Haziran 25, 2019, 11:37:07
Haberler:

"Doðru sözlü iseniz (söyleyin), bu tehdit hani ne zaman (gerçekleþecek)?" derler. (Mulk -24)

HADÝSLER ÝTÝKADÝ KONULARDA DELÝL OLABÝLÝRMÝ?

Balatan halukgta, Ocak 21, 2010, 01:36:23 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

halukgta

   Hadislerin itikadi konularda neden delil olamayacaðýný hadis dalýndaki araþtýrmalarýn sonuçlarýndan yola çýkarak ortaya koyan bir derleme.

1. Hadis nedir:

•   Hadis peygamberimizin söylediði söylenen sözleridir. Ona aitliði konusunda kesinlik yoktur, yani Zannidir. Ýçinde peygamberin sözünün bulunma ihtimali vardýr. Hadislere ‘içinde Peygambere (a.s.) ait sözlerin bulunmasý ihtimali olan metinler.’ gözü ile bakýlmalýdýr.

2. Hadisler Zannidir:
Sebepleri:

1. Hadisler Kuran gibi Allah’ýn korumasý altýnda deðildirler. Bu da hadisleri, þeytanýn, nefsin, Ýslam düþmanlarýnýn, dikkatsizliklerin, yanýlmalarýn, iyi niyetli uydurmalarýn ve benzeri þeylerin etkisine açýk býrakýyor.

2. Hadisleri ve onlarý rivayet eden kiþileri deðerlendiren hadis âlimleri masum deðildirler, hatadan uzak deðildirler. Bu âlimlerin hiçbirine vahiy gelmiyor, yaptýklarý yanlýþlar vahiyle düzeltilmiyordu. Dolayýsýyla gösterdikleri çabalardan tam inanç elde edilemez. Ýnsanlar, daha Peygamber hayattayken, onun bir sözü söyleyip söylemediði, söylemiþse þöylece bir anlama gelip gelmediði hususunda ihtilafa düþmüþlerdir.

Alimlerin yanýlgýlarýnýn deðiþik þekilleri olabilir: örn.: hadisleri nakleden ravileri yanlýþ deðerlendirmiþ olabilirler. Güvenilir olmayan kiþiler, -kusurlarý bilinmediðinden, tespit edilemediðinden, saklý kaldýðýndan- güvenilir kabul edilmiþ olabilir, âlimler ravilere aldanmýþ olabilirler. (Peygamberimiz de ‘siz beni aldatabilirsiniz’ diyordu), çünkü insanlarýn iç hallerini bilmek çok zor, ravi münafýk olabilir (her þeyi bilen Allah’týr, peygamberimiz de kendi çevresindeki münafýklarý bilmiyordu)

Bir hadis âliminin zayýf saymadýðý bir raviyi veya hadisi, diðer bir hadis âliminin zayýf saymasý daima ihtimal dâhilindedir. Muhaddisler Buharinin 80 ravisini zayýf görmüþlerdir. Gerçekte bu sorun çok çetin bir sorundur. Ýnsanlarýn iç hallerini bilmek mümkün deðildir. Açýk hatalar görülür ama gizlide yapýlanlar bilinmez.

Cerh ve tadil âlimlerinin önde gelenlerinden olan Abdurrahman ibn Mehdiye göre güvenilir olan nice raviler vardýr ki, Yahya b. Said el Kattan’a göre güvenilir deðildirler. Oysa ravi tenkidinin temel danýþma odaklarý bu iki þahýstýr.

Örnek: Hakkýnda çeliþkili hüküm verilenlerin en bariz örneklerinden biri de Ýkrimedir. Sahabe Ýbn Abbas’ýn kölesi olan Ýkrime bazý hadis âlimleri tarafýndan yalancýlýk ve Harici görüþler benimsemekle, yöneticilerin ödüllerini kabul etmekle suçlanmýþ ve yalanýndan birçok örnek anlatýlmýþtýr.

Mesela Tabiinden(sahabe sonrasý nesil) Said b. Müseyyeb kölesi Bürde: ‘Ýkrime’nin Ýbn Abbas’ýn üstüne yalan atmasý gibi sen de benim üstüme yalanlar atma’ dediði anlatýlýr. Bu zat Ýkrime’nin birçok hadisini yalanlamýþtýr.

Kasým da:’Ýkrime yalancýdýr. Sabahleyin bir hadis söyler, akþamleyin onun tersini söyler.’ demiþtir.

Bunlarýn yanýnda Ýkrime’yi güvenilir, saðlam görenler de vardýr. Taberi ona tam güvenmiþ, tefsirini ve tarih kitabýný onun aktardýðý hadislerle doldurmuþtur. Ahmed b. Hanbel, Yahya b. Main gibi hadisçiler de Ýkrime’yi saðlam görmüþlerdir.

Bundan dolayý Buhari onun saðlamlýk tarafýný yeðliyerek ondan bir çok hadis rivayet etmiþtir. Müslim ise onun yalancýlýk tarafýný daha kuvvetli bulmuþ ve bir tek hadis dýþýnda ondan hadis almamýþtýr. Hac konusunda ondan aldýðý hadisi de Said b. Cübeyr’den yaptýðý rivayetle desteklemiþtir.

Bu örneklerden olayýn sübjektifliði, zanniliði ortaya çýkýyor.

3. Hadisleri rivayet eden kiþiler(raviler) güvenilir de olsalar masum deðildirler ve dolayýsýyla yanýlabilirler, hata yapabilirler, hadisi yanlýþ anlayabilirler, maksadýnýn dýþýnda anlayabilirler, unutabilirler, eksik, yanlýþ veya fazlalýkla rivayet edebilirler.

4. Raviler iyi niyetle hadis uydurmuþ olabilirler, ki tarihte böyle hadislerin de uydurulduðu tespit edilmiþtir. Ýmam Müslim Cerh alimi Yahya b. Said el Kattan’ýn þu ifadesini rivayet eder:’Salih kiþileri hadiste olduðu kadar hiçbir þeyde yalancý görmedik.’(Müslim, Sahih, (Mukaddime), C. I, S. 13) Bu noktadan bakýldýðýnda da hadisin gerçekten iyi niyetle uydurulmadýðýnýn garantisinin verilemeyeceði ortaya çýkýyor, velev ki ravi bunu itiraf etsin.

5. Hadislerin söylendiði ortam, zaman ve zemin, muhatabýn kimliði gibi þartlar da (sebebi vürud) önemlidir. Hadis kaynaklarýnda genelde bu bilgiler bulunmuyor. Hâlbuki baðlamýndan(Zusammenhang) kopartýlan hiçbir söz yanlýþ anlaþýlma riskinden muaf deðildir. Resul ‘karnýnýza taþ baðlayýn’ demiþtir. Ýçinde bulunduðu þartlarý düþünmeden bunu yaparsanýz anlamsýz bir hareket olur.

6. Hadisler Peygamberimizin vefatýndan çok sonralarý yazýya geçirilmiþtir. Bu zaman zarfýnda (150-200 sene boyunca) kulaktan kulaða aðýzdan aðýza dolaþmýþlardýr. Bu kadar süre geçince bir sözü tam eksiksiz nakletmek, deðiþikliðe uðramadan nakletmek her zaman mümkün olmayabilir.

7. Yine hadis âlimlerinin ittifakla bildirdiklerine göre, hadislerin kelimeleri /lafýzlarý Peygambere ait olmayýp, sadece Peygambere ait manalarý hadis ravileri tarafýndan lafýzlandýrýlmýþ þeklidir, yani kendi kelimeleriyle, ifadeleriyle aktarmýþlar. Raviler o sözü, kendi anladýklarý biçimde ve kendi sözleriyle anlatmýþlardýr. Ýkinci duyan da ayný ölçü ile hareket ederse, Peygamberin sözünün 200 yýl sonrasýna kadar ne derece tam onun söylediði biçimde gitmiþ olur? Bundan dolayý peygamberden nakledilen sözler arasýna bilerek veya bilmeyerek pek çok baþka sözler ve düþünceler karýþmýþ olabilir. Bu hiç bir hadisin tam olarak ve aslýna uygun olarak gelmediði anlamýna gelmez. Söylenmek istenen nesilden nesile yapýlan manaca sözlü aktarýmlar hadislerin anlamlarýný deðiþik þekillere dönüþtürebiliyor. Bu da hadislerin zanni oluþuna delalet ediyor.

Onun için Süfyan Sevri: ‘ Eðer size anlattýklarýmý kalýp olarak anlatsam, bir tek hadis bile anlatamam’ demiþtir.
Kendi naklettiði hadislerin Mervan’ýn emri ile yazýya aktarýldýðýný duyan sahabeden Zeyd b. Sabit: ‘Ne biliyorsunuz, belki size söylediðim þey, benim anlattýðým gibi deðildir.’ der ve kýzar.
3. Yapýlan hadis tanýmýnýn doðru olduðunu gösteren sahabeye kadar dayandýrýlan örnekler vardýr:

   Ebu Amr eþ Þeybani anlatýyor:’ Ýbn. Mesud’un yanýnda bir yýl kaldým. Hadis rivayet ederken ‘Peygamber buyurdu’ demezdi. Eðer bu ifadeyi kullanýrsa O’nu bir titreme alýrdý ve ‘Peygamber böyle veya bu mealde buyurdu’ derdi.
Bu rivayetten Ý. Mesudun hadis rivayeti konusunda ne kadar titiz ve dikkatli olduðu ortaya çýkýyor. Ý. Mesud’un sahabe yani peygamberin sözlerini bizzat dinlediði unutulmamalý. O bile ‘peygamber sözü’ demiyorsa ondan sonra gelenler acaba nasýl bir titizlik göstermeleri gerekir. (Tevhid ve Deðiþim, C. Vatandaþ, S. 86)

   Ýbn Ebi Leyla’nýn ‘Zeyd b. Erkam’ýn yanýna gidip de bize hadis rivayet etmesini istediðimizde ‘Artýk biz yaþlandýk ve unuttuk. Resulden hadis rivayet etmek çok güç bir iþtir.’ cevabýný alýrdýk’ sözleri de bu anlatýlan sahabenin de konuyla ilgili tavrýný gösteriyor. (a.g.e., s. 87)

   Hadis yazmayý hoþ karþýlamayan Ý. Abbas’ýn sadece 20 civarýnda hadis rivayet etmesine karþýlýk, fetvalarýnýn ciltlerce kitap doldurmasý ve bu nedenle miras olarak bir hayvan yükü kitap býrakmýþ olmasý da anlamlýdýr.

   Tabiinin büyüklerinden olan Ýbrahim en Nehai (Ebu Hanifenin hocasýdýr) sadece bir hadis rivayet eder ve bunun üzerine ‘Hz. Peygamberden bundan baþka hadis ezberlemedin mi?’ diyenlere, ‘Evet ezberledim. Ama ‘Abdullah þöyle dedi’ ‘Alkame böyle dedi’ demek bana daha sevimli geliyor’ cevabýný verir.

   Baþka bir tabiin büyüðü olan Þabi: ‘Hadisi Hz. Peygamberden baþkasýna nispet, bana daha sevimlidir. Eðer hadiste noksanlýk veya fazlalýk olursa Hz. Peygamber’den baþkasýna ait olmuþ olacaktýr diyerek, konunun esasýný açýklar.

4. Hadisler Toptan Reddedilemez:
Resulullahýn, Allah’ýn ortaðý olmadýðýna inanarak, akýllýca davranýp hadisleri ne toptan reddetmek, ne de toptan doðru kabul etmeliyiz. Zaten bu iþle ilgilenen imamlar da böyle yapmýþlardýr. Biz kolaycýlýða kaçmamalýyýz. Toptan kabul de toptan reddedicilik de kolaycýlýktýr. Bunun için bize intikal eden rivayetleri çok iyi bir süzgeçten geçirmemiz gerekir. Kur’an ýþýðýnda ne denli saðlam olduðuna bakmalýyýz. Bu iþte yanýlabiliriz de. Bizden öncekiler de yanýlmýþlardýr. Yanýlmayan yalnýz ALLAH’TIR.

Bir çuvalda çürük bir patates var diye bütün çuval atýlmaz, ayýklanýr. Aynýsýný biz de yapmak zorundayýz, çünkü aklen de bütün hadislerin uydurma olmasý mümkün deðil.
Güvenilir de olsa, hiç bir ravinin hataya düþmekten korunmuþ (masum) olmadýðý hatýrdan çýkarýlmamalýdýr. Kiþi rivayeti olan sözler inanç temeli yapýlamaz. Çünkü kiþinin iç dünyasýný bilmek çok zor. Aslýnda þu ayet her þeyi çok daha iyi anlatýyor.

(Ýsra sur. 84.ayet; De ki: "Herkes, kendi varlýk yapýsýna uygun iþ görür. Yolca daha doðru gidenin kim olduðunu Rabbiniz daha iyi bilir.) SAYGILARIMLA



NOT: Bu yazý Kuran Ýslam ý.com sitesinden alýntýdýr

NeFeR

her zamanki gibi...
bu arkadaþýn söylediklerini ben size tercüme edeyim.
"siz sadece kur'anda olana itibar edin. peygamber her ne söylerse söylesin,
sakýn ve zinhar kaale almayýn. hele hele sünnet diye bir hassasiyetiniz falan olmamalý...

ben bu arkadaþýmýza haksýzlýk etmek istemem hiç bir zaman ama ne garip tecellidir,
islâma vurmak isteyen nice fâsýk, facir ve içleri kapkara olan ama suret-i haktan gözüküp
müslümanlara akýl satmaya tevessül eden cümle farmasonlarýn ilk vurmaða çalýþtýklarý hedef
sünnettir ne hikmetse.

çünkü sünnet islâmýn tecessüm etmiþ yüzüdür... sünnetsiz bir müslüman ile marsilya
sokaklarýnda arz-ý endam eden bir fransýz arasýnda hiçbir görünüm ve yaþam farký yoktur çünkü...
amaçlarý zaten bu milleti böyle herzel bir duruma dönüþtürmektir, bunun en müessir yolu da elbet
sünneti katletmek, deðersiz kýlmak, gözden düþürmek ve müslümanlar ile onlara rehberlik eden
peygamberleri arasýndaki baðý koparmaktýr. çünkü o sizin baþýnýzdýr ve baþýnýz koptuðu gün siz
sadece boþ bir çuval gibi iskelete dönersiniz.

ve bu zalimler sanki sünnetin kur'ana karþý bir yaþam biçimi olduðunu demeye getiriyorlar...
aslýnda onun kur'andan istinbat ettiðini, ve gerçek kur'an ahlakýný ancak sünnete riayet
ederek hayata geçirebileceðinizi gizlemeye unutturmaya çalýþýyorlar...
*****
sanki sevgili efendimizin mübarek ve mücella yaþamý kur'ana aykýrýymýþ gibi, onun hayatýna, sözlerine deðer verilmesinin fuzuli olduðunu söylemek istiyorlar. peki bay kur'an müslümaný sana bir soru: madem bütünüyle herþey bütün ayrýntýlarýyla kur'anda mevcuttu da niye alemlerin efendisinden o kadar fýkhi hükümler içeren hadisler sâdýr oldu? aslýnda o hükümlerde kur'an kaynaklýdýr, sevgili efendimizin bütün sözleri de, hükümleri de ve hayatýnýn tamamý -öyle ki, dünyayý þereflendirdiði andan vefatýna kadar aldýðý her nefeste- da, Rabb-i Tealâ'nýn azim iradesi mevcuttur. Rabbi Tealâ sair insanlara yaþam ve hareketlerinde cüz'i bir irade, hareket serbestisi, yaþam özgürlüðü tanýmýþtýr, ama bu peygamberler için söz konusu deðildir. onlar attýklarý her adýmda, söyledikleri her söz de 'O'nun onayý vardýr.

Peki bay çok akýllý müslüman, size biþey daha sorayým. salt kur'an ayetleri madem bu kadar anlaþýlýr idi, her yönüyle anlaþýlmasý bu kadar basit idi, iyi de bu kadar tefsirler niye yazýldý. niye açýklanmasý icap etti? hemi de bugüne kadar alem-i islam'ýn gelmiþ geçmiþ en büyük alimleri tarafýndan ve binlerce ciltlik... söyle niye açýklanma gereði duyuldu bu kadar... yoksa, ibn-i kesirler, raziler, seyyid kutublar, elmalýlý hamdiler çok cahil adamlar mýydý? ve þayet o muhteþem tefsir eserlerinin bir çoðunda ayetlerin kýsm-i azamisinin açýklamasýnda peygamber efendimizin hadislerinin ve mübarek hayatlarýnýn rolü olmamýþ mýdýr sizce?

yok, ne söylesek boþ. siz yine bildiðinizi okuyacak, manâlarýný bile idrakten mahrum olduðunuz nice ayetleri sýralayacak ve güya bize cevaplar yazacaksýnýz. hani araplarýn bir atasözü var: "Kellim kellim lâ yenfâ" demiþler, yani, "söyle söyle boþuna"

iþte sizi sitelerden bu yüzden banlýyorlar. çünkü hep anlaþýlmak istiyorsunuz da, karþýdakileri hiç anlamak istemiyorsunuz. çünkü onlarý sürekli cahil yerine koyuyorsunuz. yoksa her ne þart altýnda olursa olsun, siz bildiðinizi okumak, amaçladýðýnýz hedeflere varmak zorunda mý hissediyorsunuz kendinizi? sünnetten uzak bir hayat, peygamberden kopuk bir islâm ve dini hayat!

týpký bugünkü hristiyanlar gibi... yok adamým, bu kitabýn koruyucusu da allah'dýr, dininin koruyucusu da... efendilerine söyle, "kanmýyorlar bi türlü, hedeflerimize varamýyoruz, olmuyor, olamýyor, allah'ýn koruduðu bir kale içine sýzamýyorum, sýzamýyoruz" de...
*****
bre zalimler, bre hain ve alçaklar... fâsýk ve facirler! defolun, kaybolun buralardan...
siz ne derseniz deyin, ne kadar gayret ederseniz edin bu asil milletin peygamber sevgisini
asla baltalamýyacaksýnýz, onu onlarýn asil sinesinden asla kaldýrýp attýramayacaksýnýz.

*****


simay

YA ALLAH RIZASI ÝÇÝN FUSSÝLETTEN BEN ÇOK YARARLI YAZILAR OKUYORDUM .BU SÝTENÝN YÖNETÝCÝLERÝNÝ TANIMIYORUM ALLAH AÞKINA YOKMU ÞU SÜNNET DÜÞMANINI DURDURACAK BÝR DELÝKANLI MÜSLÜMAN YAÞUNA MÜSADE ETMEYÝN ALLAH'NIZI SEVERSENÝZ SOKMAYIN EVÝNÝZE ÞUNLARI KAPATIN KAPILARI BU UÐURSUZLARA KARDEÞÝM

NeFeR

Alnt yaplan: simay - Ocak 22, 2010, 04:09:51
YA ALLAH RIZASI ÝÇÝN FUSSÝLETTEN BEN ÇOK YARARLI YAZILAR OKUYORDUM .BU SÝTENÝN YÖNETÝCÝLERÝNÝ TANIMIYORUM ALLAH AÞKINA YOKMU ÞU SÜNNET DÜÞMANINI DURDURACAK BÝR DELÝKANLI MÜSLÜMAN YAÞUNA MÜSADE ETMEYÝN ALLAH'NIZI SEVERSENÝZ SOKMAYIN EVÝNÝZE ÞUNLARI KAPATIN KAPILARI BU UÐURSUZLARA KARDEÞÝM


yok kardeþ, yok...
bilir misiniz... topal timur iraný fethetmiþti. duydu ki, büyük þair firdevs asýrlar önce þöyle bir beyt yazmýþ: "iran illeri hiçbir zaman düþman çizmesi altýnda çiðnenmeyecektir!"

bunu duyan topal timur büyük þair'in kabrine gider ve büyük bir gururla, kibirle seslenir:

-ey firdevs! kalk ve iran illerinin çizmelerim altýnda nasýl çiðnendiðini gör!

sonra timur, firdevsinin kabri baþýnda bulunan onun büyük eseri þehnâme'nin yapraklarýný çevirmeye baþlar... ki, birden kanýnýn donduðunu hisseder! çünkü tevafuken açtýðý bir sayfada þu beyt vardýr:

"iran illerinin kahramanlarý ölünce, bu topraklarda topal tilkilerin avlandýðýný görürsün!"

simay

YAPMA NEFER  ÞÝMDÝ BU ADAMIN BU SÝTEDE YAZMAYA DEVAM ETMESÝNE ÝZÝN MÝ VERÝLECEK. YA OLAMAZ BEN ÝNTERNETTE DE GÜNLÜK YAÞANTIM DA DA BÖYLE BÝR SÜRÜ SAPIKLAR MÜRTED ADAMLAR GÖRDÜM AMA BU ADAMA  TAKTIM YA ALLAH RIZASI ÝÇÝN BUÐZ EDÝYORUM VARMI ÖTESÝ ÞÝMDÝ HALUKGTA MISIN NESÝN SEN OKU BUNDAN SONRASINI:

YYA KARDEÞÝM BEN SENÝN O KÜÇÜK KAFANLA KURAN_I KERÝM-Ý AÇIKLAMANA MI NASIL YORUMLADIÐINA MI BAKAYIM ASIRLARDIR BÝR CÜMLE ÝÇTAHAD ÖNDERLERÝNÝN DEV MÜÇTEHÝDLERÝN AÇIKLAMALARINA MI ÝNANAYIM.SEN KÝM OLUYOSUN YA RESULLAH ' I ÝNKAR EDÝYOSUN ONUN SÜNNETÝNÝ ÝNKAR ONU ÝNKARDIR ONU ÝNKAR ALLAH'I ÝNKARDIR. ÝSTEDÝÐÝN KADAR OKU KURANI YAZ BÝZE SAYFALAR DOLUSU AYET NE YE YARAR? ALLAH'IN HABÝBÝNE DÝL UZATMA O DÝLÝN UZAR UZAR SENÝ BOÐAR .BU YAZIMA KIZAN YÖNETÝCÝLER BU SÝTEDE BANA YASAK KOYABÝLÝR  YETERKÝ ALLAH'IN HUZURUNA ÇIKTIÐIMDA HABÝBÝNE YAPILAN BU HAKARETLER NÝYE DUYARSIZ KALDIN DÝYE SORULMASIN-

simay

sevgili yönetim ve deðerli nefer ve sayýn hocalarým(fussilettrki hocalar) Ben internete þunu þurasý 1-1.5 yýldýr hoþbeþim.Fazla okumuþ ve çok ilimli bir insan da hiç deðilim bu yazýmý okurmusunuz onu da bilemem ama forumun kurallarýnda sanýrým globel bir forum oluþundan dolayý her fikir den insan burada fikirlerini özgürce yazabiliyor.(çok iyi bilmiyorum ama zannedersem öyle ) Ýnanýn ben ateist bir çok insanýn bile böyle forumlarda tartýþarak gerçeklere kalbi açýlýp hidayet bulduðunada þahit oldum.yurdýþýna da çýkan bir insan olarak çeþit çeþit insan tanýdým.(Özellikle Suudi Arabistanda bu tip adam lara çok rastladýk benim evimin yan tarafý cami ve imam la karýsýda bu halukgta denen adamýn mezhebinden ler bunlarýn bi adý var tam bilmiyorum ama siz beni ister atýn ister banlayýn kardeþim nedenini ben de anlamadým bu adama ayar oldum yaaa   Ýster bana kaba deyin ister argo sanki yýllarýn hýncýný bu adamdan çýkarmak istiyorum aðzýma daha çok þey geliyo  da SÝZE OLAN SAYGIM VE SEVGÝMDE N DEÐERLÝ YÖNETÝM BUNLARI SÖYLEMÝCEM HA SON BÝÞEY ADAM RESULLULLAH ALLAH DÜÞMANI YAAAAA

simay

 ÝYÝ GECELER

simay

Hatýrýmýza düþtün hatýrýna düþür bizi Sevdik seni, sevindir bizi Uzaktayýz yakýnýna vardýr bizi; yandýk pýnarýna kandýr bizi Sýcak yaz günlerinde yaþ dallarýn titreyiþi gibi yandýr bizi serin kuyulardan; koyu gecenin yýldýzlarýna karþý uyandýr bizi derin uykulardan Gözyaþý deðil nice demdir gözümüzden akan; belki eriyip biten ruhumuzdur damlayan! Gül sözleri edelim çok çok, ve gonca sükutu az az Gül düþleri görelim gül gecelerinde, Gül’ün aþkýný derelim gül hecelerinde Gözü sürmeli ile aðlayanýn arasýna gül serpelim, güle yeminler edip Gönülleri yýkayalým gül suyuyla Gönüldendir þikayet kimseden feryâdýmýz yoktur

Gönlüm ki Gül’e hasret… Üçüncü halin imkansýzlýðýnda… Ve kozanýn amansýz yýrtýlýþýnda…

Cevher Gül’e düþtü, mýknatýs bana, güzellik Gül’e, sevgi bana… Güzeller güzelleri severmiþ ve sadýklar sadýklarý… Güzelliðimi arttýr benim Gül’üm, ve arýndýr ayrýk güzelliklerden sevgilerimi… Senden yüzüne bakma lezzetini isterim ve titrerim vefadan sonra ayrýlýðýna düþme dehþetiyle Geniþlet sana indirilene yaslanmakta sinemi, ve sade kýl sensiz düþüncelerden gönül ayinemi Bir yanký ol, ses kat sesime; bir nazar kýl can ver nefesime Düþümde ya hayalde gel, bitirdi gerçek beni; geldir bizi her halde gel ya yanýna çek beni! Gel Efendim! Sen gelmeyince hatýra bilsen neler gelir!

Gönül ki Gül’e hasret…

Güzellik kendisine sýfat deðil ad olan… Gül olmayýnca bahçeler berbad olan…

Bakýþýndandýr baþlangýcý bütün hadiselerin; ve en büyük yangýn aþkýnýn bir kývýlcýmýndan… Dönüyorsa gökler bir yüzük halkasýnca, ve dönmedeyse içinde ne varsa, kaþýndandýr yüzüðün, inci tanesi kaþýndan… Ýyi hal de hatýrlatýyor seni bize, kötü hal de; korktuðumuzda da sevgin var içimizde, umduðumuzda da… Gözyaþlarýmýz gözbebeklerimizi boðazlýyor sensiz, duru þaraplar içinde zehirler yutuyoruz… Gökkuþaklarýný topraða gömenler de, nurunu aðýzlarýnda söndürmek isteyenler de senden öte sýnavlarda deðiller aslýnda Nefis kendini içine üflemekte daim Gülü kendi sesinde solduranlarýn seni beklemekle geçecektir yüzyýllar süren ömürleri Ah bir bilseler! Hâb-ý gaflette geçen ömrümü rü’yâ gördüm

Gönüller ki Gül’e hasret…

Gönül ki kana boyandý, ve Gül’ün aþkýna yandý…

***

Aþk, bir Gül’ün adýydý… Ýmdat ki seven unuttu, vefa yine sevgiliye düþtü! Gel ey, unutma bizi!… Seni bir seven aþkýna sev hepimizi! Kararlýyým bu gece, bütün varlýðýmla seni öveceðim… Seni sevdiðim gibiÝskender Pala

NeFeR

eyvallah sevgili simay, yüreðine saðlýk ablacým.
merak etmeyin, bu konu halledilecektir bi iznillah...

Yukar git