Haziran 25, 2019, 05:56:04
Haberler:

Yeryüzünü size boyun eðdiren O'dur. Þu halde yerin omuzlarýnda (üzerinde) dolaþýn ve Allah'ýn rýzkýndan yeyin. Dönüþ ancak O'nadýr.(Mulk -14)

Alan Açýsýndan Zekatýn Önemi Nedir?

Balatan ...Tefekkür..., Haziran 22, 2009, 07:01:02 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

...Tefekkür...

Alan Açýsýndan Zekâtýn Önemi Nedir?

* Zekât, alýcýsýný zarurî ihtiyaçlarýnýn esiri olmaktan kurtarýr Ýnsanýn, zarurî ihtiyaçlarýný te'min edememesi sebebiyle daima baþkalarýnýn eline muhtaç bir halde zillet ve sefalet içinde bulunmasý kadar aþaðýlatýcý bir durum yoktur Bu sebeble Resûlüllah Efendimiz duasýnda: "Ey Allahým! Senden takvâ, iffet ve zenginlik isterim" buyurmuþtur
* Zekât fakiri çalýþmaya sevkeder Hadîslerde: "Veren el, alan elden üstündür", "Kuvvetli mü'min, zayýf mü'minden hayýrdýr" buyurulmuþtur Fakir alan el deðil, veren el olmaya, zayýf deðil kuvvetli bulunmaya çalýþacaktýr Ayrýca "Hiç kimse kendi elinin emeðinden daha hayýrlý bir yemek asla yememiþtir" hadîsi de, yine çalýþmayý teþvik etmektedir
* Zekât fakirin kýskançlýk duygusunu köreltir Servet sâhiplerine karþý duyulacak düþmanlýðý ortadan kaldýrýr Dolayýsýyla cem'iyette fakir-zengin düþmanlýðý þeklinde bir ayrýlýk meydana çýkmaz
* Zekât fakirin cem'iyetteki itibarýný da yükseltir Çünkü zekât fakirin bizzat hakkýdýr Zenginin bir ianesi deðildir Zenginler fakiri bulup zekâtlarýný vermedikçe, mes'uliyet ve vebalden kurtulamazlar Madem zengini mes'uliyetten fakir kurtarýyor, o halde cem'iyette onun itibarý her zaman üstündür
II - Toplum Açýsýndan Zekâtýn Önemi:
* Zekât mülkiyette kuvvet dengesidir Ne tamamen sâhibinin mülkiyetini giderir, ne de tamamen onun elinde býrakýp fakirlerin de onu edinmelerine mâni olur Mülkiyeti belli ölçüler içinde fakir ile zengin arasýnda bölüþtürür
* Zekât bir nevi sosyal güvenlik ve içtimaî sigortadýr Ýhtiyaç sahiplerine yardým etmek; fakir, miskin, borçlu, yolda kalmýþ yolcu gibi zayýf insanlarýn elinden tutmak zekâtýn hedefleri arasýndadýr Ferdin þahsiyetini takviye eden, iktisaden güçlendiren, maddî ve mânevî imkânlarýný geliþtiren herþey cem'iyeti de kuvvetlendirir
* Zekât ihtiyaç sâhibi bütün sýnýflara, bu sýnýflarýn bedenî, ruhî, ahlâkî her türlü ihtiyaçlarýna þâmil bir sigortadýr Modern sosyal sigorta fikrinin ilk temeli 1941 yýlýnda atýlmýþtýr Ýngiltere ile ABD temsilcileri 1941 yýlýnda Atlantik andlaþmasý için toplanmýþlar, bu toplantýda ferdler için sosyal sigorta teþkilâtýnýn kurulmasýný karara baðlamýþlardýr Halbuki Ýslâmiyet bunu zekât müessesesi ile 1400 yýl önceden vaz'etmiþtir
* Zekât, toplumda zengin ile fakir arasýndaki uçurumlarý, farklýlaþmalarý ortadan kaldýrýr Sýnýflar arasý mesafeyi yaklaþtýrýr ve orta sýnýfýn teþekkülünü saðlar
Toplumda orta halli vatandaþlarýn artmasý, piyasada rahatlýk meydana getirir Mal sadece bir sýnýfýn inhisarýnda kalmaktan kurtularak fakirlerin de satýn alma güçleri artar Sýrf zenginler deðil, geniþ bir halk kitlesi de cem'iyet içinde sýkýlmadan zarurî ihtiyaçlarýný te'min ederek yaþayabilme imkânýna kavuþur
Malýn sadece zenginler elinde dolaþan bir servet olmasý, âyet-i kerîmeyle yasaklanmýþtýr (el-Haþr, 7) Bu da zekât yoluyla te'min edilir
* Zekât paranýn stok edilmesini önler, yatýrýma yöneltir Çünkü kârdan deðil, ana paradan verildiði için, iþletilmedikçe devamlý eksilecektir Sâhibi de eksilmeyi önlemek için parayý yatýrýma yöneltir, artýrma yoluna gider
* Zekât sosyal dengeyi saðlar Cenâb-ý Hak kullarý yaratýlýþ bakýmýndan olduðu gibi yaþayýþ ve maiþet bakýmýndan da farklý seviyede yaratmýþtýr Kimi zengin, kimi fakir, kimi orta halli
Âyet-i kerîmede:
“Allah rýzký vermekte bâzýnýzý bâzýnýza üstün kýldý" (en-Nahl, 71) buyurulmaktadýr
Bütün insanlarýn ayný seviyede gelir sâhibi olmalarý imkânsýzdýr Çünkü toplumda mes'uliyet ve enerji sarfý bakýmýndan birbirinden çok farklý görevler vardýr Bu görevlerin ihmalinden doðacak zararlar, cem'iyeti felce uðratýr Bütün görevlerin ücreti ayný olsa, kimse aðýr ve mes'uliyetli iþe tâlib olmaz, hep hafifini tercih eder Böylece aðýr ve mes'uliyetli iþler ihmale Demek ki gelir ve geçim bakýmýndan insanlarýn farklý olmasý büyük bir zarurettir Ne var ki, bu farklýlýðýn büyük bir uçurum meydana getirmemesi için, arada bir irtibat ve köprü lâzýmdýr Ýþte o köprü de zekâttýr
* Zekât toplumun ferdlerini birbirine kenetler
Zekât sosyal bir yardýmlaþma olmak hasebiyle ferdleri birbirine kenetler Zenginde fakire karþý sevgi, þefkat, merhamet duygularý geliþir Fakirde ise zengine karþý itâat, hürmet, iþinde titizlik hisleri inkiþaf eder Kýskançlýk, düþmanlýk, hased duygularý törpülenir, hattâ tamamen yok olur Ne zengin fakire zulmeder ve onu minnet altýnda býrakýr; ne de fakirde zengine karþý zillet ve esâret, kin ve adâvet duygularý teþekkül eder Hadîs-i þerîfte: "Kalbler, insaný iyilik yapaný sevmeye, kötülük yapaný da sevmemeye zorlar" buyurulmuþtur
* Zekât cem'iyete kinlenip hýnçlanýp toplum düþmanlarý ile toplum huzurunu bozucularla iþbirliði yapýlmasýný önler Eðer zenginler fakirlerin ihtiyaçlarýný gidermezlerse, þiddetli ihtiyaç ve geçim sýkýntýsý, onlarý müslümanlýða düþman kimselerin cebhesine katýlmaya veya hýrsýzlýk, yol kesme, adam öldürme gibi kötülükleri yapmaya sevkeder
* Zekât yatýrýma açýlan bir kapý ve büyük bir kalkýnma hamlesidir Zekâtýn hem sosyal, hem de iktisadî yönü vardýr Bu bakýmdan ayný zamanda bir kalkýnma hamlesidir
* Zengin - fakir tezadý, cem'iyetler var olalý beri açýk veya gizli bir þekilde hüküm süren bir sýnýf mücadelesini doðurmuþtur Tarihteki ihtilâller ve kanlý hareketler, hep bu mücadelenin, yani "senin var, benim yok" kavgasýnýn birer þekilde zuhurudur Ýslâmiyet bu ezelî mücadeleyi yatýþtýrmak üzere bir taraftan zekât, sadaka ve vakýf müesseselerini kurmuþ; bir taraftan da, ferdlere sabýr, kanaat ve kadere rýza ahlâk ve terbiyesi vermiþtir Bu terbiye ve ahlâk ile bezenmiþ mü'minler arasýnda, ne servet gururu, ne de fakirlik kýskançlýðý görülmüþtür
Zekâtýn Þartlarý
Zekât Vermekle Mükellef Olmanýn Þartlarý Nelerdir?
Bir kimsenin zekât vermekle mükellef olmasý için bâzý þartlar vardýr O þartlar da þunlardýr:
1 - Zekât verecek kimse müslüman, âkýl ve bâlið olmalýdýr Gayr-i müslimlere, mecnunlara, bülûða ermemiþ çocuklara zekât farz deðildir
Ýmam-ý Þâfiî'ye göre çocuklarýn ve akýl hastalarýnýn mallarý var ise, o mala zekât düþer Verme iþini de velileri yerine getirirler
2 - Zekât verecek kimse, havâyic-i asliye denilen zaruri ihtiyaçlarýndan ve bir de -eðer varsa- borcundan baþka nisab miktarý veya daha fazla bir mala sâhip olmalýdýr Nisab miktarý kadar malý olmayana zekât düþmez
Nisab, zekâtýn farz olmasý için þeriatýn tâyin ettiði mal miktarýdýr Bu miktar; maldan mala deðiþir Bunu ayrýca göreceðiz
3 - Zekât lâzým gelmek için, malýn nemâ, yâni, büyüme ve artma kabiliyeti de olmalýdýr Altýn ve gümüþ para ve zinetler, ticarette kullanýlan herhangi bir eþya veya hayvan zekâta tabi olduðu gibi; neslini çoðaltmak veya sütünü saðmak için kýrlarda otlatýlan hayvanlar da zekâta tâbidir Çünkü bunlarda nemâ vardýr
4 - Zekâtý verilecek mal, sâhibinin bizzat elinde olmalý, yani sahibi malýna tam mâlik bulunmalýdýr
Binaenaleyh kocasýndan mehrini almamýþ bir kadýna, o mehirden dolayý zekât lâzým gelmez Rehindeki bir maldan dolayý da zekât gerekmez Zira o mal, bir borca karþýlýktýr Mala tam mâlikiyet söz konusu deðildir Ayný þekilde borçlu kimse, borcuna karþýlýk olan bir malýndan dolayý zekât ile mükellef olmaz
Yolculukta olan bir kimse, malýnýn zekâtýyla mükelleftir Zira malý yanýnda deðilse de, bir vekil veya nâible malýnda tasarruf edebilir
5 - Zekâtý verilecek malýn üzerinden tam bir sene geçmiþ olmalýdýr Buna havl-i havelan denir
Çünkü bu müddet içinde, malýn nemâsý = artmasý ve kýymetlenmesi tahakkuk eder
Nisab miktarý, hem senenin baþýnda, hem de sonunda bulunmalýdýr Bu miktarýn sene içinde
muvakaten eksilmesi zekâta mâni deðildir
Zekât hesâbýnda esas olan kamerî senedir ki, bu da 354 gündür

Mehmet Dikmen



Rabbim,her vesiLede SENÝN keremin saklýdýr,
SebepLer sayýsýnca hamd SANA....


“Benimdir” diye bildiklerim Senindir
Beni bende olanlara bende etme
“Ben” diye bildiðim de Senin emrindir
Beni bende býrakýp Senden etme
Rabbim, yüzümü Sana döndüm
Gönlümü de Sana çevir
Rabbim, bir Seni bir bildim
Sevdalarýmý Sende bitir...

Yukar git