþ ve insanlýk tarihindeki acýlarýn sorumlularý olmuþlardýr.

Çaðdaþ beþerî sistemlere bakýnýz. Her biri yüzlerce çeliþkiyi bünyelerinde taþýmaktadýrlar. Ýnsaný esas alarak düþündüðümüzde, her bir uzvun bir baþka ustanýn elinde iþlenmeye çalýþýldýðýný görürüz. Kafasý birinde, gözü birinde, midesi bir baþkasýnda, ruhu daha baþkasýnda. Her usta, diðerinin inþa ettiðini, kendi bölgesinde yýkmakla meþgul. Marks, Darvin, Comte, Hegel, Hobbs Lamark, Eflatun, Aristo, Makyavel, muharref Tevrat ve muharref Ýncil'in mimarlarý ve daha yüzlerce filozof, sosyolog, sistem kurmaya talip insan, çaðdaþ insanýn bir uzvunu inþa etme çabasýnda. Çaðdaþ insan ise, yüzlerce parçaya bölünerek yorumlanmanýn azabýný yaþýyor.

GERÇEK SÝSTEM KURUCU

ÖYLEYSE kimdir hakkýn "Sahibi"? Kimdir, insaný ve kainatý kuþatacak olan? Hangi þuurdur çeliþkisiz bir sistem içinde insana ve kainata düzen verecek olan?

Ýslam, bu sorularý "ALLAH'týr" diye cevaplandýrýyor. "Ýnsaný yaratandýr" onu ferdî varlýðý içinde kavrayan, onun iradesine, þuuruna, maddesine ve ruhuna "þah damarýndan daha yakýn" olarak hükmeden... "Ýnsanlarý yaratandýr" insanýn insanla iliþkilerinin bütün boyutlarýný, açýðý, gizlisi ile bilen, deðerlendiren... "Kainatý yaratandýr" insan-kainat kompozisyonundaki bütün iniþ-çýkýþlarý nizamlayacak olan... ALLAH'týr.

ÝSLÂMIN MANTIÐI

ÝSLAM'ýn mantýðýnda hiçbir tutarsýzlýk bulmak mümkün deðildir. Mesele insaný ve kainatý, ALLAH'ýn varlýðý çevresinde düþünmek veya düþünmemek meselesidir. ALLAH'a inanan için, insana en ideal sistemi, O'nun vaaz edeceðinden baþka tez düþünülemez. Ýnsan için sistem koymaya soyunmak, bir bakýma ilahlýða soyunmaktýr.

Hem inandýðýný söyleyip, hem de insan için beþerî ölçülerde sistem oluþturulacaðýný düþünen kiþide, ya ALLAH inancý tam, saðlýklý bir tarzda oluþmamýþtýr, ya da gerçekten inanmýyordur. ALLAH'a inanan, insan için mutlak doðruyu ALLAH'ýn belirleyeceðine de inanýr. ALLAH'ýn, insaný yaratýp "baþýboþ" býraktýðý inancý, ALLAH inancý ile bir arada bulunamaz. Onun için Ýslam, insanýn yaratýlýþýndan sonuna kadar, insan hayatýný düzenleme hakkýnýn sadece ve sadece ALLAH'a ait olduðunu bildirir.

VAHÝYLE GELENÝN FARKI

ALLAH ise hükmünü vahiyle koyuyor. Hz. Adem'le baþlayýp....... son halkada sevgili peygamberimizde noktalanan bir vahiy zinciriyle... Kur'an'da yer alan peygamber kýssalarýný incelediðimizde, insanlýk tarihinin, ancak vahiy Iþýðýnda gerçekten insanca bir nitelik kazandýðýný görüyoruz. Her peygamber, kendisine rehber olan vahyin ýþýðýnda, "Sünnetullal"a, yani yaratýlýþ kanunlarýna, yani insanýn ve tabiatýn tabiatýna uygun bir hayatýn kavgasýný veriyor. Vahiy çizgisi, insanlýðýn gerçek insanlýk çizgisidir. Yaratýlýþ kanuniyetlerini belirleyen çizgidir. Vahiy çizgisinden saptýkça insan, insanlýk çizgisinden de çýkmýþtýr. Kur'an'da "Geçmiþ milletlere bakýnýz" diye sýk sýk tekrarlanan ihtarlar, vahiy çizgisinden ve tabiatýyla insanlýk çýðýrýndan çýkan topluluklarýn akýbetine dikkat çekerler.

SON ÝZ, KUTLU ÝZ

VAHYÝN ýþýðýný son taþýyan bizim peygamberimiz, bizim sevgili önderimiz hz. Muhammed (sav) (s.a.s.) olmuþtur. ALLAH'ýn insan için belirlediði sistem, onun mübarek elinde insanlýða sunulmuþtur. O Ýslam'dýr. Veda Haccý'nda nazil olan ayeti hatýrlayýnýz. "Bugün size dininizi tamamladým" buyuruyor ALLAH Teala. Vahiyle belirlenen sistem, ideal planda tamamlanmýþtýr. Bundan sonra vahiy çýðýrý ALLAH Rasûlü hz. Muhammed (sav) (s.a.s.)in izidir." ALLAH'ýn Rasûlü'nde sizin için güzel bir örnek vardýr" buyurulurken, ondan sonra gelecek çaðlara kutlu bir iz iþaretlenmiþ olmaktadýr. ALLAH'ýn Rasûlü, kendi hayatlarýnda, bu ilahi nizamý "sahabi" denen kutlu insanlarýn bünyesinde lif lif örmüþ ve kendinden sonra geleceklere vahiy nuruyla þavkýyan bir örnek býrakmýþlardýr. "ALLAH'ýn Rasûlü'nde sizin için güzel bir örnek vardýr." Asýrlarýn içinden ona uzanan eller, ona yönelen gönüller, onu seven kalpler, onun izinden yürüyenler, vahyin bu ýþýðýnýn gönüllerine yansýdýðýný görecekler ve gerçekten insanca bir hayat atmosferinin hazýrlanýþýna yol bulacaklardýr.

ALLAH Teala, Rasûlü ne, "ALLAH'ý seviyorsanýz bana tabi olun" demesini buyuruyor. ALLAH'ýn çizdiði plana uygun bir hayata götürecek iz O'nun izidir. O'na selam olsun. O'na yürekten baðlananlara selam....



AlntAhmed Maraþlý

Yukar git