Temmuz 17, 2019, 08:56:51
Haberler:

De ki: Suyunuz çekiliverse, söyleyin bakalým, size kim bir akar su getirebilir? (Mulk -29)

A'DAN Z'YE HASTALIK REHBERÝ

Balatan senarist081, Kasm 25, 2008, 03:57:52 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

senarist081

Yýlan sokmasý : Yýlan zehiri çok çabuk ve þiddetli tesir gösteren zehirlerdendir. Ancak, bu zehirler aðýzdan alýndýklarý zaman zehirlemezler. Zehirli yýlanlarýn çoðu büyük baþlýdýr. Bazýlarýnýn baþlarý da üç köþelidir. Uzun kývrýk dilleri ve çatallý diþleri vardýr. Soktuklarý zaman; diþlerinin dibinde bulunan bezden salgýladýklarý zehiri, diþin içindeki kanal vasýtasýyla, soktuklarý yere aktarýrlar. Orada aðrý, þiþme ve kýzarma görülür. Bazý kimselerde de yýlan zehirinin çeþidine göre, kusma, baygýnlýk, titreme, nefes darlýðý, uyuklama veya kýsmi felç görülür. Yýlan sokan kimseye zehir bütün vücuda yayýlmadan önce aþaðýdaki iþlemi yapmak gerekir. Sokulan yer kol veya bacakta ise; yaranýn üst tarafýna sýký bir bað yapýlýr. Sonra alkole bandýrýlmýþ veya ateþte kýzartýlmýþ býçak, çaký veya jiletle yara kanatýlýr. Arkasýndan, aðzýn etrafýna ve dudaklara zeytinyaðý sürülür. Sokulan yer emilip, tükürülür. Ayný iþlem 3-4 kere tekrarlanýr. Sonra madeni bir þey ateþte kýzdýrýlýp, sokulan yer daðlanýr. Ayrýca aþaðýdaki reçetelerden biri veya bir kaçý uygulanýr. Zehirlenme belirtileri varsa vakit kaybetmeden hastaneye götürmek gerekir.

Yorgunluk : Uzun süre çalýþmaktan sonra görülen durumdur. Organlarýn sürekli olarak yorgunluðu sonucu bozulmasýna da sürmenaj denir. Gereði gibi çalýþmama, isteksizlik, halsizlik, baþ veya sýrt aðrýlarý, hazýmsýzlýk, huzursuzluk ve huysuzluk, can sýkýntýsý gibi belirtilerle ortaya çýkar. En kolay tedavi, ýlýk duþ alýp, istirahat etmektir. Sabah akþam, kol ve bacaklarý soðuk su ile yýkamak da çok faydalýdýr.






[Z]
Zatülcenp : Akciðerleri saran zarýn iltihaplanmasý sonucu görülen bir hastalýktýr. Týp dilinde plörezi denir. Nedeni, zatürree, verem veya akciðer absesinden yayýlan iltihaptýr. Tedaviye vakit geçirmeden baþlamak gerekir.

Zatürree : Halk arasýnda akciðer iltihabý týp dilinde ise pnömani denir. 3 çeþidi vardýr.
- Lober Pnömoni : Pnömokok adý verilen mikroplarýn neden olduðu had akciðer iltihabýdýr. Mikroplu tozlar, fazla yorgunluk, soðuk algýnlýðý veya uzun süre güneþte kalmak hastalýðýn zeminini hazýrlar. Hastalýk ani baþ aðrýsý, titreme, kusma ve sýrt aðrýlarý ile baþlar. Ateþ, 40 dereceye kadar yükselir. Fakat 10. günden sonra düþmeye baþlar. Öksürük, kýsa sürelidir. Balgam, kanlý ve yapýþkandýr. Hastanýn yüzü kýzarmýþ, dudaklarýnýn etrafý kabarmýþ, cildi kuru ve dili de paslýdýr. Geceleri kriz gelebilir.
- Virüs Zatürreesi : Virüslerin neden olduðu bir çeþit zatürreedir. Ya aniden ya da bir soðuk algýnlýðý sonunda görülür. Lober pnömoniden daha hafif geçer. Hastalýðýn ateþi 39 dereceye kadar yükselir. Kendini son derece yorgun hisseder. Öksürüðü kuru fakat az balgamlýdýr. Kol ve bacaklarýnda da aðrýlar vardýr.
- Bronköpnomoni : Ýyi tedavi edilmeyen grip, boðmaca, bronþit veya kýzamýktan sonra ortaya çýkan bir hastalýktýr. Nedeni, akciðer ve bronþlarýn yer yer iltihaplanmýþ olmasýdýr. Hastalýk, bronþit gibi baþlar, tedbir alýnmazsa, 2-3 gün içinde aðýrlaþýr. Ateþ sabahlarý 38 derece iken akþamlarý 40 dereceye kadar yükselir. Hastada öksürük, cerahatli ve bazen de kanlý balgam görülür. Halsizdir, nefes almakta güçlük çeker, rengi de soluktur.
Doktor tedavisi þarttýr. Diðer tarftan, hasta istirahat ettirilir ve morali üstün seviyede tutulur. Yanýna fazla misafir kabul edilmez. Aðrý olan tarafýna içine sýcak su doldurulmuþ þiþe konur. Sýcak su buharý teneffüs ettirilir. Ateþi yükseldiði zaman da; vücudu ýslak bezle silinir. Ateþ düþürücü ilaçlar verilmez.

Zayýflýk : Vücut yeterli derecede beslenmezse, kilo kaybeder. Bu durum, bir çok müzmin hastalýklarda ve had hastalýklarýn hemen hemen hepsinde görülür. Zayýflýk, belirli bir hastalýktan kaynaklanýyorsa, ilk önce onu tedavi etmek gerekir.

Zihin yorgunluðu : Aklýn geçmiþ olaylarý, öðrenilen þeyleri saklayýp, zamaný gelince þuur üstüne çýkarýp, hatýrlamasý kabiliyetine hafýza denir. Bu yeteneklerin geçici olarak kaybolmasýna da zihin yorgunluðu denir.

Zona : Göðüs veya gövdede ya da yüzde ve gözde, çoðunlukla yalnýz bir tarafta olmak üzere görülen ve sinirler boyunca yakýcý aðrýlara, zona veya herpes zoster denir. Hastalýk baþladýktan birkaç gün sonra aðrýlarýn olduðu yerde, bir kýrmýzýlýk ve ortasýnda içi su dolu küçük kabarcýklar görülür. Bu belirtiler bir hafta kadar devam eder.



senarist081

Karaciðer hastalýklarý : Karaciðer, diyaframýn hemen altýnda, sað tarafta, yaklaþýk olarak 2 kilogram aðýrlýðýnda koyu kýrmýzý renkte yumuþak bir organdýr. Yaþamak için gerekli olan bir çok kimyasal olay burada meydana gelir.
Karaciðerin görevi :
- Günde yaklaþýk olarak 4 su bardaðý (1 litre) safra salgýlar.
- Yað, protein ve þeker metabolizmasýný düzenler.
- Vücudun ýsýsýný ayarlar.
- Vücudun ihtiyacý olan su ve vitaminleri yapar.
- Yað, protein, þeker ve kan yapýmý için gerekli olan maddeleri depolar. Kan miktarýný ayarlar.
- Hormonlarýn görevleri üzerinde etkili olur.
Karaciðer yukarýda belirtilen görevlerinden herhangi birini yapamaz hale gelecek olursa, çeþitli hastalýklar ortaya çýkar. Bunlarýn en önemlileri, karaciðer yetersizliði, karaciðer iltihaplanmasý, karaciðer sirozu, safra kesesi iltihabý ve safra kesesi taþýdýr.
Karaciðer Hastalýklarýnýn Ortak Belirtileri :
Hasta, sað böðründe aðrý hisseder. Baðýrsaklarýnda fazla miktarda gaz vardýr. Karný þiþer, anüsten çýkan gaz pis kokar. Cilt rengi ve bazen de göz aký sararýr. Yüzünde ve ellerinde çil gibi lekeler görülür. Hazýmsýzlýktan þikayet eder. Sabahlarý dilinde pas ve aðzýnda acýlýk hisseder. Nefesi de kokar. Sabah saatlerinde ensede aðrý hisseder. Çarpýntý, iþtahsýzlýk vardýr. Ýdrarýn rengi sabahlarý sarý ve koyu, daha sonraki saatlerde ise, duru ve açýktýr. Sýk sýk idrara gider. Baldýr kaslarý aðrýr. El ve ayaklarýnda þiþlik görülür. Geceleri uyumak istemez. Görme ve iþitme duygularý da zayýflar.

Karaciðer þiþmesi : Herhangi bir karaciðer hastalýðý sýrasýnda, karaciðer hücrelerinin þiþip, safra yollarýný týkanmasý sonucu ortaya çýkan bir hastalýkktýr. Týp dilinde hepatit sarýlýk denir. Hastanýn bütün dokularý, hatta gözlerinin aký bile sarýya boyanýr. Ýdrarý esmerleþir. Deride kaþýntýlar görülür.

Karaciðer yetersizliði : Karaciðerin görevini yeterince yapmamasý sonucu görülen bir hastalýktýr. Belirtileri baðýrsaklarda gaz, karýn þiþliði, sað böðürde aðrý, burun kýzarmasý, solgun renk, yüz ve elde çil gibi lekeler, paslý dil, aðýzda acýlýk, mide bulantýsý, kabýzlýk, çarpýntý, el ve ayak þiþleri, görme ve iþitmede azalma görülür. Ýdrar rengi, sabahlarý koyu, gündüz ise açýk ve durudur. Ýdrara çok çýkýlýr. Hastanýn çukulata, baharatlý yiyecekler, turþu, kýzartmalar, ve yaðlý þeyler yememesi gerekir.

Karýn aðrýsý : Karýn boþluðunda bulunan mide, baðýrsaklar, karaciðer, safra kesesi, pankreas, dalak, böbrekler, idrar torbasý ve kadýnlarda yumurtalýk veya rahimde görülen herhangi bir rahatsýzlýk, karnýn çeþitli yerlerinde aðrýlara yol açar. Bu nedenle karýn aðrýlarýnýn nedenleri pek çoktur. Karýn aðrýlarý, hastalýðýn yerine ve özelliðine göre ya aniden ya da yavaþ yavaþ baþlar. Aðrý ile birlikte bulantý, kusma, ishal, ve ateþ de görülebilir. Kýsa sürede geçmeyen karýn aðrýlarýnda, mutlaka bir doktora baþvurmak gerekir. Doktora danýþmadan ilaç, müshil almak çok tehlikeli sonuçlar doðurabilir.

Kaþýntý : Vücudun herhangi bir yerinde hissedilen ve böcek dolaþýyormuþ hissi, hafif yanma ve batma gibi rahatsýzlýklarla ortaya çýkan kaþýntýya, týp dilinde pruritus veya kaþeski denir. Kaþýntýyý doðuran nedenler çok çeþitlidir. Bunlar þöyle sýralanabilir:
- Sabun, çamaþýr tozlarý ve bazý boyalarýn neden olduðu kaþýntýlar
- Yün veya naylon iyeceklerin neden olduðu kaþýntýlar
- Bazý kimyasal maddelerin neden olduðu kaþýntýlar
- Ýstiridye, yumurta, süt, çilek, soðan gibi bazý besinlerin neden olduðu kaþýntýlar
- Bazý ilaçlarýn neden olduðu kaþýntýlar
- Þeker, karaciðer, böbrek hastalýklarý veya löseminin neden olduðu kaþýntýlar
- Kurdeþen, egzama, su çiçeði, kýzamýk, kýzýl, kýzamýkçýk veya deri iltihabýnýn neden olduðu kaþýntýlar
- Mantarýn neden olduðu kaþýntýlar
- Kýl kurdunun neden olduðu kaþýntýlar
- Ýshal veya kabýzlýðýn neden olduðu kaþýntýlar
- Sinirlilik ve ruhi sýkýntýlarýn neden olduðu kaþýntýlar
Tedavinin ilk þartý, kaþýntýyý doðuran sebebi bulmaktýr. Bu arada mümkün olduðu kadar kaþýmamaya gayret edilir.

Katarakt : Göz merceðinin bulutlanýp, görmenin bozulmasýna halk arasýnda aksu, akbasma veya göze perde inmesi adý verilir. Çoðunlukla 50 yaþýndan sonra görülür. Nedeni göz yaralanmasý, þeker hastalýðý, gözün uzun süre ýþýða maruz kalmasý, damar sertliði veya beze hastalýðýdýr. Bazen doðuþtan da olabilir. En çok rastlananý yaþlýlýðýn neden olduðu katarakttýr.

Kekemelik : Daha ziyade erkeklerde görülen bir çeþit konuþma bozukluðudur. Nedeni, ya sinir gerginliði ya da gýrtlak çevresindeki kaslarýn ahenkli bir þekilde çalýþmamasýdýr. Üzülecek bir durum yoktur. Konuþma bozukluklarýný tedavi eden bir uzmanla görüþtükten sonra tavsiyelere sabýrla uymak ve sonucu beklemek gerekir.

Kellik : Saçlý deride, deriden 2-3 santimetre kadar yüksekte kabuklar þeklinde ortaya çýkan ve bir çeþit mantarýn neden olduðu bulaþýcý bir hastalýktýr. Hastalýðýn ortaya çýktýðý yerdeki saçlar ya tamamen dökülmüþ ya da bir iki kýl kalmýþtýr. Tedavinin ilk þartý, temizliðe çok dikkat etmektir.

Kemik iltihabý : Kemiðin ve iliðin iltihaplanmasý sonucu ortaya çýkar. Týp dilinde osteomyelit denir. Nedeni, cerahat yapan mikroplarýn kana karýþmasý veya derideki herhangi bir yaradan daðýlan mikroplardýr. Hastalanan kemik, dokunulmayacak kadar hassastýr. Hastada, terleme ve titreme görülür. Aðrýlar aniden baþlar. Vakit geçirmeden tedavi ettirmek gerekir.

Kemik veremi : Uzun kemiklerin son kýsmýndaki, kemik yapýcý kýkýrdaklarýn verem olmasýna, kemik veremi denir. Kalça, diz kapaðý oynaklarý ve bazen de omurlarda görülür. Nedeni veremin ikinci devresinde, verem basillerinin kan damarlarý aracýlýðýyla bütün vücuda yayýlmýþ olmasýdýr. Hastada baþ ve eklem aðrýlarý görülür. Kemiklerinde yaralar ve delikler açýlýr. Ateþi de, inip çýkar. Vakit geçirmeden tedavi edilmesi gerekir. Doktorun tavsiyelerine uyulur, verdiði ilaçlar kullanýlýr.

Kemik yumuþamasý : Kemiklerin zamanla yumuþayýp, kýrýlabilir hale gelmesiyle ortaya çýkan bu hastalýða týp dilinde osteomalasi denir. Nedeni, kalsiyum veya D vitamini eksikliðidir.

Kýrýklar : Çarpma, vurma, düþme veya bunlara benzer bir kaza sonucu meydana gelen kýrýklar, kapalý ve açýk kýrýklar olmak üzere ikiye ayrýlýr. Kemikler ya bir yerinden basit bir þekilde ya da birkaç yerinden kýrýlýp, parçalanýrlar. Kemik kýrýlan yerde, þiddetli ve þiþkinlik meydana gelir. Kýrýlan yer, elle yoklandýðý zaman birtakým týkýrtýlar duyulur. Bazen de, kýrýlan kemikler, kaslarý, etleri ve deriyi delerek dýþarý fýrlayabilir. Kemik kýrýklarýnda yapýlacak ilk iþ, kemik uçlarýný karþý karþýya getirerek, kýpýrdamayacak þekilde sýkýca sarmaktýr.

Kýsýrlýk : Erkek veya kadýnýn döl vermemesi haline, halk arasýnda kýsýrlýk, týp dilinde ise sterilite denir. Nedenlerini, erkek ve kadýnda ayrý ayrý incelemek gerekir.
- Erkeklerde KýsýrlýkNormal cinsel iliþkide bulunmayan veya menisi olmayan erkeklere kýsýr denir. Psikolojik etkenler, iktidarsýzlýk, erkek uzvunda görülen þekil bozukluðu, gereði gibi tedavi edilmemiþ belsoðukluðu, yumurtalarýn yerlerine inmemiþ olmasý, kabakulak hastalýðý sýrasýnda husyelerin iltihaplanmýþ olmasý kýsýrlýðý doðuran en baþta gelen nedenlerdendir.
- Kadýnlarda Kýsýrlýk
Cinsi münasebetlerin, hamile kalma ihtimalinin çok az olduðu zamanlarda yapýlmasý, fallop borularýnýn týkalý olmasý, döl yataðýnda görülen hastalýklar, hormon salgýlarýnýn yetersiz olmasý, rahim veya dýþ üretim organlarýnda görülen þekil bozukluklarý, þeker hastalýðý veya tiroid bozukluklarý, beden yorgunluðu, sinir bozukluðu en baþta gelen nedenlerdendir.
Çocuk sahibi olmayan eþlerin, tepeden týrnaða kadar muayene olup, gerçek nedenleri, tespit ettirmeleri gerekir.

Kýzamýk : Daha ziyade 3-10 yaþlarý arasýnda görülen bulaþýcý bir hastalýktýr. Týp dilinde morbilli denilen bu hastalýðýn nedeni, bir çeþit virüstür. Kýzamýklý hastanýn tükürük damlacýklarý aracýlýðý ile saðlamlara da bulaþýr. Bu nedenle, kýzamýk lekeleri kaybolduktan sonraki 10 gün içinde de hastayý, saðlýklý kimselerle görüþtürmemek gerekir. Hastalýk mikrop alýndýktan sonra 10 gün içinde orataya çýkar. Hastanýn gözleri kýzarýr, burnu akar, hapþýrýr, öksürür. Ateþ yükselir. Baþ aðrýlarýndan þikayet eder. Kuvvetli ýþýktan rahatsýz olur. Bu belirtilerden aþaðý yukarý 4 gün sonra küçük kýrmýzý ufak lekeler görülmeye baþlar. Bunlar grup halindedir. Bu dönemde dudaklarda kuruluk ve dilde paslanma dikkati çeker. Bir süre sonra da kýzamýk lekeleri yüzün her tarafýna, boyuna, göðse, kollara, karýna, ve bacaklara yayýlýr. Bu dönem 3-4 gün devam eder. Sonra ateþ yavaþ yavaþ ya da birdenbire düþerek belirtiler kaybolur. Hastanýn odasý güneþ görmeli ve çok temiz olmalýdýr. Oda ýsýsý 18-20 derece arasýnda tutulmalý, günde en az iki kere havalandýrýlmalý ve hastanýn üþütmemesi için azami dikkat gösterilmelidir. Ayrýca, hastanýn aðýz, burun ve beden temizliðine özen gösterilmelidir. Bunlara dikkat edilmediði takdirde hastalýk, zatürree, bronkopnömoni, zatülcenp, ortakulak iltihabý veya ensafalit gibi tehlikeli hastalýklara neden olabilir. Kýzamýk geçirenler, baðýþýklýk kazanýp bir daha kýzamýk olmazlar. Ayrýca çocuklara 2 yaþýnda yaptýrýlacak kýzamýk aþýsý da baðýþýklýk saðlar.

Kýzamýkçýk : Deri döküntüleri, hafif ateþ ve hafif nezle ile ortaya çýkan Alman kýzamýðý da denilen bulaþýcý bir hastalýktýr. Týp dilinde, rubella denir. Daha ziyade çocuklarda görülür. Ancak, hamile kadýnlarýn da, gebeliðin ilk üç ayý içinde kýzamýkçýk olma ihtimali vardýr. Bu durumda, ana rahmindeki cenin de etkilenir. Hastalýk, havadaki zerreciklerle bulaþýr. Kuluçka devresi, çoðunlukla 17 gündür. Hastanýn vücudunda pembe, düz lekeler görülür. Bazen boynun arka tarafýndaki bezler de þiþer. Tedavi için kullanýlacak özel bir ilaç yoktur. Hastalýk genellikle 4 gün içinde geçer. Bu süre içinde hastanýn odasýný ayýrmak ve saðlam kimselerle görüþtürmek gerekir. Kesin istirahat da þarttýr.

Kýzýl : Kendine has bir deri döküntüsü ve boðaz aðrýsý ile ortaya çýkan bulaþýcý bir hastalýktýr. Týp dilinde scarlatina denir. Nedeni, bademciklere yerleþen bir çeþit mikroptur. Hastalýk aniden ortaya çýkan baþ aðrýsý, titreme, boðaz yanmasý, bulantý, ve havale ile baþlar. Ateþ yükselir. Nabýz hýzlanýr ve bademcikler de þiþer. Bu belirtilerin ortaya çýkmasýndan çok kýsa bir süre sonra, aðýz çevresi hariç vücudun diðer yerlerinde kýrmýzý lekeler belirir. Dilin üstü de beyaz bir tabakayla kaplanýr. Bu tabaka 3 gün sonra kalkar ve dil aðaç çileði görünümünü alýr. Hastalýk en fazla 6 hafta içinde geçer. Bulaþmayý önlemek amacýyla, hastanýn odasý ayrýlýr. Baþkalarý ile görüþmesi engellenir. Odasý sýk sýk havalandýrýlýr. Sulu ve sindirilmesi kolay yiyecekler verilir. Ýyi tedavi edilmezse böbrek iltihabýna neden olabilir.

Kloroz : Bir çeþit kansýzlýktýr. Kanda hemoglobin miktarýnýn azalmasý, bu duruma neden olur. Çarpýntý, halsizlik, nefes darlýðý, yüzde solgunluk ve ayak bileklerinde þiþme görülür.

Kolera : Kolera vibriyonu denilen mikroplarýn meydana getirdiði en tehlikeli bulaþýcý hastalýklardan biridir. Daha ziyade, su, kanalizasyon ve tuvalet durumu elveriþli olmayan çevrelerde görülür. Kolera mikrobu içme sularýna karýþan sularla yayýlýp, salgýn haline gelir. Ayrýca hastalarýn dýþkýsý, kusmuðu ile bulaþýr. Kolera mikrobu bulaþmýþ yiyecek maddeleri de hastalýðýn yayýlmasýna neden olur. Korunmak için, meyve ve sebze bahçeleri hiç bir zaman laðým sularý ile sulanmamalýdýr. Laðým sularýnýn, içme sularýna karýþmasý engellenmelidir. Yiyecek ve içecekler sinek, böcek ve fare giremeyecek yerlerde saklanmalýdýr. Yemeklerden önce ve tuvaletten çýktýktan sonra eller mutlaka sabunlu suyla yýkanmalýdýr.

Kör çýban : Özellikle sýrt, ense veya yüzde meydana gelip, kýl diplerinin iltihaplanmasýyla beliren bir çeþit çýbandýr. Küçük, kýrmýzý ve sert bir þiþliktir. Büyüdükçe, aðrý artar, fakat çoðu zaman baþ verme görülmez. Kör çýbanlarý kesinlikle sýkmamak ve kurcalamamak gerekir.

Kramp : Kaslarda, þiddetli bir aðrý ile beraber istek dýþý meydana gelen kasýlmalara kramp denir. Çoðunlukla yorgunluk, fazla terleme ve ishalden sonra görülür. Atardamar hastalýkarýndan kaynaklanan kramplarda mutlaka bir doktora baþvurmak gerekir.

Kuduz : Kuduz hayvanýn ýsýrmasý ve salyasýnýn insan vücudundaki herhangi bir sýyrýktan girip, kana karýþmasý sonucu ortaya çýkan bulaþýcý ve öldürücü bir hastalýktýr. Týp dilinde rabies veya hydrophobia denir. Kuduz virüsü, vücuda girdikten sonra sinir sistemine yerleþerek, beyne kadar gelir ve orada iltihap yapar. Bu iltihaplanma, ýsýrýldýktan sonra geçen 7 ila 60 gün arasýnda meydana gelir. Bu nedenle kuduz aþýsýnýn bu süre içinde yapýlmasý gerekir. Kuduz belirtileri ortaya çýktýktan sonra yapýlacak kuduz aþýsý ile kuduz serumunun kýymeti yoktur. Kuduz hastalýðýnýn baþlangýcýnda, yorgunluk, durgunluk, sinir bozukluðu, baþ aðrýsý ve kalpte sýkýþma görülür. Hasta yerinde duramayacak kadar sýkýntýlýdýr. Bir süre sonra boðaz ve solunum yollarýndaki kramplar baþlar. Bu dönemde sudan da korkmaya baþlar. Kuduz þüphesi olan bir hayvan ýsýrdýktan sonra ýsýrýlan yerden bol kan akýtýlýr. Sonra oksijenli suyla yýkanýp, tentürdiyot sürülür. Bu iþlem sýk sýk tekrarlanýr.

Kulak aðrýsý : Kulak aðrýsý baþka bir hastalýðýn belirtisidir. Kulak borusu zarý iltihabý, kulak nezlesi, ortakulak iltihabý, kulak yolundaki çýban, boyun bezeleri, yüz nevraljisi, bademcik iltihabý veya çene mafsalýndaki hastalýk, kulak aðrýsýna neden olabilir. Bu nedenle doktora baþvurmak gerekir.

Kulak akýntýsý : Dýþ veya ortakulak iltihabýndan kaynaklanýr. Akýntý azsa, dýþkulak iltihabý, koyu sarýysa ortakulak iltihabý düþünülür. Mastoid iltihabýnýn neden olduðu akýntý ise, krem kývamýnda olup, çoktur. Kulaktan kanlý akýntý gelmesi, kulak zarýnýn delinmiþ olmasý veya kafatasý kýrýðýndan kaynaklanabilir. Doktora baþvurmak gerekir.

Kulak çýnlamasý : Kulak çýnlamasý, kulak uðultusu veya kulak výzýltýsýna, týp dilinde tinnitus denir. Çok çeþitli nedenleri vardýr. Bunlar arasýnda, kulak kiri, içkulak iltihabý, ortakulak iltihabý, menier hastalýðý, ateþli hastalýklar, yorgunluk, zafiyet, bazý ilaçlar, yüksek veya düþük tansiyon sayýlabilir. Bu nedenle doktora baþvurmak gerekir.

Kulak iltihabý : Ortakulakta veya kulak arkasý kemikte görülür. Vakit geçirilmeden doktora baþvurmak gerekir.
- Ortakulak Ýltihabý
Bademcik veya gýrtlakta meydana gelen iltihaplar grip, kýzamýk, kuþpalazý, kýzýl gibi hastalýklar ortakulaðýn iltihaplanmasýna neden olabilir. Hastada, yüksek ateþ ve kulak aðrýsý görülür. Kulaða sýcak pansumanlar yapmak, aðrýlarý dindirir.
- Kulak Arkasýndaki Kemiðin Ýltihabý
Nedeni, genellikle ortakulaktaki iltihabýn, kulak arkasýndaki kemiðe doðru yayýlmýþ olmasýdýr. Hastada ateþ, kulak aðrýsý, koyu kulak akýntýsý, halsizlik görülür. Ýþitme azalýr. Çaresi ameliyattýr.

Kulak kiri : Dýþkulak borusundaki ufacýk bezler; kulak kiri adý verilen hafif sarýmtýrak yaðlý bir madde salgýlarlar. Bu salgý fazla olduðu zaman, dýþarýya atýlamayýp kulak içinde kuruyacak olursa, bir týkaç meydana getirir ve kulak zarýný etkileyerek rahatsýzlýk verir. Dýþkulak borusu, kulak kiri ile tamamen kapanacak olursa, uðultu, çýnlama gibi arýzalara neden olur. Tamamen týkanmýþ boru, ancak doktor tarafýndan açýlabilir.

Kulunç aðrýsý : Þiddetli aðrýlara ve özellikle kalýnbaðýrsak kaslarýnýn kasýlmasý sonucu meydana gelen ve omuz baþlarýnda hissedilen aðrýlara, halk arasýnda kulunç denir. Bu çeþit aðrýlarýn bazýlarý sabit, bazýlarý da gezici aðrý þeklindedir. Kalýnbaðýrsaðýn kasýlmasýndan kaynaklanan bu çeþit aðrýlara, týp dilinde kolik denir.

Kum sancýlarý: Böbrek kumlarýný dökmek ve onlarýn neden olduðu sancýlarý gidermek için, perhiz yapmak ve bol bol su içmek çok faydalýdýr.

Kurdeþen: Týp dilinde Ürtiker denilen kurdeþen, bir çeþit alerjidir. Ciltte aniden baþlayan ve birkaç saat süren dayanýlmaz kaþýntýlarla kendini gösterir. Ciltte görülen küçük, kýrmýzý kabarcýklar, bir süre sonra þiþebilir. Bu belirtiler, bazen çok kýsa zamanda geçer, bazen de uzun süre devam eder. Nedeni, böcek veya arý sokmasý, bozuk yiyecekler, bazý yiyecekler, bazý ilaçlar veya aþýrý derecede heyecanlamadýr.

Kusmak : Midenin içindekilerini, elde olmayarak aðýz yolu ile dýþarý atmaya kusmak, kusulan þeye de kusmuk denir. Kusmanýn bir çok nedeni vardýr. Örneðin, zehirli, bozulmuþ yiyecekler, içki, gastrit ve ülser gibi mide hastalýklarý, bazý besinlere karþý hassasiyet, bazý ilaçlar, kanser, mide kanamasý, mide fýtýðý, sinirlenme, migren, araç tutmasý, zehirlenme, kansýzlýk, sarýlýk, tiroid hastalýklarý, hamilelik ve çocuklarda kabakulak, bademcik veya baðýrsak hastalýklarý sýrasýnda kusma görülür. Tedavinin ilk þartý, kusmanýn nedenini belirlemektir. Tedavi nedene göre yapýlýr. Hasta kustuktan sonra, sýrt üstü yatýrýlýr. Birþey yedirilmez. Bir bardak buzlu su, yudum yudum içirilir.

Kuþpalazý : Difteri de denilen bu hastalýða tutulanlarda yutkunma zorluðu, ses kýsýklýðý, nefes darlýðý, kuru öksürük, yüzde morarma, bademcikler üzerinde kurþuni beyaz renkte bir zar, boðaz aðrýsý, boyun bezlerinde þiþlik, iþtahsýzlýk, kol ve bacaklarda aðrýlar görülür. Ateþ 38-40 derece arasýndadýr. Nabýz süratlidir. Hastalýk baþlangýcýnda teþhis edilip, hastanýn nefesi tamamen kesilmeden müdahale edilmezse, ölümle sonuçlanýr. Bulaþýcý bir hastalýktýr. Hastanýn bulunduðu yerdeki havaya yayýlan mikroplarla bulaþýr. Korunmak için en iyi çare difteri aþýsý yaptýrmaktýr. Vakit kaybetmeden doktora baþvurmak gerekir.

[L]
Loðusa hummasý : Bazý loðusalarda görülen ciddi bir hastalýktýr. Halk arasýnda albastý denir. Nedeni, üreme organý yollarýnda iltihaplanma, doðum esnasýnda temizliðe yeteri kadar önem verilmemesi veya idrar yollarýnýn iltihaplanmasý olabilir. Doðumdan 3 veya 7 gün sonra ateþ yükselir. Karnýn alt bölümünde yumuþaklýk hissedilir. Akýntý fazlalaþýr ve loðusa genel bitkinlikten þikayet eder. Doktora baþvurmak gerekir.

Lösemi : Halk arasýnda kan kanseri denilir. Kandaki alyuvarlarýn aþýrý derecede çoðalmasý sonucu meydana gelir.

Lumbago : Sýrtýn aþaðý kýsmýnda hissedilen çok þiddetli aðrýya lumbago denir. Belirtileri çeþitlidir. Mesela, hasta otururken, bir yerden kalkarken, eðilerek bir iþ yaparken sýrt bölgesinde þiddetli aðrýlar hisseder. Aðrý belirtili bir noktadan baþlayýp, kasýklara ve kalçaya doðru yayýlýr. Hastalýðýn belirli bir nedeni olmamakla beraber, baðlarýn ve kaslarýn fazla gerilmesi, disk kaymasý veya bel kemiði ile kalça kemiði arasýndaki eklemlerin fazla zorlanmasý nedenler arasýnda sayýlabilir. Tedavinin ilk þartý istirahat etmektir. Ayrýca sýrta sýcak su torbasý koymak ve masaj yapmak da çok faydalýdýr.





[M]
Mide tembelliði: Midenin besinleri gereði gibi ve normal sürede hazmedememesine mide tembelliði bir baþka ifadeyle mide zafiyeti denir. Nedeni, midede asit fazlalýðý, mide kaslarýnýn zayýflamýþ olmasý veya midenin hazým için gerekli olan salgýyý yapamamasýdýr.

Mide ülseri: Midenin iç yüzündeki belirli bir kýsmýn aþýnmasý sonucu meydana gelen yaraya mide ülseri denir.
Sinir bozukluðu, midede asit fazlalýðý, zamanýnda ve iyi tedavi edilmeyen gastrit, mide zafiyeti, karaciðer yetersizliði veya safra azlýðý, kalp hastalýklarý, sindirilmesi güç yiyeceklerin aþýrý derecede kullanýlmasý, haddinden fazla sigara, çay, kahve veya asit yapýcý meþrubat içmek, alkol kullanmak veya bazý ilaçlarýn uzun süre kullanýlmasý mide ülserini doðuran nedenler arasýndadýr.
Hastalýðýn baþlangýcýnda mide ekþimesi ve aðýrlýk hissi vardýr. Hastanýn aðzýna, sýk sýk ekþi su gelir. Tat alma duygusu hafiflemiþtir, dil paslýdýr, hastanýn rengi solmuþtur. Karnýn üst kýsmýna bastýrýlýnca, acýma hissedilir. Bu belirtiler ortaya çýktýktan sonra; en kýsa zamanda tedaviye geçilmezse; yemeklerden 2-3 saat sonra sýrta doðru yayýlan þiddetli mide aðrýlarý baþ gösterir. Baþ dönmesi ve terleme de görülür. Bu devrede, kusma ile bir miktar kan da görülebilir. Bazý kimselerin büyük abdestleri katran gibi olur. Bu iþaretler, ülserin ilerlemiþ olduðunu gösterir.
Mide ülseri, bilhassa ilk bahar ve son bahar aylarýnda, çok rahatsýz edici bir hal alýr. Aðrý ve kanamalar artar.
Mide ülseri, baþlangýcýnda teþhis edilip de tedaviye baþlanýlacak olursa, telaþlanmaya ve korkmaya gerek yoktur. Bu durumda yapýlacak ilk iþ, üzüntüye kapýlmamak, aksine bütün üzüntülerden sýyrýlmaya gayret sarf etmektir. Sonra tedaviye yardýmcý olmak amacýyla aþaðýdaki hususlara kesinlikle uymak gerekir.
- Tedavi süresince istirahat edin
- Yemeklerinizi, her gün belirli saatlerde yiyin
- Baðýrsaklarýnýzýn düzenli bir þekilde çalýþmasýný saðlayýn
- Sigara, çay, kahve ve alkolü býrakýn
- Diþ saðlýðýna önem verin
- Süt ve sütlü yiyecekler, yumurta, kýzarmýþ ekmek, tereyaðý, pelte ve haþlanmýþ balýk, sebze püreleri ve patates yemeðini sofranýzdan eksik etmeyin.

Mide yanmasý: Göðüs kemiðinin arka tarafýnda hissedilen yanma ile kendini gösterir. Nedeni midede fazla miktarda asit bulunmasýdýr.

Migren: Halk arasýnda yarým baþ aðrýsý diye bilinen ve soðuk bir terleme ile birlikte gelip, baþýn ve yüzün yarýsýný kaplayan özel bir baþ aðrýsýdýr. Aðrýlar bazen dayanýlmayacak kadar þiddetli olur. Birkaç dakika sürebileceði gibi saatlerce hatta günlerce devam eder. Migren, herhangi bir hastalýðýn belirtisi olabildiði gibi, belirli bir neden olmadan da görülebilir. Ýrsi olanlar da vardýr. Baþýn yarýsýnda zonklamalar, bulantý ve bazen kusma görülür. Gözünün önünde siyah benekler, bulanýk lekeler, uçuþur. Bazý kimseler, konuþmakta da zorluk çekerler. Aðrý geldiði zaman, karanlýk bir odada sýrt üstü yatmak oldukça etkilidir. Ayrýca, hazýmsýzlýðý önlemek, haftada iki kere ýlýk banyo yapmak, sebze yemek ve kahve, çay, sigara, içki, gibi zararlý þeyleri terk etmek gerekir.

Miyopluk : 5 metreden daha uzaðý yeteri kadar görememeye miyopluk denir. Nedeni, göz kaslarýnýn yorulmuþ ve kuvvetlerini kaybetmiþ olmasýdýr. Ýrsi olanlarý da vardýr

[N]
Nasýr : Daha ziyade el ve ayaðýn sürekli olarak sürtünmelere uðrayan noktalarýnda üst derinin kalýnlaþmasý ve sertleþmesi ile meydana gelen ve basýlýnca aðrý veren sertleþmiþ deri tümseðine nasýr denir. Nedeni, nasýrlaþan bölgeye yapýlan basýnç ve sürtmedir. Ayakta görülen nasýrlara çoðunlukla sýký ayakkabýlar neden olur.

Nefes darlýðý : Týp dilinde dispne denilen nefes darlýðý önemli bir hastalýðýn belirtisi olabilir. Spor yaptýktan, koþtuktan veya yorucu bir iþ yaptýktan sonra nefes darlýðý normal sayýlabilir. Ancak ortada neden yokken nefes darlýðýndan þikayet etmek mutlaka üzerinde durulmasý gereken bir konudur. Çünkü kansýzlýk, kalp hastalýklarý, mide hastalýklarý, bronþit, tiroid bezinin büyümesi, akciðer hastalýklarý, zatürree, astým, zehirlenme, þiþmanlýk, nefes darlýðýna neden olabilir. Nefes darlýðýndan þikayet edenlerin sigarayý kesinlikle býrakmalarý, aðýr yemekleri de terk etmeleri gerekir.

Nefes kokusu : Týp dilinde halitosis denilen nefes kokusunun nedenleri çeþitlidir. Genellikle aþaðýdaki nedenlerden kaynaklanýr:
- Hazýmsýzlýk, geðirme, kokulu yiyecekler, alkol ve bazý ilaçlar
- Burun veya sinüz hastalýkarý
- Çürük diþler, aðýz yaralarý veya bademcik iltihabý
- Kusma veya uzun süreli perhizler
Diðer taraftan þeker hastalýðý, kansýzlýk ve ateþli hastalýklar sýrasýnda da nefes kokusu hissedilir.
Herþeyden önce, aðýz temizliðine çok dikkat etmek gerekir. Çürük diþler tedavi ettirilmeli, yenilen ve içilen þeylerin kokusuz olmasýna dikkat edilmelidir. Hergün temiz havada yürümek de faydalýdýr. Kýsa sürede geçmeyen nefes kokularýnda bir doktora baþvurmak gerekir.

Nefrit : Böbreklerin çalýþmasýnda görülen bir bozukluktan kaynaklanýr. Bu durumda idrara protein karýþýr. Týp dilinde bright hastalýðý da denir. 3 çeþidi vardýr.
- Akut Nefrit
- Müzmin Nefrit
- Subakut Nefrit
Nefritin bütün çeþitlerinde yatak istirahatý þarttýr. Üþütmemeye dikkat etmek ve bele kuþak sarmak da gerekir. Ayrýca çýkan idrar miktarýndan çok su içilir.

Nevralji : Sinir aðrýsýna týp dilinde nevralji denir. Bilhassa, yüzde ve baþta hissedilir. Ama vücudun diðer taraflarýnda da bulunabilir. Nedeni soðuk algýnlýðý, þeker hastalýðý, damar sertliði, veya aðrý yapan sinir yakýnýnda meydana gelen herhangi bir hastalýktýr.

Nevrasteni : Zihin ve vücudun aþýrý derecede yorgun düþmesi sonucu ortaya çýkan bir hastalýktýr. Üzüntü, sýkýntý, endiþe, yeteri kadar dinlenmeye vakit ayýrmadan uzun süre çalýþmak, bazý mikrobik hastalýklar ve sinirleri uyarýcý ilaçlarý uzun süre kullanmak nevrasteni için gerekli olan zemini hazýrlar. Kiþi gerçekte hasta olmadýðý halde bazý organlarýnýn hastalýðýndan yakýnýr. Çabuk yorulur, çabuk sinirlenir, huzursuzdur, baþ aðrýlarý vardýr. Bazen de gözlerinin iyi görmediðini söyler. Dikkatini toplayamaz, uykularý da normal deðildir. Cinsel iliþkide baþarýlý olamadýðýný, hazýmsýzlýk çektiðini, vücudunun her yerinin aðrýdýðýný söyler. Tedavi amacýyla, ýlýk duþ almak, istirahat etmek, vakit buldukça açýk havada dolaþmak, günlük sýkýntýlardan uzaklaþmaya çalýþmak, hazmý güç þeyler yememek, kahve ve sigarayý terketmek gerekir.

Nezle : Burun içindeki ince zarýn, üst solunum yollarýnýn virütik iltihaplanmasýdýr. Nezle bulaþýcýdýr. Hastada burun akýntýsý, hapþýrma, boðaz aðrýsý, baþ aðrýsý, öksürük bazen de ateþ görülür. 1-15 gün devam eder. Ýyi tedavi edilmezse müzminleþir. Tedavinin ilk þartý istirahat etmek ve kalabalýk yerlerden uzak kalmaktýr.

Nikris hastalýðý : Halk arasýnda gut veya damla hastalýðý týp dilinde ise podagra denir. Özellikle fazla içki içen ve fazla kýrmýzý et yiyenlerde görülür. Daha fazla erkeklerde rastlanýr. El, ayak baþparmaðý, diz ve dirseklerde þiþkinlik meydana gelir. Aðrý da vardýr. Buralarý dokunulmayacak kadar hassaslaþmýþtýr. Ateþ 39,4 dereceye kadar yükselir. Tedavinin baþarýlý olmasý için mutlaka yatak istirahati gerekir. Gýda rejimi uygulanýr. Acýlý, tuzlu, sirkeli ve þekerli yiyecekler terkedilir. Alkol ve sigara býrakýlýr. Dana, koyun ve kuzu eti yenmez. Diðer etler, yað, niþastalý yiyecekler mümkün olduðu kadar azaltýlýr. Þeker yerine bal kullanýllýr. Az patates, yaðsýz beyaz peynir, yaðsýz süt, yoðurt, enginar, havuç, kereviz, kiraz, lahana, fasulye, zeytin, maydanoz, armut, çilek, erik, kara turp, üzüm, domates, ve pýrasa yenilebilir. Ayrýca mümkün olduðu kadar çok limon suyu içilir.





[O-Ö]
Onikiparmak baðýrsaðý ülseri : Ýncebaðýrsaðýn 25 santimetre kadar olan ilk bölümüne onikiparmak baðýrsaðý denir. C harfi görünümündedir. Onikiparmak baðýrsaðýnda meydana gelen ülsere týp dilinde duodenum ülseri denir. Tedavi eidlmeyen gastrit, fazla asit, sinir bozukluðu, düzensiz hayat, gürültü, fazla miktarda sigara, çay, kahve ve alkol kullanmak, safra kesesi veya karaciðer yetersizliði, kalp hastalýklarý, hormon dengesizliði, dengeli bir þekilde beslenememe, çok sýcak veya çok soðuk yiyecekler, haddinden fazla et, hamur iþleri veya baharatlý yiyecekler ve bazý ilaçlar; onikiparmak baðýrsaðýnda ülserin meydana gelmesine yardýmcý olur. Hasta, mide ekþimesi ve aðzýna ekþi su gelmesinden þikayet eder. Ayrýca dili paslý, rengi solgundur, baþ dönmesi ve fazla terleme de görülür. Midesinin üstüne basýlýnca, aðrý hisseder. Yemeklerden sonra da göðse doðru yayýlan bir aðrý belirir. Bu belirtiler, ilk bahar ve sonbahar aylarýnda daha da artar. Tedavi için yapýlacak ilk iþ, hastalýðý doðuran nedenleri ortadan kaldýrmak, yemekleri az, fakat sýk sýk yemek, istirahat etmek ve üzüntüden uzak yaþamaya gayret etmektir.

Ödem : Vücudun anormal derecede su toplamasýna halk arasýnda istiska; týp dilinde ise ödem denir. Veya hidrofizi denir. Yüzde, ellerde, ayaklarda veya karýnda aðrýsýz þiþlikler görülür. Bu þiþkinliklerin kaynaðý kalp, karaciðer veya böbrek hastalýklarýdýr.

Öksürük : Çoðunlukla, göðüs, boðaz veya karýn boþluðunda meydana gelen bir rahatsýzlýðýn belirtisi olarak ortaya çýkan öksürüktür 3 grupta toplanýr.
- Kuru öksürük
Nezle, boðaz iltihabý, bademcik iltihabý, fazla sigara içmek, sindirim bozukluklarý, gastrit, ishal, kabýzlýk, baðýrsak solucanlarý, kalp hastalýklarý ve ses tellerinin hastalanmasýndan kaynaklanan öksürükler balgamsýzdýr, yani kuru öksürüktür.
- Nöbet þeklinde gelen öksürük Bu çeþit öksürük, boðmaca veya ciðer þiþmesi; gýrtlak veya hava borusunun tahriþ olmasý, veya astýmdan kaynaklanýr. Bu çeþit öksürükte pek az balgam görülür.
- Balgamlý öksürük
Bu çeþit öksürük, sýk sýk tekrarlar. Hastada hýrýltý vardýr. Balgam çýkarýr ve nefesini dýþarý vermekte zorluk çeker. Balgamlý öksürük; Bronþit, astým, sinüs iltihabý, müzmin sinüzit, kalp hastalýklarý veya tüberküloz'un bir iþareti olabilir.
Öksürük, nasýl olursa olsun, ihmal edilmemesi ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalýktýr



[P]
Pamukçuk : Çocuklarda görülen ve beslenme yetersizliðinden kaynaklanan bir hastalýktýr. Týp dilinde candia albicans denir.

Paratifo : Tifoya benzeyen, mikrobik ve bulaþýcý bir hastalýktýr. Paratifo mikroplarý paratifolu hastanýn idrar, büyük abdest veya kanýnda bulunur. Laðým sularýnýn karýþtýðý içme sularý ve bu sularla yetiþtirilen yiyeceklerle bulaþýr. Hastalýðýn yaygýnlaþmasýnda kara sinekler de önemli rol oynar.

Paslý dil : Çoðunlukla mide hastalýklarý veya bazý ateþli hastalýklarda dilin paslandýðý görülür. Uzun süreli dil paslarýnda doktora baþvurmak gerekir.

Peltelik : Dil peltekliðinin nedenleri çeþitlidir: Müzmin nezle, bademciklerin hastalanmasýndan dolayý burundan konuþma, kýsmi saðýrlýk, yarýk damak bu duruma neden olabilir.

Prostat büyümesi : Prostat bezi, idrar torbasýnýn boynu ile idrar yolu baþlangýcýný çevreleyen ceviz büyüklüðünde bir guddedir. Yalnýz erkeklerde bulunur. Prostat bezi, 50 yaþýný geçen erkeklerde büyümeye baþlayýp, rahatsýzlýk verebilir. Hastalýðýn belirtileri gecenin son kýsmýnda idrara kalkmak, gündüzleri sýk sýk idrar yapmak, idrar yapmakta zorluk, idrarýn yavaþ yavaþ akmasý, idrarýn baþýnda veya sonunda bir damla kan þeklinde görülür. Kesin tedavi ameliyatla gerçekleþir.

Prostat iltihabý : Vücudun herhangi bir yerindeki iltihabýn, kan dolaþýmý aracýlýðý ile prostat bezine gelip yerleþmesi sonucu ortaya çýkar. Hastada titreme, halsizlik, ateþ, sýrt ve bacak aðrýlarý görülür. Hasta, Ýdrarýný ve büyük abdestini yapmakta güçlük çeker. Tedavi sýrasýnda en az 10 gün yatak istirahati þarttýr.

Prostat kanseri : Prostat bezinin geniþleyip, büyümesi sonucu ortaya çýkan bir hastalýktýr. Hastanýn karýn bölgesinin alt kýsýmlarýnda ve bacak aralarýnda aðrý vardýr. Bazen sýrtta ve kollarda da aðrý hissedilir. Doktor tedavisi gerekir.

[R]
Rahim egzamasý : Rahimden gelen cerahatli akýntýnýn neden olduðu bir çeþit egzamadýr. Rahimde veya vajina çevresinde kýzarma ve þiþlikler görülür. Bu þiþlikler bir süre sonra su toplayýp, kabuklanýr. Kaþýntý, zonklama ve yanma hissedilir.

Rahim iltihabý : Rahimim iç yüzünün iltihaplanmasýna týp dilinde endometri denir. Nedeni, belsoðukluðu, doðumdan ve çocuk düþürdükten sonra rahimde parça kalmasý veya rahim düþüklüðüdür. Hastanýn karýn bölgesi hassastýr, vajinadan cerahatli ve sümüðe benzer akýntý gelir. Aybaþý kanamalarý fazla olur. Bacaklarda ve leðen kemiði bölgesinde aðrý vardýr. Bu aðrýlar dinlenmekle geçer. Doktora baþvurmak gerekir.

Rahim kanamasý : Bu hastalýk, aybaþý hali dýþýnda görülen aþýrý kanamalarla kendini gösterir. Aybaþý hali sýrasýnda da sancý olmaz.

Rahim kanseri : Çoðunlukla rahim boynunda ve vajinanýn baþlangýç kýsmýnda meydana gelen bir hastalýktýr. Çok düþük yapan veya çok doðuran kadýnlarda daha fazla görülür. Týp dilinde uterus kanseri denir. Vajinadan kan veya fena kokulu akýntý gelir. Böyle durumlarda, vakit kaybetmeden doktora baþvurmak gerekir.

Rahimde polip : Rahimde meydana gelen ve nohut büyüklüðünde olan renkli yumrulara rahim polip'i denir. Nedeni, rahimin iç yüzünü örten zarýn iltihaplanmýþ olmasýdýr. Aybaþý halinde aþýrý kanama, rahim akýntýsý ve arasýra gelen karýn aðrýlarý ile kendini gösterir. Kesin tedavisi ameliyattýr.

Rahim sarkmasý : Bazý kadýnlarýn vajina veya rahimleri bacaklarýnýn arasýna doðru sarkar. Bu durum, yaþlý kadýnlarda görüldüðü gibi gençlerde de görülebilir. Nedenleri, müzmin öksürük, ýkýnma, aðýr þeyler kaldýrma, aþýrý yorgunluk, rahim ur veya polipleri, doðum sýrasýnda destekleyici kas ve baðlarýn zayýflamýþ olmasý veya aileden gelen eðilimdir.

Rahim urlarý : Çoðunlukla doðum yapmamýþ kadýnlarda görülür. Bazý urlar zararsýzdýr. Ancak aybaþý günlerinde gecikme, kilo kaybý, kansýzlýk ve adet görmenin ikinci ve üçüncü günlerinde haddinden fazla kanama varsa, geç kalmadan bir doktora baþvurmak gerekir. Ayrýca hastada idrar yapma ihtiyacý fazlalaþýr, leðen kemiði bölgesinde aðrý vardýr.

Raþitizm : Çocuklarda görülen bir çeþit kemik hastalýðýdýr. Nedeni, yeteri kadar D vitamini almamaktýr. Çoðunlukla yeteri kadar güneþ görmeyen, sýhhi olmayan, rutubetli, karanlýk ve basýk tavanlý evlerde yaþayan, yeteri kadar süt içmeyen ve haddinden fazla miktarda unlu gýdalarla beslenen çocuklarda görülür. Hastalýk genellikle 2 yaþýnda ortaya çýkar. Çocukta huysuzluk ve devamlý terleme görülür, iþtahý azdýr. Bazýlarý kabýzlýk çeker, bazýlarý da ishal olurlar. Adaleleri gevþektir. Derileri soluk ve kansýzdýr. Diþleri geç çýkar ve erken çürür. Ayakta durmayý ve yürümeyi geç öðrenir. Bacak kemikleri çarpýktýr. Düztabanlýk görülür. Deniz, kum veya güneþ banyolarý, kýþ aylarýnda da, haftada 3 kere ýlýk banyo yaptýrmak yaralýdýr.

Romatizma : Umumiyetle eklem, kas ve sinir sistemini etkileyen hastalýklara romatizma denir. Romatizma aðrýlarý, vücudun her tarafýnda görülebilir. Halk arasýnda, romatizma aðrýlarýna yel denir. Þiþmanlýk, hormon dengesizliði, karaciðer yetersizliði, beslenme dengesizliði, mide ve baðýrsak bozukluklarý, çürük diþler, sinüzit, bademcik iltihaplarý ve yaþlýlýk romatizmayý hazýrlayan nedenlerin baþýnda gelir. Ayrýca, soðuk ve rutubet de çok önemli rol oynar. Romatizmalý yerlerde aðrý, yanma veya üþütme ve þiþlikler görülür. Aðrý bazen dayanýlmaz dereceye varýr. Hareket etmekte de güçlük çekilir. Tedavi edilmezse, kalp kapaðý hastalýðý veya bir baþka hastalýða neden olur.
3 çeþit romatizma vardýr:
- Akut eklem romatizmasý
- Romatoid artrit
- Dejeneratif romatizma




[S-Þ]
Saç dökülmesi: Günde, normal olarak 80 saç kýlý dökülür. Bundan fazla dökülme yaþýn ilerlemiþ olmasý, bazý ateþli hastalýklar, tiroid hastalýklarý, kansýzlýk, verem, þeker hastalýðý gibi bütün vücudu etkileyen hastalýklardan sonra görülür. Týp dilinde alopesi adý verilen saç dökülmesi; basit saç dökülmesi ve pelad olmak üzere iki çeþittir.

Saçlarýn kepeklenmesi: Kafatasý derisi üzerinde meydana gelen gevþek pul þeklindeki kabuklara kepek denir. Kuru ve yaðlý olmak üzere iki çeþidi vardýr. Yaðlý sarýmtýrak görünüþteki kepeklenmeye, týp dilinde sebore denir. Nedeni, derinin en üst kýsmýnda bulunan tabakanýn, ürettiði fazla parçalardýr. Bunlar, çoðunlukla saçlar tarandýðý zaman dökülür. Tedavinin ilk þartý; temizlik ve fazla miktarda unlu þeyler yememektir.

Saçkýran: Týp dilinde tinea tonsurans denilen saçkýran, bir çeþit mantarýn neden olduðu bulaþýcý bir hastalýktýr. Hiç vakit kaybetmeden tedavi etmek gerekir. Saçkýranlý hastanýn taraðýný kullanmak veya þapkasýný giymekle bulaþýr. Tedaviye, hastalýklý yerdeki saçlarý kesmek veya traþ etmekle baþlanýr. Saçlar, haftada iki kere yýkanýr.

Saç ve sakal aðarmasý: Yaþ ilerledikçe saça ve sakala rengini veren maddenin yapýmý azalýr, bir süre sonra da tamamen kesilir. Kumral ve kýzýl saçlar, daha erken beyazlaþýr. Genç yaþlarda görülen beyazlaþmalar ise, ýrsidir. Tedavisi yoktur.

Safra kesesi iltihabý: Safra kesesi taþlarýnýn neden olduðu bir çeþit iltihaplanmadýr. Týp dilinde kolesistit denir. Ýki çeþidi vardýr.
- Müzmin safra kesesi iltihabý
Safra kesesi büzülür, gereði gibi çalýþamaz hale gelir. Hastanýn karnýnda, özellikle yemeklerden sonra gaz ve gerginlik vardýr. Ayrýca; sað taraftan baþlayýp, kaburgalarýn altýna kadar yayýlan geçici bir aðrý ve sarýlýk nöbetleri de görülür. Týp dilinde kronik kolestit denir. Bu hastalýk genellikle 40 yaþýný geçmiþ þiþman kadýnlarda görülür.
- Akut Safra Kesesi ÝltihabýBilhassa, safra yollarýna yerleþmiþ taþýn neden olduðu bir hastalýktýr. Týp dilinde akut kolestit denir. Hastada karnýn sað üst kýsmýna gelen ani, þiddetli ve çabuk geliþen, sýrta, hatta sað omuzun ucuna kadar yayýlan aðrý vardýr. Ateþ artar, kusma ve bulantý görülür.
Her iki çeþit safra kesesi iltihabýnda da; vakit kaybetmeden doktora baþvurmak gerekir. Ameliyat gerekebilir.

Safra taþlarý : Safra koyulaþmasý sonucu meydana gelen taþlara halk arasýnda safra taþý, týp dilinde ise kolelitiasis denir. Yapýlarýnda kolestrin bulunur. Bazý safra taþlarý, rahatsýzlýk vermez. Bazýlarý da safra kanalýný týkar. Çok þiddetli, batýcý bir aðrý, bulantý ve kusma yapar. Hasta yerinde duramaz olur. Bu olaylarýn hepsine birden safra kesesi krizi denir. Düþmeyen veya alýnmayan safra taþlarý, safra kesesinin iltihaplanmasýna da neden olur. Safra taþlarýnýn neden olduðu rahatsýzlýklarý gidermek için doktor müdahalesi gerekir.

Saðýrlýk: Sonradan meydana gelen saðýrlýklarý doðuran nedenler çeþitlidir. Mesela; dýþ, orta veya içkulak bozukluklarý, beyin hastalýklarý veya histeri, geçici saðýrlýða neden olabilir. Gerçek nedeni bulmak doktorun iþidir.

Sakal iltihabý: Sakal kýlýnýn kolayca koparýlmasý ve kopan kýlýn ucunda da cerahat damlacýðý görülmesi þeklinde ortaya çýkan bir hastalýktýr. Týp dilinde sikozis denen bu hastalýða, stafilokok cinsi mikroplar neden olur.

Salgýn menenjit: Menegokok adý verilen bir çeþit mikrobun; beyin zarýna yerleþmesi ve orada iltihaplanmalar meydana getirmesi sonucu ortaya çýkan bulaþýcý ve tehlikeli bir hastalýktýr. Hastalýk, boðazlarýnda mikrop taþýyan hastalar veya kendileri hasta olmadýklarý halde boðazlarýnda menenjit mikrobu taþýyan saðlam kimseler tarafýndan bulaþtýrýlýr. Hastalýk çoðu kere üþüme, titreme ve ateþin birdenbire yükselmesiyle baþlar. Halsizlik, baþaðrýsý, ve kusma görülür. Dudak ve burun deliklerinin kenarlarýnda uçuklar belirir. Gözlerini açmakta zorluk çeker. Bir süre sonra, ensesi sertleþmeye ve baþýný öne eðememeye baþlar. Hiç vakit geçirmeden tedaviye baþlamak þarttýr. Aksi halde, ölümle sonuçlanabilir. Bu günkü tedavi yöntemleri sayesinde hastanýn saðlýðýna kavuþmasý mümkündür. Salgýn menenjit salgýný sýrasýnda saðlýklý kimseler hastalarla görüþmemelidir. Kalabalýk yerlere gidilmemelidir. Bütün vücudun, özellikle aðýz ve burunun temiz tutulmasý gerekir.

Saman nezlesi: Ot veya bitki tozlarýnýn neden olduðu bir çeþit alerjik hastalýktýr. Týp dilinde pollenosis veya alerjik rinit denir. Daha ziyade, çiçeklerin açtýðý aylarda görülür. Hastada þiddetli aksýrmalar, burun týkanýklýðý, gözlerde kýzarma ve sulanma, fazla miktarda berrak burun akýntýsý ve öksürük görülür. Tedavinin ilk þartý, çiçeklerin açtýðý sýcak ve rüzgarlý günlerde kýrlara gitmemek ve güneþ gözlüðü kullanmaktýr.

Sara : Bir çeþit sinir hastalýðýdýr. Nedeni beynin çalýþmasýnda görülen bir anormalliktir. Týp dilinde epilepsi denir. Grand mal ve petit mal olmak üzere iki çeþidi vardýr.
- Grand Mal :
Saranýn aðýr þekline grand mal denir. Hasta nöbet gelmeden önce aura denilen bir devre geçirir. Bu sýrada da, nöbetin geleceðini anlar. Bu devrede, kulak çýnlamasý, belirli bir yerde aðrý, titreme vardýr. Ne olduðunu anlayamadýðý bir koku hisseder. Kýsa bir süre sonra da, þuurunu kaybederek yere düþer. Vücudunda kuvvetli çýrpýnmalar baþlar. Kol ve bacaklarý ritmik bir þekilde kasýlýp, gevþer. Aðzý köpürür, dilini ýsýrabilir, farkýnda olmadan küçük ve büyük tuvaletini koyabilir. Bir süre sonra da kasýlmalar azalýr, derin bir soluk alarak sakinleþir ve kendine gelir.
- Petit Mal :Saranýn hafif þeklidir. Bu çeþit saralýda þuur kaybý görülür fakat, kasýlma ve gevþemeler görülmez. Hatta bazen çevresindekiler kriz geçirdiðini bile anlamaz.
Ýlkyardým olarak, kriz geçiren hastanýn yaralanmasýný önleyici tedbirler alýnýr. Dilini ýsýrmamasý için de temiz bir mendili top yaparak aðzýna koymak faydalýdýr.

Sarýlýk : Safranýn kana karýþýp, bütün dokularý hatta göz aklarýný bile sarýya boyamasý ile ortaya çýkan bir hastalýk belirtisidir. Týp dilinde ikter denilen sarýlýðýn üç çeþidi vardýr.
- Hemolitik sarýlýkKandaki alyuvarlarýn tahrip olmasý sonucu safra, kana karýþýr. Hastanýn idrar rengi normal, büyük tuvaleti ise koyudur.
- Hepatik sarýlýk :
Bir virüsün neden olduðu karaciðer iltihabýdýr. Karaciðer hücreleri þiþer ve safra yollarý týkanýr. Belirtileri, yavaþ yavaþ görülür. Hastada ateþ, iþtahsýzlýk, ishal ve kusma vardýr. En çok görülen sarýlýk çeþidi budur.
- Obstrüktif sarýlýk :
Nedeni, safra kanallarýnýn týkanmýþ olmasýdýr.
Ortak belirtileri ise þunlardýr. Hastalýðýn neden olduðu sarý renk, önce göz aklarýnda görülür. Sonra yüz, boyun, gövde, kol ve bacaklara kadar yayýlýr. Ýdrarýn rengi sarý ile koyu kahverengi arasýnda deðiþir. Ciltte de kaþýntý vardýr. Büyük abdest, kil renginde ve fena kokuludur.
Tedavinin ilk þartý, yatak istirahatidir. Sýký bir perhiz uygulanýr.

Sedef hastalýðý : Nedeni, kesinlikle bilinmeyen bir hastalýktýr. Ýrsi veya sinirsel olduðu söylenmektedir. Týp dilinde psoriasis denir. Daha çok, baþ derisinde, dizlerde ve dirseklerde veya týrnaklarda meydana gelen düzensiz kýrmýzý lekelerle kendini gösterir. Lekeler, gümüþ renginde ve pul pul olup, deriden yüksektir. Kaþýntý yoktur.

Ses kaybý : Sesin tamamen kaybolmasýna, týp dilinde afoni denir. Tam veya kýsmi olabilir. Nedeni, boðaz veya gýrtlak hastalýklarý, konuþma kaslarýný kontrol eden sinirlerin hastalanmasý veya sinir bozukluðudur. Tedaviye geçmeden önce, gerçek nedeni bulmak gerekir. 1-2 gün içinde geçmeyen ses kayýplarýnda doktora baþvurmak gerekir.

Ses kýsýklýðý : Boðaz veya gýrtlaðýn, dýþarýdan gelen organizmalar tarafýndan istila edilmesi sonucu ortaya çýkar. Nedeni, soðuk algýnlýðý, baðýrmak, çok konuþmak, boðazý tahriþ edici duman veya benzeri gazlar veya boðaz iltihabýdýr. Kýsa sürede geçmeyen ses kýsýklýðýnda, doktora baþvurmak gerekir.

Sýk sýk idrara gitme : Günde 4 veya 6 kez idrara gitmek normal sayýlýr. Bu sayý, içilen su miktarýna göre deðiþir. Toplam idrar miktarý, 8 su bardaðý kadardýr. Bu miktarda ve idrara gitme sayýsýnda fazlalýk olduðu zaman gençlerde þeker hastalýðý, ihtiyarlarda böbrek hastalýðý veya prostat büyümesi düþünülebilir.

Sýraca : Týp dilinde scrofula denir. Bir çeþit kronik deri veremidir. Nedeni, boyundaki lenf bezlerinin veremidir. Daha ziyade boyun bölgesinde ve yüzde acýsýz þiþliklerle ortaya çýkar. Bir süre sonra patlayan bu þiþliklerden irin akar.

Sýtma : Anofel adlý sivrisineðin sokmasýyla, insandan insana bulaþan, titreme, ateþ ve ter nöbetleriyle kendini gösteren, kimi zaman da baþka bir hastalýk gibi görülen ve tedavi edilmezse, öldüren bulaþýcý bir hastalýktýr. Týp dilinde malarya denir.

Siðiller : Derinin üst tabakasýnýn büyümesi sonucu ortaya çýkar. Nedeni, bir çeþit virüstür. Týp dilinde verrü denir. Ayný kiþide bir yerden diðer bir yere bulaþabilir. Daha ziyade, parmak, ayak ve yüzün çeþitli yerlerinde, yuvarlak deriden yüksekte ve çilek görünümünde kabartýlar halinde görülür.

Sinirsel aðrýlar : Bu çeþit aðrýlar, genelikle küt aðrý þeklindedir. Vücudun her yerinde hissedilebilir. Ama, çoðunlukla kalp çevresindeki aðrýlardan þikayet edilir. Bazý kimseler de baþlarýný týpký bir çember gibi sýkan baþ aðrýlarýndan þikayet ederler. Ýþte bu çeþit aðrýlar, bedeni bir arýzadan kaynaklanmýyorsa, sinirsel aðrýlardýr.

Sinir bozukluðu : Hayat þartlarýndan fazlasýyla etkilenenlerde görülebilen, esasta önemli bir kaynaðý olmayan bir rahatsýzlýktýr. Devamlý olarak endiþe içinde olmak þeklinde görülenine anksiete, ruhi ve bedeni bitkinlik þeklinde görülenine de depresyon adý verilir. Hasta hayattan zevk almaz, her zaman mutsuzdur, huzursuzdur, sinirlidir. Uykularý düzensizdir. Gerçekte bir hastalýðý olmadýðý halde çeþitli hastalýklarýn varlýðýndan þikayet eder. Tedaviye hayatýnýn iyi yanlarýný görmeye alýþmakla baþlanýr. Sinirlenmekten kaçýnmak, her kötü olayýn iyi bir tarafý olduðunu görmeye alýþmak, düzenli bir hayat sürmek gerekir.

Sinirsel hazýmsýzlýk : Sinir sisteminin düzenli, uyumlu çalýþmasýný kaybetmesi sonucu ortaya çýkar. Ayrýca, alkol kullanmak, fazla sigara içmek, haddinden fazla çay, kahve veya süt içmek, çabuk ve gereði gibi çiðnemeden yemek yemek þikayetlerin artmasýna neden olur. Hastanýn karnýnda aðýrlýk hissi vardýr, midede gurultu, yanma veya ekþime görülebilir. Geðirir, gaz çýkarýr. Yorgunluk, baþ aðrýsý, çarpýntý ve unutkanlýktan da þikayet edilir.

Sinirsel kusma : Sinir sistemindeki düzensizlikten kaynaklanan bir durumdur. Aðýza su gelmesi þeklinde de görülebilir. Herþeyden önce, sinirlenmemeyi, düzenli bir hayat sürmeyi alýþkanlýk haline getirmek tedavinin ilk þartýdýr.

Sinüzit : Çene, alýn ve þakak kemikleri içinde bulunan ve buruna açýlan içleri hava dolu boþluklarýn, sinüslerin iltihaplanmasý sonucu ortaya çýkan bir hastalýktýr. Had ve müzmin olmak üzere iki çeþidi vardýr. Nedeni burun iltihabý, nezle, grip, alerji, burundaki þekil bozukluklarý veya buruna kaçan yabancý cisimlerdir. Hastanýn yüzünde zonklayýcý bir aðrý, burnunda týkanma, akýntý ve baþ aðrýsýyla birlikte gelen ateþ görülür.

Siroz : Karaciðer dokularýnýn harap olmasý ve karaciðerin sertleþmesi sonucu ortaya çýkan bir hastalýktýr. Týp dilinde cirrhosis denir. Beslenme, hazýmsýzlýk ve fazla miktarda alkol bazen de safra yollarýnýn týkanmasý sonucu görülür. Hastanýn karný su toplar, ayak bilekleri þiþer, iþtahý azalýr ve arasýra da kusar.

Sivilceler : Yað bezelerinin fazla çalýþmasýndan, hormon veya metabolizma bozukluklarýndan kaynaklanan en küçük çýbanlara sivilce denir. Sivilceleri sýkmamak, tuzsuz, yaðsýz ve baharatsýz þeyler yemek gerekir.

Siyatik : Üst bacaðýn arka kýsmý, arka bacaðýn dýþ tarafý ve siyatik siniri boyunca yayýlan aðrýya siyatik denir. Aðrý, bazen birdenbire gelir. Bazen de yavaþ yavaþ ilerler. Otururken, kalkarken, uzanýrken hareketler zorlukla yapýlýr. Belkemiðinin aþaðý bölgesi, hassastýr. Aðrýlar yürürken, öksürürken ve gerinirken daha da artar. Halk arasýnda sinir romatizmasý da denir. Nedeni, omurlar arasýnda kýkýrdak disklerin yerinden oynamasý, yani disk kaymasý, omurganýn alt bölümünün iltihaplanmýþ veya zedelenmiþ olmasý, dizkapaðý iltihabý veya sinir iltihabýdýr. Tedavinin ilk þartý yatak istirahatidir. Ayrýca yatak altýna kalýn bir tahta koymalý, iki yastýktan fazla da yastýk kullanmamalýdýr.

Skorbüt : C Vitamini eksikliðinin neden olduðu bir hastalýktýr. Daha ziyade 5-6 ay süreyle yeteri kadar C vitamini alamayan çocuklarda ortaya çýkar. Hastada dermansýzlýk, zayýflama, ve kanamalar görülür. Yaralarýn iyileþmesi gecikir, diþ etleri þiþer ve mikrobik hastalýklara yakalanma ihtimali artar. Küçük çocuklara her gün 4 çorba kaþýðý taze sýkýlmýþ portakal, limon veya greyfurt suyu verilirse, skorbüt olmalarý önlenmiþ olur.

Þarbon : Halk arasýnda karakabarcýk da denilen bu hastalýk daha çok kasap, çiftçi veya veterinerlerde görülen ve hayvanlardan, insanlara geçen mikrobik bir hastalýktýr. Daha çok yüz, boyun veya kolda bir çýban çýkýp daha sonra patlar. Etrafýnda da siyah bir kabuk meydana gelir. Öldürücü bir hastalýk olduðu için vakit kaybetmeden doktora baþvurmak gerekir.

Þeker hastalýðý : Vücudun þeker yakmasýnda ortaya çýkan bozukluðun neden olduðu bir hastalýktýr. Týp dilinde diabet denir. Pankreas, kandaki þeker miktarýný kontrol eden ve adýna insülin denilen bir madde salgýlar. Pankreas bu görevini yerine getirmezse, kandaki fazla þeker, karaciðere depo edilir. Aç karnýna alýnan 100 gram kanda 80 miligram þeker vardýr. Bu miktar yemekten 1-2 saat sonra 140 miligrama kadar yükselir. Kandaki þeker miktarý hastalýðýn durumuna göre aþaðýdaki gibi tespit edilir. Þeker durumu Açken Yemekten 1-2 saat sonra Normal kimselerde 80 mg. 140 mg.
Orta derecede 130 mg. 190 mg.
Aðýr derecede 160 mg. 215 mg.

2 çeþit þeker hastalýðý vardýr.
- Þekersiz Diabet :
Hipofiz bezinin arka tarafýndan salgýlanan antidiüretik hormonun yetmezliði sonucu ortaya çýkan bu çeþit þeker hastalýðýna, týp dilinde diabetes insipidus denir.
- Þekerli Diabet :Pankreasýn salgýladýðý insülin yetmezliði sonucu ortaya çýkan bu çeþit þeker hastalýðýna, týp dilinde diabetes mellitus denir.

Þeker hastalýðýný doðuran nedenler dengesiz beslenme, þiþmanlýk veya sinir bozukluðudur. Bazý kimselerde de irsiyet önemli bir rol oynar.
Hastalýðýn baþlangýcýnda çok yemek ve su içmek ihtiyacý vardýr. Ýdrar miktarý da artar. Kadýnlarýn idrar yapma yerlerinde kaþýntý vardýr. Ayrýca devamlý yorgunluk hali görülür.
Ýleri safhada devamlý baþ aðrýsý, el ve ayak titremeleri, iþtahsýzlýk, aseton kokusuna benzer nefes kokusu, ter kokusu, adele kramplarý, hafýza zayýflýðý, kýsmi veya tam felç, iyileþmeyen yaralar ve uykuda sayýklama görülür.
Þeker hastalýðý tedavi edilmezse sonuç damar sertliði, kalp yetmezliði, göðüs anjini, görme zayýflýðý, katarakt, karaciðer hastalýklarý, siroz olabilir.
Ýki çeþit þeker komasý vardýr.
- Diabetik Koma aha ziyade þeker hastalarýnda görülür. Nedeni, insülin verme zamanýný geçirmek, gerektiðinden az miktarda insülin vermek, baðýrsak iltihabý, bademcik iltihabý, grip veya iyileþmeyen yaralardýr.
- Þeker Eksikliði Komasý :
Týp dilinde hipoglisemi adý verilen bu çeþit koma, terleme, titreme, çýrpýnma huzursuzluk, þiddetli açlýk, ve aþýrý duygusallýkla baþlar. Nedeni, fazla miktarda insülin vermek veya çok miktarda karbonhidratlý yiyeceklerle beslenmektir.

Þeker hastalarý haftada en az iki kere ýlýk banyo yapmalýdýr ve sonra da vücutlarýnýn her tarafýný ýlýk bir havlu ile ovmalýdýr. Kabýz veya ishal olmamalýdýrlar. Perhiz yapmalýdýrlar. Erken yatýp erken kalkmalýdýrlar. Aðýz, boðaz ve diþ saðlýðýna aþýrý özen göstermelidirler. Masaj, beden hareketleri ve açýk havada yürüyüþü ihmal etmemelidirler.

Þirpençe : Daha çok ense, sýrt ve kaba etlerde beliren birçok çýbanlarýn birleþmesi ile meydana gelen ve çabuk geniþleyen bir çeþit kan çýbanýdýr.

Þiþmanlýk : Þiþmanlýk, alýnan kalori miktarýnýn yakýlan kaloriden daha fazla olmasý sonucu ortaya çýkan bir metabolizma bozukluðudur. Týp dilinde obesite denir. Ýstatistiklere göre þiþmanlarýn daha çabuk yaþlandýklarý, þeker hastalýðý, damar sertliði, kalp hastalýklarý, karaciðer ve safrakesesi hastalýklarý, tansiyon yüksekliði, akciðer hastalýklarý, romatizmal hastalýklarýn tehdidi altýnda bulunduklarý belirtilmektedir. Bu nedenle þiþmanlýktan kurtulmak için diyet ve beden hareketleri yapmak gerekir.




[T]
Tansiyon : Kan basýncýna tansiyon denir. Kalp her kasýlýþýnda belirli miktardaki kaný atardamarlara pompalar. Bu sýrada da, kan basýncý en yüksek seviyeye çýkar. Buna büyük tansiyon denir. Kalbin iki kasýlýþý arasýnda geçen zaman içinde ise, kan basýncý en düþük seviyeye iner. Buna da küçük tansiyon denir. Büyük tansiyon ile küçük tansiyon arasýndaki fark da nabýz basýncýný gösterir. Tansiyon yaþa bünyeye ve tansiyon ölçüldüðü andaki ruhi veya bedeni duruma göre farklýlýk gösterir. Yaþlandýkça tansiyon yükselmesi normaldir.

Tansiyon düþüklüðü : Büyük tansiyon, 11'den aþaðý düþtüðü zaman tansiyon düþüklüðü vardýr. Bu duruma týp dilinde hipotansiyon denir. Tansiyon, ateþli hastalýklar sýrasýnda, büyük kanamalardan sonra, iç salgý bezi bozukluklarýnda veya herhangi bir hastalýktan sonraki iyileþme döneminde düþer. Bazý kadýnlarýn aybaþý hallerinde, veya sýcakta fazla ter kaybýndan sonra veya sinirli kimselerde de tansiyon düþtüðü görülür. Devamlý olarak tansiyon düþüklüðü önemli bir hastalýðýn iþareti olabilir.

Tansiyon yüksekliði : Büyük tansiyonun kiþinin yaþýna göre yüksek olmasýna halk arasýnda tansiyon yüksekliði, týp dilinde ise hipertansiyon denir. Bir çok hastalýkta tansiyon yüksekliði görülür. Mesela kalbin sol bölümünün büyümesinde, böbrek hastalýklarýnda, damar sertliðinde, kan hücrelerinin çoðalmasýnda, þiþmanlýkta ve iç salgý bezleri hastalýklarýnda kan basýncý artar. Tansiyon yüksekliðinin belirtileri arasýnda yorgunluk, sinirlilik, çarpýntý, baþ dönmesi, uykusuzluk, baþ aðrýsý vardýr.

Tavukkarasý : Az aydýnlýk yerlerde, görememek þeklinde ortaya çýkan bir çeþit göz hastalýðýdýr.

Temriye : Bir çeþit deri hastalýðýdýr. Yer yer küme küme bir takým kýzartýlarla kendini gösterir.

Týrnak iltihabý : Týrnak kenarlarýnda veya altýnda cerahat birikmesine, týrnak iltihabý denir. Nedeni, ufak kesikler veya sýyrýklar sonucu bakterilerin yerleþmesidir. Ýltihaplanan týrnaðýn kenarýnda kýzarýklýk görülür. Aðrý da vardýr.

Tifo : Mikrobik ve bulaþýcý bir hastalýktýr. Hastalýðýn mikrobu çomak þeklindedir. Tifo basili adý verilen bu mikrop, çoðunlukla tifolu hastalarýn dýþkýlarýnda veya idrarlarýnda, kanlarýnda, tükürüklerinde veya vücutlarýnda görülen deri döküntülerinde bulunur. Tifo salgýnýna, laðým sularý karýþmýþ içme sularý veya laðým sularý ile mikroplanmýþ yiyecek maddeleri neden olur. Salgýn daha ziyade yaz ve sonbahar aylarýnda görülür. Hastalýk, mikrop vücuda girdikten yaklaþýk 7-15 gün sonra ortaya çýkar. Hastalýðýn ilk günlerinde yorgunluk ve baþ aðrýlarý görülür. Fakat hasta yatmak ihtiyacýný hissetmez. Birkaç gün sonra ateþ yavaþ yavaþ yükselmeye baþlar. Ýþtahsýzlýk, baþ aðrýsý, burun kanamasý, bronþit, mide ve baðýrsak bozukluklarý ile birlikte ishal görülür. Ýlk belirtilerin ortaya çýkmasýný takip eden birkaç gün içinde ateþi daha da yükselir. Göðsünde karnýnda ve sýrtýnda pire ýsýrýðýna benzeyen kýrmýzý lekeler belirir. Bu günler içinde tansiyon düþer, nabýz da yavaþlar. Hastalýðýn üçüncü haftasýnda karýn gerginleþir ve þiþer. Dýþký ise yumuþaklaþýr, baðýrsak kanamalarý görülebilir. Bademcikler iltihaplanmýþ, hasta zayýflamýþtýr. Üçüncü haftanýn sonlarýndan itibaren, ateþ düþmeye ve diðer belirtiler kaybolmaya baþlar. Tifo kalbi, beyni, böbrekleri, akciðerleri, karaciðeri, göz ve kulak sinirlerini etkiler. Bu nedenle iyi tedavi þarttýr. Hastaya süt, yoðurt, ayran, hoþaf, meyva sularý, limonata, portakal suyu, yumurta sarýsý, yumurtalý çorbalar, iki kere çekilmiþ etten yapýlmýþ köfteler, sebze ve meyve püreleri verilir. Çok su içirilir.

Tifüs : Çok tehlikeli ve bulaþýcý bir hastalýktýr. Halk arasýnda lekeli humma da denir. Bitler aracýlýðý ile bulaþýr. Tifüsü doðuran nedenler; pislik, aþýrý kalabalýk yerlerde yaþamak, açlýk ve yorgunluktur. Tifüs 12-14 gün devam eder. Riteksiyon denilen tifüs mikrobu, vücuda girdikten bir süre sonra; hastada halsizlik, baþ ve bel aðrýlarý görülür, ateþi yükselir. Dudaklarý kurur, dili paslanýr, yüzü kýzarýr. 4-5 gün içinde derinin üzerinde ufak kýrmýzý lekeler ortaya çýkar. Bazý hastalarda, sayýklama, baðýrma ve tuvaletini altýna kaçýrmasý görülür. Hasta saðlýklý kiþilerden ayrý bir yerde bakýma alýnýr. Eþyalarý, bulunduðu yer dezenfekte edilir. Sulu ve sindirimi kolay yiyecekler verilir. Ýyi beslenir, vücut temizliðine çok dikkat edilir.

Titremek : Týp dilinde tremor denilen titremek, irade dýþýnda meydana gelen bir hastalýk belirtisidir. El ve ayak titremesi; daha ziyade, nevroz, isteri veya nevrasteninin belirtisidir. Hafif titremeler, genellikle, guatr, alkolizm, kurþun veya cýva zehirlenmesi ya da ihtiyarlýðýn iþaretidir. Þiddetli titremeler parkinson hastalýðý ve uyku hastalýðýnda görülür.





[U-Ü]
Uçuk : Dudakta veya burun kenarýnda hafifçe þiþmiþ, kýrmýzý ve aðrýlý bir leke þeklinde beliren bir hastalýktýr. Nedeni, tükürükte bulunan bir çeþit virüstür. Daha ziyade ateþli hastalýklar ve soðuk algýnlýðý sýrasýnda görülür. Týp dilinde herpes simplex denir. Dudak veya burun kenarýnda meydana gelen kýrmýzý lekeler, bir süre sonra su toplar, küçük kabarcýkar meydana gelir. Birkaç gün sonra da sararýrlar ve kabuk baðlarlar.

Ur : Vücudun herhangi bir yerinde görülen þiþliklere halk arasýnda ur, týp dilinde ise tümör denir. Ýyi huylu, kötü huylu ve iltihabi olmak üzere üç çeþidi vardýr.

Uykusuzluk : Týp dilinde insomnia denilen uykusuzluðu doðuran nedenler çeþitlidir. Örneðin yorgunluk, mide þiþkinliði, hazýmsýzlýk, zayýflatýcý veya uyarýcý ilaçlar, fazla sýcak, rahatsýz edici ýþýk, gürültü sinir bozukluðu, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, aðrýlar, kalp veya akciðer hastalýklarý, ateþ, kaþýntý, günlük olaylarýn etkisi, yataðýn uygun olmamasý, tedirginlik gibi nedenler uykusuzluða neden olur. Uykusuzluðu doðuran nedeni bulmak gerekir. Basit uykusuzluklarda yatmadan önce sigara, çay, kahve gibi þeyler içmemek, müzik dinlemek, yatak odasýný havalandýrmak, bir bardak sýcak süt içmek ve sýcak banyo yapmak çok faydalýdýr.

Uyurgezerlik : Týp dilinde somnambülizm adý verilen bu hastalýkta hastanýn þuuru uykuda olduðu halde, duyu organlarý uyanýktýr. Belirtileri hastaya göre deðiþir. Bazýlarý uykularýnda gezer; bazýlarý ise uykularýnda konuþur, baðýrýr, el ve kol iþareti yapar. Uyandýklarý zaman da uykularýnda yaptýklarýný hatýrlamazlar. Daha çok ruhsal bir bozukluðun ifadesidir. Ayrýca baþýndan yaralanmýþ olanlarda, kanlarýndaki þeker oraný düþük veya beyin damarlarýnda sertleþme olanlarda da uyurgezerlik görülebilir. Bazý kimselerde ise genetiktir. Uykuda gezen hastalarýn devamlý olarak ailesi tarafýndan kontrol altýnda tutulmasý, baþýna gelecek herhangi bir kazayý önlemesi açýsýndan faydalýdýr.

Uyuz : Serkopt denilen gözle zorlukla görülecek kadar küçük olan uyuz böceðinin, üst derinin altýna girerek meydana getirdiði kaþýndýrýcý ve bulaþýcý bir deri hastalýðýdýr. Özellikle el, bilek, parmak aralarý, koltuk altlarý, karýn bölgesi ve kaba etlerde þiddetli kaþýntýlar ve çizgi þeklinde yaralar görülür. Yapýlacak ilk iþ hastanýn ve iliþkide bulunduðu kimselerin bütün çamaþýrlarýný, elbiselerini, yatak örtü ve çarþaflarýný yýkamaktýr.

Üremi : Karaciðerde meydana gelip, kan vasýtasýyla böbreklere taþýnan ve idrarla dýþarý atýlan zararlý maddelere üre denir. Ürenin, idrarla dýþarýya atýlmayýp, vücutta kalmasýndan meydana gelen hastalýða da üremi denir. Nedeni, böbrek hastalýklarý ve prostat büyümesidir. Hastada devamlý baþ aðrýsý, görme bulanýklýðý, hýçkýrýk, gündüzleri uyuma ihtiyacý ve geceleri de uykusuzluk görülür. Vakit kaybetmeden tedavi edilmesi gereken bir hastalýktýr. Ayrýca tedaviye yardýmcý omak amacýyla hastanýn üþütmemesi, yorulmamasý, düzenli beslenmesi, sigara veya alkolü býrakmasý gerekir.

Üþümek : Bazý kimseler, üþümeyi gerektirecek hastalýklarý olmadýðý halde üþüdüklerinden yakýnýrlar. Bu þikayetleri, kalorisi yüksek þeyleri yemekle geçer. Ayrýca aþaðýdaki reçeteleri uygulamak da faydalýdýr.





[V]
Varis: Damarlarýn büyümesi ve þiþmesine varis denir. Çoðunlukla bacaðýn alt kýsýmlarýnda görülür. Nedeni ayakta fazla durmak, þiþmanlýk, kan damarlarýndaki kapaklarýn düzensiz çalýþmasý veya jartiyer kullanmaktýr. Belirtileri, deri yüzeyindeki damarlar eðri, büðrü olup þiþerler. Deri rengini kaybeder. Akþam saatlerinde de ayak bilekleri þiþebilir. Banyodan sonra, aybaþý halinde, s

senarist081

Abse: Ýçi cerahat dolu þiþliklere verilen isimdir. Vücudun her tarafýnda ortaya çýkabilir. Nedeni vücuda giren mikroplardýr.

Adale romatizmasý: Çoðunlukla, þiddetli soðuk algýnlýklarýndan sonra görülen ve hareket etmenin zorlaþmasýna neden olan bir çeþit romatizmadýr. Týp dilinde Myalgia, Fibrozit denir. Korunmak için terli çamaþýrlarý, en kýsa zamanda deðiþtirmek ve üþütmemek gerekir.

Adenit: Boyundaki lenf damarlarýnýn þiþmesi sonucu meydana gelen iltahaplý þiþliðe adenit denir.

Aðýz yaralarý: Aðýz yaralarý, "basit" ve "derin" veya "sert kenarlý" yaralar olmak üzere iki grupta toplanabilir. Çoðunlukla, üþütme veya hazýmsýzlýktan kaynaklanýr. Yaralarýn etrafý, kýrmýzý bir çizgi ile çevrilidir. Baþlangýçta, içi su dolu kabarcýklar halindedirler. Sonradan patlayarak etrafa yayýlýr ve sancýlý aðrýlara neden olurlar. Çocuklarda; kýzamýk ve çiçek hastalýklarý sýrasýnda da ayný yaralar meydana gelebilir.

Aðrýlý aybaþý hali: Týp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaþý kanamasýnýn baþladýðý ilk gün görülür. Bazý kimselerde, aðrýlar aybaþý kanamasýnýn baþlamasýndan bir kaç gün önce ortaya çýkar ve kanamanýn baþlamasýyla kesilir. Bir kýsmýnda da kanama baþlamadan, kanama görülen günlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu çeþit aðrýlara, çoðunlukla 18-24 yaþlarý arasýndaki kadýnlarda rastlanýr. Aðrý, göbek altýnda veya bacaklarýn üst kýsmýnda kasýlmalar þeklinde baþlar. Kusma görülebilir. Yüz, sararýr ve terleme artar.

Akrep sokmasý: Akrep; sýcak ve nemli yerlerde yaþayan, kývrýk ve kalkýk kuyruðuyla zehirli bir iðnesi olan böcektir. Akrep soktuðunda yapýlacak ilk iþ; soktuðu yerin altýný ve üstünü sýkýca baðlamaktýr. Sonra; iðnenin bulunduðu yer, iki parmak arasýna alýnýp, kan akýncaya kadar sýkýlýr ve üzerine amonyak sürülür.

Albüminüri: Ýdrarda, albümin bulunmasýna; Týp dilinde Albüminüri; halk arasýnda ise, aktutma denir. Bir çok hastalýklarda, özellikle Böbrek hastalýklarýnda, idrarda albümin görülür. Mümkün olduðu kadar süt içmeli, patates haþlamasý ile muhallebiyi sofradan eksik etmemelidir. Baharatlý yiyecekler, biber, turþu ve tuz kesinlikle terk edilmeli; kahve ve fazla miktarda su içilmemelidir.

Alerji: Vücudun, bazý madde veya hava þartlarýndan etkilenmesi yahut psikolojik etkenler sonucu ortaya çýkan bir hastalýktýr. Önce, alerjiye neden olan etkenleri bulmak gerekir. Alerjinin belirtileri de; þahsa göre deðiþir. Kiminde kaþýntý, kiminde kurdeþen, kiminde astým görülür. Hasta, eðer bazý maddelerle temasýndan dolayý alerji oluyorsa, o maddenin uzaklaþtýrýlmasý ile mesele kendiliðinden çözümlenmiþ olur.

Altýný ýslatmak: Týp dilinde Enuresis denir. Altýna ve yataðýna iþeyen çocuklar; genellikle anne ve babasýndan yeteri kadar sevgi ve ilgi görmeyen çocuklardýr. Hastalýk, belli bir nedenden kaynaklanmýyorsa; yapýlacak iþ, çocuða ihtiyacý olan sevgiyi vermektir; ancak altýný ýslatmak, herhangi bir böbrek rahatsýzlýðý veya þeker hastalýðýndan da kaynaklanabilir. Bu nedenle doktora gitmek gerekir.

Anne sütünün azlýðý: Anne sütünü artýrmak için bol bol sulu gýdalar yemek, üzüntülerden sýyrýlýp bir süre dinlenmek faydalýdýr.

Anus kaþýntýsý: Anus (þerç); yani sindirim kanalýnýn doðrubaðýrsak denilen son kýsmýndaki çýkýþ deliði veya çevresinde (oturak yerinde) görülen kaþýntýlarýn nedeni çeþitlidir. Bunlar arasýnda; kýlkurtlarý, sümüksü akýntý, basur, çatlak, ishal veya kabýzlýk, egzama (mayasýl), sinir bozukluðu veya yeteri kadar temizliðe dikkat edilmemesi sayýlabilir.

Apandisit: Körbaðýrsaðýn iltahaplanmasý sonucu ortaya çýkan bir hastalýktýr. Müzmin apandisitte; kat’iyetle ilaç verilmez. Ameliyat gerekir. Had apandisit; karnýn ortasýndan baþlayýp, sað alt kýsma yerleþen bir aðrý ile kendini gösterir. Hazýmsýzlýk ve gazdan þikayet edilir. Kusma görülebilir bazen de miðde bulantýsý olur.

Arý sokmasý: Arý; bal ve balmumu yapan fakat, iðnesiyle sokan bir böcektir. Hassas bünyeli kimseleri soktuklarý zaman,onlarýn þok geçirmelerine neden olabilirler. Eþek arýlarý ise; bal arýlarýna nazaran daha tehlikelidir. Arý sokmasýnda yapýlacak ilk iþ; arýnýn iðnesini, ucu yakýlmýþ bir iðne ile çýkarmaktýr. Sonra arýnýn soktuðu yerin alt ve üstünden sýkýca boðulur. Üzerine soðuk su dökülür.

Arpacýk: Halk arasýnda it dirseði de denir. Doktorlarýn Hordoleum dedikleri hastalýktýr. Göz kapaðýndaki herhangi bir kýlýn dibinde; içi dolu bir þiþlik meydana gelir. Acý ve zonklama vardýr. Arpacýkla, hiçbir þekilde oynamayýn, onu sýkmayýn! Beslenmenize önem gösterin, üzüntülerinizi býrakýp biraz daha mutlu olmaya bakýn.

Astým : Hasta, kriz geldiði zaman soluk almakta zorluk çektiðini zanneder, gerçekte nefes vermekte zorluk vardýr. Bunun nedeni de, akciðerlerdeki küçük hava borularýnýn daralmasýdýr. Buralardan geçen hava, ýslýða benzeyen bir ses çýkarýr, ki buna hýrýltý denir. Astým, bir kaç grup nedenden kaynaklanýr. Bunlarýn baþýnda da bünye gelir. Yani, bazý kimselerde baþ aðrýsý ne kadar tabi bir þeyse, diðerlerinde de astým o kadar doðaldýr. Bazý kimseler, toz, kýl, yumurta, süt, aspirin, çiçek tozu ve benzeri þeylere karþý hassastýrlar. Bu hassasiyet, astým krizleri þeklinde kendini gösterir. Tedavi için, hastayý etkileyecek bu unsurlarýn ortadan kaldýrýlmasý yapýlacak ilk iþtir. Aþýrý heyecan veya korku da astým krizine yol açabilir. Bu gibi durumlarda hastayý sakinleþtirmek yapýlacak ilk iþtir. Bazý kimselerde de, Had Bronþit sonucu astým krizi görülebilir. Kalp yetmezliði de astým krizine neden olabilir.

Astigmatlýk: Göz yuvarlaðý çaplarýnýn düzensiz olmasý sonucu ortaya çýkan bir çeþit göz bozukluðudur. Hasta; noktalarý bir çizgi halinde görür. Çoðunlukla doðuþtandýr. Miyopluk veya hipermetroplukla beraber de görülebilir. Bazý astigmatlar, baþ aðrýlarýndan da þikayet ederler. Tedavi için doktorun vereceði gözlüðü kullanmak gerekir.

Aþýrý aybaþý kanamasý: Aybaþý görme arasýndaki süre normaldir. Fakat kanama çoktur ve normal süresinden fazla devam eder. Nedenleri çeþitlidir: rahimde ur, rahim çarpýklýðý, yorgunluk, sinir bozukluðu, ateþli hastalýklar veya evlilik hayatýndaki uyuþmazlýklardan kaynaklanabilir.

Ateþ: Vücut sýcaklýðýnýn yükselmesine ateþ denir. Vücut sýcaklýðý bedenin her yerinde ayný deðildir. Örneðin; termometre aðýza konulduðunda görülen ýsý, koltuk altýna konulduðunda gösterdiði ýsýdan 0,5 derece daha düþüktür. Diðer taraftan, vücut ýsýsý gün boyunca da 0,5 derece oynar. Sabahýn erken saatlerinde ýsý düþük, akþam saatlerinde yüksektir. Vücut ýsýsý 36,2 - 37,5 arasýnda ise normaldir. Ateþle birlikte; üþütme, titreme, baþ aðrýsý, bunalma, huzursuzluk, vücut kýrgýnlýðý, iþtahsýzlýk, kabýzlýk, sayýklama, havale veya koyu renkli idrar çýkarmada görülebilir. Ateþin nedeni, genellikle soðuk algýnlýðý, grip, bademcik iltihabý, boðaz aðrýsý, bronþit, sinüzit, kulak iltihabý, baðýrsak iltihabý veya böbrek hastalýklarýndan biri olabilir. Bu nedenle tedaviden önce nedeni tespit etmek gerekir.

Ayak aðrýlarý: Çoðunlukla yorgunluk, bað yerlerinin burkulmasý, fazla kilo almak veya bazý hastalýklardan kaynaklanabilir. Önemli bir hastalýktan kaynaklanmayan aðrýlarda yapýlacak masaj ve dinlenme çok faydalý olur.

Ayak burkulmasý: Yürürken, koþarken veya atlarken ayak kaslarýnýn beklenmedik bir durumla karþýlaþmasý sonucu görülür. Burkulmadan hemen sonra aðrý, þiþme ve morarma olabilir.

Ayak çýbaný: Ayak derisindeki ter bezleri ve kýl keselerinin mikroplanmasý sonucu ortaya çýkar. Çýban yerinde, ilk önce sert ve kýrmýzý bir kabartý belirir. Aðrý vardýr. Sonra iltihaplanýr. Çýbaný sýkmamak gerekir.

Ayak þiþmesi: Ayak þiþmesi; uzun süre ayakta durma, dolaþým sisteminin yetersiz olmasý, gebelik, uzun süre hareketsiz kalma veya incinme, burkulma sonucu ortaya çýkar.

Ayak terlemesi: Ayaklarýn normalden fazla terlemesi genellikle ter bezlerinin aþýrý derecede çalýþmasýndan kaynaklanýr. Diðer taraftan, kalýn çorap giymek, ateþli bir hastalýk veya normal vücut sýcaklýðýnýn düþmesi de ayak terlemesine neden olabilir.

Aybaþý düzensizliði: Aybaþý kanamasý normal olarak 2-7 gün sürer. Normal olarak 28 günde bir görülen aybaþý kanamasý, bazý hallerde vaktinden önce veya sonra da görülebilir. Nedeni; asabi krizler, hormon dengesizliði veya bünye zayýflýðý olabilir.

Aybaþý kanamasý azlýðý: Aybaþý kanýnýn normal miktarý; saðlam kadýnlarda 7-77 gram arasýnda deðiþir. Çoðunda 27-75 gram arasýndadýr. Ortalama miktar 50 gram kabul edilir. Aybaþý kanýnýn yukarýda belirtilen miktarlardan az olmasý, çoðunlukla ruhsal durumla veya kansýzlýkla ilgilidir.

Aybaþý kanamasýnýn gecikmesi: Normal olarak zamaný geldiði halde aybaþý kanamasý baþlamazsa; gebelik, kansýzlýk, tiroid veya karaciðer hastalýklarý akla gelebilir. Ayrýca yorgunluk, sinirlilik veya adetten kesilme de düþünülebilir.

Aybaþý kanamasýnýn uzun sürmesi: Normal aybaþý kanamasý 2-7 gün devam eder. Bazý kimselerde bu süre uzar. O zaman rahimde ur veya kist olduðundan, yumurtalýklarýn üþütülmüþ olmasýndan, sinir veya kalp hastalýðýndan þüphe edilir. Tedaviye geçmeden önce esas nedeni bulmak gerekir. Önemli bir durum yoksa aþaðýdaki reçetelerden arzu edilen uygulanýr.

Aybaþý kanamasý yokluðu: Genç bir kýz buluð çaðýna geldiði halde, aybaþý görmeye baþlamamýþsa, aybaþý yokluðundan söz edilir. Bu durum karaciðer hastalýklarýndan, kansýzlýktan veya tiroit bezi bozukluðundan kaynaklanabilir. Öncelikle nedeni bulmak gerekir. Normal aybaþý gören kadýnýn da; kansýzlýk, karaciðer rahatsýzlýklarý, beslenme bozukluklarý veya tiroid bezi hastalýklarý sonucu aybaþý kanamalarý kesilebilir. Öte yandan aybaþý yokluðu, gebeliðin veya menapozun iþareti olabilir.


[-b]
Bademcik iltihabý: Bademciklerin iltihaplanmasýna týp dilinde tonsilit denir. Bademcikler þiþ, kýrmýzý ve yeþilimtrak beyaz renkte cerahatlý görünümdedir. Yutkunma sýrasýnda aðrý yapar. Hastada kýrýklýk, baþ aðrýsý ve vücut aðrýlarý vardýr. Hastalýk birdenbire üþütme ve ateþ ile baþlar. Gereði gibi tedavi edilmezse orta kulak iltihabý, böbrek iltihabý, romatizma ve kalp hastalýklarýna neden olabilir.

Baðýrsak gazý: Baðýrsaklarda hissedilen þiþkinlik, baðýrsak gazýndan kaynaklanýr. Nedeni, baðýrsaklarý besleyen bezlerin yeteri kadar çalýþmamasý, yemek yerken fazla hava yutma veya sinir bozukluðudur.

Baðýrsak iltihabý: Beslenme bozukluklarý, soðuk veya sýcak içecekler veya kullanýlan bazý ilaçlar, hastalýðýn nedenleri arasýndadýr. Týp dilinde kolit denir. Tedavide rejim ve istirahat esastýr. Yenmemesi gerekenler: Lahana, karnýbahar, kabak, domates, yaðlý et sularý, yaðlý et ve balýklar, konserveler, av etleri, pastýrma, sucuk, salam, börek, taze ekmek, bütün baharatlar, alkol. Yenilmesinde sakýnca olmayanlar: un veya sebze çorbalarý, yaðsýz ýzgara etler, yoðurt, patates püresi, pilav, beyaz peynir ve sebze yemekleri.

Baðýrsak kanamasý: Önemli bir hastalýðýn iþareti olabilir. Önce kanamanýn nedenini tespit ettirmek gerekir. Kýsa sürede kesilmeyen kanamalarda mutlaka doktora baþvurmak gerekir.

Baðýrsak solucanlarý: Baðýrsak solucanlarý, insan vücudunda asalak olarak yaþarlar. Bunlara baðýrsak kurtlarý da denir. Genellikle 5 grupta toplanýrlar.
- Yuvarlak kurtlar
- Kýl kurtlarý
- Kamçý kurtlarý
- Kancalý kurtlar
- Þerit

Balgam: Sümüksü, cerahatli veya kanlý görünüþte bir maddedir. Bronþitin iþareti olabilir.

Basur: Son baðýrsakta bulunan siyah kan damarlarýnýn geniþleme, þiþme ve kanamalarýna; halk arasýnda basur, týp dilinde hemoroid denir. Baþka bir hastalýðýn da belirtisi olabilir. Kabýzlýk, hamilelik, þiþmanlýk, soðuk yerlerde fazla oturma, alkol alýþkanlýðý ve son baðýrsaklardaki bazý hastalýklar, basura neden olur. Basurlar iç ve dýþ olmak üzere ikiye ayrýlýr. Ýç basur; makatýn içinde meydana gelen basurlara verilen isimdir. Dýþ basur; makatýn dýþýnda, küçük, yuvarlak, eflatuni renkte tümörlerdir. Tedavide ilk þart, kabýzlýðý gidermektir.

Baþ aðrýlarý: Baþ aðrýlarý çeþitli nedenlerden kaynaklanýr. Bunlar; þöyle sýralanabilir.
- Aþýrý yemekten sonra görülen veya açlýktan kaynaklanan baþ aðrýlarý.
- Göz, kulak veya burun hastalýklarýndan kaynaklanan baþ aðrýlarý
- Ateþli hastalýklarýn neden olduðu baþ aðrýlarý
- Alkol kullanmanýn neden olduðu baþ aðrýlarý
- Kafa bölgesinde meydana gelen, kýrýk, ezik, çatlak veya sarsýntýlardan kaynaklanan baþ aðrýlarý
- Beyin urlarýnýn neden olduðu baþ aðrýlarý
- Kahve tiryakilerinde kahvesizlikten doðan baþ aðrýlarý
- Kabýzlýk çekenlerde görülen baþ aðrýlarý
- Saralýlarda görülen baþ aðrýlarý
- Çikolata, sarýmsak, lahana, yeþil biber, kuru yemiþ yedikten sonra görülen, alerjik baþ aðrýlarý
- Menenjit hastalýðýnýn neden olduðu baþ aðrýlarý
- Fazla miktarda þekerli yiyecek yemekten doðan baþ aðrýlarý
- Diþ hastalýklarýnýn neden olduðu baþ aðrýlarý
- Fazla çalýþma ve ruhi çöküntülerin neden olduðu baþ aðrýlarý
Baþ aðrýlarýnýn gerçek nedenini bulabilmek için mutlaka doktora baþvurulmalýdýr.

Baþdönmeleri: Hasta, kendisinin veya etrafýndaki eþyanýn boþlukta döndüðünden þikayet eder. Týp dilinde vertigo denen baþ dönmelerinin nedenleri çeþitlidir. Bunlardan baþlýcalarý þunlardýr:
- Kulak aðrýsý
- Araç tutmalarý
- Ani hava deðiþimi
- Bazý göz hastalýklarý
- Ýlaç zehirlenmeleri
- Düþük veya yüksek tansiyon
- Damar sertliði ve bazý kalp hastalýklarý
- Kansýzlýk ve kan hastalýklarý
- Mikrobik hastalýklar
- Beyin hastalýklarý
- Sara ve bazý ruh hastalýklarý
Tedaviye baþlanmadan önce hastalýðýn gerçek nedeninin tespit edilmesi gerekir. Baþ dönmelerine yapýlacak ilk iþ; hemen oturmak veya öne eðilmek ve mümkünse hemen yatmaktýr. Baþ dönmesi sýk sýk oluyorsa mutlaka bir doktora gitmek gerekir.

Bayýlmalar: Geçici olarak uyanýklýk halinin kaybolmasýna halk arasýnda bayýlma týp dilinde senkop denir. Bu durumda beyin hücrelerine giden oksijen azalmýþtýr. Bayýlmanýn nedeni; yorgunluk, uzun süre ayakta kalmak, ani heyecanlar, tansiyon yüksekliði, gebelik, kansýzlýk, damar sertliði ve kalp hastalýklarýdýr. Bayýlmadan önce baygýnlýk hissi gelir. Sonra yüz kül rengini alýr. Arkasýndan da terleme, çarpýntý, göz kararmasý ve baþ dönmesi görülür. Bu gibi durumlarda yapýlacak ilk iþ hastayý hemen yatýrmak, elbise ve çamaþýrlarýný gevþetmektir. Sonra yüzüne su serpilir ve amonyak koklatýlýr.

Bel aðrýsý: Esaslý bir hastalýktan kaynaklanmayan bel aðrýlarý, çoðunlukla yorgunluk sonrasý görülür. Dinlenmekle geçer. Uzun süren bel aðrýlarýnda mutlaka doktora görünmek gerekir.

Bel gevþekliði : Cinsel iliþki sýrasýnda, meninin vaktinden önce boþalmasýna verilen isimdir. Halk arasýnda erken boþalma. Týp dilinde ise ejakulasyon denir. Nedeni çoðunlukla ruhsaldýr. Tedaviye sinirleri dinlendirmek, açýk havada dolaþmak, sabah akþam ýlýk banyo yapmak ve hazmý kolay þeyler yemekle baþlanýr.

Belsoðukluðu : Týp dilinde gonore denilen bir çeþit zührevi hastalýktýr. Cinsi münasebetle bulaþýr. Ýdrar yollarýnda acýma, yanma, þiþlik ve akýntý ile belirir. Akýntý cerahatlýdýr. Bu cerehat ellere bulaþacak ve eller de gözlere sürülecek olursa, körlüðe neden olabilir. Kadýnlarda da, beyazýmtýrak cerahatlý akýntý, sýk sýk idrara gitme, idrar yaparken aðrý ve yanma ile kendini gösterir. Üreme organlarýnda akýntý görüldüðünde, mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Aksi halde kendisinde bel soðukluðu görülen, bu hastalýðý cinsel iliþkide bulunduðu herkese bulaþtýrýr.

Boðaz aðrýsý : Havasýzlýktan, toz, sigara içmek, burun týkanýklýðý, diþeti iltihabý gibi nedenlerden kaynaklanýr.

Boðaz iltihabý : Týp dilinde farenjit veya anjin adý verilen bu hastalýðýn nedenleri; nezle ve grip gibi ateþli hastalýklarla, havadaki zararlý maddeler, sinüzit, alkol veya sigaradýr. Yapýlacak ilk iþ; istirahat etmektir. Mümkün olduðu kadar az konuþmak da yararlýdýr.

Boðmaca : Bulaþýcý bir hastalýktýr. Týptaki adý Pertussis'dir. Çoðunlukla 1 ila 4 yaþlarý arasýndaki çocuklarda çok görülür. Ortalama olarak 4-6 hafta devam eder. Hastanýn burnu akar, nöbet halinde gelen öksürük görülür. Bazen kusmaya neden olur. Tedavi için kesin yatak istirahati þarttýr. Hastaya sýk sýk fakat az miktarda yumuþak yiyecekler verilmelidir.

Boyun tutulmasý : Soðuk almaktan, boynun çarpýk durumda bir süre kalmasýndan veya nezleden kaynaklanýr.

Böbrek aðrýsý : Böbrek aðrýsýnýn nedenleri çeþitlidir. Bunlar arasýnda: böbrek taþý, böbreklerden idrar akýþýnýn týkanýklýk nedeniyle düzensizliði, böbrek uru, böbreklerden çýkan zehirli atýklarý mesaneye taþýyan borularda taþ, ur veya kan pýhtýsý, böbrek apsesi olabilir. Aðrýlar sýrasýnda terleme ve kusma da görülebilir.

Böbrek iltihabý : Böbreklerin iç kýsýmlarýnýn iltihaplanmasýdýr. Týp dilinde piyelonefrit adý verilir. Ýki çeþiti vardýr:
- Akut Böbrek Ýltihabý : Ani olarak ortaya çýkan, titreme, kaburga altlarýnda ve yanlarýnda baþlayýp, kasýklara kadar yayýlan bir aðrý ile kendini gösterir. Sýk sýk idrara gitmek ihtiyacý duyulur. Ýdrar çýkarken de yanma ve aðrý hissedilir. Ýlk önlem olarak belin iki yanýna sýcak su torbasý konur. Bol su, limonata ve açýk çay içilir.

- Kronik Böbrek Ýltihabý : Akut böbrek iltihabýnýn gereði gibi tedavi edilmemiþ olmasý, kronik böbrek iltihabýnýn baþlýca nedenidir. Hastada iþtahsýzlýk, ateþ, halsizlik, baþ aðrýsý, aðrýlý idrar etme ve bel aðrýlarý görülür. Yapýlacak ilk iþ, bol bol meyva sularý içmek ve aþaðýdaki reçetelerden birini uygulamaktýr. Ayrýca tuz ve hayvani gýdalar azaltýlmalýdýr.

Böbrek kumu : Yeterince su içilmemesi, A vitamini eksikliði, böbrek üstü bezlerinin fazla çalýþmasý ve bazý böbrek hastalýklarý, böbreklerde kum birikmesine neden olur.

Böbrek taþý : Ýdrarda bulunan oksalat billurlarýnýn meydana getirdiði böbrek taþlarý, kum tanesi kadar olabildiði gibi pinpon topu büyüklüðünde de olabilir. Ufak taþlar böbrekten kolaylýkla çýkabilr. Büyükler ise böbreklerden mesaneye giderken þiddetli aðrýlara neden olur Göðsün yukarý ve ön kýsmýnda, kaburgalarýn altýnda, ani ve kývrandýrýcý aðrý hissedilir. Terleme ve kusma da görülebilir. Ýdrarýn rengi bulanýk ve bazen kanlýdýr.

Böcek sokmasý : Böceðin ýsýrdýðý yerde þiddetli kaþýntý, kýzarýklýk ve þiþlik görülür. Böceðin zehirli olabileceðini düþünerek aþaðýda tarif edilen iþlem yapýlýr. Vakit kaybetmeden böceðin soktuðu yerin alt ve üstünden sýkýca baðlanýr. Sonra böceðin soktuðu yer iki parmak arasýna alýnýp, sýkýlýr ve zehirli kanýn akmasý saðlanýr.

Bronþit : Akciðerlere giden havayollarýnýn iç yüzündeki zarýn iltihaplanmasýdýr. Akut ve kronik olarak iki gruba ayrýlýr.
- Akut Bronþit : Genellikle grip, kýzamýk, boðmaca veya tifo gibi hastalýklar sýrasýnda görülür. Sisli ve soðuk havalarda çok rahatsýz olurlar. Hastalýðýn baþlangýcýnda kuru ve aðrýlý öksürük, az yapýþkan balgam, sonralarý sümüksü cerahatli balgam ile hafif ateþ ve halsizlik görülür. Mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
- Kronik Bronþit : Bu çeþit bronþitte; havayollarýný yaðlayan bezler büyümüþ, iç yüzlerinde bulunan tüyler görevini yapamaz olmuþtur. Mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
Her iki bronþitte de yapýlacak ilk iþ sigarayý býrakýp istirahat etmektir.

Burkulmalar : El ve ayak bilekleri herhangi bir kaza sonucu burkulabilir. Bu gibi durumlarda, bilekte aðrý ve þiþme görülür. Yapýlacak ilk iþ, burkulan yeri rahat bir duruma sokmaktýr.

Burun ahtapotu : Burunda et büyümesinden kaynaklanan bu hastalýða týp dilinde adenoid ve polip denir. Hastanýn burnundan solumasý güçleþir. Daha çok aðzýndan nefes alýp verir.

Burun akýntýsý : Burun akýntýsýnýn nedeni; nezle, saman nezlesi, sinüzit, müzmin nezle, alerjik burun iltihabý veya burna herhangi birþey kaçmýþ olmasýdýr. Ayrýca kýzamýk baþlangýcýnda da görülür.

Burun kanamasý : Çeþitli nedenlerden kaynaklanan burun kanamalarýna týp dilinde epistaksis denir. Genç erkeklerde genellikle ergenlik dönemlerinde, genç kýzlarda ise, çoðunlukla aybaþý kanamalarý sýrasýnda görülür. Bir de; yüksek tansiyonun neden olduðu burun kanamalarý vardýr. Gençlerde görülen ve önemli olmayan burun kanamalarý çok kolay durdurulur ve korkulacak bir þey yoktur. Tansiyon yüksekliðinden kaynaklanan ve genellikle orta yaþlarda görülen burun kanamalarýný durdurmak ise biraz zordur. Yapýlacak ilk iþ hastayý hemen oturtmak, baþýný öne doðru hafifçe eðip, burnunun kanayan deliðini on dakika kadar bastýrmak, bu sýrada aðýzdan nefes almasýný ve yutkunmasýný söylemektir.

Burun týkanýklýðý : Saman nezlesi ve sinüzitte görüldüðü gibi, baþka bir hastalýðýn da belirtisi olabilir.

[C-Ç]

Cinsel soðukluk : Tam manasýyla tatmin olamayan kadýnýn cinsel iliþkiye gereði gibi cevap vermemesine; týp dilinde firijidite denir. Nedeni daha çok ruhsaldýr.

Çarpýntý : Týp dilinde palpitasyon denilen çarpýntýnýn nedenleri çeþitlidir. Bir kalp hastalýðý söz konusu deðilse; fazla sigara içmek, alkol, yorgunluk, sinirlenmek, kansýzlýk, hazýmsýzlýk, çay, kahve veya zehirlenmelerden kaynaklanabilir.

Çýbanlar : Derideki kýl keseleri veya bezlerinin hastalanmasý sonucu ortaya çýkan sýzýntýlý, ýslak kabarcýklara çýban denir. Katiyetle sýkýlmamalarý gerekir.

Çýkýklar : Kemiklerden herhangi birinin oynak yerinden kýsmen veya tamamen ayrýlmasýna çýkýk denir. Bu durumda yapýlacak ilk iþ doktora gitmektir.

Çiçek hastalýðý : Týp dilinde variola denilen bulaþýcý bir hastalýktýr. Hastalýk þiddetli titreme ve 41 derece ateþle ortaya çýkar. Hastalýk mikrobunun vücuda girmesiyle ortaya çýkmasý arasýnda geçen süre 10-14 gündür. Hasta istirahat ettirilir , baþkalarý ile görüþmesi yasaklanýr. Doktorun tavsiyelerine uyulur. Bol su ve þerbet içirilir.

Çiller : Çoðunlukla beyaz tenli, kýrmýzý saçlý kimselerde görülen çiller, yüze serpilmiþ ufak lekeler halindedir. Nedeni; cildin güneþe karþý gösterdiði tepkidir. Olgunlaþmýþ çillerin yok edilmesi mümkün deðildir. Ancak koruyucu önlemler alýnýr. Yüzünde çil olanlarýn güneþte fazla durmamalarý ve yüzlerini sýk sýk yýkmalarý tavsiye edilir.

Çocuk felci : Omuriliðin ön kordonlarýnýn iltihaplanmasý sonucu felçle neticelenen bir hastalýktýr. Týp dilinde poliomelitis denir. Bilhassa yaz ve sonbahar aylarýnda görülür. Nedeni bir çeþit virüstür. Laðým sularýnýn yiyeceklere bulaþmasý, sineklerin taþýdýðý mikroplar, hastalýða yakalanmýþ kiþinin aðýz ve burnundan çýkan damlacýklarla bulaþýr. Çocuk felcine küçükler yakalanabileceði gibi büyükler de yakalanabilir. Hastalýk mikrop kapýldýktan 7-21 gün içinde ortaya çýkar. Hastada ateþ, baþ aðrýsý, boðaz aðrýsý, kusma, yorgunluk, boyunda kasýlma, ve sýrt aðrýlarý vardýr. Hastalýðýn ilk günlerinde gerekli tedaviye baþlanmazsa, özellikle kol ve bacaklarda felç görülür. Hastalýðýn baþlangýcýnda hastayý diðer kimselerden ayýrmak ve yatýrmak gerekir. Çocuk felcinden korunmak için Salk aþýsý veya Sabin aþýsý yaptýrmak gerekir. Bu aþýnýn ilki çocuk 6 aylýk olmadan önce, ikincisi ilk aþýdan 2 ay sonra, üçüncüsü, ikinci aþýdan 6 ay sonra yapýlýr. 5 ve 15 yaþlarýnda da tekrarlanýr. Tedavi için mutlaka doktora baþvurm k gerekir.

Çocuklarda geliþme bozukluklarý : Çocuklarda görülen geliþme bozukluklarýnýn çoðu kötü beslenmeden kaynaklanýr. Bunun yaný sýra; geçirilen bir hastalýktan kaynaklanan veya irsi olarak da geliþme bozukluðu görülebilir. Nedeni test etmek için doktora baþvurmak gerekir.

Çok uyumak :1 ila 4 yaþlarý arasýndaki çocuklarýn; geceleri 13, öðleden sonra da 2 saat olmak üzere, günde 15 saat uyumalarý, sýhhatli büyümelerini saðlar.
5 ile 7 yaþlarý arasýndaki çocuklara ise, geceleri 11-13 saat uyku yeterlidir.
8-14 yaþlarý arasýnda 9-11 saat; 15 yaþýndan sonra da 8 saat uyku yeterli gelir.
20 yaþýný geçenlere 6-8 saat gece uykusu yeterlidir.

Çürükler : Cilt yýrtýlmadan altýndaki bir kýlcal damarda görülen kanama halk arasýnda çürük denir. Týp dilinde ise ekimoz denir. Bu gibi durumlarda yapýlacak ilk iþ, çürüðün üzerine soðuk su ile kompres yapmaktýr.


[D]
Dalak hastalýklarý : Karýn boþluðunun solunda, midenin arka tarafýnda bulunan dalak; eskimiþ kýrmýzý kan hücrelerini yok eder, gerektiði zaman da yeni kýrmýzý kan hücreleri imal eder. Sýtma ve tifo gibi bulaþýcý hastalýklar veya kansýzlýk sonucu dalak hastalanabilir.

Damar sertliði : Vücuttaki kan damarlarýnýn bir kýsmýnýn veya tamamýnýn sertleþmesi sonucu, esnekliklerini keybetmesine; halk arasýnda damar kireçlenmesi týp dilinde ise Arterio Skleroz veya Atheremo denir. Nedeni, kan damarlarýnýn iç kýsýmlardaki hücrelerin esnekliðini kaybedip, zayýflamasý veya kandaki yaðlý maddelerin birikinti yaparak, damarý darlaþtýrmasýdýr. Belirtileri baþ dönmesi, baþ aðrýsý, titreme, yürürken sendeleme, düþünme ve öðrenme gücünde zayýflama, sinirlilik veya damarýn sertleþtiði bölgelerde aðrýlar görülür. Ýlk belirtiler görüldüðünde önlem alýnacak olursa, korkulacak bir þey yoktur. Hastanýn neþe ve cesaretini kaybetmemesi ve doktorun tavsiyelerini yerine getirmesi iyileþmede atýlacak ilk önemli adýmdýr. Damar sertliði teþhisi konan kimse, perhiz yapmalý, alkol ve sigara gibi keyif verici maddeleri býrakmalý, yumurta, tereyaðý ve benzeri yiyecekleri terk etmeli, tuzu da azaltmalýdýr. Ayak damarlarýnda meydana gelebilecek herhangi bir hastalýðý önlemek için de dar ayakkabý giymekten kaçýnmalýdýr.

Deri iltihabý : Çoðunlukla kullanýlan sabun, deterjan, boyalar ve bazý bitkilerin neden olduðu bu hastalýða týp dilinde Dermatit denir. Tedaviye deride iltihaplanmaya sebep olan þeyi belirleyip, onu terk etmekle baþlanýr.

Deri kanseri : Deri üzerinde ufak bir þiþlik veya bir türlü iyileþmeyen bir yara þeklinde baþlayabilen bir çeþit kanserdir. Þiþlik, baþlangýçta ufak bir yumru þeklindedir. Bir süre sonra ayný yer açýlýr ve yara haline dönüþür, sonra kabuk baðlar. Bu gibi durumlarda telaþlanmamak; ancak acele etmek gerekir. Erken tedavi edildiði takdirde iyileþir.

Deri kuruluðu : Týp dilinde iktiyoz denen bu hastalýkta deri, kuru, pul pul ve bazen de çatlak görünümdedir. Merak edilecek bir durum yoktur. Sýk sýk sýcak banyo yapmak þikayetlerin çoðunu geçirir.

Deri lekeleri : Deride görülen esmer lekelere "Karaciðer lekeleri", beyaz lekelere de "Vitligo" adý verilir. Bunlar merhem veya kremlerle gizlenebilir.

Dil büyümesi : Kýsa süreli dil büyümelerinde aþaðýdaki reçeteler kullanýlýr. 2-3 günde geçmeyen dil büyümesinde, doktora baþvurmak gerekir.

Dil felci : Sinir sistemindeki bir bozukluktan dolayý, dil gücünün kaybolmasýdýr. Doktor tarafýndan tedavi edilmesi gerekir.

Dil iltihabý : Týp dilinde Glossit denilen bu iltihaplanmanýn nedeni, çürük diþler, diþeti iltihabý, sigara, çok sýcak veya çok soðuk þeyler yemeyi alýþkanlýk haline getirmiþ olmaktýr. Ýhmal etmemek gerekir. Çünkü dil kanseri veye dil ülseri belirtisi de olabilir. Mutlaka doktora baþvurmak gerekir. Yapýlacak ilk iþ, sigarayý býrakmak, çürük diþleri tedavi ettirmek, ve kötü alýþkanlýklarý terk etmektir.

Dil ülseri : Dilde görülen; etrafý kýrmýzý, içi su dolu küçük kabarcýklar, dil ülserinin belirtisi olabilir. Derin ve sert kenarlý dil yaralarýnda, mutlaka doktora baþvurmak gerekir. Diðer dil yaralarý, hazýmsýzlýk veya gripten kaynaklanabilir.

Diþ aðrýsý : Diþ aðrýsý; diþin çürümesi, minesinin aþýnmasý, diþetlerinin iltihaplanmasý veya bunlara benzer nedenlerden kaynaklanýr.

Dizanteri : Bulaþýcý ve salgýn bir hastalýktýr. Hastada, ishal görülür. Dýþkýsý kanlý ve sümüklüdür. Ýþtahsýzlýk karýn aðrýsý ve ateþ de vardýr Su veya besinlerle bulaþýr. Ýki çeþit dizanteri vardýr.
- Amipli Dizanteri : Vücuda mikrop girmesinden 10-21 gün sonra hastalýk belirtileri ortaya çýkar. Hastada kanlý ishal, ateþ, karýn kramplarý, kilo kaybý, ve halsizlik görülür.
- Basilli Dizanteri : Mikrobun vücuda girmesinden 2-7 gün sonra belirtileri ortaya çýkar. Hastalýðýn salgýn halini almasýnda kara sinekler baþrolü oynar. Hastada; kanlý ve balgam kývamýnda ishal, karýn aðrýsý, halsizlik ve ateþ görülür.
Yapýlacak ilk iþ; hastayý, saðlamlardan ayýrmaktýr.

Doðum sancýlarý : Doðum sancýlarý; doðumun habercisidir. Baþlangýçta 20 dakikada bir gelen doðum sancýlarý, daha sonra sýklaþýr ve her seferinde döl yataðý kasýlýp, sertleþir. Sancýlar sýrasýnda kanama görülmezse korkulacak bir þey yoktur.

Dolama : Þeytan týrnaðý veya parmaða iðne ya da kýymýk batmasý sonucu, týrnak dibinde meydana gelen iltihaplanmaya; halk arasýnda dolama, týp dilinde paronychia denir. Baþlangýçta kýrmýzý bir benek halindeyken daha sonra içi dolu sivilceye dönüþür. Dolama, kan zehirlenmesine neden olabilir. Bu nedenle ihmal edilmeden doktora baþvurmak gerekir. Alkol pansumaný veya sýcak su kompresi çok faydalýdýr.

Donmalar : Üþümenin en aðýr þekline donma denir. Donan kiþiyi birdenbire ýsýtmamak gerekir. Böyle durumlarda yapýlacak ilk iþ; vücuda bir battaniye sarýp, ýlýk bir yere taþýmak; orada baþý hafif geriye doðru olmak üzere sýrtüstü yatýrmak, kol ve bacaklarýný soðuk su ile iyice ovmaktýr. Limonsuyu ile masaj yapýlabilir.

Dölyolu akýntýsý : Halk arasýnda beyaz akýntý; týp dilinde ise; Gleet denilir. Arasýra görülen beyaz akýntý pek önemli deðildir. Çünkü üþütmek, ruhi bunalým, uzun süren bir hastalýk veya yüksekçe bir yerden düþmekten kaynaklanabilir. Ýç çamaþýrýnda krem rengi beyazlýkta bir leke görülür. Kuruduðu zaman kahverengiye çalan sarý bir renk alýr. Önce beyaz akýntýnýn nedenini bulmak gerekir.

Dudak çatlamasý : Dudaklar, güneþ veya soðuk havanýn tesiriyle çatlayabilir. Endiþe edilecek bir durum yoktur.



[E]
Egzama : Mayasýl diye bilinen egzama, derinin sulanmasý ile meydana gelen bir iltihaptýr. Týp dilinde; Erythema pernio denir. Kaþýntý ve kýzartý ile ortaya çýkar. nedeni; ruhsal olabileceði gibi alerjik tepkiler veya deriyi tahriþ eden maddeler de olabilir. Bazý kimselerde de ýrsidir. Vücudun hemen hemen her yerinde görülebilir ve bulunduklarý yere göre isimlendirilirler. Tedavinin ilk prensibi; üzülmemek ve egzamalý yerleri kaþýmamaktýr. Ayrýca, su ve sabunlu sudan olduðu kadar uzak kalmak da gerekir. Su yerine permanganatlý su ve rivanollu su kullanýlýr. Perhiz yapýlýr. Acýlý, baharatlý ve yaðlý yenmez.

Ekstrasistol : Kalbin normal atýþlarýna, fazladan atýþ eklenmesine Ekstrasistol bir baþka deyiþle fazladan atýþ denir. Kalbin bir atýþý, vaktinden önce olur. Sonra, bir süre atýþ olmaz. Bu atýþlar, tek tek veya arka arkaya meydana gelir. Kalp hastalýklarýnda görüldüðü gibi; fazla sigara, içki içmek; heyecanlanmak ve hazmý güç yemeklerden sonra da görülebilir.

El ve ayak titremeleri : Hafif el ve ayak titremeleri; daha ziyade nevroz, isteri ve nevrastenide görülür.

Enfarktüs : Kalbi besleyen büyük damarlardan birinin aniden týkanmasý sonucu ortaya çýkan bir durumdur. Enfarktüs krizi geçiren hasta; kalp bölgesinde ani bir aðrý hisseder. Bütün benliðini ölüm korkusu sarar. Nefes almakta zorluk çeker. Yapýlacak ilk iþ, hastanýn 45 derece bir meyille oturmasýný saðlamaktýr. Sonra; vakit geçirmeden doktor çaðrýlýr. Enfarktüs krizini atlattýktan sonra kesin istirahat ve doktorun dediklerine uymak þarttýr.

Ergenlik sivilceleri : Ergenlik yaþýndakilerin yüz, omuz, sýrt ve karýnlarýnda görülürler. Siyah noktalar, beyaz benekler, kýrmýzý veya mor lekeler halindedirler. Ýçleri cerahat dolu bu sivilcelere; akne de denir. nedeni; yað bezlerinin týkanmýþ olmasýdýr. Ergenlik sivilceleri kendiliðinden kaybolur. Sýkmamak, oynamamak gerekir. Tedavinin ilk þartý sabýrdýr. Yüzü günde 3-4 kere kükürtlü sabunla yýkamakta fayda vardýr. Bu arada baharatlý yiyecekleri ve çikolatayý terketmek gerekir.

Ezikler : Eziklerde yapýlacak ilk iþ; eziðin üzerine buz koymak veya soðuk su ile kompres yapmaktýr. Ayrýca; dýþarý kan çýkmýþsa, önce oksijenli su ile temizlenir. Aþaðýdaki reçetelerden de faydalanýlýr.



[F]
Fazla terlemek : Haddinden fazla terlemek; sinir bozukluðu, fazla sýcak, tiroid bezinin çalýþmasýnda görülen bozukluk, tüberküloz, raþitizm veya iskorbütten kaynaklanýr. Ergenlik yaþlarýnda da fazla terleme görülür. Bu nedenle terlemenin asýl nedenini bulmak gerekir.

Felç : Sinir sisteminde meydana gelen bir bozukluktan dolayý, kas gücünün kaybolmasýna felç, nüzül veya inme denir. Týp dilinde ise paralizi veya serebral tromboz denir. Hafif ve aðýr olmak üzere iki þekli vardýr. Tedavinin ilk ve önemli þartý hastanýn neþesini kaybetmemesi ve en kýsa zamanda iyileþeceðine inanmasýdýr.

Ferç kaþýntýsý : Kadýnlarýn üreme organlarýnýn dýþ kýsmýnýn kaþýnmasý; döl yolundan gelen akýntýdan kaynaklanabilir. Ayrýca, böyle bir neden olmadýðý halde kullanýlan sabun ve iç çamaþýrýn cinsi de kaþýntýya neden olabilir. Ýç çamaþýrý veya kullanýlan sabundan kaynaklanan ferç kaþýntýlarýnda; bunlarý kullanmamakla þikayet ortadan kalkar.

Fýtýk : Vücudun herhangi bir organýnýn; genellikle baðýrsaðýn, kaslar arasýndaki zayýf bir noktadan dýþarý çýkmasýna fýtýk denir. Fýtýk olan yerde, þiþlik görülür. Öksürünce veya ýkýnýnca büyür. Aðýr iþler yapmaktan, öksürmekten ve ýkýnmaktan, hoplayýp zýplamaktan kaçýnmak gerekir. Ameliyat olunmayacaksa, fýtýkbaðý kullanmak faydalýdýr.

Fil hastalýðý : Özellikle bacaklarýn þiþip, geniþlemesi þeklinde ortaya çýkan bu hastalýða halk arasýnda gelincik, týp dilinde elefantiasis denir. Nedeni lenf kanamalarýnýn iltihaplanýp, þiþmesidir.

Fistül : Çoðunlukla anüs yakýnýnda meydana gelen, içi cerahat dolu, ufak, kýrmýzý ve akýntýlý bir þiþliktir. Etrafýnda aðrý vardýr. Tedavi edilmedikçe geçmez.

Frengi : Zührevi bir hastalýktýr. Bulaþýcýdýr. Týp dilinde sifilis denir. Frengili kadýnýn doðurduðu çocuða, doðuþtan geçmesi þekli istisna edilirse; hemen hemen her zaman cinsel iliþkiyle geçer. Mikrop vücuda girdikten 3 hafta sonra belirtilerini göstermeye baþlar. Mikrobun vücuda girdiði yerde, yani erkeklerde peniste, kadýnlarda vajinada Þankr adý verilen bir yara meydana gelir. Bu yara dudakta, meme ucunda, makatta veya parmaklarda da görülebilir. Zamanla akýntýlý bir yara haline gelip; çevresi kýzarýr ve sertleþir. Mikrobun vücuda girmesinden 6-12 hafta sonra hastada; baþ aðrýlarý, ateþ, boðaz aðrýsý, deri döküntüleri ve iþtahsýzlýk, görülmeye baþlar. 6 ay sonra ise, mikrop vücudun belli baþlý organlarýna oturur. Tedaviye en kýsa zamanda baþlanmasý gerekir.



[G]
Gastrit : Midenin iç yüzündeki zarýn iltihaplanmasý sonucu ortaya çýkan bir hastalýktýr. Mide iltihabý veya mide nezlesi de denir. Hazýrlayýcý nedenler : Aðýr yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler, hamur iþleri, tatlýlar, acý ve baharatlý yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olmasý, çabuk çabuk ve çiðnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateþli hastalýklar, karaciðer veya safra kesesi hastalýklarý, kalp hastalýklarý veya romatizmadýr. Tedaviye baþlamadan önce hastalýðýn nedenini tespit etmek gerekir. Belirtileri : Mide aðrýsý, bulantý veya kusma, baþ aðrýsý, iþtahsýzlýk, aniden çýkan ateþ, baþ dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülür. Midenin üzerine bastýrlýnca da aðrý hissedilir. Bu belirtiler özellikle ilk bahar ve son bahar aylarýnda artar. Tedavisi : Perhiz ve istirahat þarttýr. Hastalýðý doðuran nedenler ortadan kaldýrýlýr. Hafif yiyecekler yenir. Aspirin gibi ilçlar kullanýlmaz. Yemekler, yavaþ yavaþ ve çok çiðnenerek yenir.

Gazlar : Midede veya baðýrsaklarda gaz birikebilir. Nedeni; hava yutmak veya mide hastalýklarýdýr.

Gece körlüðü : Beslenmedeki A vitamini eksikliðinin neden olduðu bir hastalýktýr. Hasta; alacakaranlýkta gereði gibi göremez.

Geðirmek : Çoðunlukla sinirli kimselerde görülür. Bunlar yemeklerde haddinden fazla hava yutarlar. Ayrýca geðirme mide veya safra kesesi hastalýklarýnýn bir belirtisi olabilir. Bu nedenle esas nedeni tespit etmek gerekir.

Gevþek penis : Erkeklik organýnýn sertleþmemesi, saðlýk durumunun bozukluðundan kaynaklanýr. En önemli neden sinir bozukluðudur. Kendine güvenememe, yorgunluk, içki, þeker hastalýðý, uyuþturucu madde alýþkanlýðý da diðer nedenler arasýnda sayýlabilir. Tedavinin ilk þartý; kötü alýþkanlýklarý býrakmak, kendine güvenmek, temiz havada dolaþmak ve yeterince gýda almaktýr.

Gýda zehirlenmeleri : Gýda zehirlenmeleri; çoðunlukla bayatlamýþ ve bozuk yiyecekler veya bayat balýk yedikten sonra görülür. Belirtileri : Hasta solumakta, yutkunmakta güçlük çeker. Kaslarýnda aðrý ve kramplar vardýr. Baþ dönmesi, halsizlik, mide aðrýsý ve bulanýk gördüðünden þikayet eder. Bazý hastalarda kabýzlýk, bazýlarýnda da ishal görülür. Yapýlacak ilk iþ, hastayý kusturmaktýr. Gerekiyorsa sunni solunum da yapýlýr. Vakit kaybetmeden hastaneye götürülür.

Göðüste su toplamasý : Týp dilinde sulu zatülcemp denilen hastalýktýr. Akciðerlerin etrafýný saran zarýn iltihaplanmasý sonucu meydana gelir. Zarýn iki yapraðý arasýna su toplanmýþtýr. Nedeni; þiddetli soðuk algýnlýðý, bronþit, böbrek hastalýklarý veya kulak iltihaplarýdýr. Göðsün yan taraflarýnda þiddetli aðrý hissedilir. Bunlara bastýrýldýðý zaman aðrý þiddetlenir. Nefes darlýðý vardýr. Yatak istirahati ve doktor tedavisi þarttýr.

Göz aðrýsý : Göz aðrýsýnýn nedenleri çeþitlidir. Az ýþýkta çalýþmak sonucu gözlerin yorulmasý, gözdeki herhangi bir kýsmýn iltihaplanmýþ olmasý, göze yabancý bir cisim kaçmýþ olmasý, sinüzit, yarým baþaðrýsý, grip, nezle ve ateþli hastalýklar göz aðrýsýna neden olabilir. Önce hastalýðýn nedenini tespit etmek gerekir.

Göz iltihabý : Halk arasýnda göz nezlesi veya pembe göz denir. Göz yuvarlaðýnýn üstünü örten ince zarýn iltihaplanmasý sonucu ortaya çýkar. Týp dilinde konjonktivit denir. Çoðunlukla ilk bahar aylarýnda görülür. Gözde sulanma; kanlanma, batma hissi veya aðrý vardýr. Hasta ýþýða bakmakta güçlük çeker.

Göz kanlanmasý : Göz kanlanmasý ile birlikte aðrý yoksa aþaðýdaki reçeteler uygulanýr. Kanlanma ile birlikte aðrý varsa; mutlaka göz doktoruna gitmek gerekir.

Göz kaþýntýsý : Gözlerin kaþýnmasý, önemli bir hastalýðýn iþareti olabilir. Bu nedenle doktora baþvurmak gerekir.

Göz sulanmasý : Göze toz kaçmasý, çapaklanma, göz iltihabý, nezle veya bazý alerjik hastalýklar göz yaþýnýn fazlalaþmasýna neden olur. Þikayetler soðuk havalarda daha da artar. Doktora baþvurmak gerekir.

Göz tiki : Aniden ortaya çýkan, fakat önemli olmayan bir durumdur. Alýþkanlýk spazmý da denir. nedeni, yorgunluk, üzüntü, heyecan ve yaþlýlarda adale zafiyetidir. Yapýlacak ilk iþ, istirahat etmektir.

Gözbebekleri iltihabý : Gözün bir kazayla yaralanmasý veya romatizmalý hastalarda üþütme sonucu ortaya çýkar. Bazen; þeker hastalýðý, burun hastalýklarý, ve frengili hastalarda da görülür. Týp dilinde iritis denilen bu hastalýk vakit kaybedilmeden tedavi edilmesi gerekir. Hasta, ýþýða fazla bakamaz. Gözlerinde veya gözlerinin üst kýsmýna gelen bölgede þiddetli aðrýlar vardýr. Gözlerde; sulanma ve kýzarýklýk da görülür. Göze dikkatle bakýldýðýnda; renkli kýsmýn etrafýndaki rengin de koyulaþtýðý görülür.

Gözkapaðý iltihabý : Göz kapaðý kenarlarýnýn iltihaplanýp, kýzarma, kabuklanma ve aðrý yapmasýyla ortaya çýkar. Týp dilinde blefarit denir.

Gözkapaðý þiþliði : Gözkapaklarý, çoðunlukla fazla aðlama sonucu þiþer. Nezle veya kýzamýk sýrasýnda da görülür. Bunlardan baþka, kalp, böbrek, hastalýklarý veya beze iltihaplanmasýnýn da bir iþareti olabilir. Bazý kimselerde de alerjiktir.

Grip : Týp dilinde influenza adý verilen bu hastalýk bulaþýcýdýr. Grip olan kiþinin nefesindeki damlacýklarla yayýlýp, salgýn hale gelebilir. Paçavra hastalýðý da denir. Aniden baþlar ve devamlý olarak ateþ yükselir. Baþ ve sýrt aðrýlarý, titreme nöbetleri, nezle, öksürük, iþtahsýzlýk, baþ dönmesi de görülür. Tedavinin ilk þartý istitrahat etmektir. Ýyi tedavi edilmezse, baþka hastalýklara da yol açabilir.

Guatr : Tiroid bezinin büyümesi sonucu ortaya çýkan ve boynun ortasýnda, yutkundukça aþaðý yukarý hareket eden þiþlikle kendini belli eden bu hastalýða guþa veya cedre de denir. Týp dilindeki adý strumadýr. Guatr, özellikle geceleri nefes darlýðý yapar. Bazen de rahatsýz edici öksürüklere neden olur. Ýki çeþit guatr vardýr. Basit Guatr : Bu çeþit guatrda tiroid bezi balon gibi þiþer. Nedeni alýnan iyotun yetersiz olmasýdýr. Daðlýk bölgelerde oturanlarda, ergenlik yaþlarýnda ve hamilelerde çok görülür.

Guatr (Yumrulu): Bu çeþit guatrda, tiroid bezinin iki yanýnda kabarýklýk veya üzüm salkýmýný andýran þiþlikler görülür. Her iki çeþit guatrda da endiþelenecek bir durum yoktur. Ancak tedaviye erken baþlamak gerekir. Yemeklerde iyotlu tuz kullanmak, mümkün olduðu kadar çok balýk, pýrasa, kuru erik, yumurta, taze fasulye, pazý, soðan, sarmýsak, dut veya dut kurusu, havuç yemek; inek sütü, erik hoþafý, ve havuç suyu içmek çok faydalýdýr. Ayrýca kabýz olmamaya gayret etmek gerekir. Lahana, mýsýr ve turp da yenmemelidir.

Güneþ çarpmasý : Uzun süre güneþte veya sýcakta kalmak sonucu; aþýrý terleme, aðrýlý kramplar ve kanýn koyulaþmasý þeklinde kendini gösterir. Yapýlacak ilk iþ; hasta giyinikse, hemen elbiseleri gevþetilip, gölgeye taþýnýr. Yüzü, göðsü ve kollarý soðuk su ile ýslatýlýr. Durumu ciddi ise, ýslak bir çarþafa sarýlarak hastaneye götürülür.

Güneþ yanýðý : Vücudun güneþte kalan kýsýmlarýnda bir süre sonra yanma, kýzarma ve kaþýntý baþlar. Kýsa bir süre sonra da su toplar.

[H]
Halsizlik : Bazý kimseler, aþýrý yorgunluktan, çalýþamamaktan, baþ aðrýsýndan, sýrt aðrýlarýndan, hazýmsýzlýktan veya huzursuzluktan þikayet ederler. Bu duruma týp dilinde debilite veya asteni denir.

Hararet : Sýcak havada aþýrý derecede veya ateþli hastalýklar sýrasýnda vücut kaybettiði suyu karþýlayamayacak olursa, hararet baþlar.

Havale : Vücut kaslarýnýn ani ve þiddetli olarak kasýlmasý sonucu ortaya çýkan duruma havale denir. Büyüklerde havale çoðunlukla sara nöbetleri sýrasýnda görülür. Küçük çocuklarda görülen havale, sinir sisteminin deðiþik nedenler karþýsýnda göstermiþ olduðu bir tepkidir. Bu tepkiler de; kemik hastalýklarý, yüksek ateþ, boðmaca, devamlý hazýmsýzlýk, baðýrsak þeritleri veya diþ çýkarmalardan kaynaklanabilir. Ayrýca bu duruma sinir sistemi veya beyinde meydana gelen bir hastalýk da neden olabilir. Havale geçiren çocuðun gözleri sabit bir noktaya çevrilir, çenesi de kenetlenir. Dudaklarý, yüz kaslarý, kol ve bacaklarý, önce þiddetli bir þekilde kasýlýr, sonra da çýrpýnmaya baþlar. Aðzýndan da köpük gelir. Bütün bunlar bir iki dakika devam eder. Sonra bütün belirtiler kaybolup, uykuya dalar. Hastalýðýn bir nedenini bulmak için mutlaka bir doktora baþvurmak gerekir. Bu arada çocuðu sessiz, loþ bir odaya yatýrmak, elbise ve çamaþýrlarýný gevþetmek faydalýdýr.

Hava yutma : Týp dilinde aerofaji diye bilinen bu hastalýk, genellikle asabi mizaçlý kimselerde görülür. Bunlar yemek sýrasýnda farkýna varmadan hava yutarlar. Hava yutma, mide ve baðýrsak gazlarýnýn oluþmasýna yardýmcý olur.

Hazýmsýzlýk : Sindirimin normal þekilde olmamasý ve baðýrsaklarýn seyrek çalýþmasýna; halk arasýnda hazýmsýzlýk, týp dilinde ise dispepsi denir. Nedenleri çeþitlidir. Aðýr yemekler, yemekleri gereði gibi çiðnememe, diþ veya diþeti iltihaplarý, içki veya sigara içmek, çok miktarda çay veya kahve içmek, fazla miktarda þekerli veya unlu þeyler yemek, kansýzlýk, yorgunluk, sinir bozukluðu ve üzüntü hazýmsýzlýðý doðuran nedenler arasýnda sayýlabilir. Yemekten bir süre sonra; midede þiþkinlik veya yanma hissi ortaya çýkar. Sýk sýk yemek ihtiyacý hissedilir. Kabýzlýktan þikayet edilir. Bazý kimselerde halsizlik, uykusuzluk, unutkanlýk veya çarpýntý görülür. Tedavinin ilk þartý; sýkýntý ve üzüntülerden sýyrýlmaktýr. Zararlý þeyler terkedilir. Et yemekleri de mümkün olduðu kadar azaltýlýr. Haddinden fazla yemek yenmez. Yemeklerden sonra soðuk su içilmez. Yemek aralarýnda acýkýnca süt ile birkaç galete yenir.

Hemofili : Kanýn normal sürede pýhtýlaþmamasý þeklinde kendini gösteren, erkeklere has bir çeþit kan hastalýðýdýr. Halk arasýnda kanama hastalýðý denir. Irsi bir hastalýktýr. Doktor tedavisi gerekir. Bu hastalýða tutulanlarýn; az su içmeleri ve limon, portakal, kiraz veya ahududu yemeleri tavsiye edilir. Ayrýca vücudun herhangi bir yerinde kanamaya neden olabilecek davranýþlardan da kaçýnmalarý gerekir.

Hýçkýrýk : Solunum kaslarý ve özellikle diyaframýn uyarýlmasý sonucu ortaya çýkar. Týp dilinde singultus denir. Nedenleri çeþitlidir. Basit hýçkýrýklar; çoðunlukla mide gazý, sýcak ve baharatlý yemekler, sinir bozukluðundan kaynaklanýr. Ayrýca; bazý kalp, karaciðer, baðýrsak ve pankreas hastalýklarý, zatülcenp veya zatürreede de görülebilir. 3 saatten fazla süren hýçkýrýklarda, doktora baþvurmak gerekir.

Horlama : Horlamanýn nedenleri çeþitlidir. Derin bir uyku, sýrt üstü yatmak horlamaya neden olabileceði gibi; burun polipleri, burnun çarpýk olmasý, burun iltihabý, burunda ahtapot ve aðzý kapayamamak da neden olabilir. Yan yatarak uyumak, belin tam ortasýna küçük bir lastik top koyarak yatmak horlamayý önler. Bu tedbirlerle geçmeyen horlamalarda, gerçek neden bulunup ona göre bir tedavinin uygulanmasý gerekir.

Husye torbasý þiþliði : Husye torbasý (erbezi) þiþkinliklerinde; nedenin ne olduðunu araþtýrmak gerekir. Bazý þiþliklerde, husye torbasýnýn görünüþü ýþýk geçirecek kadar þeffaflaþýr. Bazýlarý da aðrýlý olur. Husyelerde, þiþlik ile birlikte aðrý da hissedilirse, iltihaplanma veya kanama ihtimali vardýr.



[Ý-I]
Ileitis : Ýnce baðýrsaðýn iltihaplanmasýdýr. Hastada, karýn aðrýsý ve ishal görülür. Buna Crohn hastalýðý da denir.

Ýdrarda kan görülmesi : Ýdrarda kan görülmesine týp dilinde hematuri denir. Ýdrar renginin kanlý olmasý; yenilen þeylerdeki boyalardan olabileceði gibi, herhangi bir hastalýðýn iþareti de olabilir. Bu nedenle bir doktora gitmekte fayda vardýr.

Ýdrar torbasý iltihabý : Ýdrar torbasýnýn (mesanenin) bakteri ve virüsler tarafýndan iltihaplandýrýlmasý sonucu ortaya çýkan bu hastalýða, týp dilinde sistit denir. Hastanýn karýn bölgesinin alt kýsmýnda ve bacak aralarýnda aðrý vardýr. Sýk sýk idrar yapmak ihtiyacý hisseder. Ýdrar yaptýktan sonra da mesanede veya penisin ucunda þiddetli aðrý hissedilir. Bazý durumlarda idrar yollarýnda yanma ve kanlý idrar da görülür. Aðrýlarý dindirmek için, karýna sýcak su torbasý konur.

Ýdraryollarý iltihabý : Ýdrar torbasý iltihabý; idrar yollarý taþý, belsoðukluðu veya eklem hastalýklarýnýn neden olduðu bir hastalýktýr. Çok içki içenlerde görülür. Ýdrar yollarýnda acýma hissedilir. Tedaviye yardýmcý olmak için bol miktarda su içilir, sýcak banyolar yapýlýr.

Ýdrar yollarýnda yanma : Ýdrar yollarýnda veya idrar yaparken yanma çeþitli nedenlerden kaynaklanýr. Belsoðukluðu, ülser, mesane iltihabý, prostat iltihabý, mesane uru, yumurtalýk iltihabý, apandisit düþünülebilir. Bu nedenle tedaviye geçmeden önce, hastalýðý doðuran nedeni tespit etmek gerekir. Tedavi, hastalýðý doðuran nedene göre yapýlýr.

Ýdrar tutukluðu : Mesane (idrar torbasý) dolu olduðu halde idrar yapýlamaz. Karnýn alt bölgesi gerginleþmiþtir. Bastýrýlýnca aðrý hissedilir. Týp dilinde akut retansiyon adý verilen bu durumun nedenleri çeþitlidir. Örneðin, böbreklerde taþ, prostat büyümesi, idrar yollarýnýn doðuþtan kusurlu olmasý, fazla miktarda alkol içmek, mesane felci, belsoðukluðu, sinir hastalýklarý veya üþütmek idrar tutukluðuna neden olabilir. Ýlk tedbir olarak hastanýn karnýna içinde sýcak su olan bir þiþe konur. Sýcak su ile banyo yapýlýrken, idrar çýkarmaya çalýþýlýr.

Ýdrar tutamamak : Bazý kimseler, öksürme, aksýrma, gülme, aðlama, hallerinde veya heyecanlandýklarý zaman idrarlarýný tutamayýp kaçýrýrlar. Bu durum bilhassa çok doðum yapmýþ kadýnlarda sýk görülür. Nedeni ön ve arka boþaltým kanallarýndaki kaslarýn zayýflamýþ olmasýdýr. Ayrýca böbrek veya idrar yollrýndaki taþ veya tümör, omuriliðin hastalanmasý da idrar tutamamaya neden olabilir. Küçük çocuklarda ise, baðýrsak solucanlarý idrar kaçýrmaya neden olabilir.

Ýdrar zorluðu : Hastanýn günlerce idrara çýkmamasý þeklinde kendini gösteren bu hastalýða; týp dilinde Anüri adý verilir. Mesane (idrar torbasý) boþtur. Hastada uyuklama, baþ aðrýsý, adalelerinde oynama ve kusma görülebilir. Nedeni böbrek hastalýklarý, mesane, veya rahim hastalýklarý, yaralanma ve idrar yollarýnda taþ bulunmasýdýr. Tedavi için doktora baþvurmak gerekir.

Ýktidarsýzlýk : Erkeklik organýnýn (penisin) yeteri kadar sertleþmemesi sonucu, cinsel iliþkide bulunamamaya; halk arasýnda iktidarsýzlýk, týp dilinde ise empotans denir. Kendine güvenememek, yorgunluk, tiksinti, sinir bozukluðu, alkolizm, þeker hastalýðý, doðum kontrolü için uygulanan metotlar veya aþýrý þiþmanlýktan kaynaklanýr. Ilýk banyolar, açýk havada dolaþmak ve dinlenmek baþvurulacak ilk çarelerdir.

Ýncinmek : Herhangi bir eklemin, burkulmasý sonucu ortaya çýkan bir durumdur. Çoðunlukla ayak, el bileklerinde veya diz kapaðýnda görülür. Eklem; incindiði zaman, kýsa süren bir aðrý hissedilir. Sonra eklemin bulunduðu yerde þiþme, zonklama, morarma görülür. Yapýlacak ilk iþ, incinen yeri sargý bezi ile sarmak ve üzerine soðuk su dökmektir.

Ýshal : Ýshal; normal katýlýktaki dýþkýnýn sulu veya yumuþak; sümüklü, kanlý veya yaðlý bir þekil alýp, sýk sýk tuvalete çýkmak ihtiyacýný doðurmasýdýr. Bazen de aðrý yapar. Ýshal ve kabýzlýðýn birbiri ardýnca sýk sýk görülmesi kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. Ýshale halk arasýnda amel ve sürgün; týp dilinde ise diare denir. Ýshalin nedenleri arasýnda; yiyeceklerin bozuk olmasý, veya yiyecek çeþitlerinin deðiþikliði, üþütme, isteri, baðýrsak hastalýklarý, kolera, dizanteri, tifo, nefrit, kalp, karaciðer veya akciðer hastalýklarý sayýlabilir. Bu nedenle kýsa sürede geçmeyen ishallerde mutlaka doktora baþvurmak gerekir. Neden ne olursa olsun tedavinin ilk þartý sýký bir perhizdir. Hastaya açýk çay, maden suyu içirilir, yoðurt yedirilir. Sütlü ve yaðlý yiyecekler verilmez, peynir yedirilmez. Bol limonlu pirinç çorbasý ve patates püresi yedirilir. Her saat baþý bir elmayý yemesi tavsiye edilir.

Ýsilik : Terledikten sonra derinin üzerinde görülen kýzarýklýlara halk arasýnda isilik denir. Týp dilinde ise miliare denir.

Ýsteri : Psikonevrozlar grubuna giren bir çeþit hastalýktýr. Týp dilinde babinski hastalýðý veya pithiatisme adý verilir. Hastalýðýn belirtileri; hastanýn sosyal ve entellektüel seviyesine göre deðiþir. Hastanýn gayesi, çevresinin ilgisini üzerine çekmektir. Bunun için aþaðýdaki þikayetlerin biri veya birkaçý birden görülebilir. Hastada; aðrýlar, baþ dönmesi, bayýlma, iþtahsýzlýk, titreme, boðazýnda düðümlenme duygusu, kaslarda gerilme, geçici körlük, saðýrlýk, herhangi bir uzuvda uyuþma, hafýza kaybý görülür. Tedavinin temeli telkindir.

Ýþtahsýzlýk : Soðuk algýnlýðý, mide rahatsýzlýklarý, baðýrsak hastalýklarý, karaciðer hastalýklarý, safra kesesi hastalýklarý, böbrek veya kalp hastalýklarý, kadýnlarda aybaþý halleri, isteri, yorgunluk, can sýkýntýsý, iþtahsýzlýk gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Tedaviye yemekleri belirli saatlerde yemeye alýþmakla baþlanabilir. Üzücü ve sýkýcý olaylardan uzak durmaya çalýþýlýr. Nedeni bulmak için doktora baþvurulur.



[J]
Jinjivit : Diþetlerinin iltihaplanmasýna; halk arasýnda diþeti iltihabý, týp dilinde ise piyore veya paradontal hastalýðý denir. Diþetleri çevresinde toplanan besinlerin orada mikroplanmasý sonucu ortaya çýkar. Diþetlerinin kenarlarý düz, parlak, kýrmýzý ve hafifçe þikin bir þekil alýr. Fýrça ile dokunulduðunda kanar. Tedavi için yapýlacak ilk iþ, diþ temizliðine itina göstermektir.


K]
Kabakulak : Daha çok çocuklarda görülen bulaþýcý bir hastalýktýr. Hastanýn aðzýndan çýkan tükürük damlacýklarýyla bulaþýr. Týp dilinde parotitis epidemica denilen bu hastalýk; genellikle kulak altýnda bulunan tükürük bezlerinin iltihaplanmasý sonucu ortaya çýkar. Kuluçka devresi, 18 gündür. Hastanýn ateþi birdenbire yükselir, genel bir halsizlik görülür. Çok defa kulaðýn ön ve altýnda bulunan tükürük bezleri þiþer ve acýma hissi duyulur. Yanak ve kulaðýn altý kabarýr, kulak memesi de hafifçe yukarý doðru kalkar. Aðýzda kuruluk, dilde pas vardýr. Ýþtah da azalmýþtýr. Bu durum birkaç gün devam ettikten sonra tükürük bezlerindeki þiþlik yavaþ yavaþ kaybolmaya ve hasta iyileþmeye baþlar. Hastalýðýn kendisi çok tehlikeli bir hastalýk olmadýðý halde; baþka hastalýklara zemin hazýrlar. Bu hastalýklar arasýnda; pankreas, gözyaþý keseleri, böbreküstü bezleri, erkeklerde husyeler, kadýnlarda yumurtalýklarýn etkilenmesi önemli sonuçlar doðurabilir. Bu nedenle en iyi þekilde tedavi edilmesi gerekir. Hastanýn saðlýklý kimselerle konuþmasý, görüþmesi önlenir. Sulu yiyecekler verilir. Kabýz olmamasý saðlanýr.

Kabýzlýk : Tuvalete hiç çýkmama veya çok seyrek çýkmaya kabýzlýk, peklik ya da inkýbaz denir. Týp dilinde ise konstipasyon adý verilir. Yeterince sulu þeyler yememe, sinir bozukluðu, baðýrsak týkanýklýðý, sindirim sistemi bozukluklarý, hormon dengesizliði, basur, fýtýk boðulmasý, kabýzlýðý doðuran nedenler arasýndadýr. Ayrýca günlerinin büyük bir kýsmýný oturarak geçirmek zorunda olanlarla, hamilelerde ve yaþlýlarda görülür. Öncelikle kabýzlýða neden olan hastalýðý tespit etmek gerekir. Esas nedeni tespit etmeden alýnacak müsil ilaçlarý kötü sonuçlar doðurabilir. Kabýz omayý önlemek için, sebze çorbalarý ve yemekleri, mercimek, ýspanak, salata, balýk ve çavdar ekmeði yemek çok faydalýdýr. Ayrýca erik reçeli, bal, üzüm, kayýsý veya elma yemek; bol su veya þerbet içmek de yararlýdýr. Müzmin kabýzlýktan þikayet edenlerin de; fazla et, yumurta, peynir, beyaz ekmek, muz gibi yiyecekleri azaltmalarý, kahve çay ve sigarayý en az miktara indirmeleri, alkolü býrakmalarý gerekir. Kabýzlýðý gideren ilaçlarýn fazla miktarda ve uzun süre kullanýlmasý kötü sonuçlar doðurabilir. Bu nedenle ilaçlarý kullanýrken tavsiye edilen miktarlarý aþmamak gerekir.

Kalp hastalýklarý : Düzensiz bir hayat, yorgunluk, sinir bozuluðu, þiddetli romatizma veya doðuþtan meydana gelen kalp hastalýklarýnda; daha geniþ bir ifadeyle bütün kalp hastalýklarýnda aþaðýdaki maddelere dikkat etmek gerekir.
- Sinirlenmeyin
- Sigarayý býrakýn
- Þiþmanlamamaya ve kilonuzu muhafaza etmeye çalýþýn
- Fazla yorucu iþler yapmayýn
- Uyku ve dinlenmenizi ihmal etmeyin
- Koþmayýn, acele etmeyin.
- Her gün bir öncekinden daha iyi olduðunuza inanýn
- Kabýz olmamaya dikkat edin
- Çürük diþleriniz varsa, tedavi ettirin
- Fazla miktarda yaðlý sýðýr veya koyun eti, sütlü þeyler yemeyin. Konserve, pastýrma, salam, peynir, turþu, balýk ve çikolata gibi þeyleri mümkün olduðunca azaltýn
- Yemeklere tuz koymayýn. Yemeklerinizi mýsýrözü, ayçiçeði veya haþhaþyaðý ile hazýrlayýn
- Bol bol taze sebze ve meyve yiyin
- Bol bol yoðurt yiyin

Kalp aðrýsý : Kalp üzerinde hissedilen aðrýya týp dilinde prekardiyal aðrý denir. Kalp aðrýsý nefes darlýðý ve þok ile görülürse; enfarktüs krizinden þüphe edilir. Bu gibi durumlarda hastayý fazla hareket ettirmemek, istirahat etmesini saðlamak ve doktora baþvurmak gerekir. Kalbin ön kýsmýnda devamlý olarak aðrý varsa; nedeni psikolojik olabilir.

Kalbin hýzlý atmasý : Kalbin; dakikada 90'dan fazla atmasýna, týp dilinde taþikardi denir. Ancak bu sayý, yaþ gruplarýna göre deðiþir.
Normal Kalp Atýþlarý :
0 - 1 yaþlarý arasýnda; dakikada 120-140
1 - 3 yaþlarý arasýnda; dakikada 90-120
3 - 7 yaþlarý arasýnda; dakikada 90- 100
7 - 20 yaþlarý arasýnda; dakikada 80 - 90
20 yaþýndan sonra; dakikada 60-80
arasýnda deðiþir.
Her yaþ grubunda; normal atýþýn 1 fazlasý; kalbin hýzlý attýðýný gösterir. Kalbin atýþlarý, göðüsten, köprücük kemiði üzerindeki nabýzdan veya el bileðinin dýþ kýsmýnda, kemikle kiriþ arasýndaki yerden sayýlabilir.
Taþikardi; her zaman kalp hastalýðýnýn belirtisi deðildir. Çünkü koþmak, sindirilmesi güç þeyler yemek, heyecanlanmak, sigara, içki, çay, kahve içmek, zehirlenmek, bazý ilaçlar ve kadýnlarýn aybaþý halleri taþikardiye neden olabilir. Bu çeþit taþikardi, nedenin ortadan kalkmasýyla geçer.
Ancak kalp hastalýklarý, böbrek hastalýklarý, ateþli hastalýklar ve zehirlenmeler de taþikardi yapar. Bu nedenle, doktora baþvurmak gerekir.

Kalp romatizmasý : Romatizma, iyi tedavi edilmeyecek olursa; kalbin içindeki kapakçýklara yerleþir. Bu kapakçýklardan; en fazla mitral kapakçýk etkilenir ve daralýp, sertleþir, büzülür. Daha çok kadýnlarda görülen kalp romatizmasý sonucu ortaya çýkan hastalýða mitral darlýðý veya mitral stenoz denir. Hastada nefes darlýðý, kuru öksürük, sýk sýk soðuk alma, morarma, el ve ayaklarda üþüme ve yorgunluk görülür. Tedavinin ilk þartý üzülmemek, her gün bir öncekki günden daha iyi olduðuna inanmak ve doktorun tavsiyelerine uymaktýr.

Kalp yetmezliði : Kalbin sað, sol veya her iki karýncýðýnýn; içindeki kaný, her vuruþunda muntazaman boþaltamamasý þeklinde ortaya çýkar. Üç þekilde görülür. Sol Kalp Yetmezliði : Hastada nefes darlýðý ve kuru öksürük vardýr. Geceleri daha zor nefes alýr. Çarpýntý, baygýnlýk ve terleme görülebilir. Buna kalp astýmý adý verilir. Nedeni; aort veya mitral kapaklarýnýn hastalanmasý veya koroner rahatsýzlýðýdýr.

Sað Kalp Yetmezliði : Hastanýn ayak ve ayak bilekleri þiþer. Buralara, parmakla bastýrýlýnca bir süre çukur kalýr. El, ayak ve yüzde morarmalar; hazýmsýzlýk ve iþtahsýzlýk görülür. Nedeni, mitral kapaðý hastalýðý, müzmin bronþit veya doðuþtan olan kalp hastalýðýdýr.

Kaonjestij Kalp Hastalýðý : Sað ve sol kalp yetersizliði bir arada olduðu zaman görülür. Nedeni aort veya mitral kapaklarýnýn hastalanmasý, müzmin bronþit veya akciðer hastalýklarý, romatizma ve tiroid hastalýklarýdýr.
Aþaðýdaki tavsiyelere uymak gerekir:
- Sigara içmeyin
- Yemeklere fazla tuz koymayýn
- Uykularýnýzý ihmal etmeyin
- Ýstirahat edin ama devamlý olarak yatmayýn
- Sinirlenmeyin, üzülmeyin, her þeyi kendinize dert etmeyin

Kalýnbaðýrsak iltihabý : Daha ziyade baðýrsaklarý zayýf olanlarda görülen bir hastalýktýr. Bazen iltihapla birlikte ülser de görülür. Buna týp dilinde ülserli kolit denir. Hastalýk aniden baþlayýp, hiç beklenmedik bir anda kaybolabilir. Hastada aniden veya yavaþ yavaþ gelen ishal görülür. Dýþkýsý kanlýdýr. Hasta, karýn aðrýlarýndan þikayet eder, ateþi de yüksektir. Doktora baþvurmak þarttýr. Bu arada istirahat etmek ve bol vitaminli gýdalar almak gerekir. Alkol, fazla miktarda meþrubat ve süt içilmez. Çekirdek gibi kabuklu þeyler yenmez.

Kan çýbaný : Kýllarýn dibinde baþlayýp süratle büyüyen bir iltihaptýr. Özellikle sýrt, ense ve yüzde meydana gelir. Nedeni stafilokok cinsi mikroptur. Týp dilinde füronkül denir. Kan çýbaný küçük kýrmýzý ve sert bir þiþliktir. Büyüdükçe aðrýsý ve gerginliði artar. En sonunda baþ verir. Bir süre sonra da orta kýsmý yumuþar, sarýlaþýr ve içindeki cerahat boþalýr. Kabuk döküldükten sonra da yerinde ufak bir iz kalýr. Kan çýbanlarýný, kesinlikle sýkmamak ve hatta dokunmamak gerekir.

Kan iþemek : Týp dilinde hematüri adý verilen bu durum, önemli bir hastalýðýn iþareti olabilir. Bu nedenle vakit kaybetmeden bir doktora baþvurmak gerekir. Ýdrarda kan görülmesi; idraryolu iltihabý, prostat iltihabý, mesane taþý, böbrek kanamasý, böbrekte taþ veya kum, kan hastalýklarý veya bir baþka hastalýðýn belirtisi olabilir.

Yukar git