Haziran 26, 2019, 05:51:01
Haberler:

De ki: O bilgi, ancak Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçýk bir uyarýcýyým. (Mulk -25)

PEYGABERÝMÝZDEN ÖRNEK KISSALAR

Balatan tebesüm, ubat 28, 2010, 07:37:57 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

tebesüm

1_Peygamberimiz çok mütevazý idi. Misafirlerine bizzat kendisi hizmet eder, ikramda bulunurdu. Bir gün çölden biri gelip, “Kim bu insanlarýn büyüðü?” diye sordu. O sýrada misafirlerine kâselerle süt daðýtma hizmetinde bulunan Efendimiz adama, “Bu insanlarýn büyüðü bunlara hizmet edendir!” buyurdu. Bu sözüyle hem büyüklerin insanlara hizmet edeceðini ifade etmiþ, hem de aradýðý kimsenin kendisi olduðuna iþarette bulunmuþtu.

Bir yolculuk dönüþünde herkes hurmalýkta istirahate çekilmiþ dinlenirken bazýlarý onlara yemek hazýrlamak üzere harekete geçmiþlerdi. Biri ‘Ben yemek yapayým.’, biri ‘Ben su getireyim.’, derken biri de ‘Ben de ateþ yakayým.’, deyince Efendimiz de, ‘Öyle ise ben de odun toplayayým.’ buyurdu. Biz bütün iþleri yaparýz, siz istirahetinize bakýn deyince de verdiði karþýlýk þöyle oldu:

-Bilirim ki sizler bu hizmetleri yaparsýnýz, ama baþkalarý hizmet ederken ben seyirci kalmaktan üzülürüm. Sözünü þöyle baðladý: “Ben hizmet edilen deðil, hizmet eden olmayý severim!” Bundan sonra kalkýp odun toplayarak bizzat hizmete katýldý...

2- Bir gün bir sepet hurma getirip:
-Buyur ya Resulellah turfanda hurma, dediler. Peygamberimiz, “Hurmalar oldu mu ki?” diye sordu. Hayýr, olmadý; ama bizim bahçemiz sýcak bir dere içinde bu yüzden ilk hurma bizde eriþir. Kimse yemeden size getirdik ki en önce siz yiyesiniz turfanda hurmayý. Peygamberimiz uzakta oynayan çocuklarý gösterdi, “Götürün bu turfanda hurmalarý þu oynayan çocuklar yesinler. Ben komþularýmýn yemediðini yemem. Ne zaman komþularýmýz da hurma yemeye baþlarsa iþte o zaman ben de gönül rahatlýðý içinde hurma yiyebilirim.” buyurdu.

3- Peygamberimiz yoksullara yardým etmeyi çok severdi. Yine bir gün davet ettiði muhtaçlara önceden hazýrladýðý yardýmý sýrayla daðýtmýþ, alanlar da daðýlýp gitmiþlerdi ki, tam o sýrada bir baþka yoksul uzaklardan koþarak gelip kendisine verilecek bir þey kalmadýðýný anlayýnca üzülmüþtü. Peygamberimiz üzülen bu yoksula, “Üzülme.” dedi: “Sana da bir çare bulabiliriz.” Bulduðu çareyi de þöyle açýkladý: “Buradan doðruca Medine çarþýsýna git, ihtiyaçlarýný satan dükkanlara gir, ne lazýmsa al, sonra da de ki: “Mal benim, borç Resulüllah’ýndýr! Yeter ki çocuklarýný sevindir, sen de üzülme!”

Adam ‘Olur mu böyle bir þey?’ demek isteyince, Efendimiz onu dükkanlara doðru yönlendirirken tembihini tekrarladý. “Unutma!” dedi, “Mal benim borç Resulüllah’ýn, diyeceksin. Mal sana, ödemesi bana ait olacaktýr.” buyurdu.

4- Peygamberimiz faydalý icat ve teknolojik buluþlar kim tarafýndan bulunursa bulunsun sahip çýkýlýp Müslümanlarýn hizmetinde kullanýlmasýný ýsrarla tavsiye ederdi.

Bir gün bir sahabesi Þam’daki Hýristiyanlardan aldýðý içi zeytinyaðý dolu bir kandili getirip mescide asmýþtý. O günlerde Müslümanlar Medine’de böyle bir kandili henüz yakmamýþlardý. Gelen cemaat bunu Þam’daki Hýristiyanlardan aldýðýný öðrenince, ‘Müslümanlarýn mescidine Hýristiyan’ýn yaptýðý kandili mi asýyorsun? Resulüllah gelince seni azarlar’, demeye getirmiþlerdi.

Az sonra Efendimiz (sas) gelip dumansýz, külsüz yanýp ýþýk veren kandili görünce, ‘Kim getirdi bunu?’ diye sordu. Oradakiler getireni göstererek “Þam’da Hýristiyanlardan alýp getirmiþ.” dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz kandili getiren sahabesine tebessümle bakarak þöyle dua etti: “Sen bizim mescidimizi aydýnlattýn, Allah da senin kabrini aydýnlatsýn!” Sonra da sözlerine þunu ekledi: “Ýnsanlýða faydalý olan þeyler müminin kaybettiði malý gibidir. Nerede ve kimde bulursa bulsun hemen sahip çýkarak getirip Müslümanlarýn istifadesine sunmalýdýr!”

Yukar git