Haziran 25, 2019, 11:54:49
Haberler:

Böylece günahlarýný itiraf ederler. Artýk (Allah'ýn rahmetinden) uzak olsun, o alevli cehennemin mahkûmlarý! (Mulk -11)

Yaþar Nuri ÖZTÜRK Tarafýndan tahrif edilen bazý ayetler

Balatan haydarý kerrar, Mart 14, 2010, 10:56:13 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

haydarý kerrar

Yaþar Nuri ÖZTÜRK Tarafýndan tahrif edilen bazý ayetler

Bismillahirrahmanirrahim

Baþlangýç ve her þeyin evveli nihayetsiz her þeyin sonu, Kadim, Kerim, Fazilet ve Cömertlik sahibi, varlýðý kendinden,  alemlerin yegane gerçek hükümdarý, Rabbi olan Allah'a Hamd ve Senalar olsun. Kýyamete dek salat ve selam rahmet Nebisi, Ümmetin þefaatçisi, halkýn aynasýnda Hakkýn Kainattaki tecellilerinin en mükemmeli olan Peygamberimiz, Seyidimiz, Rehberimiz Hz. Muhammed Mustafa'ya (s.a.v) ve onun pak temiz, þerefli Alinin ve Güzide Ashabýnýn, Salihlerin ve onlara uyanlara olsun. Amin.



Rabbimize Hamd Efendimize salat ve selamdan sonra bilinmeli ki  Tarih boyunca her dönem de hadisleri ve Ýslam'ý tahrife yönelik çalýþmalarýn bulunduðunu ve günümüzde bile bu tür faaliyetlerin Kuranda ki Ýslam bu veya dini hurafeler den,  Bidatlar dan  temizleme bahanesiyle gücünü ve fikirlerini batýlý oryantalistlerden alan bir takým dinde reformistler den biri olan ve Türkiye de bize göre bu akýmda  baþý çeken Yaþar Nuri ÖZTÜRKÜN kuraný ön planda tutayým derken ve kendince sözde islamý tahrifattan uzaklaþtýrma adýna hareket edip ama kuraný hiçbir ilmi dayanaðý olmadan nasýl tahrifata uðrattýðýný bu küçük çalýþmada sizlere sunacaðýz. Ýnþallah bu çalýþmamýzýn devamý gelecek Tevfik Alemlerin Rabbi olan Allahtandýr.

Bilindiði üzere  Kur'an'ý yorumlayacak ilmi kudrete sahip olan kiþilerin Kur'an ayetleri üzerinde ortaya koyduklarý tevil ve tefsir ihtilafýnýn sebebi delilden kaynaklanan ihtilaf olmasýndan dolayý bunu hiç kimse garip karþýlamaz. Bir baþka ifadeyle Kur'an ayetlerini anlamlandýrýrken Tefsir ve tercüme ederken, izlenen usul  diðer Kur'an ayetlerinden, Hz.Peygamber (s.a.v)'in açýklamalarýndan, Arap dilinin belaðat ve  kullanýmýndan ve bilimin verilerinden, bunlardan  oluþan delil ve karinelerden hareket etme zorunluluðu vardýr ve bu þekilde yapýlacak tercüme ve tefsir ancak hevadan uzaktýr. Delilsiz ve karinesiz olarak, sýrf þahsi görüþ,arzu ve heva'ya  dayanarak  ayetlerde   yapýlacak tevil ve tefsirler ise netice de Kur'an'ýn tahrifine kiþiyi götürecektir.

   Bu kaideyi çok iyi bilmesine raðmen hiçbir kural ve kaideye dayanmadan sadece hevasýna  göre ayetlere mana veren sayýn ÖZTÜRK' ÜN  bu tutumunun aslýnda ilmi bir deðeri olmadýðý  heva ve zannýna yenik düþtüðünü, dini bidatlar dan temizleme bahanesiyle tarih de ki diðer fikirdaþlarý gibi sünneti devreden çýkarma hareketi sergilediðini ve kuran karþýsýnda sünneti tamamen devre dýþý býrakma çabasýndan baþka bir þey deðildir. Sizlerinde aþaðýda çok net göreceðiniz gibi sayýn ÖZTÜRK  ayetlere anlam verirken hiçbir delile ve karineye dayanmamakta,sadece ve sadece þahsi görüþünden hareket etmekte ve aslýnda kendisi kuraný tahrif etmektedir.


ÖZTÜRK Kurandaki Ýslam adlý eserinde 12/ Yusuf, 111.ayetinin
Le kad kane fi kasasihim ibratul li ulil elbab, ma kane hadisey yuftera ve lakin tasdikallezi beyne yedeyhi ve tefsile kulli þey'iv ve hudev ve rahmetel li kavmiy yu'minûn.
mealini ''Bu Kur'an uydurulmuþ bir hadis deðildir; ancak kendinden önceki vahyin  tasdiki, herþeyin detaylý anlatýmý, inanan bir  topluluk  için bir  kýlavuz  ve rahmettir''þeklinde verdikten sonra þöyle diyor:

''Görüldüðü gibi Kur'an kendisini uydurma bir hadis olmamakla yüceltmekle ve böylece sonraki zamanlarda getirdiði dine bir yýðýn problem çýkaracak uydurma hadislere mucize bir biçimde dikkat çekmektedir.(...)
      ''Kur'an uydurma hadislere imanýn kendisine imanla yan yana olmayacaðýna bir çok ayetinde mucize ifadelerle dikkat çekmiþtir. Bazý örnekler verelim:''Allah hadisin en güzelini indirmiþtir.(Zümer,23),''Eðer doðru sözlü iseler o Kur'an'ýn benzeri bir hadis getirsinler.''(Tür,34),''Hadis söyleme bakýmýndan Allah'tan doðru sözlü kim olabilir?'' (Nisa,87),''O Kur'an'dan sonra hangi hadise inanýyorlar?'' (A'raf, 185; Mürselat,50),''Allah'tan ve onun ayetlerinden sonra hangi hadise iman ediyorlar?'' ( Casiye, 6). (...)
     
       ''Lokman suresi 6-7. ayetler bu noktaya mucize bir dokunuþla ýþýk tutmaktadýr:''Ýnsanlardan bazýsý vardýr ki, Allah yolundan bilgisizce saptýrmak ve o yolu eðlenme aracý yapmak için hadis eðlencesi (lehvel hadis) satýn alýr.Ýþte  böylelerine  yere  batýrýcý  bir  azap  vardýr.Ona ayetlerimiz okunduðunda onu iþitmemiþ,kulaklarýnda  aðýrlýk varmýþ gibi burun bükerek yüz çevirir.Böylesini acýklý bir azap ile muþtula.'' (16) Kur'an'daki Ýslam'', 214-5 )
52/Tur,34.ayetiyle de yine ÖZTÜRK ''Kur'an bu ayetiyle de bir mucize sergilemiþ ve sonraki zamanlarda kendisinin getirdiði aydýnlýk dinin baþýna dert açacak olan uydurma hadislere dikkat çekmiþtir.Demek istemiþtir ki,dini teslim ettiðiniz bu hadislerin Kur'an'ýn yerini alabilecek bir tek sözü bile yoktur.Öyle iken Kur'an'ýn dinini onun vahiyleri dururken bu uydurma hadislere dayandýrmak için neden çýrpýnýyorsunuz.?''(17) Kur'an'daki Ýslam'',318.) diye belirtmiþtir.

Ayetlerde geçen sizinde çok net gördüðünüz gibi hadis ifadesini öztürk sözlük anlamýndan çýkartarak  hadisi kuran karþýsýnda mahkum etme suretiyle ayetleri tahrif etmiþtir. Yine  (Hadis Eðlencesi ve Bir Kur'an Mucizesi'' baþlýklý makale, ' iktibas' Dergisi, Eylül-1992)  bu makalede Lokman suresi 6 ayetinde geçen ''Lehve'l-hadis'' (laf eðlenci) ifadesini yazýsýna baþlýk yapmýþ ve  þöyle demiþtir:

      ''Baþlýðýmýzdaki 'Hadis Eðlencesi' (Lehve'l-Hadis) deyimi, Kur'an'ýn Lokman suresi 6.ayetinden alýnmýþ ve deyimin özünü oluþturduðu için 'hadis' kelimesi terim anlamýyla aynen korunmuþtur. Anýlan surenin 6. ve 7. ayetleri hadis eðlencesi satýn alarak insanlarý hiçbir ilme dayanmaksýzýn Allah'ýn yolundan saptýrýp dini alay konusu haline getirenleri korkunç bir sonun beklediðini duyurmaktadýr.Ayetlere göre hadis eðlencesi satýn alanlarýn bir özelliði de Kur'an'dan rahatsýz olmak, onu dinlememek  için bahaneler aramaktýr. Bu ayetlerin sergilediði ürpertici haberi iyi kavramak için Yusuf suresinin son ayetini de dikkate almak gerekiyor. Kur'an orada, kendisiyle ilgili mucize bir tespit sunar:''Bu Kur'an uydurulmuþ bir hadis deðildir.'' (12/Yusuf,111.)Kur'an yine hadis kelimesini kullanarak iki yerde de þunu soruyor: Kur'an'dan sonra hangi hadis'e iman ediyorlar?'' (7/el-A'raf,185; 45/el-Casiye, 6).

       ''Görülüyor ki Kur'an, kendisinin baþýna dert açacak, üstelik de Allah elçisine isnad edilecek  hadislerin yýkýmýna dikkat çekerek baðlýlarýný mucize bir ihtarla uyarmýþtýr. Gerçekten de Kur'an'ýn berrak ve erdirici yaratýlýþ dininin baþýna en büyük sýkýntýlar ilk günden itibaren hep bu uydurulmuþ hadisler yüzünden gelmiþtir.(...) 

Evet kuran gerçekten Öztürk'ün iddia ettiði gibi hadislere karþý bizi uyarmýþ mýdýr? Rasulullahýn s.a.v kuraný insanlarýn doðru anlamalarý için teblið ve beyan vasfý olmasýna raðmen.  Bunu anlaya bilmek için Öztürk'ün verdiði ayetleri tahlil etmemiz gerekir verdiði ilk ayetten baþlayalým.

Ýlk ayet Yusuf, 111.ayetidir. Bu ayetten itibaren geriye doðru gidildikçe, birbirini izleyen ayetler de,daha önce gönderilen Peygamberlerden bahsedilmekte ve 109.ayetten itibaren mealen  þöyle denmektedir. ''Senden önce de þehirler halkýndan yalnýz kendilerine  vahyettiðimiz erkeklerden  baþka (elçi) göndermedik.Yeryüzünde hiç  gezmezler mi ki, kendilerinden  öncekilerin  sonunun nasýl olduðunu görsünler! (Günahlardan) korunanlar için ahiret yurdu daha iyidir. Aklýnýzý  kullanmýyor musunuz?''
     ''(Bir süre serbest býrakýlmalarýna aldanmasýnlar. Kendilerinden önce gelenlere  de öyle fýrsat verilmiþtir. Fakat) ne zaman ki elçiler umutlarýný kestiler ve kendilerinin yalana çýkarýldýklarýný  (kafirlere karþý kendilerine yapýlacaðý va'dedilen yardýmýn yapýlmayacaðýný)  sandýlar, iþte o zaman onlara yardýmýmýz geldi de, dilediðimiz kimseler  kurtarýldý. Azabýmýz  suçlular    topluluðundan  asla geri çevrilmez.''
      ''Elbette  onlarýn  hikayelerinde  akýl sahipleri için ibret vardýr. Bu   (Kur'an)  uydurulacak   bir  söz  deðildir ; ancak  kendinden önceki  ( ilahi kitab ) larýn doðrulanmasý, herþeyin  açýklanmasý ; inananlar  için bir kýlavuz ve  rahmettir.''

Bu ayetlerde detaya girilmeden okumak suretiyle bile hadislere karþý bir þey denmediði geçmiþ peygamberlerin kýssalarýndan ibretler alýnmasý gerektiði ve bu kýssalarýnda uydurma sözler olmadýðý açýkça anlaþýlýr.

Verdiði ikinci ayetin  Zümer,23) buradaki 'hadis' kelimesini ýstýlahý anlamda alacak, olursak, bu, ÖZTÜRK'ün lehine deðil, aleyhine delil olur. Çünkü eðer bu kelimeyi ýstýlahý anlamda alýrsak 'hadis'i Allah'ýn indirdiðini söylememiz gerekecektir ayet þöyle: ''Allah sözün en güzelini  ( Kur'an'ýn ayetlerini  güzellikte ) birbirine benzer  ikiþerli  bir Kitab halinde indirdi...'' 

Verdiði üçüncü ayete Tur 34. biraz geriden 30 ncu ayetten itibaren bakýldýðýnda iddiasýnýn yersiz olduðu çok aþikar görülür.
''Yoksa onlar ( senin hakkýnda ) :''Bir þairdir. Zamanýn felaketlerine çarpýlmasýný gözetliyoruz'' mu diyorlar?''

''De ki: ''Gözetleyin, ben de sizlerle beraber gözetleyenlerdenim ( bakalým hangimiz felaketlere çarpýlacaðýz)?''

''Akýllarý mý bunu kendilerine emrediyor, yoksa onlar azgýn bir topluluk mudur?''

''Yoksa  ''Onu uydurdu''  mu diyorlar?  Hayýr, onlar  inanmýyorlar.''

''Doðru iseler haydi  onun  gibi  bir  söz  getirsinler.''

''Yoksa kendileri hiçbir þey  olmadan  (yani bir yaratýcý olmadan, yahut  boþu  boþuna) mý yaratýldýlar?  Yoksa  yaratanlar  kendileri midir?''

Altýný çizdiðim ayette görüldüðü gibi hiçte onun dediði ''Kur'an bu ayetiyle de bir mucize sergilemiþ ve sonraki zamanlarda kendisinin getirdiði aydýnlýk dinin baþýna dert açacak olan uydurma hadislere dikkat çekmiþtir.Demek istemiþtir ki,dini teslim ettiðiniz bu hadislerin Kur'an'ýn yerini alabilecek bir tek sözü bile yoktur.Öyle iken Kur'an'ýn dinini onun vahiyleri dururken bu uydurma hadislere dayandýrmak için neden çýrpýnýyorsunuz.?

Gibi bir mana çýkmýyor Allah c.c inkarcýlara karþý iddianýzda doðruysanýz onun (kuran) gibi bir söz (Hadis) getirsinler buyuruyor dediði çok net görülüyor.

Verdiði dördüncü ayete A'raf, 185 bakýldýðýnda yine 182 den itibaren: ''Ayetlerimizi yalanlayanlarý, hiç bilmeyecekleri  yerden  yavaþ yavaþ helake yaklaþtýracaðýz.''

''Onlara mühlet veriyorum,çünkü benim tuzaðým saðlamdýr.''

''Düþünmediler mi ki,  arkadaþlarý ( Muhammed ) hiçbir delilik yoktur, apaçýk bir uyarýcýdýr?''

''Göklerin,  yerin melekutuna  ve Allah'ýn yarattýðý þeylere ve ecellerinin yaklaþmýþ olabileceðine  bak(ýp  ibret al)madýlar mý?  Peki  bun(a inanmadýk)dan sonra hangi söze inanacaklar?''

Öztürkün iddiasýyla hiçbir alakasý olmadýðý açýkça görülür.

Verdiði beþinci Mürselat,50 ayetinde de: ''(Hakk'ý)  yalanlayanlarýn vay haline o gün!''
''Yeyin azýcýk sefa sürün,siz suçlularsýnýz.''
''(Hakk'ý) yalanlayanlarýn vay haline o gün!''
''Onlar bun(a inanmadýk)dan sonra hangi söze inanacaklar?''

Ýddiasýnýn yersiz olduðu görülür.

Verdiði altýncý Lokman,6-7 ayette de: ''Ýnsanlarda kimi var  ki, bilgisizce  ( insanlarý ) Allah'ýn yolundan  saptýrmak ve onunla alay etmek için  eðlence  ( türünden, boþ ) sözleri  satýn alýr.iþte onlara küçük düþürücü bir azap vardýr.''

''Ona  ayetimiz  okunduðu zaman sanki onlarý hiç iþitmemiþ, sanki  kulaklarýnda  aðýrlýk  varmýþ  gibi  büyüklük  taslayarak  ( arkasýný ) döner. Onu  acý  bir  azap ile  müjdele.''

Görüldüðü gibi ayetlerde bilgisizce Allah yolundan saptýrmak ve saptýrmak için boþ sözlere baþvurduðu ve ayetler okununca da duymamýþ gibi kibirli bir þekilde arkasýný dönüp giden bir þahýs tipi çizilmiþtir. Bu tiple  peygamberinin mesajýný ve o mesajý getirenin yolunda en iyi þekilde gitmek için çaba sarf eden alimlerin bir birine benzeyip benzemediðini size býrakýyorum bu mümkün mü?

Evet öztürk'ün hadis diye bir ilmi kýritere ölçüye dayanmadan tamamen heva ve nefsiyle tevil ettiði, tahrif ettiði ve hadisleri kuran karþýsýnda mahkum ettiði ayetlerin gerçek þekli budur.  Sayýn Öztürk'e Rabbimizin:  Huvellezi enzele aleykel kitabe minhu ayatum muhkematun hunne ummul kitabi ve uharu muteþabihat, fe emmellezine fi kulubihim zeyðun fe yettebiune ma teþabehe minhubtiðael fitneti vebtiðae te'vilih, ve ma ya'lemu te'vilehu illellah, ver rasihune fil ilmi yekulune amenna bihi kullum min indi rabbina, ve ma yezzekkeru illa ulul elbâb.

O, sana Kitab'ý indirendir. Onun (Kur'an'ýn) bazý âyetleri muhkemdir, onlar kitabýn anasýdýr. Diðerleri de müteþabihtir. Kalplerinde bir eðrilik olanlar, fitne çýkarmak ve onun olmadýk yorumlarýný yapmak için müteþabih âyetlerinin ardýna düþerler. Oysa onun gerçek manasýný ancak Allah bilir. Ýlimde derinleþmiþ olanlar, "Ona inandýk, hepsi Rabbimiz katýndandýr" derler. (Bu inceliði) ancak akýl sahipleri düþünüp anlar. Ali imran 7  ayetini kendisine hatýrlatýr tövbeye ve insafa çaðýrýrýz.

Þimdi bizde Kur'an'da bir çok yerde  geçen 'hadis' kelimesini, týpký ÖZTÜRK'ün yaptýðý gibi ýstýlahý anlamda alacak ve de ayetleri, baðlamlarýna ve diðer ayetlerin açýklamasýna peygamberimizin beyanýna  baþvurmadan anlamaya kalkacak olursak, nasýl bir dalalete düþeceðimizi size göstermek için birkaç örnek vereceðiz.

     1-''Nerede olursanýz olun ölüm sizi yakalayacaktýr.Titizlikle korunan muhteþem kulelerde olsanýz bile,Onlara bir iyilik isabet ettiðinde,''bu,Allah katýndandýr'' derler. Ama kendilerine bir kötülük dokunduðunda,''bu senin  yüzündendir'' derler. De ki :''Hepsi , Allah katýndandýr.''Þu  topluluða  ne oluyor ki, neredeyse hiçbir hadisi anlamýyorlar.'' Nisa,78.


     2- ''Þimdi sen, bu hadise inanmazlarsa, belki de arkalarýndan  kendini  eritircesine  üzüleceksin.'' Kehf, 6

     3- ''Þimdi siz bu hadisten mi hayrete  düþüyorsunuz?Gülüyorsunuz, aðlamýyorsunuz? Ve siz, kibirlenip kafa tutarak sersemce somurtuyorsunuz.' Necm, 59,-61.

     4- ''Alemlerin Rabbinden indirilmiþtir. Þimdi siz bu hadisi mi kirletip küçümseyeceksiniz?'' Vaký'a, 81.


     5- ''Bu hadisi yalanlayanla beni baþ baþa Býrak; Onlarý bilmedikleri yerden yakalýyacaðýz.'' Kalem, 44.
  Bu örnekleri bize Kur'an ayetlerini keyfi olarak yorumlamanýn nasýl kabul edilemez bir tutum olduðunu ve bunun apaçýk bir tahrif anlamýna geldiðini bütün çýplaklýðýyla göstermektedir. Eðer zikrettiðimiz bu ayetlerde geçen ''hadis'' kelimesini , ÖZTÜRK'ün yaptýðý gibi ''Hz.Peygamber (s.a.v)'e izafe edilen sözler''anlamýnda alacak olursak, hadisleri kirletip küçümsemeye çalýþan kimselerin Yüce Allah (c.c)'ýn gazabýna müstahak olduklarýný ve bizzat Yüce Allah (c.c) tarafýndan ''sersemce somurtan''kimseler olarak tavsif edildiði söylemek gerektiði gerçeði bir yana Kur'an ayetleri arasýnda korkunç çeliþki bulunduðunu söylemek kaçýnýlmaz olacaktýr. Zira ÖZTÜRK'ün zikrettiði ayetlerde ''hadis'' yerilmekteyken, bizim burada zikrettiðimiz ayetlerde ''hadis''i küçümseyenler ve yalanlayanlar -az önce de belirttiðimiz gibi en aðýr þekilde - yerilmektedir. Demek ki çeliþki kuranda deðil Öztürkün mantýðýnda ve keyfi tutumundadýr.


Yukarýdan beri örneklerini gördüðümüz üzere ÖZTÜRKÜN,Allah'ýn dinine Allah'ýn Kitabý'ndan baþka bir þeyin karýþmamasý adýna yüzyýllar boyunca makbul görülerek kendisiyle  amel edilmiþ pek çok  sahih hadisin  hatta mütevatir  rivayetlerin karþýsýnda yaygara çýkarýrcasýna dikilirken kendisi daha büyük tahrife kapý açýp ayetleri tahrif etmiþtir.Acaba Yüce Allah (c.c) Kur'an'ý koruyacaðýna dair va'dini (Hicr, 9) 1400 sene boyunca yerine getirmemiþ midir  bu zamanda yaþayan Yaþar Nuri ÖZTÜRK gelene kadar Kur'an ayetleri tahrif edilmiþ olarak kalmýþtýr da ÖZTÜRK düzeltmiþtir. Hangi aklý baþýnda insandan böyle bir þeye inanmasý beklenebilir? Vesselam veddua
     
NOT: Bu yazýnýn hazýrlanmasýnda Ebubekir SÝFÝL hocamýzýn eserlerinden de faydalandýk Allah kendisinden razý olsun.



Haydar Kerrar
                                                                                                                      ANKARA

Yukar git