Haziran 17, 2019, 08:46:28 ÖÖ
Haberler:

O, gökleri görebildiðiniz bir direk olmaksýzýn yarattý, sizi sarsmasýn diye yere de ulu daðlar koydu ve orada her çeþit canlýyý yaydý. Biz gökyüzünden su indirip, orada her faydalý nebattan çift çift bitirdik. (Lokman -10)

KUR'Ă‚N-I KERĂťM’DE YAHUDĂť KARAKTERLERĂť

Baţlatan MiM, Temmuz 07, 2010, 10:33:32 ÖÖ

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

MiM

KUR''Ă‚N-I KERĂťM’DE YAHUDĂť KARAKTERLERĂť

Kurân-Ă˝ Kerim, muhtelif âyetlerle Yahudilerin karakterlerini ortaya koymuĂľ, ahlâkĂ® bozukluklarĂ˝nĂ˝ tĂĽm insanlara ilan etmiĂľtir.  Onlara vermiĂľ olduĂ°u nimetleri saymýþ ve bu nimetlere karþý onlarĂ˝n nankörlĂĽklerini beyan etmiĂľtir.  “Andolsun biz, ĂťsrâiloĂ°ullarĂ˝na kitap, hĂĽkĂĽmranlĂ˝k ve peygamberlik verdik; onlarĂ˝ gĂĽzel ve temiz yiyeceklerle rĂ˝zĂ˝klandĂ˝rdĂ˝k ve onlarĂ˝ (dönemlerinde) âlemlere ĂĽstĂĽn kĂ˝ldĂ˝k ”(el-Câsiye, 45/16)

Bu ve muhtelif âyetlerde zikredilen “âlemlere ĂĽstĂĽnlĂĽk” vasfĂ˝, âlimlerin ittifakĂ˝yla kĂ˝yamete kadar devam edecek olan bir özellik olmayĂ˝p, sadece kendi zamanlarĂ˝na mĂĽnhasĂ˝rdĂ˝r.  Zira onlar, kendilerine verilen bu ve diĂ°er birçok bĂĽyĂĽk nimetin kadrini bilemediler.  ALLAH’a ve peygamberlerine isyan etmek, hatta hoĂľlarĂ˝na gitmeyenleri öldĂĽrmek suretiyle ALLAH’Ă˝n gazabĂ˝na ve lanetine duçar oldular.

Suretleri maymun ve domuz suretlerine çevrildi ve âlemlere ĂĽstĂĽn olma vasfĂ˝nĂ˝ kaybettiler.  Hatta bu vasfĂ˝ kaybetmekle kalmayĂ˝p, zillet ve dĂĽĂľkĂĽnlĂĽk vasĂ˝flarĂ˝na bĂĽrĂĽndĂĽler.  “De ki: ALLAH katĂ˝nda cezasĂ˝ bundan daha kötĂĽ olanlarĂ˝ size haber vereyim mi? Onlar, ALLAH’Ă˝n lanetlediĂ°i ve gazabĂ˝na uĂ°rattýðý, içlerinden maymunlar ve domuzlar çýkardýðý kimseler ile Ăľeytanlara tapan kimselerdir.  Ýþte bunlarĂ˝n yeri daha kötĂĽdĂĽr ve onlar doĂ°ru yoldan daha çok sapmýþlardĂ˝r.(el-Mâide, 5/60)

Yahudilerin, Kur’an-Ă˝ kerim’de zikredilen kötĂĽ ahlâklarĂ˝nĂ˝ ve bu ahlâklara delalet eden âyetleri kĂ˝saca þöyle sĂ˝ralayabiliriz:

1.  ALLAH (c c )’ya yalan söz isnat edip iftira etmeleri:
“…Onlar, bile bile ALLAH'a karþý yalan söylerler. ”(Ă‚l-i Ăťmrân, 3/75)

“ALLAH, ‘Þüphesiz ALLAH fakirdir, biz zenginiz ’ diyenlerin sözĂĽnĂĽ elbette duydu…”(Ă‚l-i Ăťmrân, 3/181)
“(Bir de) Yahudiler ve Hristiyanlar, ‘Biz ALLAH’Ă˝n oĂ°ullarĂ˝ ve sevgili kullarĂ˝yĂ˝z’ dediler  De ki, ‘Ă–yleyse (ALLAH) size neden gĂĽnahlarĂ˝nĂ˝z sebebiyle azap ediyor? HayĂ˝r, siz de O’nun yarattĂ˝klarĂ˝ndan bir beĂľersiniz ’…”(el-Mâide, 5/18)
“Bir de Yahudiler, ‘ALLAH’Ă˝n eli baĂ°lĂ˝dĂ˝r (cimridir)’ dediler.  Hay kendi elleri baĂ°lanasĂ˝ ve söylediklerinden ötĂĽrĂĽ lanete uĂ°rayasĂ˝calar! HayĂ˝r, onun iki eli de açýktĂ˝r, dilediĂ°i gibi verir…”(el-Mâide, 5/64)

2.  Yalan sözleri dinlemeyi sevmeleri:
“Ey Peygamber! Kalpten inanmadĂ˝klarĂ˝ halde aĂ°Ă˝zlarĂ˝yla “ĂťnandĂ˝k” diyenler (mĂĽnafĂ˝klar) ile Yahudilerden, kĂĽfĂĽrde yarýþanlar seni ĂĽzmesin.  Onlar, (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler, sana gelmeyen bir topluluk hesabĂ˝na dinlerler…”(el-Mâide, 5/41)
“Onlar, yalanĂ˝ çok dinleyen, haramĂ˝ çok yiyenlerdir…”(el-Mâide, 5/42)

3.  ALLAH karþý isyanlarĂ˝, inat ve haddi aĂľmalarĂ˝:
“Ýþte, verdikleri sözlerini bozmalarĂ˝ sebebiyledir ki onlarĂ˝ lanetledik, kalplerini de kaskatĂ˝ kĂ˝ldĂ˝k.  Kelimeleri yerlerinden kaydĂ˝rarak (tahrif edip) deĂ°iĂľtiriyorlar.  AkĂ˝llarĂ˝ndan çýkarmamalarĂ˝ istenen Ăľeylerden önemli bir kĂ˝smĂ˝nĂ˝ da unuttular.  (Ey Muhammed!) Ýçlerinden pek azĂ˝ hariç, onlarĂ˝n daima bir hainliĂ°ini görĂĽyorsun.  Yine de sen onlarĂ˝ affet ve aldĂ˝rýþ etme.  ÇünkĂĽ ALLAH iyilik yapanlarĂ˝ sever. ”(el-Mâide, 5/13)

4.  Peygamberlerine karþý isyanlarĂ˝, inat ve haddi aĂľmalarĂ˝:
“Hani siz, ‘Ey Musa! Biz ALLAH’Ă˝ açýktan açýða görmedikçe sana asla inanmayĂ˝z’ demiĂľtiniz.  Bunun ĂĽzerine siz bakĂ˝p dururken sizi yĂ˝ldĂ˝rĂ˝m çarpmýþtĂ˝. ”(el-Bakara, 2/55)
“Dediler ki: Ey Musa! Onlar orada bulundukça biz oraya asla girmeyeceĂ°iz.  Sen ve Rabbin gidin, onlarla savaþýn  Biz burada oturacaĂ°Ă˝z ”(el-Mâide, 5/24)
“Andolsun, ĂťsrâiloĂ°ullarĂ˝ndan saĂ°lam söz almýþ ve onlara peygamberler göndermiĂľtik.  Fakat her ne zaman bir Peygamber onlara canlarĂ˝nĂ˝n hoĂľlanmadýðý bir hĂĽkmĂĽ getirdiyse; onlardan bir kĂ˝smĂ˝nĂ˝ yalanladĂ˝lar, bir kĂ˝smĂ˝nĂ˝ da öldĂĽrdĂĽler. ”(el-Mâide, 5/70)

5.  BĂĽyĂĽklenme, gösteriĂľ, cidal ve emre itaatsizlikleri:
“Bizim için Rabbine dua et de onun nasĂ˝l bir sýðýr olduĂ°unu bize açýklasĂ˝n.  ÇünkĂĽ sýðýrlar, bizce, birbirlerine benzemektedir.  Ama ALLAH dilerse elbet buluruz, dediler. ”(el-Bakara, 2/70)
“Peygamberleri onlara, ‘ALLAH size TâlĂ»t’u hĂĽkĂĽmdar olarak gönderdi ’ dedi.  Onlar, ‘O bizim ĂĽzerimize nasĂ˝l hĂĽkĂĽmdar olabilir? Biz hĂĽkĂĽmdarlýða ondan daha lâyýðýz.  Ona zenginlik de verilmemiĂľtir ’ dediler…”(el-Bakara, 2/247)

6.  HakkĂ˝ gizleyip söylememe ve halkĂ˝ dalalete sevk etme:
“HakkĂ˝ batĂ˝lla karýþtĂ˝rĂ˝p da bile bile hakkĂ˝ gizlemeyin ”(el-Bakara, 2/42)
“Onlardan (Kitap ehlinden) bir grup var ki, Kitap'tan olmadýðý halde Kitap'tan sanasĂ˝nĂ˝z diye (okuduklarĂ˝) Kitap’tanmýþ gibi dillerini eĂ°ip bĂĽkerler ve ‘Bu, ALLAH katĂ˝ndandĂ˝r ’ derler.  Hâlbuki o, ALLAH katĂ˝ndan deĂ°ildir.  Bile bile ALLAH'a karþý yalan söylerler ”(Ă‚l-i Ăťmrân, 3/78)

7.  MĂĽnafĂ˝klĂ˝kla vasfolunmalarĂ˝:
“Ăťman edenlerle karþýlaĂľtĂ˝klarĂ˝ zaman, ‘ĂťnandĂ˝k’ derler  Fakat ĂľeytanlarĂ˝yla (mĂĽnafĂ˝k dostlarĂ˝yla) yalnĂ˝z kaldĂ˝klarĂ˝ zaman, ‘Þüphesiz, biz sizinle beraberiz.  Biz ancak onlarla alay ediyoruz’ derler. ”(el-Bakara, 2/14)

8.  ĂžahsĂ® menfaatlerini ve çýkarlarĂ˝nĂ˝ hep ön planda tutmalarĂ˝:
“…Size her hangi bir peygamber, canĂ˝nĂ˝zĂ˝n istemediĂ°i istikamette bir Ăľey getirdikçe, kibirlenip (onlarĂ˝n) bir kĂ˝smĂ˝nĂ˝ yalanlayĂ˝p bir kĂ˝smĂ˝nĂ˝ da öldĂĽrmediniz mi?”(el-Bakara, 2/87)
“Kitap ehlinden öylesi vardĂ˝r ki, ona yĂĽklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder.  Fakat onlardan öylesi de vardĂ˝r ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadĂ˝kça onu sana iade etmez   ”(Ă‚l-i Ăťmrân, 3/75)

9.  ĂťnsanlarĂ˝n iyiliĂ°ini deĂ°il, kötĂĽlĂĽĂ°ĂĽnĂĽ ve fesadĂ˝nĂ˝ istemeleri:
“Kitap ehlinden birçoĂ°u, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kĂ˝skançlĂ˝ktan ötĂĽrĂĽ sizi, imanĂ˝nĂ˝zdan sonra kĂĽfre döndĂĽrmek isterler…”(el-Bakara, 2/109)

10.  Haset ve çekememezlik:
“Size bir iyilik dokunursa, bu onlarĂ˝ ĂĽzer  BaþýnĂ˝za bir kötĂĽlĂĽk gelse, ona sevinirler.  EĂ°er siz sabĂ˝rlĂ˝ olur ALLAH’a karþý gelmekten sakĂ˝nĂ˝rsanĂ˝z onlarĂ˝n hileleri size hiç bir zarar vermez.  ÇünkĂĽ ALLAH onlarĂ˝n iĂľlediklerini kuĂľatmýþtĂ˝r ”(Ă‚l-i Ăťmrân, 3/120)

“Yoksa insanlarĂ˝; ALLAH'Ă˝n lĂĽtfĂĽnden kendilerine verdiĂ°i Ăľey dolayĂ˝sĂ˝yla kĂ˝skanĂ˝yorlar mĂ˝? Þüphesiz biz, Ăťbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermiĂľizdir.  Onlara bĂĽyĂĽk bir hĂĽkĂĽmranlĂ˝k da vermiĂľtik. ”(en-Nisâ, 4/54)

11.  Kibir ve bĂĽyĂĽklenmeleri:
“(Bir de) Yahudiler ve Hristiyanlar, ‘Biz ALLAH’Ă˝n oĂ°ullarĂ˝ ve sevgili kullarĂ˝yĂ˝z ’ dediler.  De ki, Ă–yleyse (ALLAH) size neden gĂĽnahlarĂ˝nĂ˝z sebebiyle azap ediyor? HayĂ˝r, siz de O’nun yarattĂ˝klarĂ˝ndan bir beĂľersiniz. ”(el-Mâide, 5/18)
“Kendilerini temize çýkaranlarĂ˝ görmedin mi? HayĂ˝r! ALLAH dilediĂ°ini temize çýkarĂ˝r ve kendilerine kĂ˝l kadar zulmedilmez. ”(en-Nisâ, 4/49)
“…Bu da onlarĂ˝n, ‘Ăśmmilere karþý (yaptĂ˝klarĂ˝mĂ˝zdan) bize vebal yoktur ’ demelerinden dolayĂ˝dĂ˝r.  Onlar, bile bile ALLAH'a karþý yalan söylerler. ”(Ă‚l-i Ăťmrân, 3/75)

12.  SömĂĽrgecilik ve fĂ˝rsatçýlĂ˝k:
“Yahudilerin yaptĂ˝klarĂ˝ zulĂĽm ve birçok kimseyi ALLAH yolundan alĂ˝koymalarĂ˝, kendilerine yasaklanmýþ olduĂ°u halde faiz almalarĂ˝, insanlarĂ˝n mallarĂ˝nĂ˝ haksĂ˝z yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helal kĂ˝lĂ˝nmýþ temiz ve hoĂľ Ăľeyleri onlara haram kĂ˝ldĂ˝k.  Ýçlerinden inkâr edenlere de acĂ˝ bir azap hazĂ˝rladĂ˝k. ”(en-Nisâ, 4/161)

13.  Hitapta edepsizlikleri:
“Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydĂ˝rĂ˝p) tahrif ederek onlarĂ˝ anlamlarĂ˝ndan uzaklaĂľtĂ˝rĂ˝rlar.  Dillerini eĂ°ip bĂĽkerek ve dine saldĂ˝rarak ‘Ýþittik, karþý geldik; iĂľit, iĂľitmez olasĂ˝! Râ’inâ’ derler  Hâlbuki onlar, ‘Ýþittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak!’ deselerdi bu kendileri için daha hayĂ˝rlĂ˝ olurdu.  Fakat ALLAH, kĂĽfĂĽrleri yĂĽzĂĽnden kendilerini lânetlemiĂľtir.  Bu yĂĽzden pek az iman ederler. ”(en-Nisâ, 4/46)

14.  Kolayca cana kĂ˝ymalarĂ˝:
“…Böylece zillet ve yoksulluk onlarĂ˝ kapladĂ˝  Onlar, ALLAH’Ă˝n gazabĂ˝na uĂ°radĂ˝lar.  Bunun sebebi, onlarĂ˝n; ALLAH’Ă˝n âyetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksĂ˝z yere öldĂĽrĂĽyor olmalarĂ˝ idi.  BĂĽtĂĽn bunlarĂ˝n sebebi ise isyan etmek ve aþýrĂ˝ gitmekte oluĂľlarĂ˝ydĂ˝. ”(el-Bakara, 2/61)

15.  DuygularĂ˝nĂ˝n körleĂľmiĂľ, kalplerinin katĂ˝laĂľmýþ olmasĂ˝:
“Sonra bunun ardĂ˝ndan kalpleriniz yine katĂ˝laĂľtĂ˝, taĂľ gibi; hatta daha katĂ˝ oldu.  ÇünkĂĽ taĂľ vardĂ˝r ki içinden Ă˝rmaklar fýþkĂ˝rĂ˝r.  TaĂľ vardĂ˝r ki yarĂ˝lĂ˝r da içinden sular çýkar.  TaĂľ da vardĂ˝r ki ALLAH korkusuyla (yerinden kopup) dĂĽĂľer.  ALLAH yaptĂ˝klarĂ˝nĂ˝zdan hiçbir zaman habersiz deĂ°ildir. ”(el-Bakara, 2/74)

16.  AntlaĂľmalara ve verdikleri sözlere ihanetleri:
“Onlar ne zaman bir antlaĂľma yaptĂ˝larsa içlerinden bir takĂ˝mĂ˝ o antlaĂľmayĂ˝ bozmadĂ˝ mĂ˝? Zaten onlarĂ˝n çoĂ°u iman etmez. ”(el-Bakara, 2/100)

17.  Vicdan ve hissiyatlarĂ˝nĂ˝n ölmĂĽĂľ olmasĂ˝:
“Ýþledikleri herhangi bir kötĂĽlĂĽkten birbirlerini vazgeçirmeye çalýþmazlardĂ˝.  Yapmakta olduklarĂ˝ ne kötĂĽydĂĽ!”(el-Mâide, 5/79-80)

18.  Verilen emirlere hileyle karþý gelmeleri:
“(Ey Muhammed!) Onlara, deniz kĂ˝yĂ˝sĂ˝nda bulunan kent halkĂ˝nĂ˝n durumunu sor.  Hani onlar Cumartesi (yasaĂ°Ă˝) konusunda haddi aþýyorlardĂ˝.  Zira tatil yaptĂ˝klarĂ˝ Cumartesi gĂĽnĂĽ balĂ˝klar onlara akĂ˝n akĂ˝n geliyor, tatil yapmadĂ˝klarĂ˝ (diĂ°er) gĂĽnlerde ise gelmiyorlardĂ˝.  Ýþte onlarĂ˝ yoldan çýkmalarĂ˝ sebebiyle böyle imtihan ediyorduk. ”(el-A’râf, 7/163)

19.  Korkak olmalarĂ˝:
“OnlarĂ˝n kalplerinde size karþý duyduklarĂ˝ korku, ALLAH’a karþý duyduklarĂ˝ korkudan daha baskĂ˝ndĂ˝r.  Bu onlarĂ˝n anlamaz bir toplum olmalarĂ˝ sebebiyledir.  Onlar mĂĽstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasĂ˝nda olmadan sizinle toplu halde savaĂľmazlar.  Kendi aralarĂ˝ndaki çekiĂľmeleri Ăľiddetlidir.  Sen onlarĂ˝ toplu sanĂ˝rsĂ˝n.  Hâlbuki kalpleri darmadaĂ°Ă˝nĂ˝ktĂ˝r.  Bu, onlarĂ˝n akĂ˝llarĂ˝ ermez bir topluluk olmalarĂ˝ndandĂ˝r. ”(el-HaĂľr, 59/13-14)
“Andolsun, sen onlarĂ˝n, yaĂľamaya, bĂĽtĂĽn insanlardan; hatta ALLAH’a ortak koĂľanlardan bile daha dĂĽĂľkĂĽn olduklarĂ˝nĂ˝ görĂĽrsĂĽn.  OnlarĂ˝n her biri bin yĂ˝l yaĂľamak ister.  Hâlbuki uzun yaĂľamak onlarĂ˝ azaptan kurtaracak deĂ°ildir.  ALLAH onlarĂ˝n bĂĽtĂĽn iĂľlediklerini görĂĽr. ”(el-Bakara, 2/96)

20.  Cimri olmalarĂ˝:
“Yoksa onlarĂ˝n hĂĽkĂĽmranlĂ˝kta bir payĂ˝ mĂ˝ var? Ă–yle olsa, insanlara bir zerre bile vermezler ”(en-Nisâ, 4/53)
“Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoĂ°u, insanlarĂ˝n mallarĂ˝nĂ˝ haksĂ˝z yollarla yiyorlar ve ALLAH’Ă˝n yolundan alĂ˝koyuyorlar.  AltĂ˝n ve gĂĽmüþü biriktirip gizleyerek onlarĂ˝ ALLAH yolunda harcamayanlarĂ˝ elem dolu bir azapla mĂĽjdele. ”
(et-Tevbe, 9/34)

21.  Kendilerine indirilen kitaplarĂ˝ tahrif edip deĂ°iĂľtirmeleri:
“Vay o kimselere ki elleriyle Kitap’Ă˝ yazarlar, sonra da onu az bir karþýlýða deĂ°iĂľmek için, ‘Bu, ALLAH’Ă˝n katĂ˝ndandĂ˝r ’ derler  Vay ellerinin yazdĂ˝klarĂ˝ndan ötĂĽrĂĽ onlarĂ˝n haline! Vay kazandĂ˝klarĂ˝ndan dolayĂ˝ onlarĂ˝n haline!”(el-Bakara, 2/79)
“Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydĂ˝rĂ˝p) tahrif ederek onlarĂ˝ anlamlarĂ˝ndan uzaklaĂľtĂ˝rĂ˝rlar…”(en-Nisâ, 4/46)

22.  AmaçlarĂ˝na ulaĂľma uĂ°runa kĂĽfrĂĽ vs  kötĂĽlĂĽkleri mubah görmeleri:
“Kendilerine Kitap’tan bir nasip verilmiĂľ olanlarĂ˝ görmĂĽyor musun? Onlar ‘cibt’e ve ‘tâðut’a inanĂ˝yorlar  Ăťnkâr edenler için de, ‘Bunlar, iman edenlerden daha doĂ°ru yoldadĂ˝r’ diyorlar. ”(en-Nisâ, 4/51)
“Onlardan birçoĂ°unun inkâr edenleri dost edindiklerini görĂĽrsĂĽn…”(el-Mâide, 5/80)

Bu ahlâklar, Yahudilerin millet olarak taþýdĂ˝klarĂ˝ sĂ»-i ahlâklardĂ˝r.  BunlarĂ˝n yanĂ˝ sĂ˝ra bu zelil milletin fert fert sahip olduklarĂ˝ ahlâklar vardĂ˝r ki, bu da ayrĂ˝ca bir araĂľtĂ˝rma konusudur.
Kur’ân’da bu Ăľekilde tavsif edilen Yahudiler, aslĂ˝ Ăťslâm olan dinlerini tahrif edip deĂ°iĂľtirmiĂľ, kendi heva ve heveslerine uygun âyetler uydurarak bunlarĂ˝n ALLAH katĂ˝ndan olduĂ°unu söylemiĂľlerdir.

ALLAH’Ă˝n hĂĽkĂĽmlerini deĂ°iĂľtirerek hem dalalete dĂĽĂľmĂĽĂľ, hem de kendilerine tabi olan insanlarĂ˝ dalalete sĂĽrĂĽklemiĂľlerdir.  YeryĂĽzĂĽnde fitne ve fesadĂ˝n kaynaĂ°Ă˝ olarak tanĂ˝nmýþlar ve yĂĽzyĂ˝llarca girdikleri her memleketten sĂĽrĂĽlmĂĽĂľlerdir.

ALLAH (c c ), Kur’ân’da bu Ăľekilde onlarĂ˝n ahlâklarĂ˝nĂ˝ beyan ederek bizlere tanĂ˝tmýþ, Ăľerlerinden emin olabilmemiz için onlardan dost edinmememizi emretmiĂľtir.  OnlarĂ˝n bu ahlâklar yĂĽzĂĽnden duçar olduklarĂ˝ zillete ve enva-Ă˝ çeĂľit azaba iĂľaret ederek MĂĽslĂĽmanlarĂ˝n kendilerine çeki dĂĽzen vermelerini, dinlerini ve istikametlerini muhafazaya gayret göstermelerini istemiĂľtir.



HASAN ĂžENGĂśN

yunuskp

farkýnda olmadan çoðu ýnsanlar bunu yapýyor :(