Haziran 26, 2019, 06:43:05
Haberler:

Ýþte bunlar Allah'ýn yarattýklarýdýr. Þimdi (ey kâfirler!) O'ndan baþkasýnýn ne yarattýðýný bana gösterin! Hayýr (gösteremezler)! Zalimler açýk bir sapýklýk içindedirler. (Lokman -11)

MuTLu MuSuNuZ?

Balatan MiM, Eyll 09, 2009, 08:13:22

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

MiM

Eyll 09, 2009, 08:13:22 Last Edit: Eyll 09, 2009, 09:11:57 by MiM


Mutsuzum diyenlere rastladýkça, babasý bisiklet almadýðý için çok üzülen Murat’ý hatýrlarým. Murat, ilkokulu bitirmiþti ve en samimi arkadaþýna alýnan bisiklet ona alýnamamýþtý. Memur olan babasý, “Bisiklet seneye” dediði andan itibaren, Murat kendisini dünyanýn en mutsuz insaný gibi hissetmeye baþlamýþtý. Zira bisiklet, Murat’ýn mutluluk için olmazsa olmaz bir þartý idi. Bu þartý kendisi koymuþ ve vazgeçilmez kýlmýþtý. Yani bir bakýma, mutsuzluðunun sebebini kendisi icat etmiþti.

Hepimizin, mutluluk için böyle olmazsa olmaz þartlarý yok mudur?

Mutluluk için þart koþtuðumuz her þey, aslýnda onun bize ulaþmasýný zorlaþtýran bir engel deðil midir?

Mutlu olmak için þartlarýmýzý ne kadar azaltýrsak, hedefe o kadar kolay ve çabuk ulaþmýþ olmaz mýyýz?

Pekiyi bizim mutlu olmak için þartýmýz nedir?

Mutlu olmak için eðer zihnimizde kocaman bir liste varsa, ilk iþimiz, bu listede yazýlý maddeleri hemen azaltmamýz, azaltabildiðimiz kadar azaltmamýzdýr…

Batý Medeniyeti, mutluluðun vazgeçilemez þartlarýný çoðaltmak suretiyle, mutsuz insan sayýsýný artýrmýþtýr. Ýlkokul öðrencisi Murat, mutluluðu için sadece bisiklet istiyordu ama bugünün eriþkinleri ne bisikletler istiyor. Sayýsý sürekli artan ihtiyaç listeleri ise insaný mutlu olmaya býrakmýyor.

Anlatýlýr ki, kralýn biri çok mutsuzmuþ… Ne yapýlsa, nasýl yaþasa, bir türlü mutlu olamýyormuþ… Kralýn bu derdini bilen bilge bir kiþi, ona þu tavsiyede bulunmuþ:

“Bütün ömründe hep mutlu olmuþ, hiç üzülmemiþ bir adamý bulup, onun gömleðini giyiniz… Ancak bu þekilde mutlu olabilirsiniz…”

Mutsuz kral, böyle birini bulmalarý için adamlarýna emir vermiþ…Ülke didik didik edilmiþ, her yer taranmýþ ama “Ben hep mutluyum.” diyen bir adama rastlanmamýþ…

Tam ümitsiz olacaklarken, bir dað baþýnda bulduklarý garip bir çoban, “Evet “ demiþ, “Ben hep mutluyum. Mutsuz olduðum hiçbir zamaný hatýrlamýyorum!”

Kralýn adamlarý çok sevinmiþ… Tekrar tekrar sormuþlar:

- Gerçekten hep mutlu musun?

- Mutsuzluk diye bir þey tanýmadým, cevabý üzerine de, onu tanýyanlara sormuþlar. Yakýnlarýnýn þahitliði de, çobanýn doðru söylediðini ispatlamýþ. Bunun üzerine çobana durumu anlatmýþlar ve tabii ki hemen gömleðini istemiþler.

Garip çoban, iþte o an, çok mutsuz olmuþ ve büyük bir üzüntüyle, “Benim hiç gömleðim olmadý ki” demiþ…

Olumlu Düþün, Mutlu Ol!

Olumlu düþünmek, hem vücut saðlýðýnýn, hem de mutluluðun temelidir. Bu cümle Prof. Faruk Yorulmaz’a ait… Bu sebeple, konunun uzmaný olan Prof. Yorulmaz þu tavsiyede bulunuyor:

“Nefret ve kin duygusu yerine, sevgi ve baðýþlama duygusunu geliþtirmeliyiz.”

Ayný uzmana göre mutluluk, “Ýnsanýn iç dünyasý ile dýþ dünyasýnýn uyumlu hale gelmesiyle” saðlanabilir.

Zihin saðlýðý olmadan, beden saðlýðý da olmaz.

Bu sebeple, insanýn mutluluðu içinde baþlar. Mutluluk için iç donanýmý hazýr olmayan insaný, dýþ þartlarýn çok uygun olmasý dahi mutlu edemez.

Gönlü mutluluk için müsait olmayan kiþi, bedence de saðlýklý kalamaz. Zira zihindeki olumsuzluk bedeni de yaralar, güçsüz düþürür.

Ýþte bu yüzden, mutluluðu beden saðlýðýnda ve dýþarýdaki maddî þartlarda arayanlar hep yanýlmýþlardýr. Zira bedeni yaþatan ruhtur. Ruh, derunî ve asýl varlýðýmýzdýr.

Mutluluk için ilk þart, hayata güzel bakmayý becerebilmektir.

Çünkü “Güzel gören güzel düþünür, güzel düþünen hayatýndan lezzet alýr.

Hayat, gördüðümüz ve algýladýðýmýz gibidir. Olumlu düþündüðümüzde, o da bize olumlu davranýr. Adeta zannýmýza ve düþüncemize göre tavýr alýr.

Hayat da rüya gibidir. Yorumumuza göre gerçekleþir. Bu yüzden uyanýkken gördüklerimizi de hep olumluya ve hayra yormamýz gerekir. Olumlu düþünmek, insanýn gerginliðini, telaþýný ve endiþelerini giderir. Olumlu düþünmek, insanýn ruh saðlýðýný korur ve kendisini iyi hissetmesini saðlar.

Ayný hastane odasýnda, ayný hastalýktan yatan iki hastadan biri, ziyaretçilerine, hep “Ýyiyim, daha da iyileþeceðimi umuyorum.” diyor. Diðeri ise daima, “Çok kötüyüm!” cevabýný veriyor. Ayný tedaviyi gören bu iki hastanýn durumu, aynen dedikleri gibi çýkýyor.

Zira, olumlu düþünmek, insanýn kendisini iyi hissetmesini saðladýðý için, hastalýða karþý da direncini artýrýyor.

Olumlu düþünmek, kalp hastalýklarýna yakalanma tehlikesini de azaltýyor, solunumu düzene sokuyor. Bu suretle, müspet düþünmek, daha iyi oksijen alan beynin ve vücudun daha iyi çalýþmasýný saðlýyor. Bunun sonucunda da, insan dikkatini daha iyi topluyor, konulara daha çok odaklanabiliyor, çok daha canlý ve uyanýk halde bulunuyor. Böyle bir insan, insanî iliþkilerinde çok daha dikkatli, etkili, olumlu ve yapýcý hale geliyor.

Hayatýn zorluklarýný halletmekte, problemlerini çözmekte daha baþarýlý oluyor; kaza ya da hata yapma riskini azaltýyor. Olumlu bakýþ açýsýný yakalayan öðrenci, derslerindeki baþarýsýný artýrýyor.

Olumlu düþünmeyi prensip haline getirenler, daha saðlýklý, mutlu ve kaliteli yaþarlar.

Olumlu düþünebilmenin þartý, hayata hissîlikten uzak, gerçekçi ve doðru bakmaktýr.

Olumsuz görünen þeyleri irdeleyip incelemek ve görünüþe aldanmamak gerekir.

Eðer olumsuzluk acý ve aðýr geldiyse, sabýr silahýyla karþý koymalýdýr. Musibetin ilk vurduðu andaki sabýr, çok kýymetlidir. Çünkü, beklenmeyen bir acýnýn, en etkili ilacý, o andaki sabýrdýr.

Heyecaný, panik havasýný, gerginliði azaltan ve etkisizleþtiren sabýr hali, beyni kötü ve korkutucu yanlardan, öðretici ve çözüm sunucu taraflara çeker, dertlerle baþ etme konusunda faaliyete geçirir. Bu þekilde davranan insan, en aðýr ýzdýraplar karþýsýnda bile saðlam durur, yýkýlmaz… Hayatýný ümitsizleþerek karartmaz. Tam tersine, azim ve iradesini hayata baðlanmakta ve yaþama sevincini artýrmakta kullanýr. Bu sebeple, olumlu düþünmek, ayný zamanda, olumsuzluktan olumluluk çýkarma sanatýdýr.

Hayata güzel bakabilen insan, olumsuzluklar karþýsýnda, hemen bir suçlu aramaz. Önce “Ben ne hata yaptým?” diye düþünür. Baþkalarýný deðil, kendini dönüþtürmeye ve düzeltmeye çalýþýr. Hatalardan ders çýkarýr, daha iyiye, daha doðruya, daha güzele gitmenin yollarýný arar.

Güzel Huy Mutluluk Kaynaðýdýr

Olumsuzluklar karþýsýnda, dýþarýdan suçlu aramak, sonra da onlara karþý nefret ve kin duygusu oluþturmak, insaný mutsuz eder. Çünkü, kin ve nefret gibi olumsuz duygularýn ilk ve en aðýr zararý, o duygularý taþýyana gelir. Kalbinde kin, kýskançlýk ve nefret taþýyanlar, üzerlerinde patlamaya hazýr bomba taþýyanlara benzerler. Patlamalarýn öncelikli ve ilk zararý taþýyýcýlaradýr. Diðer insanlarý cezalandýrmak için, kendisini yok eden bir insan ne derece doðru davranmýþ olur.

Kin ve nefret, taþýyýcýsýna ne kadar zarar verirse, sevgi ve baðýþlama duygusu da o kadar fayda verir.

Dolayýsýyla, anne-baba ve eðitimciler, genç gönülleri sevgi ve þefkat duygusuyla donatmalýdýrlar. Çünkü, sevgi ve þefkate doymuþ bir gönülde kin ve nefrete yer kalmaz.

Aslýnda bütün kötü huylar, mutluluðun düþmanýdýr. Mesela, haset (çekememezlik), Efendimiz’in (s.a.v.) tabiriyle, “Önce hasidi (haset edeni) yer bitirir, ateþin odunu yiyip bitirdiði gibi…”

Bu sebeple, mutluluðun mecburi istikameti, güzel huylarla donanmýþ olmaktýr.

Ve kötü ahlaktan mutluluk çýktýðý hiç görülmemiþtir.




V. VAKKASOÐLU

istigfar

Alnt yaplan: MiM - Eyll 09, 2009, 08:13:22



V. VAKKASOÐLU

herþeyim var benim,önceikle inancým denmesi birnci þart anladýðýmkadarýyla.dünya metaýnýn bulunmasý ise ,þayet gönülde ise mutluluða perde.mim hocam çok ihtiyaç bir yazý sýk okunmasý gerekir diye düþünüyorum.emeðinize saðlýk..bu arada benim yazýlar hala sýðmýyor altta gitmiyor belli bir limitten sonra,yazýlartitreye titreye ,iþkenceyle yazdým diyebilirm.isoz hocamýn önerisi fayda vermedi.baþka önerisi olan varmý

p

MiM

yav kýzým, hele þu temaný bir deðiþtirsene bi zahmet...
sana newton temayý tavsiye ederim, hem reklam çýkmýyor, hem çeþitli renk seçenekleri mevcut, hem o tür teknik arýzi problemlere hiç þahit olmadým þimdiye kadar...

Bevadih

Her cümlesinin altý çizilesi bir paylaþýmýn sonundaki  fotoðrafta iç rahatlatcý huzur vericiydi:)

yazýlanlarýn fotoðrafýydý sanki:)

Ve üsstteki mutluluðun fotoðrafý...Teþekkür ederim abim...Çok anlamlý yazýlardý...

Yukar git