Temmuz 16, 2019, 12:38:10 ÖS
Haberler:

Andolsun biz Lokman'a: Allah'a þükret! diyerek hikmet verdik. Þükreden ancak kendisi için þükretmiþ olur. Nankörlük eden de bilsin ki, Allah hiçbir þeye muhtaç deðildir, her türlü övgüye lâyýktýr. (Lokman -12)

Zati sýfatlardan Vücud ne demektir

Baţlatan haydarĂ˝ kerrar, Mart 14, 2010, 10:36:42 ÖS

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

haydarĂ˝ kerrar

VĂśCUD

Olmak, varolmak, olan, varolan, mevcut.
Kelam ilminde Allah'ýn zorunlu varlýðýný dile getirir. Kelamcýlara göre Allah'ýn nefsî, zatî ya da sübutî sýfatlarýndandýr.
Yunan felsefesinin, özellikle Aristo metafiziðin Ýslâm dünyasýna girmesinden önce, kelamcýlar genel bir kavram olarak vücud yerine þey ve cisim kavramlarýný kullanýyorlardý. Bu dönemde, kelamcýlarýn tartýþtýklarý baþlýca konulardan birini, Allah'a þey ya da cisim denilip denilemeyeceði oluþturuyordu. Sonunda Allah'a cisim denilemeyeceði, çünkü Allah'ýn cismin gerekli niteliklerinden olan boyutlu olmaktan münezzeh olduðu sonucuna varýldý. Buna karþýlýk, diðer þeyler gibi olmamakla birlikte, Allah'a þey denilebileceði kelamcýlarýn büyük çoðunluðu tarafýndan kabul edildi. Zeydî kelamcýlarla Mutezile'den Cehm bin Safvan bu görüþü benimsemediler.
Vücud ve cevher kavramlarý, Ýslâm felsefe ve kelamýna Aristoteles felsefesinin etkisiyle girdi. Felsefecilerle kelamcýlar bu kez de bu kavramlarý tartýþmaya baþladýlar. Allah için cevher kelimesinin kullanýlmasý uygun görülmedi. Vücudun ise O'nun zatî sýfatlarýndan biri olduðu kabul edildi. Ama sorun bununla bitmiyordu. Tartýþma, vücudun Allah'ýn zatýndan ayrý birþey olup olmadýðý konusunda sürdü. Kelamcýlarýn büyük çoðunluðu, vücudun zattan ayrý, zata eklenmiþ ezeli, ebedi ve baðýmsýz bir sýfat olduðunu kabul etti. Ebu'l-Hasan el-Eþ'arî ile Mutezile kelamcýlarýndan Ebu'l-Hüseyin el-Basrî ise, Ýslâm felsefecilerine uyarak vücudun zata eklenmiþ baðýmsýz bir sýfat olduðu görüþünü reddettiler.
Hem Allah, hem de diðer nesneler için ortaklaþa kullanýlmasý, vücud kavramýna nisbetleri bâkýmýndan varlýklarýn derecelendirilmesini gerektirdi. Buna göre varlýklar, vücud kavramýyla nisbetleri bakýmýndan üç kategoriye ayrýldý. Bu kategoriler vacib (zorunlu), mümkün (olabilir) ve mümteni (olmasý imkansýz) biçiminde adlandýrýldý.
Vacib vücud, varlýðý zorunlu ve zatýnýn gereði olan, varolmakta baþka bir varlýða muhtaç olmayan varlýk, Allah'týr. Vacib vücudun zatý ile vücudu arasýnda baþkalýk yoktur. Vacib vücud ayný zamanda yokluðu düþünülemeyen, yokluðu kabul etmeyen varlýktýr. Vücudun yokluðu kabul etmemesi ya zatý gereði ya da baþka bir varlýktan dolayýdýr. Yokluðu kendi zatý gereði kabul etmeyen (Allah'ýn zatý gibi) vücud vacib lizatihi adýný alýr. Yokluðu kabul etmeyiþi baþka bir varlýktan dolayý ise (Allah'ýn sýfatlarý gibi) vacib liðayrihi denir. Varlýðýnýn baþlangýcý ve sonu olmamasý; atomlardan, cevher ve arazlardan ya da madde ve suretten bileþmemesi vacib vücudun baþlýca özellikleridir.
Mümkün vücud, ne varlýðý, ne de yokluðu zatýnýn gereði olmayan, zatý bakýmýndan varlýðý ile yokluðu eþit olandýr. Mümkün varlýk, varlýðý da, yokluðu da vacib olmayan ya da varlýðý da, yokluðu da mümteni olmayan diye de tanýmlanýr. Mümkünün varlýðý da, yokluðu da eþit olduðundan varolmak için mutlaka tercih edici bir sebebe muhtaçtýr. Bu sebep, onun varlýðýný yokluðuna tercih ederse, varolur. Varlýðý, sebebinden sonra olduðu için hadis, sonradan olmadýr.
Yokluðu zatýnýn gereði olan, bu nedenle varlýðý imkansýz þeylere mümteni, muhal ya da müstahil denir. Mümteninin temel özelliði hiçbir þekilde varolmamaktýr. Mümteniyi aklen varolan bir nesne gibi düþünmek bile mümkün deðildir
VACĂťBU'L-VĂśCUD

Zorunlu varlýk ya da varlýðý zorunlu olan, Allah.
Kelam ilminde Allah'ýn varlýðýnýn zorunluluðunu, gerekliliðini belirtir.
Vücud kavramýnýn Yunan felsefesinin etkisiyle Ýslâm felsefe ve kelamýna girmesinden sonra baþlayan, vücudun Allah'a nisbet edilip edilemeyeceði tartýþmasý, vücudun Allah'ýn sýfatlarýndan biri olduðunun kabul edilmesiyle sona erdi. Genel kabule göre vücud, Allah ýn zatýndan ayrý, ezelî, ebedî ve baðýmsýz bir sýfattýr.
Vücud kavramýnýn diðer nesnelere de nisbet edilmesi, varlýklar arasýnda bir ayrým yapýlmasýný gerekli kýldý. Bunun yapýlmamasý durumunda Allah ile diðer varlýklar ayný kavram altýnda toplanmýþ olacaktý. Bu sorunun ortadan kalkmasý için varlýklar, vücuda nisbetleri bakýmýndan vacib (zorunlu), mümkün (olabilir) ve mümtezi (olmasý imkansýz) denilen üç bölüme ayrýldý. Varlýðý zatýnýn gereði olan Allah'ýn vücudu vacib; varlýðýný baþka bir varlýða borçlu olan yaratýlmýþ varlýklar mümkün; olmasý hiçbir þekilde düþünülemeyen þeyler de mümteni varlýklar olarak tanýmlandý.
Zorunlu varlýðýn ya da varlýðý zorunlu olan Allah'ýn zorunluluktan gelen ayýrýcý özellikleri olmalýydý. Kelam bilginleri bu ayýrýcý özellikleri de þöyle belirlediler:
Bir varlýk hem zatý gereði, hem de baþkasýndan dolayý vacib olamaz.
Çünkü baþkasý ile var olanýn, baþkasýnýn yok olmasý ile yok olmasý gerekir. Bu nedenle iki durumun bir araya gelmesi imkansýzdýr.
Zatý gereði vacib olan bileþik olamaz. Çünkü her bileþik parçasýna muhtaçtýr. Bu varlýðýn baþkasýna muhtaç olduðu anlamýna gelir. Baþkasýna muhtaç olan varlýk, zatý bakýmýndan vacib deðil, mümkündür. Zatý bakýmýndan vacib olan baþkasý ile birleþmez. Birleþme, baþkasý ile iliþki kurmaktýr. Zatý bakýmýndan vacib olanýn böyle bir iliþkisi de olamaz.
Zatýndan dolayý vacib olanýn vücudu, mahiyeti üzerine zaid olamaz. Çünkü o vücud mahiyetten müstaðni deðilse, zatý bakýmýndan mümkün ve bir müessire muhtaçtýr. Zatýndan dolayý vacib olanýn vücudu kendi üzerine zaid olamaz. Çünkü eðer vücubiyet vücudu gerektiriyorsa fer'î olan asýl olana asýl olur ki, bu imkansýzdýr.
Zatýyla vücubiyet iki nesne arasýnda ortak olmaz. Yoksa bu, ikisinden birinin öbüründen ayrýldýðý nesneye ters düþer ve böylece her biri, ortaklaþtýklarý nesne ile ayrýldýklarý nesneden bileþmiþ olurlar. Zatý bakýmýndan vacib olan, her yönden vacibdir. Zatýndan dolayý vacib olan yok olamaz. Eðer yok olursa, varlýðý, yokluðunun sebebinin yok olmasýna baðlý olurdu. Baþkasýna baðlý olanýn da zatý bakýmýndan mümkün olmasý gerekirdi. Zatý bakýmýndan vacib olan, zatýnýn gerektirdiði bir takým niteliklerle donanabilir