Haziran 27, 2019, 08:12:58
Haberler:

Andolsun ki, onlardan öncekiler de (bunu) yalan saymýþlardý; ama benim karþýlýk olarak verdiðim azap nasýl olmuþtu! (Mulk -17)

Çocuk aðlasa da kararýnýzdan dönmeyin

Balatan DAMRAM, Haziran 11, 2009, 02:25:14

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

DAMRAM

Çocuk aðlasa da kararýnýzdan dönmeyin[/B]
[B][B][IMG]http://www.mizan.de/pictures/aglayan-bebek.jpg[/img][/B][/B]
[B][B]Bebekler isteklerini aðlayarak bildirirler. Aðlayan bebeðin bir ihtiyacý olduðunu anlayan anne, hemen bebekle ilgilenir ve sýkýntýsýný giderir. Ama bebeklik döneminden çýkmýþ çocuklarýn da isteklerini aðlayarak belirtmeleri doðru deðildir.[/B]



[B]Çocuklarýn isteklerini konuþarak bildirmeleri gerekir. Anne-babalar olarak çocuklarýn aðlamalarý karþýsýnda takýndýðýmýz tutum çok önemlidir. Çocuðun bir isteðini yapmadýðýmýzda çocuk aðlamaya baþlýyor ve daha sonra o isteðini yapýyorsak çocuða "senin isteðini yapmam için senin aðlaman gerekiyor" mesajýný vermiþ oluruz. Bu duruma alýþan çocuk da tüm isteklerini aðlayarak anne-babasýna yaptýrýr.[/B]

[B]Anne-babalar çocuklarýnýn isteklerini ya hemen kabul edecekler ya da hiçbir þekilde kabul etmeyeceklerdir. Çocuklar ne kadar aðlarsa aðlasýnlar, kararýmýzdan dönmemeliyiz. Böylelikle çocuðumuzun aðlamalarýný önlemiþ oluruz. Çocuklarda "ne yaparsam yapayým, anne ve babamý kararýndan vazgeçiremem" düþüncesini oluþturmalýyýz. Örneðin baba evden çýkarken çocuk 'Beni de götür' dediðinde, baba da 'Olmaz, götüremem' diyor. Ýsteði yerine gelmeyen çocuk aðlamaya baþlýyor ve 'Hadi bugünlük biraz gezdirip getireyim, çocuðun gönlü olsun' diyor. Bu durumda çocuk gözyaþýnýn gücünü kullanýyor ve isteklerini aðlayarak yaptýrýyor. Babanýn evden çýkýþýnda her zaman çocuk aðlayarak yaygarayý basýyor. Çünkü aðlayarak iþ yaptýrtmayý çocuklara biz öðretiyoruz. Þimdiye kadar çocuðumuz aðlayýnca kararýmýzý deðiþtirdiysek, geçici bir süre zorlanýrýz; ama uzun süreli kararlý duruþumuz çocuðumuzun aðlayarak isteklerini yaptýrmasýný önleyecektir.[/B]

[B]Aðlayan çocuða kesinlikle "aðlama" denmemelidir. Aðlayan bir çocuðu kucaða alýp 'Ne oldu sana, gel bakayým, kim ne dedi sana, kim kýzdý sana, aðlama sen, ben kýzarým onlara vb.' þeklinde sözler söylenmesi çocuðun aðlamasýný durdurmaz, aksine yüz bulan çocuk daha çok aðlar. Aðlayan çocuðun dikkatini baþka yöne çekin. [/B]
[/B]

kurtlarvadisi

DAMRAM

KARDEÞ KISKANÇLIÐI - ,


çocuklarda kýskançlýkÝlk çocuklukta kýskançlýk,anne-babayý ya da kendisine bakan bireyleri içerir. Çünkü;çocuk ilgi ve þefkati arzular,sýklýkla kendini diðer bir çocukla kýyaslama içinde bulur. Küçük çocuklarda kýskançlýk ise,genellikle 2-5 yaþlarý arasýnda yeni bir kardeþin gelmesinden kaynaklanan çok genel bir duygusal deneyimdir.


Küçük kardeþe duyulan kýskançlýk,çocuklarýn yaþamýnda en yaygýn kýskançlýk örneðidir. Bu kýskançlýk türünde,çocuk genellikle saldýrgan biçimde davranýr. Kardeþine vurma,ýsýrma sýk rastlanan davranýþlardýr. Kardeþ kýskançlýðý nedeniyle çocukta görülebilecek emekle ,bebekçe konuþma, biberonla beslenmeye dönme, altýný ýslatmak týrnak yeme,parmak emme v.b. gibi bebekleþme ve gerileme belirtileri,çocuðun ruh saðlýðýný büyük ölçüde etkiler. Bu sebeple,anne ve babanýn daha kardeþ dünyaya gelmeden,çocuklarýný bu konuda hazýrlamalarý,doðum sonrasý bebeðin(beslenme,temizlik,giyi m gibi)kontrollü bir þekilde büyük kardeþe yaptýrmalarý en uygun çözümdür. Bununla birlikte yeni bebeðin geliþme hazýrlamada çocuða yeni bir kýz ya da erkek kardeþ olacaðýný ve onunla oynayabileceðini söylemek her zaman kýskançlýðý gidermez,fakat körükleyebilir. Küçük bir çocuk,bu olayýn hayatýna getireceði deðiþiklikleri algýlayacak kadar olgunlaþmýþ ve deneyimli deðildir

kurtlarvadisi

DAMRAM

cocuklarýnýza zaman ayýrýn...
Çocuklarý televizyon baðýmlýlýðýndan kurtarmanýn tek çaresi onlara zaman ayýrmaktýr. Anne baba olarak öncelikli görevimiz çocuklarýmýza iyi bir eðitim kazandýrmaktýr. Hiçbir iþimiz çocuk eðitiminden daha önemli deðildir. Eðer çocuklarýn yapmaktan zevk alacaklarý müzik, resim, spor, kitap okumak gibi faydalý bir becerileri yoksa; anne babalarýn televizyonu yasaklamalarý problemi çözmeyecek, daha da aðýrlaþtýracaktýr.

Çocuðunun inatçýlýðýndan, söz dinlememesinden, aþýrý televizyon izlemesinden ve okuldaki baþarýsýzlýðýndan yakýnan bir babaya “çocuðunuza zaman ayýrýn” tavsiyesinde bulunduðumuzda, “her akþam en az bir saat beraber ders çalýþýyoruz, ödevlerine yardým ediyorum, ama deðiþen bir þey yok” demiþti. Gülerek: “Hayýr, dedim, bizim kastettiðimiz beraberlik bu deðil. Çocuk bu beraberlikten zevk almaz, aksine bir an önce bitmesini ister. Siz çocuðunuza zaman ayýrmýyorsunuz, ona ders çalýþtýrýyorsunuz.”

Çocuðunuza ayýrdýðýnýz zamanýn süresi deðil, kalitesi önemlidir. Eðer bu beraberlikten iki taraf da zevk alýyorsa, kaliteli bir beraberlik var demektir. Birlikte yürüyüþe çýkmak, çocuk parkýna gitmek, piknik yapmak, akþam yemeðinden sonra ailece çaylý-pastalý sohbet etmek, birlikte televizyonda kaliteli bir film veya program izlemek, uyku saatinde çocuðunuza masal veya kýsa bir hikaye okumak ilk anda aklýmýza gelebilen kaliteli beraberliklerdir.

Çocuðunuzla birlikte iken iyi bir dinleyici olmalýsýnýz. Çocuk duygularýný, hayallerini, düþüncelerini, endiþelerini, korkularýný çekinmeden dile getirmeli ve sizinle paylaþmalýdýr.

Çocuklarýný dinlemeyen anne babalar onlarý tanýmakta güçlük çekerler. Çocuðunuzu ne kadar çok tanýrsanýz, yetenekleri konusunda beklentileriniz o kadar gerçekçi olur.

kurtlarvadisi

Yukar git