Haziran 26, 2019, 10:03:10 S
Haberler:

Üstlerinde kanatlarýný aça-kapata uçan kuþlarý (hiç) görmediler mi? Onlarý (havada) rahmân olan Allah'tan baþkasý tutmuyor. Þüphesiz O her þeyi görmektedir. (Mulk -18)

CuMA notLaRý/5

Balatan MiM, ubat 27, 2009, 02:41:27

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

MiM

ubat 27, 2009, 02:41:27 Last Edit: ubat 27, 2009, 02:43:09 by MiM





sevgili dostlar, 5.cuma sohbetimize hoþ geldiniz!
bilirim, biraz ürkütücü de gelse... henüz baþýmýza gelipte 'eyvah!' demeden, biraz onu hatýrlamak, hatýrlatmak istedim... geç olmadan! zehi gaflet demeden...


Zehril Riyaz'da rivayet edildiðine göre, Hz. Yâkub (a.s.) ölüm meleði Azrail ile dosttu. Bir gün Azrail, Hz. Yâkub'u ziyarete gider. Hz. Yâkub ona: "Yâ Azrail! Görüþmeye mi geldin, yoksa canýmý almaya mý?" diye sorar. Azrail: "Geliþim ziyaret içindir." cevabýný verir.

Hz. Yâkub: "Senden bir ricam var" der. Azrail: "Nedir?" diye sorunca, Hz. Yâkub: "Ölümümün yaklaþtýðýný, canýmý almaya hazýrlandýðýný bana önceden bildirmeni istiyorum» der. Azrail de: "Hay hay, sana iki veya üç haberci gönderirim." karþýlýðýný verir.
Hz. Yâkub'un ömrü dolunca bir gün yine ölüm meleði karþýsýna dikilir. Hz. Yâkub yine sorar: "Ziyaretçi misin, yoksa canýmý almaya mý geldin?" Azrail: "Canýný almaya geldim." cevabýný verir.
Hz. Yâkub: "Sen bana daha önce iki veya üç haberci göndereceðini söylemedin mi?" diye sorar. Azrail þu cevabý verir: "Söylediðimi yaparak sana üç haberci gönderdim: Önce siyah iken sonra aðaran saçýn, güçlü iken halsizleþen vücudun ve dimdik iken kamburlaþan vücudun... Ey Yâkub! Ýþte bunlar benim Âdemoðullarýna gönderdiðim ön habercilerdir."

Ýnsan, kâinat manzûmesine ibret nazarý ile baktýðýnda, hayatta en çok alâkadar olmasý gereken husûsun, “ölüm” gerçeði olduðunu idrâk eder. Nitekim Cenâb-ý Hak þöyle buyurmaktadýr:
“Yeryüzünde bulunan her þey fânîdir…” (er-Rahmân, 26)
“Her can, ölümü tadacaktýr.” (el-Enbiyâ, 35)

Ne tuhaftýr ki insan, bir-iki günlük misafir olarak bulunduðu bu dünyâda kendini aldatýr. Her gün cenâze sahnelerini seyrettiði hâlde, ölümü kendine uzak görür. Kendisini, kaybetmesi her an muhtemel olan fânî emânetlerin mutlak sâhibi zanneder. Hâlbuki insan, rûhuna cesed giydirilerek bir kapýdan dünyâya dâhil edildiðinde, artýk o bir ölüm yolcusu demektir. O yolun hazýrlýk mekânýna girmiþtir de bunu hiç hatýrýna getirmez. Bir gün gelir, ruh cesedden ayrýlýr. Âhiret kapýsý olan kabirde diðer bir büyük yolculuða uðurlanýr. Allâh Teâlâ buyurur:

“Kime uzun ömür verirsek, Biz onun geliþmesini tersine çeviririz. Hiç (bu manzarayý) düþünmüyorlar mý? (Bu ibretli yolculuðu idrâk etmiyorlar mý?)” (Yâsîn, 68)

Ýnsanoðlu için dünyâ hayâtýnýn esas gâyesi, Allâh’ýn râzý olduðu bir kulluk hayâtý yaþamak sûretiyle âhiret saâdetini elde edebilmektir. Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- þöyle buyurur:

“Akýllý kimse, nefsinin hevâ ve hevesine uymayan ve ölümden sonrasý için hazýrlýk yapandýr…” (Tirmizî, Kýyâmet, 25/2459)
Merhum Necip Fâzýl bunu ne güzel ifâdelendirir:

    Hasis sarraf, kendine bir baþka kese diktir;
    Mezarda geçer akça neyse onu biriktir!..


Hayat, bir bardaðý dolduran damlalar gibidir. Bardaktaki suyun berraklýðý ise damlalarýn berraklýðýna baðlýdýr. Bardaðý dolduran son damla, son nefestir.

Hadîs-i þerîfte buyrulur:

“Kimin (hayatta söylediði)en son sözü Lailaheillallah olursa, cennete girer.” (Ebû Dâvûd, Cenâiz, 15-16/3116; Hâkim, I, 503)

Yâni kalbindeki lüzumsuz hevâ, heves ve nefsânî arzu ilâhlarýný yok ederek gönlünü Allâh ile doldurur ve son ânýna kadar bu minvâl üzere rûhânî bir hayat yaþarsa, îmanla göçüp cennete nâil olmasý umulur. Zîrâ farklý bir hayat yaþayan kimsenin son nefeste, “Lâ ilâhe illâllâh” diyebilmesi çok zordur. Nitekim Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“Kiþi yaþadýðý hâl üzere ölür ve öldüðü hâl üzere haþrolunur.” buyurmuþlardýr. (Bkz. Müslim, Cennet, 83; Münâvî, V, 663)

Son nefes; buðusuz, berrak bir ayna gibidir. Ýnsanoðlu kendisini en net olarak son nefesinde tanýr. Hayâtýn muhâsebesi, kalbinin ve gözünün önünde sergilenir. Bu sebeple insanoðlu için ölüm ânýndan daha ibretli bir manzara yoktur.
Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurur:
“Kabir, (amellere göre) ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarýndan bir çukurdur.” (Tirmizî, Kýyâmet, 26/2460)

Güzel bir kul olarak bu fânî âleme vedâ edebilmek ve kabrimizin cennet bahçelerinden bir bahçe olabilmesi için, sayýlý nefesleri son nefese iyi hazýrlamak zarûrîdir. Yâni mes’ûd bir âhiret hayâtý için; amel-i sâlihlerle müzeyyen, feyizli ve istikâmet üzere bir dünyâ hayâtý elzemdir. Zîrâ Cenâb-ý Hak:
“Sana yakîn (ölüm) gelinceye kadar Rabbine kulluk et!” (el-Hicr, 99) buyurmaktadýr.

Ömrünü bu þekilde Allâh ve Rasûlü’nün aþkýyla geçiren ve bu istikâmette amel-i sâlihlerle süsleyen has kullar, -Allâh’ýn lutfuyla- son demlerinde kelime-i þehâdetin mânevî huzûruyla göçerler. Bunun aksine, toprak üstünde fânî, izâfî ve nefsânî câzibelerin aldatmacalarýna kanan ve bu sûretle rûhânî vasýflarýný zaafa uðratan bedbahtlar da, ekseriyetle, yaþantýlarýna uygun bir þekilde ölüp, toprak altýnda da hüsran ve zillete dûçâr olurlar.
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, biz ümmetini îkaz sadedinde:
“–Ölüp de piþmanlýk duymayacak hiçbir kimse yoktur.” buyurmuþtu.
“–O piþmanlýk nedir yâ Rasûlallâh?” diye soruldu. Efendimiz:
“–(Ölen), muhsin (ihsan sâhibi, sâlih) bir kiþi ise, bu hâlini daha fazla artýramamýþ olduðuna; þâyet kötü bir kiþi ise, kötülükten vazgeçerek hâlini ýslah etmediðine piþman olacaktýr.” cevâbýný verdiler. (Tirmizî, Zühd, 59/2403)

Cenâb-ý Hak bu hususta kullarýný þöyle îkâz eder:

“Ey îmân edenler, sizi ne mallarýnýz, ne evlâtlarýnýz Allâh’ýn zikrinden alýkoymasýn. Kim bunu yaparsa iþte onlar hüsrâna uðrayanlarýn tâ kendileridir. Herhangi birinize ölüm gelip de: «Ey Rabbim, beni yakýn bir zamana kadar geciktirsen de sadaka versem ve sâlihlerden olsam!» demesinden evvel size rýzýk olarak verdiklerimizden Allâh yolunda harcayýn. Zîrâ Allâh Teâlâ, hiç kimseyi eceli gelince asla geri býrakmaz. Allâh ne yaparsanýz, hakkýyla haberdardýr.” (el-Münâfikûn, 9-11)

Velhâsýl, ölümümüz ve kýyâmete kadar sürecek olan kabir hayâtýmýz, dünyâdaki vaziyetimize ve amellerimize göre þekillenecektir. Hazret-i Mevlânâ ne güzel söyler:
“Oðul, herkesin ölümü kendi rengindedir, insaný Allâh’a kavuþturduðunu düþünmeden ölümden nefret edenlere ve ölüme düþman olanlara, ölüm korkunç bir düþman gibi görünür. Ölüme dost olanlarýn karþýsýna da dost gibi çýkar.”
“Ey ölümden korkup kaçan can! Ýþin aslýný, sözün doðrusunu istersen, sen aslýnda ölümden korkmuyorsun, sen kendinden korkuyorsun.”
“Çünkü ölüm aynasýnda görüp ürktüðün, korktuðun, ölümün çehresi deðil, kendi çirkin yüzündür. Senin rûhun bir aðaca benzer. Ölüm ise, o aðacýn yapraðýdýr. Her yaprak, aðacýn cinsine göredir…”
Demek ki ölümün güzelleþmesi, hayâtýn sâlih amellerle güzelleþtirilmesine baðlýdýr.

Fahr-i Kâinât -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, düþünüp ibret almamýz ve son nefese, ölüm ve ötesine hazýrlanmamýz için kabir, kýyâmet ve âhiret ahvâlinden bâzý manzaralar nakletmiþtir. Bunlarýn bir kýsmý þöyledir:
“Bir müslüman, muhtazar olduðu (can çekiþme ânýna girdiði) zaman, rahmet melekleri, beyaz bir ipek (elbise) ile gelirler ve þöyle derler:
«–Sen Rabbinden râzý, Rabbin de senden râzý olarak bedenden çýk. Allâh’ýn rahmet ve reyhânýna ve sana gazabý olmayan Rabbine kavuþ!»
Bunun üzerine ruh, en güzel bir misk kokusu gibi çýkar. Öyle ki, melekler onu birbirlerine verirler, tâ semânýn kapýsýna kadar getirirler ve:
«–Size arzdan gelen bu koku ne kadar güzel!» derler. Sonra onu mü’minlerin ruhlarýna getirirler. Onlar, onun gelmesi sebebiyle sizden birinin kaybettiði þeyi bulduðu zamanki sevincinden daha çok sevinirler. Ona:
«–Falanca ne yaptý? Falanca ne yaptý?» diye (dünyâdakilerden haber) sorarlar. Birkýsým ruhlar da, kendisinden sorulan biri hakkýnda:
«–Býrakýn onu, o dünyâ telâþýna dalmýþtý.» derler. Bunun üzerine gelen ruh:
«–Falan ölmüþtü, yanýnýza gelmedi mi?» der. Onlar:
«–(Öyle mi? O hâlde) o, gideceði yere, Hâviye cehennemine götürüldü!» derler.
Kâfir muhtazar olduðu vakit, azap melekleri mish (denilen kýldan kaba bir elbise) ile gelirler:
«–Bu cesedden kendin öfkeli, Allâh’ýn da gazabýný celbetmiþ olarak çýk ve Allâh’ýn azâbýna koþ!» derler.
Bunun üzerine, cesedden, en kötü bir cîfe kokusuyla çýkar. Melekler onu arzýn kapýsýna getirirler. Orada:
«–Bu koku ne kadar da pis!» derler. Sonunda onu kâfir ruhlarýn yanýna getirirler.”
(Nesâî, Cenâiz, 9)




Mercan

Hayat, bir bardaðý dolduran damlalar gibidir. Bardaktaki suyun berraklýðý ise damlalarýn berraklýðýna baðlýdýr. Bardaðý dolduran son damla, son nefestir.

Rabbim bardaðýmýzý hep berrak damlalarla doldurmamýzý nasip etsin..
Allah razý olsuun MÝM hocam ..

MiM

eyvallah sevgili mercan ablam...
binbir emeklerle hazýrladýðým bir çalýþma, þayet sizde olmasanýz, kaybolup gidecek... en olmadýk þeylere defalarca sal salatasý yetiþtirenler saatlerce ve hatta daha evvelinden yapýlan ön hazýrlýk ile beraber günlerce süren bir emek için, en azýndan þu mübarek gün için yazýlmýþ bir çalýþmanýn kaybolmamasý, vakti içinde görülebilmesini saðlayacak bir vefa göstermiyor ablam...

bu yüzden size minnettarým. kadir-kýymet bildiðiniz, emeðe saygý duyduðunuz için.
yüreðiniz var olsun, Rabbim sizden ebeden razý olsun, can ablam...

Mercan

Rabbim sizden ebeden razý olsun..
Kendi adýma çok fayda görüyorum ve baþkalarýnda bu güzel sohbetten faydalanmasý için elimden geleni yapýyorum..
Rabbim emeklerinizin karþýlýðýný kat kat her iki cihandada versin inþaALLAH ..

SUNFLOWERS

ubat 27, 2009, 12:02:25 S #4 Last Edit: ubat 27, 2009, 12:35:00 S by SUNFLOWERS
Yerden göðe kadar haklýsýnýz sevgili MiM hocam..
Allah razý olsun ..Emekleriniz boþuna gitmesin.. :)


Alnt“Oðul, herkesin ölümü kendi rengindedir, insaný Allâh’a kavuþturduðunu düþünmeden ölümden nefret edenlere ve ölüme düþman olanlara, ölüm korkunç bir düþman gibi görünür. Ölüme dost olanlarýn karþýsýna da dost gibi çýkar.”


Eyvallah..

mis@fir


Allah c.c razi olsun..emeklerinizi en guzel mukafatla,mukafatlandir insaAllah..


garip_kul

Alnt yaplan: mis@fir - ubat 28, 2009, 05:21:12
 Allah c.c razi olsun..emeklerinizi en guzel mukafatla,mukafatlandir insaAllah..



amin

MiM

sevgili mercan, SUNFLOWERS, misafir ve bir garip kul ablalarým,
afven!
gecikmeli de olsa en kalbi þükranlarýmý kabul edin lütfen.
hakkýnýzý helal edin,
benden de size sonsuz teþekkürler, Rabbim razý olsun.

Yukar git