Haziran 17, 2019, 11:49:30 ÖS
Haberler:

Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakýn olan göðü kandillerle donattýk. Bunlarý þeytanlara atýþ taneleri yaptýk ve onlara alevli ateþ azabýný hazýrladýk. (Mulk -5)

Mekke'nin Fethi

Baţlatan ...TefekkĂĽr..., Ekim 10, 2009, 06:52:10 ÖS

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

...TefekkĂĽr...

Mekke çevresinde yaĂľayan BenĂ® Bekir b. AbdĂĽmenât ile HuzâalĂ˝lar arasĂ˝nda Câhiliye döneminden beri devam edegelen kan davasĂ˝ Hudeybiye AntlaĂľmasĂ˝’yla ortadan kaldĂ˝rĂ˝lmýþ, BenĂ® Bekir KureyĂľ ile, HuzâalĂ˝lar da Hz. Peygamber’le ittifak kurmuĂľlardĂ˝. Ancak BenĂ® Bekir KureyĂľliler’den de destek alarak HuzâalĂ˝lar’a bir gece baskĂ˝n dĂĽzenlemiĂľ ve kabilenin reisi Ka‘b b. Amr ile bazĂ˝ mensuplarĂ˝nĂ˝ öldĂĽrmĂĽĂľtĂĽ. HuzâalĂ˝lar Medine’ye bir heyet göndererek Hz. Peygamber’den yardĂ˝m istediler. AslĂ˝nda HuzâalĂ˝lar RasĂ»lullah’a ve onun tebliĂ° ettiĂ°i dine baĂľlangýçtan itibaren sĂ˝cak bakmýþ, mĂĽslĂĽmanlara özellikle istihbarat alanĂ˝nda önemli yardĂ˝mlarda bulunmuĂľ ve Hudeybiye AntlaĂľmasĂ˝’na kadar kabilenin tamamĂ˝ Ăťslâmiyet’i benimsemiĂľti. RasĂ»l-i Ekrem KureyĂľliler’e bir mektup yollayarak BenĂ® Bekir ile ittifaktan vazgeçmelerini veya öldĂĽrĂĽlen HuzâalĂ˝lar’Ă˝n diyetini ödemelerini istedi. Aksi takdirde antlaĂľmanĂ˝n ihlâl edilmiĂľ olmasĂ˝ sebebiyle kendilerine savaĂľ açabileceĂ°ini bildirdi. KureyĂľliler hem diyet ödemeyi hem de BekiroĂ°ullarĂ˝’yla ittifaklarĂ˝nĂ˝ bozmayĂ˝ reddedip Hudeybiye AntlaĂľmasĂ˝’nĂ˝ yenilemek ĂĽzere EbĂ» SĂĽfyân’Ă˝ Medine’ye gönderdiler. Ancak EbĂ» SĂĽfyân Medine’deki giriĂľimlerinden olumlu bir sonuç alamadan Mekke’ye döndĂĽ.

Mekke seferine karar veren Hz. Peygamber, kan dökmemek ve dĂĽĂľmanĂ˝ hazĂ˝rlĂ˝ksĂ˝z yakalamak için gideceĂ°i yeri gizli tutarak hazĂ˝rlĂ˝klara baĂľladĂ˝; mĂĽslĂĽman kabilelere haber gönderip Medine’de toplanmalarĂ˝nĂ˝ istedi. Ordusunun gerçek gĂĽcĂĽnĂĽ saklamak amacĂ˝yla bazĂ˝ kabilelerin yol boyunca orduya katĂ˝lmasĂ˝nĂ˝ emretti. Medine’den çýkýþ yasaklandĂ˝ ve Medine-Mekke arasĂ˝ndaki önemli geçitlere nöbetçiler yerleĂľtirilerek Mekke’ye gidiĂľe izin verilmedi. YapĂ˝lan hazĂ˝rlĂ˝klarĂ˝ KureyĂľlilere bildirmek isteyen HâtĂ˝b b. EbĂ» Beltea’nĂ˝n gönderdiĂ°i haberci, bu durumdan vahiy yoluyla haberdar olan ResĂ»lullah’Ă˝n görevlendirdiĂ°i sahabĂ®ler tarafĂ˝ndan yakalandĂ˝. AyrĂ˝ca Mekkelileri Ăľaþýrtmak için Mekke-Medine yolu ĂĽzerinde bulunan Batn-Ă˝ Idam’a EbĂ» Katâde el-EnsârĂ® kumandasĂ˝nda bir keĂľif birliĂ°i gönderildi.

Medine’de idarĂ® iĂľler için EbĂ» RĂĽhm’ĂĽ, imâmet için Abdullah b. ĂśmmĂĽ MektĂ»m’u vekil bĂ˝rakan Hz. Peygamber ordusuyla 13 Ramazan 8 (4 Ocak 630) tarihinde Ăľehirden ayrĂ˝ldĂ˝. AskerĂ® harekâtĂ˝n hedefini gizli tuttuĂ°undan mĂ®kat yeri ZĂĽlhuleyfe’de ihrama girmeyerek yola devam etti ve Mekke yakĂ˝nĂ˝ndaki MerrĂĽzzahrân’da konakladĂ˝. Ăťslâm ordusu yol boyunca katĂ˝lanlarla birlikte 10.000 kiĂľiye ulaĂľmýþtĂ˝. Ăťslâm ordusunun Mekke kapĂ˝sĂ˝na dayandýðýnĂ˝ bu sĂ˝rada öðrenip paniĂ°e kapĂ˝lan KureyĂľliler EbĂ» SĂĽfyân baĂľkanlýðýnda bir heyeti RasĂ»lullah’a gönderdiler. Heyeti bir gece karargâhĂ˝nda tutup ordusunun resmi geçidini seyrettiren Hz. Peygamber onlarĂ˝ mĂĽslĂĽman olmaya çaĂ°Ă˝rdĂ˝. Böyle bir orduyla savaĂľmayĂ˝ göze alamayan EbĂ» SĂĽfyân ve heyet ĂĽyeleri Ăťslâm’Ă˝ kabul etmiĂľ olarak Mekke’ye döndĂĽler. Bu durum karþýsĂ˝nda Mekke halkĂ˝ Ăťslâm ordusuna karþý konulamayacaĂ°Ă˝nĂ˝ anladĂ˝. EbĂ» SĂĽfyân Kâbe’nin avlusunda toplanan KureyĂľliler’e kendisinin mĂĽslĂĽman olduĂ°unu ve teslim olmaktan baĂľka çarelerinin kalmadýðýnĂ˝ Mescid-i Harâm’a veya kendi evine sýðýnmalarĂ˝nĂ˝ tavsiye etti. Bu bir bakĂ˝ma Mekke’nin teslimi anlamĂ˝na geliyordu. Hz. Peygamber baĂľta EbĂ» SĂĽfyân olmak ĂĽzere ĂśmmĂĽ HânĂ®, HakĂ®m b. Hizâm, EbĂ» Ruveyha ve BĂĽdeyl b. Verkâ gibi Mekkelilerin evine sýðýnanlara himaye hakkĂ˝ verip bu kiĂľileri onurlandĂ˝rdĂ˝ ve gönĂĽllerini Ăťslâm’a Ă˝sĂ˝ndĂ˝rmak istedi. EbĂ» SĂĽfyân’dan sonra Mekke’ye gelen Hz. Peygamber’in amcasĂ˝ Abbas da Mekkelilere aynĂ˝ Ăľeyleri söyledi; onlar da Mescid-i Harâm’Ă˝n içerisine ve evlerine daĂ°Ă˝ldĂ˝lar.

Dört koldan aynĂ˝ anda Mekke’ye girilmesini planlayan aesĂ»l-i Ekrem kumandanlarĂ˝na mecbur kalmadĂ˝kça savaĂľmamalarĂ˝nĂ˝, kaçanlarĂ˝ takip etmemelerini, yaralĂ˝ ve esirleri öldĂĽrmemelerini ve Safâ tepesinde kendisiyle buluĂľmalarĂ˝nĂ˝ bildirdikten sonra ilk önce saĂ° kol birliĂ°inin kumandanlýðýnĂ˝ yapan Hâlid b. VelĂ®d’in harekete geçmesini emretti. Mekke mĂĽĂľriklerinin Safvân b. Ăśmeyye kumandasĂ˝nda Ăťkrime b. EbĂ» Cehil ve SĂĽheyl b. Amr gibi Mekke eĂľrafĂ˝ ile çoĂ°unluĂ°u mĂĽttefik kabilelerin kuvvetlerinden oluĂľan birliĂ°inin yerleĂľtirildiĂ°i gĂĽneydeki LĂ®t adĂ˝ verilen yerden Ăľehre giren Hâlid b. VelĂ®d bu kuvvetleri bozguna uĂ°ratarak Ăľehrin fethi sĂ˝rasĂ˝ndaki tek mukavemeti kĂ˝rmýþ oldu. CanlarĂ˝nĂ˝ kurtaranlar evlerine kapanarak ya da silahlarĂ˝nĂ˝ bĂ˝rakarak emân dilediler. Çatýþmalarda Mekkelilerden on iki veya yirmi sekiz kiĂľi ölmĂĽĂľ, mĂĽslĂĽmanlardan ise iki veya üç kiĂľi Ăľehit dĂĽĂľmĂĽĂľtĂĽ. KumandanlýðýnĂ˝ Sa‘d b. Ubâde’nin yaptýðý ensâr birliĂ°i Mekke’nin batĂ˝ tarafĂ˝ndan, ZĂĽbeyr b. Avvâm’Ă˝n kumanda ettiĂ°i muhacirlerden oluĂľan sol kol birliĂ°i de kuzeyden Ăľehre girdi. MerkezĂ® birliĂ°in baþýnda bulunan Hz. Peygamber ise Mekke’nin yukarĂ˝ kĂ˝smĂ˝ndan kuzeybatĂ˝daki Ezâhir yolunu takib edip etrafĂ˝ndaki muhacirĂ®n ve ensarla birlikte, Allah’a hamd ve þükĂĽrler ederek Mekke’ye girdi; HacĂ»n’da konakladĂ˝ ve diĂ°er birliklerle Safâ tepesinde buluĂľtu (20 Ramazan 8/11 Ocak 630).

Daha sonra Mescid-i Harâm’a giden Hz. Peygamber Hacer-i Esved’i selamlayĂ˝p öptĂĽ ve Kâbe’yi tavaf etti. Yaptýðý konuĂľmada Mekke’nin harem olduĂ°unu ve bu statĂĽsĂĽnĂĽn devam edeceĂ°ini; hac ve Kâbe idaresiyle ilgili hicâbe (sidâne) ve sikâye dýþýndaki bĂĽtĂĽn görevleri ilga ettiĂ°ini, hicâbe görevini Osman b. Talha’ya, sikâyeyi de amcasĂ˝ Abbas’a bĂ˝raktýðýnĂ˝ belirtti. ArkasĂ˝ndan umĂ»mĂ® af ilan etti. Mescid-i Harâm’a, daha önce belirtilen kiĂľilerin evlerine ve kendi evine sýðýnanlarla silâhlarĂ˝nĂ˝ bĂ˝rakanlarĂ˝n emniyette olduĂ°unu, esir alĂ˝nanlarĂ˝n öldĂĽrĂĽlmeyeceĂ°ini ve hiç kimsenin takibata uĂ°ramayacaĂ°Ă˝nĂ˝ bildirdi. RasĂ»lullah cezalandĂ˝rma imkânĂ˝ eline geçtiĂ°i halde, yirmi yĂ˝ldĂ˝r her fĂ˝rsatta kendisine ve mĂĽslĂĽmanlara dĂĽĂľmanlĂ˝k yapmýþ olan KureyĂľliler’i affederek insanlĂ˝k tarihinde eĂľine az rastlanĂ˝r bir merhamet örneĂ°i gösterdi. Fetih gĂĽnĂĽ, aynĂ˝ zamanda gerçek bir “merhamet gĂĽnĂĽ” oldu. Kimsenin malĂ˝na dokunulmadĂ˝ ve esirler serbest bĂ˝rakĂ˝ldĂ˝. Sadece”demi heder edilenler” diye anĂ˝lan ve Hz. Peygamber ile mĂĽslĂĽmanlara karþý Ăľiddetli dĂĽĂľmanlĂ˝klarĂ˝yla tanĂ˝nan on kadar kiĂľi umumi af kapsamĂ˝nĂ˝n dýþýnda bĂ˝rakĂ˝ldĂ˝. Bunlardan yakalanan üç kiĂľi öldĂĽrĂĽlmĂĽĂľ, Ăťkrime b. EbĂ» Cehil gibi bir kĂ˝smĂ˝ Mekke’den kaçmýþ, bir kĂ˝smĂ˝ da affedilmiĂľtir.

Hz. Peygamber, Tevhid inancĂ˝nĂ˝n sembolĂĽ olan Kâbe’nin içindeki ve çevresindeki putlarĂ˝ ve diĂ°er Ăľirk alâmetlerini temizlettikten sonra Kâbe’nin içinde iki rekat namaz kĂ˝ldĂ˝. Bilâl-i Habeþî’den Kâbe’nin damĂ˝na çýkĂ˝p ezan okumasĂ˝nĂ˝ istedi. Bilâl i Habeþî’nin ezan okumasĂ˝yla KureyĂľliler, kadĂ˝nlĂ˝ erkekli RasĂ»l-i Ekrem’in huzuruna gelerek mĂĽslĂĽman oldular. Kendilerine esir muamelesi yapĂ˝lmayarak serbest bĂ˝rakĂ˝lan bu kiĂľilere “tulekâ” denilmiĂľtir. Bu arada Safvân b. Ăśmeyye gibi sĂĽre isteyenlere de dört ay mĂĽhlet verilmiĂľtir.

RasĂ»l-i Ekrem Mekke’de kaldýðý sĂĽrece HacĂ»n’da kurulan çadĂ˝rda ikamet etti. Kendisine evinde kalmasĂ˝ teklif edilince Medine’ye hicretinden sonra, henĂĽz mĂĽslĂĽman olmayan amcasĂ˝nĂ˝n oĂ°lu AkĂ®l b. EbĂ» Tâlib’in evini satmýþ olduĂ°una iĂľaret ederek “AkĂ®l bize ev mi bĂ˝raktĂ˝!” Ăľeklinde serzeniĂľte bulundu ve Ăľehrin fatihi olmasĂ˝na raĂ°men evini geri almayĂ˝ düþünmedi. Hz. Peygamber “Fetihten sonra hicret yoktur” (TirmizĂ®, “Siyer”, 33) sözĂĽyle Mekke’nin fethiyle birlikte Medine’ye hicretin sona erdiĂ°ini ve bir zorunluluk olmaktan çýktýðýnĂ˝ ifade etmiĂľtir. Kur’ân-Ă˝ KerĂ®m’in 110. sĂ»resi olan Nasr sĂ»resine adĂ˝nĂ˝ veren “nasr” (yardĂ˝m) kelimesinin bĂĽtĂĽn Araplara ĂĽstĂĽn gelmeye, aynĂ˝ sĂ»redeki “feth” kelimesinin Mekke’nin fethine iĂľaret ettiĂ°i kaydedilmektedir. Feth sĂ»resi de Hudeybiye antlaĂľmasĂ˝na ve dolayĂ˝sĂ˝yla Mekke fethine iĂľaret etmektedir.

Fetihten sonra bir sĂĽre daha Mekke’de kalan Hz. Peygamber Attâb b. EsĂ®d’i Mekke’ye vali tayin edip Muâz b. Cebel’i de yeni mĂĽslĂĽman olanlara Kur’ân’Ă˝ ve dinĂ® esaslarĂ˝ öðretmekle görevlendirdikten sonra Hevâzin kabilelerine karþý aĂľaĂ°Ă˝da bahsedilecek olan Huneyn Gazvesi’ni gerçekleĂľtirdi. ArdĂ˝ndan muhacirlerle birlikte Medine’ye döndĂĽ. Mekke’nin fethiyle birlikte KureyĂľ mĂĽĂľriklerinin Hz. Peygamber ve mĂĽslĂĽmanlara karþý olan dĂĽĂľmanlýðý sona ermiĂľ, yarĂ˝madanĂ˝n Hicaz bölgesinde Ăťslâm’Ă˝n yayĂ˝lýþý önĂĽndeki engeller kalkmýþtĂ˝.

Hz. Peygamber Mekke’de kaldýðý sĂĽre içinde bazĂ˝ sahâbĂ®leri Ăľehrin çevresindeki kabilelere ait putlarĂ˝ yĂ˝kmak ĂĽzere görevlendirdi. YĂ˝kĂ˝lan putlar arasĂ˝nda Menât, SĂĽvâ‘ ve Uzzâ da bulunuyordu. ArdĂ˝ndan yine Ăľehre yakĂ˝n bazĂ˝ kabileleri Ăťslâmiyet’e davet etmek için seriyyeler dĂĽzenlemeye baĂľladĂ˝. Ăževval 8 (Ăžubat 630) tarihinde Hâlid b. VelĂ®d’i 350 kiĂľilik bir birliĂ°in baþýnda, Mekke’nin gĂĽneyinde yaĂľayan CezĂ®me b. Ă‚mir kabilesine gönderdi. Hâlid onlardan silâhlarĂ˝nĂ˝ bĂ˝rakĂ˝p mĂĽslĂĽman olmalarĂ˝nĂ˝ istedi. Tartýþmalardan sonra silâhlarĂ˝nĂ˝ bĂ˝rakmaya rĂ˝za gösterdiler ve mĂĽslĂĽman olduklarĂ˝nĂ˝ ifade etmek ĂĽzere “dinimizi deĂ°iĂľtirdik” anlamĂ˝nda “sabe’nâ” dediler. Ancak onlarĂ˝n bu sözleriyle net bir tavĂ˝r ortaya koymadĂ˝klarĂ˝nĂ˝ düþünen Hâlid daha önceki dĂĽĂľmanlĂ˝klarĂ˝nĂ˝ da hesaba katarak kendilerini esir alĂ˝p askerleri arasĂ˝nda taksim etti, ertesi sabah da öldĂĽrĂĽlmelerini emretti. SĂĽleymoĂ°ullarĂ˝’na mensup askerler emri yerine getirerek otuz kadar esiri öldĂĽrdĂĽ. Muhacir ve ensara mensup sahâbĂ®ler ise mĂĽslĂĽman olduklarĂ˝na kanaat getirerek esirlerini serbest bĂ˝raktĂ˝lar. Bu geliĂľmeleri Mekke’ye kaçýp gelen bir esirden öðrenen Hz. Peygamber çok ĂĽzĂĽldĂĽ, Hâlid’i onlarĂ˝n mĂĽslĂĽman olup olmadĂ˝klarĂ˝nĂ˝ tesbit hususunda acele etmekle suçladĂ˝ ve “AllahĂ˝m, ben Hâlid’in yaptĂ˝klarĂ˝ndan berĂ®yim!” buyurarak onun bu davranýþýnĂ˝ tasvip etmediĂ°ini gösterdi. Hz. Ali’yi CezĂ®me kabilesine gönderip öldĂĽrĂĽlenlerin diyetlerini ödetti ve uĂ°radĂ˝klarĂ˝ maddĂ® zararĂ˝ fazlasĂ˝yla tazmin ederek gönĂĽllerini aldĂ˝.

Dr. Casim AvcĂ˝

Rabbim,her vesiLede SENÝN keremin saklýdýr,
SebepLer sayýsýnca hamd SANA....


“Benimdir” diye bildiklerim Senindir
Beni bende olanlara bende etme
“Ben” diye bildiĂ°im de Senin emrindir
Beni bende býrakýp Senden etme
Rabbim, yüzümü Sana döndüm
Gönlümü de Sana çevir
Rabbim, bir Seni bir bildim
Sevdalarýmý Sende bitir...