Temmuz 16, 2019, 12:24:07 S
Haberler:

"Doðru sözlü iseniz (söyleyin), bu tehdit hani ne zaman (gerçekleþecek)?" derler. (Mulk -24)

Salih-i Sýbki

Balatan halvetiyye, Ekim 20, 2009, 08:27:00 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

halvetiyye

Ýnsanlarý Hakk'a dâvet eden, onlara doðru yolu gösterip, hakîkî saâdete kavuþturan ve kendilerine “Silsile-i aliyye” denilen büyük âlim ve velîlerin otuz birincisidir. Bitlis velîlerindendir. Aslen Bitlislidir. Doðum târihi bilinmemektedir. 1852 (H.1269) senesinde Cizre’nin Buhtan Daðý köylerinden Basret’te vefât etti. Türbesi bu köydedir.Salih-i Sýbki Hz. Sýbki ailesinden amcasý Molla Resul-i Sýbki den ilmi okur.ayný zamanda Mevlana Halid-i Baðdadinin Halifesi Seyyid Taha-ý Hakkari ile birlikte Molla Resul-i Sýbki de beraber ilim okurlar.Ýlim tahsili bittiði zaman kendisin gibi talebe olan arkadasý Seyyid Taha-ý Hakkari ile birlikte karar verirler.Salih-i Sýbki derki;Ben Halid-i Cezeri ye gideceðim.Seyyid Taha-ý Hakkari de derki; Ben amcam Seyyid Abdullah’ýn mürþidi olan Mevlana Halid-i Baðdadi ye gideceðim.Ve iki büyük veli kendilerine çizdikleri yolda yürürler. Evliyânýn büyüklerinden Þeyh Hâlid Cezirî'nin sohbetinde kemâle erdi.Bu zat Þeyh Halid-i Cezeri’nin büyük damadýdýr. Bu hocasýnýn ikâmet ettiði Basret köyüne gidip ondan zâhirî ve bâtýnî ilimleri öðrenip hilâfetle þereflenerek icâzet aldý. Hocasýnýn vasiyeti üzerine vefâtýndan sonra Basret köyünde insanlarý irþâd ile meþgul oldu ve bölgenin halkýný irþâd etti.

Kerâmetleri pek çoktur. Cinler de onun sohbetinden istifade etmek için huzurunda toplanýrdý. Buhtan emiri Bedir Hanýn oðullarýndan biri ölmüþtü. Talebelerinden bir kýsmý ile birlikte Bedir Hana taziyeye gittiler. Talebeleri yolda, Emire; “Allah ecrini artýrsýn, sabýr versin." gibi þeyler söylenmesi için aralarýnda konuþtular. Bedir Han onlarýn geldiðini duyunca adamlarýyla birlikte karþýlamaya çýktý. Þehir dýþýnda karþýlayýp Þeyh Sâlih Sýbkî hazretlerinin elini öptü. Atýnýn üzengisinden tutup arkasýndan yürüdü. Þehre girince oturduklarý mecliste emirler, âlimler ve halk toplandý. Saygý ile huzurunda oturdular. Bedir Hana oðlunun vefâtýndan dolayý baþýn saðolsun derken Emire sanki bir talebesine hitap eder gibi; “Allah ecrini artýrsýn. Ey Emir! Oðlunun vefâtýný duyunca çok sevindim! Ýnþâallah diðer oðullarýnýn büyüðü, küçüðü de ölür! Yaþarlarsa senin gibi zâlim olurlar!” Bu sözleri söyleyince; meclisinde bulunanlar ve talebeleri Emir Bedir Hanýn zâlim bir kimse olduðunu bildikleri için kýzýp ona zarar vermesinden çok korktular. Emir çok kýzmasýna raðmen birþey diyemedi. Ancak kendi kendine, ben bu zâtý bir tecrübe edeyim. Eðer gerçekten velî bir zât ise ona talebe olurum. Öyle deðilse þiddetli bir cezâ vereyim!” dedi.

Þeyh Sâlih Sýbkî köyüne döndükten sonra, Emir, adamlarýndan birine helal malýndan kýrk mecidiye para verdi. Bu paralarýn arasýna da haram bir para karýþtýrdý. Eðer bu haram parayý ayýrmadan hepsini alýrsa o velî deðildir, diyerek gönderdi. Emirin adamý Basret köyüne varýp paralarý Þeyh Sâlih Sýbkî hazretlerine verip; “Bunlar size, Emir Bedir Hanýn hediyesidir, diyerek kýrk mecidiyeyi önüne koydu. Emirin helal paralar arasýna karýþtýrdýðý haram parayý göstererek; “Bunu emire götür. Bu para haramdýr. Onun helal malýndan deðildir!” diyerek gelen kimseye geri verdi. Emirin adamý gelip durumu anlatýnca, Emir Bedir Han onun velî bir zât olduðunu anlayýp ona âþýk oldu. Huzuruna gidip elini öptü ve sâdýk talebelerinden olup, adil, tebeasýný gözeten, haktan ayrýlmayan bir emir oldu. O kadar âdil ve güzel ahlâklý bir emir oldu ki, adâleti ve güzel ahlâký, âlimler ve halk arasýnda darb-ý mesel hâlini aldý.
Þeyh Halid-i Cezeri hz. Vefatýndan sonra Þeyh Salih-i Sýbki hz. Bütün halifelere gelip Basret dergahýna biat edeceklerini bir mektupla bütün halifelerine bildirdi.Bunun üzerine kabul etmeyenler Þeyh Halid-i Cezeri den sülük gören ve Salih-i Sýbki den sülük gören halifeler den kabul edenler döndü kabul etmeyenler Mevlana Halid-i Baðdadi nin diðer halifelerine gittiler.Mevlana Halid-i Baðdadinin halifesi Ahmedi Hani Salih-i Sýbki ye bir mektup yazarak;bu sözlerinizden vazgeçin dedi.Mektubun üzerine Salih-i Sýbki vazgeçmesine raðmen bazý halifeler gelmediler.Bu not tarihte belli olmadýðýndan dolayý Salih-i Sýbki nin torununun eþi ZÝbariye adlý kitabýnda geniþ bir þekilde yazmadýðýndan dolayý bu halifelerden bahsedilmemektedir.Araþtýrdýðýnýz zaman bunlarý öðrenebilirsiniz.
Þeyh Sâlih Sýbkî hazretlerinin Þeyh Yahyâ isminde bir oðlu vardýr. Talebesi Þeyh Kasým-El Toðari tarikata girer amel etmeye baþlar. Ýlimde de büyük yol kat ederek mecuzi olur. Þeyh Salih-i Sýbki vefatýna yakýn Þeyh Kasým’ý Þeyh Hasan-i Nurani’ye gönderir. Ýcazetini Þeyh Hasan-i Nurani’den almasý gerektiðini söyler.

Þeyh Salih-i Sýbki Hazretlerinin halîfeleri þunlardýr: Þeyh Ýbrahim, Þeyh Hamid-i Mardini, Þeyh-ül-Hazîn lakabýyla meþhur Þeyh Muhammed Fersâfî, Þeyh Muhammed Aynî, Þeyh Muhammed Ahtabî, Þeyh Hasan El-Nurani’dir. Vefâtýna yakýn halîfelerinden Þeyh Muhammed Aynî’nin mak..... geçip, Basret de kendine vekâlet etmesini vasiyet etti. Þeyh Hasan El-Nurani’yi Diyarbakýr’ýn Bismil ilçesi Aktepe Köyüne irþat ile vazifelendirmiþtir. Þeyh Salih-i Sýbki Hazretleri; talebelerinden hilafete hak kazanan Þeyh Ýbrahim, Þeyh Hasan-i Nurani ve Þeyh Hamid-i Mardini’ye der ki; “Siz hilafete hak kazandýnýz ancak edeben gidin üstadým olan Þeyh Halid-i Cezeri’den hilafeti alýnýz! Demiþtir ve bu üç zat da gidip Þeyh Halid-i Cezeri’den hilafet almýþlar. Basret köyündeki türbesi ziyâret mahallidir. Türbesine ziyârete gelenlerden gereken edebi göstermeden içeri giren kimselerin, bir belâya tutulduðu halk arasýnda meþhurdur.

Kaynaklar

1) Kitâbu Ahvâl-üd-Dürriyye fî Silsilet-iz-Zibâriyye
2) Pamuk Yayýncýlýk Ýstanbul ve Anadolu Evliyalarý Ansiklopedisi s.774
3) Türkiye Gazetesi Evliyalar Ansiklopedisi Cilt.10
4) Tezkire-i Meþayih-i Amid Diyarbekir Velileri I-II M.Þefik Korkusuz

Yukar git