Haziran 19, 2019, 08:00:08 ÖS
Haberler:

Þüphesiz, iman edip de güzel davranýþlarda bulunanlar için, nimetleri bol cennetler vardýr. Orada ebedi kalacaklardýr. Bu, Allah'ýn verdiði gerçek sözdür. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir. (Lokman -8,9)

KURAN_I KERÝM NÝÇÝN ARAPÇA

Baţlatan tebesĂĽm, Mart 04, 2010, 12:16:52 ÖÖ

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

tebesĂĽm

Sual: Ateist yazar, (DiĂ°er milletler kendi kulu deĂ°il mi de, TanrĂ˝ Kur’anĂ˝ Arapça indirdi) diyor.
CEVAP
EĂ°er Kur’an Ăťngilizce olarak inseydi, aynĂ˝ bozuk mantĂ˝kla, (DiĂ°er milletler kendi kulu deĂ°il mi de, TanrĂ˝ Kur’anĂ˝ Ăťngilizce indirdi) diyecekti. MaksadĂ˝ yanlýþ bulmak olduktan sonra her Ăľeyi tenkit eder. Yusuf suresinin, (Biz Kur’anĂ˝ Arapça olarak indirdik, umulur ki, siz onu anlarsĂ˝nĂ˝z) mealindeki 2. âyet-i kerimesi, tefsirlerde özet olarak þöyle açýklanĂ˝yor:

Biz Kur’an-Ă˝ kerimi herhangi bir lisan ile deĂ°il, en geniĂľ, en açýk, en âhenktar olan Arap lĂĽgâtĂ˝ ĂĽzere indirdik. EĂ°er akĂ˝llĂ˝ca düþünĂĽrseniz, bu KitabĂ˝n ulviyetini, kendisinin bir Ăľaheser, hĂĽkĂĽmlerinin, tesirli sözlerinin, bĂĽtĂĽn insanlýða hitap ettiĂ°ini, mĂĽslĂĽman olmayĂ˝ en bĂĽyĂĽk bir vazife, en yĂĽksek bir saadet telakki edersiniz.

Ey Araplar, Kur’an-Ă˝ kerim, sizin lisanĂ˝nĂ˝zla indi. BugĂĽne kadar birçok edebiyatçýnĂ˝n, Ăľairin sözĂĽnĂĽ dinlediniz. Hiçbirisine benzemiyor. Bunun insan sözĂĽ olmadýðýnĂ˝, Ăťlahi bir kelam olduĂ°unu düþünĂĽrseniz, anlarsĂ˝nĂ˝z.

Demek ki âyetteki anlamak, bunun ilahi kelam olduĂ°unu anlamaktĂ˝r. Yoksa ahkamĂ˝nĂ˝ anlamak deĂ°ildir. EĂ°er öyle olsaydĂ˝, (Ey ResulĂĽm, Kur’an-Ă˝ kerimi insanlara açýklaman için indirdik) mealindeki âyet-i kerimeye zĂ˝t olurdu. (Nahl 44)

EĂ°er Yunanca olsaydĂ˝
Fussilet suresinin, (EĂ°er biz Kur’an-Ă˝ kerimi yabancĂ˝ bir dilde okunan bir kitap kĂ˝lsaydĂ˝k. Diyeceklerdi ki, âyetleri tafsilatlĂ˝ Ăľekilde açýklanmalĂ˝ydĂ˝. MuhataplarĂ˝ Arap olduĂ°u halde, Arapça olmayan bir kitap mĂ˝ geldi) mealindeki 44. âyet-i kerimesinin tefsirlerdeki açýklamasĂ˝ da þöyledir:

Kur’an-Ă˝ kerim [Ăťbranice, Yunanca falan deĂ°il] sizin lisanĂ˝nĂ˝zda, yani Arapça’dĂ˝r. Siz Arap olduĂ°unuza göre, ifadelerinin vecizliĂ°inden, ĂľaheserliĂ°inden bu Kur’an-Ă˝ kerimin Ăťlahi bir kelam olduĂ°unu anlarsĂ˝nĂ˝z. Yoksa, (Siz Arap olduĂ°unuza göre, Kur’anĂ˝n ahkamĂ˝nĂ˝ da anlarsĂ˝nĂ˝z) denmiyor.
[TokatlĂ˝ Ăžeyh-ĂĽl-islam Mustafa Sabri efendi, (Biz Arabi’yi az biliriz. Fakat Kur’an-Ă˝ kerimi Araplardan daha iyi anlarĂ˝z) buyuruyor.]

LisanĂ˝ Arabi olan herkes Kur’anĂ˝ anlayamaz. Lisan ayrĂ˝, ilim ayrĂ˝dĂ˝r. TĂĽrkçe bilen insan, tĂ˝p, hukuk, fen gibi bilgileri bilir mi? Kur’an-Ă˝ kerim baĂľtan baĂľa bir ilim deryasĂ˝dĂ˝r. Her Arabi bilen Kur’an-Ă˝ kerimi nasĂ˝l anlar? Ateistler gibi, tercĂĽmesini okuyup da, (BakĂ˝n Kur’anda çeliĂľki var) demek ne kadar abes ve saçmadĂ˝r.

Eshab-ý kiramýn anlayýþý
Eshab-ý kiramýn hepsi müctehid, birer büyük âlim olduklarý halde, âyet-i kerimeleri farklý anlamýþlar, ictihadlarý farklý olmuþtu. Mezheplerin çýkýþýnda da âyet-i kerimelerin farklý anlaþýlmasýnýn rolü vardýr.

Urvet-ĂĽl-vĂĽska Muhammed Masum-i Faruki hazretleri buyuruyor ki:
(Bir gĂĽn Resulullah efendimiz, Hazret-i Ebu Bekir’e Kur'an-Ă˝ kerimin ince manalarĂ˝ndan birkaçýnĂ˝ onun seviyesine göre anlatĂ˝yordu. Hazret-i Ă–mer yanlarĂ˝na gelince, konuĂľma ĂĽslubunu ve bahsettiĂ°i ince sĂ˝rlarĂ˝, onun da anlayacaĂ°Ă˝ Ăľekilde deĂ°iĂľtirdi. YanlarĂ˝na Hazret-i Osman gelince yine ĂĽslubunu deĂ°iĂľtirdi. Hazret-i Ali gelince de böyle yaptĂ˝. Resulullah efendimizin, her deĂ°iĂľtirmesi, oraya gelen zatlarĂ˝n istidatlarĂ˝nĂ˝n farklĂ˝ oluĂľlarĂ˝ndan idi.) [M. Masumiyye 59]

Hadis-i Ăľeriflerde (Benden sonra peygamber gelseydi, Ă–mer olurdu), (Osman’Ă˝n Ăľefaati ile Cehennemlik yetmiĂľ bin kiĂľi sorgusuz Cennete girecektir) ve (Ben ilmin Ăľehriyim Ali de kapĂ˝sĂ˝dĂ˝r) buyuruldu. Her üçü de bu derece yĂĽksek olduĂ°u ve Arabiyi çok iyi bildiĂ°i halde, Hazret-i Ebu Bekir’e anlatĂ˝lan tefsiri bile anlayamadĂ˝lar. ÇünkĂĽ Peygamber efendimiz herkese derecesine göre anlatĂ˝yordu.
Hadis-i Ăľerifte buyuruldu ki:
(Ăťnsanlara akĂ˝llarĂ˝na, anlayýþlarĂ˝na göre söyleyin, onlara [dinin hĂĽkmĂĽnĂĽ] inkâr ettirecek Ăľekilde söylemeyin ki, Allah’Ă˝ ve ResulĂĽnĂĽ yalanlamasĂ˝nlar.) [Buhari]


Allahü teâlâ, (Peygambere sorun, âlimlere sorun) buyuruyor. Bazýlarý, bizzat kendim anlayacaðým diye inat ediyor. Herkes kendisi anlayabilseydi o zaman peygambere ne lüzum kalýrdý?

Kur’an-Ă˝ kerimi, lisanĂ˝ Arapça olanlar bile anlayamaz. Hatta evliyanĂ˝n ve ulemanĂ˝n en bĂĽyĂĽkleri olan Eshab-Ă˝ kiram bile, âyetlerin manalarĂ˝nĂ˝ Resulullah efendimize sorarlardĂ˝. Bir hadis-i Ăľerifte buyuruldu ki:
(Kur’an, Allah’Ă˝n metin ipidir. ManalarĂ˝nĂ˝n hepsi anlaþýlmaz. Çok okumak ve dinlemekle eskimez.) [Ăťbni Mace]

Kur’an-Ă˝ kerim çok veciz olup, bitmez tĂĽkenmez manalarĂ˝nĂ˝n bulunduĂ°u, bĂĽtĂĽn manalarĂ˝ bildirilse bile, yazmak için kaĂ°Ă˝t ve mĂĽrekkep bulunamayacaĂ°Ă˝ bizzat Kur’an-Ă˝ kerimde bildirilmektedir.
Mealen buyuruluyor ki:
(De ki, Rabbimin [Ýlmini, hikmetini bildiren] sözleri için, denizler mürekkep olsa, bir o kadar daha deniz ilave edilse, denizler tükenir, Rabbimin sözleri tükenmez.) [Kehf 109, Beydavi]


AnayasayĂ˝, bir kanunu anlamak için hukukçulara gidiliyor. Halbuki bunlarĂ˝ da insan yazmýþtĂ˝r. Bir kanundan bile herkes aynĂ˝ Ăľeyi anlamazken, Allah’Ă˝n kelamĂ˝nĂ˝ herkes nasĂ˝l hemen kolayca anlayabilir?

DoĂ°rusunu anlayabilmek için, bir Kur’an tercĂĽmesine [meallere] deĂ°il, Ăťslam âlimlerinin tefsirlerine bakmak gerekir.