Haziran 17, 2019, 11:08:33 ÖS
Haberler:

Eðer onlar seni, hakkýnda bilgin olmayan bir þeyi (körü körüne) bana ortak koþman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüþünüz ancak banadýr. O zaman size, yapmýþ olduklarýnýzý haber veririm. (Lokman -15)

Peygamber Efendimizin (S.A.V) Aile Ve Akraba ĂťliĂľkileri

Baţlatan ...TefekkĂĽr..., Ađustos 15, 2009, 05:58:04 ÖS

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

...TefekkĂĽr...

 Hz. Peygamber (s.a.v)in Aile ve AkrabalarĂ˝ ile ĂťliĂľkileri

عَنِ ابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ:
كُلُّكُمْ رَاعٍ، وَكُلُّكُمْ مَسْؤُلٌ عَنْ رَعِيَّـتِهِ، وَالْأَمِيرُ رَاعٍ، وَالرَّجُلُ رَاعٍ عَلٰى أَهْلِ بَيْـتِهِ،
وَالْمَرْأَةُ رَاعِيَةٌ عَلٰى بَيْتِ زَوْجِهَا وَوَلَدِهِ، فَكُلُّكُمْ رَاعٍ، وَكُلُّكُمْ مَسْؤُلٌ عَنْ رَعِيّـَتِهِ.

Ăťbn-i Ă–mer (r.a)’den rivâyet edildiĂ°ine göre Peygamber (s.a.v.) Efendimiz ?öyle buyurdu:

“Hepiniz çobansĂ˝nĂ˝z. Hepiniz raiyetinden (gĂĽttĂĽ?ĂĽnden) sorumlusunuz. Ă‚mir (memurlarĂ˝nĂ˝n) çobanĂ˝dĂ˝r. Erkek ailesinin çobanĂ˝dĂ˝r. KadĂ˝n da kocasĂ˝nĂ˝n evinin ve çocu?unun çobanĂ˝dĂ˝r. Netice itibariyle hepiniz çobansĂ˝nĂ˝z ve hepiniz idare ettiklerinizden sorumlusunuz.”
(Buhârî, Cum`a 11)

Aile, toplumun temeli ve çekirde?idir. Aile, belirli ba?larla birbirine ba?lĂ˝ olan, kar?Ă˝lĂ˝klĂ˝ hak ve ödevlere sahip bireylerin olu?turdu?u bir kurumdur. E?ler için huzur, payla?Ă˝m ve iffet mekânĂ˝; çocuklar için terbiye, sevgi ve ?efkat oca?Ă˝ olan ailenin son derece önemli oldu?u inkâr edilemeyecek bir gerçektir ki, ilk insan ve ilk peygamber de hayata e?iyle ve ailesiyle ba?lamĂ˝?tĂ˝r. Ă–yle ise; “aile hayatĂ˝ nasĂ˝l ya?anmalĂ˝? Aile içi ve akrabalarla olan ili?kiler nasĂ˝l olmalĂ˝? Ăťyi bir toplum olu?turabilmek için aile topluma nasĂ˝l hazĂ˝rlanmalĂ˝? Allah’Ă˝n emrini yerine getirmede ailenin rolĂĽ ne olmalĂ˝?” sorularĂ˝ ve buna verilecek cevaplar çok önemlidir.

Bizim her alandaki örne?imiz ve önderimiz, gĂĽzellik ve özellikleriyle Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v)’dir. Ă–rnek alĂ˝nmasĂ˝, izlenilmesi gereken en bĂĽyĂĽk insandĂ˝r. Çocuklar, gençler, ya?lĂ˝lar, kadĂ˝nlar, erkekler, fakirler, zenginler, yönetenler, yönetilenler, davetçiler, önderler, kĂ˝saca herkes onu iyi tanĂ˝malĂ˝ ve ondaki gĂĽzelliklerden nasiplenmeye çalĂ˝?malĂ˝dĂ˝r. YĂĽce Allah, onu bize 'en gĂĽzel örnek, en gĂĽzel model' olarak tanĂ˝tmĂ˝?tĂ˝r.

“Andolsun, Allah’Ă˝n RasĂ»lĂĽ’nde sizin için; Allah’a ve âhiret gĂĽnĂĽne kavu?mayĂ˝ uman, Allah’Ă˝ çok zikreden kimseler için gĂĽzel bir örnek vardĂ˝r.” (el-Ahzâb, 33/21)
Aile yuvalarĂ˝nĂ˝n sa?lam temeller ĂĽzerinde huzurlu bir ?ekilde devam edebilmesi, gelecek nesillerin ve toplumun sa?lĂ˝klĂ˝ olu?abilmesi ve her zaman dert yandĂ˝?Ă˝mĂ˝z kötĂĽ hâl ve hareketlerin bertaraf edilmesi, ancak Allah ve RasĂ»lĂĽ’nĂĽn bu konudaki emir ve istekleri do?rultusunda aileler olu?turmakla mĂĽmkĂĽn olacaktĂ˝r. Ăť?te bu yazĂ˝mĂ˝zda Hz. Peygamber (s.a.v)’in aile hayatĂ˝ndaki örnekli?inden hareketle, onun (s.a.v) akrabalarĂ˝yla mĂĽnasebetlerine ve Ăťslâm toplumunun temellerinin nasĂ˝l ?ekillendi?ine dair örnekler sunmaya çalĂ˝?aca?Ă˝z.

Hz. Peygamber (s.a.v)’in, ilk emirler do?rultusunda öncelikle akrabalarĂ˝na Ăťslâm’Ă˝ anlatmakla i?e ba?lamasĂ˝, akrabalarla ili?kilerin önemini ortaya koymaktadĂ˝r.
“Ă–nce en yakĂ˝n akrabanĂ˝ uyar. Sana uyan mĂĽ’minlere merhamet kanadĂ˝nĂ˝ indir.” (e?-Ăžuarâ, 26/214-215) âyeti inince, Efendimiz (s.a.v) yemek hazĂ˝rlatĂ˝p akrabalarĂ˝nĂ˝ davet etmi?, kalabalĂ˝k bir akraba grubunu yedirip içirdikten sonra Allah'a hamd edip O’ndan yardĂ˝m dilemi? ve Ăťslâm’Ă˝ onlara anlatmĂ˝?tĂ˝r. (TaberĂ®, TefsĂ®r, c.XIX, c.121-122) Yine Safâ Tepesi’ne çýkarak, akrabalarĂ˝nĂ˝ ça?Ă˝rĂ˝p onlarĂ˝ tek tek Allah’Ă˝n varlĂ˝?Ă˝na ve birli?ine davet etmi? ve onlara hitaben:

"Ey Kurey?! Ey Falan O?ullarĂ˝! Ey Peygamber’in amcasĂ˝ Abbas! Ey Peygamber’in HalasĂ˝ Safiye! Ey Peygamber’in kĂ˝zĂ˝ FâtĂ˝ma! Kendinizi Allah'tan satĂ˝n alĂ˝nĂ˝z. Siz benim malĂ˝mdan diledi?inizi isteyin. Ama ben sizi, Allah'Ă˝n azabĂ˝ndan kurtarabilecek hiçbir ?eye malik de?ilim." (TaberĂ®, TefsĂ®r, c.XIX, s.118-123) buyurmu?, amcasĂ˝ EbĂ» Tâlib ba?ta olmak ĂĽzere yakĂ˝nlarĂ˝nĂ˝n MĂĽslĂĽman olmasĂ˝ için ĂĽmidini yitirmeyerek sonuna kadar u?ra?mĂ˝?tĂ˝r.

Kendisine ilk vahiy geldi?inde, gördĂĽ?ĂĽ manzara kar?Ă˝sĂ˝nda endi?elenip korkuya kapĂ˝lan Peygamber Efendimiz’e de; “Sen rahat ol, ĂĽzĂĽlme. Allah’a yemin ederim ki, Allah seni asla utandĂ˝rmayacak, ele gĂĽne mahcup etmeyecektir. ÇünkĂĽ sen, akrabalĂ˝k ba?larĂ˝nĂ˝ gözetirsin. Hep do?ru söylersin. Emanete hĂ˝yanet etmezsin. SĂ˝kĂ˝ntĂ˝lara katlanmasĂ˝nĂ˝ bilirsin, güçsĂĽzlerin elinden tutarsĂ˝n. Misafir a?Ă˝rlamayĂ˝ seversin. Zor durumda kalan ma?durlarĂ˝n hakkĂ˝nĂ˝ korumak için onlara yardĂ˝m edersin.” (Ăťbn-i Hi?âm, es-SĂ®ratĂĽ’n-Nebeviyye, c.I, s.253) diyerek ilk sahip çýkan fedakâr e?i Hz. Hatice (r.anhâ) olmu?tur.

Yine Ăťslâm’Ă˝ anlatmak için Peygamberli?inin onuncu yĂ˝lĂ˝nda dayĂ˝larĂ˝nĂ˝n bulundu?u Tâif’e giderek on gĂĽn kalmĂ˝? ve ev ev dola?arak onlara do?rularĂ˝ anlatmĂ˝?tĂ˝r. Onlar Ăťslâm’Ă˝ kabul etmemi?ler, Efendimiz (s.a.v) ile alay etmi?ler ve ayaklarĂ˝ndan kan akĂ˝ncaya kadar ta?lamĂ˝?lardĂ˝r. Ancak o, bu durum kar?Ă˝sĂ˝nda onlara beddua etmemi?, hidayetleri için niyazda bulunmu?tur.

Hz. Peygamber (s.a.v), do?madan önce babasĂ˝nĂ˝ ve çok küçük ya?ta annesini kaybetmi? olmasĂ˝na ra?men anne babasĂ˝nĂ˝ ve yeti?mesine katkĂ˝sĂ˝ olan di?er yakĂ˝nlarĂ˝nĂ˝ hiçbir zaman unutmamĂ˝?, onlarĂ˝ hep hayĂ˝rla yâd etmi?tir. “Ana ve babasĂ˝nĂ˝n ihtiyarlĂ˝k zamanlarĂ˝nda, bunlardan birine yahut ikisine yeti?ip de, bunlara gereken hĂĽrmet ve hizmette bulunarak Cennet’i hak edemeyen kimsenin burnu yerlerde sĂĽrĂĽnsĂĽn!” (MĂĽslim, Birr 8) buyurarak ana-baba hakkĂ˝nĂ˝ yerine getirme, onlara saygĂ˝lĂ˝ olmamĂ˝zĂ˝, ayrĂ˝ca sĂĽtannesini, sĂĽtkarde?ini, baba dostunu sevip onlarĂ˝n gönĂĽllerini almayĂ˝ da emretmi?tir.

Kendisi bir aile reisi olunca da e?lerine, çocuklarýna, torunlarýna ve onlarýn yakýnlarýna kar?ý sergiledi?i tutumuyla en güzel aile reisli?i örne?i vermi?tir. O, bu konudaki sorumluluklarýný hakkýyla yerine getirmi? ve ümmetine de bu konuda çok önemli tavsiyelerde bulunmu?tur:

“Hepiniz çobansĂ˝nĂ˝z. Hepiniz raiyetinden (gĂĽttĂĽ?ĂĽnden) sorumlusunuz. Ă‚mir (memurlarĂ˝nĂ˝n) çobanĂ˝dĂ˝r. Erkek ailesinin çobanĂ˝dĂ˝r. KadĂ˝n da kocasĂ˝nĂ˝n evinin ve çocu?unun çobanĂ˝dĂ˝r. Netice itibariyle hepiniz çobansĂ˝nĂ˝z ve hepiniz idare ettiklerinizden sorumlusunuz.” (BuhârĂ®, Cum’a 11) Bu hadĂ®s-i ?erif ile yĂĽce dinimiz Ăťslâm, aile bireylerinin hepsine sorumluluklar yĂĽklemi? ve mutlu bir yuvanĂ˝n kurulmasĂ˝nda her bireyin ĂĽzerine dĂĽ?en vazifeyi en gĂĽzel bir ?ekilde ifa etmesini emretmi?tir ki, dĂĽnya ve âhiret saadeti için dinĂ® tekamĂĽl en önemli hususu kapsamaktadĂ˝r. YĂĽce Mevlâ’mĂ˝z TahrĂ®m sĂ»resinde: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakĂ˝tĂ˝ insanlar ve ta?lar olan ate?ten koruyun…!” buyurmu?tur.

Medine'de dayĂ˝larĂ˝nĂ˝ ziyaret ettikten sonra Mekke'ye dönerken Ebvâ denilen yerde kaybetti?i annesi Ă‚mine'nin kabrini Hudeybiye yolculu?unda Ebvâ köyĂĽne u?rayarak ziyaret etmi?, kabrini eliyle dĂĽzeltip a?lamĂ˝?tĂ˝r. Niçin a?ladĂ˝?Ă˝nĂ˝ soranlara da: "Merhamet duygusu beni duygulandĂ˝rdĂ˝ da onun için a?ladĂ˝m." (DimyâtĂ®, es-SĂ®ratĂĽ’n-Nebeviyye, Suriye, 1996, s.37) diye cevap vermi?tir.

Sava?a katĂ˝lmak için kendisinden izin isteyen Muâviye b. Cahime'ye, “Annen sa? mĂ˝?” diye sorarak ?öyle demi?tir: "Sözlerime dikkat et! Annenin aya?Ă˝ dibinde otur. ÇünkĂĽ Cennet oradadĂ˝r. Annenin yanĂ˝ndan ayrĂ˝lma, çünkĂĽ Cennet onun ayaklarĂ˝ altĂ˝ndadĂ˝r." (Ăťbn-i Abdilberr, el-Ăťstiâb, c.III, 1413)

Do?umunda kendisini ilk olarak emziren EbĂ» Leheb'in cariyesi SĂĽveybe'yi hiç unutmamĂ˝?, Mekke’de iken onu ziyaret etmi? ve ona ikramlarda bulunmu?tur. Hicret edince Medine’den ona giyecekler göndermi?tir. Mekke Fethi’nde onun o?lunun durumunu sorup ara?tĂ˝rmĂ˝?, onun da annesinden önce vefat etti?ini ö?renmi?tir. (Ă‚i?e A. Bint-i ÞâtĂ®, RasĂ»lullah’Ă˝n Annesi ve HanĂ˝mlarĂ˝, I/165)

SĂĽtannesi Halime’yi gördĂĽkçe; "Benim annem, benim annem!" diyerek, kendisine içten sevgi ve saygĂ˝ gösterip, omuz atkĂ˝sĂ˝nĂ˝ serip ĂĽzerine oturtmu?, istek ve arzularĂ˝nĂ˝ hemen yerine getirmi?tir. Hz. Hatice ile evlendi?inde, Halime Mekke'ye gelmi?, Peygamberimiz onu a?Ă˝rlayĂ˝p kĂ˝rk koyun ve bir deve hediye etmi?tir. (A. Köksal, Ăťslâm Tarihi, II/167)

Mekke Fethi’nde Halime’nin kĂ˝z karde?ini görĂĽp sĂĽtannesini sormu?, vefat etti?ini ö?renince de a?lamĂ˝?tĂ˝r. SĂĽt teyzesine izzet ikramda bulunarak ona 200 dirhem miktarĂ˝nda para vermi? ve "Sen küçükken de bĂĽyĂĽk iken de ne gĂĽzel kefil olunan, bakĂ˝lansĂ˝n!" (A. Köksal, Ăťslâm Tarihi, II/46-47) sözleriyle ona iltifat etmi?tir.

Huneyn Sava?Ă˝’nda esir dĂĽ?en sĂĽtkarde?i Hz. Ăžeyma'yĂ˝ elbisesinin ĂĽzerine oturtmu? ve 'ho? geldin' buyurmu?, gözleri dolu dolu olmu?, ona sĂĽtanne ve sĂĽtbabasĂ˝nĂ˝ sormu?, onlarĂ˝n ölmĂĽ? olduklarĂ˝nĂ˝ ö?renmi?, sonra Ăžeyma'ya ?unlarĂ˝ önermi?tir: "Ăťstersen sevgi ve saygĂ˝yla yanĂ˝mda otur, istersen yararlanaca?Ă˝n mallar verip seni kavmine döndĂĽreyim." Ăžeyma ikinci teklifi kabul etmi? ve MĂĽslĂĽman olarak kavmine dönmĂĽ?tĂĽr. (A. Köksal, age. c.XV, s.431-432) Onun bu davranĂ˝?Ă˝nda, 60 yĂ˝l kadar sonra bile devam eden vefakarlĂ˝?Ă˝nĂ˝ görĂĽyoruz.

"Sizin en hayĂ˝rlĂ˝nĂ˝z, ailesine kar?Ă˝ iyi davrananĂ˝nĂ˝zdĂ˝r. Ben aileme kar?Ă˝ en iyi davrananĂ˝nĂ˝zĂ˝m." "MĂĽminlerin iman bakĂ˝mĂ˝ndan en mĂĽkemmeli ahlakĂ® bakĂ˝mdan en gĂĽzel olan ve ailesine ?efkat ve mĂĽlâyemetle davranandĂ˝r." (TirmizĂ®, Ăťman 6) buyuran Hz. Peygamber (s.a.v), bu konuda en gĂĽzel örnekli?i kendisi sunmu?tur. O, YĂĽce Allah'Ă˝n "E?lerinizle en gĂĽzel bir biçimde geçinin!" (en-Nisâ, 4/19) emrini en gĂĽzel bir biçimde uygulamĂ˝?tĂ˝r. O, e?leriyle en gĂĽzel bir ?ekilde geçinmi?, onlara her konuda yardĂ˝mcĂ˝ olmu?, ev i?lerinde onlara ortak olmu?, onlara asla bir fiske dahi vurmamĂ˝?tĂ˝r. OnlarĂ˝ hayatlarĂ˝nda ve vefatlarĂ˝nda her zaman hayĂ˝rla anmĂ˝?tĂ˝r. O, "Ey Ă‚i?e, bu gece bana, Rabbime ibadet için izin verir misin?" (ElmalĂ˝lĂ˝, Hak Dini Kur'ân Dili, c.II, s.1256) diyerek nafile ibadet için e?lerinden izin isteyecek kadar ince bir ruha sahiptir. KadĂ˝nlarĂ˝n çokça dayak yedi?i gĂĽnĂĽmĂĽz dĂĽnyasĂ˝nda, haklĂ˝ haksĂ˝z kadĂ˝nĂ˝ dövmeyi dinĂ® bir gereklilikmi? gibi görenler, Hz. Peygamber’in bu örnekli?ini göz önĂĽne getirmek zorundadĂ˝rlar.

Ăťlk e?i Hz. Hatice hakkĂ˝nda ?öyle buyurmu?tur: "Hatice, dĂĽnyadaki kadĂ˝nlarĂ˝n en hayĂ˝rlĂ˝sĂ˝dĂ˝r. Onun cennette altĂ˝ndan evi vardĂ˝r. Ben onun ĂĽstĂĽnlĂĽ?ĂĽnĂĽ kesinlikle biliyorum.", "Bana onun sevgisi bah?edildi. Ben Hatice'nin sevdiklerini severim.” Bir koyun kesti?inde bir kĂ˝smĂ˝nĂ˝ Hz. Hatice'nin yakĂ˝nlarĂ˝na gönderirdi.

Hz. Ă‚i?e hakkĂ˝nda; "HalkĂ˝n en sevimlisi kadĂ˝nlardan Ă‚i?e, erkeklerden EbĂ» Bekir'dir.” (BuhârĂ®, MegâzĂ® 63) diyerek Hz. Ă‚i?e'ye ve babasĂ˝na iltifat etmi?tir.

Nadro?ullarĂ˝’yla yapĂ˝lan Hayber Sava?Ă˝’nda babasĂ˝ ve kocasĂ˝ öldĂĽrĂĽlerek esir dĂĽ?en, daha sonra da Hz. Peygamber’le evlenen Hz. Safiye, babasĂ˝ ve kocasĂ˝nĂ˝n sava?ta öldĂĽrĂĽlmesine ra?men Allah'Ă˝n RasĂ»lĂĽ’nĂĽn onu ho?nut etti?inden bahseder ve onun gĂĽzelliklerini anlatĂ˝rdĂ˝. Nitekim Peygamberimiz iki dizini birle?tirerek durur ve e?i Hz. Safiye onun dizlerine basarak devesine binerdi.

Hz. Peygamber, genel olarak çocuklarĂ˝ sever, onlara selam verir, onlarla ilgilenir, onlara de?er verir, onlara dua eder, onlarĂ˝ öper-koklar, onlarla ?akala?Ă˝r ve onlarla oynardĂ˝. O?lu Ăťbrahim'in ölĂĽmĂĽne a?lamĂ˝? ve bunun sebebini ?öyle açýklamĂ˝?tĂ˝r: "Bu bir merhamet göstergesidir. GözĂĽmĂĽz ya?arĂ˝r, gönlĂĽmĂĽz mahzun olur. Ama asla Rabbimiz’i razĂ˝ etmeyecek söz söylemeyiz. Ey Ăťbrahim, senin ayrĂ˝lĂ˝?Ă˝n gerçekten bizleri mahzun etti." (BuhârĂ®, Cenâiz 44)

TorunlarĂ˝ Hasan ve HĂĽseyin hakkĂ˝nda ?öyle buyurmu?tur: "Allah’Ă˝m ben o ikisini seviyorum, Sen de sev, onlarĂ˝ seveni de sev." (BuhârĂ®, Libâs 60), "Hasan ve HĂĽseyin'i seven beni sevmi?, onlara kin tutan bana kin tutmu? olur." (Ahmed, II/288), "Onlar benim dĂĽnyada öpĂĽp kokladĂ˝?Ă˝m iki reyhanĂ˝mdĂ˝r." (TirmizĂ®, MenâkĂ˝b 30)

"Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden sadece gĂĽnahĂ˝ gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor." (el-Ahzâb, 33/33) âyeti inince Peygamberimiz Hz. Ali, FâtĂ˝ma, Hasan ve HĂĽseyin'i elbisesiyle bĂĽrĂĽyĂĽp ?öyle buyurmu?tur: "Allah’Ă˝m, bunlar benim ehl-i beytimdir. Bunlardan gĂĽnah kirini gider ve bunlarĂ˝ tertemiz yap." (TaberĂ®, TefsĂ®r, XXII) Bunu gören e?i Hz. ĂśmmĂĽ Seleme; "Ben ve kĂ˝zĂ˝m ne olaca?Ă˝z?” deyince Peygamberimiz "Sen de kĂ˝zĂ˝n da ehl-i beyttensiniz." (Ă‚i?e A. Bint ÞâtĂ®, a.g.e., s.II, c.139) buyurarak e?ine ve ĂĽvey kĂ˝zĂ˝na iltifat etmi?tir.

Hz. Osman ve RukĂ˝yye’den olan torunu Abdullah'Ă˝ altĂ˝ ya?Ă˝nda horoz gagalamĂ˝?tĂ˝. Çocuk hastalanĂ˝p vefat edince namazĂ˝nĂ˝ Peygamberimiz kĂ˝ldĂ˝rmĂ˝?, mezar ta?Ă˝nĂ˝ dikmi? ve sonra ?öyle buyurmu?tu: "YĂĽce Allah, kullarĂ˝ndan merhametli ve yufka yĂĽrekli olanlara rahmet eder." (A. Köksal, a.g.e., c.XI, s.133)

ÇocuklarĂ˝na ve torunlarĂ˝na atalarĂ˝nĂ˝n isimlerini (Abdullah, Ăťbrahim, FâtĂ˝ma…) koymu?, onlarĂ˝ en gĂĽzel ?ekilde yeti?tirmi?, onlarla her zaman özel ilgilenmi?, onlara bol bol dua etmi?tir. Hz. FâtĂ˝ma gelin olduktan sonra da altĂ˝ ay kadar evine u?rayarak onlarĂ˝ namaza kaldĂ˝rmĂ˝?tĂ˝r. (Bkz. TaberĂ®, TefsĂ®r, c.XXII, s.6)
YĂ˝llarca onun hizmetinde bulunan Enes b. Malik, "Ben ev halkĂ˝na Hz. Peygamber’den daha ?efkatli olan birini görmedim." der. (MĂĽslim, IV, 1808)
Namaz kĂ˝larken torunlarĂ˝ndan biri sĂ˝rtĂ˝na çýkmĂ˝?, bu yĂĽzden namazĂ˝ biraz uzatmĂ˝?tĂ˝. (Nesâî, Ăťftitâh 83) Bir defasĂ˝nda namazĂ˝nĂ˝ kĂ˝sa tutmu? ve sebebinin soranlara; “Bir çocuk a?lamasĂ˝ duydum ve annesi ĂĽzĂĽlmesin diye namazĂ˝ kĂ˝sa tuttum.” (Nesâî, KĂ˝ble 35) cevabĂ˝nĂ˝ vermi?tir.

O, her zaman çocuklarĂ˝ kuca?Ă˝na almĂ˝?, öpĂĽp ok?amĂ˝?tĂ˝r. On tane çocu?u oldu?u halde hiç birisini alĂ˝p öpmedi?ini söyleyen bir arabiye; “Merhamet etmeyene merhamet edilmez. Allah kalbinden merhameti sökĂĽp almĂ˝?sa ben ne yapabilirim!” (BuhârĂ®, Edeb 22) buyurmu?tur.

Dadýsý Ümmü Eymen'i sýk sýk ziyaret ederek kendisine "anne" diye hitap etmi?tir. Yine onun için; "Anamdan sonra annem, benim ev halkýmdan geride sa? kalan kimsedir." diyerek iltifat etmi?tir. (A. Köksal, a.g.e., c.II, s.54)

EbĂ» Talib'in e?i FâtĂ˝ma bint-i Esed'in, Peygamberimiz’in yanĂ˝nda bĂĽyĂĽk bir mevkii ve itibarĂ˝ vardĂ˝. Zira o, Hz. Peygamber’le küçüklĂĽ?ĂĽnde ilgilenmi?ti. O, ilk yĂ˝llarda MĂĽslĂĽman olmu? ve Medine'ye hicret etmi?ti. Peygamberimiz zaman zaman onu ziyaret ederek evinde ku?luk uykusu uyurdu. O mĂĽbarek kadĂ˝n vefat edince; "BugĂĽn annem vefat etti!" buyurdu, gözya?larĂ˝ içine damlayarak a?ladĂ˝. Gömle?ini çýkarĂ˝p ona kefen yaptĂ˝. "EbĂ» Talib'den sonra bu kadĂ˝n kadar bana iyili?i dokunan bir kimse olmamĂ˝?tĂ˝r." buyurdu ve ona dua etti. Yine onun hakkĂ˝nda ?unlarĂ˝ söylemi?tir: "O benim annemdi. Kendi çocuklarĂ˝ aç dururken önce beni doyururdu. Kendi çocuklarĂ˝ dururken önce benim saçýmĂ˝ ba?Ă˝mĂ˝ yĂ˝kar, tarar ve gĂĽl ya?larĂ˝yla ya?lardĂ˝." (Ăťbn-i Sa'd, c.VIII, s.222)

Mute Sava?Ă˝’nda amcao?lu Cafer ?ehit olunca evine giderek, onun o?ullarĂ˝nĂ˝ ba?rĂ˝na basmĂ˝?, öpmĂĽ?, koklamĂ˝? ve a?lamĂ˝?tĂ˝r. Sonra ev halkĂ˝ için yemek hazĂ˝rlatĂ˝p onlara ikram etmi? ve iki o?lunun bakĂ˝mĂ˝nĂ˝ ĂĽstlenmi?tir. (A. Köksal, a.g.e., c.XV, s.74-76)

Sonuç olarak diyebiliriz ki; çok yönlü bir insan olan Sevgili Peygamberimiz, Yüce Allah'ýn Kur'ân'da belirledi?i ölçüleri hayatýnda en güzel bir ?ekilde uygulamý?, akraba ili?kilerinde de en güzel örnekleri sunmu?tur. Onun gerek peygamberlik öncesi, gerek sonrasý hayatý, dün oldu?u gibi bugün de ve kýyamete dek, insanlý?ý aydýnlatacak güzelliklerle doludur.

Rabbimiz, gönlĂĽmĂĽzĂĽ Sevgililer Sevgilisi’nden mahrum etmesin!
Rehber
Rabbim,her vesiLede SENÝN keremin saklýdýr,
SebepLer sayýsýnca hamd SANA....


“Benimdir” diye bildiklerim Senindir
Beni bende olanlara bende etme
“Ben” diye bildiĂ°im de Senin emrindir
Beni bende býrakýp Senden etme
Rabbim, yüzümü Sana döndüm
Gönlümü de Sana çevir
Rabbim, bir Seni bir bildim
Sevdalarýmý Sende bitir...