Haziran 25, 2019, 05:51:14
Haberler:

Sonra gözünü, tekrar tekrar çevir bak; göz (aradýðý bozukluðu bulmaktan) âciz ve bitkin halde sana dönecektir. (Mulk -4)

RASÛLULLAH (S.A.V)'I SEVMEK ÝMANDANDIR

Balatan Edeb, Austos 07, 2010, 05:17:55 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

Edeb

RASÛLULLAH (S.A.V)'I SEVMEK ÝMANDANDIR
"Peygamberimizin hadislerini ve bu konuyla ilgili yazýlmýþ kýymetli eserleri çok okumalý¸ ayrýca Yüce Rabbimizi ve Sevgili Habibimizi tanýyan ilim ve gönül ehli kimselerle birlikte olmaya ve onlarýn sohbetlerinden istifade etmeye gayret etmeliyiz."

Bu baþlýk büyük hadis imamý Buhârî'nin meþhur eseri el-Câmiu's-Sahîh'in ikinci bölümü "Kitabu'l-îmân"dan bir bâbýn adýdýr.[1] Aslýnda baþlýkta ifade edilen muhteva¸ bir insanýn Müslüman olduðunu ifade etmek üzere söylemesi gereken kelime-i tevhîd ve kelime-i þehâdet cümlelerinde mevcuttur. Ancak ayný zamanda bir fakîh ve kelâmcý olan büyük muhaddis Buhârî'nin¸ imân-amel münasebetini geniþ bir biçimde ele aldýðý bölümde böyle bir baþlýða yer vermesi çok önemlidir.[2] Çünkü Buhârî¸ kitabýnda koyduðu bâb baþlýklarý ile hadîs-i þerîflerden çýkardýðý hükümlere iþaret etmektedir.

"el-Vedûd"¸ Allah Teâlâ'nýn güzel isimlerinden (el-Esmâü'l-Husnâ) biridir. Çok seven¸ çok sevilen mânâsýna gelen "vedûd"¸ Kur'an-ý Kerim'de iki yerde zikredilmektedir.[3] Birincisinde¸ çok merhametli mânâsýna gelen "Rahîm" sýfatý ile ikincisinde ise¸ çok baðýþlayan anlamýnda "Ðafûr" sýfatý ile birlikte kullanýlmýþtýr. Hatalarý affetme¸ merhametle muamele ve sevgi arasýnda çok açýk bir irtibat mevcuttur.

Þüphesiz Ýslâm inancýnýn temelini Allah ve Peygamber sevgisi oluþturmaktadýr. Çünkü "iman" Allahu Teâlâ'ya (c.c.) ve Rasûlüne (s.a.v) inanmakla baþlar. Ýnanmanýn temelini ise marifet oluþturur. Ýnsan yeterince tanýmadýðý varlýklara tam olarak inanamaz ve baðlanamaz. Bu sebeple Yüce Rabbimizi de Sevgili Peygamberimizi de çok iyi tanýmak ve onlara gerçek bir "iman" ile inanmak¸ her Müslüman için bir mecbûriyettir.

Bizi yoktan var eden Allahu Teâlâ'yý ve Þefkat Peygamberi sevgili Efendimizi tanýma ve anlama konusunda en önemli kaynak Kur'ân-ý Kerîm'dir. Âl-i Ýmrân sûresindeki þu âyet¸ Allah sevgisi ile Peygamber sevgisinin irtibatýný çok net bir biçimde ortaya koymaktadýr: "Rasûlüm de ki¸ eðer Allah'ý seviyorsanýz bana uyunuz ki¸ Allah da sizi sevsin ve günahlarýnýzý baðýþlasýn. Allah çok baðýþlayan ve çok esirgeyendir." [4] Âyet-i kerîmede¸ söz ve davranýþlarýnda Hz. Peygamber'e tâbi olmak¸ Allah'ý sevmenin bir göstergesi ve iþareti olarak kabul edilmektedir. Allahu Teâlâ'yý sevdiði iddiasýnda bulunan bir Müslüman¸ bu iddiasýný ancak tek bir þeyle ortaya koyabilir. O da Peygamber Efendimize uymak ve onun gösterdiði yolda yürümektir.

Peygamberimizi anlatan ve tanýtan Kur'an âyetlerinin sayýsý yüz civarýndadýr. Bu âyetlerden bir kýsmýnda¸ Hz. Peygambere imanýn farz olduðu¸ sevgi¸ saygý gösterilmesi ve itaat edilmesinin mutlak gerekliliði ifade edilmekte¸ bir kýsmýnda ona isyan etmek ve ona eziyet etmek yasaklanmakta¸ bir kýsmýnda ise Rasulullah'a haram ve helal koyma yetkisi verildiðine iþaret edilerek Müslümanlarýn hayatlarýnda onun yaþayýþýný örnek almalarý ve verdiði hükümlerin mutlaka kabul edilmesi gerektiði vurgulanmaktadýr.[5]

Bu âyetlerden bazýlarýna burada yer vermek uygun olacaktýr:

"Allah'a ve Rasûlüne iman edin."[6] "Kim Allah'a e Rasûlüne iman etmezse bilsin ki Biz¸ kafirler için çýlgýn alevli bir ateþ hazýrladýk."[7]

"Peygamber¸ mü'minlere kendi canlarýndan daha yakýn/daha deðerlidir. Peygamberin hanýmlarý da mü'minlerin anneleridir."[8] "Ey iman edenler! Kendinizi¸ Allah'ýn ve Rasûlü'nün önüne geçirmeyin ve Allah'ýn emirlerine tizlikle uyun. Þüphesiz ki Allah her þeyi iþiten ve her þeyi bilendir. Ey iman edenler! Sesinizi¸ Peygamber'in sesinden fazla yükseltmeyin. Peygamberle¸ birbirinize baðýrarak konuþtuðunuz gibi yüksek sesle konuþmayýn; yoksa yaptýðýnýz güzel iþleriniz boþa gider de farkýnda olmazsýnýz.[9]

"Kim Peygambere itaat ederse Allah'a itaat etmiþ olur."[10] "Peygamber size ne verdiyse onu alýn¸ size neyi yasakladýysa ondan da uzak durun."[11]

"Kim Allah'a ve Peygamberine karþý gelir ve Allah'ýn sýnýrlarýný aþarsa¸ onu da Allah¸ içinde sonsuza dek kalacaðý bir ateþe atacaktýr. Onun için alçaltýcý bir azap vardýr."[12] "Allah ve Rasûlünü incitenlere Allah¸ dünyada ve âhirette lanet etmiþ ve onlar için alçaltýcý bir azap hazýrlamýþtýr."[13]

"Onlar¸ yanlarýndaki Tevrat ve Ýncil'de yazýlý bulduklarý ümmî elçiye uyarlar. O Elçi ki¸ onlara iyiliði emreder¸  kötülükten onlarý alýkor; bütün temiz ve güzel þeyleri onlara helâl kýlar¸ her türlü zararlý murdar þeyleri ise onlara yasaklar. Üzerlerindeki aðýr yükü kaldýrýr¸ zor tekliflerini hafifletir. O Peygambere inanýp ona saygý gösteren¸ ona yardým eden ve onunla birlikte gönderilen nûra/Kur'an'a uyanlar yok mu? Ýþte kurtuluþa erenler onlardýr."[14]

"Andolsun ki¸  Allah'ýn Rasûlü'nde Allah'ý ve âhiret gününü uman ve O'nu çok anan sizler için en güzel bir örneklik vardýr."[15]

"Her hangi bir hususta anlaþmazlýða düþerseniz¸ -Allah'a ve âhirete gerçekten inanýyorsanýz- onu Allah'a ve Rasûlüne götürün. (Onlarýn talimatýna göre halledin) Bu¸ hem hayýrlý¸ hem de netice bakýmýndan daha güzeldir."[16]  "Hayýr¸ Rabbin'e andolsun ki¸ aralarýnda çýkan anlaþmazlýk hususunda seni hakem kýlýp¸ sonra da verdiðin hükmü içlerinde hiçbir sýkýntý duymaksýzýn tam mânâsýyla kabullenmedikçe iman etmiþ olmazlar."[17]

Görüldüðü gibi âyetler¸ Hz. Peygamber (s.a.v)in dindeki konumunu ve ona gösterilmesi gereken sevgi ve saygýyý¸ ayrýca bir açýklamaya ihtiyaç býrakmayacak biçimde apaçýk ortaya koymaktadýr.

Ýlk dönem sûfîlerinden Gülâbâdî'nin (v. 380/990) hadisleri þerhettiði önemli eseri Meâni'l-Ahbâr'da yer alan birinci hadiste Efendimiz (s.a.v) þöyle buyurmaktadýr: "Size rýzýk olarak lutfettiði nimetler sebebiyle Allah'ý seviniz. Allahu Teâlâ beni sevdiði için beni de seviniz. Ben kendilerini sevdiðim için de ehl-i beytime muhabbet gösteriniz."[18] Bu hadisi açýklarken Gülâbâdî þunlarý söylemektedir: "Allah (c.c.) size birçok nimetler ihsan etmiþ ve sizi sevmiþtir. Siz de Allahu Teâlâ'nýn size sevgisi sebebiyle Allah'ý sevdiniz. Kullar kendisini sevmeden kendisinin onlarý sevdiðini Allah (c.c) haber vermektedir.[19] Sonra da Allah beni sevmiþ¸ sizin kalbinize de benim muhabbetimi koymuþtur. Böylece sizler de beni seviyorsunuz."[20]

Muhaddis sûfî Gülâbâdî'nin bu açýklamalarý¸ kulun sevgisinde Allahu Teâlâ'nýn takdiri ve yönlendirmesinin önemini ortaya koymaktadýr. Þüphesiz gönlümüzdeki sevgiyi yaratan da O'dur¸ Allah ve Rasûlünü sevdiren de O'dur. Peygamber Efendimiz Allah'a þu cümlelerle dua etmektedir: "Ey Allah'ým¸ Seni sevmeyi¸ Seni sevenlere muhabbet etmeyi ve zatýnýn sevgisine yaklaþtýran amellerin sevgisini bana ihsan eyle."[21]   

Her þeyin baþý olan iman¸ Allah ve Rasûlü'ne gönülden inanmakla beraber O'nlarý katýþýksýz bir sevgi ile sevmekle gerçekleþeceðine göre; hepimiz¸ Allahu Teâlâ ve Yüce Peygamberimizi en yüksek seviyede tanýmak¸ onlara olan imanýmýzý¸ baðlýlýðýmýzý ve muhabbetimizi daima pekiþtirmek ve Kur'an ve Sünnet yolunda hayatýmýzý sürdürmek için bütün gücümüzle çalýþmakla vazifeliyiz. Bunu gerçekleþtirebilmek için ise¸ Kur'ân-ý Kerim'i¸ Peygamberimizin hadislerini ve bu konuyla ilgili yazýlmýþ kýymetli eserleri çok okumalý¸  ayrýca Yüce Rabbimizi ve Sevgili Habibimizi tanýyan ilim ve gönül ehli kimselerle birlikte olmaya ve onlarýn sohbetlerinden istifade etmeye gayret etmeliyiz.

 



[1] Buhârî¸ Îmân¸ 8.

[2] Buhârî'nin hayatý ve görüþleri için bakýnýz¸ M. Mustafa el-A'zamî¸ Yusuf  Þevki Yavuz¸ Salim Öðüt¸ "Buhârî"¸  DÝA¸ VI¸ 368-376.

[3] 11/Hûd ¸ 90; 85/Bürûc¸ 14.

[4] 3/Âl-i Ýmrân¸ 31

[5]Bu âyetlerin toplu bir deðerlendirmesi için bkz.¸ Mevlüt Güngör¸ "Kur'ân'ýn Hz. Peygamber'in Sünnetine Verdiði Deðer"¸ Sünnetin Dindeki Yeri¸ Ýslami Ýlimler Araþtýrma Vakfý Tartýþmalý Ýlmi Toplantýlar Dizisi¸ Ensar Neþriyat¸ Ýstanbul¸ 1997¸ 57-80.

[6] 7/A'râf¸ 158

[7] 48/Fetih¸ 13

[8] 33/Ahzâb¸ 6

[9] 49/Hucurât¸ 1-2

[10] 4/Nis⸠80

[11] 59/Haþr¸ 7

[12] 4/Nisâ 14

[13] 33/Ahzâb¸ 57

[14]  7/A'râf¸ 157

[15] 33/Ahzâb¸ 21

[16] 4/Nis⸠59

[17] 4/Nis⸠65

[18] Tirmizî¸ Menâkýb¸ 32; Hâkim¸ el � Müstedrek¸ III¸ 162.

[19] Maide¸ 5/54

[20] Ebû Bekir Muhammed ibn Ýshak Gülâbâdî¸ Maâni'l-Ahbâr/Bahru'l-Fevâid¸ -Ýlk 80 Varak- thk.¸ Fikret Karapýnar¸ 1. bs.¸ Konya¸ 1999¸ 2-3.     

[21] Tirmizî¸ Sünen¸Tefsir¸ 37. sûre¸ 4; Ahmed ibn Hanbel¸ Müsned¸ IV¸ 243.
GÜL GÝBÝ OL...GÜL GÝBÝ KOK...GÜL GÝBÝ GÜL...GÜL GÝBÝ GEL...

Beni Bende Demen..

Ben Bende Deðilem..

Bir Ben Vardýr..Bende Benden Ýçerü..

Yukar git