Haziran 19, 2019, 07:10:16 S
Haberler:

Güzel davrananlar için bir hidayet rehberi ve rahmet olmak üzere (indirilmiþtir). (Lokman - 3)

Hangi Mallardan Zekat Verimez...?

Balatan rana_94, Mart 24, 2009, 04:41:38 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

rana_94

HANGÝ MALLARDAN ZEKÂT VERÝLMEZ?

Zekât lügatte “artmak”, “zenginleþmek”, “bereketlenmek” ve bunlarýn yanýnda “temizlenmek” manalarýna gelir.

Zekâtýn farz olmasý için zekât verecek olan kiþide (müzekkî) ve zekâtý verilecek olan malda aranan birtakým þartlar vardýr. Zekâta tabi olmayan mallarý anlatabilmemiz için öncelikle bu þartlarý belirtmekte fayda vardýr. Müzekkî yani mal sahibinde aranan þartlar:
1.Müslüman olmasý: Mal sahibinin Müslüman olmasý þarttýr. Gayri Müslim olana zekât farz deðildir;zira gayri Müslimlerden öncelikle istenen imandýr. Mürted olan yani dinden dönen kiþi daha sonra tekrar Müslüman olsa irtidat dönemindeki ibadetlerinden dolayýsýyla o dönemdeki malýnýn zekâtýndan mesûl deðildir.
2.Hürriyet:Zekat verecek kiþi hür olmalýdýr. Köle ve cariyeler zekât vermekle mükellef deðildir.
3.Akýl ve büluð: Delilere ve büluð çaðýna ulaþmamýþ olanlara zekât farz deðildir.
4.Borçlu olmamak: Kiþinin kula olan borcu zekâtýn farz olmasýna manidir.
5.Mala tam malik olmak: Mal,sahibinin elinin altýnda olmalý, malýný kaybetmiþ veya çaldýrmýþ olmamalýdýr.

Zekâtý verilecek olan malda aranan þartlar:
1.Nisabý tam olmasý: Nisab ki zekâtýn farz olmasý için mala konan bir ölçüdür. Gümüþte 200 dirhem, altýnda 20 miskal;devede 5,sýðýrda 30,koyun ve keçide 40 adettir.
2.Malýn namî yani çoðalýcý olmasý
3.Mala malik olduktan sonra üzerinden kamerî sene ile tam bir sene geçmiþ olmasý
4.Asli ihtiyaçlardan fazla mal

Zekâtýn vücûbunun þartlarýný bu þekilde sýraladýktan sonra zekâta tabi olmayan mallarý da sekiz baþlýkta sýralamanýn mevzunun anlaþýlmasýný kolaylaþtýracaðýný ümit ediyorum.

1.Asli ihtiyaç olmasý durumunda zekatý verilmeyen mallar:
•Ýçinde oturulan eve, giyilen elbiseye, evin zaruri eþyalarýna,binek hayvanlarýna,hizmet gören kölelere,kullanýlan silahlara,aile fertlerinin bir senelik yiyeceðine,altýn ve gümüþten olmayan kap kacak türü þeylere zekât lazým deðildir.
•Bunlara kýyasla kullanýlan otomobil,çiftçinin tarlasýný sürmek için kullandýðý traktörü,yük taþýmak içim kullanýlan kamyonet türü araçlar ticaret için olmadýðý müddetçe zekâta tabi deðildir. Çünkü bunlar asli ihtiyaçtýr. Bu gibi araçlar vasýtasýyla kazanýlan para nisâba malik oluyorsa o paranýn zekâtý verilir.
•Ýlim ehlinin kitaplarýna, sanatkârlarýn aletlerine bununla birlikte kiþinin dükkanýnda kullandýðý aletlere de zekat yoktur. Mühendislerin kullandýðý makineler, doktorlarýn kullandýðý aletler,biyolog,fizikçi ve kimyacýlarýn laboratuarýnda kullandýðý aletler vs. de zekâta tabi deðildir.
•Fýrýncýnýn ekmek için satýn almýþ olduðu yakacak ve tuz da zekâta tabi deðildir. Ancak ekmeðin üzerine ekmek için satýn alýnan susam zekâta tabidir, denilmiþtir.
•Bir attar (koku,baharat vs. satan kiþi) kiraya vermek için þiþeler veya torbalar satýn alsa bunlar için de zekât yoktur. Çünkü bunlar satmak için deðil, gelir getirmesi için satýn alýnmýþtýr. (Serahsî’nin Muhýyti)
•Bir tüccar, hayvanlar ve bunlarla birlikte hayvanlarýn boynuna takmak için çan,yular vs. þeyler de satýn alsa;ticaret için satýn almýþ olduðu hayvanlarý satarken saydýðýmýz çan ve yular gibi þeyleri de satsa bunlarýn da zekâtý verilir. Ancak çan ve yular gibi þeyleri satmak için deðil de sattýðý hayvanlarýn muhafazasýnda kullanmak için alsa zekâtlarý verilmez. (Zehýyre fetvalarý)
•Bir kimse mülkünü kiraya verirken ticarete niyet etmemiþse o mülk için zekât vermez.
•Kadýnlarýn takýndýðý elmas iðneler, gerdanlýk, baþlýk, zümrüt, küpe, yüzük, kemer ve yelpaze gibi kýymetli eþyalar (bunlar altýn veya gümüþ deðilse) nisab miktarýný bulsa bile süs eþyasý olarak kullanýldýðý müddetçe zekâta tabi deðildir.
•Ticaret için olan fakat senelerce hizmette kullanýlan mallar da ticaret malýdýr. Dolayýsýyla zekâtý verilir. Ancak bu mallar daha sonra hizmette kullanýlmaya niyet edilirse o halde zekâtý verilmez. Kiþinin ticari amaçla satýn alýp da satýncaya kadar kendisinin kullandýðý araçlar (araba,cep telefonu,beyaz eþya vs.) gibi…

2.Borçlu olma durumunda zekâtý verilmeyen mallar:

•Kullar tarafýndan talep edilen borçlarýn tamamý zekâtýn farz olmasýna manidir. Ancak hanýmlarýn nafakasý borç sayýlmadýðýndan kocanýn zekât vermesine mani olmaz.
•Nezirler,kefaretler,fýtýr sadakalarý,adak olan kurban ve hac gibi kullar tarafýndan istenmeyen borç Allah’a olan borç gibidir ve zekâtýn farz olmasýna mani deðildir.
•Bir kimsenin 10 000 YTL borcu olsa,10 000 YTL de parasý olsa,ticaret için olmayan lüks bir evi ve bir de hizmetçisi bulunsa o kimse zekat vermekle mükellef deðildir. Çünkü elindeki 10 000 YTL borcunun karþýlýðýdýr. Ev ve hizmetçi de asli ihtiyaçlarýndan sayýlýr. Ayrýca bu ev ve hizmetçi o kiþinin zekât almasýna mani olmaz.
•Borçlu olup borcunu çýktýktan sonra kalan mal nisâba malik olmuyorsa zekât lazým gelmez.
•Bir alacaklý,alacaðýndan vazgeçip borçlunun borcu düþtüðü zaman Ýmam Muhammed (R.A.)’a göre borcun düþtüðü güne itibar edilir. Eðer üzerinden tam bir sene geçmiþ ise o kimseye zekât farz olur
3.Tam malik olmama durumunda zekâtý verilmeyen mallar:
•Bir kimsenin yine 10 000 YTL parasý olsa, 10 000 YTL de alacaðý olsa alacaðýný alýncaya kadar elinde bulunan 10 000 YTL nin zekâtýný verir. Alacaðý olan paranýn zekatýný vermekle para eline geçmediði müddetçe mükellef deðildir.
•Rehin verilen mal veya para,rehin olarak býrakýlmýþ kimsenin elinde bulunduðu müddetçe, rehin býrakan kimsenin de rehin alan kimsenin de bu maldan dolayý zekât vermesi gerekmez. Rehin býrakan kimse bu malý geri aldýktan sonra malýn rehin kaldýðý seneler için de zekât vermez.
•Yolcu olan kimselerin mallarýndan dolayý zekât vermeleri gerekmez.
•Ticaret için olan mal çýraða teslim edilip çýrak kaçsa mal sahibi o maldan dolayý zekât vermez.
•Teslim almadan önce parasý ödenmiþ olan maldan zekât verilir. “Bu mal nisaba dahil edilmez” diyen alimler de olmuþtur. Ancak sahih olan görüþ zekâtýn verileceði yönünde olan görüþtür.
•Kiþinin helal yoldan kazanmadýðý mal kendisine ait olmadýðýndan zekâtý yoktur. Toto ve benzeri piyangolardan çýkan para kumar yoluyla elde edilmiþ olduðu için helal deðildir,haram mala da zekât düþmeyeceðinden bu parayý sahibine vermek düþer.

4.Namî, yani çoðalýcý olmamasý durumunda zekâtý verilmeyen mallar:

•Aslýnda bir kimsenin malý olan ve onun elinde bulunduðu sýrada elinden çýkýp bir daha geri dönmesi mümkün olmayan mallara “mal-ý zýmar” denir. Bu mal kiþinin mülkünden çýkmýþtýr ve çoðalýcý özelliðini kaybetmiþtir. Ýnkar edilen borç, zorla alýnan mal, eðer þahitleri ve senetleri yoksa mal-ý zýmardan sayýlýr. Mal-ý zýmar ise zekâta tabi deðildir.
•Eðer zorla alýnan malýn, inkâr edilen borcun, gasp edilen malýn þahitleri, senetleri ve beyyineleri varsa o maldan zekât verilmesi farzdýr.
•Gasp edilen otlak hayvanlar için gasp eden gasp ettiðini söylese bile zekât lazým gelmez.

5.Zekâta tabi olmayan hayvanlar:

•Ýmam-ý Âzam Ebû Hanife (R.A.) ile Ýmam Muhammed (R.A.)’e göre ticaret için olmayan atlar zekâta tabi deðildir (Kâfî fetvalarý). Yine Ýmam-ý Âzam (R.A.)’dan rivayet edilen sahih bir görüþe göre atlar için nisab yoktur, kýymeti üzerinden zekât verilir. Ticaret için olan atlarýn hükmü diðer ticaret eþyasýnýn hükmü gibidir. (Muzmarat)
•Eþekler,katýrlar,parslar ve av köpekleri de atlar gibi eðer ticaret için olurlarsa zekata tabi olurlar. Aksi halde zekât gerekmez. (Sirâciyye fetvalarý)
• Sâime olan yani otlayýcý olup mal sahibinin ahýrda para ile alýnmýþ yemle beslemediði veya ücret karþýlýðý olan merada beslenmiþ olmayan deve,koyun-keçi ve sýðýr için zekât vardýr. Sâime olmayan için zekât yoktur.
•Nisab arasýnda kalan hayvanlar için de zekât yoktur. Þöyle ki; sâime olan ve üzerinden tam bir sene geçmiþ bulunan 40 koyundan 120 koyuna kadar bir koyun zekât verilir. Yani arada kalan 79 koyun için zekât yoktur. Keçide de hüküm bu þekildedir.
•Kuzular,oðlaklar,buzaðýlar ve deve yavrularý için de zekât yoktur. Ancak bunlarýn içinde bir tane de yaþýný doldurmuþ olan varsa, diðerleri de buna tabi olarak nisaba sayýlýr. Yani 39 kuzu ve bir tane de toklu dediðimiz orta halli bir koyun bulunuyorsa bunlar nisabý bulmuþtur ve o orta halli koyun zekât olarak verilir. Eðer sene tamamlanmadan o koyun ölse Ýmam-ý Âzam Ebû Hanife (R.A.) ile Ýmam Muhammed (R.A.)’e göre zekât farz olmaz.
•Çalýþtýrýlan,evde beslenen ve yük taþýyan hayvanlar için zekât olmadýðý gibi sadece nesli için beslenen hayvanlara da zekât gerekmez. (Hidâye fetvalarý)
•Sâime olmayan ,senenin tamamýný veya birçoðunu,hatta yarýsýný evde besleyerek yetiþtirilen hayvanlar (ki bunlara alûfe denir) zekâta tabi olmazlar. Mesela bir kimsenin 40 koyunu olsa bu koyunlarý 6 ay yiyeceðini parayla alýp beslese,6 ay da otlaða çýkarsa bu koyunlar alûfe hükmünde olduðundan zekâtlarý verilmez.
•Tavuk, kaz, ördek, hindi gibi kuþ türünden olan hayvanlar hangi amaçla besleniyorsa, örneðin eti için, eti satýldýktan sonra elde edilen gelir nisabý buluyorsa elde edilen paranýn zekâtý verilir. Kiþinin evinde yumurtasýndan veya etinden faydalanmak için beslediði bu tür hayvanlar zekâta tabi deðildir.

6.Zekâta tabi olmayan nakit paralarla altýn ve gümüþ:

•Altýnýn nisabý 20 miskal (80 gr veya 80,14 gr veya 85 gr),gümüþün nisabý 200 dirhem (dirhem-i örfî’de 649 gr, dirhem-i þer’î’de 560 gr) dir. Altýn ve gümüþün nisabý konusunda aðýrlýðýna mý yoksa kýymetine mi itibar edileceði hakkýnda ulema ihtilafa düþmüþlerse de asýl olan aðýrlýðýna itibar etmektir. Mesela 15 miskal aðýrlýðýnda altýndan yapýlmýþ bir vazonun iþlemesi,sanatý ve güzelliði bakýmýndan 20 miskal altýn deðerinde olsa bu vazo nisabý bulmadýðýndan zekât lazým gelmez.
•Nisabýn sene içinde eksilmesi hükümsüzdür. Nisabýn senenin baþýnda ve sonunda bulunmasý gerekir. Þöyle ki;sene baþýnda nisab miktarý altýna sahip olan bir kimse sene ortasýnda fakir olsa ve sene sonunda elinde bulunduðu altýn yine nisab miktarýný bulsa, sene ortasýnda altýnýnýn nisabý bulmamasý zekât vermesine mani olmaz.

7.Maden ve hazinelerden zekâta tabi olmayan mallar:

•Ýster tabiî olsun ister insanlar tarafýndan gömülmüþ olsun yer altýnda olan mala “rikâz” adý verilir. “Kenz” ise gömülmüþ olan þeydir (define). Altýn ve gümüþ, demir, bakýr, tunç gibi madenler eðer bulan kiþi sahip olduðu arazide bulduysa bu madenlerden bir þey alýnmaz; aksi taktirde 5’te biri devletin geri kalaný bulanýn olur.
•Üzerinde cahiliyye dönemine ait bir iþaret, haç iþareti ve domuz resmi gibi bir þey bulunan definelerin de beþte biri devletin geri kalaný bulanýn olur.
•Yer altýndan çýkan, ve Ýslâmî bir sikke veya ibare taþýyan defineler “lukata” hükmündedirler. Bulan kiþi fakir ise bulduðu onundur, deðilse fakirlere veya devlete verir.
•Daðda bulunan yâkut, zümrüt, ve firûze adý verilen kýymetli taþlardan da bir þey alýnmaz.

8.Zekâta tabi olmayan arazi mahsulatý:

•Araziden çýkan mahsulün zekatýna 10’da bir anlamýna gelen “öþür” adý verilir. Öþürde itibar arazi sahibine deðil, araziyedir. Dolayýsýyla mal sahibi deli de olsa çocuk da olsa hatta fakir de olsa o araziden çýkan mahsulden öþür alýnýr.
•Evlerin bahçelerindeki meyvelerden öþür verilmez. Ancak bu meyveler satýldýðýnda elde edilen para nisabý buluyorsa zekâtý verilir.
•Meralardan biçilen otlar,daðlardan kesilen kerestelik aðaçlar, halkýn istifadesine ait olan aðaçlardan elde edilen odunlar, çam ve çýnar aðaçlarý (eðer ticarî deðilse), aðaçtan çýkarýlan sakýz, reçine ve katran, kamýþlar, deniz-göl ve arazi içindeki çaylardan avlanýlan balýklar ve bunlardan çýkarýlan inci ve amber, taze soðan ve sarýmsak öþre tabi olmayan mallardýr.


Yukar git