Haziran 25, 2019, 11:39:03 ÖÖ
Haberler:

YavrucuĂ°um! Yaptýðýn iĂľ (iyilik veya kötĂĽlĂĽk), bir hardal tanesi aĂ°Ă˝rlýðýnda bile olsa ve bu, bir kayanĂ˝n içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karþýna) getirir. DoĂ°rusu Allah, en ince iĂľleri görĂĽp bilmektedir ve her Ăľeyden haberdardĂ˝r.  (Lokman -16)

Subuti sýfatlardan Kelam ne demektir

Baţlatan haydarĂ˝ kerrar, Mart 14, 2010, 10:45:17 ÖS

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

haydarĂ˝ kerrar

KELĂ‚M

Konuþma. Allah'ýn Sübuti sýfatlarýndan. Allah'ta bulunmasý zorunlu olan konuþma niteliðini belirtir. Allah bu sýfatý ile peygamberler aracýlýðýyla emir ve yasaklar koyar, haberler verir. Ancak konuþmasýnýn mahiyeti bilinemez.
Kur'an'da Allah'ýn konuþma niteliðine sahip olduðunu gösteren çok sayýda âyet vardýr. "Musa, tayin ettiðimiz vakitte bizimle buluþmaya gelip de Rabb'i onunla konuþunca... " (el-A'raf, 7/143), "De ki: "Rabbimin sözleri için deniz mürekkep olsa, Rabbimin sözleri tükenmeden önce deniz: tükenir" (el-Kehf, 18/109), "Ve eðer ortak koþanlardan biri güvence dileyip yanýna gelmek isterse, onu yanma al ki, Allah'ýn sözünü iþitsin... " (el- Tevbe, 9/6) ve "Kýyamet günü Allah ne onlarla konuþacak ve ne de onlarý temizleyecektir." (el-Bakara, 2/ 174) bu âyetlerden yalnýzca birkaçýdýr.
Kelamcýlara göre Allah'ýn Kelam sýfatý ile nitelenmesinin zorunlu olduðu akýl yürütme yoluyla da kanýtlanabilir Kelam bir olgunluk, kemal niteliðidir. Bu nedenle Allah'ýn Kelâm sýfatý ile nitelenmesi zorunludur. Allah bunun tersi olan konuþmama ve dilsizlik niteliðinden münezzehtir. Diri olan varlýk konuþma niteliðine sahip deðilse, konuþmama ve dilsizlik gibi afetlerle nitelenmesi gerekir. Oysa Allah tüm eksiklik ve kusurlardan uzaktýr. Tüm peygamberler Allah'ýn kelâmýný insanlara aktarmýþ, O'nun emir ve yasaklarýný, haberlerini bildirmiþlerdir. Bu, bütün peygamberlerden mütevatir olarak gelmiþtir. Peygamberlerin elçilik görevi de ancak Allah'ýn kelam sýfatý ile mümkündür. Allah'ýn konuþma niteliðine sahip olmamasý durumunda risalet görevinden de söz edilemez. peygamberlerin varlýðý ve bildirdikleri Allah kelamý Allah'ýn konuþma niteliðine sahip olduðunun kanýtýdýr.
Allah, peygamberlerle konuþur. Ancak bu konuþma iki insanýn karþýlýklý konuþmalarýna benzetilemez. Bu konuþmanýn biçimi Kur'an'da þöyle belirtilir: "Allah bir insanla (karþýlýklý) konuþmaz. Ancak vahiyle (ilham yoluyla, kulunun kalbine dilediði düþünceyi doðurarak), yahut perde arkasýndan konuþur, yahut bir elçi gönderip izniyle dilediðini vahyeder" (eþ-þûrâ, 42/51). Allah'ýn "perde arkasýndan" konuþmasý, Hz. Musa (a.s) ile olduðu gibi bir aðaç ya da benzeri bir nesne aracýlýðý ile konuþmasýdýr. Bir elçi göndermesi de kelâmýný bir melek (Cebrail) vasýtasýyla vahyetmesidir.
Kelamullah ve Kelam-ý Kadim deyimleri Kur'an'ý dile getirir. Allah'ýn mütekellim (konuþan) ve Kur'an'ýn da Allah'ýn kelamý olduðunda tüm Ýslam mezhepleri görüþ birliði içindedirler. Ancak Kur'an'ýn Kelam sýfatý gibi kadim (ezeli) mi, yoksa mahluk (yaratýlmýþ) ve hâdis (sonradan olma) mý olduðu konusunda çok farklý görüþler öne sürülmüþ, çok þiddetli tartýþmalar yürütülmüþtür. Bu konudaki belli baþlý görüþler Selef, Mutezile ve Eþ'ariye ile Mâturidiyye tarafýndan savunuldu.
Selef'e göre Kur'an Allah'ýn kelâmýdýr ve mahluk deðildir. Allah'la kaimdir ve O'ndan ayrý deðildir. Kur'an ne yalnýz anlam, ne de yalnýz harflerden ibarettir; her ikisinin toplamýndan oluþur. Allah harflerle konuþur, harfler de mahluk deðildir. Kulun okuyuþu, sesi ve okuma fiili yaratýlmýþtýr, Allah ile kaim deðildir. Fakat dinlenilen Kur'an mahluk deðildir, Allah ile kaimdir. Allah'ýn kelâmý Cibril vasýtasýyla inzal olunan anlamýn hikayesi deðil, ibaresidir.
Selef'in benimsediði anlayýþýn tam karþýsýnda Mutezile'nin görüþleri yer alýr. Mu'tezile'ye göre Kur'an ses, harf, âyet, sûre vb.lerinden oluþmakta; telif, tanzim, tenzil, inzal gibi hudûs (sonradan olma) nitelikleri taþýmaktadýr. Bu nedenle kadim deðil, mahluktur. Allah'ýn konuþmasý, mütekellim olmasý, kelamý belli bir mahalde, örneðin Cebrail'de, peygamberlerde, Levh-i Mâhfuz'da, insanýn okuyuþunda yaratmasýdýr. Kur'an'ýn kadim (ezeli) olmasý, Allah'ýn zatý ile birlikte ikinci bir kadimin daha bulunmasý demektir. Bu da tevhide ters düþer.
Eþ'ari ve Maturidi kelamcýlar Selef ile Mutezile arasýnda bir yol izlediler. Bunlar kelamý "nefsi" ve "lafzi" olmak üzere ikiye ayýrdýlar. Nefsi kelam (kelam-ý nefsi), Allah'ýn zatý ile kaim, mahiyetini anlayamayacaðýmýz ezeli bir sýfattýr. Lafzi kelâm (kelâm-ý lafzî) ise nefsi kelâma delalet eden ses ve harflerden oluþan Kur'an'ýn lafzýdýr. Bu lafzî kelam hudûs (sonradan olma) nitelikleri taþýdýðý için ezeli deðildir, mahluktur. Eþ'arî ve Maturidîler nefsi kelâmýn iþitilip iþitilmemesi konusunda ayrýlmýþlardýr. Eþ'arîlere göre nefsi kelam iþitilebilir. Çünkü varolan bir þeyin iþitilmesi de mümkündür. Maturidîler ise nefsi kelamýn iþitilemeyeceðini savunurlar.