Haziran 25, 2019, 09:44:07
Haberler:

O, gökleri görebildiðiniz bir direk olmaksýzýn yarattý, sizi sarsmasýn diye yere de ulu daðlar koydu ve orada her çeþit canlýyý yaydý. Biz gökyüzünden su indirip, orada her faydalý nebattan çift çift bitirdik. (Lokman -10)

Abdulmelik bin umeyr

Balatan rana_94, Mays 19, 2009, 05:25:08 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

rana_94

Tâbiîn’in meþhûrlarýndan âlim ve fakîh bir zât olup, Kûfe kadýsý idi. Ýsmi Abdülmelik bin Umeyr bin
Suveyd bin Hârise bin Ýmlâs Ýbni Þuneyf El-Kûfî el Kýptî el-Ferâsî olup, künyesi Ebû Ömer’dir. (Ebû Amr
da denildi). Kýptî ve Ferâsî denilmesinin sebebi; kendisinin, çok güzel bir yarýþ atý olduðu içindir. 32
(m. 652)’de doðmuþtur. Þa’bî’den sonra Kûfe kadýlýðý yaptý. Hz. Ali’yi gördü. Babasý, Hz. Ali hutbe okurken
yanýna ***ürdü. Hz. Ali onun baþýný okþamýþtýr. 136 (m. 753)’de Kûfe’de vefât etti.

Abdülmelik bin Umeyr (r.a.) Eþ’as bin Kays, Câbir bin Semre, Cerîr, Abdullah bin Zübeyr, Mugîre
bin Þu’be, Nûmân bin Beþîr, Amr bin Hâris, Cebr bin Atik, Useyd bin Safvân, Abdullah bin Hâris bin
Nevfel, Abdurrahmân bin Ebî Bekr, Abdurrahmân bin Ebî Leylâ ve daha birçok âlimden hadîs-i þerîf rivâyet etmiþtir. Kendisinden de oðlu Mûsâ, Þehr bin Havþeb, A’meþ, Süleymân et-Teymî, Süfyân-ý Sevrî,
Þu’be, Zeyd bin Ebî Enîse, Cerîr bin Ebî Hâzim, Ýsmâîl bin Ebî Hâlid, Züheyr bin Muâviye, Hûþeym bin
Beþîr, Þuayb bin Safvân, Cerîr bin Abdülhamid, Hammad Ýbni Seleme, Zekeriyyâ bin Ebî Zâide Þûreyk,
Süfyân bin Uyeyne ve birçok âlim hadîs-i þerîf rivâyet etmiþlerdir. Rivâyet etmiþ olduðu hadîs-i þerîfler
meþhûr kitaplarda ve sahihayn (Sahih-i Buhârî ve Sahîh-i Müslim) da mevcuttur. Ýmâm-ý Buhârî ondan
ikiyüz civârýnda hadîs rivâyet etmiþtir. Ali bin Hasen es-Süncânî onun beþbin hadîs bildiðini zikretmiþtir.
Abdülmelik bin Umeyr çok fasîh olarak konuþurdu. Ýbni Merd onu Kûfe’nin çok fasîh konuþan dört zâtýndan biri olduðunu beyân etmiþtir. Neseî; O’nun rivâyetlerinde bir beis olmadýðýný söylemiþtir. Ebû Ýshâk el Hemedânî “Ýlmi, Abdülmelik bin Umeyr’den öðreniniz!” demiþtir. Ýbni Hibbân, Ýbni Numeyr, Ýbni Muin O’nun sika ve hadîslerinde saðlam olduðunu söylemiþtir. O hadîs-i þerîflerden tek bir harfin dahi hazf edilmesini uygun görmezdi.


Kendisi þöyle anlatýr: Mus’ab bin Zübeyr’in kesik baþý Abdülmelik bin Mervan’ýn önüne getirildiði
zaman köþkünde, O’nun yanýnda idim. O’nu gördüm ve titremeye baþladým. Abdülmelik bin Mervan bana
“Sana ne oldu?” diye sordu. O’na: “Allahü teâlâ seni korusun yâ emir-el-mü’minîn. Ben bu köþkte
burada, Ubeydullah Ýbni Ziyâd ile beraber bulundum. Hz. Hüseyn’in mübârek baþýný burada gördüm.
Sonra burada Muhtâr-ý Sekâfî ile beraber bulundum. Burada Muhtar’ýn önünde Ubeydullah Ýbni Ziyâd’ýn
baþýný gördüm. Sonra burada Mus’ab bin Ez-Zubeyr ile beraber bulundum, Muhtar’ýn baþýný onun önünde
gördüm. Sonra ayný yerde Mus’ab bin Zübeyr’in baþýný senin önünde gördüm” dedi. Daha sonra
Abdülmelik bin Mervan hemen ayaða kalktý ve o köþkte o katýn yýkýlmasýný emredip orayý yýktýrdý.

Ýmâm-ý Ebû Yûsuf Ýsmâil bin Ýbrâhîm’den rivâyetle Abdülmelik bin Umeyr; Sakîften bir zât bana
þöyle anlattý: “Hz. Ali, beni Abkara’ya vali tayin etti. Bu sýrada ora halký da yanýmda idi. Onlarýn yanýnda
bana þunlarý söyledi: Onlarýn ödeyecekleri vergileri tam olarak almaða bak. Herhangi bir hususta onlara
ruhsat vermekten, acýmaktan þiddetle sakýn. Asla senden bir zaafiyet görmesinler, öðle vakti de bana
gel” dedi. Öðle vakti Hz. Ali’nin yanýna vardým. O zaman gayet yumuþak davranýp: Valisi bulunduðun
halkýn önünde sana bazý þeyler söyledim. Çünkü onlar hilekâr bir`kavimdir. Onlarýn baþýna geçtiðin zaman
vaziyete bak. Kýþ ve yaz onlara ait bir elbiseyi, yiyecekleri rýzký, binecekleri hayvaný ellerinden alýp
satma, ödeyemedikleri para için onlarý asla zorlama. Yine bazýlarýný para sebebiyle ayakta da sakýn bekletme.
Vergi olarak aldýðýn maldan onlara hiçbir þey satma. Biz ancak onlarýn affýný kabul etmekle
emrolunduk. Eðer sen emirlerime muhalefet edersen Allahü teâlâ benim yerime seni yakalar. Eðer sözlerime
muhalif bir hareketin zuhur eder ve bana ulaþýrsa seni azlederim” buyurdu.

Abdülmelik bin Umeyr, Câbir bin Semûre’den (r.a.) þöyle rivâyet etmektedir: “Kûfe ahâlisi Hz. Ö-
mer’e, Hz. Sa’d bin Ebî Vakkas’ý þikâyet ettiler. Bunun üzerine Hz. Ömer onu vazifeden aldý ve yerine
Ammâr bin Yâser’i (r.a.) tayin etti. Kûfeliler þikâyeti o kadar ileri ***ürmüþlerdi ki, namaz kýlmasýný bile
bilmiyor, demiþlerdi. Hz. Ömer, Hz. Sa’d’a bir haberci gönderip onu yanýna davet etti. Geldiðinde “Yâ
Ebâ Ýshâk, bu adamlar senin namaz kýlmayý bilmediðini iddia ediyorlar. Sen bu hususta ne dersin?” diye
sordu. Hz. Sa’d cevabýnda: “Vallahi ben onlara Resûlullahýn (s.a.v.) namazýna benzer namaz kýldýrýp
ondan hiçbir þey eksiltmiyorum. Yatsý namazýný kýldýrýrken ilk iki rekâtde daha çok kýyamda dururum.
Son iki rekâtta da az dururum” buyurdu. Hz. Ömer, “Bizim de zâten senin hakkýndaki zannýmýz böyle idi”
buyurdu. Bu meseleyi tahkik için müfettiþler gönderdi. Bunlar kime sordularsa hep onun hakkýnda hayýrlý
þeyler söylediler. Nihayet Benû Abs’e ait bir mescide girip yine ayný þeyleri sordular, doðru söylemeleriiçin de yemin verdirdiler. Bunun üzerine Ebû Sa’de künyesiyle bilinen Üsâme bin Katade ayaða kalktý ve
“Mademki bize yemin verdin, Sa’d, Ýslâm askerinin baþýna geçip harb etmez, ganimet taksiminde eþit
davranmaz. Hüküm verirken adaletli davranmaz” dedi. Bunun üzerine Hz. Sa’d “Vallahi ben de üç þeyle
duâ edeceðim: Yâ Rabbî senin bu kulun yalancý ise; riya ile halk görsün ve duysun diye söylediyse, ömrünü
uzat, fakîrliðini çoðalt ve onu fitnelere uðrat” Daha sonralarý o adama hâlinden sorulduðu zaman
“Ýhtiyarlamýþ, fitneye düþmüþ bir pir-i fânî’yim, Hz. Sa’d’in duâsý bana isabet etti” derdi. Abdülmelik bin
Umeyr “Sonralarý onu ben de gördüm. Yaþlanmaktan kaþlarý gözlerinin üzerine sarkmýþ olduðu hâlde
yolda kýzlara sataþýrdý” diye haber vermiþtir. Rivâyet ettiði bir hadîs-i þerîfte Ebû Mûsâ Eþ’arî (r.a.) þöyle
buyurdu: Resûlullah efendimiz, hastalandý ve hastalýðý þiddetlendi, bunun üzerine “Ebû Bekir’e emredin
de cemaate namaz kýldýrsýn” buyurdular.

Yukar git