Haziran 27, 2019, 08:13:10
Haberler:

De ki: Allah beni ve beraberimdekileri (sizin istediðiniz üzere) yok etse veya (öyle olmayýp da) bizi esirgese, (söyleyin bakalým) inkârcýlarý yakýcý azaptan kurtaracak kimdir? (Mulk -27)

HARAM AYLAR VE HAC KONUSUNDA KURANIN EMRÝ...

Balatan halukgta, Kasm 17, 2009, 03:08:38 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

halukgta

Hac vaktinin yaklaþtýðý þu günlerde beni çok ama çok düþündüren bir konuyu sizlerle tekrar konuþmak istiyorum. Bu konuyla ilgili bir yazý yazmýþtým doðrusunu isterseniz içimdeki yara o kadar derin ve acýtýyor ki, bu konuyu tekrar gündeme getirmek ve sizleri düþünmeye davet etmek istiyorum. Allah emrettiði ibadetler konusunda örneðin namaz, oruç, zekât ve hac gibi konularda çok ince detaylar vermiþtir kuranda. Fakat bazý kiþiler ise bunun tam tersini söylemiþ ve bu ibadetlerin detaylandýrýlmadýðý, uygulamasý ve þeklini peygamberimize býraktýðýný savunmuþlardýr. Ýþte en önemli sorunda burada baþlamaktadýr, gerçekten Allah bu kadar önem verdiði ibadetler konusunda izahat etmeyip, uygulanýþýný, þartlarýný ve detaylarýný elçisine mi býrakmýþtýr? Yani bu ibadetler hakkýnda kuranda açýklama yok mu, yoksa bizlere öðretilenler mi kuranda yok? Ýþte cevabýný aramamýz gereken soru sanýrým bu olsa gerek. Önce yukarýda saydýðým ibadetler için kýsaca kuraný hatýrlayalým gerçekten detaylar yok mu? Namazýn, orucun, haccýn Ýbrahim peygamberden bu yana farz olduðunu söyler kuran. Böyle ibadetlerin kuranda izah edilmemesi mümkün mü sizce? Yaratan hem sizleri kurandan hesaba çekeceðim diyecek, hem de iman adýna koyduðu farzlarý kuranda açýklamayacak, detaylandýrmayacak bunlarý söylemek akla uymadýðý gibi kurana da uymaz. Önce namaz konusuna bakalým, kuran namazýn olmazsa olmaz þeklini birçok ayetinde anlatarak kýyam, rükû ve secdeden oluþtuðunu belirtmiþtir. Namazda kolayýmýza gelen ayeti okuyabileceðimizi hatta namazda, Allah tan yardým isteyebileceðimizi de söylemiþtir bizlere. Hatýrlayýn namazlarýmýzda okuyacaðýmýz dualarýn ses tonunun nasýl olacaðýný bile açýklayan bir kitap için, nasýl olur özet bir kitap deriz? Ama bizler bize öðretilenleri kuranda bulamayýnca ne yazýk ki bakýn kuranda yok deme cesaretini göstermiþiz. Örneðin bakýn rekât sayýlarý yok diyerek, Allahýn serbest býraktýðý rekât sayýsýný sanki eksik gibi görmüþüz. Namazý nasýl kýlacaðýmýzý hatta kýsaltýlmýþ namazýn bizzat tarifini veren rahman, eðer isteseydi kaç rekât olacaðýný da söylemez miydi diye hiç düþünmemiþiz. Oruç konusunu düþünün lütfen, oruca ne zaman baþlayacaðýmýzý ve bitireceðimizi o çok basit anlaþýlýr þekliyle izah ediþini nasýl unuturuz? Orucu bozan þeylerin açýklamasý detay deðil de nedir? Oruç geceleri daha önce cinsel iliþkinin yasak olduðu, ama þimdi bizlere serbest býrakýldýðýný açýklayan ayetler, sizce detay deðil midir? Buna benzer daha birçok detaylarý da vermiþtir kuran. Hac konusunda da o kadar detaya girmiþtir ki, düþünün sefa ve Merve tepelerini ziyaret etmenizde sakýnca yoktur diyerek bile izahýn ve anlatýmýn ilerisine geçmiþtir. Bir konu anlatýlýrken ne yapýlmasý gerektiði ya da yapýlmamasý gerekenler anlatýlýr. Burada dikkat edin sakýncasý olmayan detaya bile girmiþtir. Siz þimdi bu kitapta her þeyin açýklanmadýðýný nasýl söylersiniz? Burada cinsel iliþkinin olamayacaðý, týraþ olunmasý ve tertemiz bir þekilde ziyaretin yapýlmasý, dönerek tavaf edilip hep birlikte Allahýn anýlmasý gibi çok daha detayýna girip, bu ziyareti iki günde bitirmenizde sakýnca yoktur diyecek kadar, ince ve hassas açýklamalar yapmýþtýr rabbim kuranda. Günümüzde yapýlan þeytan taþlamak ya da ziyaret edilip yüz sürülen bir taþý kutsallaþtýrmak kuranda yok diye, nasýl onu özet ve yetersiz görürüz? Bizler bize öðretilenleri kuranda bulamayýnca, bakýn iþte demek ki kuranda her þey yazmýyormuþ diyecek kadar Ýslam ý beþerileþtirmiþiz. Sanýrým bizlere düþen görev bu güzel dini, beþerin dini olmaktan kurtarýp, gerçek Ýslam’ýn yaþandýðý bir dine dönüþtürmek olmalýdýr.

  Hac konusu ve Haram aylar konusunu kurana bakmadan önce günümüzde inanýþ ve uygulanýþ þekline bakalým. Sizlere önce bu konu ile ilgili benim Diyanet Ýþleri Baþkanlýðýna sorduðum soru ve ona verdikleri cevaba bakarak, sizlerin hiç etki altýnda kalmadan önce aklýnýz ve mantýðýnýzda deðerlendirme yaparak, daha sonrada bu bilgileri kuran ile karþýlaþtýrýp, ondan sonra deðerlendirmenizi rica edeceðim. Bu konu Ýslam âleminin içler acýsý bir durumudur. Artýk birilerinin bazý Kuran gerçeklerini, beþerin rivayetlerinden üstün olduðunu haykýrmasý zamanýnýn geldiðini düþünüyorum. Bakýn Haram aylarda hac yapýlabilir mi sorusuna Diyanetin verdiði cevaptan, bazý önemli alýntýlar alýyorum.

Kuran'da mücmel olan hususlar Hz. Peygamber tarafýndan açýklanmýþtýr. Bu aylardan Muharrem ayýnda hac ibadetinin yapýlmasý Hz. peygamber’in uygulamasýyla sabit olmuþtur. Ýbadetler konusunda Hz. Peygambere uymak farzdýr. O nasýl yaptý ise öyle yapýlýr. Bunun için Hz. Peygamber (as) "Ben nasýl namaz kýlýyorsam öyle kýlýnýz" buyurduðu gibi "Haccýn menasikini (hac ibadetini içeren esaslarý ve yapýlýþ þekillerini) benden öðreniniz" buyurmuþlardýr. Bu itibarla Kuran'da mücmel olan yani detaylý olarak açýklanmamýþ hususlar Hz. Peygamber tarafýndan açýklanmýþ ve uygulamalý olarak gösterilmiþtir.
"Haram Aylar" kamerî aylardan Zi'l-Ka'de, Zi'l-Hicce, Muharrem ve Recep aylarýdýr. Ýnsanlarýn güven içinde Hac ibadetini yapabilmeleri için "Haram aylarý"yla ilgili hükümler ta Hz. Ýbrahim(a.s.) zamanýnda konulmuþtur. Hz. Ýbrahim(a.s.) ve oðlu Hz. Ýsmail(a.s.) den bu hükümleri alan halk onlarý devam ettirmiþtir. Bu sebeple Cahiliye dönemi Araplarý da haram aylar girdiði zaman bunlarýn kutsallýðýna karþý gösterilmesi gereken saygýnýn bir iþareti olarak savaþtan ve her türlü saldýrýdan kaçýnýrlardý.

Ýslam dini prensip olarak ulaþtýðý toplumlarda var olan iyi ve güzel uygulamalara dokunmaz. Aslý Hz. Ýbrahim(a.s.)'e dayanan temel amacýndan uzaklaþtýrýlmýþ olsa da bu aylarda savaþmamak gibi güzel uygulamalarý Ýslam dini sürdürmüþ, bu aylarda kendilerine savaþ açýlmadýðý sürece Müslümanlar müþriklerle savaþa girmemiþlerdir. Kur'an-ý Kerim'de "Haram Aylara saygý gösterilmesi emredilmektedir.(Maide, 5: 2;97)
Bu aylarda her Müslüman’ýn yapmasý gereken belirli ve zorunlu görevler yoktur. Ancak Ýslam ýn beþ þartýndan birisi olan Hac ibadeti Haram aylardan biri olan Zi'l-Hicce ayýnda yerine getirilmektedir. Hac yapacak kiþinin, hac aylarý içerisinde ihrama girerek hacca baþlamasý gerekir. Hac aylarý, Hicrî takvime göre Þevval, Zilkade aylarý ile Zilhicce ayýnýn ilk 10 günüdür.
 

 Diyanetin yazdýðý açýklamalara birlikte bakalým. Önce mücmel yani özet olarak anlatýlmýþ sözlerine cevap arayalým. Gerçekten rahman bizleri iman adýna ilgilendiren muhkem ayetleri açýkça yazmayýp peygamberimize mi býrakmýþtýr? Her zaman býkmadan usanmadan yazdýðým ayetleri yine tekrar yazmak istiyorum, gerçekten rabbim ayetlerini mücmel mi yani özet olarak mý vermiþtir? Bu konuyu çözmeden asla doðruya yönelemeyeceðimizi düþündüðüm için, bu konuya açýklýk getirmemiz gerekiyor. Bir iþte baþarýlý olabilmemiz için o iþe doðru baþlamamýz þarttýr. Eðer yanlýþ yerden baþlamýþsak o iþi doðru yapmamýz ve baþarýlý olmamýz asla beklenemez. Bakýn Allah kuran için ne diyor?

Kalem 52: Hâlbuki o (Kuran) bütün akýllý âlemler için bir öðüttür.

Bakara 99: Yemin olsun, biz sana açýk-seçik ayetler indirdik. Onlarý, sapmýþ olanlardan baþkasý inkâr etmez.

Bakara 209: Size apaçýk deliller geldikten sonra yine yan çizerseniz, þunu bilin ki Allah, tüm yüceliklerin, tüm hikmetlerin sahibidir.

Hud sur.1; Elif, Lâm, Râ. Hakîm ve Habîr olandan bir kitaptýr ki bu, ayetleri önce muhkem kýlýnmýþ( Saðlamlaþtýrýlmýþ), sonra ayrýntýlý hale getirilmiþtir

Araf Sur.174. ayet: Biz, ayetleri iþte bu þekilde ayrýntýlý kýlýyoruz ki, hakka dönebilsinler.

Araf Suresi 52 . Yemin olsun ki, biz onlara, ilme uygun biçimde, ayrýntýlý kýldýðýmýz bir Kitap getirdik. Ýnanan bir topluluk için bir kýlavuz, bir rahmettir o.

Nisa Suresi 174. ayet; Ey insanlar! Size Rabbinizden apaçýk, çok parlak ve güçlü bir kanýt gelmiþtir. Biz size, her þeyi açýk seçik gösteren bir ýþýk gönderdik. 175. ayet; Allah'a inanýp O'na sarýlanlarý O, kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onlarý kendisine ulaþan dosdoðru bir yola kýlavuzlayacaktýr.



 Yukarýdaki ayetlere ekleyecek daha onlarca ayet var, önemli olan onlarý görebilmek ve hissedebilmektir sanýrým. Diyanetin kuran ile ilgili sözlerini tekrar hatýrlayalým.( Kuran'da mücmel olan hususlar Hz. Peygamber tarafýndan açýklanmýþtýr.) Yani kuranda özet olarak, açýklanmadan verilen ayetlerin olduðu söyleniyor. Bu konularda da açýklama ve uygulama yetkisini peygamberimize verildiði anlatýlýyor. Yukarýda yazdýðým ayetlere baktýðýnýzda kuranýn anlatýmýnýn açýk olmadýðýný mý anlýyorsunuz? Kuranýn akýllý insanlar için öðüt olduðunu, ayetlerin açýk seçik indirildiðini, delillerin açýk ve anlaþýlýr olduðunu, önce muhkem kýlýndýðýný, daha sonrada ayrýntýlý hale getirildiðini, ayrýntýlý yazmasýnýn sebebi olarakta hakka dönmeleri için olduðu, kuranýn ilme uygun ve ayrýntýlý olduðunu apaçýk söylüyor. Daha da güzel bir örnekle Rabbinizden apaçýk çok parlak güçlü bir kanýt geldiðini belirtiyor ve bakýn burasý çok önemli, ona yani KURANA sarýlanlar Allahýn doðru yolunu bulacaklardýr diyor. Þimdi düþünelim eðer Allah anlaþýlmasý zor özet anlatýlmýþ, detaylarý verilmemiþ bir kitap olsaydý bu sözleri KURAN için kullanýr mýydý? Söylenenleri doðru kabul ettiðimizde nasýl olurda her þeyin açýklanmadýðý uygulamasý bile belli olmayan bir kitaba sarýlýr insan. Anlaþýlan ve açýklanan kitaplara bakmak daha akýlcý deðil mi? Peki, apaçýk bu ayetler dururken neden böyle söyleniyor dersiniz? Allah kurana sarýlýn derken açýklanmamýþ özet bilgilerin olduðu kitaba sarýlýn sizi bana ulaþtýracak der mi dostlar? Aklýnýzýn ve mantýðýnýzýn sesini dinleyin o sizi doðruya mutlaka götürecektir. Doðrusu ben çözemedim, sanýrým bu iþin sonu karakolda(mahþerde) bitecek gibi görünüyor. Tabi bizlere düþen pes etmeden sabýrla Kuran gerçeklerini anlamaya çalýþmak ve anlatmaktýr.

 Þimdi de bu söylenenler doðrultusunda düþünmeye devam edelim ve diyelim ki evet, kuran özet bilgidir(HÂÞÂ)bazý konularý günümüze kadar gelen hadislerden öðrenmeliyiz. Peki, Rabbim ne diyordu ayetinde (Sizi bu kitaptan sorumlu tutacaðým.) Þimdi doðrusu benim kafam daha da karýþtý. Allah sizleri sorumlu tutacaðým kitap kurandýr, ona sarýlýrsanýz sizi dosdoðru bana ulaþtýrýr diyor, bizlere ise öðretilen kuranda her þey yazmaz o özet anlatýlmýþtýr, detaylarýný ve uygulama þeklini peygamberimizden öðrenmeliyiz diyorlar. Burada çok büyük bir çeliþki yok mu sizce? Diyelim ki yok yine düþünmeye devam edelim. Bizlere gelen hadisleri incelediðimizde kuranýn vermediði birçok konuda hükümler verildiðini görüyoruz. Yine kurandan ayetleri karþýlaþtýrdýðýmda Rabbim tek hüküm verici benim, söyle onlara bilsinler diyordu, tabi bu durumda insan þüpheye düþmüyor mu? Bizlere iletilenlerle ayetlerde bir uyumsuzluk yok mu sizce? Belki ben yanlýþ anlamýþýmdýr dedim devam ettim araþtýrmaya. Hadisler kuranýn açýklanmasýdýr izahýdýr dediler, araþtýrdým her mezhep ayný konuda deðiþik hadisler edinmiþler, hepside benim hadisim daha doðru düþüncesini savunuyorlar. Yine kafam karýþtý, hadislerin günümüze geliþine baktýðýmda rivayetlerle intikal ettiðini gördüm. Her mezhebin ayný konuya bile deðiþik iman etmesine o zaman hiç yadýrgamadým. Peki, kuraný ve Ýslam ý anlayabilmek ve yaþayabilmek için hangi mezhebin hadislerini doðru kabul etmeliydim diye düþündüm. Birden Rabbimin uyarýsý geldi aklýma. Emin olmadýðýn sözlerin ardýna düþme sorumlu olursun diye uyarýyordu bizleri. Allah kuraný ben koruyorum diyordu kuranda, acaba bu bilgileri, sözleri koruyan var mýydý? Allah sizlere indirilen kuran yetmiyor mu diye daha peygamberimiz devrindeki insanlara kýzýyordu uyarýyordu onlarý, eðer bende kuran dýþýndan gelen sözlere kuran gibi deðer verip inanýrsam ayný duruma düþmüþ olmaz mýyým diye düþündüm. Madem kuran yetiyor nasýl olurda bu kitapta her þey yazmaz özet bilgidir diyerek bizleri ciltlerce dolusu kitaplara yönlendirirler, buna hiç akýl erdiremedim. Bakýn sizlerle birkaç dakika Rabbin sözleri ile beþerin sözlerini karþýlaþtýrdýk ne aklýmýza, mantýðýmýza uydu nede kurana uyum gösterdi. Ne dersiniz sizler hala kuranýn özet bilgiler içerdiðini ve her þeyin olmadýðýný, diðer birçok yetkileri peygamberimize býraktýðýný ve bu bilgilerin peygamberimizin saðlýðýnda yazdýrmadýðý ama bu eksiklik görülerek 150–200 yýl sonra mezhep imamlarýnýn aklýna gelerek toplamaya baþladýðýný, günümüzdeki hadisler olmadan da kuraný asla anlayamayacaðýmýza inanmak doðru olabilir mi dersiniz? Düþündüðünüzde ve Rabbin söylediði gibi aklýmýzý kullandýðýmýzda, garanti yolun Rabbin kitabýna sarýlmak olduðunu çok daha iyi anlýyor insan. Çünkü eðer kuranda her þey açýklanmamýþ ve detaysýz olsaydý Allahýn elçisi baþöðretmenimiz bizlere kuraný açýk ve anlaþýlýr bir þekilde iletirdi. Hem Allah neden anlaþýlmayan bir kitap göndersin de sonra bizleri sorumlu tutsun? Buna inanmak bile rabbin adaletini sorgulamaktýr Allah korusun. Peygamberimiz saðlýðýnda böyle bir þey yapmadýðýna göre buna inanmak kurana ter düþer. Eðer kuranda anlayamayacaðýmýz bir þey görseydi Allahýn elçisi bizlere yine kuraný aktarýrken neden anlayamayacaðýmýz þekilde aktarsýn ki?  Bakýn yazacaðým bu ayete de ters düþer.

Bakara 176: Bu böyledir. Çünkü Allah, Kitap'ý hak olarak indirmiþtir. Kitap'ta çekiþmeye girenler, bütünden uzaklaþtýrýcý bir kopuþun tam içindedirler..

 Hak olarak indirilen kitaba özet ve detaysýz dersek, onun üzerinde çekiþmeye girmiþ oluruz. Kuranýn bütününden uzaklaþýp kurandan koskoca bir kopuþun içinde buluruz kendimizi.
  Demek ki kuran için özet bilgidir demek kuran gerçeklerine asla uymuyormuþ bunu anladým. Diyanetin verdiði cevap arasýnda bir cümle vardý ki beni çok düþündürdü bakýn ne diyor.( Ýbadetler konusunda Hz. Peygambere uymak farzdýr.) Kuran farz kelimesini öyle kolay kullanmaz çünkü anlamý, Müslümanlýkta, özür olmadýkça yapýlmasý zorunlu, yapýlmamasý günah sayýlan ibadetlerdir. Günah ya da sevabýn kuralýný da koymaya tek yetkili, Yüceler Yücesi RABBÝMDÝR. Ýþte Ýslam dini kurandan bu kadar pervasýzca uzaklaþtýðýnda ne hale geldiðinin açýk delilidir.

   Diyanetin verdiði cevap üzerine düþünmeye devam edelim. Verilen cevapta þöyle bir cümle vardý.( O nasýl yaptý ise öyle yapýlýr.) Gerçektende peygamberimiz devrinde bende olsam o ne yapýyorsa bende aynýsýný yapardým. Acaba bu sözden ne anlamalýyýz, birileri ne anlýyor? Konumuz hacca gitmek ve haram aylar. Peygamberimiz hayatýnda bir kez hacca gitmiþ ve oda bugün günümüzde yapýlan zilhicce ayýnda gerçekleþmiþ ve onun 9. günü olan kurban bayramýnýn arifesine rastlamýþtýr. Ýþte bizler peygamberimize uyun sözünden koskoca Kuraný ve ayetlerini bir kenara býrakýp, bugün haricinde diðer haram aylarda yapýlan haccýn kabul olmayacaðýný söylemiþiz. Sizce peygamberimize uymak, o ne yaparsa yaparýz demekle bu yaptýðýmýz ayný þeyler mi? Hemen Kurban bayramý arifesi vakfesi yapýlmayan haccýn kabul edilmez sözü üzerine bir an düþünelim. Kurban bayramý ve onun bir gün öncesi olan arife günü Kuranda tek bir kelimesi bile geçiyor mu onu düþünelim? Allah oruç tutun der ama bayram yapýn demez, kurban kesin der ama bayram yapýn dememiþtir kurbaný da hacca gittiðinizde kesilmesini emreder. Günümüzde bayram yaptýðýmýz ve kestiðimiz kurban, farz deðil zaten vacip olarak adlandýrýlýr. Dini bayramlarýmýzýn ikisi de Peygamberimizin bizlere bir hediyesi yani Ýslam âleminin BÝR GELENEÐÝDÝR. Bakýn ne dedim geleneðidir. Bizler gelenekleri öyle bir hale getirmiþiz ki kuranýn emirlerini bile göremez olmuþuz, adeta düþünmeyi bir kenara býrakmýþýz. Allahýn emri dahi olmayan kuranýn hiç bahsetmediði bir gün kutsallaþtýrýlýp o gün olmaz ise hac kabul edilmez deme yanlýþlýðýna öyle bir düþmüþüz ki, sanýrým hem gözler kapanmýþ hem de gönüller susmuþ. Rabbin mahþer gününde bizlere hatýrlattýðý ve peygamberimizin söyleyeceði bir sözü hatýrladým birden, bakýn Allahýn elçisi bizlerin toplandýðý ve þahit olarak çaðrýlacaðý gün bizlere hitaben ne söyleyecekmiþ?

 Furkan Suresi 30 ayet; Ey Rabbim! Benim toplumum bu Kuran' ý devre dýþý tuttular.

Sizce peygamberimiz neden bu sözü söyleyecek lütfen herkes kendi nefsinde bunu düþünsün. Acaba kuranda her þey olmasa, o özet bilgileri yazmýþ olsa, bizler Ýslam ý öðrenmek için günümüze kadar gelen rivayetlere muhtaç olsak böylemi söylerdi? Þimdi bu söylenenlere inananlara bir sorum olacak. Yukarýdaki sözü söyleyen peygamberimize, günümüzde söylenenlere inanan bir âdem kulu çýkýp ta, mahþer gününde kendisine; Ey Allahýn elçisi kuranýn tam açýklanmayan özet bilgiler olan ayetlerini, senin hadislerinden sözlerinden öðrendim bende kabahat yok, bende o sözlere göre dinimi yaþadým diyecek bir babayiðit var mý aramýzda? Yorum sizlerin.

 Þimdi Diyanetin verdiði cevaba bakmaya devam edelim.

("Haram Aylar" kamerî aylardan Zi'l-Ka'de, Zi'l-Hicce, Muharrem ve Recep aylarýdýr. Ýnsanlarýn güven içinde Hac ibadetini yapabilmeleri için "Haram aylarý"yla ilgili hükümler ta Hz. Ýbrahim(a.s.) zamanýnda konulmuþtur.

Yukarýdaki sözleri okuyunca sanýrým þaþýrdýnýz deðil mi? Haram aylar sayýlýyor ve Ýnsanlarýn güven içinde hac ibadetini yapabilmesi için bu aylarýn, Ýbrahim peygamberden bu yana bu hükümlerin o devirlerde konulduðunu söylüyor. Peki, o devirlerde hac ibadeti rahatça geniþ bir zamana yayýlýp yapýlýyordu da, peygamberimiz mi bize zorluk olsun diye birkaç güne sýðdýrdý? Bunu düþünmek ve söylemek Peygamberimize atýlan koskoca bir hakaret ve iftiradýr. Peygamberimiz kuran ýþýðýyla aydýnlanmýþ, onun nuruyla mayalanmýþ örnek bir insandýr. Asla dinde zorluk çýkarmak deðil, kolaylýklar saðlanacaðýný rabbin ayetlerinden öðrenen ve uygulayan bir insandý. Böyle bir insan tüm Dünya Müslümanlarýný yýlýn birkaç gününe asla hapsetmez, çünkü Rahman buna izin vermezdi. Bundan 100 yýl öncesini düþünün, bakýn 500 yýl ya da 1000 yýl demiyorum. Acaba atlarýn sýrtýnda ya da at arabalarýyla, insanlarý Dünyanýn çeþitli yerlerinden bahsettikleri zilhiccenin 9. günü tüm Müslümanlarý toplayabilir misiniz? Çünkü o gün orada deðilseniz hac kabul olmuyor söylenene göre. Düþünün atýn sýrtýnda yola çýkýyorsunuz sýrf o günün birkaç gün sonrasýna yetiþtiniz diye haccýnýz kabul olmuyor. Birde kýþ kýyamet günleri düþünün nasýl insanlar yýlýn o bir gününde zilhiccenin 9 günü yani arife günü orada olsunlar bunu hiç düþünmüyor muyuz? Düþündüðümüzde mantýðýmýz ve aklýmýz onaylýyor mu? Eðer onaylamýyorsa aklýn onaylamadýðýný kuranda onaylamaz bunu unutmayalým.

Diyanetin verdiði cevaba bakmaya devam edelim.

(Ancak Ýslam ýn beþ þartýndan birisi olan Hac ibadeti Haram aylardan biri olan Zi'l-Hicce ayýnda yerine getirilmektedir. Hac yapacak kiþinin, hac aylarý içerisinde ihrama girerek hacca baþlamasý gerekir.)

Daha önce verdiði cevapla bu sözleri karþýlaþtýrmanýzý rica edeceðim sizlerden. Bakýn burada ne diyor? Hac ibadetinin haram aylardan biri olan zilhicce ayýnda yerine getirilmelidir diyor. Peki neden? Kuran mý öyle söylüyor? Elbette hayýr, hatta Diyanet cevabýnda Ýbrahim peygamberden bu yana haram aylarda hac görevini rahatça yapabilmeleri için barýþ yapýldýðýný, Diyanet söylüyordu, ne oldu da birden bir aya indi ve onun ilk on gününde yapýlmalýdýr diye de açýklanýyor. Son cümlede çok ilginç, aktardýðým paragraf kendi içinde nasýlda çeliþiyor. Baþýnda hac ayý olarak bir aydan bahsederken son cümlede ise haram aylarda sözüyle yani kurandaki çoðul aylara hitaben, hac aylarý içerisinde ihrama girerek hacca baþlamasý gerekir. Denebiliyor. Hac aylarýnda ihrama gireceðiz ama Zilhicce ayýnda olan kabul olacak öylemi? Bu nasýl bir cümle ve anlatým þekli sizler bir þey anladýnýz mý?

Bu konuda Eski Diyanet Ýþleri baþkaný Sayýn Süleyman Ateþin sözlerinden kýsa bir paragraf aktarmak istiyorum.

(Ama hac sadece senenin bir gününde olur: Zilhiccenin 9. günü. Yani Arafat’ta durma günü. Ýþte hac odur. Peygamberimiz “Hac, Arefe’dir” buyurmuþtur.)

  YAZI DEVAM EDÝYOR

halukgta

Kasm 17, 2009, 03:12:08 S #1 Last Edit: Kasm 26, 2009, 02:16:21 S by halukgta
Þimdide sizlere bu konularda deðiþik fikirlerden örnekler vermek istiyorum. Örneðin Prof.Dr. Ali AKPINAR bakýn neler söylemiþ özet olarak.

(Haram Ay Uygulamasý Ýnsanlarý Barýþa Hazýrlamaya Yöneliktir. Tevhidî gelenekte var olan ve Kur'ân'ýn da sürdürdüðü Haram aylar uygulamasý, insanlýðý barýþa alýþtýrmak ve ulaþtýrmak içindir. Þeâirden sayýlan, dört haram ay, Zilka'de, Zilhicce, Muharrem, Receb'dir. Bunlarýn ilk üçü hac ayý, dördüncüsü umre ayýdýr. Bu aylar, 'haram ay' ilan edilerek insanlar, barýþ içerisinde ya-þamaya alýþtýrýlmýþlar; Þam, Mezopotamya ve Irak'tan hac ve umre için Mekke'ye gelen insanlarýn güvenle gelip memleketlerine dönmeleri saðlanmýþtýr. Dolayýsýyla haram aylar ile hac aylarý arasýnda sýký bir iliþki vardýr.)

Ayný kiþi kendi sitesinde yer verdiði Raþit Rýza ismiyle aktardýðý hac konusuna þöyle yer vermiþ onu da aktarmalýyým diye düþünüyorum. (Ayný þekilde Zilhicce’nin sayýlý günlerinde haccý meþru kýlmýþtýr. Yine hac için gidiþ geliþ aylarý olan haram aylarda savaþý yasaklamýþtýr. Savaþý olabildiðince azaltýp barýþý yaygýnlaþtýrmak ve güvenli bir ortamda umre yapýlmasýný saðlamak için, senenin ortasýnda olan Recebi de haram aylardan saymýþtýr.)

 Þimdide yukarýdaki yazýyý deðerlendirelim. Sayýn Akpýnar haram aylarýn ilk üçü hac ayý diðeri ise umre ayý olduðunu söylemiþ. Doðrusu haram aylarýn birini alýp umre ayý yapmak diðer aylarda umre yapýlamayacaðý kanýsýna varmaktýr, bu durum Müslümanlarý daha da sýkýþýk ve dar bir sahaya hapsetmek anlamýna gelir. Kuran haccýn haram aylarda yapýlmasý gerektiði söylemiþtir ama umre konusunu serbest býrakmýþ ve herhangi bir zaman belirtmemiþtir. Zaten günümüzde de böyle uygulanmaktadýr. Fakat iþin ilginci Sayýn Prof. Akpýnar diðer üç ayý hac ayý olduðunu söyleyebilmiþ. Diðer yerlerden hac ve umreye gelenlerin bu aylarda rahatça gelip gitmeleri saðlandýðýný belirtmiþ. Daha da güzeli haram aylar ile hac aylarý arasýnda sýký bir iliþki vardýr diyerek de, bazý gerçeklerin açýða çýkmasýný saðlamaya çalýþmýþ kendi üslubuyla.

 Yazýnýn devamýnda alýntý yaptýðý sözleri kabul ediyor olmalý ki, bakýn orada ne yazýyor. Zilhiccenin sayýlý günlerinde haccý meþru kýlmýþtýr diyor yazýda. Acaba bunu meþru kýlan kim? Kuran mý diye baktýðýmýzda asla böyle bir hüküm yoktur. Peki, kim meþru kýlýyor o zaman? Ýþte bu sorunun cevabýný mutlaka aramalýyýz. Yazýda hac aylarýndan bahsederken bu aylarýn bu kadar uzunluðunu geliþ gidiþ zamaný olarak açýklamýþ. Bunu izah ettiðinizde üç ayýn birbirini takip ettiðini fakat birisinin diðerleriyle arasýnýn farklý olduðunu kendiside görmüþ ki, bu açýklamalarýna uygun düþmesi için, Rabbin hiç bahsetmemesine raðmen Recep ayýný da hac ayý deðil, umre ayý olduðunu söylüyor. Bakýn sizlere deðiþik düþünce ve inançlarýn kurana uymak yerine, kuraný kendilerine uydurmanýn örneklerinin acý sonucunu göstermeye çalýþýyorum. Yukarýda söylenenlerin yani recep ayýnýn umre ayý, diðerlerinin hacca gidiþ geliþ zamanlarýnda geçen mühlet olduðu ve hac gününün yalnýz zilhiccenin 9. günü kabul edildiði bilgilerin hiç birisini KURANDA BULAMAZSINIZ. Peki, Rahman bunlarý söylemiyorsa nereden çýkýyor tüm bunlar o zaman? Ýþte yazýmýn baþýnda sizlere anlatmaya çalýþtýðým ve kuranýn asla desteklemediði, hatta karþý çýktýðý bilgilere inandýðýnýzda, yani kuran özet bilgi verir, onu hadis ve fýkýh kitaplarýndan öðreniriz sözlerine inandýðýmýzda sonuç buralara geliyor.

 Þimdide Diyanet Ýslam ansiklopedisinden alýnan Hüseyin Algül ün bu konu ile ilgili yazýsýndan bir alýntý yapmak istiyorum.

(Tefsir ve tarih kitaplarýnda, haram aylarla ilgili hükümlerin hac ibadetiyle birlikte Hz. Ýbrahim zamanýnda teþri' kýlýndýðý, insanlarýn bu aylarda saðlanan güven ortamý içinde hac ibadetini rahatça yaptýklarý, Mekke ve çevresinde oturanlarýn da bu vesileyle geçimlerini saðladýklarý belirtilmektedir.
HÜSEYÝN ALGÜL / Diyanet Ýslam Ansiklopedisi)


 Yukarýdaki yazýdan da anlaþýldýðý gibi peygamberimizden önceki dönemlerde de haram aylar önemsenir ve uygulanýrmýþ. Bu aylarýn bazen yerlerini deðiþtirme giriþimlerinin olduðunu da kurandan öðreniyoruz ve Rabbin bunu hoþ karþýlamadýðý da açýklanýyor. Peki, Ýbrahim peygamberden peygamberimiz devrine kadar haram aylarda rahat ve huzur içinde geniþ bir zamanda hac görevini yapanlara ayrýlan bu aylar, peygamberimiz tarafýndan bir aya indirildiðini hatta Zilhicce ayýnýn 9. günü yani arife günü yapýlmayan haccýn kabul olmayacaðýný mý söylemiþtir sizce Peygamberimiz? Bunu yatýðýna ya da yapabileceðine aklýnýz ve mantýðýnýz kabul ediyor mu? Yani peygamberimiz bu dört ayda rahat ve huzur içinde hac yapabilmemizi zorlaþtýrdýðýna nasýl inanabiliriz? Bu Ýslam ý zorlaþtýrmak deðil mi sizce? ALLAH yemin billâh ederek bu kitabý,  dini sizler için kolaylaþtýrdým diye boþuna mý bizlere ayetlerinde söylüyor, bunu düþünen var mý? Acaba peygamberimiz benim hac yaptýðým o gün haricinde hac görevini yapamazsýnýz mý demiþtir? Yorum ve karar sizlerin.

 Þimdide sizleri bir baþka kiþiden alýnan düþünceyi aktarmak istiyorum. Mustafa Ýslamoðlu nun bu konudaki yazýsýndan alýntýdýr.


Taberani'nin naklettiði iki rivayette, Hz. Peygamber "malum aylarý kameri yýlýn son aylarý olan Þevval, Zilka'de ve Zilhicce olarak açýklamýþtýr." (ed-Dürrü'l-Mensur 1/524) Ne ki bu haberlerin sýhhati sabit deðildir. Buna karþýlýk Taberi "malum aylar"ýn Þevval, Zilka'da ve Zilhicce'nin ilk on günü olduðunu, Ýbn Mes'ud, Ýbn Ömer, Ýbn Abbas, Mücahid, Katade, Ebu Hanife, Þafii, Ahmed b. Hanbel ve daha birçok ismin bu görüþte olduðunu aktarýr. Bu aylarýn "haram aylar" olarak bilinen Zilka'de, Zilhicce ve Muharrem olmasý da kuvvetle muhtemeldir.

"Bilinen aylar"ý, "haccý bu aylar içinde canýnýn çektiði zaman yap" þeklinde anlamak Kur'an'a aykýrýdýr. A) 2:199'daki "insanlarýn çaðlayýp geldiði yerden" ibaresi ve Hz. Peygamberin fiili sünneti haccýn topluca yapýlacaðýný amirdir. B) 2.203. ayette "sayýlý günler" ibaresi açýktýr. Bu, hac menasikinin zamanýný ifade eder. C) Hac suresinin 28. ayeti de "bilinen günler"e iþaret eder. Bunlar, menasikin ifa edildiði Zilhicce'nin 8-12. günleridir. Bilinen aylar, bilinen günleri içeren hac aylarýdýr.

(Mustafa Ýslamoðlu)
 

Sayýn Ýslamoðlu önce bu bilgilerin bizlere geliþi konusunda kýsa bir açýklama yapmýþ. Sýhhatli bilgiler olmadýðýný da söylemesi ilginçtir. Bu aylarýn haram aylar olarak zilkade, zilhicce ve muharrem olmasý da kuvvetle muhtemeldir diyor. Düþünebiliyor musunuz kuvvetle muhtemel diyerek kesin ve emin olunamadýðýný böylece her iþi rivayetlere nasýl baðladýðýmýzýn apaçýk delilidir. Sayýn Ýslamoðlu son paragrafýnda ise, kuranda geçen bazý ayetleri örnek gösterip haram aylar içinde canýnýn çektiði zaman hac görevini yapamazsýnýz diyor. Gelin birlikte örnek verdiði ayetlere bakalým, acaba gerçekten o ayetlerde yalnýz bir kez tüm Ýslam âlemi hac görevini yapsýn mý diyor. Yoksa hac görevini yapacaklara nasýl yapmalarýný mý anlatýyor birlikte bakalým.

Bakara suresi 199. ayeti örnek vererek bakýn nasýl anladýðýný söylüyor?( insanlarýn çaðlayýp geldiði yerden" ibaresi ve Hz. Peygamberin fiili sünneti haccýn topluca yapýlacaðýný amirdir.) Bu ayeti ve bundan bir önceki ayeti yazalým, bakalým sizlerde tüm Ýslam âlemi bir seferde yapsýn hac görevini anlamýný mý çýkaracaksýnýz?

Bakara 198: Rabbinizden bir lütuf ve bereket istemenizde hiçbir sakýnca yoktur. Arafat'tan ayrýlýp akýn ettiðinizde Meþ'a-i Haram'da ALLAH'ý zikredin. O'nu, O'nun size gösterdiði gibi anýn. Siz bundan önce gerçekten sapýklardan idiniz.

Bakara 199: Sonra, insanlarýn akýn edip döndüðü yerden siz de dönün ve ALLAH'tan af dileyin. Çünkü ALLAH çok affedicidir, çok merhametlidir.


 Yukarýdaki iki ayete tarafsýz ve yansýz bakan bir insan asla ve asla tüm Ýslam âleminin bir seferde hac görevini yapsýn dediðini bu iki ayetten çýkarmasý mümkün deðildir. Burada anlatýlan hac görevini nasýl yerine getireceðimizin en ince detaylarýdýr, hani özet bilgi demiþlerdi ya, iþte apaçýk haccýn detaylarýný bakýn ALLAH nasýl anlatýyor. Hac görevini yapmaya gidenlere hep birlikte topluca Arafat tan ayrýlýp Meþ a -i haram da ALLAH ý hep birlikte zikredin. Günümüzde her isteyenin gidemediði, gideninde sýkýþmalarla ezilenleri de hesaba kattýðýnýzda, eðer haram aylarda serbest bir imkân olduðunda yine kalabalýk guruplar oluþacak ve huzur içinde haç görevi yapýlacaktýr. ALLAH ý en güzel bir þekilde oradaki olanlarla topluca anýn diyor. Daha sonrada yine, hac görevine gelen Müslümanlarla akýn akýn döndüðü yerden birlikte dönün. Siz bu ayetlerden baþka bir þey anladýnýz mý? Ya da siz bu ayetlerden, hac görevini yýlda yalnýz bir kez ve tüm Dünya Müslümanlarý birlikte yapýn diye mi anladýnýz? Sayýn Ýslamoðlunun örnek verdiði diðer ayetlere bakmaya devam edelim.

Bakara 203: Bir de sayýlý günlerde ALLAH'ý zikredin, tekbir getirin. Bunlardan iki gün içinde dönüþ için acele edene günah yoktur, geç dönene de günah yoktur; fakat korunan için. ALLAH'tan korkun ve bilin ki, O'nun huzurunda toplanacaksýnýz.

 Sayýn Ýslamoðlu yukarýdaki ayeti örnek vererek bakýn ne demiþ? (sayýlý günler" ibaresi açýktýr. Bu, hac menasikinin zamanýný ifade eder.) Þimdide birlikte ayete bakalým gerçekten bu ayet sayýlý günler sözünden neyi anlatmak istiyor? Gerçekten bu ayetten sizler haccýn sayýlý günler dýþýnda yapýlamayacaðýný mý anladýnýz? Yoksa rabbim hac görevini anlatýrken, o en ince detaylarýna mý giriyor bizlerin anlamasý için? Ayetin baþýnda sayýlý günlerde ALLAH ý zikredin diyor ve bakýn o sayýlý günleri ne maksatla söylüyor? Hac görevini yerine getirmek, bitirmek için acele eden varsa bunu iki gün içinde yerine getirebilirsiniz diyor. Demek ki sayýlý gün hac görevinin en az iki günde bitebileceði ve o günlerde ALLAH ý bol bol zikretmemizi öneriyor Rabbim. ALLAH en az iki gün veriyor ama bakýn haram aylar içinde, hangi iki gün diye bahsedip sýnýrlýyor mu bizleri? Þimdi size tekrar soruyorum bu ayetten sayýlý günler sözünden, haccýn yalnýz tek bir zamanda yapýlmasýný mý anladýnýz, yoksa rahman hac konusunda hiç eksiksiz detaylarýný mý veriyor bizlere? ALLAH ayetlerimi böyle detaylý açýklýyorum ki anlayasýnýz diyor. Sanýrým biz kurana uymak yerine, kuraný kendimize uydurmayý çok güzel baþarmýþýz.

  Örnek verilen ayetlere bakmaya devam edelim. Yine Sayýn Ýslamoðlu (bilinen günlere iþaret eder. Bunlar, menasikin ifa edildiði Zilhicce'nin 8–12. günleridir.) Daha iyi anlayabilmemiz için ayete birlikte bakalým.

Hac 28: Kendileri için bir takým yararlara þahit olsunlar ve kendilerine rýzýk olarak verdiði (kurbanlýk) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) ALLAH'ýn adýný ansýnlar. Artýk bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.

  Yukarýda yine ayný kelime geçmiþti hatýrlarsanýz, sayýlý günlerde ALLAH ý zikredin diyordu ve iki gün içinde hac görevini bitirmelerinde bir sakýnca yoktu diye de açýklama yapýyordu. Ýþte burada da belli günlerde kurban kessinler sözünden nasýl olurda baþka bir anlam çýkarabiliriz? Bazý kiþiler bahsedilen iki günü deðiþik zamanda kullanýr, bazýlarý daha deðiþik bir günde kullanýr. Bakýn ALLAH sabitlemiþ mi insanlara, illaki bu günde yapacaksýn diye? Siz bu sözcükten tüm Müslüman âlemi hep birlikte yalnýz bir kez hac yapsýn diye mi anladýnýz? Dikkat edin belli günlerde diyor belirlenen günde deðil. Düþünün hac görevinin en kýsa ne kadar zamanda yapýlabileceðini bile açýklayan rahman, eðer yalnýz bir seferde yapýlmasýný istese açýkça söyleyemez miydi? Yukarýdaki ayet sayýlý günler, belli günler sözüyle, hacca gelen ve kýsýtlý bir zamanda hac görevini yapan Müslümanlardan bahsediyor. Ýþin daha da ilginci yukarýdaki ayet öne sürülerek, bu ayetin zilhiccenin 8–12. günlerine iþaret ettiðini söylemek, bana göre müneccimlikten öte bir görüþün ürünüdür. Sayýn Ýslamoðlunun son cümlesine de bakalým.( Bilinen aylar, bilinen günleri içeren hac aylarýdýr.) Bu cümle sanýrým anlatmakta zorlanýlan bir fikrin, karmaþýk tezahürü olsa gerek. Bilinen aylar bilinen günleri içeren haç aylarýdýr diyor. Ben cümlenin mantýklý bir dizimini yapamadým. Sanýrým þöyle demek istiyor, dikkat edin sanýrým diyorum emin deðilim. Burada ne kadar bilinen aylar sözüyle çoðul kullanýlmýþsa da, bu aylarýn içinde saklý sayýlý günler de hac görevini yapabiliriz gibi bir anlam çýkardým. Bu anlamý da yukarýdaki anlatýmdan yola çýkarak söylüyorum. Sanýrým bazý inançlarýmýzý saðlam delillere, temellere oturtmadýðýmýzda, izahý zor bir durumla karþýlaþýyoruz.

 Yukarýda sizlere bazý hac konularýyla ilgili örnek ayetler verdim. Bu ayetlerde hac konusu hakkýnda ne güzel açýklamalar yapýlýyordu. Þimdide Kurandan bazý ayet örnekleri de vermek istiyorum sizlere. Lütfen bu ayetlere bakarak haram aylarýn barýþýn ve dostluðun, huzurun tesis edilmesi dýþýnda ne maksatla konduðunu anlamaya çalýþalým.

Tevbe 36: Gökleri ve yeri yarattýðý gündeki yazýsýna göre, ALLAH katýnda aylarýn sayýsý on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardýr. Eskimez din iþte budur. Artýk o aylar içinde benliklerinize zulmetmeyin. Müþrikler sizinle nasýl topyekün savaþýyorlarsa siz de onlarla topyekün savaþýn. Þunu bilin ki, ALLAH, takva sahipleriyle beraberdir

Bakara 197: Hac, bilinen aylardadýr. Kim o aylarda haccý kendisine gerekli kýlarsa hacda kadýna yaklaþmak, kötülüðe sapmak, kavga ve çekiþmeye girmek yoktur. Ýyilik olarak yaptýðýnýzý ALLAH bilir. Azýk edinin. Hiç kuþkusuz azýðýn en güzeli takvadýr. Ey akýl ve gönül sahipleri, benden sakýnýn.

Bakara 217: Sana haram olan ayý, onda savaþmayý sorarlar. De ki: 'Onda savaþmak büyük (bir günahtýr). Ancak ALLAH katýnda, ALLAH'ýn yolundan alýkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram'a engel olmak ve halkýný oradan çýkarmak daha büyük (bir günahtýr)…….

Maide 2: Ey iman edenler! ALLAH'ýn ibadet, iyilik ve güzellik alâmeti kýldýðý þeylere, çarpýþmanýn yasak olduðu haram aya, kurbanlýk hediyelere, gerdanlýklara, Rablerinden bir lütuf ve rýza niyaz ederek Mescid-i haram'a gelmiþ olanlara saygýsýzlýk etmeyin! Ýhramdan çýktýðýnýz vakit avlanýn. Bir topluluðun, sizi Mescid-i haram'dan uzak tutmak için sergilediði kötülük, sizi saldýrganlýk ve düþmanlýða sakýn itmesin!


Tevbe 37: Haram aylarý ertelemek, küfürde bir artýrmadýr ki, onunla inkâr edenler saptýrýlýr. Onu bir yýl helal sayarlar, bir yýl haramlaþtýrýrlar ki, ALLAH'ýn yasakladýðýnýn sayýsýný denkleþtirip ALLAH'ýn haram kýldýðýný helalleþtirsinler. Amellerinin kötülüðü kendilerine süslü gösterilmiþtir. ALLAH, küfre batan bir topluluðu iyiye ve güzele kýlavuzlamaz

Hac 26–27: Bir zamanlar Ýbrahim için, o evin yerini, þöyle diyerek hazýrlamýþtýk: Bana hiçbir þeyi ortak koþma, evimi; tavaf edenler, kýyamda duranlar, rükû-secde edenler için temizle. 'Ýnsanlar içinde haccý duyur; gerek yaya, gerek uzak yollardan (derin vadilerden) gelen yorgun düþmüþ develer üstünde sana gelsinler.


 Yukarýda sizlere aktardýðým ayetleri lütfen dikkatlice okumanýzý rica ediyorum. Bakara suresi 197. ayette sizce her þey çok açýk belirtmiyor mu?( Hac, bilinen aylardadýr. Kim o aylarda haccý kendisine gerekli kýlarsa) Gerçekten bizler gözlerimizi kapamýþ, bir meçhule yelken açmýþ gidiyoruz, ALLAH yardýmcýmýz olsun. Olmadýk ayetleri kendi çýkarlarýmýza alet etmeye çalýþýyor ve kendimizce olmayan anlamlar çýkarýyoruz. ALLAH boþuna kuranýn ipine sarýlýn demiyor. Bizler saðlam ipi býrakmýþ, garantisi olmayan bir ipe sarýlmýþ gidiyoruz. Apaçýk ayetleri gönderdim diyen rabbim e inatla, hayýr kuran açýk deðildir, o özet bilgidir deme saygýsýzlýðýný hala hiç düþünmeden göstermekteyiz. Yukarýdaki ayeti ilkokul beþinci sýnýftaki bir öðrenciye göstersek ve desek ki ardýndan, hac görevini yalnýz zilhiccenin 9. günü yaparsak kabul olur. Sizce o öðrenci nasýl cevap verir? Herhalde evet doðru bir kez yapýlabilir diye anlaþýlýyor diye asla demez. Peki, ne der sizce? Hayýr, öyle olur mu nereden çýkartýyorsunuz?  Bilinen aylar sözüyle bahsedilen aylarda hac yapma niyetine girenler, haç ibadetini yapabilir diye anlaþýlýyor der. Düþünebiliyor musunuz bu aylarda gün ve zaman belirtmeden, kendisine gerekli gördüðünde hac görevini yapar diyor Rahman, bizler ise hala nelerin peþindeyiz? Peki, bizler o ilkokul öðrencisi kadar düþünemiyor muyuz dersiniz? Þunu da hatýrlayalým Suudi Arabistan la ülkemiz ne ramazanýn baþlangýcý nede kurban bayramý ve de haccýn olmazsa olmazý olduðunu söyledikleri arife günü konusunda genellikle anlaþamaz ve bir gün önce ya da sonra kutlarýz. Düþünün lütfen arifeyi bizler bir gün önce kutluyor da Araplar bir gün sonra kutluyorsa durum ne olacak? Ya bizim kutladýðýmýz yanlýþ ya da onlarýnki. Bu duruma göre Araplarýnki yanlýþ ise orada bulunan tüm hacýlarýn haccý kabul olmayacak mý dersiniz? Ýþte kurana uymayan bir düþüncenin sorularý, bunlara cevap verecekte bunlara inananlardýr.

Yorum ve karar sizlerin. Ben Rabbin verdiði aklý ve mantýðý kullanarak günümüzde uygulanan yöntemin asla kurana uymadýðýný anladým. Bunu da söylemek üzerime bir borç olduðunu düþündüðümden sizlerle paylaþýyorum. Elbette bende bir beþerim her zaman yanýlabilirim. Yukarýda verdiðim günümüzdeki uygulanýþ biçimi ve kuranýn apaçýk ayetlerini lütfen karþýlaþtýrýnýz, sizlerde özgür iradenizle ALLAHýn verdiði aklý kullanýp Hac suresi 27. ayetinde Rabbin söylediði gibi;( gerek yaya, gerek uzak yollardan (derin vadilerden) gelen yorgun düþmüþ develer üstünde sana gelsinler.) açýklamalarýndan, sizler bahsedilen gün, ( ama Kuranda hiç geçmeyen arife günü) zilhiccenin 9. günü haricinde, haç yapýlmayacaðýný anlýyorsanýz, bu kadar uzak yollardan gelen insanlara, geçmiþ yýllarý da hesaba katarak, bu denli zorluklar içinde Rabbim in kullarýna haç görevini yaptýracaðýný düþünüyorsanýz, yazdýðým bu yazýyý lütfen dikkate almayýnýz ve unutunuz. Yazdýklarým kurana, akla ve mantýða uygun deðilse, bir aklý evvel Ýslam a nifak sokmak istiyor herhalde deyip yazýyý lütfen silip atýnýz. Yok, eðer kurana, akla ve mantýða uyuyor diyorsanýz baþta Ýslam a kendisini adadýðýný söyleyen herkes ve bu konuda yýllarca eðitim görmüþ kiþilerin artýk bu gerçekleri haykýrmasýnýn zamaný gelmiþtir diyorum. Bu gerçekleri bilipte, sýrf kendi rahatý ve huzuru kaçacak diye söylemeyenlerin, açýklamayanlarýn yarýn Rabbin huzurunda asla hesap veremeyeceklerini bilmesini isterim. Rabbim gönül gözlerimizi açýk ve aklý ile iman eden kullarý arasýna bizleri almasý dileklerimle. SAYGILARIMLA Haluk GÜMÜÞTABAK

Yukar git