Haziran 25, 2019, 10:17:51 ÍÍ
Haberler:

"Do├░ru s├Âzl├╝ iseniz (s├Âyleyin), bu tehdit hani ne zaman (ger├žekle├żecek)?" derler. (Mulk -24)

uhdut eshab├Ż

Ba■latan ├×ehadete Vurgunum, Nisan 28, 2010, 03:42:15 ÍS

« ÷nceki - sonraki »

0 ▄ye ve 1 Ziyaretši konuyu incelemekte.

├×ehadete Vurgunum

Suheyb'den (r.a) Rasulullah'in (s.a) s├Âyle buyurdugu rivayet edilmistir: Sizden ├Ânceki milletlerden birinde bir h├╝k├╝mdar ve onun bir sihirbazi vardi. Sihirbaz ihtiyarlayinca h├╝k├╝mdara: "Ben yaslandim, bana bir gen├ž g├Ânder de ona sihir ├Âgreteyim" dedi. H├╝k├╝mdar ona sihir ├Âgretecegi delikanliyi g├Ânderdi. Gencin yolu ├╝zerinde bir rahib vardi. Yola ├žiktiginda onun yaninda oturup s├Âzlerini dinlerdi. Rahibin s├Âzleri hosuna giderdi.

Sihirbaza giderken rahibe ugrar, onunla bir s├╝re otururdu. Sonra sihirbaza varinca da, adam delikanliyi d├Âverdi. Bu durumdan rahibe sikayet edince rahip "Sihirbazdan korktugunda, beni ailem alikoydu; ailenden korktugun zaman da beni sihirbaz birakmadi dersin" dedi. O hal ├╝zere gidip gelirken bir g├╝n ge├ženlerin yolunu kesen b├╝y├╝k bir vahsi hayvanla karsilasti. Kendi kendine "B├╝y├╝c├╝ m├╝ yoksa rahib mi daha faziletli bug├╝n ├Âgrenecegim " dedi. Bir tas aldi ve "Allahim! Eger rahibin isi sana sihirbazin isinden daha sevimli ise su hayvani ├Âld├╝r├╝ver ki halk yoluna devam etsin" diyerek elindeki kaya par├žasini atti ve canavari ├Âld├╝rd├╝. Halk da ge├žip gitti.

Bunun ├╝zerine delikanli rahibe gelerek olup bitenleri haber verdi. Rahib de ona, "Oglum bug├╝n sen benden daha ├╝st├╝ns├╝n. Senin durumun kemale ulasti. Fakat yakinda imtihandan ge├žeceksin. Bir belaya ugrarsan benim adimi verme" dedi.

Bu ├žocuk anadan dogma k├Ârleri, Alaca (Bars) denilen cilt hastaliklarini iyilestiriyor ve daha bir├žok hastaliklara yakalananlari tedavi ediyordu. Bu durumu kralin yakin dostlarindan olan k├Âr biri duydu. ├çesitli hediyelerle delikanlinin yanina gelerek, "Eger beni iyilestirirsen bunlarin hepsi senin" dedi. Delikanli adama; "Ben hi├žbir kimseyi iyilestiremem. Sifayi ancak Allah verir. Eger sen Allah'a iman edersen O'na dua ederim. O da sana sifa verir" dedi. Adam hemen Allah'a iman etti. Allah da ona sifa verdi.

Sonra bu adam h├╝k├╝mdarin yanina gitti. ├ľnceden oldugu gibi onun yanibasina oturdu. H├╝k├╝mdar ona, "Sana g├Âzlerini kim iade etti?" dedi. Adam "Rabbim" dedi. Kral "Senin benden baska bir rabbin mi var?" dedi. Adam "Benim Rabbim de, senin Rabbin de Allah'dir" dedi. Bunun ├╝zerine h├╝k├╝mdar o adami tutuklatti. ├çocugun yerini s├Âyleyinceye kadar kendisine iskence yaptirdi. Bunun ├╝zerine delikanli h├╝k├╝mdarin huzuruna getirildi. Kral delikanliya, "Oglum! Senin sihrin, anadan dogma k├Ârleri, abraslari (bars hastaligina tutulanlari) iyi edecek dereceye ulasmis, s├Âyle s├Âyle yapiyormussun ├Âyle mi?" dedi. Delikanli: "Ben hi├žbir kimseye sifa vermiyorum. Sifayi ancak Allah veriyor" dedi. Bunun ├╝zerine kral onu da tutuklatti ve devamli iskence ettirdi. Sonunda rahibin adini s├Âyledi. Hemen rahib getirildi. Kendisine "Dininden d├Ân" denildi. O reddetti. Bunun ├╝zerine h├╝k├╝mdar testere istedi. Testereyi basinin ortasina gelecek sekilde rahibin tepesine koydular. Testere basini ikiye ayirdi. Arkasindan h├╝k├╝mdarin yakin dostunu getirdiler. Ona da "Dininden d├Ân" dediler. Reddedince onun da tepesine testereyi yerlestirip, basini ortasindan ikiye ayirdilar. Sonra da delikanliyi getirdiler. Kendisine "Dininden d├Ân" dediler. Reddedince, kral onu adamlarindan bir gruba teslim etti. Onlara "Bunu falan dagin tepesine ├žikarin, dagin tepesine varinca dininden d├Ânmezse onu assagiya atin" diye emir verdi. Onlar da onu g├Ât├╝rd├╝ler,daga ├žikardilar. ├çocuk, "Allah'im, diledigin sekilde beni onlara karsi koru" dedi. Bunun ├╝zerine dag sarsildi. Onlar da dagdan assagi yuvarlandilar. ├çocuk y├╝r├╝yerek h├╝k├╝mdara geldi. H├╝k├╝mdar ona "Yanindakilere ne oldu?" diye sordu. Delikanli h├╝k├╝mdara "Allah beni onlara karsi korudu" diye cevap verdi.

H├╝k├╝mdar yine onu kendi adamlarindan bir gruba teslim etti. "Bunu b├╝y├╝k bir gemiye bindirin, denizin ortasina g├Ât├╝r├╝n. Dininden d├Ânmezse onu denize atin" dedi. Onu g├Ât├╝rd├╝ler. Delikanli dua ederek "Allah'im nasil dilersen beni onlara karsi koru" dedi. Bunun ├╝zerine gemi onlarla beraber alabora oldu, hepsi boguldular. O y├╝r├╝yerek h├╝k├╝mdara geldi. H├╝k├╝mdar "Yanindakilere ne oldu" diye sordu. Delikanli h├╝k├╝mdara "Allah onlara karsi beni korudu" dedi ve krala, "Sana emredecegimi yerine getirmedik├že beni ├Âld├╝remeyeceksin" dedi. Kral, "Nedir o?" dedi. Delikanli su cevabi verdi, "Halki bir alana topla, beni de bir hurma dalina as, sonra ok torbamdan bir ok alarak, yayin tam ortasina yerlestir. Daha sonra, 'Delikanli'nin Rabbi olan Allah'in adiyla' de. Sonra da at. B├Âyle yaparsan beni ├Âld├╝r├╝rs├╝n."

Bunun ├╝zerine h├╝k├╝mdar halki bir meydanda topladi. Onu hurma dalindan asti. Sonra ok torbasindan bir ok aldi. Oku yayin ortasina koydu. Sonra "├žocugun Rabbi olan Allah'in adiyla" diyerek oku ├╝zerine atti. Ok delikanlinin sakagina saplandi. ├çocuk elini sakagina koyup ├Âld├╝. (Bu durumu g├Âren) halk "Delikanlinin Rabbi'ne iman ettik" dedi.

Kralin adamlari yanina vararak ona, "G├Ârd├╝n m├╝ korktugun seyi? Vallahi korktugun sey basina geldi, halk iman etti" dediler. Bunun ├╝zerine kral derhal sokak baslarinda hendekler kazilmasini emretti. Hendekler a├žildi. I├žlerinde atesler yakildi. H├╝k├╝mdar, "Her kim dininden d├Ânmezse onu zorla hendege atin. Ya da kendilerine haydi hendeklere atlayin denilsin" diye emir verdi. Adamlari da dedigi gibi yaptilar. Nihayet kucaginda bebegi ile bir kadin atesin ├Ân├╝ne geldi. Kadin duraklayip atese d├╝smekten ├žekindi. Kucagindaki "Ey annecigim sabret. ├ç├╝nk├╝ hak din ├╝zeresin" dedi. [(30) M├╝slim; Kitab'uz-Z├╝hd ve'r-Rekaik, 3005, Tirmizi.]

A├žiklama
Imam Nevevi bu hadisin a├žiklama kisminda bir ├žok noktalara deginiyor ve hadisten ├Ânemli h├╝k├╝mler ├žikariyor. Biz bunlardan ├Ânemli g├Ârd├╝g├╝m├╝z birinin ├╝zerinde duracagiz: Hak yolda y├╝r├╝rken b├╝t├╝n zorluklara sebat g├Âstermek ve hakki ortaya koymaktan bir an bile geri durmamak. Ger├ži m├╝min ├Âl├╝mle karsi karsiya geldigi anda kalbindeki imani muhafaza etmek sartiyla iki siktan birini se├žmekte serbest birakilmistir. Ammar b. Yasir k├╝fr├╝ s├Âylerken Bilal-i Habesi "Ahad, Ahad" diyerek hakki ilan etmeyi tercih etmistir. Allahu Teala onlarin her ikisinden de razi olsun. Fakat daha serefli olani, m├╝barek olani hak yolda y├╝r├╝rken zorluklara, acilara sabir g├Âstermek ve hakki ortaya koymaktan bir an bile teredd├╝t etmemektir. Hadistekine benzer bir olay Kur'an-i Kerim'in Buruc suresinde anlatilmakta. Tek su├žlari, bir olan Allah (c.c)'a kulluk etmek olan m├╝minler topluca i├žinde alevli atesler bulunan hendeklere atiliyorlar. Onlar da kundaktaki ├žocugun g├Âsterdigi sabri g├Âsterip ├Âl├╝m├╝ tercih ediyorlar. Allahu Teala g├Âsterdikleri bu ├╝st├╝n teslimiyetten dolayi onlari y├╝ce kitabinin temiz sayfalarinda aniyor. Bundan daha b├╝y├╝k seref olabilir mi acaba? Biz m├╝sl├╝manlar, bir kismimiz, bolluk ve rahatlikla imtihan ediliyoruz. Ger├ži m├╝sl├╝manlari bir v├╝cudun azalari gibi d├╝s├╝n├╝rseniz, acilar i├žinde kivranmamiz gerekli ama maalesef daha bir v├╝cudun azalari gibi degiliz. Allah (c.c) bizleri de yery├╝z├╝ndeki diger m├╝sl├╝manlari imtihan ettigi gibi zorluklarla imtihan ederse, eger sabrimizin (imanimizin) derecesini ├Âl├žmek isterse ne yapariz? "B├Âyle bir sinava hazir miyim?" sorusunu her m├╝sl├╝man kendine sormali. Allah (c.c) hakimdir ve en dogrusunu bilendir.