Haziran 17, 2019, 09:35:59
Haberler:

Biz insana, ana-babasýna iyi davranmasýný tavsiye etmiþizdir. Çünkü anasý onu nice sýkýntýlara katlanarak taþýmýþtýr. Sütten ayrýlmasý da iki yýl içinde olur. (Ýþte bunun için) önce bana, sonra da ana-babana þükret diye tavsiyede bulunmuþuzdur. Dönüþ ancak banadýr. (Lokman -14)

Ýmam-ý Nesai

Balatan rana_94, Mays 19, 2009, 05:23:04 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

rana_94

Büyük hadis ve fýkýh âlimi. Künyesi Ebû Abdurrahmân; ismi, Ahmed bin Þuayb bin Ali bin Sinân bin Bahr bin Dînâr’dýr. Ýmâm-ý Nesâî diye meþhûrdur. Aslen Horasan’ýn Nesâ þehrindendir. 830 (H. 214) yýlýnda orada doðdu. 915 (H.303)te Filistin’in Remle þehrinde vefât etti. Mekke’de vefât ettiði veya Hâricîler tarafýndan þehit edildiði de bildirilmektedir. Hadîs ilminde imâmdý, yâni üç yüz binden fazla hadîs-i þerîfi râvileriyle birlikte ezbere bilirdi. Yazdýðý Sünen-i Sagîr’i, Kütüb-i Sitte adý verilen altý büyük hadis kitabýndan biridir. Hadis ilminde rumuzu sin (S)’dir.
Ýlim tahsiline Horasan’da baþlayan Ýmâm-ý Nesâî; Irak, Þam, Mýsýr, Hicâz (Mekke ve Medîne) ve Cezîre (bugünkü Cizre civârý) âlimlerinden ders aldý. Mýsýr’da yerleþti. On beþ yaþýnda Kuteybe bin Saîd’e talebe olup, bir sene iki ay yanýnda kaldý. Ýshâk bin Râhaveyh, Hiþâm bin Ammâr, Îsâ bin Hammâd, Hüseyin bin Mansûr Sülemî, Amr binZürâre, Muhammed bin Nasr-i Mervezî, Süveyd bin Nasr, Ebû Kureyb, Muhammed bin Râfiî, Ali bin Hucr, Ebû Yezîd Cermî, Ebû Dâvûd Süleymân Eþ’as, Yûnus bin Abdila’lâ, Muhammed bin Geylân ve daha birçok âlimden ders aldý. Onlarýn bir çoðundan hadîs-i þerîf dinledi ve rivâyet etti.
Hadis ilminde zamânýnýn bir tânesi olan Ýmâm-ý Nesâî, Mýsýr âlimlerinin en fakîhiydi. Haramlardan sakýnmakta ve ibâdetlere düþkünlükte eþi yoktu. Her yaptýðý iþ, her söylediði söz, Allahü teâlânýn rýzâsý içindi. Ýmâm-ý Nesâî’nin hadîs-i þerîf rivâyetinde râvîlere koyduðu þartlar, Buhârî ve Müslim’den daha sýkýydý. Hadis ravîlerinin güvenilir olup olmamasýndaki tesbitlerine bütün âlimler îtibâr ederlerdi.
Ýmâm-ý Nesâî hazretlerinden; Ebû Biþr Devlâbî, Ebû Ali Niþâbûrî, Hamza bin Muhammed Kesâsî, Ebû Bekr Ahmed bin Ýshâk, Muhammed bin Abdullah bin Hayyûye, Ebü’l-Kâsým Taberânî, Fakîh Ebû Câfer Tahâvî ve daha birçok âlim ilim tahsil edip, hadîs-i þerîf rivâyet etti.
Ýmâm-ý Nesâî hazretleri, ilk önce yazdýðý Sünen-i Kebîr’inde, hadîs-i þerîflerin kaynaklarý ve toplanmasý hakkýnda bilgiler verip, þartlarýna uyan hadîs-i þerîfleri yazdý. Zamânýn vâlilerinden birinin; “Kitabýndaki hadîs-i þerîflerin hepsinin sýhhat derecesi ayný mýdýr?” sorusu üzerine, yeniden seçmeler yaparak, Sünen-i Kebîr’i kýsalttý. Ýsnâd edilen râvîlerine, âlimlerin îtirâz ettikleri hiçbir hadîs-i þerîfi almadý. Bu eserine, kendisi Müctenâ adýný vermesine raðmen Sünen-i Sagîr adýyla meþhûr oldu. Þimdi, daha çok Sünen-i Nesâî adýyla bilinmektedir. Bu kýymetli eser, altý meþhur hadis kitabýndan biri olarak Müslümanlarýn baþ tâcý oldu.
Ýmâm-ý Nesâî hazretleri, ömrünün sonuna doðru Þam’a gitti. Orada hazret-i Ali’yi kötüleyen hâricîlerden bâzý kimseler gördü. Bunun üzerine hazret-i Ali ve Ehl-i Beyt-i Nebevî’yi öven Kitâb-ül-Hasâis fî Fadli Ali bin Ebî Tâlib ve Ehl-i Beyt adlý eserini yazdý. Bu eserindeki hadîs-i þerîflerin çoðunu Ahmed bin Hanbel hazretlerinin rivâyetlerinden aldý. Bu kitabýný niçin yazdýðýný bilmeyen bâzý kimseler; “Þeyhayn’ýn yâni Ebû Bekir ve Ömer’in üstünlüklerini niçin yazmadýn?” dediler. Bunun üzerine; Fedâil-üs-Sahâbe adlý Eshâb-ý kirâmýn üstünlük ve fazîletlerini anlatan kitabýný yazdý, Müsned-i Ali, Müsned-i Mâlik ve Duafâ ve’l-Metrûkîn adlý kitaplar, onun pek kýymetli eserleri arasýndadýr. Sonuncusu, basýlmýþtýr.


alýntý

Yukar git