Haziran 26, 2019, 06:18:04
Haberler:

O kimseler, namazý kýlarlar, zekâtý verirler; onlar ahirete de kesin olarak iman ederler. (Lokman -4)

Veysel Karani Hz.

Balatan -hatice-, Haziran 21, 2009, 01:34:15

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

-hatice-

Veysel Karani Hz. :

        Baykan Ýlçesi’nin en önemli özelliði, büyük zatlardan olan Hz. Veysel Karani’nin türbesinin Ýlçe’nin 8 Km. güneybatýsýnda bulunan Ziyaret Beldesi’nde bulunmasýdýr. Türbenin burada olmasý nedeniyle binlerce insan Ýlçe’ye akýn etmekte ve Ýlçe’yi canlandýrmaktadýr.
       Türbesinin Ýlçe’de olmasý nedeniyle burayý önemli bir ziyaret merkezi haline getiren Hz. Veysel Karani’nin 555-560 yýllarý arasýnda doðduðu tahmin edilmektedir. Doðum yeri Yemen’in Karen Köyü’dür. Soyu Yemen Kabilelerinden Muradoðullarý’ndan gelmektedir. Babasýnýn ismi Amir’dir. Kendisinin asýl ismi Üveys Bin Amir-i Karenî’dir.  Karen Köyü’nün bir mutlu seherinde dünyaya gelen küçük Üveys, Muradoðullarý’ndan Amir’in mütevazý evini mutlulukla doldurur. Dört yaþýnda iken babasý vefat eder. O, annesinin baþka kimsesi bulunmadýðýndan bin bir güçlükle herhangi bir tahsil görmeden, semavi dinlere ve kitaplara ait herhangi bir bilgisi olmadan büyür.
      Üveys büyüdükçe kendisinde doðuþtan mevcut olan “Tek Tanrý’ya Ýnanç” hissi de geliþir. O’nu kimse anlamaz, söylediklerine güler, alay ederler. Kendisini anlayan, dinleyen, derdine ortak olan tek insan annesi idi.
       Gönlü ulvi hislerle kaynaþan ve artýk çalýþýp annesine bakabilecek çaða gelen genç Üveys, bir iþ aramaya koyulur. Sonunda kendisine en uygun iþi seçer. Kendisiyle alay eden, kendisini anlamayan insanlardan uzaklaþmak ve endi iç dünyasýyla baþbaþa kalabilmek için deve çobanlýðý yapmaya baþlar.
       Hz. Veysel Karani deve çobanlýðý yapmaya baþlayýnca ihtiyar ve hasta annesi olmasa deve otlattýðý sakin vadilerden Karen’e inmeyi hiç istememektedir. Kendi uzletgahýnda Allah ile baþbaþa kalmaktan bir an olsun ayrýlmak istememektedir. Artýk Hz. Veysel Karani’nin ufku öyle geniþ, aydýnlýk, gönlü öyle duyarlýdýr ki, her an bir kurtarýcýnýn haberini beklemektedir.
       Ve beklediði kutlu haber çok geçmeden kendisine ulaþýr. Bu haber Allah’ýn son Peygamberi Hz. Muhammed’in zuhur ettiði ve insanlarý “Hak Din’e” davet ettiði haberidir. Hz. Veysel Karani bf haberi duyunca hiç kimsenin irþad ve teþviki olmadan Müslüman olur, Ýslam’a ve Hz. Muhammed’e gönülden baðlanýr. Annesine de Kelime-i Tevhid’i bizzat kendisi öðretir.
      Hz. Veysel Karani Müslüman olunca yüce peygamberin nurlu yüzünü görebilmek aþkýyla yanar tutuþur. Hz. Veysel Karani, Allah Resulü’nü görme arzusunu birkaç defa pek sevdiði annesine açarsa da, çok ihtiyar ve âmâ (kör) olan annesi, kendisine bakacak kimse olmadýðýndan izin vermez. Hz. Veysel Karani’nin yaþý kýrk’ýn üzerine gelir. Oðlunun gönlünde patlayan yanardaðlarý çok iyi hisseden anne, çaresiz “Ancak Medine’ye gidip hemen gelmek, Hz. Peygamber’i orada bulamayacak olursa teþriflerini beklemeden dönmek.” Þartýyla kendisine izin verir.
       Gönlü Allah aþkýyla, Peygamber muhabbetiyle dolu olan Hz. Veysel Karani, izin alýnca durmaz ve Medine yollarýna koyulur. Issýz vadiler, daðlar, tepeler, kýzgýn çölleri aþar ve Peygamber beldesi Medine’ye ulaþýr. Hz. Peygamber’in evine giden Hz. Veysel Karani, Peygamberimizi evde bulamaz. Peygamber Efendimiz o sýrada Tebük Seferi’ndedir. Peygamberimizi bulamayýnca çok üzülür. Hz. Veysel Karani, annesine verdiði sözü hatýrlar. Hz. Aiþe (R.A.)’ye “- Kainatýn efendisine selamýmý söyleyiniz. Cennet sabahlarýný andýran mübarek yüzlerini doya doya görmek isterdim. Lütfen, içimin aþk-ý Muhammed’i (S.A.V.) ile yandýðýný, gönlümün bitmez niyazýný bildiriniz.” Diyerek ayrýlýr ve tekrar Yemen yolunu tutar.
       Peygamber Efendimiz seferden dönünce Hz. Aiþe’ye þöyle hitap ettiler:
       “- Ya Aiþe, evimize hangi ulu kiþi geldi? Bu Rahmani kokular, bu Ýlahi lezzet nedir?
Ey Allah’ýn Resulü; Yemen Oymaðý’ndan Karen Köyü’nden Üveys adýnda bir zat sizi ziyarete geldi. Mukaddes Cemâlinizin baðrý yanýk aþýklarýndanmýþ. Zat-ý âlinizi bulamayýnca çok üzgün bir halde ayrýldý. Ýþte o adam gittikten sonra evin içinde bu ulvi kokularý hissettim.

Ya Aiþe, sen o zatý gördün mü?
Evet ey Allah’ýn Resulü. Sað gözümün ucu ile baktým.
Öyleyse o gözünü bende ziyaret edeyim. Görüþün ve gördüðün mübarek olsun.”
Bir müddet sonra Mescid-i Nebevi’ye geçen Resulullah, Sahabelerine seslendiler;
“ – Müjdeler olsun, Üveys’i gören gözü ziyaret ettim, gelin siz de benim gözümü ziyaret edin.
Ve buyurdular; “Bana Yemen tarafýndan rahmani kokular geliyor. Þüphesiz tabii’nin en hayýrlýsý Üveys’tir.”
Resulullah son hastalýklarýnda Hz. Ömer, Hz. Ali ve Hz. Aiþe’ye vasiyet buyurdular :
“ Benden sonra arkamdaki hýrkamý, Üveys’e veriniz.”
Yine Resulullah buyurdular :“Benim ümmetimde Üveys adýnda bir kiþi vardýr. Kýyamet gününde Rebia ve Mudar Kabileleri’nin koyunlarý tüyü sayýsýnca günahlý kiþilere þefaat edecektir.”

       Resulullah’ý göremeden tekrar Karen’e dönen Hz. Veysel Karani yine deve çobanlýðý yapmaya devam eder. Yine Karen halký ona divane gözüyle bakar ve O’nunla alay ederlerdi. O yine herkesten uzak kendi uzletgah’ýnda ibadetleriyle meþgul olur, gönlü Allah aþký, Peygamber sevgisiyle dolar taþardý.
      Peygamberimizin vefatýndan sonra Hz. Ali ve Hz. Ömen Üzeys Hz.’ni bulur ve Peygamberimizin vasiyeti üzerine Hýrka-i Þerifi Hz. Veysel Kanani’ye verirler. Peygamberimizin hýrkasýnýn Hz. Veysel Karani’ye verilmesinden sonra ve Peygamberimizin O’nun hakkýndaki övgülerinin duyulmasýndan sonra Hz. Veysel Karani’nin gözünde deðeri artar, herkes ona hürmet eder.
      Annesi vefat etmiþ bulunan Hz. Veysel Karani’nin yüceliði bu hadiseden sonra Karen’de bilindiði ve kendilerine olan hürmet arttýðý için köyden ayrýlýrlar. Kûye’ye giderler.
      Hz. Veysel Karani’nin Kûye ve Basra taraflarýndaki hayatý da eskisi gibi yine ýssýz vadilerde, tabiatýn kucaðýnda ve kendi uzletgahýnda Hakk’a niyazla geçmektedir.
      Hz. ali’nin halifeliði sýrasýnda iki Müslüman grup arasýnda çýkan Sýffin Savaþý’nýn hazýrlýklarý esnasýnda Hz. Ali tarafýnda, safýnda savaþa katýlmasý ricasýyla Medine’ye davat edilirler. Memnuniyetle bu davete icap eden Hz. Veysel Karani hemen Medine’ye hareket ederler, daha sonra da Hz. Ali’nin yanýnda Sýffin Savaþý’na katýlýrlar.
     Sýffin Savaþý esnasýnda Veysel Karani’de yaralanarak, Hicret’in 37. Senesinde (Miladi 657) Þevval ayýnýn 18. günü Fýrat Nehri kenarýnda savaþ meydanýnda þehit olur.
    Sýffin Savaþý’nda þehitlerin büyük çoðunluðu savaþýn olduðu yerde topraða verildi. Þehitlerini memleketlerine götürmek isteyenler için tabutlar yaptýrýldý. Þehitlerin içinde Hz. Veysel Karani’de vardý. Mübarek naaþý için üç ayrý kabile toplanmýþ ve sahip çýkmýþlardýr. Þehit birdi, ancak sahipleri üçtü. Saatlerce tartýþtýlar. Ne var ki, hiçbir kabile diðerini tatmin edip inandýramadý. Sonunda iþ Hz. Ali’ye ulaþýnca O, olayý islami açýdan anlatmaya çalýþtý. Hz. Veysel Karani’nin köken itibariyle Yemen’li olduðunu ve Yemenlilere verilmesi gerektiðini belirtti. Ancak, diðer iki kabile bu teklife razý olmadýlar. Hz. Ali kur’a çekme teklifinde bulundu ise de buna da razý olmadýlar. Bunun üzerine Hz. Ali “Peki, dedi... Veysel Karani’nin mübarek naaþýný ben korumaya alýyorum... Yarýn görüþürüz.” dedi ve her üç kabile baþkanlarý daðýldýlar. Hz. Veysel Karani son kerametini gösterdi ve sabah kalktýklarýnda her üç kabilenin tabutlarýnda da göründü. Her kabile birbirinden habersiz naaþýn kendilerine verildiðini zannederek sessizce naaþý alarak, biri Yemen yolunu, biri Þam yolunu, biri de Bitlis yolunu tuttu.
       Allah aþkýnýn potasýnda eriyen Veysel Karani Hz.’nin kerameti böylece yeni olaylarýn çýkmasýný önler. Rivayetler O’nun þahadetini ve kerametini böyle anlatýr. Ancak, her þeyi bilen yüce Allah’týr. O’nun defni ve mezarýyla ilgili anlatýlanlar birer rivayete dayanýr. Nereye ve nasýl defnedildiði konusunda kesin bir bilgi yoktur. Nerede olduðunu ancak yüce Allah bilir.

Keþifleri :

   Kahveyi bulan o’dur.
   Üveys bir gün develeri otlatýrken buruþuk meyvelerden birisini ýsýrdý. Acýydý. “ Allah (c.c) her bir nimeti fayda için yaratmýþtýr.” Diyerek acý bulduðu o meyvelerden birazýný ateþin üzerine attý, kavurdu, çiðnedi acýlýklarý kalmamýþtý. Bir saat sonra Üveys’in aklý içi bir olmuþtu. Daha sonra iyi düþünmeye, kendisine güvenmeye baþlamýþtý. Üveys derhal yakýþan ismi söyledi. “Madem ki yiyeni keyiflendiriyor (keyfe) olmalýdýr.” Dedi. Günümüzde Keyfe adý kahve olarak anýlmaktadýr.

Hz. Veysel Karani’nin Ýlmi Yönü :

       Hz. Veysel Karani, dünyanýn batýl inançlarla karanlýk içinde yüzdüðü bir dönemde, Ýslam’ýn doðuþundan önce Yemen’in Karen Köyü’nde bu aleme gözlerini açan bir velidir. Hem de velilerin öncüsüdür. Doðuþunda gönlünü ýþýklandýran tek Allah inancý daha çocukluk yýllarýnda baþlamýþ, olgunluk çaðýna geldiðinde bu inanca Peygamber sevgisi eklenince, iç aleminde dýþ alemleri görür pencereler açýlmýþtýr. Okul görmediði, bir harf bilmediði halde yüce Allah ona gayb alemlerini açmýþtý. Hiçbir öðretmene gerek duymadan gizli hazinelerini öðrenmek ve görmek mutluluðunu baðýþlamýþtýr.
      O’nun zengin gönül ikliminde sürekli olarak Allah’a ve yüce Peygamberine sevgi çiçekleri yeþermiþti. Hz. Peygamber daha dünyayý aydýnlatmadan yýllar önce tek tanrý görüþüne ve peygamberin geleceðine inanmýþ olmasý, O’nun erdem dolu niteliklerinin en üstünüydü.
      Alemler serdarý Hz. Peygamberi dünya gözüyle görmeden O’na aþýk olmuþtu. O’nu görebilmek iþtiyakýyla doluydu. Ne var ki, gönül gözüyle her zaman gördüðü Hz. Peygamberi dünya gözüyle görememiþtir.
     Hz. Peygamberin " Cennet analarýn ayaklarý altýndadýr.” Hadisi ile buyurduðu anne sevgisinin kutsallýðýný, yatalak annesine bir ömür boyu gösterdiði üstün hizmet ve ilgisiyle, insanoðluna en güzel örneði hiç kuþkusuz Veysel Karani Hz. vermiþtir.
     Hz. Veysel Karani’nin tabii’nin en ulusu olduðu, Allah ve Resulü nezdinde çok sevilen bir kiþi olduðu, gerek Peygamber efendimizin hadislerinden, gerekse Ýslam alimlerinin ortak yorumlarýndan anlaþýlýr.
     Veysel karani Hz.’nin hayatý, derinliklerine eriþilmeyen bir ummandýr. Bütün yaþamýný deve çobaný yanýnda ibadet ve itaatle sürdürmüþtür.

     Allah’ýn bahþettiði eþsiz yüceliði de Peygamberin hýrkasýnýn kendisine verilmesinden sonra anlaþýlabilmiþtir. Böylece o güne kadar deli divane olarak görülen Veysel Karani Hz. halkýn gözünde kutsallaþmýþ, gönüllerde layýk olduðu altýn tahta oturmuþtur.
     Allah’ýn velileri her zaman insanlarýn gönlünde taht kurmuþtur. Onlarý her toplum kendilerine mal etmek istemiþtir. Sahip çýkmýþlardýr. Kendileri tek olduðu halde Anadolu’muzun birçok yerinde makamlarý bulunmaktadýr.
   Hz. Peygamber bir hadisinde;
  “ Beni ziyaret etmek imkanýna eriþemediðinizde, kardeþim Veysel Karani’yi–Makamýný-ziyaret ediniz.” buyurmuþtur.
   Velilerin öncüzü Veysel Karani Hz.’ne izafe edilen ve Ýslam devletlerinin topraklarýna kubbeler yapýlarak serpilmiþ bulunan makamlarýn en önemlilerinden biri hiç kuþkusuz Baykan Ýlçesi sýnýrlarý içindeki bu kutsal makamdýr.
    Siirt, Baykan Ýlçesi’ndeki Veysel Karani Hz. makamý, en çok ziyaret edilen makamlarýn baþýnda gelir. Yýllýk ziyaretçi adedi yüzbinleri aþar. Burada Veysel Karani Hz. huzurunda eller duaya kalkar, dilekler tutulur, kurbanlar kesilir.
    Veysel Karani Hz.’ne ait külliyenin temeli Selçuklular Dönemi’nde atýlmýþ, ilk olarak ta Veysel Karani Türbesi yapýlmýþtýr. Daha sonra 1967’de onarým görmüþtür.
    Veysel Karani Külliyesi, Vakýflar Genel Müdürlüðü’nün giriþimleriyle 1974 yýlýndan itibaren çok daha bakýmlý bir görünüme kavuþmuþtur. 1982 yýlýnda avlu düzenlenmesinden sonra, 1983’te kesimhane binalarý, daha sonra da otel ve konukevi binalarý devreye sokulmuþtur.

Yunus Emre’nin Dilinden

VEYSEL KARANÝ


Rum’da, Acem’de aþýk oldum
Yemen Ýllerinde Veysel Karani
Enbiya sevdi ve dostum dedi
Yemen illerinde Veysel Karani

Anasýndan doðdu dünyaya geldi
Melekler altýna kanadýn yaydý
Resulün hýrkasýn, tacýný giydi
Yemen illerinde Veysel Karani

Erenler önünde kemer belinde
Aknurdan beni var o sað elinde
Üveys sultan derler Hak divanýnda
Yemen illerinde Veysel Karani

Sabah ibadetin yapar giderdi
Gizlice Rabbine niyaz ederdi
Anýn iþi gücü deve güderdi
Yemen illerinde Veysel Karani

Bin deveyi bir akçeyi güderdi
Anýn da nýsfýný zekat ederdi
Develer bilesine tevhid ederdi
Yemen illerinde Veysel Karani


Yukar git