Haziran 19, 2019, 06:55:54 S
Haberler:

Yavrucuðum! Yaptýðýn iþ (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi aðýrlýðýnda bile olsa ve bu, bir kayanýn içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karþýna) getirir. Doðrusu Allah, en ince iþleri görüp bilmektedir ve her þeyden haberdardýr.  (Lokman -16)

OKUL – ÇOCUK – AÝLE

Balatan DAMRAM, Haziran 11, 2009, 02:22:07

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

DAMRAM

OKUL – ÇOCUK – AÝLE
Çocuk için okul hem aile yaþamýnýn devamý, hem de dýþ dünyaya açýlan ilk kapýdýr. Bu eðitim kurumu, çocuða bir þeyler öðretmekle görevini tamamlamýþ sayýlamaz. Yuva sýcaklýðýný devam ettirerek, çocuðu dýþ dünya ile uyum saðlamaya hazýrlayacaktýr, okul... Bu yönden çocuðun ikinci evi, ikinci yuvasý sayýlýr.
Çoðu kez evdeki sorunlar, okulda devam eder. Çocuk, zekasý, yetenekleri, ve kiþiliði ile ikinci annesinin, yani öðretmeninin elinde ve gözetimindedir. Ona eðilecek, onu anlayacak, onu eðitecek ve deðerlendirecek öðretmeninin...
Tüm ömrünü eðitim ve öðretime adamýþ bir öðretmenin þu sözleri üzerinde dikkatle durmaya deðer: “Çocuðun sorumlu ve bilinçli öðretmeni, bilgi kaynaðý olmanýn yaný sýra, bazen doktor, bazen hemþire, hemen her zamanda bir psikolog gibi onu anlayýp kavrayacak insandýr. Ve öðretmen ister erkek ister kadýn olsun, her þeyden önce bir anne þefkati ve anne sevgisi demektir. Çünkü çocuðun bir üvey annesi olabilir... Üvey anne gibi davranan bir öz annesi de olabilir. Öðretmenin bilinçle, dikkatle üzerinde durmasý gereken tek gerçek þudur ki; ÜVEY ANNE OLUR AMA, ÜVEY ÖÐRETMEN OLMAZ.”
Bu kurala içtenlikle uyulmuþ olsa, çocuk kendisini yalnýzca baþarýsý ile deðerlendirilen bir araç gibi hissetmeyecektir. Bir varlýk olarak, bir insan olarak sevilip önemsenmesinin mutluluðunu yaþayacaktýr.

ÇOCUÐUN RUH SAÐLIÐI
Her insan için ruh saðlýðý, kendi kendisiye ve çevresiyle uyum içinde olmak demektir. Freud, “saðlýklý insan, çalýþan ve seven insandýr”der. Bir bakýma hem kendimizle, hem de baþkalarýyla barýþ içinde olmaktýr.
Çocuðun ruh saðlýðýnda ise saðlýklý bir üçgen söz konusudur. Hem annenin hem babanýn hem de çocuðun uyumlu, huzurlu ve saðlýklý olmasýndan kaynaklanýp oluþacak bir üçgen...
Cezadan, katý ve sert önerilerden kaynaklanan eðitim, çocuðun ruh saðlýðýný zedeler. Uyum, bir esnekliktir. Duygusal ve düþünsel iletiþim, anlayýþ, iyi niyet ve hoþ görü ile gerçekleþir.
Saygýyla ve sabýrla dinlemeyi bilmeden, öðrenmeden konuþmaya kalkýþýrsak, bizi de dinlemezler. Yaþam içindeki her deðiþikliðe, her yeniliðe, tatlý bir uyumla yaklaþabilmektir, ruh saðlýðý... Ürkütmeden, korkmadan, paniðe kapýlmadan... Çocuk açýsýndan ifade etmek gerekirse: “Ürkütülmeden, korkutulmadan...” Nefes alýr gibi rahat, sevecen ve adeta yaþam mucizesini merak eder gibi bir uyumdur bu. Sevecen ve hayret... Tanýþma, bilme ve öðrenme isteði...Tüm yaþamla dost ve barýþýk olmak...
Çocuk ruh saðlýðý açýsýndan ailenin, yakýn çevrenin ve okulun ne büyük sorumluluklar taþýdýðý ortadýr. Çok deðerli ve çok ince bir malzemeyi büyük bir özenle tanýmak, iyi ve doðru deðerlendirmek... Ýlgi ve bilgi yaný sýra, sabýr, anlayýþ ve sevgi isteyen bir uðraþ söz konusudur. Gerçek ilgi ve sevgi ile, ilgi ve sevgi gösterisini çocuk pek çabuk ayýrdeder ve asla affetmez. Kazandýrýlan olumlu deðerler bir çýrpýda yok olabilir. mutsuz, huzursuz, kýrýcý, yanlýþ, öfkeli baþ kaldýrmalara dönüþebilir. Çoðu kez “EKTÝKLERÝMÝZÝ BÝÇERÝZ” de ondan.

kurtlarvadisi

DAMRAM

ÇOCUKTA UYUM VE DAVRANIÞ BOZUKLUKLARI

Ýnsanýn hatta yaþamýn küçük bir örneðidir, çocuk. Yaþýyla küçük, vücut geliþimiyle küçük; fakat anlamý ve önemi ile kocamandýr. Çünkü durmamacasýna akýp giden yaþam nehrinin arý-duru su damlasýdýr, çocuk.
Çocuðun doðuþtan sahip olduðu fizik, fizyolojik ve psikolojik özellikler, anne-baba, bazen bir bakýcý ve daha sonra yakýn çevre ve okul tarafýndan gözlemlenir, ilgilenilir ve geliþtirilmeye çalýþýlýr. Psikolojik geliþimin ilk kaynaðý doðum olsa da ana-baba ilgisi, çocuða ver,ilen öðrenim ve eðitim büyük önem kazanmaktadýr. Psikolojik geliþimin ikiz kardeþi diyebileceðimiz bir baþka geliþimde,
Sosyal GeliþimÞ yani çocuðun çevreye uyum göstermesi, duygusal-düþünsel iletiþim içinde bulunmasý,yani sosyalleþmesidir.
Saðlýklý büyüyen çocuðun uyku, meme, mama sorunu pek olmaz. buradaki saðlýk, yalnýzca çocuðun saðlýðý deðil; anne-babasýnýn saðlýðý da, anne-babanýn beraberliklerindeki düþünsel-duygusal uyum anlamýna gelir.
Niçin aðlar çocuk? Neden huysuzlaþýr? Karný aç deðilse, organik bir nedeni yoksa niçin aðlar çocuk?
“ Ya psikolojik anlamda caný yanmýþtýr, üzmüþlerdir, azarlamýþlardýr, kýrmýþlardýr onu...”
“ Ya da öylesine yalnýz ve ilgisiz hissediyordur ki kendini, sevin beni, ilgilenin benimle lütfen der gibi aðlýyordur...”
Mutsuz, yalnýz ve huzursuz çocuk ya her fýrsatta aðlar, ya çevreye büyük tepkiler geliþtirir, yaramazlýk ve uyumsuzluk örnekleri sergiler... Ya da tümüyle sessizleþir ve içine kapanýr. Susar, susar... En büyük sorunda bu suskudur. Kendi yalnýz dünyasýna hiç kimseyi almak istemiyormuþ gibi görünmez bir duvar örüp suskuya ve yalnýzlýða sýðýnma... Aþýlmasý en zor duvar ve en dayanýlmazý budur.
OKUL ÖNCESÝ EÐÝTÝM

Okul öncesi eðitimin ilkeleri :
Sevgi
Tutarlýlýk – Süreklilik
Özgürlük ve disiplin arasý bir denge
Baðýmsýz ve kendine yeten bir tarzda yetiþtirmek
Eðitim düzeyi, geliþim düzeyine uygun olmalý
Oyun-yaratýcý oyun etkinlikleri
Ýstenilen davranýþý yerleþtirmek için ödül
Etiketlere uygun davranýþlar
Çevrenin uyarýcý niteliði
Acý ve sevincin paylaþýlmasý
Grup içerisinde bir çocuk, iþbirliði yapmayý, birlikte herhangi bir iþi yapmayý- planlamayý, diðer çocuklarýn fikirlerine saygý göstermeyi, yabancýlýk hissetmeden bir iþe baþlamayý, iyi ya da kötü bir sonuç alýndýðýnda bunu arkadaþlarý ile paylaþmayý öðrenir. Bir çok el alýþkanlýklarý okul öncesi eðitim kurumunda kazanýlýr. Yukarýda saydýðýmýz davranýþlarýn kazandýrýlmasýnda oyun, çok önemli bir araçtýr.

Oyunun ne gibi yararlarý vardýr :
Bedensel olarak duygusal, zihinsel, sosyal hatta cinsel bakýmdan da geliþir. Çocuk için oyun, zamanýn iyi geçirilmesini saðlayan bir araç deðil ayný zamanda geliþimini de saðlayan bir yapýdýr.
Oyun çocuða hareket özgürlüðü saðlar.
Çocuðun kendisini yönettiði, denetlediði bir hayal dünyasýný yaratmasýný saðlar.
Araþtýrma, merak, macera veya serüven gibi motivelerin etkisiyle oyun oynamaktadýrlar. ( Daha çok erkeklerde )
Dil geliþimini hýzlandýrýr.
Çocuk oyun içinde bedensel yapýsýný denetim altýna alýr. Bilgi ve dikkat toplama oyun ile geliþir.
Yetiþkin rollerini oyun sürecinde oynayarak benimser.
Öðrenmek için en dinamik, en canlý ortam ve yöntemleri oyun saðlar.
Karar verme akýl yürütme yeteneði oyun ile geliþir.
Özellikle grup oyunlarý ile kendi beklentilerinden kurtulur.
Oyun içinde ruhsal gerginlikler, sýkýntýlar yok olur. Oyunun tedavi edici gücü vardýr.
Ýnsan yaþamýnýn sürekliliði için, oyunun yaþamsal bir önemi ve sürekliliði vardýr.
Oyun insaný cezalandýrýr ve mutlu eder.

kurtlarvadisi

Yukar git