Haziran 19, 2019, 06:57:53 S
Haberler:

Þüphesiz, iman edip de güzel davranýþlarda bulunanlar için, nimetleri bol cennetler vardýr. Orada ebedi kalacaklardýr. Bu, Allah'ýn verdiði gerçek sözdür. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir. (Lokman -8,9)

Uygurlarýn Neler Çektiði Bu Röportajda..!

Balatan liprade, Temmuz 12, 2009, 03:00:25 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

liprade

Uygurlarýn neler çektiði bu röportajda

Çin'in Uygurlar katliamý yeni bir þey deðil. Doðu Türkistan'da yýllardan beri zulüm var. Oruç yasak, hacca gitmek imkansýz. Çocuk doðurma isteði ise vahþice sonlanýyor.   



M. Mustafa UZUN'un röportajý

Doðu Türkistan, coðrafyamýzýn unutulan topraklarýndan sadece bir tanesi. 100 yýldýr Komünist Çin, kardeþlerimize zulmediyor. Uygur Türkleri aþaðýlanýyor, inançlarýna müdahale ediliyor, bebekleri katlediliyor, kimliklerine saldýrýlýyor. 25 Milyon Müslüman orada mazlum. Bir umut ýþýðý olarak Türkiye’yi görüyorlar. Türkiye’yi çok seviyorlar. Ama Türkiye bu sevginin karþýlýðýný verebiliyor mu?

Dünya Uygun Kongresi Genel Sekreteri Dulkun Ýsa Bey ile bu son olaylar baþlamadan çok önce, bugünlerin de habercisi olacak o inanýlmaz atmosferi görüþmüþtüm. Sanýrým siz de okudukça dehþete düþecek ve en azýndan bir dua göndereceksiniz o uzak ülkedeki kardeþlerimize…

***

Öncelikle Dünya Uygur Kongresi’nden bahsedebilir misin?

Elbette. Dünya Uygur Kongresi, Doðu Türkistan Müslümanlarýnýn yaþadýklarý zulümleri Dünya Kamuoyuna duyurmak, dünya halklarýný zulme karþý harekete geçirmek, Çin Hükümetini bu noktada sýkýþtýrmak ve Doðu Türkistan dýþýndaki Türklerin haklarýný savunmak için kuruldu. Zulme karþý dik durabilmek için kuruldu.

Doðu Türkistan’da neler oluyor?

Doðu Türkistan’da 25 Milyon civarýnda Türk var. Hepsi Müslüman. Þiddetli bir dini baský söz konusu. Müslümanlar ama özgürlükleri engelleniyor. Ýnançlarýný yaþamalarý engelleniyor. Zorluklar çýkartýyorlar. Yasak her yerde.

UYGURLAR'A RAMAZANDA ZORLA ÖÐLEN YEMEÐÝ

Neleri yasaklýyorlar mesela?

Ramazan mesela… Öðrencilerin oruç tutmasý net kurallarla yasaklanmýþ durumda. Oruç tutturmuyorlar. Kontrol ediyorlar. Zorla yemek yediriyorlar. Bunun propagandasýný yapýyorlar.

Peki, milletin oruç tutmasý bir iþgalci için nasýl problem olabilir ki?

Oruç tutulup tutulmamasý onlarý ilgilendirmiyor muhakkak ama bunu kimliklerimiz üstünde bir baský aracý olarak kullanýyorlar. Onurlarýmýzý ayaklar altýna almak için bu tür þeyleri kullanýyorlar. Lokantalarýný her hangi bir sebeple Ramazan ayý içerisinde kapatanlarýn tespit edilmeleri durumunda 10 bin yuen para cezasý kesiliyor. Tekrarý durumunda ise lokanta sahibi “Çin Komünist Partisinin talimatlarýna karþý çýktýðý” suçlamasý ile tutuklanarak hapsediliyor. Diðer yandan Fabrika, okul ve devlet dairelerinde özel ve kasýtlý olarak öðle yemeði veriliyor ve bu yemeðe katýlmayý mecburi hale getirmiþ bulunuyorlar. Yemeðe katýlmayanlar ya da yemeyenler fiþlenerek ya iþten uzaklaþtýrýlýyor, ya okuldan atýlýyor, ya da sürgüne gönderiliyorlar.   

Baskýlar buradan göründüðünden daha aðýr anlaþýlan.

Evet. Bu insanlýk dýþý zorlamalara dayanamayan bazý çiftçiler geçici bir süre için, ülkenin ormanlýk ve daðlýk alanlarýna kaçarak oralarda gizli, gizli dini ibadetlerini yerine getirmek mecburiyetinde kalmaktalar. Bu kiþilerin yerlerinin tespit edilmeleri halinde ise, “bir terör eðitim kampý keþfedilerek kamptaki teröristler etkisiz hale getirildi” þeklinde açýklamalar yapýlarak sadece Ramazan ayýnda dini ibadetlerini yerine getirmek istemekten baþka arzularý olmayan masum insanlar havadan ve karadan askeri operasyonlarla hunharca, vahþice katledilmekteler…

Dünya Kamuoyu bunlar görüyor mu?

Bilindiði üzere 2008 yýlýnýn Ramazan ayý 1 Eylül’de, yani sözde “Dünya Barýþ Günü”nde baþladý. Fakat ne yazýk ki, 1 Eylül’ü “Dünya Barýþ Günü” olarak ilan eden ve kendileri fildiþi kulelerinde saltanat süren mahfiller, dünyanýn gerçekleri ve Doðu Türkistan’daki insanlýk dramý karþýsýnda “üç maymun” rolünü oynamayý inatla sürdürüyorlar... Ýþte bu durum ise,  “Dünya barýþý”, “Demokrasi”, “Ýnsan haklarýnýn kutsallýðý” gibi beylik söylemlerle vakit öldürmenin abesle iþtigal olduðunun açýk bir göstergesidir…

Özellikle Ýslam’ýn sembol ibadetlerine saldýrýyorlar sanýrým.

Evet!..  Hacca göndermiyorlar mesela. Yasak. Resmi yasak. Çok sýnýrlý sayýda hacý çeþitli bahanelerle gidebiliyor ancak. Her þeye raðmen hacca gitmeye çalýþan birisi için yol çok uzun. En erken tüm iþlemler 6 yýlda bitiyor. Mesela, 2006 yýlýnýn Aðustos ayýnda Hac farizasýný yerine getirmek için yola çýkan 5 bin Uygur, Hac vizesi alamadý.

Halkýn buna tepkisi nasýl oluyor? Hacca buna raðmen gitmek istiyorlar mý?

Elbette. Gönül, yasak dinler mi? Tüm Doðru Türkistan halkýnýn gönlünde yatar o kutsal topraklarý ziyaret etmek. Býraksalar inanýlmaz sayýda Uygur Türkü o diyarlara gidecek.

Hayýrlýsý. Ýnþallah. Peki, ibadetlere baþka ne gibi yasaklamalar getiriyorlar?

Mantýk yok burada Mustafa Bey. Bakýn en zoru da camilerimize getirilen yasaklar. Çinliler, devlet memurlarýna, iþçilere, öðrencilere, öðretmenlere ve ev hanýmlarýna resmen camilere gitme yasaðý koyuyorlar. Millet resmen camilerden uzak tutuluyor. Sadece serbest meslek sahipleri ve yaþlýlar camilere gidebilirler ama sadece evinin yanýndaki camiye. Baþka camiye gidemez. Almazlar. Engellerler.

Zulüm çok aðýr yani...

Evet. Durum aslýnda tahmin ettiðinizden daha aðýr. Çok çile çekiyor Uygurlar orada. Öðrencileri özellikle kontrol ediyorlar. Oruçlarýný sorguluyorlar. Sahurlarda evleri kontrol ediyorlar. Iþýklarý yanan evlere bir sürü problem çýkartýyorlar.

9 AYLIK BÝLE OLSA ÇOCUÐU ANNE KARNINDAN ALIYORLAR

Baþka?

Kürtaj þart. Çocuk kaç aylýk olursa olsun alýnýyor. Ýsterse 9 aylýk olsun, fark etmiyor. Öðrendikleri anda kolluk güçleri ile çocuðu aldýrýyorlar. Nüfus planlamasý yapýyoruz ayaklarý ile Uygur Türklerini yok etmeye çalýþýyorlar. Bizim topraklarýmýzdaki Çin Nüfusunu artýrmaya, bizi azaltmaya çalýþýyorlar. Geçen hafta bu tür bir olay yaþandý Doðu Türkistan’da. Arzugül isminde bir hanýmýn çocuðunu epey büyükken fark ettiler ve aldýrdýlar. Biz bunu dünya kamuoyuna duyurduk. Amerikan Kongresine yansýttýk. Müdahale ettiler, Çin’e sordular. Bunun üzerine Çin Hükümeti, Arzugül Hanýmý ve tüm ailesini gözaltýna aldý. Sürekli kontrol ediyorlar þu anda. Dýþarý çýkýþlarýný yasakladýlar.

Bütün bu zulümlere raðmen Ýslam ne âlemde Doðu Türkistan’da? Ýslam’a bakýþ ne durumda?

Doðu Türkistan halký Saltuk Buðra Han’dan beri Müslüman.  1000 yýllýk bir geçmiþ söz konusu. Ýslam’ý bitirme imkânlarý var mý Mustafa Bey? Ýslam’ýn ipine sýmsýký sarýlýyor halkýmýz. Çözüm yolunun bir tek orada olduðunu biliyorlar. Dinlerinden ve özgürlüklerinden vazgeçmiyor. Tüm zulümlere ve iþkencelere raðmen vazgeçmiyorlar. Dini gerekleri yerine getirmeye çalýþýyorlar.

ÇÝNLÝLERE BENZEMEMEK ÝÇÝN KISA CEKET GÝYMÝYORLAR

Gelenekler korunabiliyor mu?

Elbette!... Uzun yýllar boyunca “Çinliler giyiyor” diyerek Türkler kýsa ceket giymediler. Çinliler saç býrakýyor diyerek Türkler saç býrakmadýlar. Çinlilerin baþlarý çýplak gezdikleri için Türkler Doppasýz (Doðu Türkistanlýlarýn milli takkelerinden) gezmeyi arsýzlýk saydýlar. Doðu Türkistanlý Anne-babalar bu günlere kadar çocuklarýna sürekli olarak Çinlilere hiç benzemeyen karakteristik özelliklerini hatýrlattýlar ve o karakterlerinden de asla taviz vermemeleri gerektiði yolunda nasihat ve vasiyetlerde bulundular. Çinliler tarafýndan açlýða ve sefalete mahkûm edildiklerinde bile açlýktan ölmek pahasýna bile olsa dinimizce yenilmesi haram sayýlanlarý yemediler Çinlilerin giydiklerini giymediler, onlarýn arsýzlýk ve hayâsýzlýklarýný nefretle karþýladýlar. Hatta Pazaryerinde satýþa sunulan meyvelere bir Çinlinin dokunmasý durumunda “senin dokunduðunu Müslümanlara nasýl satarým” diyerek tezgâhýndaki sebze veya meyveleri çöpe döken esnaf Doðu Türkistanlýlar oluyor. Doðu Türkistanlý ebeveynler çocuklarýný sabah okula gönderirlerken “Çinlilerden uzak dur” tembihi ile uðurlamaktadýrlar.

Sembol isimleriniz de var. Mesela Üç Efendilerden bahsedebilir misiniz?

Elbette!... “Üç Efendiler Hareketi”  Doðu Türkistan’ýn siyasi liderleri olan hepimizin de saygý ve rahmetle andýðýmýz merhum Dr.Mesut Sabri Baykozu, Mehmet Emin Buðra ve Ýsa Yusuf Alptekin’in 1943-1949 yýllarý arasýnda devrin siyasal ve sosyal þartlarý göz önüne alýnarak, Doðu Türkistan’da ve Çin’in o yýllardaki siyasi baþkenti olan Çungking’de yürüttükleri Doðu Türkistan milli mücadelesinin adý.

Doðu Türkistan için önemi nedir?

Çok önemli, çünkü özünde siyasi bir hareket olmakla birlikte ayný zamanda soysal ve kültürel yönlerinin de bulunduðu, geniþ kapsamlý bir milli mücadele hareket. Üç Efendiler, Doðu Türkistan hürriyet mücadelesinde önemli bir kilometre taþý. Tarihin bir evresinde bir kapý aralanmýþ; oradan girilerek, ülkeyi aþamalý olarak özerkliðe, self-determinasyona ve sonunda baðýmsýzlýða götüreceði umulan, ince ve uzun bir yolculuða çýkýlmýþtý.  Bu süreçte önemli mesafeler alýnmýþ, deðerli kazanýmlar elde edilmiþtir.

HERKES UMUDUNU TÜRKÝYE'YE BAÐLAMIÞ DURUMDA

Uygur Türklerinin Osmanlý’ya ve Türkiye’ye bakýþý nedir?

Net olarak ifade etmek gerekirse, herkes Türkiye’ye umudu baðlamýþ durumda. Ümitvarýz. Bizi Türkiye kurtaracak. Osmanlý, bizim baðýmsýzlýðýmýzý kabul etmiþti. Bölgeye Osmanlý âlimler ve savaþçýlar gönderdi. Þimdi de kurtuluþ ümidimiz Türkiye.

Türkiye iliþkiler ne durumda?

Bizim güzel adetlerimiz var Mustafa Bey. Mesela, Osmanlý Döneminde de, þimdi de; Tüm zorluklara raðmen Hacc’a gidip, Doðu Türkistan’a giden herkese þu soru sorulur; “Ýstanbul’a gittin mi?” Eðer Hacc yolunda veya dönüþte Ýstanbul’a uðramamýþsa üzülürler. Ýstanbul ve Türkiye aþký bambaþkadýr.

Türkiye’nin bakýþý nedir bu durumda Doðu Türkistan’a?

Türkiye, eskiden Doðu Türkistan davasýnýn ocaðýydý. Ama þimdi Doðu Türkistan yetim kaldý. Maalesef. Avrupa sahip çýkýyor, ABD sahip çýkýyor. Farklý gerekçelerle de olsa bilmeye, öðrenmeye çalýþýyorlar. Avrupa Parlamentosundan daha yeni döndüm. Bir konuþma yaptým orada. Dertlerimizi sýkýntýlarýmýzý anlattým. Hükümetler genel olarak bizi destekliyor.

Türkiye?

Son zamanlarda Türkiye’den maalesef destek göremiyoruz. Çaðrýmýz þu; eðer Müslüman ve Türk olarak bizi dikkate almýyorsa bile insan olarak dikkate alsýnlar. Ýnsan haklarý ihlali var desinler. Buna dikkat çeksinler.

Neler yapýyor Türkiye?

Destek vermemesi bir tarafa, bize bile vize vermiyor. Alman vatandaþýyým ayný zamanda. Geçen gün Türkiye’ye almadýlar beni. 22 saat havaalanýnda beklettiler.  Nedenini de belirtmediler. Dünya Uygur Kongresi olarak Türkiye’ye resmen baþvurduk.  Ýçiþleri Bakanlýðý cevap vermiyor. Tahminimiz Çin baskýsýndan dolayý bunu yapýyorlar ve bu çok acý.

Acý. Peki, Dünya Uygur Kongresi neler yapýyor?

Dünya Uygur Kongresi olarak birçok faaliyet yapýyoruz. Çok kapsamlý çalýþmalar yapýyoruz. Kültürel ve siyasi çalýþmalar yapýyoruz. Kitaplar, dergiler yayýmlýyoruz çeþitli dillerde. Doðu Türkistan’dan haberler veriyoruz. Kamuoyu oluþturmaya çalýþýyoruz. Halkýmýza da moral vermeye, uyandýrmaya çalýþýyoruz. Ses vermeye çalýþýyoruz dünya’ya. Bir ümit vermeye çalýþýyoruz. Birleþmiþ Milletler de, Almanya da ve Avrupa Parlamentosu’nda toplantýlara katýlýyoruz, konuþuyoruz. Kanunlar çýkarttýrýyoruz. 2007 yýlýnda ABD Kongresinde Uygur Türklerinin dil, din ve sosyal haklarýnýn korunmasý kanunun kabul ettirdik.

Almanya Parlamentosunda Uygurlar hakkýnda özel oturum gerçekleþtirdik. Davamýzý duyuruyoruz. Geçen ayýn 25’inde BM de bir konuþma yaptým. Durumu anlattým. Ýnsanlarýmýza yapýlan iþkenceler hakkýnda yeni belgeler gösterdim. Bunun üzerine BM üyeleri Çin Hükümetini çok sýkýþtýrdý. Sorular yaðdý. Önümüzdeki yýl, Þubat ayýnda yine bir oturum var. Uygur Türkleri adýna yine Konferansýmýz olarak buna katýlacak ve dünya kamuoyunun dikkatini çekmeye çalýþacaðýz.

Ses geliyor mu hiç?

BM Ýnsan Haklarý Komisyonunun iþkenceleri inceleme yetkilisi ve raportörü olan Manfred Novak 2005 yýlýnýn Aralýk ayýnda görevli olarak Çin’e gittiðinde Pekin’deki hapishanelerde de incelemelerde bulunmuþ ve hatta yazdýðý “Yabani Güvercin” isimli bir hikâye yüzünden 10 yýl süre ile hapis cezasýna çarptýrýlan Uygur yazar Nurmuhammet Yasin Örkiþi ve tarihçi Tohti Mozart ile de görüþmüþtü. Manfred Novak, Çin’deki gözlem ve incelemeleri ile ilgili olarak hazýrladýðý raporda Çin’de iþkencenin çok yaygýn olduðuna vurgu yapmýþ ve gözlemler yapmakta olduðu bütün mahallerde baþýnda bulunduðu gözlemleme heyetinin Çin istihbarat yetkililerince yakýndan takip edildiðini belirtmiþti.

Ayrýca Çin’deki çalýþmalarý sýrasýnda önlerine çýkartýlan engellerden dolayý oldukça rahatsýz olduklarýný da belirtmiþ ve iþkence maðdurlarýna Çin güvenlik güçleri tarafýndan baský uygulanarak farklý ifadeler vermeye zorladýklarýný da ifade etmiþti. Bazen bunun gibi sesler geliyor yani. Uluslararasý Arena de, baþta Uluslararasý Af Örgütü olmak üzere sýk sýk raporlar yayýmlanýr.

Gulca’da neler oldu Dulkun Bey?

5 Nisan 1997 tarihinde Çin iþgali altýndaki Doðu Türkistan’ýn Gulca vilayetinde bütün suçlarý(!) Kadir gecesi münasebetiyle Kuran okumak ve dualar etmek maksadýyla bir araya gelmek olan kadýnlar, Çin iþgal güçleri tarafýndan yapýlan ani bir baskýnla toplu þekilde gözaltýna alýnarak polis merkezine götürülmüþtü. Bu durumu haber alan maðdur kadýnlarýn yakýnlarý Çin Polis merkezine gittiklerinde, toplandýklarý evden derdest edilerek götürülen kadýnlardan ikisinin cesedinin, yakýnlarýný almaya gelenlerin önlerine atýlmasý sonrasýnda çýkan olaylar bir anda bütün Gulca geneline ve Doðu Türkistan’ýn birçok þehirlerine yayýlarak bir milli kýyam hareketine dönüþmüþtü.

Çin iþgalcilerinin çok aðýr  zulümlerinin adeta patlamaya hazýr bir bomba haline getirdiði Doðu Türkistanlýlar için çok aðýr bir tahrik olan o hadise tam manasýyla “bardaðý taþýran son damla olmuþ ve artýk önlenemez bir milli tufan haline dönüþen bu öfke Çin iþgalcilerine karþý “Ya istiklal ya ölüm” savaþý halini almýþtý. Ama o savaþta ellerinde silah bulunmayan sayýsýz masum Doðu Türkistanlý, Çin iþgal güçlerinin aðýr silahlarla açtýklarý ateþ sonucu þehit oldu ve binlercesi de yaralandý.

Dünya’dan hiç ses gelmedi mi?

O dönemde Refah Partisi Hatay Milletvekili olan Mehmet Sýlay ve arkadaþlarý Gulca katliamý ve Doðu Türkistan’da meydana gelen olaylarla ilgili olarak Mecliste genel görüþme talebi yapmýþlar, tepkilerini koymuþlar ve hükümeti uyarmýþlardý.

Peki, bayram ne demektir Doðu Türkistan’da? Bayram’ý nasýl yaþýyorsunuz?

Teþekkür ederim Mustafa Bey!... Tüm dünya Müslümanlarý bayramý kutluyor. Ama Doðu Türkistan halký Allah’ýn hediyesi olan Bayramý gönül rahatlýðý ile kutlayamýyor. Camilere gidemiyor, sevinemiyor. Koca bir YASAK giriyor araya. Bayramlar biraz buruktur bizde Mustafa Bey.

Tamamen gözyaþý mýdýr Bayram size?

Hayýr!... Elbette biz de gülüyoruz. Gülmeye çalýþýyoruz. Bayram sonuçta bu. Adetlerimiz ayný. Türkiye’de bayram nasýlsa Doðu Türkistan’da da ayný. Beraber aðlayýp, beraber gülüyoruz. Dertlerimizi unutuyoruz Bayramda.  Akraba ziyaretleri vesaire Türkiye ile ayný.  Arkadaþlar hep beraber oturur, türküler söylerler, çay içerler. Gelenekleri yaþatmaya çalýþýyorlar. Hep beraber kurbanlarý kesip, hep beraber yer ve özellikle çaylarý içip evlere daðýlýrýz.



(Haber 7)






"Cehalet hýyar olmuþ gidiyor son sürat/  Enkaz-ý beþer koþuyor elde tuzluk alýk surat"

HAdeKa

Uygur Türklerinin Osmanlý’ya ve Türkiye’ye bakýþý nedir?

Net olarak ifade etmek gerekirse, herkes Türkiye’ye umudu baðlamýþ durumda. Ümitvarýz. Bizi Türkiye kurtaracak. Osmanlý, bizim baðýmsýzlýðýmýzý kabul etmiþti. Bölgeye Osmanlý âlimler ve savaþçýlar gönderdi. Þimdi de kurtuluþ ümidimiz Türkiye.


Türkiye?

Son zamanlarda Türkiye’den maalesef destek göremiyoruz. Çaðrýmýz þu; eðer Müslüman ve Türk olarak bizi dikkate almýyorsa bile insan olarak dikkate alsýnlar. Ýnsan haklarý ihlali var desinler. Buna dikkat çeksinler.



EMEÐÝNE SAÐLIK..

ALLAH YARDIMCILARI OLSUN :'(


"Tutalým ki Dikenim.. Hem de Kötü Bir Diken.. Ama Nihayetinde GüLLerLe Bir Aradayým…" [Hz. Mevlana]

Yukar git