Haziran 27, 2019, 04:09:33
Haberler:

O ki, hanginizin daha güzel davranacaðýný sýnamak için ölümü ve hayatý yaratmýþtýr. O, mutlak galiptir, çok baðýþlayýcýdýr. (Mulk -2)

Belî Kurban, Belî!

Balatan ...Tefekkür..., Kasm 23, 2009, 05:19:58 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

...Tefekkür...

Belî Kurban, Belî!


Bir zamanlar, tepeden týrnaða fedâkârlýkla tüllenen Kurban Bayram’larý, zamanla, kýsmen dar bir çerçevede kutlanýr hâle gelmiþti Ardýndan gün geldi, Kurban, aslýna yavaþ yavaþ ircâ edilerek, deðiþik fedâkârlýk boyutlarýna taþýnmaya baþlandý Nefislerini aþýp, sâdece bizi ve neslimizi düþünen dâvâ ve ýzdýrap insanlarýný ilk tanýdýðýmýzda, onlarý, heyecanlý bir kurban fedâkârlýðý telâþýyla, hizmetin baþýnda bulmuþtuk Ýþte o güzel insanlardan gördüðümüz Kurban Bayramlarý, þimdilerde geliþti geliþti ve bir baþka edayla arz-ý endâm etmeye baþladý

Evet, Kurban Bayramlarý, bir baþka güzellikte yaþanýyor þimdilerde Günümüzün hizmet erleri ve ebedî bayramýn muþtucularý, yeryüzünün muhtelif mekânlarýnda ve bilhassa, yýllardýr çeþitli sâiklerle ihmâl edildiði âþikâr olan, ülkemizin Doðu ve Güneydoðu’sunda, Kurban Bayramý’ný farklý bir kardeþlik zemininde yaþatma azim ve gayretindeler Binlerce insan kurbanýný oralara gönderdi Bayramlarýný kendi âileleriyle geçirmekten ferâgat edip, araçlarýna oyuncaklarý, çikolatalarý, þekerleri, kýþlýk mont ve ayakkabýlarý, yetim ve kimsesiz kýz çocuklarý için tokalarý-taçlarý yükleyip Güney-Doðu’nun yollarýna düþtü Kimileri uçaklarda yer bulamadý, yaþýna baþýna, bel aðrýlarýna bakmadan, daracýk araçlarýyla 25 saat yolculuða tahammül etti… yüksünmeden, âh-of demeden, orada yatacak herhangi bir yer aramadan, oðlu mesâbesindeki hizmet arkadaþlarýyla þen-þakrak tatlý bir hava içerisinde zevkle þevkle gittiler

Bir koþuþturma, bir telâþ, bir hüzünlü sevinç, bir tatlý kavuþma vardý, çoðu yerde olduðu gibi, Diyarbakýr’da, Siirt’te, Pervâri’de, Tillo’da… Baktým, sîmâlar, yýllardýr ayrý kalmýþ öz kardeþlerin kavuþmasýný terennüm ediyordu Belli ki birileri bir oyun oynamýþtý Bu oyunun bir þekilde ve âcilen bozulmasý gerekiyordu Bunu ancak, küçük küçük vesîlelerle kardeþliðimizi pekiþtirerek bozabilirdik Birileri, ülke içinde, vatandaþlarýmýzýn birbirleriyle hep kavgalý ve husûmet içinde olmasýný istiyordu Ancak böylelikle bu coðrafyada rahatlýkla at koþturabiliyorlardý Zaten yýllardýr böyle olmamýþ mýydý! Her zaman farklý bir þekilde arz-ý endâm eden büyük oyunun bugünkü raconu da buydu Bu oyun, kardeþlik ve fedâkârlýkla derhal bozulmalýydý

“Her þey samîmî bir sevginin izharýyla baþlar” diyor bir hak dostu Her ne kadar birileri olup biten bu güzel þeyleri küçümsese de, hamdolsun, iþte bu bayramda bu istikâmette hayýrlý þeyler oldu Yapýlabilecek daha büyük fedâkârlýklarýn nüvesi atýldý Yapýlanlar büyük bir þey midir! Azîm fedâkârlýklarýn yanýnda, olanlarýn lafý mý olur! Belki deðil Ama maddiyât asrýnda, her þeyin ego ve bencillik üzerine örgülendiði bir çaðda, elbette ki önemlidir tüm bunlar Çoluk çocuðunu, anne babaný râzý edip, onlarýn olurlarýný da alýp Bayramý, kimilerin, adýný duyduðu zaman maalesef ürperdiði, “hadi geziye gidelim!” dediðimizde burun kývýrdýðý, ülkemin yýllardýr çeþitli iptilâlarla müptelâ bir köþesinde geçirmek, kendi insanýmýzla kucaklaþmak; Pervâri’nin buz kesen havasýnda, çamurlar içerisinde, bir yudum sevgiye muhtaç, ellerinden tutacak ellere hasret mâsum çocuklarýn günahsýz ellerinden tutarak, onlarýn gülen gözlerine bakarak bir çikolata hediye edip gönüllerini almak, elbette ki önemlidir

Yýllarýn yoksulluk ve ýzdýrabý yüzünün çizgilerinde nümâyan, 3 kg’lýk et paketini eline alan yaþlý bir anne, gözyaþlarýný tutamýyor ve, “Biz, Hocanýza dâimâ duacýyýz, n’olursunuz bizden de Ona selâm söyleyin!” diye inliyor Bir diðeri, “O bizi unutmadý, bayram günü bizi düþündü ve sevenlerini buralara gönderdi, Allah ondan râzý olsun, canýmýz ona kurban olsun!” diye haykýrýyor Bir ötekisi, yarým yamalak Türkçe’siyle, “Onun þefkatli ellerine çok muhtaçtýk, çok þükür bu bayramda kavuþtuk!” diye söyleniyor Bir diðeri, “Çocuðum, sizlere emânet! N’olursunuz onun elinden tutun, sâhip çýkýn, o da vatana millete faydalý biri olsun! Siz sâhip çýkmazsanýz, istikbâli karanlýktýr Bu yüzden çok endiþeleniyorum!” diye yalvarýyor Ayakkabýlarýnýn ucundan delik çoraplarý görünen mavi gözlü þirin bir kýz çocuðu, “Abi, biz sizi televizyonda görmüþtük Ama siz buralara gelmiþsiniz!” diyerek hayretini izhâr ediyor Þîveler farklý, görünümler muhtelif, çehreler ýzdýraplý… ama her yürekten fýþkaran mânâ ve dert ayný

Bir hak dostunu ziyâret ediyoruz: “Amanýn! Hocanýzdan ayrýlmayýn Biz onun dâimî duacýsýyýz Çözüm ve baþarý onunla birlikte olmaktadýr Bereket, Onun teþvik ve iþâretlerine riâyettedir O ihlâs sâhibidir Çünkü Allah onu baþarýya kavuþturmuþtur ve kavuþturacaktýr!” diyerek kulaðýmýza bir muþtu üflüyor “Belî kurban, belî” deyip elini öpüyor, duasýný alýp ayrýlýyoruz Bir baþka ehlullah, “Hocam buralarý da fethetti; feyzinden, bereketinden, nurundan buralarý da istifade ettirdi Rabbim Ona hayýrlý ve uzun ömürler versin, hizmetini dâim ve bereketli kýlsýn!” diyerek bizleri uðurluyor Bir baþkasý, Allah Rasûlü’nün (Aleyhisselâm), az zaman önce birisinin rüyasýna teþrif ediþinden dem vuruyor ve bunu da iþte bu bayramda, þu hizmetlerin buralara geliþi olarak yorumluyor

Evliyâlar diyârý, Siirt! Bediüzzaman Hazretlerinin uðradýðý mübârek mekânlar Üstâdým! Daha 16 yaþlarýnda iken, Kubbetü’l-Hâsiye’de Kâmûs-u Okyanus’u ezberlediðin günlerde, bilmem ki bu güzel bayramlarý tahayyül edebiliyor muydun! Bak þimdilerde, Senin açtýðýn o büyük çýðýrýn destaný da ezberleniyor artýk Hem de “elif”ten “ye” harfine kadar Ziyâretçiler, bir Seni, bir de, Senin hayâlini kurduðun o büyük bayramlarý tahayyül ediyor, belki o bayramýn arefesini yaþýyorlar Belki cumhuriyetçi karýncalarýn görünmüyor Tillo’da ama, karýnca gibi hizmet ehli bir topluluk, Senin mübârek hâtýraný, hizmet þuuruyla ziyârete gelmiþ, gerçek cumhuriyet dönemlerine daha bir özlem ve inanç içerisinde Seni anýyorlar “Hâli bir türbe kubbesinde inzivada idim Bana çorba geliyordu Ben de tanelerini karýncalara verirdim, ekmeðimi onun suyuyla yerdim Ýþitenler benden soruyordular Derdim: Bu karýnca ve arý milletleri cumhuriyetçidirler O cumhuriyetperverliklerine hürmeten, tanelerini karýncalara verirdim” sözün, hâlâ yankýlanýyor Kubbetü’l-Hâsiye’nin loþ tavanýnda, Tillo’nun bereketli ufuklarýnda

Ve Sen ey Kutlu Ses! Ey kudsî me’haz! Ey bizi, bize ve nefsimize býrakmayan Yüce Kâmet! Ey çözüm ve aksiyon insaný! Ey ýzdýrap ve çile kahramaný! Göremediðim günden beri daha bir muzdaripleþip uhrevîleþen Mübârek ve Nûrânî Sîmâ! Ýyi ki varsýn, iyi ki Seni dinleyip tembel bedenlerimizi kýmýldatýp, âhiretimiz adýna, bir bayramý fedâyla olsun küçük bir yatýrýmda bulunduk! Bu yüzden biz de Sana müteþekkiriz Efendim! Rabbim, sa’yini meþkûr, hizmetini dâim etsin! Herkese uzattýðýn o bereketli ve nûrânî elini, baþýmýzdan dünyâ-âhiret ayýrmasýn!

Bayram Kusursuz
Rabbim,her vesiLede SENÝN keremin saklýdýr,
SebepLer sayýsýnca hamd SANA....


“Benimdir” diye bildiklerim Senindir
Beni bende olanlara bende etme
“Ben” diye bildiðim de Senin emrindir
Beni bende býrakýp Senden etme
Rabbim, yüzümü Sana döndüm
Gönlümü de Sana çevir
Rabbim, bir Seni bir bildim
Sevdalarýmý Sende bitir...

Yukar git