Haziran 26, 2019, 10:17:20 S
Haberler:

Þimdi (düþünün bakalým), yüz üstü kapanarak yürüyen mi (varýlacak) yere daha iyi eriþir, yoksa doðru yolda düzgün yürüyen mi?(Mulk -21)

Kur'an gurbet yaþýyor

Balatan Mercan, Haziran 19, 2009, 11:20:23

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

Mercan




Peygamber Efendimiz (aleyhi ekmelü't-tehâyâ) bir hadis-i þeriflerinde altý garipten bahseder: "Mescid, namaz kýlmayanlar arasýnda; Kur'an-ý Kerim, fâsýkýn kalbinde ya da onu okumayan birinin evinde; sâliha bir kadýn kötü huylu bir adamýn nikâhý altýnda; sâlih bir erkek arsýz bir kadýnýn yanýnda ve âlim, onun ilminden istifade etmeyen bir topluluk arasýnda gariptir."   

Bir baþka defa da þöyle buyururlar: "Ýnsanlar, öyle bir zamaný idrak edeceklerdir ki, o dönemde Kur'an bir vadide, onlar da baþka bir vadide olacaklardýr." Yani, o devrin insanlarý Kur'an'la ayný vadiyi paylaþamayacak, yeni ifadesiyle, ayný düzlemde buluþamayacak, farklý farklý kulvarlarda bulunacaklardýr. Dolayýsýyla Kur'an, onu okumayan, onda ne olduðunu bile merak etmeyen ve ondan istifade etmeyi hiç düþünmeyen insanlarýn evlerinde, gönüllerinde garip kalacaktýr. Zaten, asýl garip, yurdundan yuvasýndan uzak kalan, dostundan, ahbabýndan ayrý düþen deðil, yaþadýðý dünya içinde, bulunduðu toplum itibariyle hâlinden anlaþýlmayan, kýymeti bilinmeyendir.

Kur'an-ý Kerim'e karþý ortaya konan þeklî saygýnýn da kendine göre mutlaka bir deðeri vardýr, o da boþa gitmez. Fakat asýl olan, zarfla beraber mazrufa, lafýzla beraber manaya ve Kur'an'ýn mushafýyla beraber onun Rabbimizin kelamý oluþuna da saygý, hürmet ve muhabbet göstermektir. Mesela, insanlar onu atlastan bohçalara sarsalar, gül kokulu altýn yaldýzlý mahfazalar içinde evlerinin en yüksek yerine assalar.. sonra evlerini yükselttikçe onu daha da yükseðe çýkarsalar.. Her sabah kalktýklarýnda ve akþam yataða yöneldiklerinde beþ-on defa öpüp yüzlerine gözlerine sürseler de, eðer Kur'an-ý Kerim'in ortaya koyduðu davaya sahip çýkmýyorlarsa ona gereken deðeri vermiþ olamaz, hak ettiði hürmet ve muhabbeti ortaya koymuþ sayýlmazlar. Çünkü saygý ve sevgi adýna yapýlan þeylerin hepsi, ancak Kur'an'a karþý gerçek saygý ortaya konduðu zaman bir kýymet ifade eder.

Eðer bir insan, hazreti Ýkrime gibi her yerde Kur'an hakikatlerini anlatmaya ve onun hakiki bir hâdimi olmaya çalýþýyor, sonra da onu sabah akþam hürmetle okuyup yüzüne-gözüne sürüyor ve gönlünde coþan Kur'an sevgisiyle mushafý baðrýna basýp "Kelâm-u Rabbî - Benim Rabbimin sözleri" diyerek öpüyor, öpüyorsa, diðer saygý tavýrlarý da bir mana ifade eder. Fakat, bir insan, Kur'an'ý okuyup anlama heyecaný taþýmýyorsa, onu baþkalarýna da duyurma gayretinden mahrumsa, her bir ayet-i kerimeyi hayat veren bir nefes gibi muhtaçlara üfleme aþk u þevkinden uzaksa, onu sadece evinin en yüksek yerine asmak, bazý hususi gün ve gecelerde tozunu silerek öpüp alnýna koymakla iktifa ediyorsa.. bu zahirî ve sûrî hürmet tavýrlarý çok fazla þey ifade etmez.

GURBETÝ DÝNDÝRECEK FÝKÝR ÝÞÇÝLERÝ

Bununla beraber, meseleye temkinli yaklaþmak ve "Hiçbir þey ifade etmez" dememek gerektiðini düþünüyorum; çünkü Kur'an-ý Kerim'e karþý o kadarcýk saygý bile bazýlarýmýz için bir kurtuluþ vesilesi olabilir. Öyle bir saygýnýn bizim mazimizde ve kültürümüzde önemli bir yeri vardýr. Mazi ve Kur'an'a saygý deyince, zannediyorum, o meþhur menkýbe sizin de aklýnýza gelmiþtir; anlatýlýr ya: Osman Gazi hazretleri Þeyh Edebâlî'nin evinde kaldýðý gece ayaðýný uzatýp yatamaz; çünkü odada Mushaf-ý Þerif vardýr. Bir köþeye kývrýlýp tesbihiyle meþgul olurken bir ara içi geçer. Rüyasýnda, Edebâlî hazretlerinin göðsünden çýkan bir nur tarafýndan kuþatýldýðýný; sonra kendisinin dallanýp budaklanarak kollarý bulutlara varan, kökleri nice beldelere ulaþan bir çýnar haline geldiðini görür. Edebâlî Hazretleri rüyadaki o nurun kendi kýzý ve Osman Gazi'nin müstakbel eþi Bâlâ Hatun'u gösterdiðini, aðacýn ise büyük bir devlete iþaret ettiðini söyler; "Allah Teâlâ seni ve neslini insanlarýn Ýslâm'la þereflenmesine vesile edecek." der. O geceden günümüze kadar da Osman Gazi ve onun neslinin Kur'an'a hürmetin bereketiyle bütün dünyaya kök saldýklarýna inanýlýr. Ýþte, Kur'an'a karþý ayak uzatýp yatmama þeklindeki bir zahirî saygý, Osman Gazi gibi gönlünü ona baðlamýþ, dilbeste olduðu mefkûre uðruna arzda yapacaðýný yaptýktan sonra onu göklere taþýmaya ve süreyya yýldýzýna asmaya karar vermiþ bir insanýn saygýsýysa, o çok kýymetlidir ve bir gün mutlaka katlanarak geriye dönecektir.

Bugün de iç içe iki gurbet yaþanýyor; insanlarýn çoðu pek acý bir gurbet, "Kur'an'sýzlýk gurbeti" yudumlarken Kur'an da cemaatsizlik gurbeti yaþýyor. Keþke, insanlar Kur'an'ýn haremgâhýna yürüyüverseler, ona karþý muhabbet izhar ederken kelam-ý ilahîye ve hakikatlerine gerçekten sahip çýksalar.. yani Kur'an ile insanlar arasýnda sahih bir izdivaç gerçekleþse ve bir þeb-i arûs olsa.. iþte o zaman insanlar, hem kendi gurbetlerinden sýyrýlmýþ, hem de Kur'an-ý Kerim'in çehresinden o gurbetin tozunu silmiþ olacaklardýr. Böyle bir vuslatla Kur'an-ý Kerim'in gurbetinin giderilmesi de zannediyorum, ona her zaman sahip çýkan fikir iþçileri, bu devrin garipleri sayesinde gerçekleþecektir. Ýnsan aklýnýn ve istidadýnýn çok üstünde iþler yaparak hep sulh ve ýslah yörüngeli yaþayan aþkýn insanlar, Kur'an-ý Kerim'in gurbetini izale edeceklerdir.

Elverir ki onlar, durduklarý yerde hep konumlarýnýn hakkýný verme duygusuyla bulunsun ve tam bir rehber tavrý ortaya koysun. Zaten, beþerin öyle örnek insanlara ve kaliteli rehberlere ihtiyacý vardýr.. ne zaman müracaat edilirse edilsin, kahvesinin köpüðü üzerinde, tavþan kaný gibi çayý buðu buðu, sinesi de herkese açýk rehberlere. Evvela kendi üzerlerindeki o gurbet tozu-topraðýný silip atarak Kur'an'ýn gurbetini giderecek ve sonra da onun hidayetiyle kurbet ufkuna doðru seyahate çýkacak olan fikir iþçilerine...

Özetle:  


1- Kur'an-ý Kerim'e karþý ortaya konan þeklî saygýnýn da mutlaka bir deðeri vardýr. Fakat asýl olan, lafýzla beraber manaya ve Kur'an'ýn mushafýyla beraber onun Rabbimizin kelamý oluþuna hürmet ve muhabbet göstermektir.

2 - Keþke, insanlar Kur'an'a karþý muhabbet izhar ederken hakikatlerine gerçekten sahip çýksalar. Ýþte o zaman insanlar, hem kendi gurbetlerinden sýyrýlmýþ, hem de Kur'an-ý Kerim'in çehresinden o gurbetin tozunu silmiþ olacaklardýr.

3 - Kur'an-ý Kerim'in gurbetinin giderilmesi de, ona her zaman sahip çýkan bu devrin garipleri sayesinde gerçekleþecektir. Hep sulh ve ýslah yörüngeli yaþayan aþkýn insanlar Kur'an-ý Kerim'in gurbetini izale edeceklerdir.

ZAMAN /Kürsü

Yukar git