Haziran 19, 2019, 06:57:04 S
Haberler:

Ve: Þayet kulak vermiþ veya aklýmýzý kullanmýþ olsaydýk, (þimdi) þu alevli cehennemin mahkûmlarý arasýnda olmazdýk! diye ilâve ederler. (Mulk -10)

Bir Gönül Ýnsaný Portresi...

Balatan HAdeKa, Temmuz 13, 2010, 06:50:23 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

HAdeKa

Gönül insaný, ufku, inancý ve davranýþlarýyla tam bir ruh ve mânâ kahramanýdýr. Onun derinlik ve enginliði, bilgi ve müktesebâtýyla deðil; gönül zenginliði, ruh saffeti ve Hak'ka kurbeti itibarýyladýr. Ona göre, bilgi adýna ortaya atýlan ilimlerin kýymeti, insaný hakikate ulaþtýrmada rehberliði ölçüsündedir ve yine ona göre, varlýk, eþya ve insan gerçeðini anlamamýza yardým etmeyen malûmatýn ve hele, pratik yararý olmayan nazarî bilgilerin hiç mi hiç önemi yoktur.

Gönül insaný, kalbî ve rûhî hayata programlý, maddî-manevî bütün kirlerden uzak durmaya kararlý, cismanî ve bedenî isteklere karþý her zaman teyakkuzda; kin, nefret, hýrs, hased, bencillik ve þehvet gibi hastalýklarla mücadele azmiyle gerilmiþ tam bir tevazû ve mahviyet âbidesidir. O her zaman hakký tutup kaldýrma peþinde; mülk ve melekût âlemiyle alâkalý duyup hissettiklerini baþkalarýna duyurma iþtiyakýyla yanýp tutuþan bir diðergâm, olabildiðine sabýrlý ve temkinli; konuþup gürültü çýkarmadan daha çok, inandýklarýný yaþayan, yaþadýklarýyla baþkalarýna da örnek olan bir iman ve aksiyon insanýdýr: o, dur-durak bilmeden sürekli koþar.. Hak'ka yürüyenlere yürümenin âdâbýný öðretir.. iç dünyasý itibarýyla her zaman ocaklar gibi cayýr cayýr yanar ve yanarken de asla gam izhar eylemez; eyleyip aðyârý âhýna âgâh kýlmayý düþünmez.. her zaman içten içe yanar ve kendine sýðýnanlarýn ruhlarýna hararet üfler.

Gönül insanýnýn hedefinde hep öteler tüllenir durur. O, Hak rýzasýna baðlanmýþ, sürekli ilerleyen ve sürekli mesafelerle yaka paça olan öyle bir iman insanýdýr ki, matlûbuna ulaþacaðý ana kadar hep bir küheylan gibi koþar; koþarken de herhangi bir beklentiye girmez.

Gönül insaný, öylesine içten bir hakikat eridir ki, oturup kalkar sürekli yeryüzünde hakký ikame etmeyi düþünür ve onun hatýrý söz konusu olduðunda da rahatlýkla bütün arzularýndan, isteklerinden vazgeçebilir. O, herkese sinesini açar, herkesi þefkatle kucaklar ve toplum içinde hep bir siyanet meleði görüntüsü sergiler. Ne var ki, Allah'tan baþka kimseden de bir þey beklemez. Tavýrlarý, davranýþlarý itibarýyla herkesle uyum içinde olmaya çalýþýr; hiç kimseyle cedelleþmez, hiç kimseye karþý düþmanlýk beslemez. Zaman zaman kendi içtihadlarý, kendi düþünceleri ve kendi mesleðine, meþrebine göre bir kýsým tercihlerde bulunsa da, kat'iyen baþkalarýyla rekabete, sürtüþmeye girmez. Aksine, dini, ülkesi, ülküsü adýna hizmet eden hemen herkesi sever.. bütün olumlu faaliyetlerinden ötürü herkesi alkýþlar.. alkýþlar ve hem onlarýn anlayýþlarýna hem de konumlarýna saygýlý kalmaya alabildiðine itina gösterir.

Gönül insaný, kendi gayret ve aktivitelerinin yanýnda, Cenab-ý Hak'kýn tevfik ve inayetine de fevkalâde önem verir.. her hareketinde tevfike mazhar olma yollarýný araþtýrýr.. Kur'ân'da, Allah'ýn inayetine vesile sayýlan birliðe-beraberliðe olaðanüstü ihtimam gösterir.. hareket çizgisi doðru olan hemen herkesle müþterek bir iþ yapmaya koþar.. dahasý, böylesine bir vifak anlayýþý adýna çok defa kendine raðmen bir yol izler. Birlikte rahmet olduðunu, ihtilaf ve iftirakla bir yere varýlamayacaðýný düþünür, alabileceði herkesin himmetini yanýna alýr ve hep ilâhî inayet saðanaklarýna açýk durmaya çalýþýr.

Gönül insaný, bir Hak âþýðý ve Hak rýzasý sevdalýsýdýr. Nerede ve hangi þartlar altýnda olursa olsun bütün hareketlerini O'nun hoþnutluðuna baðlar.. O'nu memnun etme yolunda ölesiye bir hýrs gösterir.. ve böyle bir hedefe ulaþmak için de bütün varýný feda edebilir, dünyevî-uhrevî her þeyden vazgeçebilir. Gönül insanýnýn düþünce dünyasýnda "benim yapmam", "benim baþarmam", "benim sonuçlandýrmam".. gibi merdud mülâhazalarýn asla yeri yoktur. O, yerine getirilmesi gerekli olan þeyleri kim yaparsa yapsýn, kendi yapmýþ gibi memnun olur, onlarýn baþarýlarýný kendi baþarýlarý sayar ve arkalarýnda yürür.. öncülük yapma þeref ve payesini de onlara býrakýr. Dahasý, iman ve insanlýða hizmet yolunda baþkalarýnýn kendinden daha baþarýlý, daha liyakatli olabileceklerini düþünerek, onlara daha rahat hareket etme ortamý hazýrlar; sonra da bir adým geriye çekilip, "insanlardan bir insan olarak" yoluna devam eder.

Gönül insaný, her zaman kendiyle yaka-paça ve kendi ayýplarýyla meþgul bulunduðundan kimsenin eksiðiyle-gediðiyle uðraþamaz/uðraþmaz. Baþkalarýyla uðraþmak bir yana, her fýrsatta iyi bir insan olma örneði sergileyerek, onlarý daha yüksek ufuklara yönlendirir ve herkese bir hüsn-ü misal olur: Ýnsanlarýn ayýplarýna kusurlarýna göz yumar.. onlarýn olumsuz tavýrlarýna tebessümle karþýlýk verir, kötülüklerini iyilikle savar ve elli defa rencide edilse de, bir kerecik olsun kimseyi kýrmayý düþünmez.

Gönül insaný, hayatýný iman-ý kâmil yörüngeli ve ihlas donanýmlý yaþamayý en birinci mesele bilip, duygularý, düþünceleri ve davranýþlarý itibarýyla öylesine Hak rýzasýna kilitlenmiþ bir hakikat eridir ki, bütün dünya ve "mâsivâ"yý ona verseniz, yine de onu kat'iyen hedefinden döndüremezsiniz; hattâ cennetlerle bile ona yol ve yön deðiþtirtemezsiniz.

Gönül insaný, ayný yolda yürüyüp, ayný mefkûreyi paylaþanlarla asla rekabete girmez.. onlara karþý kat'iyen kýskançlýk duymaz.. aksine, onlarýn noksanlarýný giderir, eksiklerini tamamlar.. ve onlara karþý hareketlerinde hep bir vücudun uzuvlarýndan herhangi bir organmýþ gibi davranýr: Tam bir îsar rûhuyla, makam, mansýp, paye, þöhret, nüfûz, müessiriyet.. gibi maddî-manevî hemen her konuda yol arkadaþlarýný öne çýkarýr ve kendi gerilerden gerilere çekilerek onlarýn baþarýlarýnýn dellalý gibi davranýr, mazhariyetlerini alkýþlar ve muvaffakiyetlerini de bir bayram sevinciyle karþýlar.

Gönül insaný, çok defa kendi yol ve yöntemine baðlý kalýp bütün faaliyetlerini þahsî mizaç ve mezaký çizgisinde götürse de, baþkalarýnýn düþünce ve hareketlerine karþý hep saygýlý kalmaya çalýþýr.. paylaþmaya, beraber yaþamaya açýk durur.. oturur kalkar ayný mefkûre insanlarýyla müþterek hareket etme yollarýný araþtýrýr.. müþterek projeler geliþtirir.. ve "ben" yerine "biz"i ikame etme gayreti gösterir.. dahasý, baþkalarýnýn mutluluðu yolunda rahatlýkla kendi saadetini feda edebilir.. ve bunlarý yaparken de kimseden herhangi bir teveccüh beklemez.. hattâ böyle bir beklentiye girmeyi kendi hesabýna bir sukût sayar; sayar da, yýlandan-çýyandan kaçtýðý gibi önde görünmekten, namdan-þandan kaçar ve unutulma murakabesine dalar.

Gönül insaný, kimseye tecavüz etmez, saldýrýya saldýrýyla mukabelede bulunmaz. En kritik durumlarda bile hep "îtidâl-i dem"le hareket eder ve ne olursa olsun, bir gönül eri olmanýn gereklerini tamý tamýna yerine getirmekten asla geri durmaz. Her zaman fenalýklara karþý iyilikle mukabelede bulunur.. kötülükleri kötülerin iþi sayar ve bir iyilik âbidesi gibi davranýr.

Gönül insaný, hayatýný Kur'ân ve Sünnet çizgisinde Hak dostluðu (vilâyet), takva, azimet ve ihsan þuuru çerçevesinde yaþar.. benlik, gurur, þöhret gibi kalbi öldüren hislere karþý sürekli tetikte bulunur.. kendine nisbet edilen güzellikleri "her þey O'ndan" deyip gerçek Sahibi'ne verir.. iradeye vâbeste iþlerde de her zaman "ben"den kaçar, "biz"e sýðýnýr.

Gönül insaný, hiç kimseden korkmaz. Hiç bir hâdise karþýsýnda telâþa kapýlmaz; "Allah'a dayanýr, sa'ye sarýlýr, tevfîke râm olur" ve doðru bildiði þeylerden asla geriye durmaz..

Gönül insaný, kimseye gücenmez; hele Hak'ka dilbeste olanlara kat'iyen kýrýlmaz. Yol arkadaþlarýný herhangi bir fenalýk içinde gördüðünde onlardan uzaklaþmaz.. perdeyi yýrtmaz.. onlarý utandýrmaz; utandýrmak bir yana, böyle bir fenalýðý gördüðünden ötürü büyük bir hata iþlemiþ gibi kendini kýnar ve kendine sorular yöneltir.

Gönül insaný, mü'minlerin farklý yorumlara açýk tavýrlarýndan dolayý onlar hakkýnda sû-i zanda bulunmadan kaçýnýr; görüp duyduðu þeylere iyi yorumlar getirir ve kat'iyen olumsuz mülâhazalara girmez.

Gönül insaný, hareket ve faaliyetlerini, bu dünyanýn bir ücret yeri deðil de, bir hizmet mahalli olduðu mülâhazasýna baðlar.. ve her zaman memur bulunduðu sorumluluklarý fevkalâde bir disiplin içinde yerine getirir.. netice ve sonuçla meþgul olmayý da Hak'ka karþý bir saygýsýzlýk sayar. O, dine, imana ve insanlýða hizmeti, Hak rýzasý yolunda en büyük bir vazife bilir ve ne kadar büyük iþler baþarsa da, bundan nefsi adýna maddî-manevî herhangi bir pâye çýkarmayý hiç mi hiç düþünmez.

Gönül insaný, ne düzeninin bozulmasýndan ye'se düþer, ne de bütün insanlarýn ona karþý olmasýndan dolayý sarsýntý yaþar.. "bu dünya, darýlma dünyasý deðil, bir dayanma âlemidir" diyerek diþini sýkar, sabreder, maruz kaldýðý durumlardan kurtulmak için de alternatif çýkýþ yollarý arar ve en kritik anlarda dahi deðiþik stratejiler üreterek hep azm u ikdamda bulunur. Ýnsanî deðerlerin hor görüldüðü, dînî düþüncede kýrýlmalarýn yaþandýðý, her taraf baþý boþlarýn gürültüleriyle inlediði günümüzde, baþka bir þeye deðil, bu kabil gönül insanlarýna hem de hava kadar, su kadar ihtiyacýmýz olduðunu bir kere daha hatýrlatýp bu faslý da noktalayalým.


"Tutalým ki Dikenim.. Hem de Kötü Bir Diken.. Ama Nihayetinde GüLLerLe Bir Aradayým…" [Hz. Mevlana]

Yukar git