Haziran 26, 2019, 10:37:48 S
Haberler:

Ýnsanlardan öylesi var ki, herhangi bir ilmî delile dayanmadan Allah yolundan saptýrmak ve sonra da onunla alay etmek için boþ lafý satýn alýr. Ýþte onlara rüsvay edici bir azap vardýr. (Lokman -6)

Odalar ve dolaplar-I

Balatan ,,,, Kasm 04, 2009, 01:05:29 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

,,,

Nasýl karþýlar acaba bunu? Saygýsýzlýk olarak mý addeder yoksa bir terapi tekniði olarak mý?

Terapi tekniði olduðunu fark ederse etkisi az olur mu? Bu kadar soru bir an fazla geliyor. Her ikimizin de samimiyetine güvenmekten baþka bir seçeneðim yok.

"Evet, ben de senin yetersiz bir insan olduðuna katýlýyorum. Hatta senden daha ileri giderek mutlak yetersiz olduðuna inanýyorum." deyiveriyorum.

"Neden böyle düþündüðünü açýklamak zorundasýn."

"Çok basit. Þu duvarýn arkasýný göremiyorsan ki göremezsin, yetersiz bir insansýndýr."

"Duvarýn arkasýný bütün insanlar göremez ama!"

"Bütün insanlar neler yapamaz baþka?"

Uzun bir liste yapýyoruz.

"Duvarýn ötesini neden göremiyorum diye hiç kendine kýzdýn mý?"

"Saçma bir soru deðil mi bu! Tabii ki kýzmadým, bu kendime haksýzlýk olurdu. Sen bana bir þeyler anlatmaya çalýþýyorsun ama neden bunu böyle dolaylý bir yolla yapýyorsun? Ýlla ki bir tekniðin mi olmak zorunda! Gerçi terapistlerin de farký bu olmalý. Eðer bunu sadece bir fark oluþturmak için yapýyorsan, bana anlatmak istediðini doðrudan söylersen daha çok memnun olurum."

Ýlk görüþmemizde içinde bulunduðu ruh halini anlatmak için yaptýðý teþbihle büyülenmiþtim: "Hani baharda kýþlýklarýn kaldýrýlmasý sýrasýnda dolaplarda ne var ne yok hepsini odaya dökersiniz ya toplamak için. Birazýný katlayýp raflara yerleþtirirsiniz ama sonra yorulursunuz, býkarsýnýz da 'Aman' deyip hepsini tortop edip dolaba yeniden týkýþtýrýrsýnýz ya..." Bir anda dünyasýnýn içinde bulmuþtum kendimi. Bundan daha güzel bir benzetme olabilir miydi? Oysa söze o çok bildik giriþle baþlamýþtý: "Hayatýmda bir þeyler ters gidiyor, bir þeyler eksik ama ne olduðunu tam olarak çözemiyorum."

Ruh hali çökkünleþmiþ insanlarýn baþýna gelen onun da baþýna gelmiþti. Kimse ona ne olduðunu anlayamýyordu. Neden anlaþýlamadýðýný anlamak için zihnimde sorular biriktiriyordum ki, bekleyip sabretmemin ödülünü almýþtým: "Çünkü oda tertemiz, bütün fazlalýklar dolaba týkýþtýrýlmýþ. Daðýnýklýk yok, her þey mükemmel gibi görünüyor... Ama ben bir þey lazým olduðunda, elimi dolaba her attýðýmda her þeyin odaya saçýlmasýndan ve onlarý yeniden týkýþtýrmaya çalýþmaktan yoruldum." Ýkinci kez büyülenmiþtim. Tertemiz ve düzenli bir oda ile karmakarýþýk dolap imgesi zihnime öylesine kazýnmýþtý ki bir daha unutacaðýmý sanmýyordum.

Takýntý haline gelmiþçesine hayatý sorguluyordu. "Aslýnda cevabý biliyorum ama bir türlü içselleþtiremiyorum" diyordu. Bildiði cevaplarýn kendisine yetmediðine de kýzýyordu. "Bir yerde hata yapýyorum, ama ne bu?" sorusu etrafýnda dönme dolap gibi dolanan zihninin enerjisi tükendi tükenecekti. Evet, bir yerde hata yapýyordu. Hepimiz bir yerlerde hata yaparýz çoðunlukla. Hayatýmýzýn tümü hata ile geçmez. Ama hata bazen öylesine önemli bir yerde yapýlýr ki o hata küçücük de olsa hayatla baðýmýzý koparma noktasýna getirebilir bizi.

Kendini göçebe gibi hissediyor, birazdan "hadi kalk, gidiyoruz" diyecekler gibi yaþýyordu son birkaç aydýr. "Evet, tam öyle diyecekler. Ama birazdan, ama yýllar sonra. Ama bir gün mutlaka ama mutlaka diyecekler." Yok hayýr, bunlarý ona söylemiyorum, içimden söylüyorum, kendime mi ona mý söylediðimi bilmeyerek.

Genel olarak hayatýnda baþarýlý bir insan olduðunu söylemiþti altýný çize çize. Sýnavlara hep düzenli çalýþýrmýþ. Ýstediði yerleri hep kazanmýþ. Ýþyerinde hep çalýþkan biri olarak bilinmiþ. Titiz, mükemmeliyetçi. Yaptýklarýný en iyi þekilde yapmalýyým diye didinenlerden o. Ama, evet bir ama var iþte.

"Ýnsanlarýn çabalarýmý takdir etmesini 'alçakgönüllülükle' kabul ederdim."

Ýkimiz de suskunlaþýyoruz.

"Ne?"

"Ne ne?"

"Niye baktýn öyle?"

"Ne demek istediðini bilmiyorum inan."

"Hadi caným, bal gibi biliyorsun; sol kaþýnýn hafifçe yukarý doðru kalktýðýný, 'Alçakgönüllülükle kabul ediyordum'a takýldýðýný neden söylemiyorsun açýk açýk?"

Haklýydý, "alçakgönüllülük" kelimesine takýlmýþtým. Neden takýldýðýmý ise hikâyesinin gerisini dinleyince birlikte anlayacaktýk. Ýlk seansýn sonunda "Benden istediðin nedir?" dediðimde: "Karmakarýþýk dolabýmý düzenlememe lütfen yardým et." diye cevap vermiþti. Elimden geleni yapacaðýma söz vermiþtim ben de.


Mustafa Ulusoy

Yukar git