Haziran 26, 2019, 08:09:22 S
Haberler:

Ýþte bunlar Allah'ýn yarattýklarýdýr. Þimdi (ey kâfirler!) O'ndan baþkasýnýn ne yarattýðýný bana gösterin! Hayýr (gösteremezler)! Zalimler açýk bir sapýklýk içindedirler. (Lokman -11)

Peygamber efendimizin hanýmlarý:Hz.Ümmü Habibe (r.a)

Balatan Resulehasret, Haziran 05, 2009, 04:45:30

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

Resulehasret

Müminlerin Annesi...

Ebu Süfyan'ýn kýzý olan Ümmü Habibe'nin ismi Remledir. Arap örf ve adetlerinden dolayý, ilk evliliðinden doðan kýzý Habibe'den dolayý "Ümmü Habibe" künyesini almýþtý. Annesi Safiye bint-i Ebu las.dýr. Bu haným Hz.Osman r.a.'ýn baba ve anne bir halasý idi.
Ýlk evliliði

Zatý Ýffetpenahileri ilk önce Ubeydullah Ýbn-i Cuhuþ ibni Refah ile evlenmiþti. Ümmü Habibe, Ýslam gelmeden önce Hanif dinine baðlý idi. Ýslam'ýn ilk günlerinde kocasý Ubeydullah ile birlikte, Müslüman olmuþ. Bu yüzden kocasý ile birlikte müþriklerin eza ve cefasýna maruz kalmýþtý. Bu eziyetlerden kurtulmak için Habeþistana giden ikinci kafile içinde yer aldý. Ancak dini uðruna yurdunu terk eden Ubeydullah Habeþistana vardýðýnda papazlarýn tesiri ile Ýslam'dan dönerek (irtidad) Hristiyanlýða girdi.
Ýrtidad olyýndan önce Hz.Ummu Habibe bir rüya görmüþtü. Kocasýnýn suratý gayet çirkinleþip maymuna dönmüþtü. Son zamanlardaki hareketlerindeki deðiþiklikler ve bir rüya ortada bir þeyler olduðunu gösteriyor, ancak bir þey diyemiyordu. Rüya'nýn ertesi günü kocasý onu karþýsýna alarak:
"Önceleri din konusunu uzun uzadýya düþünmüþtüm. Hristiyanlýktan daha hayýrlý bir din görmeyip Hristiyan olmuþtum. Sonra Muhammed'in dinine girdim ve þimdi tekrar Hristiyanlýða döndüm" sözleri ile kocasýnýn gerçekten Ýslam'dan çýktýðýný anladý. Ümmü Habibe rüyasýný kocasýna anlatýp onu Ýslam'a davet etmeyi çalýþtýysa baþarýlý olamadý. Kocasý da onun üzerinde Hristiyanlýða döndürmek için çok büyük baský uygulamýþ ama bu çabalarý sonuçsuz kalmýþtý. Hz.Ümmü Habibe dininde sebat gösterdi. Kocasýndan ayrýldý. Ubeydullah ise içki alemlerinde öldü gitti.

Zatý Saadetleriyle Evliliði

Hz.Ummu Habibe yapayalnýz kalmýþtý. Habeþistanda gurbet bir ülkede dul bir kadýn idi. O Mekke'nin yüksek aristokrat bir ailesine mensuptu. Bu yüzden kolay kolay evlenemezdi. Korunmaya muhtaçtý. Babasý ebu süfyan henüz Müslüman olmamýþ, Müslümanlarýn en büyük düþmanlarýndandý. Babasýnýn yanýna dönemezdi. Resulullah Ümmü Habibew'nin bu durumunu haber almýþtý, iddeti bittikten sonra nikah için kendilerine haber ulaþtýrdýlar. Bunun için Amr Ýbn-i Umeyye Damari. Habeþistan hükümdarýna gönderildi. Zatý saadetlerinin, mümesili gelince, Hükümdar kendi cariyesini Hz.Ummu Habibeye gönderip, meseleyi anlattý:
"Resulullah s.a.v., senin nikahýn hakkýnda bana bir mektup göndermiþtir. Þimdi sen bu iþe razý isen, bir vekil tayin eyle de nikah iþini tamamlayalým" diye bildirdi.
Hz.Ummu Habibe de Halid Ýbn-i Said'i kendisne vekil tayin etti ve nikahýn tamamlanmasýný bildirdi. Akþam üzeri Habeþistan Hükümdarý, Müslümanlarý topladý ve Hz.Cafer Ýbn-i Ebu Talib'i de çaðýrýp, þahitlik ettirdi ve kendisi nikahý kýydý. Ayný mecliste Zatý Risaletpenahilerin ödemesi için dört yüz dirhem mehriye kararlaþtýrýldý ve bu mehriye nakden Halid Ýbn-i Said'e verildi. Nikah bitip, hakl daðýlýp gitmek üzere iken Hükümdar Said'e dönüp:
"Gitmeyin, durun. Enbiyanýn sünnetidir ki, nikah zamanýnda yemek yene ve öyle gidile" Hepsi oturdular yemek yedikten sonra ayrýldýlar.
Nikah kýyýldýðýnda Hicri 6.yýl idi ve Hz.Ummu Habibe 36 yaþýnda idi. Nikahdan birkaç gün sonra diðer müslümanlarla birlikte iki gemiyle yola çýktýlar. Medinenin limaný olan yere geldiler. Resulullah Hayber Gazasýnda Ketibe Kalesinin fethi ile meþgul idi. Tam o sýrada onlarda geldiler Peygamberimiz:
"Bilmemki bu iki þeyin hangisi ile sevineyim, Hayber'in fethi ilemi ,yoksa Cafer'in geliþi ile mi?" diye sevincini belirrtmiþti. Bu arada Hayber'den alýnan ganimetlerden Habeþistan muhacirlerinede hisse verildi.
Peygamberimizin diðer hanýmlarý bu yeni eþi iyi bir þekilde karþýlamak istediler. Baþlangýçta Hz.aiþe onda kendisini kýskandýracak bir þey bulamadý. Zira yaþý fazlaydý. Onu kendi tarafýna çekmek istedi. Ebu Süfyanýn kýzý bunu kabul etmedi. Ebu Süfyan kýzýnýn düþmaný ile evlenmesine kýzmasý gerekirken aksine o bir bakýma memnuniyetini ifade etti.
"O reddeedilemeyecek bir erkektir" diyerek bu evlkiliði tasvip ettiðinide gösterdi.
Resulullah, Ümmü Habibe için daha önceden bir oda yaptýrmýþtýki bu oda diðer hanýmlarýnýnkine göremescide en uzak olaný idi. Resulullah'ýn emriyle Bilal, Hz.Ümmü Habibe'yi odasýna götürmüþ. O da orada bir süpürge bulmu, yanýndaki kölesi ile birlikte odayý temizlemiþ, bir kýl yaygý sererek odayý döþemiþti. Resulullah eve akþam olup geldiðinde güzel bir koku hissetmiþ, odayýda döþenmiþ olarak görünce:
"Kureyþ kadýnlarý etrafý döþeyen, yerleþik kadýnlardýr. Bedevi ve arabi deðilerdir." buyurarak Hz.Ümmü Habibe'nintemizlik ve döþeme zevkini takdirt etmiþlerdir.
Peygamberimizin, onunla evlenmesi, onun sabrýnýn, cihadýnýn ve çektiði sýkýntýlarýn bir mükafatý idi. Ayrýca bu evlilik Ýslam Hukuku bakýmýndan da önem taþýmaktaydý. Çünkü bu nikah "Gaybi nikah" olarak icra edilmiþti.

Resulullah'dan sonraki günleri

Peygamberimiz ile dört yýl evli kaldýktan sonra, Resulullah'ýn vefatýndan sonra zahidane bir hayat yaþadý. Peygamberimizin diðer hanýmlarý gibi saygý ile karþýlandý. Ýslam tarihinde ortaya çýkan fitne ateþinden uzak kaldý. Ancak bununla beraber, dayýsýnýn oðlu olan III.Halife Hz.Osman'ýn evinin muhasarasý esnasýnda onun evine geldiði, orada bulunan asilerden bir adamýn onun baþ örtüsünü çektiði, Hz.Ümmü Habibe r.a.'nýn ona beddua ettiði, bu beddua'nýnda derhal yerine geldiði kaynaklarda bildirilmektedir.

Ahlaký

Ýmaný kuvvetli bir hatun idi. Bu hususta ne yakýnýný nede akjrabasýný kâle alýrdý. Babasý Ebu sufyan kafir iken bir ara Medine'ye gelmiþ, Resulullah ile anlaþmak istiyordu. Daha evvelki anlaþtmayý biraz geniþ tutmak istiyordu. O ara kýzýnýda görmek istedi. Kýzýnýn evine gelerek Resulullah'ýn þiltesine oturmak istiyince kýzýndan sert muamele gördü. Hz.Ümmü Habibe r.a. þilteyi kaldýrdý ve babasýnýn bu þilte üzerine oturmasýný istemedi. Ebu süfyan buna çok içerledi:
"Kýzým, senin bu þilten o kadar kiymetli midirki, babný onun üzerine oturtmak istemiyorsun?" Hz.Ümmü Habibe buyurdu:
"Evet, çok kiymetlidir, zira bu þilte Zatý Risaletpanahilerinin s.a.v.in þiltesidir. Sen müþrik olduðun için pissin, sen oturamazsýn." EbuSufyan:
"Sen benden sonra büsbütün bozulup gitmiþsin"

Hadislere çok dikkat ederdi. Baþkalarýnada bu hususta tavsiyede bulunurdu. bir ara yeðeni Ebu sufyan Ýbni Said onun evine gelmiþti Kendisine abdest almasýný tavsiye edip þöyle buyurdular:
"Resulullah s.a.v. buyurmuþlardýr: 'Her kim bir þey piþirecek olursa abdest almasý iyidir.'"

Babasý vefat ettiði zaman, güzel kokular, sürünüp, iyi elbiseler giyerek, Resulullah buyurdular:
"Ýman sahibi bir kadýn için her hangi bir þekilde üç günden fazla matemli bulunmak caiz deðildir. Ancak kocasý için, bunun müddeti dört ve on gündür."

Vefatý

Hicri sene 44 de Muaviyenin hilafetinde vefat etti. O zaman 73 yaþýnda idi. Vefatýndan önce Hz.Ayþe'yi çaðýrarak.
"Benimle senin ve diðperlerinin arasýnda münasebet vardý. Her ne kadar aramýzda hataen bir þey geçmiþ ise, senden afv etmeni isterim. Af ve hayýr dua ile yad edip, benim için maðfiret talep et."
Hz.Ayþe'de dua edip:
Sen beni memnun etmiþsin, Hak Teala da seni memnun kýlsýn buyurdular." .


alýntý
_____________

Yukar git