Haziran 26, 2019, 06:33:43 ÖÖ
Haberler:

Ve: Þayet kulak vermiþ veya aklýmýzý kullanmýþ olsaydýk, (þimdi) þu alevli cehennemin mahkûmlarý arasýnda olmazdýk! diye ilâve ederler. (Mulk -10)

Subuti sýfatlardan Tekvin ne demektir

Baţlatan haydarĂ˝ kerrar, Mart 14, 2010, 10:46:11 ÖS

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

haydarĂ˝ kerrar

TEKVĂťN

Cenâb-ý Allah'ýn, zatýyla kaim, bilfiil yaratmak ve icat etmek þanýndan olan sübûtî ve hakiki sýfatlarýndan biri. Allah Teâlâ bu sýfatýyla dilediði her mümkünü yokken varlýk sahasýna çýkarýr. Tekvin ile murad edilen bir eserin vücuda gelmesine bilfiil müessir olan mebde-i tekvindir. Yoksa mükevvin (yaratýcý) ile mükevven (yaratýlan) arasýndaki iliþki deðildir. Bu iliþki izafi bir durum olduðu için hâdistir. Tekvinin (yaratmanýn) menþei ise bir eserin vücud bulmasýnda doðrudan doðruya müessir olan Allah'ýn zatýyla kaim bir sýfattýr. Tekvine, halk, îcâd ve te'sir de denilir.
Eþ'arîlere göre yaratmanýn mebde' ve illeti kudret ve irade sýfatlarýdýr. Onlara ise, madrubsuz (dövülensiz) darbýn (dövmenin) husulü tasavvur olunamayacaðý gibi mükevvensiz (yaratýlansýz) tekvin de düþünülemez. Tekvin kadim olsa mükevvenâtýn da kýdemi lâzým gelir.
Yine Eþ'arîlere göre, kudret sýfatýnýn iki çeþit taalluk ve te'siri vardýr: Ezelî ve layezâli (hâdis olan) taalluklar. Ezelî olan taalluk, mümkünatýn fâilden (Allah'tan) sudûr etmesini salih ve sahih kýlar ki, bilfýil sonsuzdur. Kudret sýfatýnýn "taalluk-ý layezlisi" (hadis ve sonradan olan taalluku) ise ezelî irade sýfatýnýn mümkünün varlýk ve yokluðundan birini tercihine göre, hâdis olan taalukudur. Ýþte bu kudret sýfatýnýn ikinci ve hâdis olan taallukuna tekvin derler. Bu tekvîn hâdistir, Allah'ýn zatýyla kâim deðildir. Allah'ýn zatýyla kâim olan kudret ve iradedir. Allah Teâlâ'ya hâlýk (yaratýcý) denilmesi, ayrýca O'na bu iki sýfatýn dýþýnda hakiki bir tekvin sýfatýnýn isnâd edilmesini gerektirmez. Kudretin bu hâdis taalluku bilfiil sonlu, bilkuvve sonsuzdur.
Mutezile'ye göre, Allah'ýn eþyayý yaratmada ayrýca hakiki bir tekvin sýfatýna ihtiyacý yoktur. Dilediði her þeyi yaratmada O'nun zâtý kâfidir.
Matürîdlere göre tekvin, Allah'ýn bütün âlemleri ve bunlarda bulunan her bir þeyi ve cüz'ü ezelde deðil, ilim ve iradesine göre var olacaklarý vakitte yaratmasý demektir. Tekvin (yaratma) yaratýlandan (mükevvenden) baþkadýr. Tekvin, ezelde ve ebedde Cenab-ý Hakk'ýn zatýyla kaim, zatýndan ayrýlmayan ve bakî bir sýfattýr. Mükevven (mahluk) ise, tekvin sýfatýnýn taallukunun hudûsüyle hâdistir.
Tekvin Sýfatýnýn Ýsbatý
a) Allah Teâlâ'nýn hâlýk olduðu ve her þeyin mükevvini (yaratýcýsý) bulunduðunda akýl ve nakil ittifak etmiþtir. Esasen hâlik ve mükevvin kelimeleri halk ve tekvin masdarlarýndan türemiþ ism-i fâillerdir. Muþtak ( türemiþ) kelimelerin manâlarýnýn Zât-ý Bâfi'ye sâbit olmasýný gerektirir. Masdarý sabit olmadan, bundan türemiþ olan ismin bir þey için sabit olmasýnýn muhalliðinde (imtina'ýnda) akýl ve nakil müttefiktir. O halde tekvin Allah'ýn zatýna sâbit olup kudret sýfatýndan baþka bir sýfattýr.
b) Tekvin sýfatý; kudret, irade ve ilimden baþkadýr. Çünkü ilim ile ma'lumat münkeþif ve belli olur. Kudret ile mümkinin iþlenip var edilmesi veya terk edilmesi sahih olur. Çünkü kudretin bütün makdûrata (yaratýlacak þeylere) taalluku ezelidir ve her bir þeye nispeti eþittir. Kudret, makdûrun vücudunu gerektirmez, ancak, onun Hakk Teâlâ'dan sudûrunu sahih kýlar. O halde kudretin taallukundan baþka, icad ve yaratmada bilfiil müessir (etkileyici) bir sýfat lâzýmdýr. Bu sýfat da tekvindir. Ýrade sýfatýyla mümkün olan bir þeyin yaratýlmasý veya terk olunmasý yönlerinden biri diðerine tercih edilir. Ýrade ile tercih edileni bilfiil yaratmada müessir olan tekvin sýfatýdýr. Tekvin iradenin tercihine göre mümkünata taalluk edip onu icad ederek müessir olur. Tekvin makdûrattan ancak vücuda getirilecek þeylere taalluk eder ve makdûrun (vücuda getirilecek þeyin) vücudunu (varlýðýný) gerektirir.
c) Cenab-ý Allah'ýn ilim ve iradesine göre yarattýðý þeylerin ve canlýlarýn nizamlý, sanatlý, saðlam ve akýllara hayranlýk verecek bir þekilde güzel yaratýlmasý da tekvin sýfatýyla olur.
Tekvin, kudret ve irade gibi mümteni'âta (muhallere) taalluk etmez. Ancak câizâta (mümkinlere) taalluk eder. Mümkinâta taalluku Cenab-ý Allah'ýn irâde ve ihtiyarý ile olacaðý için layezâlîdir (hâdistir).
Halk, icâd, ten'îm (nimetlendirme ve nimet verme), ta'zîb (azablandýrma) ihyâ, imâte (öldürme), tasvir, terzîk gibi ilâhî fiillerin hepsinin mercii, Cenab-ý Allah'ýn tekvin sýfatýdýr. Tekvin sýfatý bir tanedir. Eserlerinin çeþitli olmasýyla tekvin sýfatýnýn bunlara taalluklarýna çeþitli isimler verilir. Tasvir ve terzik gibi. Allah'ýn bütün fiilleri ne kadar çeþitli olursa olsun, O'nun zatýyla kaim ve tek bir sýfat olan tekvin sýfatýna racidir ve bu sýfatýn taalukuyla husûle gelir.
"O bir þey dilediði vakit, ancak O'nun emri buna ol demesidir ki, bu da hemen oluverir" (Yâsin, 36/82) ayeti, tekvin sýfatýna ve fiillerinin de buna racî olduðuna delildir.