Haziran 17, 2019, 08:48:42 ÖÖ
Haberler:

Biz insana, ana-babasýna iyi davranmasýný tavsiye etmiþizdir. Çünkü anasý onu nice sýkýntýlara katlanarak taþýmýþtýr. Sütten ayrýlmasý da iki yýl içinde olur. (Ýþte bunun için) önce bana, sonra da ana-babana þükret diye tavsiyede bulunmuþuzdur. Dönüþ ancak banadýr. (Lokman -14)

RasĂ»lullah’Ă˝ Sevmek, YalnĂ˝z O’nu Ă–nder Kabul Edip O’nun Ăťzinden Gitmekle Olur

Baţlatan ...TefekkĂĽr..., Kasým 25, 2009, 08:43:54 ÖS

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

...TefekkĂĽr...





Kulaklar nice adlar duydu, gözler ne liderler gördü, gönüller ne sevdâlarla doldu. Kendini bilmeyen bilginler, kendini yönetemeyen yöneticiler, kendine hükmedemeyen hâkimlere þâhit oldu insanlýk. Öndersiz, rehbersiz yapamayan kalabalýklara kýlavuzluk yapan kargalar, liderlik yapan sahte kahramanlar oldu; tarih bunlarýn adlarýyla doldu.

KurtuluĂľu cellatlara teslimiyette arayan insanlara Allah gerçek kurtarĂ˝cĂ˝lar gönderdi. DoĂ°ru tercih yapamayan insanlýða yol gösterdi, içlerinden önderler seçti. Ve en son elçi: Ă‚lemlere rahmet Hz. Muhammed. O’na ve peygamberlerin tĂĽmĂĽne salât ve selâm olsun! O’nu tanĂ˝yan yalnĂ˝z O’na hayran olur. O’nu seven sadece O’nun izinden gider. O iz, dĂĽnyada huzur ve saâdete, âhirette tĂĽkenmeyen nimete götĂĽrĂĽr.

ĂťnsanlarĂ˝ Ăľerre ve ateĂľe dâvet eden bunca çaĂ°rĂ˝ya karþýlĂ˝k O’nun sunduĂ°u ĂťlâhĂ® mesaj bugĂĽn inmiĂľ gibi taze, canlĂ˝ ve canlandĂ˝rĂ˝cĂ˝. KurânĂ® ilkelerin nasĂ˝l yaĂľanacaĂ°Ă˝nĂ˝ gösteren O’nun sĂĽnneti insanlýðýn tek ve son alternatifi. Kurtulmak isteyenlere uzatĂ˝lan can simidi. Kutlu elçinin mesajĂ˝na kulaklarĂ˝nĂ˝ tĂ˝kayan gĂĽnĂĽmĂĽz insanĂ˝ felâketin bin bir çeĂľidini yaþýyor ve helâke hĂ˝zla yaklaþýyor. O gĂĽzel insanĂ˝n teĂľhis ve çözĂĽmleri insanlýðýn son ĂľansĂ˝.

Peygamber olmasaydĂ˝, insanlar kendi baĂľlarĂ˝na doĂ°ru yolu bulamaz, Allah’a nasĂ˝l ibâdet ve kulluk yapacaklarĂ˝nĂ˝ bilemez, Allah’Ă˝n emirlerine uyamaz, yasaklarĂ˝ndan kaçýnamazdĂ˝. O’nun sâyesinde insanlar uydurma dinlerin, zâlim dĂĽzenlerin, beĂľerĂ® kanunlarĂ˝n, câhilĂ® âdetlerin elinde oyuncak olmaktan kurtuldu.

“(RasĂ»lĂĽm!) De ki: ‘EĂ°er Allah’Ă˝ seviyorsanĂ˝z bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve gĂĽnahlarĂ˝nĂ˝zĂ˝ baðýþlasĂ˝n.’ Allah son derece baðýþlayĂ˝cĂ˝ ve merhamet edicidir. De ki: Allah’a ve RasĂ»lĂĽne itaat edin. EĂ°er yĂĽz çevirirlerse bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez.” (3/Ă‚l-i Ăťmrân, 31-32) Bu âyet, aynĂ˝ zamanda dostluĂ°un ve sevginin kuru bir iddiâdan ibâret olmadýðýnĂ˝, mutlaka bir bedel istediĂ°ini gösterir; dostsanĂ˝z, seviyorsanĂ˝z, dostunuzu râzĂ˝ etmeye çalýþacaksĂ˝nĂ˝z.

Allah sevgisinden sonra Peygamber Efendimiz’i sevmemiz gerekiyor. Bir hadis-i Ăľerifte öyle buyruluyor: “Bir kiĂľi, beni anne ve babasĂ˝ndan daha fazla sevmedikçe iman etmiĂľ olmaz.” (Buhâri, Ăťman 8; MĂĽslim, Ăťman 69). Rabbimiz’den sonra en çok RasĂĽlĂĽllah’Ă˝ sevmek zorundayĂ˝z. Kul olduĂ°unu hiç unutmadan sevmeliyiz. Sevmek adĂ˝na -hâþâ- HĂ˝ristiyanlarĂ˝n Hz. Ăťsa’yĂ˝ sevdiĂ°i gibi de olmayacaktĂ˝r sevgimiz.

“Allah’a ve âhiret gĂĽnĂĽne iman eden bir topluluĂ°un, Allah’a ve RasĂĽlĂĽne karþý çýkanlara sevgi beslediklerini göremezsin.” (58/MĂĽcâdele, 22). Sevgi, kullanĂ˝rken çok dikkat edilmesi ve ancak Allah’a, Peygamberi’ne ve Ăťslâm dĂĽzeninin baĂ°lĂ˝larĂ˝na tahsis edilmesi gereken pek yĂĽce bir hayat sermayesidir. ĂťnançsĂ˝zlara, mĂĽĂľrik ve mĂĽnafĂ˝klara, bizi Allah’Ă˝n yolundan alĂ˝koyan Ăľeylere israf edilmemesi gereken kĂ˝ymetli varlýðýmĂ˝zdĂ˝r sevgi. Kur’an ve sĂĽnnet, Allah ve RasĂĽlĂĽ’nĂĽn mutlak olarak, öncelikli Ăľekilde ve en bĂĽyĂĽk tarzda sevilmesini emretmiĂľtir. Bunun dýþýndakileri severken, ancak ve ancak Allah’Ă˝n ve Peygamberi’nin sevilmesini istediklerinin sevilebileceĂ°ini açýklar. “Rahmeti bĂĽtĂĽn canlĂ˝larĂ˝ kuĂľatan (Allah) iman eden ve gĂĽzel ameller yapanlar için (kalplerde) sevgi yaratacaktĂ˝r.” (19/Meryem, 96) “Amellerin en faziletlisi/deĂ°erlisi, Allah için sevmek ve Allah için buĂ°zetmek/nefret duymaktĂ˝r.” (EbĂ» Dâvud, SĂĽnnet 3). ĂťmansĂ˝z sevgiye ulaþýlamaz ve sevgisiz de iman olgunlaĂľamaz. Hz. Peygamberimiz, “imanĂ˝n tadĂ˝nĂ˝ bulmayĂ˝ (birinci derecede) Allah ve RasĂĽlĂĽ’nĂĽ her Ăľeyden çok sevmeye” baĂ°lamýþtĂ˝r. (Buhâri, Ăťman 9; MĂĽslim, Ăťman 67; TirmizĂ®, Ăťman 10) “(Ancak) Allah için seven, Allah için buĂ°z eden / nefret duyan, Allah için veren ve Allah için sĂ˝kĂ˝lĂ˝k yapĂ˝p vermezlik yapan kiĂľi imanĂ˝nĂ˝ kemâle erdirmiĂľ, olgunlaĂľtĂ˝rmýþtĂ˝r.” (Et-Tâc, c. 5, s. 78)

Sevgi Ýmanýn Göstergesidir

RasĂ»lullah (s.a.s.), Allah’Ă˝ her Ăľeyden çok sevmeyi, imanĂ˝n ĂľartĂ˝ saymýþtĂ˝r. EbĂ» RezĂ®n el-AkĂ®l, kendisine: “Ey Allah’Ă˝n elçisi, iman nedir?” diye sorunca: “Allah ve RasĂ»lĂĽnĂĽn, sana, her Ăľeyden daha sevgili olmasĂ˝dĂ˝r” (Ahmed bin Hanbel, IV/11) buyurmuĂľtur. Yine sevgi ile iman arasĂ˝ndaki ayrĂ˝lmaz baĂ°Ă˝ Ăľu Ăľekilde vurgulamýþtĂ˝r: “Hiçbiriniz, Allah ve RasĂ»lĂĽ, kendisine her Ăľeyden daha sevgili olmadĂ˝kça iman etmiĂľ olmaz.” (Nesâî, Ăťman 2-4; Ăťbn Mâce, Fiten 23; Ahmed bin Hanbel, IV/11). “KiĂľi, dostunun dini ĂĽzeredir. Ăťnsan kiminle dostluk kurduĂ°una dikkat etsin!” (TirmizĂ®, ZĂĽhd 45 hadis no: 2379; Ahmed bin Hanbel, 16/178)

Bu konudaki âyetler de aynĂ˝ sevgiyi vurgular: “Peygamber, mĂĽ’minlere, canlarĂ˝ndan daha evlâdĂ˝r/ileridir.” (33/Ahzâb, 6) ve “De ki: ‘EĂ°er babalarĂ˝nĂ˝z, oĂ°ullarĂ˝nĂ˝z, kardeĂľleriniz, eĂľleriniz, hĂ˝sĂ˝m akrabanĂ˝z, kazandýðýnĂ˝z mallar, kesâda uĂ°ramasĂ˝ndan korktuĂ°unuz ticaret, hoĂľlandýðýnĂ˝z meskenler size Allah’tan, RasĂ»lĂĽnden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artĂ˝k Allah emrini getirinceye kadar bekleyin…” (9/Tevbe, 24)

“Allah’Ă˝m, Seni sevmeyi ve Seni seveni sevmeyi ve Senin sevgine beni yaklaĂľtĂ˝racak Ăľeyi sevmeyi bana nasip et ve Senin sevgini bana kendimden, âilemden ve (sĂ˝cak ve harâretli gĂĽnde) soĂ°uk sudan bana daha sevimli kĂ˝l.” (TirmizĂ®, Deavât 72, 73)

Ve dostluk, sevgi kuru bir iddia deĂ°ildir. Allah’Ă˝ ve RasĂ»lullah’Ă˝ sevmek, davranýþla isbatlanmadĂ˝kça, kuru bir iddiadan, insanĂ˝ kurtarmayan bir avuntudan ibarettir. Allah’la ve mĂĽslĂĽmanlarla dost olduĂ°umuzu, dillendirmekten öte davranýþýmĂ˝zla göstermeliyiz. “RasĂ»lĂĽm! De ki: ‘EĂ°er Allah’Ă˝ seviyorsanĂ˝z bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve gĂĽnahlarĂ˝nĂ˝zĂ˝ baðýþlasĂ˝n.” (3/Ă‚l-i Ăťmrân, 31) DĂĽĂľmanlĂ˝k da dostluk da; bedeli olan, ispatlanmasĂ˝ gereken bir baĂ°lĂ˝lĂ˝k ya da red; iliĂľki veya baĂ°larĂ˝ koparmaktĂ˝r. “Allah size imanĂ˝ sevdirmiĂľ ve onu gönĂĽllerinize sĂĽslemiĂľ, sindirmiĂľtir. KĂĽfrĂĽ, fĂ˝skĂ˝ ve isyanĂ˝ da size çirkin göstermiĂľtir. Ýþte doĂ°ru yolda olanlar bunlardĂ˝r.” (49/Hucurât, 7)

“(Ăťnançta ve amelde) Bizden baĂľkasĂ˝na benzeyen Bizden deĂ°ildir.” (TirmizĂ®, hadis no: 2696; MiĂľkâtu’l-Mesâbih, hadis no: 5347) diyen RasĂ»l’ĂĽn onlarĂ˝ reddettiĂ°ini, daha doĂ°rusu onlarĂ˝n bu davranýþlarĂ˝yla RasĂ»l’ĂĽn yolunu reddetmiĂľ olduklarĂ˝nĂ˝ görmek zorundayĂ˝z. Bu tesbit, câhil mĂĽslĂĽmanlarĂ˝ dýþlayĂ˝p tekfir etmek, onlarĂ˝ kendi hallerine terketmek için deĂ°il; muhâtaplarĂ˝mĂ˝zĂ˝ tanĂ˝mak, hastalýðý teĂľhis edip tedavi için bize çok Ăľeyler dĂĽĂľtĂĽĂ°ĂĽnĂĽ, görevimizin ve sorumluluĂ°umuzun çok bĂĽyĂĽk olduĂ°unu kabullenmek için olmalĂ˝. Bu deĂ°erlendirme, konum tesbiti açýsĂ˝ndan önemli; çevremizde bize ve yakĂ˝nlarĂ˝mĂ˝za da sirâyet etme ihtimali olan bulaþýcĂ˝ Ăľirk mikroplarĂ˝nĂ˝n tanĂ˝nmasĂ˝ ve tedbir alĂ˝nmasĂ˝ için…

BugĂĽn insanlar eliyle ĂĽretilen fikir ve düþünce sistemleri, dĂĽzenler, eĂ°itim ve çevre ĂľartlarĂ˝ gibi insanlarĂ˝ derinden etkileyen araçlar, Allah ve RasĂ»lĂĽne savaĂľ açmýþ durumdadĂ˝r. EĂ°itim ve öðretim, düþünce sistemleri, fikir akĂ˝mlarĂ˝, Ă˝rkçýlĂ˝k, beĂľerĂ® ideolojiler, misyoner faâliyetleri, dinsizlik propagandalarĂ˝, Darwinizm, materyalizm, sosyalizm, siyonizm, hĂĽmanizm, laiklik, özgĂĽrlĂĽk anlayýþý, sanat faâliyetleri, sinema, tiyatro, medya, ilân ve reklâm araçlarĂ˝, dĂĽnya görĂĽĂľleri, futbol ve mĂĽzik tutsaklýðý, kapitalizm ve tĂĽketim alýþkanlĂ˝klarĂ˝, insanlarĂ˝ fĂ˝tratlarĂ˝ndan ve Allah’Ă˝n dostu ve RasĂ»lĂĽnĂĽn izinde olma özelliklerinden sĂ˝yĂ˝rmak için en dehĂľetli silâhlar ve ĂľeytanĂ® araçlar olarak kullanĂ˝lĂ˝yor. Bu kadar çok yönlĂĽ ateĂľ altĂ˝nda kalan savunmasĂ˝z, câhil ve her Ăľeyden önemlisi kâmil imandan mahrum bĂ˝rakĂ˝lan halk, elbette Allah’a ve RasĂ»lĂĽne dostluĂ°a giden yolu bulamĂ˝yor, bilinçsiz de olsa ĂľeytanĂ˝n dostluĂ°una meylediyor.

MĂĽslĂĽmanlarĂ˝n örnek almasĂ˝ gereken kiĂľi, tek önderimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’dir. MĂĽslĂĽmanlar yaĂľayýþ tarzĂ˝nĂ˝, en ufaĂ°Ă˝ndan en bĂĽyĂĽĂ°ĂĽne bĂĽtĂĽn hal ve hareketlerini O’nu örnek alarak dĂĽzenlerler. Allah Kur’an’da þöyle buyuruyor: “Ey inananlar! And olsun ki, sizin için, Allah’a ve âhiret gĂĽnĂĽne kavuĂľmayĂ˝ umanlar ve Allah’Ă˝ çok zikredenler için RasĂ»lullah en gĂĽzel örnektir.” (33/Ahzâb, 21)

Peygamber’e itaat Allah’a itaattir. Allah Kur’an’da þöyle buyuruyor: “(Ey Muhammed) de ki, Allah’Ă˝ seviyorsanĂ˝z bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve gĂĽnahlarĂ˝nĂ˝zĂ˝ baðýþlasĂ˝n. Allah affeder ve merhamet eder. De ki Allah’a ve Peygamber’e itaat edin. YĂĽz çevirirlerse bilsinler ki Allah, inkâr edenleri sevmez.” (3/Ă‚l-i Ăťmrân, 31-32)

Tevhid dininin (Ăťslam’Ă˝n) son halkasĂ˝nĂ˝ Hz. Muhammed (s.a.s.) teĂľkil etmektedir. ArtĂ˝k RasĂĽlullah gönderildiĂ°inden itibaren, RasĂĽlullah’sĂ˝z bir din, RasĂĽlullah’sĂ˝z bir akide ve inanç olamaz. Ă–yleyse, yeryĂĽzĂĽnde Allah’a baĂ°lanmak isteyenlerin ve mĂĽslĂĽman olarak kalmak isteyenlerin rehberi, kĂ˝lavuzu RasĂĽlullah’tan baĂľkasĂ˝ olamaz. Zira RasĂĽl’e itaat Allah’a itaattĂ˝r. Bu konuda YĂĽce Allah þöyle buyuruyor: “Kim RasĂĽl’e itaat ederse, muhakkak ki Allah’a itaat etmiĂľ olur. Kim de yĂĽz çevirirse, bu seni ĂĽzmesin. Zira seni onlara koruyucu ve gözetici olarak göndermedik (ancak tebliĂ°ci olarak gönderdik).” (4/Nisâ, 80)

RasĂĽl’e itaat etmeden Ăťslâm yaĂľanamaz. Zira, “RasĂĽller sadece kendilerine itaat edilsin diye Allah’Ă˝n izniyle gönderilmiĂľlerdir.” (4/Nisâ, 64). Ăťtaat, imanĂ˝n ve Ăťslam’Ă˝n ĂľartĂ˝ ve hudududur. Ăťman edip de Allah’a ve RasĂĽl’e itaat etmemek boĂľ bir iddiadan baĂľka bir Ăľey deĂ°ildir. Bu yalan, tâðutla hĂĽkmetmek isteyen her yalancĂ˝nĂ˝n iddiasĂ˝dĂ˝r. ÇünkĂĽ, mĂĽnâfĂ˝klarĂ˝n alâmeti, devamlĂ˝ sĂ»rette itaatten kaçýnmaktĂ˝r. Zira YĂĽce Allah mĂĽnâfĂ˝klar hakkĂ˝nda þöyle buyurur: “Onlara Allah’Ă˝n indirdiĂ°ine ve Peygamber’e (itaate) gelin denildiĂ°i zaman, senden bĂĽsbĂĽtĂĽn kaçtĂ˝klarĂ˝nĂ˝ görĂĽrsĂĽn.” (4/Nisâ, 61). Ăťtaat, bir akide meselesidir. MĂĽ’min, akidesini saĂ°lam temeller ĂĽzerine oturtmalĂ˝dĂ˝r. Ăťslam’Ă˝n ve imanĂ˝n hududunu çok iyi bilmelidir.

Peygamber’e uymakla yĂĽkĂĽmlĂĽ olmanĂ˝n yanĂ˝nda, mĂĽ’min insanĂ˝n baĂľka sorumluluklarĂ˝ da vardĂ˝r: Peygamberlerin mesajĂ˝nĂ˝ yaymak, bu mesajĂ˝ insanlar arasĂ˝nda uygulanan yegâne yaĂľam tarzĂ˝ haline getirmek yolunda, peygamberĂ® metot istikametinde gayret (cihad) etmek.

Peygamber’e iman, O’nu örnek ve önder kabul edip O’na itaat etmek içindir. Peygamber’in yoluna, O’nun getirdiĂ°i ĂťslâmĂ® ilkelere uymamanĂ˝n dĂĽnyada ve âhirette bĂĽyĂĽk cezalarĂ˝ vardĂ˝r. Kur’an’da þöyle buyrulur: “Onun (Peygamber’in) emrine aykĂ˝rĂ˝ davrananlar, baĂľlarĂ˝na bir fitne, belâ gelmesinden veya kendilerine çok acĂ˝klĂ˝ bir azap isâbet etmesinden sakĂ˝nsĂ˝nlar.” (24/NĂ»r, 63). Peygamberimiz’in gösterdiĂ°i yoldan baĂľka yolda gitmenin, dĂĽnya hayatĂ˝nda sayĂ˝lamayacak kadar çok olumsuz sonucu ve cezasĂ˝ndan ayrĂ˝ olarak, âhirette de bĂĽyĂĽk bir cezasĂ˝ vardĂ˝r. Bu ceza o kadar bĂĽyĂĽk olacaktĂ˝r ki, insanlar dĂĽnyada iken Peygamber’in izinden gitmediklerinden, kendilerinden farklĂ˝ hiçbir meziyetleri olmayan, haktan uzak sapĂ˝k önderlere uyduklarĂ˝ndan dolayĂ˝, -faydasĂ˝nĂ˝ göremeyecekleri bir zamanda- piĂľman olacaklar ve piĂľmanlĂ˝klarĂ˝nĂ˝ dile getireceklerdir. Bu durumu YĂĽce Rabbimiz þöyle tablolaĂľtĂ˝rmaktadĂ˝r: “…O gĂĽnde zâlim, ellerini Ă˝sĂ˝rĂ˝p: ‘KeĂľke peygamberle birlikte yol almýþ olsaydĂ˝m!’ der. ‘Eyvah bana, keĂľke filanĂ˝ dost edinmeseydim. Andolsun ki o, bana geldikten sonra beni haktan saptĂ˝rdĂ˝.’ Ăžeytan insanĂ˝ yardĂ˝msĂ˝z ve zelil bĂ˝rakandĂ˝r.” (25/Furkan, 26-29). Ýþte bu dĂĽnyada tâðutlarĂ˝n ve Allah’tan uzaklaĂľtĂ˝ran önderlerin ardĂ˝ndan giderek peygamberin yolunu terk edenler, âhirette bu dĂĽnyada iken uyduklarĂ˝ kimselerden uzaklaĂľmak isteyecekler; böylelikle azaptan kurtulmayĂ˝ deneyeceklerdir. Ancak bunun da kendilerine bir faydasĂ˝ olmayacaktĂ˝r. (Bkz. 2/Bakara, 165-167).

Allah, insanlara insan olarak, kendi aralarĂ˝ndan peygamberler göndermiĂľ ve onlarĂ˝n yolundan gitmelerini, peygamberlerine her hususta itaat etmelerini emretmiĂľtir. Peygamberlerin izinden gitmeyenlere uymak, ya da onlarĂ˝n izinden gidilmeyen hallerde baĂľtakilere, ileri gelenlere itaat, Allah’Ă˝n yolundan sapmak için gösterilecek geçerli bir mâzeret deĂ°ildir. YĂĽce Rabbimiz, peygamberlerin yolundan sapmak için gösterilecek hiçbir mâzereti kabul etmeyecektir. Peygamberlerin getirdikleri yola aykĂ˝rĂ˝ yol izleyenlere itaat, -kim olursa olsunlar- meĂľrĂ» bir itaat deĂ°il; “Yaratan’a isyanĂ˝ gerektiren hususlarda yaratĂ˝lmýþa itaat yoktur” Ăľeklindeki nebevĂ® dĂĽstur ile ve “mârufu emredip mĂĽnkeri nehyetmek” ilkesi gereĂ°ince böylelerini hizaya getirmek gerekir; OnlarĂ˝n sapĂ˝klĂ˝klarĂ˝nĂ˝n peĂľinden gitmek deĂ°il. Peygamberlerin dýþýnda, uyulan kimsenin bĂĽyĂĽk yanĂ˝lgĂ˝lara dĂĽĂľtĂĽĂ°ĂĽ önemli bir husustur. Uyulan kimselerin peygamberlerin yolundan gitmemeleri halinde kimlikleri, sĂ˝fatlarĂ˝, nitelikleri, makamlarĂ˝, yakĂ˝nlĂ˝klarĂ˝ ne olursa olsun, uyanlara âhirette hiçbir fayda saĂ°layamayacaklarĂ˝, ebedĂ® azaptan kurtaramayacaklarĂ˝ herkes tarafĂ˝ndan gayet açýk ve net bir Ăľekilde bilinmelidir. “YĂĽzleri ateĂľte (bir taraftan bir tarafa) çevrileceĂ°i o gĂĽnde diyeceklerdir ki: ‘Ne olaydĂ˝, biz Allah’a ve RasĂ»l’e itaat etseydik!’ Ve diyecekler ki: ‘Rabbimiz, gerçekten biz baĂľkanlarĂ˝mĂ˝za, bĂĽyĂĽklerimize, efendilerimize itaat ettik de, onlar da bizi saptĂ˝rdĂ˝lar. Rabbimiz, onlara azaptan iki kat ver ve onlarĂ˝ en bĂĽyĂĽk lânet ile lânetle!” (33/Ahzâb, 66-68) (ve yine bkz. 7/A’râf, 38)

Ýþte âhirette durum böyle olacaktĂ˝r; peygamberlerden baĂľkalarĂ˝nĂ˝n yolunu izleyenler için. DĂĽnyada her iki tĂĽr önderliĂ°in ve bu önderliĂ°e tâbi olmanĂ˝n farklĂ˝ sonuçlarĂ˝ olduĂ°u gibi; âhirette de aynĂ˝ farklĂ˝lĂ˝k sözkonusu olacaktĂ˝r; hatta daha da geniĂľ boyutlarda…

Gerçekten akĂ˝l sahibi olanlar, peygamberlerden baĂľkalarĂ˝nĂ˝n yolundan gitmeyi düþünmek, akĂ˝llarĂ˝nĂ˝n en ĂĽcra köþesinden geçirmek þöyle dursun; bu hayĂ˝rlĂ˝ ve biricik doĂ°ru yoldan gitmeyenleri gafletlerinden uyandĂ˝rmak için peygamberlerin açtĂ˝klarĂ˝ yolda, gösterdikleri istikamette ve onlarĂ˝n metoduyla mĂĽcadele eder, cihad ederler…

Peygamberlere iman, onlara karþý belli bir edeple edeplenmeyi de gerektirir. Onlarýn dâvetlerini kabul etmek, onlarýn izinden gitmek, uymakla yükümlü olduðumuz bütün hususlarda, yani peygamberlik makamlarý gereði, kendilerine has olan hususlar dýþýnda kalan bütün alanlarda onlara uymak, bu edebin en önemli yanýdýr.

Kendimizle ilgili önemli gĂĽnleri unutmuyoruz. Hatta kâfirlerin yĂ˝lbaĂľlarĂ˝nĂ˝, kutsal gĂĽnlerini bile biliyoruz. Ama Peygamberimiz’in hayatĂ˝nĂ˝, mĂĽcadelelerini, sĂĽnnetlerini de iyi biliyor muyuz? Hatta tek önderimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in ne zaman dĂĽnyaya geldiĂ°ini, nasĂ˝l yaĂľadýðýnĂ˝ kendimiz ve çocuklarĂ˝mĂ˝z gerçekten ne kadar biliyoruz? Kendimiz iyi tanĂ˝maz ve çocuklarĂ˝mĂ˝za tanĂ˝tmazsak, onu örnek alamayĂ˝z. Onun izinden gidemeyiz. ÇocuklarĂ˝mĂ˝z Peygamberlerinden önce, onlardan daha çok baĂľkalarĂ˝nĂ˝ tanĂ˝rsa, onlarĂ˝n peĂľine giderler. FutbolcularĂ˝n, ĂľarkĂ˝cĂ˝larĂ˝n, artistlerin, zenginlerin, tâðutlarĂ˝n, kâfirlerin…

Peygambermizi tanĂ˝mak, Onu sevmek, Onun yolundan gitmek dinimizin en önemli emirlerindendir. O’nu tanĂ˝yĂ˝p sevmeden, emirlerini kabul edip onu örnek almadan MĂĽslĂĽmanlĂ˝k olmaz. Yani, tevhid kelimesinin ikinci bölĂĽmĂĽ Muhammedun RasĂ»lulllah ifadesidir.

Bugün Onu sevmesi gereken kalplerimiz hangi sevgilerle dolu, bir kontrol edelim. Rüyalarýmýza girecek kadar kimleri ve neleri seviyoruz? Dünyayý mý, âhireti mi? Baþkalarýný mý, Peygamberimizi mi? Ya çocuklarýmýz? Onlar kimi örnek alýyor, kimin peþinden gidiyor, kimi daha çok seviyor?

Peygamberimizi her Ăľeyden daha çok sevmeliyiz. Sevmeliyiz ki, O’nu tanĂ˝yĂ˝p O’nun yolundan gidelim. Yoksa MĂĽslĂĽman sayĂ˝lamayĂ˝z. Bu konuda bir hadis-i Ăľerifte þöyle buyruluyor: “Sizden hiçbiriniz, Allah ve RasĂ»lĂĽ, kendisine her Ăľeyden daha sevgili olmadĂ˝kça iman etmiĂľ olmaz.” (Nesâî, Ăťman 2-4; Ăťbn Mâce, Fiten 23; Ahmed bin Hanbel, IV/11).

Evimizde, iĂľimizde, dĂĽĂ°ĂĽnĂĽmĂĽzde, toplantĂ˝mĂ˝zda, yani gĂĽnlĂĽk yaĂľantĂ˝mĂ˝zĂ˝n her uzantĂ˝sĂ˝nda, diĂ°er insanlarĂ˝n isteklerini, kurallarĂ˝nĂ˝ yapar, Peygamberimiz’in sĂĽnnetini yerine getirmezsek, diĂ°er insanlarĂ˝ daha fazla sevmiĂľ, Efendimiz’e onlarĂ˝ tercih etmiĂľ oluruz.

SĂĽnnet: O’nun yolu, tavrĂ˝, davranýþlarĂ˝ ve konuĂľmalarĂ˝ demek… BugĂĽn sĂĽnnet olarak bildiĂ°imiz birkaç tane, o da Ăľekilden ibaret Ăľey kalmýþ. NamazlarĂ˝n sĂĽnnetleri, yaĂľlĂ˝ adamlarĂ˝n sakallarĂ˝, erkek çocuklarĂ˝n küçük bir operasyonu ve benzer bir-iki Ăľey. BunlarĂ˝n dýþýnda Peygamber’in yaĂľayýþýnĂ˝, meselâ sĂĽnnet olarak on tane davranýþýnĂ˝ bile sayamĂ˝yor MĂĽslĂĽman. Hâlbuki sĂĽnnet; Peygamberimiz’in yaptýðý her Ăľeydir, konuĂľtuĂ°u, tavsiye ettiĂ°i, uyguladýðý her Ăľey. OĂ°ullarĂ˝nĂ˝ sĂĽnnet ettirmeyenleri kĂ˝nĂ˝yoruz da, ondan daha kuvvetli sĂĽnnetleri terk edenleri niçin kĂ˝namĂ˝yoruz? Kendimizin de kĂ˝nanacak birçok yönĂĽmĂĽz olduĂ°unu kabul edelim, çünkĂĽ nice sĂĽnnetleri terk etmiĂľiz. Esas sĂĽnnet, Kur’an’Ă˝n hayata geçirilmesinde nebevĂ® modeldir. O, canlĂ˝ Kur’an’dĂ˝. O’nun tĂĽm hayatĂ˝ sĂĽnnettir. Peygamberimiz’in putlarla ve putçularla nasĂ˝l mĂĽcadele ettiĂ°i, cihadlarĂ˝, savaĂľlarĂ˝, insanlarĂ˝ nasĂ˝l eĂ°ittiĂ°i, toplumsal sĂĽnnetleri, nasĂ˝l devlete gittiĂ°i vb. bilinmeden sĂĽnnet kavramĂ˝ da doĂ°ru anlaþýlmaz.

Peygamberimiz kimlerle, niçin mĂĽcadele etti? Biz de aynĂ˝ kimselerle mĂĽcadele etmek zorundayĂ˝z. Peygamber’in dĂĽĂľmanlarĂ˝ sadece O’nun zamanĂ˝yla sĂ˝nĂ˝rlĂ˝ deĂ°ildi. Ebu Cehiller, Ebu Lehebler gĂĽnĂĽmĂĽzde belki daha etkin roldeler, ama onlarĂ˝ tanĂ˝yacak ve gereĂ°ini yapacak SĂĽnnet ehli insanlar aranĂ˝yor. O’nun dĂĽĂľmanlarĂ˝nĂ˝ dost kabul edemeyiz. O’nun dĂĽĂľmanlarĂ˝ “ben O’nun dĂĽĂľmanĂ˝yĂ˝m” demeyebilir, sinsi olabilir, O’nun getirdiĂ°i vahye, Kur’an’a ve O’nun yaĂľayýþýna yani SĂĽnnetine dĂĽĂľman olanlar, MĂĽslĂĽmanlara bu konuda özgĂĽrlĂĽk hakkĂ˝ vermeyenler, kim olurlarsa olsunlar bizim dostlarĂ˝mĂ˝z olamazlar.

Peygamberimiz, Kur’an’Ă˝ hayata taþýyĂ˝p SĂĽnnetiyle tefsir edip uygulayarak o gĂĽnkĂĽ câhiliye hayatĂ˝nĂ˝ tarihin çöplĂĽĂ°ĂĽne atmýþtĂ˝. Ăžimdi daha feci bir Ăľekilde ortada duran sosyal ve siyasal câhiliyeyi yine yeniden uzaklaĂľtĂ˝rmak için Kur’an ve SĂĽnnetin hayata geçirilmesinden baĂľka yol yoktur. Bu görev, hem dĂĽnya kurtuluĂľu ve hem de âhiret ödĂĽlĂĽ için ĂľarttĂ˝r.

Peygamberimiz’e karþý, O’nun mirasĂ˝na ve bize bĂ˝raktýðý emanete karþý bu ve benzeri görevleri düþünĂĽp planlamadan kuru kuruya gĂĽller ve gĂĽl edebiyatlarĂ˝yla, duygusal hitaplarla Peygamber’i anmak, O’nun aziz hâtĂ˝rasĂ˝na saygĂ˝sĂ˝zlĂ˝k olabilir.

HayatĂ˝mĂ˝z Onun yaĂľayýþýna, evlerimiz Onun evine, sokaklarĂ˝mĂ˝z Onun Medinesinin sokaklarĂ˝na, okullar Onun Suffe okuluna, devlet Onun devletine ne kadar benziyor? Onun, nice zahmetlerle kurduĂ°u devleti ne yaptĂ˝k? Onun adĂ˝nĂ˝ destanlaĂľtĂ˝rmasĂ˝ gereken dillerimiz ne adlar belledi? Kimleri putlaĂľtĂ˝rdĂ˝? Artistleri, ĂľarkĂ˝cĂ˝larĂ˝, futbolcularĂ˝, tâðutlarĂ˝ ezbere bilen, fakat Peygamberin hayatĂ˝nĂ˝ onlarĂ˝n yaĂľayýþý kadar bile tanĂ˝mayan, Peygamberin izi yerine baĂľka izler takip eden nesiller nasĂ˝l onun ĂĽmmeti olacak?! BugĂĽn yine câhiliye hayatĂ˝ her Ăľeyiyle hâkim. Peygamberimiz’in hayata geçirdiĂ°i prensipleri bireysel, sosyal ve siyasal hayatĂ˝mĂ˝za hâkim kĂ˝larsak, yaĂľanĂ˝lan câhiliye asrĂ˝ da mutluluk asrĂ˝na dönĂĽĂľecektir.

MĂĽ’minler, Allah’Ă˝ sevdikleri için son Peygamber’e uyarlar, onu tâkip ederler (3/Ă‚l-i Ăťmrân, 31). Peygamberler, insanlar için seçilmiĂľ en gĂĽzel örneklerdir (33/Ahzâb, 21). MĂĽ’minler, Peygamber’in getirdiĂ°i her Ăľeyi almak, yasakladýðý her Ăľeyden de kaçmak zorundadĂ˝rlar (59/HaĂľr, 7). Son peygamber olan Hz. Muhammed (s.a.s.), mĂĽ’minleri sever, onlarĂ˝n ĂĽzerine titrer, sĂ˝kĂ˝ntĂ˝ya dĂĽĂľmelerinden dolayĂ˝ ĂĽzĂĽlĂĽr (9/Tevbe, 128). BĂĽtĂĽn peygamberler rahmet; Son Peygamber de âlemlere rahmettir (21/Enbiyâ, 107).

Peygamberimiz de birçok hadisinde sĂĽnnetin önemini vurgula­mýþ ve mĂĽslĂĽmanlarĂ˝n dikkatini sĂĽnnete uymaya çekmiĂľtir. Onlardan ikisini hatĂ˝rlatalĂ˝m: “Size kendilerine sĂ˝msĂ˝kĂ˝ sarĂ˝ldýðýnĂ˝zda hiç sapĂ˝tmayacaĂ°Ă˝nĂ˝z iki Ăľey bĂ˝raký­yorum: Allah’Ă˝n kitabĂ˝ ve Peygamberinin sĂĽnneti.” (Muvatta’, Kader 3). “SĂĽnnetimden yĂĽz çeviren benden, benim ĂĽmmetimden deĂ°ildir” (BuhârĂ®, Nikâh 1)

Seni tanĂ˝yan Sana hayran olur. Ama Seni tanĂ˝yamadĂ˝k; dostlarĂ˝nĂ˝ unuttuk. Senin dĂĽĂľmanlarĂ˝nĂ˝ teĂľhis edemeyen, daha da kötĂĽsĂĽ, dĂĽĂľmanlarĂ˝nla iĂľbirliĂ°i yapan bir toplum içindeyiz ey NebĂ®! Senin savaþýnĂ˝/mĂĽcâdeleni bilmiyor insanĂ˝mĂ˝z. Senin mĂĽcâdelenden önemli geliyor gençlerimize; falan takĂ˝mla filan takĂ˝mĂ˝n maçý! Senden baĂľka önder ve kahraman arayýþýnda insanĂ˝mĂ˝z. Senin askerin olamadĂ˝k yâ Muhammed (s.a.s.)! Senin bayraĂ°Ă˝nĂ˝, senin gösterdiĂ°in burçlara dikemedik ey RasĂ»l! Sýðýnacak bir kalemiz, hicret edecek bir yurdumuz bile yok; Medine’ler oluĂľturamadĂ˝k, Mekke’lerimizi fethedemedik. Senin adĂ˝nĂ˝ istismar edenlere, sana ve yoluna hakaret yaĂ°dĂ˝ranlara anlayacaklarĂ˝ dilden cevap bile veremedik. Senin getirdiĂ°in Kitap raflarĂ˝mĂ˝zĂ˝ sĂĽslerken, senin dĂĽĂľmanlarĂ˝nĂ˝n kitap(sĂ˝zlĂ˝k)larĂ˝ beyinlerimizi, gönĂĽllerimizi, evlerimizi, sokaklarĂ˝mĂ˝zĂ˝… kirletiyor. Senin özgĂĽrlĂĽĂ°e kavuĂľturduĂ°un ruhlarĂ˝mĂ˝z kimlerin iĂľgalinde bir görsen ey RasĂ»l, dillendiremiyoruz. Sana Ăľikâyet için dĂĽĂľmanĂ˝nĂ˝n adĂ˝nĂ˝ zikretmekten bile çekinir olduk, korkar olduk ey korkusuz insan!

Ama, artýk baþka yollarý, baþka önderleri býraktýk Sana döndük, dönme sözü verdik. Seni tanýdýk, Sana hayran olduk, Seni sevdik, Sana teslim olduk. Yalnýz Seni örnek ve önder kabul ediyor, sadece Senin nurlu izinden gideceðimizi ilân ediyoruz ey Nebî!

Ahmed Kalkan
Rabbim,her vesiLede SENÝN keremin saklýdýr,
SebepLer sayýsýnca hamd SANA....


“Benimdir” diye bildiklerim Senindir
Beni bende olanlara bende etme
“Ben” diye bildiĂ°im de Senin emrindir
Beni bende býrakýp Senden etme
Rabbim, yüzümü Sana döndüm
Gönlümü de Sana çevir
Rabbim, bir Seni bir bildim
Sevdalarýmý Sende bitir...