Temmuz 16, 2019, 12:13:26 ÍS
Haberler:

O kimseler, namaz├Ż k├Żlarlar, zek├ót├Ż verirler; onlar ahirete de kesin olarak iman ederler. (Lokman -4)

├Łlim Cesedinin Ruhu, Edebdir

Ba■latan MiM, Haziran 30, 2010, 05:07:49 ÍÍ

« ÷nceki - sonraki »

0 ▄ye ve 1 Ziyaretši konuyu incelemekte.

MiM

├Łlim Cesedinin Ruhu, Edebdir


├Łnsanl├Żk toplumunda e├░itim, Hz. Adem (a.s) ile ba├żlam├Ż├ż ve k├Żyamete kadar devam edecektir. ├ç├╝nk├╝ insan├Żn bu d├╝nyaya g├Ânderilmesinin ├žok hikmetlerinden birisi de, e├░itim ile kendisini yeti├żtirmesidir. Kazan├Żlan ilim sayesinde insan, d├╝nya ve ahirete y├Ânelik i├żlerini ve ihtiya├žlar├Żn├Ż kar├ż├Żlamaktad├Żr. Zira insanlar, di├░er hayvanlardan farkl├Ż olarak, hayat├Żn├Ż nas├Żl ya├żayaca├░├Żn├Ż bilmeden ve her ├żeyden habersiz olarak d├╝nyaya gelmektedir. Buna kar├ż├Żl├Żk, ihtiya├žlar├Ż da o nispette sonsuz denecek kadar ├žoktur. ├Ł├żte insanlar, ihtiya├ž hissettikleri ├żeyleri elde etmek i├žin e├░itim olgusuna e├░ilmektedirler.

├Łnsanlar├Żn temel ihtiya├žlar├Żn├Ż kar├ż├Żlamak ├╝zere yap├Żlan ilmi ├žal├Ż├żmalar oldu├░u gibi, temel olmayan ihtiya├žlar i├žin de ilmi ├žal├Ż├żmalar yap├Żlmaktad├Żr. Fizikten Astronomiye, G├Żda biliminden Kimya ilmine, Ziraat ilminden T├Żp derslerine, ├Łn├żaat bilgilerinden Deniz ├╝r├╝nleri konular├Żna, ├Ł├żletmecilik alanlar├Żndan M├╝hendislik alanlar├Żna, ├Łlahiyat vadilerinden Y├Âneticilik k├Ży├Żlar├Żna, Matematik b├Âl├╝mlerinden Psikoloji ilmine… binlerce alanda ciddi ve ince ├žal├Ż├żma ve bulu├żlar ger├žekle├żtirilmektedir.

Say├Żlan t├╝m bu ilimlerin, insanlar├Ż ALLAH’a (c.c) ula├żt├Żrmas├Ż gerekir. ├ç├╝nk├╝ b├╝t├╝n ilimlerin ula├żt├Ż├░├Ż son nokta, ├Łlahi isimlerdir. Mesela, T├Żp ilmi “├×afi” ismine, m├╝hendislik bilimleri “Mukaddir” ismine, Matematik ilmi “Muhsi” ismine, Felsefe ise “Hakim” ismine v.s t├╝m ilimlerin insan├Ż ula├żt├Żraca├░├Ż nihai doruk, Esma-i ilahiyedir. ├Łlimlere b├Âyle yakla├żan, bu ├żekilde okumaya ├žal├Ż├żan ve bu niyetle tahsil eden ki├żiler, yarat├Żl├Ż├ż├Żn s├Żrr├Żn├Ż yakalar ve hakiki insan olurlar. ├ç├╝nk├╝ ilimleri, ALLAH’├Ż (c.c) anlama sanat├Ż olan marifetullah’a merdiven ve basamak yapanlar, Kur’an├Żn istedi├░i ve tarif etti├░i “iyi ve ideal insan” olur. Fakat sadece ilim tahsil eden ve bilimsellikten maneviyata ge├žemeyenler, “iyi bilim adam├Ż” olur. B├Âyle insanlar, sahip olduklar├Ż ilmi, hakiki anlamda okuyamad├Żklar├Żndan, istenilen sonuca ula├żamazlar.

├Łnsanlar├Żn iyi ve ideal insan olma yolunda muvaffak olabilmeleri i├žin, Cenab-├Ż Hak (c.c) dinleri ve peygamberleri g├Ândermi├żtir. Peygamberler, kendilerine g├Ânderilen Kitap, Suhuf ve vahiyler yard├Żm├Żyla, insanlara bu g├Ârevlerini hat├Żrlatmakla vazifelidirler. Bunlar, kendilerine inanan ve tabi olan herkese de iman hakikatlerini vermekle beraber ilim ve tevazuu da tavsiye etmi├żlerdir.

├ľzellikle Kur’an-├Ż Kerim’in ilk emrinin “Oku” olmas├Ż (Al├ók suresi, 1), okuman├Żn ve ilim sahibi olman├Żn ├Łslam i├žerisindeki yerini ortaya koyar. “Hi├ž bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Z├╝mer suresi, 9) ayetiyle, ilim sahibi olanlar├Żn di├░er insanlardan farkl├Ż oldu├░u vurgulan├Żr. "Sak├Żn ha cahillerden olma" (En'├óm suresi, 35) ayetinde, cahilli├░in d├╝nyevi ve uhrevi bir y├╝k olaca├░├Ż hat├Żrlat├Żl├Żr. "Kullar├Ż i├žerisinde ALLAH'tan (c.c) ancak ├ólimler korkar" (F├ót├Żr suresi, 28), ayetinde ise ALLAH’├Ż sevmenin ve O’ndan korkman├Żn tek yolu, ALLAH’├Ż bilme ilmi oldu├░u bildirilir. "ALLAH (c.c), i├žinizden iman edenlerle kendilerine ilim verilenlerin de├░erini y├╝kseltir" (M├╝cadele suresi, 15) ayeti ise ALLAH (c.c) kat├Żnda da insanlar kat├Żnda da y├╝celmek isteyenlerin ilme sar├Żlmas├Ż gerekti├░i vurgulan├Żr. ├Ł├żte bu gibi ayetler, e├░itimin ve ilim tahsil etmenin ├Łslam dini i├žerisindeki yerini ve ├Ânemini g├Âsterir.

Peygamber efendimizin ( a.s.m ); “├Łlim ├Â├░renmek kad├Żn, erkek her M├╝sl├╝man’a farzd├Żr” (Ke├żfu'l-Haf├ó, I. 138; Feyzu'l-Kadir, I. 542) hadis-i ├żerifi, ilim ├Â├░renmenin farz oldu├░unu a├ž├Żk├ža ortaya koymaktad├Żr. “Hikmet ve ilim m├╝minin yitik mal├Żd├Żr, onu nerede bulursa al├Żr.” (Tirmiz├«, ├Łlim, 19.) ifadesinde ise, ilmin M├╝sl├╝manlar├Żn hakiki mal├Ż oldu├░u hat├Żrlat├Żl├Żr. “├Łlim ├çin’de dahi olsa aray├Żn├Żz ve bulunuz”( Acluni, Ke├żf'├╝-l Hafa, I. 138) hadisi de ilmi tahsil etmenin zorlu├░u, bizi yolumuzdan ├ževirmemesi gerekti├░i vurgulan├Żr. “Be├żikten mezara kadar ilim ├Â├░renin” s├Âz├╝nde, ilmi tahsil etmenin sonunun olamayaca├░├Ż ders verilir. "Alimin m├╝rekkebi, ├żehidin kan├Żndan eftaldir", (Gaz├ól├«, ├Łhy├óu Ul├╗mi'd-D├«n, 1:6), hadisi, alimin sarf etti├░i m├╝rekkebin de├░erini ortaya koymaktad├Żr. "Kim ilim tahsil etmek i├žin (evinden veya yurdundan) ├ž├Żkarsa geri d├Ân├╝nceye kadar ALLAH (c.c) yolundad├Żr" (Tirmiz├«, ├Łlm, 2) hadisi ise, ilim tahsil etmek i├žin yola ├ž├Żkman├Żn hem cihad, hem de ibadet oldu├░u bildirilir. "Alimler yery├╝z├╝n├╝n kandilleri, peygamberlerin halifeleridir. Onlar benim ve di├░er peygamberlerin v├órisleridir" (Ke├żf├╝'l Haf├ó, H. No: 751) hadisi, alimlerin y├╝ksek makam├Żn├Ż g├Âsterir. “D├╝nyay├Ż isteyen ilme sar├Żls├Żn, ahireti isteyen ilme sar├Żls├Żn. Her ikisini isteyen yine ilme sar├Żls├Żn.” hadisinde de d├╝nya ve ahiret saadetinin anahtar├Żn├Żn ilim oldu├░u g├Âr├╝lmektedir. ├Łlim, amellerin en faziletlisidir. Yukar├Żdaki emir ve s├Âzlerin ├Ż├ż├Ż├░├Żnda “├Łsl├ómiyet'le ilim birbirinden ayr├Żlmaz iki ├żeydir” demek m├╝mk├╝nd├╝r.

Bu ayet ve Hadisler, ilmin faziletini, de├░erini ve ├Ânemini a├ž├Żk├ža g├Âstermektedir. Fakat bu ayet ve hadislerde bahsedilen ilim, tevazu ve edeb ile boyanan, hayat bulan ve ruhlanan ilimdir. Yoksa edebden ve tevazudan mahrum bir ilim, ruhsuz bir cesede veya susuz kalm├Ż├ż bir bitkiye benzer. ├ç├╝nk├╝ tevazu, ilmin gere├░idir ve neticesidir. ├Łnsan, hakikatlere ne kadar a├żina olursa ve ne kadar n├╝fuz ederse, o kadar kibirden ve b├╝y├╝klenmekten uzakla├ż├Żr. ├ç├╝nk├╝, insan bu sayede kainat├Żn b├╝y├╝kl├╝├░├╝n├╝ ve kainat├Żn yarat├Żc├Żs├Żn├Żn azametini daha iyi anlar. Kendisinin aczini ve zay├Żfl├Ż├░├Żn├Ż daha g├╝zel okur. ALLAH’├Żn (c.c) kendisine bah├żetti├░i g├╝zelliklerden dolay├Ż, b├╝y├╝klenmenin aksine ├ż├╝k├╝r ve hamdini art├Żr├Żr.

├×ayet tahsil etti├░i ilim, onu bu istenilen sonuca ula├żt├Żramam├Ż├żsa, o zaman o ilim, Yunus Emre’nin:

“├Łlim ilim bilmektir.

├Łlim kendin bilmektir.

Sen kendini bilmezsen.

O nice okumakt├Żr.” d├Ârtl├╝s├╝nde ifade etti├░i gibi eksiktir. ├ç├╝nk├╝ tahsil edilen ilim, insana kendisinin ve di├░er varl├Żklar├Żn mahiyetini bildirmelidir. ALLAH’├Żn (c.c) b├╝y├╝kl├╝├░├╝n├╝ ve insan├Żn k├╝├ž├╝kl├╝├░├╝n├╝ hissettirmelidir. B├Âylece vazife ba├ż├Żnda ciddi ve vakur, ├żahsi ya├żay├Ż├ż├Żnda ise m├╝tevaz├Ż ve al├žakg├Ân├╝ll├╝ olacakt├Żr. B├╝y├╝klenenlere kar├ż├Ż izzetle ve zay├Żflara kar├ż├Ż da tevazu ile kar├ż├Żl├Żk verecektir. Hangi makam ve mevkide olursa olsun, ALLAH’├Żn (c.c) kulu oldu├░unu unutmayacakt├Żr.

ALLAH (c.c), bu ├Âzellikleri ta├ż├Żyanlar├Ż, y├╝celtir. Peygamber Efendimiz (a.s.m) “Her kim ALLAH (c.c) i├žin m├╝tevazi olursa, ALLAH da (c.c) onun derecesini y├╝kseltir” (M├╝slim Bir ve's S├Żla, 69), “Cenab-├Ż Hak (c.c), bana, m├╝tevazi olman├Żz├Ż vahyetti” (Riyazu's -Salihin, II, 37) buyurmu├żlard├Żr. Ve bu tevazu anlay├Ż├ż├Żn├Ż t├╝m hayat├Żnda da ya├żayarak g├Âstermi├żtir.

Mesela, bir g├╝n kendilerine bir adam getirilir. Gelen ki├żi, korkudan titremeye ba├żlar. Bunu g├Âren ALLAH Resul├╝ (a.s.m) “Sakin ol! Ben bir melik de├░il, Kurey├ż’ten kuru et yiyen bir kad├Żn├Żn o├░luyum” (Gazal├«, ├Łhy├óu Ul├╗mi'd-din, Kahire, 1954, II, 483, 484) buyurmu├żtur.

Resulullah (a.s.m), bir g├╝n sahabelerine su da├░├Żt├Żrken, uzak diyardan bir atl├Ż gelir ve “bu kavmin efendisi kimdir?” diye seslenir. Bunun ├╝zerine Peygamber efendimiz (a.s.m) “Milletin efendisi onlara hizmet edendir” (Acl├╗n├«, Ke├żf├╝'l-Haf├ó, 2:463) buyurur. Bu ifade ile, hem kendisinin o muhitin efendisi oldu├░unu hem de t├╝m as├Żrlara ve insanlara milletin efendisi olman├Żn yolunun onlara hizmet oldu├░unu da m├╝tevazi bir ├żekilde canl├Ż bir ders verir.

Hz. Lokman’├Żn o├░luna yapt├Ż├░├Ż tavsiyelerden birisi de ├ż├Âyle idi: “Kibirlenip insanlardan y├╝z├╝n├╝ ├ževirme. Yery├╝z├╝nde ├žal├Żmla y├╝r├╝me; ├ž├╝nk├╝ ALLAH (c.c) kurulup ├Â├░├╝nenlerin hi├ž birini sevmez” (Lokman suresi, 18)

Bundan da anla├ż├Żl├Żyor ki, tevazu sahibi olmak hem dinin emridir hem de insan haysiyetine yak├Ż├żan bir tutumdur. ├ç├╝nk├╝, b├╝y├╝klerimiz “Cehalet insana cesaret verir, bilgi ise tevazu katar” demekle, kibirlenmenin sebebinin cahillik, tevazunun nedeninin ise ilim oldu├░una dikkat ├žekmi├żlerdir. Hz. Ali (r.a) ise; "Bana bir harf ├Â├░retenin, k├Żrk y├Żl k├Âlesi olurum" diyerek, ├Â├░rencilerin, e├░itimcilere nas├Żl bir hissiyatla ba├░lanmalar├Ż gerekti├░ini vurgulam├Ż├żt├Żr. Demek, as├Żl b├╝y├╝kl├╝k ├žok bilmekle de├░il, bildi├░ini ya├żayabilmek ve bilgisini ba├żkalar├Żna tahakk├╝m sebebi yapmamakla kazan├Żl├Żr. ├ľyleyse, bir adam├Żn ger├žekten b├╝y├╝k olup olmad├Ż├░├Ż, onun al├žak g├Ân├╝ll├╝l├╝├░├╝nden anla├ż├Żlabilir.

├Łlim sahiplerinin kendi ilimlerine katk├Ż sa├░layabilmeleri i├žin, yine tevazu i├žerisinde olmalar├Ż ├żartt├Żr. ├ç├╝nk├╝, kendisine g├╝veni olan ve yeterli ilme sahip oldu├░unu zanneden bir ki├żi, ba├żkalar├Żna tenezz├╝l etmez. B├Âyle insanlar├Żn geli├żmeleri de, burada noktalanm├Ż├ż olur. Bu konu ile ilgili Japonlar├Żn anlatt├Żklar├Ż ├żu olay, ├žok manidard├Żr: Bir zamanlar, Japonya’da ├╝nl├╝ bir din adam├Ż varm├Ż├ż. Bu din adam├Żna bir g├╝n bir bilgin misafir gelir. Bu bilgin, kendisine g├╝venen biriymi├ż. Durmadan konu├żup, din adam├Żn├Żn konu├żmas├Żna meydan vermez. Din adam├Ż da bir taraftan bu bilgini sab├Żrla dinlerken, bir taraftan da ona ├žay doldurur. ├çay fincan├Ż ├žoktan doldu├░u halde, din adam├Ż hala doldurmaya devam eder. Bunu g├Âren bilgin hemen “efendim, ├žay ta├żt├Ż” der. Din adam├Ż “Oh! Bu ├žay fincan├Ż ├žoktan doldu. O zaman daha fazla doldurulmaz” diye cevap verir. Zeki olan bilgin, onun vermek istedi├░i mesaj├Ż al├Żr ve konu├żmay├Ż keser. Bundan sonra din adam├Ż, ona nasihat ve dersler verir. O da ├žok istifade ederek ayr├Żl├Żr.

├Łlmin insan├Ż edeplendirdi├░i konusunda, tarihimizden ├żu muhte├żem tablo tema├żaya ve ibret al├Żnmaya lay├Żk bir ├Ârnektir: ├Łmamlar imam├Ż Ebu Hanife hazretleri bir g├╝n camide vaaz verirken, yan├Żna bir kad├Żn yakla├ż├Żr. Kad├Żn yan├Żnda getirdi├░i yar├Żs├Ż sar├Ż yar├Żs├Ż k├Żrm├Żz├Ż bir elma ile bir b├Ż├ža├░├Ż, imam├Żn yan├Żna b├Żrak├Żr ve geri ├žekilir. Bir feraset timsali olan o koca imam, elmay├Ż b├Ż├žakla ortadan kesip, i├žini kad├Żna g├Âsterdikten sonra kad├Żna verir. Kad├Żn elma ve b├Ż├ža├░├Ż ald├Żktan sonra, gider. Bu hadisenin ne anlama geldi├░ini soran cemaate b├╝y├╝k imam ├ż├Âyle cevap verir: “Kad├Żn bana bir taraf├Ż k├Żrm├Żz├Ż di├░er taraf├Ż sar├Ż olan elmay├Ż getirerek, k├Żrm├Żz├Ż kanda m├Ż yoksa sar├Ż kanda m├Ż hay├Żzdan temizlenece├░ini sormak istedi. Ben de elmay├Ż ikiye b├Âl├╝p ona beyaz olan i├ž k├Żsm├Żn├Ż g├Âstererek ancak ak├Żnt├Ż beyazla├żt├Ż├░├Żnda temiz olabilece├░ini s├Âylemek istedim.”

├Ł├żte bu gibi ibret tablolar├Ż, ├Łslam dininin insanlara ilim, edeb ve takvay├Ż ne ├Âl├ž├╝de kazand├Żrd├Ż├░├Żn├Żn m├╝kemmel ve muhte├żem bir g├Âstergesidir.



Abdullah Soydin├ž