Temmuz 19, 2019, 04:11:58 ÖS
Haberler:

De ki: Allah beni ve beraberimdekileri (sizin istediðiniz üzere) yok etse veya (öyle olmayýp da) bizi esirgese, (söyleyin bakalým) inkârcýlarý yakýcý azaptan kurtaracak kimdir? (Mulk -27)

KURBAN Ve KURBAN BAYRAMIMIZ...

Baţlatan ...TefekkĂĽr..., Kasým 13, 2009, 06:48:05 ÖS

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

...TefekkĂĽr...

Kurban, kurban bayramý günlerinde ibadet niyetiyle belli hayvanlardan birini keserek yapýlan bir ibadettir. Kurban, Allah Tealâ'nýn ihsan buyurduðu varlýða bir teþekkürdür.

Kurban ibadeti Ýslâmiyetten önce de vardý

Cenab-ý Hakk'ýn dostu olma þerefiyle þereflenmiþ bir peygamber olan Ýbrahim (a.s.) bir adakta bulunmuþ, bir oðlu olduðu takdirde onu Allah'a kurban edeceðini adamýþtý. Aradan geçen zaman içerisinde oðullarý olmuþ ama o, adaðýný nasýlsa unutmuþtu. Rüyada oðlunu kurban ediyor görmüþ ve irkilmiþti. Hz. Ýbrahim bu rüyayý üç ayrý gece görmüþtür. Peygamberlerin rüyasý vahiy olduðu gibi onlar tarafýndan yapýlan tabirleri de vahiydir. Ýbrahim a.s. da rüyasýný, oðlunu kurban etmesi gerektiði þeklinde tabir etmiþ ve böylece bu tabir de vahiy olmuþtur. Artýk Hz. Ýbrahim'in bu vahyi yerine getirmesi gerekiyordu.

Elbette bu çok zordu ama Allah'tan aldýðý vahye uymamasý daha zordu. Ýbrahim a.s büyük bir imtihan karþýsýnda olduðunu anladý. Hiç tereddüt etmeden Allah'a teslim oldu ve durumu oðlu Ýsmail aleyhi's-selâm'a açmaya karar verdi.

Þimdi konu ile ilgili olarak Kur'an-ý Kerim'in açýklamalarýný dinleyelim: Allah Teala buyuruyor:


"Ýbrahim 'Ey Rabbim, bana iyilerden (bir oðul) ihsan et' dedi. Biz de kendisine yumuþak huylu bir oðul müjdeledik. Oðlu yanýnda koþacak çaða gelince, 'Ey oðlum, ben seni rüyamda boðazladýðýmý gôrüyorum, bir düþün, ne dersin ?' dedi. (Ýsmail) Babacýðým, sana ne emrolunuyorsa yap. Ýnþaallah beni sabredenlerden bulacaksýn.' dedi. Her ikisi de Allah'a teslim oldular (Allah'ýn emrine boyun eðdiler). Ýbrahim, oðlunu þakaðý üzerine yatýrdý. Biz de ona þöyle seslendik: 'Ey Ýbrahim, rüyana gerçekten sadakat gösterdin, þüphesiz ki bu apaçýk bir imtihandý.' Dedik ve ona (Ýsmail'e karþýlýk ) büyük bir kurbanlýk fidye verdik. Kendisine sonradan gelenler için de iyi bir nam býraktýk. Selam olsun Ýbrahim'e. Ýþte biz iyilik yapanlarý böyle ödüllendiririz. Çünkü 0, bizim mümin kullarýmýzdandýr." (1)
Görülüyor ki, Kur'an da Hz. Ýbrahim'in gördüðü rüyanýn vahiy olduðunu teyit etmiþtir. Çünkü Cenâb-ý Hak kendisine seslenirken: "Ey Ýbrahim, gördüðün rüyaya gerçekten sadakat gösterdin." buyurmuþtur.
Ýbrahim a.s, Allah'ýn emrine boyun eðerek oðlunu kurban etmek üzere þakaðý üzerine yatýrýnca Cenab-ý Hak, Ýsmail'in yerine bir koyun kurban etmesini emretmiþtir. Bu, Allah'ýn insanlýða büyük bir lütfudur. Allah, insanlarý Hz. Ýbrahim'in aracýlýðý ile insaný kurban etmekten korumuþ olmasaydý muhtemelen insanlar, insan kurban etme, gibi korkunç bir geleneðe sahip olabilirdi ve insanlarý bu korkunç gelenekten kimse de kurtaramazdý.


Ýbrahim a.s oðlu yerine Cenâb-ý Hakk'ýn kendisine gönderdiði koçu kurban etmiþtir. Böylece kurban Hz. Ýbrahim'den sünnet olarak bize intikal etmiþtir.

Kurban, insanýn Allah'a yaklaþmasýna ve O'nun rýzasýný kazanmasýna vesile olan bir ibadettir. "Kurban"kelimesinde bu mana vardýr. Ýnsan kurban kesmekle Ýbrahim (a.s.) gibi Allah'a ve O'nun emirlerine baðlýlýðýný, gerekirse O'nun rýzasýný kazanmak için her fedakârlýða katlanacaðýný göstermiþ olur.

Allah'ýn hoþnutluðunu kazanmak için yapýlan her þeyde esas olan iyi niyettir. Kurbanda da böyledir, iyi niyet ve ihlas esastýr. Bakýnýz, bu konuda Kur'an-ý Kerim'de þöyle buyuruluyor:
"Onlarýn (kurbanlarýn ) ne etleri ne de kanlarý Allah'a ulaþýr. Fakat O'na sadece sizin takvanýz ulaþýr.'' (2) Esasen Allah Teâla ancak takva sahiplerinin yapmýþ olduklarý ibadetleri kabul eder. Maide suresindeki þu ayet-i kerimeler bu konuyu bir örnek vererek açýklýyor. Allah Tealâ buyuruyor.


"(Ey Muhammed) Onlara Adem'in iki oðlu ile ilgili haberi hakkýyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuþlardý, birinden kabul edilmiþ, diðerinden kabul edilmemiþti (Kurbaný kabul edilmeyen ötekine).
-Seni öldüreceðim, demiþti. Diðeri ise :
- Allah, yalnýz kendisinden korkanlardan kabul eder, dedi ve devam etti : "Allah'a yemin ederim ki sen beni öldürmek için bana el uzatsan da ben seni öldürmek için sana el uzatacak deðilim. Ben, alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarým.'' dedi. (3)


Görülüyor ki, kurban kesenlerden biri iyi niyeti ve Allah'tan korkmasý sebebiyle sunduðu kurban kabul görmüþ, diðeri ise kötü niyeti sebebiyle kurbaný kabul edilmemiþtir.

Sevgili Peygamberimiz de bu konuda þöyle buyurmuþtur :
"Amellerin kýymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiði ne ise eline geçecek olan ancak odur.''(4)

Kurban, Ýslâm'daki sosyal yardýmlaþma ve dayanýþmanýn bir baþka örneðidir. Her gün dünyada sayýsýz hayvan kesilir ve bundan çoðunlukla varlýklý kimseler yararlanýr. Halbuki kurban bayramýnda kesilen kurbanlardan daha çok yoksullar ve hayýr kurumlarý istifade eder.

Kurban Bir Ăťbadet midir Yoksa Gelenek midir?

Kurban bir gelenek deðil, kitap ve sünnetle meþrûiyeti sabit olan bir ibadettir. Kurban da zekat gibi Hicretin ikinci yýlýnda meþru kýlýnmýþtýr. Kur'an-ý Kerim'de þöyle buyuruluyor:
"Kurbanlýk deve ve sýðýrlar, Allah'ýn size olan niþanelerinden kýldýk. Sizin için onlarda hayýr vardýr. O halde onlarý ön ayaklarýndan biri baðlý olduðu halde keserken üzerlerine Allah'ýn adýný anýn. Yanlarý yere yaslandýðý vakit onlarýn etlerinden yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin. Böylece onlarý sizin emrinize verdik ki, þükredesiniz."(5)

Peygamberimiz de bir hadis-i þeriflerinde þöyle buyurmuþlardýr:
"Ademoðlu kurban bayramý günü, Allah katýnda kurban kesmekten daha sevimli bir iþ yapmamýþtýr. Þüphesiz ki o kesilen kurban kýyamet günü boynuzlarý ve kýllarý ile gelir. Hiç þüphe yok ki, kurbanýn kaný yere düþmeden önce Allah katýnda kabul görür. Öyle ise gönüllerinizi kurban ile hoþ edin."(6)

Peygamberimiz kurbaný tavsiye ederlerken kendileri bizzat kurban keserek de örnek olmuþlardýr. Müslim'in rivayetine göre Enes (r.a.) þöyle demiþtir :
"Allah'ýn Resûlü, beyaz renkli iki koç kurban ederdi." (7)

Kurbanýn Hükmü

Ýslâm alim ve müçtehitleri kurbanýn hükmü hakkýnda farklý içtihatlarda bulunmuþlardýr.

Ýmam Azam Ebû Hanife'ye göre kurban vaciptir. Delili de:"Rabbin için namaz kýl ve kurban kes"(8) âyet-i kerimesinin delâletiyle peygamberimizin :
"Kimin hali vakti yerinde olur da kurban kesmezse namazgahýmýza yaklaþmasýn."(9) Hadisindeki vaid (korkutma) dýr. Böyle bir korkutma ancak vacip olan bir ibadetin terki için yapýlýr. Yani Ýmam Azam demek istiyor ki, kurban vacip olmasaydý peygamberimiz onu terkedene böyle bir tehditte bulunmazdý.

Þâfiî, Mâliki ve Hanbelîler ile Hanefîlerden Ýmam Ebû Yusuf'a göre ise kurban vacip deðil, sünnet-i müekkededir.(10)
Kurbanýn sünnet olduðunu söyleyenlerin dayandýklarý delillerin bir kýsmý aþaðýdaki hadis-i þeriflerdir:
Ümmü Seleme (r.a.)' den rivayete göre Peygamberimiz þöyle buyurmuþtur:
"Bilinen on gün girdiði vakit elinde kurbaný olup kurban kesmek isteyen kimse (bedeninden) asla bir kýl almasýn, tek bir týrnak kesmesin."(11)
Bu hadis-i þerifte Peygamberimiz kurbaný kiþinin isteðine býrakmýþtýr. Bu ise onun vacip olmadýðýný gösterir.
Bir baþka hadis-i þerif ise meâlen þöyledir:
"Üç þey vardýr, bunlar bana farz, size nafiledir. Onlar da vitir, kurban ve kuþluk namazýdýr."(12)

Kurbanýn hükmü (yani vacip mi sünnet mi olduðu) hakkýndaki bu farklý görüþ ve içtihatlar sebebiyle; bir kimsenin zekât, hac, sadaka-i fýtýr, ve kurban borcu olduðu halde vefat edip bu borçlarýnýn ödenmesi için malýnýn üçte birini vasiyet etse (ki ancak malýnýn üçte birini vasiyet etmeye mezundur) malýnýn üçte biri yeterse borçlarýnýn tamamý ödenir. Malýnýn üçte biri borçlarýný ödemeye yetmediði takdirde önce zekât borcu ödenir. Çünkü borçlarýn içerisinden önemli olaný zekâttýr. Bu borcu ödendikten sonra malý artarsa haccý yaptýrýlýr. Bundan sonra sadaka-i fýtýr borcu ödenir. Daha sonra da malý kalýrsa kurban borcu ödenir.

Kurban Kimlere Borçtur?

Kurban, mukim olan ve sadaka-i fýtýr nisabýna malik olan her kadýn ve erkek müslümana vaciptir.
Bu tariften þu anlaþýlýyor: Müslüman olmayan, seferde bulunan müslümana ve fakir olana kurban vacip deðildir.

Hz. Ebû Bekir ile Hz. Ömer seferde bulunduklarýnda kurban kesmemiþlerdir. Þayet seferde olan kimse kurban kesmek isterse, kurban kendisine vacip olduðu için deðil, nafile olarak kesebilir, kesmediði takdirde sorumlu olmaz.

Ýmam Azam Ebû Hanife ile Ebû Yusuf'a göre kurbanýn vacip olmasýnda akýl ve erginlik çaðýna gelmiþ olma þart deðildir. Yani zengin olan çocuðun ve delinin mallarýndan babalarý veya vasileri kurban keserler. Bu kurbanlardan sadece kendileri yiyebilir, baþkalarý yiyemez.

Ýmam Muhammed ile Ýmam Züfer'e göre kurbanýn vacip olmasý için aký1 ve erginlik çaðýna gelmiþ olma þarttýr. Bu itibarla zengin olan çocuklarla deli olanlarýn mallarýndan kurban kesilmez. (13) Fetvâ da bu görüþe göredir, yani zengin de olsalar çocuklarla delilerin kurban kesmesi gerekmez. (14)

Zenginliðin Ölçüsü

Herhangi mali bir ibadetin borç olmasý için ön görülen zenginlik ölçüsü 'Nisap' kelimesi ile ifade edilmektedir.
Kurban nisabý, kiþinin temel ihtiyaçlarý olan oturacak evi, evinin yeter derecede eþyasý, binek için olan hayvaný, üç kat elbisesi, kendisinin ve bakmakla yükümlü olduðu kimselerin bir yýllýk nafakalarýndan ve borcundan fazla 80, 18 gr. altýn veya bunun kýymeti para ve eþyaya malik olan kimse kurban kesecek kadar zengin demektir. Bu kimseye yýlda bir defa kurban günlerinde kurban kesmek vacip olur.
Bu ölçü ayný zamanda zekat için de geçerlidir. Ancak zekat nisabýnda malýnýn artýcý olmasý ve üzerinden bir yýl geçmiþ bulunmasý þarttýr.
Kurban nisabýnda bunlar aranmaz. Kurban kesme günlerinde zengin olan kimseye kurban kesmek vacip olur.

Hangi Hayvanlar Kurban Edilir?

Kurban edilecek hayvanlar; koyun, keçi, deve, sýðýr ve mandadýr.

Bu hayvanlardan devenin 5, sýðýr ile mandanýn 2 ve koyun ile keçinin 1 yaþýný doldurmuþ olmalarý gerekir. Ancak koyunlar altý ayý tamamladýklarý halde bir yaþýný doldurmuþ gibi gösteriþli olurlarsa bunlar da kurban edilebilir.

Bir koyun veya keçiyi ancak bir kiþi kurban edebilir. Fakat sýðýr, manda ve deve yedi kiþiye kadar ortaklaþa kurban edilebilir. Ortaklarýn tek veya çift olmalarýnda bir sakýnca yoktur.

Ortaklarýn hepsi ibadet niyetiyle katýlmak durumundadýr. Meselâ ortaklardan biri vacip olan kurbaný, diðeri adak kurbaný, bir diðeri de nafile kurbaný niyet edebilir. Çünkü hepsinin niyeti ibadettir. Fakat ortaklardan biri her hangi bir ibadet deðil de et kasdiyle katýlmýþ olsa bu sahih olmaz, diðerleri de niyet etmiþ olduklarý kurbaný kesmiþ, sayýlmazlar.

Hangi Ayýplar Hayvanýn Kurban Olmasýna Mani Olur?

Bilindiði üzere kurban bir ibadettir. Bunun için kurbanlýk hayvanlarýn kusursuz olmalarý esastýr. Her kusur olmasa da bazý kusurlar kurbana manidir. Bu kusurlar kýsaca þunlardýr:
-Ýki veya bir gözü kör olan,
-Aþýrý derecede zayýf olan,
-Kesim yerine yĂĽrĂĽyerek gidemeyecek derecede aksak olan,
-Kulaðýnýn, kuyruðunun veya tenasül organýnýn üçte birinden fazlasý gitmiþ olan,
-Diþlerinin yarýdan fazlasý düþmüþ olan,
-DoĂ°uĂľtan kulaĂ°Ă˝ ve tenasĂĽl organĂ˝ olmayan,
-Koyun ve keçide bir, sýðýrda iki memesi kurumuþ olan,
-Burnu kesilmiĂľ olan,
-Dilinin çoðu kesilmiþ olan,
-Ă–lĂĽm derecesinde hasta olan.
Böyle kusuru olan hayvanlarý kurban etmek câiz deðildir. Bunun için kurbanlýk satýn alýnýrken kusurlu olup olmadýðýna dikkat etmek gerekir.
Kurban, bayram namazý kýlýnan yerlerde namazdan sonra olmak üzere bayramýn ilk üç günüdür. (Þafiîlerde dördüncü günü de olabilir.)
Arefe günü veya bayramýn ilk üç gününden sonra kurban kesmek, kurban olmaz. Peygamberimiz buyuruyor :
"Bu günümüzde yapacaðýmýz ilk þey bayram namazý kýlmaktýr. Sonra evlerinize dönüp kurban kesmek olacaktýr. Her kim böyle yaparsa sünnetimize uygun iþ yapmýþ olur. Kim önce kurban keserse o da ancak ailesine bir et sunmuþ olur, bu kestiði kurban olmaz.''(15)

Kurbanýn Bedelini Yoksullara Vermekle Kurban Kesilmiþ Olur mu?

Bazý kimseler hemen her yý1 kurban bayramýnda bu soruyu sorarlar: Hayvaný kesmeden canlý olarak veya bedelini yoksullara vermekle kurban kesilmiþ olur mu? Kurbanýn rüknü, kurban edilmesi câiz olan hayvanlardan birini kesmek olduðundan, hayvaný kesmeden canlý olarak veya bedelini yoksula vermekle kurban ibadeti yerine getirilmiþ olmaz, bu ancak sadaka olur.
Yalnýz kurban kendisine vacip olan kimse satýn aldýðý kurbaný her hangi bir sebeble kurban günlerinde kesmez veya hiç kurban satýn almaz ise kurban günleri geçtikten sonra, bu kimse kurbanlýk hayvanýnýn kýymetini fakirlere sadaka olarak verir. Satýn alýp kesmediði kurbanýný ise canlý olarak fakire verir. Kurban günleri geçtikten sonra daha önce satýn alýnmýþ kurbanlýk artýk kesilmez.

Kurbaný kesebiliyorsa kendisi keser. Çünkü bu bir ibadettir. Onu, kiþinin kendisinin yapmasý, baþkasýna vekâlet vermesinden daha faziletli ve sevaptýr. Peygamberimiz vedâ haccýnda yüz deve kurban etmiþ, bunlarýn altmýþ üç tanesini bizzat kendileri kesmiþ, kalanlarýný da Hz. Ali'ye vekâlet vererek kestirmiþtir.(16) Þayet kendisi kesemiyorsa o takdirde ehil olan birisine vekâlet vermek suretiyle kestirir ve kendisi de orada hazýr bulunur. Peygamberimiz kýzý Hz. Fâtýma'ya :
"Kurbanýn kesilirken orada hazýr bulun. Zira iþlemiþ olduðun her günah, kurbanýn kanýndan ilk damlasý yere düþtüðünde, baðýþlanýr" (17) buyurmuþtur.

Az önce de söylediðimiz gibi, kesebiliyorsa kendisi, kesemiyorsa ehil olan birisine kestirmelidir. Hayvan kesmede ehil olmayan yani bunu beceremeyen kimseler, hayvana eziyet ederler ki, bu haramdýr, günahtýr. Bir ibadet yapýlýrken günah iþlenmez.
Hemen her yýl kurban bayramý günlerinde televizyon ekranlarýna yansýyan görüntüler, seyredenlere büyük rahatsýzlýk vermektedir. Bu görüntülerin ortadan kalkmasý, kurbanlarýn ehil olan kimseler tarafýndan kesilmesine baðlýdýr. Ehil kimse bulamayanlar kurbanlarýný mezbahalarda kestirmelidirler.

Yurtdýþýnda bulunanlardan kurbanlarýný memleketlerinde kestirmek isteyenler, bir tanýdýklarýna vekâlet vermek suretiyle kurbanlarýný kestirebilirler. Böyle yaptýklarý takdirde hem kurbanlarý kesilmiþ, hem de daha iyi deðerlendirilmiþ olur.

Kurban Nasýl Kesilir?

Hayvan incitilmeden kesilecek yere götürülür. Devenin dýþýndakiler kýbleye karþý sol taraflarý üzerine yavaþça yatýrýlýr. Kolaylýk olmasý için üç ayaðý da baðlanýr. Sonra kesecek olan:
"Allahü ekber, Allahü ekber, lâ Ýlâhe illallahü vellahü ekber, Allahü ekber ve Lillahilhamd. Bismillâhi Allahü ekber'' der, ara vermeden büyük ve keskin bir býçakla keser.
Sadece "Bismillâhi Allahü ekber'' diye kesse de olur.
Usulüne göre bir kesim yapmýþ olmak için, hayvanýn yemek ve nefes borularý ile iki þah damarýnýn kesilmesi gerekir.
Kurban kesildikten sonra sahibi, Allah rýzasý için iki rekat namaz kýlar, sonra da dua ederek Cenâb-ý Hak'tan dileklerde bulunur.

Kurban Etinin Taksimi

Deve ve sýðýr gibi hayvanlar ortaklaþa kurban edildiðinde etleri ortaklar arasýnda tahmini olarak deðil, tartýlarak taksim edilir. Ancak bir ailenin fertleri için kurban edilen hayvanýn etini taksim etmek gerekmez. Bunun gibi ortaklaþa kurban kesenler kurban etini tamamen yoksullara veya bir hayýr kurumuna verecek olurlarsa yine kurban etini taksim etmeleri gerekmez.
Kurban etinin hepsini yoksullara sadaka olarak daðýtmak veya kendisi ve çoluk çocuðu için alýkoymak caiz ise de, en uygun olaný, kurban etini üçe taksim edip, birini kurban kesmeyen yoksullara sadaka olarak daðýtmak, bir bölümünü de akraba, tanýdýk ve komþulara ikram etmek, birini de kendi çoluk çocuðu ile yemektir.

Kurban etinden mĂĽslĂĽman olmayan komĂľulara da vermek caizdir.

Þayet kurban kesen kimsenin çoluk çocuðu kalabalýk ve hali vakti de çok iyi deðilse bu takdirde kurban etini sadaka ve hediye olarak daðýtmayýp, tamamýný çoluk çocuðu için alýkoymasý daha uygun olur. Çünkü kan akýtmakla kurban vecibesi yerine getirilmiþtir.

Bayram

Peygamberimizin Mekke'den Medine'ye hicretlerinin ikinci yýlýnda meþru kýlýnmýþtýr.

Peygamberimiz Medine'ye hicret buyurduklarýnda Medinelilerin eðlendikleri iki günleri vardý. Peygamberimiz: "Bu günler ne oluyor?" diye sorduðunda, onlar "Biz cahiliyette bu günlerde oynayýp eðlenirdik.'' dediler. Bunun üzerine peygamberimiz : "Bunlarýn yerine Allah Teâla size daha hayýrlý iki gün verdi: Ramazan bayramý, kurban bayramý" (18) buyurdu. Ramazan bayramý namazý gibi kurban bayramý namazý da vaciptir ve Cuma namazýnýn þartlarýna tabidir. Yani Cuma namazýný kýlmakla yükümlü olanlar, bayram namazýný kýlmakla da yükümlüdürler. Ancak Cuma namazý farz, bayram namazý ise vaciptir.

Bayram namazĂ˝

Güneþ doðduktan ve kerahet vakti çýktýktan sonra, öðleye kadar kýlýnýr. Herhangi bir sebeple ilk günü kýlýnamazsa ertesi günü kýlýnýr. Bayram namazý Cuma namazý gibi ancak cemaatle kýlýnýr. Ýki rekattýr. Þöyle niyet edilir:
"Niyet ettim Allah rýzasý için kurban bayram namazýný kýlmaya, uydum imama.'' Bundan sonra tekbir alýnýr. Birinci rekatta "Süphaneke" okunur. Sonra imam açýktan, cemaat tarafýndan da gizlice üç defa "Allahü ekber" diye tekbir alýnýr. Ýlk iki tekbirde eller yukarý kaldýrýlýr, sonra yanlara salýverilir. Üçüncü tekbirin peþinden eller yanlara salýverilmeyip baðlanýr. Ýmam Fatiha ve sure okur; cemaat dinler. Sonra diðer namazlarda olduðu gibi rukû ve secde yapýlýr. Ýkinci rekata kalkýldýðýnda imam önce Fatiha ve sûre okur. Sonra birinci rekatta olduðu gibi üç defa tekbir alýnýr. Her üç tekbirde de eller yukarý kaldýrýlýp yanlara salýverilir. Dördüncü tekbir ile rukûa gidilir ve secdeler yapýlarak oturulur, tehiyyât ve salli barik okunur, sonra selâm verilir.

Bayram Gecesi ve Günlerinde Yapýlmasý Müstehap Olan Þeyler

a) Bayram gecelerini dua ve ibadetle ihya etmek, kaza namazý kýlmak, Kur'an okumak ve Allah Teâlâ'dan af ve maðfiret dilemek. Çünkü dualarýn makbul olduðu gecelerden birisi de bayram geceleridir. Nitekim Peygamberimiz þöyle buyurmuþtur:
"Ramazan ve kurban bayramý gecelerini, sevabýný umarak ibadetle geçiren kimsenin kalbi, kalplerin öldüðü gün ölmez."(l9)
b) Bayram sabahý erken kalkarak yýkanýp temizlendikten sonra namaza gitmek.
c) GĂĽzel koku sĂĽrĂĽnmek.
d) Temiz ve yeni elbise giyinmek.
e) GĂĽcĂĽ yetiyorsa namaza yĂĽrĂĽyerek gitmek.
f) Güler yüzlü ve sevinçli görünmek.
g) Yoksullara çokça sadaka vermek.
h) Bayram namazýna giderken yolda tekbir getirmek.
i) Kurban kesecekse kurban etinden yiyinceye kadar oruç tutuyormuþ gibi bir þey yiyip içmemek.
j) Kurban etinden iftar etmek. Çünkü peygamberimiz böyle yaparlardý.
k) Çoluk çocuðuna bolluk göstermek.
Bütün bunlar bayramda yapýlmasý müstehap olan iþlerdir.

Bayram günleri sevinç günleridir. Bu günlerde sevinçli ve güler yüzlü görünmek tavsiye edilmiþtir.


Bu itibarla bayramýn toplum hayatýmýzda üstün yeri ve deðeri vardýr. Bayram günleri toplum þuuru bütünleþir. Toplum fertleri birbirleriyle sevinip kaynaþýr. Hayatýn bitmek tükenmek bilmeyen sýkýntýlarý içinde bunalan, bitkin ve yorgun hale gelen insanlarý bayramlar dinçleþtirir ve çalýþma azimlerini artýrýr.


Bu günlerde akraba ve komþularýmýzla olan iliþkilerimiz kuvvetlenir, birlik ve kardeþliðimiz güçlenir. Bayram sabahý camilerimizi dolduran kalabalýklarýn hep birlikte ve içtenlikle yüce Allah'a yönelmeleri, O'ndan af ve baðýþ dilemeleri ayrý bir önem taþýr. Çünkü böyle bir amaçla bir araya gelen, ayný iman ve heyecaný taþýyan topluluklarý yüce Allah'ýn rahmeti kuþatýr ve onlarý affeder.


Bu günlerde annemizin-babamýzýn ellerini öpüp hayýr dualarýný almalýyýz. Dinimizde Allah'a ibadetten sonra anne ve babaya saygý ve iyilik emredilmiþ, onlara karþý "öf" demek dahi yasaklanmýþtýr. Akraba ve komþularla tebrikleþerek, karþýlýklý sevgi ve saygý duygularý aktarýlmalý, karþýlaþtýðýmýz herkesle selâmlaþarak tebrikleþmeliyiz. Tanýdýklarýmýzý ziyaret ederek hatýrlarýný sormalý ve gönüllerini almalýyýz. Hastahanelerde ve evlerde yatan hastalarý görmeli, þifa dileklerimizi sunmalýyýz. Yetimlerle ve kimsesiz çocuklarla ilgilenip onlarý okþamalý ve onlara anne ve baba gibi davranmalýyýz. Çevremizdeki yoksullara ve bakýma muhtaç çocuklara yardým ellerimizi uzatmalý, onlarýn da bayram sevinci yaþamalarýný saðlamalýyýz.


Bizden hayýr dua bekleyen ölülerimizin mezarlarýna giderek onlara dua etmeli, ruhlarý için hayýr ve hasenatta bulunmalýyýz. Tanýdýklarýmýzdan dargýn olanlarý barýþtýrmaya çalýþmalý ve aralarýný bulmalýyýz. Her zaman olduðu gibi bayram günlerinde de Ýslâm'ýn emrettiði þekilde çevremizdeki insanlara iyi davranmalý, incitici ve zarar verici davranýþlardan sakýnmalýyýz. Bütün bunlar, toplumu oluþturan fertleri birbirleriyle kaynaþtýrarak milli birliðin saðlanmasýnda ve toplumu rahatsýz eden ayrýlýk ve düþmanlýklarýn yok olmasýnda etkili olur. Bu duygularla hepinizin kurban bayramýný tebrik ediyor, daha nice bayramlara saðlýkla, huzurla eriþmemizi Cenâb-ý Hak'tan diliyorum. Mübarek bayramýn ülkemize, Ýslâm alemine ve bütün insanlýða iyilik ve hayýrlar getirmesini diliyorum. Cenâb-ý Hak yaptýðýmýz ibadetleri ve keseceðimiz kurbanlarý rýzasýna muvafýk eylesin ve bizi kendisine ibadetten ayýrmasýn. Amin.


1- Saffât, 100-111.
2- Hacc, 37.
3- Maide, 27-28.
4- BuharĂ®, BedĂĽlvahiy, 1.
5- Hacc, 36.
6- Tirmizî, Adâhî, 1; Ýbn Mâce, Adâhî, 3.
7- Müslim, Adâhî 3, Ýbn Mâce, Adâhî, 2.
8- Kevser, 2.
9- Ýbn Mâce, Adâhî, 2.
10- Mebsût, c. 12, s. 8, Neylülevtar, c. 5, s. 126.
11-Müslim, Adâhî, 7.
12- Ahmed b. Hanbel.
13- Bedayiu's-sanayi, Beyrut, 1974, c. 5, s. 64.
14- ReddĂĽlmuhtar, c. 5, s. 309.
15- Buhari, Adâhî, 1.
16- MĂĽslim, Hac, 19.
17- Et-Tergib ve't-Terhîb, Beyrut, 1968, c. 2, s. 154.
18- Ebû Davût, Salat, 245.
19- Mecmeu'zevâid, Beyrut, 1967, c. 2, s. 198.

--------------------------------------------------------------------------------
Kaynak:
1) Diyanet Aylýk Dergisi 2000 Mart'dan yararlanýlmýþtýr

Rabbim,her vesiLede SENÝN keremin saklýdýr,
SebepLer sayýsýnca hamd SANA....


“Benimdir” diye bildiklerim Senindir
Beni bende olanlara bende etme
“Ben” diye bildiĂ°im de Senin emrindir
Beni bende býrakýp Senden etme
Rabbim, yüzümü Sana döndüm
Gönlümü de Sana çevir
Rabbim, bir Seni bir bildim
Sevdalarýmý Sende bitir...