Haziran 20, 2019, 11:14:04 S
Haberler:

Rahmân olan Allah'a karþý þu size yardým edecek askerleriniz hani kimlerdir? Ýnkârcýlar ancak derin bir gaflet içinde bulunmaktadýrlar. (Mulk -19)

Sandalyede Namaz”ýn arkasýndaki plan ne?

Balatan ,,,, Kasm 08, 2010, 01:36:19 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

,,,

Asla basite alýnmamasý icap eden mühim bir meseleyi üçüncü defadýr ele alýyoruz.
Ýbâdetlerini yerine getirmek için tamamen iyi niyetle tabure ve sandalyede namaz kýlanlarýn bilgisi olmasa da, bu memlekette câmilerin sandalyeyle dolmasý için çýrpýnan art niyetli kimseler varolageldi.
Planlarý þu: Cemaat sandalye ve tabureleri görmeye alýþýp tepki göstermez hale geldikten sonra, sandalye ve tabureleri de kaldýrýp câmilere sabit koltuklar yerleþtirmek. O zaman hiç itiraz olmayacaktýr, çünkü sandalye yerine yumuþak koltukta oturmak daha rahat...
Hasrettin Hoca’nýn, gaga ve bacaklarýný kestiði leyleðe, “Þimdi bir kuþa benzedin” dediði gibi, bu kimseler de câmileri sandalyeyle doldurup, “Þimdi kiliseye benzedin” diyecekleri günü bekliyorlar.
Hiç kimse, “Yok daha neler! O zaman câmilerin câmiliði mi kalýr? O zaman câmiler tamamen kilise gibi olmaz mý!” demesin.
Evet tabii ki olur. Olmaya olur da, olur demeye bile lüzum yok. Çünkü zaten oldu. Bazýlarý büyük paralar harcayarak bu planý gerçekleþtirdiler bile. Hem de gençlere yönelik ve baþkentin göbeðinde.
Milletin tepkisini ölçmek için, adý câmi olan, þimdiye kadar görülmemiþ acâip bir þey yaptýlar. Ýçine de -sandalyeyi býrakýn- sabit koltuklar koydular. Bununla da yetinmeyip, ayný çatý altýnda kilise ve havra (sinagog) bölümü bile yaptýlar. Yani câmi, kilise ve havra ayný çatý altýnda...
Deðerli okuyucular, bu ilk deðil ikinci. Birincisini hatýrlatýp tekrar buna döneyim. Birincisi, 2004’te câmi, kilise ve havra olarak, birbirlerine 3-5 metre mesafede yan yana Antalya Belek’de yapýlmýþ, açýlýþýný da Sayýn Baþbakanýmýz yapmýþtý.
“Çok Dinli” bu ikincisini, YÖK’ün kurucusu ve ilk defa baþörtüsü yasaðýný baþlatmak hizmetinin sahibi(!) olan büyük Müslüman dostu Ýhsan Doðramacý, 2008’de Ankara Bilkent Üniversitesi’nde yaptýrdý.
Ne tepki olacaðýný görmek için ise, içinde kilise ve havra olan ve câmi kýsmýnda koltuklar bulunan bu yapý tamamlanýp açýlýþý için hükümet erkâný ve bürokratlar davet edildi...
“Edilirse edilsin, ne olacak ki?” mi diyorsunuz? “Böyle bir kimsenin yaptýrdýðý câmi-kilise-havra karýþýmlý bir yerin açýlýþýna kim gider? Diye mi düþünüyorsunuz?..
Siz öyle düþünseniz de açýlýþta katýlým patlamasý yaþandý. Gelenler bu yapýyý övdüler de.

Ýþte haberi:

“DOÐRAMACIZÂDE ALÝ PAÞA CÂMÝÝ ÝBÂDETE AÇILDI! CÂMÝDE ÖZEL KOLTUKLU BÖLÜM DÝKKAT ÇEKTÝ.
Câmide düzenlenen Kadir Gecesi programýna Ýhsan Doðramacý’nýn yaný sýra Devlet Bakaný Said Yazýcýoðlu, Ýçiþleri Bakaný Beþir Atalay, Saðlýk Bakaný Recep Akdað, Milli Eðitim Bakaný Hüseyin Çelik, Milli Savunma Bakaný Vecdi Gönül, AK Parti Ýstanbul Milletvekili Abdülkadir Aksu, Elazýð Milletvekili Necati Çetinkaya, Diyanet Ýþleri Baþkaný Ali Bardakoðlu ile RTÜK Baþkaný Zahid Akman da katýldý.
Caminin mimarý Erkut Þahinbaþ’ý da tebrik eden Bardakoðlu, 21. yüzyýlda yeni yeni mimari tarzlara ihtiyaç olduðunu ifade etti. Bardakoðlu, “Buranýn mimarisine uygun þekilde din hizmeti vermeyi arzu ederiz. Elbirliðiyle aksamadan din hizmeti sunarýz” dedi.”

Deðerli okuyucular! Sandalyede kýlýnan namazýn câiz olup olmamasý sadece namaz kýlan kiþiyi ilgilendirir. Ama câmilere sandalye ve tabure doldurulmasý, daha ileride koltuk konulma planý hepimizi ve Ýslamý ilgilendiryor.
a- Tabure, sandalye ve koltuk konulan câmiler açýkça kiliseye benzetilmiþ oluyor. Bazýlarýnýn hedefleri de zaten bu.
b- Câmi ile kilise arasýnda fark kalmayýnca da, Ýslam ile Hýristiyanlýk arasýnda da fark kalmamýþ olacaktýr. Bazýlarýnýn planý da zaten Müslümanlarý bu düþünceye çekmek. Peki mesele onlarýn söyledikleri gibi mi? Bir ALLAH inancýna dayalý Ýslam dini ile üç yaratýcý inancýna dayanan Hýristiyanlýk bir mi?
c- Câmi, kilise ve havrayý yan yana yapmaktaki hedef, Müslümanlarýn zihinlerini diðer dinlere karþý yumuþatmak ve onlarý hak birer dinmiþ gibi göstermektir.
Kimse çýkýp da “Hazreti Musa ve Hazreti Ýsa da peygamberdir. Onlarýn teblið ettiði dinler niçin hak olmasýn!” demeye kalkýþmasýn.
Asýllarý hak olan bu iki dinin, o iki mübârek peygamberle hiç bir alâkasý kalmamýþtýr. Meselâ, Hazreti Ýsa’yý ilah kabul eden Hýristiyanlara Hazreti Ýsa –hâþâ- “Beni ve annemi ilah kabul edin” mi dedi!..
Sandalyede namazýn câiz olup olmadýðýna gelince...
“Her ne þartta ve ne þekilde olursa olsun, sandalyede namaz câiz olmaz” denilemez.
Meselâ tekerlekli sandalyeye mahkum olmuþ bir kardeþimiz kendi durumunu soruyor. Onun hayatý o tekerlekli sandalyede. Ýnemiyor-kalkamýyor, indireni yok-bindireni yok. Bu kardeþimiz namazýný o tekerlekli sandalyede kýlar.
Yerine göre koltukta da namaz câizdir. Þöyle ki: Otobüs, tren ve uçak gibi þehirlerarasý vasýtalarda, koltukta namaz kýlýnabilir. Ama vapurda deðil. Vapurda, baþ dönmesi veya baþka bir engel yoksa ayakta kýlýnmalýdýr...
Zaten ibadet ayý olan mübârek Ramazan da yaklaþtý. Ýbâdetle ilgili bu meseleye gerekirse biraz daha devam edebiliriz...


Ali Eren

MiM

güzel ve faydalý bir yazýydý abim, teþekkürler.

Yukar git