Haziran 25, 2019, 06:23:12
Haberler:

De ki: Suyunuz çekiliverse, söyleyin bakalým, size kim bir akar su getirebilir? (Mulk -29)

Ýtaat

Balatan Edeb, Kasm 09, 2009, 12:02:16

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

Edeb














Nisa/59. Ey iman edenler! ALLAH'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ülülemre (idarecilere) de itaat edin. Eðer bir hususta anlaþmazlýða düþerseniz ALLAH'a ve ahirete gerçekten inanýyorsanýz onu ALLAH'a ve Resûl'e götürün (onlarýn talimatýna göre halledin); bu hem hayýrlý, hem de netice bakýmýndan daha güzeldir.


Ey iman edenler! ALLAH'a itaat ediniz ve ALLAH'ýn elçisine (Hz. Muhammede) itaat ediniz. Sizden olan emir sahibine (idarecilere) de itaat ediniz. Dikkat etmek gerekir ki ALLAH ve Resulü hakkýnda mutlak itaat açýkça söylendiði halde, emir sahipleri (idareciler) hakkýnda buyurulmayýp bunlara itaat etmek Peygambere itaata atfedilmiþ ve yalnýz Peygambere itaat etmeye tabi olarak emredilmiþ ve bu þekilde tabi olma altýnda itaat etmenin hem ayný kuvvetle kayýtsýz olarak gerektiði gösterilmiþ, hem de isyan edilen þeyler de bu hükmün dýþýnda býrakýlmýþtýr. "ALLAH'a isyan hususunda hiç bir mahlukata itaat edilmez". Ayný þekilde "Ýyi ve faydalý þeylerde itaat edilir." Þu halde amirin her emri, memuru sorumluluktan kurtarmaya yetmez. Diyelim ki, bir memur amirinin emri ile rüþvet alsa veya hýrsýzlýk yapsa sorumluluktan kurtulamaz. Bu mefhum, amirin kanuna aykýrý olan emri memuru sorumluluktan kurtarmaz, diye de ifade olunur.

Dikkate deðer kayýtlardan birisi de müminlere hitap edilerek "sizden" kaydýdýr ki, mânâsý apaçýktýr. Müminlerden olmayan idarecilere itaat etmek dinen vacib kýlýnmamýþtýr. Bu hususta itaat deðil, varsa bir anlaþmaya riâyet etmek söz konusu olacaktýr. Fakat itaat etmenin vacib olmamasýndan mutlaka isyan etmenin gerekli olduðunu anlamaya kalkýþmamalýdýr. Ýtaatin vacib olmamasý, isyan etmenin vacib olmasýný gerektirmeyeceðinden itaat mecburiyetinde bulunmamakla, isyan mecburiyetinde bulunmak arasýnda fark vardýr. Ýsyan hakký baþka, isyan etme vazifesi yine baþkadýr.

Bundan dolayý buradan mümin olmayan bir çevrede (ortamda) bulunan müminlerin þuna buna karþý isyancý ve ihtilalci bir durumda kabul edilmemeleri ve belki müminlerin her nerede bulunurlarsa bulunsunlar ALLAH'a ve Resulüne karþý itaatsizlikten sakýnmak ve ayný zamanda kendilerinden olan idarecilere itaat etmeleri ve taðutlara boyun eðmemelerinin gerekli olduðunu anlamak gerekir. Bu bakýmdan Taberî tefsirinde de zikredildiði gibi þu hadisler ne kadar önemlidir:

Ýbnü Zeydin babasýndan rivâyet ettiði üzere Peygamber (s.a.v.) Efendimiz buyurmuþtur ki: "Ýtaat, itaat, itaatte imtihan da vardýr. Fakat ALLAH dilemiþ olsaydý emretmeyi hep peygamberlere verirdi." Yani peygamberler mevcut iken bile hükümdarlara emretmeyi nasib etmiþtir. Ve nitekim Yahya aleyhisselâmýn öldürülmesine bile hükmetmiþlerdir. Ayný þekilde Ebu Hüreyre'den rivayet olunduðu üzere Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuþtur: "Benden sonra size bir takým valiler valilik edecek iyi iyiliði ile velâyet edecek, günahkar da günah iþlemekle velâyet edecek; hakka uygun olan her konuda bunlarý dinleyin ve itaat edin ve arkalarýnda namaz kýlýn, iyilik yaparlarsa hem sizin, hem onlarýn lehinedir. Kötülük yaparlarsa sizin lehinize (menfaatinize), onlarýn zararýnadýr."

Ayný þekilde Abdullah b. Ömer hazretlerinden rivâyet olunduðu üzere Hz. Peygamber buyurmuþtur ki: "Müslüman olan kiþinin itaat etmesi onun vecibesidir, hoþlandýðýnda da hoþlanmadýðýnda da. Ancak günah iþlemesi emredilmiþ olursa baþka. Günah iþlemeyi emredene itaat yok." Þuara sûresinde: "O aþýrýlarýn emrine uymayýn. Onlar yeryüzünde bozgunculuk yaparlar, ýslah etmezler." (Þuarâ, 26/151-152) âyeti de bu hususu apaçýk ifade ediyor. Ebu's-Suûd, tefsirinde bütün bunlarý þu þekilde özetlemiþtir. Bunlar raþid halifeler ve onlara uyan ve doðru hareket eden hakký emreden idareciler ve adil davranan valilerdir<D>. Zâlim idarecilere gelince, bunlar ALLAH'a ve Hz. Peygambere atf ile kendilerine itaat etmenin vacib olmasýný hak etmekten uzaktýrlar.

Said b. Cübeyr'den rivâyet edildiðine göre bu âyet, Abdullah b. Huzafe b. Kays dolayýsýyla indirilmiþtir. O sýrada Hz. Peygamber onu bir müfrezeye komutan olarak göndermiþti. Süddi'nin rivâyetine göre de Resulullah, Halid b. Velid kumandasýnda bir müfreze göndermiþti ki, içlerinde Ammar b. Yasir de vardý. Gittiler, geceleyin hareket hedefleri olan kavime yakýn bir yere kondular. Onlar da casuslarýndan aldýklarý bir haber üzerine sabaha kadar kaçtýlar. Yalnýz içlerinden bir adam çoluk çocuðuna eþyalarýnýn toplanmasýný emretmiþ ve kendisi gece karanlýðýnda yürüyüp Halid'in askerine gelmiþ ve Ammar b. Yasir'i sorup yanýna varmýþ, "Ey Ebu Yakzan! demiþ, Ben müslüman oldum diye þehadet ettim, kavmim ise sizin geldiðinizi iþitince kaçtýlar, ben kaldým; benim müslüman olmam yarýn bir fayda verir mi, yoksa ben de kaçayým mý?" diye sormuþ, Ammar da, "Hayýr kaçma! Sana fayda verir." demiþ. O da kaçmamýþtý. Sabahleyin Halid akýn etmiþ, o adamdan baþka kimseyi bulamamýþlar. Onu malý ile beraber tutmuþlar. Ammar, haber alýnca Halid'e gelmiþ, "O adamý býrak, çünkü o müslüman oldu ve ben ona eman verdim." demiþ. Halid de, "Sen kim oluyorsun da adam kurtarýyorsun." diye çýkýþmýþ ve bundan dolayý birbirlerine söz atmýþlar. Nihayet Resulullah'a mahkeme için baþvurmuþlar. Hz. Peygamber, Ammar'ýn eman vermesine izin vermiþ ve bir daha amire karþý böyle kendi kendine söz vermemesini de hatýrlatmýþ, bunun üzerine peygamberin yanýnda da atýþmýþlar. Halid, "Ey ALLAH'ýn elçisi! Bu burnu kesik kölenin bana sövmesine müsaade eder misin?" demiþ. Resulullah da: "Ey Halid! Ammar'ý kötüleme, çünkü Ammar'ý kötüleyeni ALLAH kötüler Ammar'a karþý kin besleyenden ALLAH nefret eder, Ammar'a lanet edene ALLAH lanet eder." buyurmuþ. Ammar da öfke ile kalkmýþ. Bunun üzerine Halid, arkasýndan koþup elbisesinden tutmuþ, özür dilemiþ, o da razý olmuþtu. Ýþte âyet bunun üzerine indi, diye nakledilmiþtir. Bu iki rivâyetin çözümüne göre âyet, müfreze komutanlarý ve askerî iþler sebebiyle inmiþ ve fakat itaat meselesini genel olarak esaslý bir nizama baðlamýþtýr

alýntý
GÜL GÝBÝ OL...GÜL GÝBÝ KOK...GÜL GÝBÝ GÜL...GÜL GÝBÝ GEL...

Beni Bende Demen..

Ben Bende Deðilem..

Bir Ben Vardýr..Bende Benden Ýçerü..

Yukar git