Haziran 26, 2019, 10:30:13 S
Haberler:

O ki, hanginizin daha güzel davranacaðýný sýnamak için ölümü ve hayatý yaratmýþtýr. O, mutlak galiptir, çok baðýþlayýcýdýr. (Mulk -2)

KOCA YUSUF

Balatan MiM, Austos 04, 2009, 12:24:05 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

MiM

Austos 04, 2009, 12:24:05 S Last Edit: Mart 19, 2010, 03:53:43 by MiM
KOCA YUSUF

Avrupalýlarla güreþmeyi cihad kabul eden cihan þampiyonu pehlivan
KOCA YUSUF

Pehlivanlarýmýzýn dünyaya nam saldýklarý 19. asýrdayýz. Henüz yürümeye baþladýðý andan itibaren akranlarýyla kapýþarak pehlivanlýða ilk adýmý atan yiðitlerimiz, büyüdükçe ustalarýn nezareti altýnda güreþ dersi alarak er meydanýna hazýrlanmaktadýrlar. Devrin hâkim havasý altýnda, saðlam bir dinî ve millî kültür alan pehlivanlar, mertlik, yiðitlik, pehlivanlýk yarýþýý yapmayý en büyük zevk kabul etmektedirler. Devrin insanlarýnýn en büyük eðlencesi de bu yiðitlerin güreþlerini seyretmektir.

Asýrlardýr harp meydanlarýnda gayr-i müslimlerle karþýlaþmýþ yiðitlerimiz, ilk defa 19. asýrda, sulh zamanýnda "diyar-ý firengistan"da gayr-ý müslim pehlivanlarla karþýlaþmýþlardýr. Avrupa ve Amerika'da güreþerek dünyaya nam salan pehlivanlarýmýzýn en meþhuru Koca Yusuf tur.

Gelmiþ geçmiþ en meþhur pehlivanlarýmýzdan olan Koca Yusuf, ulemâlarýn "darül harp"te güreþ tutmanýn ve müslümanlarýn maddeten de güçlü olduklarýný isbat etmenin de bir cihad olduðu yolunda beyanlarý üzerine Avrupa ve Amerika'ya itmiþ oralardaki bütün meþhur pehlivanlarýn sýrtýný yere vurarak cihan pehlivaný unvanýný almýþtýr.

Evlâd-ý fâtihan'dan olan Koca Yusuf 1865'te Deliorman'ýn Þumla köyünde dünyaya gelmiþtir. Çocukluðundan itibaren güreþe merak salan Yusuf on altý yaþýnda ayaðýna kisbet geçirerek er meydanýnda boy göstermeye baþlamýþtýr.

Yusuf, çevikliði, kuvveti, ustalýðý yaný sýra; açýk sözlülüðü, mertliði ve Ýslâm'ý yaþamadaki hassasiyetiyle de dikkatleri çekmektedir.

Yirmi yaþýna geldiðinde kendisine antreman verecek pehlivan bulamayan Koca Yusuf çoðu vakit tek baþýna çalýþmaktadýr.

Yusuf, koca koca kütükleri kaldýrmakta, bu kütükleri kucaðýna alarak taþýmaktadýr. Her gün yüksek daðlara inip çýkan, koþan, temiz havayý ciðerlerine dolduran Yusuf, duvar idmaný yapmakta, çamur yoðurarak parmaklarýný ve bileklerini kuvvetlendirmektedir.

Koca Yusuf yirmi yaþýnda iken 1885 yýlýnda, 26 senedir Kýrkpýnar Baþpehlivanlýðýný elinde bulunduran Aliço ile berabere kalmýþ, Aliço da sonrasýnda Koca Yusuf un "baþpehlivanlýða" layýk bir yiðit olduðunu kabul ederek baþpehlivanlýðý devretmiþtir. Bu tarihten itibaren Yusuf Türkiye'nin baþpehlivanýdýr. Karþýsýna çýkan hiçbir pehlivan kendisinden bu unvaný almaya muvaffak olamamýþdýr. Devrin meþhur pehlivanlarý; Adalý Halil, Kara Ahmet, Katrancý, Karagöz Ali, Memiþ, Filiz Nurullah, Kurtdereli Mehmet ve Hergeleci Ýbrahim Koca Yusuf la kapýþmýþlar, hepsi de Yusuf un kendilerinden üstün pehlivan olduðunu kabul etmiþlerdir...

Er meydanýnda kýran kýrana güreþ yapýlmaktadýr. Zamana sýnýrlama yoktur. Mesala 1890'da Koca Yusufla Adalý beþ saat güreþmiþler, fakat herhangi bir netice alamamýþlardýr.

Türkiye'nin en kuvvetli adamý kabul edilen Yusuf, Fransýz sirk cambazý Doublier'in dikkatini çeker ve Yusuf u Avrupa'ya götürerek güreþtirmek bu sayede para kazanmak ister.

Meseleyi Koca Yusuf a açtýðýnda ilk baþlarda kabul etmeyen Yusuf, bilahare parayý pulu aklýna getirmeden, sadece "keferelerin sýrtýný yere vurmak" ve Müslümanlarýn maddî kuvvet bakýmýndan da üstün olduklarýný isbatlamak için Avrupa'ya gitmeðe razý olur.

Avrupalýlar o devirde serbest güreþin yabancýsý olduðundan Koca Yusuf Greko Romen güreþi dersi alýr. 1895'te Fransa'ya gider. Yusuf, antremanda bile olsa içerisinde yeniþme olmayan güreþi kabul etmemekte, karþýsýndaki rakibini tutar tutmaz yere sermektedir.

Fransa'ya giden Yusufun nâmý kýsa zamanda bütün Fransa'da duyulmaya baþlamýþtýr. Yusuf peþpeþe yaptýðý güreþlerde rakiplerini bir dakika bile beklemeden tuþ yapmaktadýr.

Fransa'nýn meþhur güreþçileri, Fenelon, Furnier, Dumont, Pol Pons, Sabes ve Feliks Bernard'ý Fransýzlarý hayrette düþürecek kadar kýsa zamanda yener. Mesela Dünya þampiyonu diye tanýnan Sabes'i dört saniyede tuþ eder.

MiM

Yusufun rakiplerini nasýl yendiðini anlamaya bile vakit bulamayan seyirciler güreþlerin uzatýlmasýný istemektedirler. Yusuf ise böyle bir teklifi þiddetle reddetmektedir. Menejerleri Yusuftan yavaþ güreþmesini rica ederler. Yusuf bu teklifi kabul eder. Fakat Yusuf rakipleriyle bir-iki dakika oynadýktan sonra kâfi bulmakta ve sýrtlarým yere vurmaktadýr. Çaresiz kalan organizatörler Yusufun karþýsýna peþ peþe iki güreþçi çýkarýrlar ve iki güreþçinin yirmi dakika dayanmasý halinde büyük para vadederler. Ne varki Yusuf kendisiyle peþ peþe güreþen Gambier ve Raul gibi meþhur güreþçileri de yirmi dakika dolmadan tuþ yapýverir.

Yusuf, karþýsýna çýkan maðrur Rum Pierri ve Ýngiliz Tom Cannon'u da kýsa zamanda tuþ eder.

Avrupalý organizatörler, bu müthiþ pehlivaný ancak bir Müslüman pehlivanýnýn yenebileceðine kanaat getirerek Türkiye'den Hergeleci Ýbrahim'i getirirler.

Fransa'da karþý karþýya gelen Koca Yusuf la Hergeleci Avrupalýlarý hayrette býrakan müthiþ bir güreþ sergilerler. Anlaþmalarýna göre güreþ Türkiye'deki gibi serbest ve kýran kýrana olacaktýr.

Güreþ süratle devam ederken Yusuf, Hergeleci'ye boyunduruk takar, Hergelecinin burnundan kan akmaða baþlar. Telaþlanan hakemler güreþi durdurup Hergeleci'ye bir þikayeti olup olmadýðýný sorarlar. Þaþýran Hergeleci burnundan devamlý akan kana aldýrýþ etmeksizin; "Neden ola ki? Ýþte pekâla güreþip duruyoruz." der.

Oynaþ güreþe alýþmýþ Avrupalýlarýn þaþkýn bakýþlarý arasýnda bir nara savuran Koca Yusuf bu defa Hergeleciyi Kurt kapanýna alýr. Hergeleci'nin boðulduðunu zanneden seyirciler telaþlanýrlar, kadýnlar baðrýþmayâ, aðlaþmaya baþlar. Jüri heyeti ayrýlmalarýný ister. Yusuf aldýrýþ etmez. Birkaç kiþi Yusufu çeker yine de ayýramazlar. Bu defa sopalarla, bastonlarla Yusufun sýrtýna, kafasýna vurmaða baþlarlar. Netice'de ayrýlan pehlivanlar berabere ilan edilir. Her iki pehlivanýmýz da neticeden memnun deðildir. Yusuf;

"Ne güzel güreþiyorduk" derken Hergeleci;

"Bizde erkek güleþir, kadýn aðlar; ama asla güreþi býrakýn demez." ifadeleriyle kýrgýnlýðýný ortaya koymaktadýr.

Fransýzlar Yusufu yendirmek için Amerika'dan zincirkýran lakaplý Leitner'i getirtirler. Ne var ki Yusuf Leitner'i de kýsa zamanda tuþ ediverir.

Fransa'da karþýsýna çýkacak rakip bulamayan Yusuf sýkýlmaða baþlar. Onu en fazla organizatörlerin davranýþlarý üzmektedir. Yusufun paraya pula metelik vermediðini bilen organizatörler onun sýrtýndan büyük servetler elde ederken Yusuf a çok az pay vermektedirler. Yusuf buna da aldýrýþ etmez. Fakat inancýna göz dikilmesi Yusuf u çileden çýkarýr.

Güreþirken tesettüre riayet eden ve diz kapaklarýný örten þortla güreþ tutan Yusuf hususi hayatýnda da dinî inançlarýna son derece baðlýdýr. Namazlarýný düzenli olarak kýlmaktadýr. Yemeklerinin piþtiði kaplarda daha önce domuz yaðý ve etiyle yemek piþmiþ olmasý ihtimalini göz önünde bulunduran Yusuf önceden bu kaplan iyice yýkatmakta ve yemeklerin piþmesine bizzat nezaret etmektedir.

Yusufun sýrtýndan para kazanan Fransýz Doublier sýrf Yusufun inancýyla alay etmek için bir gün yemeðine domuz eti karýþtýrýr. Bunu farkeden Yusuf, Doublier'i haklamak ister. Durumu farkeden Fransýz kaçar. Ahlaksýzlýktan tiksinen Yusuf, hele inancýna karþý yapýlan bu hakarete tahammül edemiyerek yapýlan bütün teklifleri reddederek Fransa'da güreþ yapmak istemez. Yusufun davranýþlarý hayretle karþýlanmaktadýr. Ýngiliz Torna Cannon, "Meðer sizin Yusufun ahlaký da gövdesinin kuvveti kadar yamanmýþ" demektedir.

MiM

Fransa'daki ve civardan gelen bütün meþhur güreþçileri yenen Yusuf kendisine yapýlan teklifi kabul ederek Amerika'ya gider.

Koca Yusuf Amerika'da

Amerikan basýný Koca Yusufun geliþine büyük ehemmiyet vermiþ ve yaptýklarý neþriyatlarla Yusufu methetmiþlerdir. Gazeteler ayný zamanda Yusufun meydan okumasýna cevap vermeyen Amerika'lý güreþçilerle de alay etmektedir.

"Güreþ âleminin Ýskender'i, Napolyon'u geldi"

diyen Amerikan basýný Yusuf tan þöyle bahsetmektedir:

"Týrnaðýnýn ucuna kadar namuslu bir adam ve ne miktar olursa olsun para onu satýn alýp cambazlýk yaptýramaz."

"Bizim sporculara pek tuhaf gelecek bir gerçek var. Bu Türk paraya hiç önem vermiyor."

"Yusuf geldi. Güreþ etmek istiyor ve isteðinde gayet samimi. Parasýný da yatýrdý. Gelgelelim karþýsýna çýkacak Amerikalý bulunmuyor. Bundan çýkan mânâ bizimkilerin müthiþ ziyaretçinin kuvvetinden ürktükleridir."

"Müthiþ Türk Yusuf, maçlarýný Nev York'a gelmeden evvel ayarlamadýðý ve güreþ etmek istediðini uluorta söylediði için hata etmiþtir. Böyle bir açýklama Amerikalý güreþçileri paniðe uðratmak için kâfiydi. Anlaþýldýðýna göre, þimdiye kadar þampiyonuz diye poz veren adamlar, Türk bu memlekette kaldýkça meydana çýkmayacaklar."

Güreþmek ümidiyle Amerika'ya gelen Yusuf her sabah organizatörlere; "Bugün güreþecek miyim" diye sormaktadýr.

Yusufun karþýsýna çýkacak güreþçi bulamayan organizatörler nihayet akýllarýnca bir çare bulurlar. Yusufun karþýsýna peþ peþe beþ güreþçi çýkacaktýr. Ne var ki, Yusuf birincisinin sýrtýný yere serince diðer dört güreþçi, mindere çýkmaktan vazgeçerek organizatörleri hayal kýrýklýðýna uðratýrlar.

Bir diðer çare olarak Yusuf a beþ dakika dayanana yüz dolar vaadedilir. Bu da netice vermez. Çünkü hiçbir güreþçi Yusufun karþýsýnda beþ dakika dayanamamaktadýr.

Yusuf kendisine meydan okuyan, "Amerikan þampiyonu" unvanlý Robert'le güreþir. Ancak iki dakika boyunca Yusufun eline geçmemek için devamlý kaçan Robert yakalanacaðýný anlayýnca minderden aþaðý atlar. Çok kýzan Yusuf salonda bulunan on bin kiþiyi kendisiyle güreþe davet eder. Müteakip güreþinde Yusuf Robert'i periþan ederek yener.

Yusufun Amerika'daki meþhur güreþlerinden birisi de John F.Mc.Cormick ile yaptýðý güreþtir. Anlaþmaya göre Yusuf Mc.Cormick'i bir saat içerisinde üç defa tuþ yapacak, yapamadýðý takdirde maðlup sayýlacaktýr. Güreþ baþladýktan yedi dakika sonra Yusuf üç tuþu da yapmýþtýr...

MiM

1898'de Amerika'da fýrtýna gibi esen Yusuf Amerika turuna çýkar ve her gittiði yerde rakiplerini periþan eder. Zaman olur 41 derece ateþle güreþir.

Yusuf kendisine meydan okuyan ve esip savuran Rum Heraklides'i periþan eder. Rumla yaptýðý güreþlerin birincisinde 47 saniyede, ikincisinde ise 23 saniyede tuþ yaparak Rum'un maðrur burnunu yere sürter.

Yusuf Amerika'da son maçýný serbest güreþ dünya þampiyonu Lewis ile yapmýþtýr. Chicago'da yapýlan güreþte Lewis'i üst üste iki defa yenmiþtir.

Yaptýðý bütün karþýlaþmalarda, dininin, vatanýnýn, milletinin þânýný düþünen Yusuf devamlý galip gelmiþtir. Avrupalýlar kendisine "yenilmez Türk" ünvanýný takmýþlardýr.

Yusufun gözünde kazandýðý paralarýn ehemmiyeti yoktur. O artýk vatanýný, ailesini özlemiþtir.

Yusuf kalan ömrünün iki çocuðu ve ailesiyle birlikte, Eyüb Sultan civannda alacaðý bahçeli bir evde ibadet yaparak geçirmek istemektedir.

Vatan hasretine dayanamayan Yusuf New York'tan 21 Mayýs 1898'de Fransýz bandýralý da Bourgogne Transatlantiði'ne binerek yola çýkar. Ne var ki ecel onu okyanusta beklemektedir. Bindiði gemi sis yüzünden Ýrlanda bandýralý Crmartyshire gemisiyle çarpýþýr.

Geminin battýðýný gören Yusuf abdest alarak iki rekat namaz kýlar. Daha sonra bir filikaya binmek üzere denize atlar. Ne var ki can telaþýna düþen tayfalar ve yolcular Yusufun binmesiyle filikanýn batacaðýndan ürkerek onun filikaya binmesini engellerler. Yusufun mengene gibi kayýðýn kenarýna yapýþan elini kürek darbeleriyle sökemeyince balta ile bileklerini keserler. Bunun üzerine Yusuf 5 Haziran 1898'de boðularak ruhunu Rahmân'a teslim eder.

Yukar git