Haziran 27, 2019, 05:04:39
Haberler:

Sonra gözünü, tekrar tekrar çevir bak; göz (aradýðý bozukluðu bulmaktan) âciz ve bitkin halde sana dönecektir. (Mulk -4)

Gerginlik Anlarý ve Ýletiþim Modelleri

Balatan senarist081, Kasm 03, 2008, 05:04:33 S

« nceki - sonraki »

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Aa git

senarist081

Ýletiþim kurmamak imkansýzdýr. Ancak, asýl önemli olan kurduðumuz iletiþimin bizi istediðimiz sonuçlara ulaþtýrýp ulaþtýrmadýðýdýr.  Ýyi iliþkiler kurmak istediðimiz kiþi veya kiþiler ile bunu bir türlü saðlayamýyorsak, iletiþim modelimizi gözden geçirmenin veya tanýklýk etmenin zamanýdýr.
Ýnsanlarýn birbirleriyle anlaþmalarý  veya anlaþamamalarý bir tesadüf müdür? 23 yýllýk eðitimciliðim süresince  öðrenci, öðretmen, veli, yönetici, danýþman,  konuþmacý, iþ arkadaþý, patron gibi farklý rollerin yaný sýra özel yaþamýmda da evlat, kardeþ, kýz çocuk annesi, erkek çocuk annesi, sevgili, eþ, komþu, müþteri gibi birbirinden farklý roller üstlendim. Bu deneyimlerde insanlarýn gerginlik anlarýnda suçlayan ve tehdit eden iletiþim modelleri kullanarak nasýl iletiþim kurduklarýný gözlemledim.   

Gözlemlerime göre iletiþimlerinin sonucunda rahatsýz edici bir deneyim yaþayan insan genellikle;
< Karþý taraftan gelen mesajlarý ya kimlik, deðer veya inançlar, içinde bulunduðu konum veya sahip olduklarýndan biri için veya tüm sistemi için tehlike olarak algýlýyor. Bu doðrultuda davranýyor.
< Ýletiþim esnasýnda karþýsýndakinden aldýðý tepkiye tepki veriyor. Karþýsýndaki kiþinin tepkisinin kendi davranýþýna bir tepki olduðuna tanýklýk edemiyor. Böylece bu duruma sadece kendi gözleriyle bakýyor. Oysa “gören” göz olaya tanýklýk edemez.
< Hedefsiz iletiþim kuruyor. Ýletiþimin sonucunda “arzu ettiðim sonuç nedir ?” diye sormuyor. Bu nedenle, hedefe yönelik olmayan bir sürece giren zihin, daha iyi sonuç alacaðý seçenekler aramýyor. Programlanmamýþ olduðundan genellikle alýþkanlýklarý doðrultusunda iletiþim modelleri kullanýyor.
< Alýþkanlýk haline gelmiþ iletiþim modellerini insanlar küçük yaþlardan itibaren modelleyerek öðreniyor veya kendileri keþfediyorlar. Herhangi bir model bir durumda iþimize yarýyorsa bunu genelliyor ve yaþamýmýzýn diðer alanlarýnda da kullanýyoruz. Bu model artýk iþe yaramasa bile kullanmaya devam ediyoruz. Örneðin bir çocuk aðlayarak büyüklerinden bir þeyleri elde etmeyi keþfediyor. Aile içinde edindiði bu modeli ilerde gerçek yaþamda devam ettiriyor. Örneðin, iþ yerinde arkadaþlarýyla yaþadýðý bir sorunu aðlayarak yöneticisine aktarýyor. Evliliðinde eþiyle olan sorununu aðlayarak anneye aktarýyor. 
< Gerginlik ile baþ edebilme becerileri zayýf oluyor.  Oysa sorun, halatýn gerilmesi deðil esnememesidir.
< Bir iletiþim modelinin iþe yaramadýðýný öðrenmek için bazen pahalý bir bedel ödüyor. Dargýnlýklar, ayrýlýklar, iþ yaþamýnda dalgalanmalar, özgüvenin yitirilmesi, stres ve kaygýya dayalý saðlýk sorunlarý gibi...
Oysa öðrenmek için mutlaka pahalýya mal olacak bir ders gerekli deðildir. Yýllarca insanlarýn birbirleriyle iletiþim kurma biçimlerini gözledikten sonra, fark ettiðim gerilimli anlar esnasýnda kullandýklarý belli baþlý ortak modelleri zihnimin vitrinine yerleþtirdim. Þimdi  birlikte vitrindeki modelleri izleyelim.


SUÇLAYICI MODEL

Ýletiþimde sözler % 8, ses tonu % 37, beden dili ise % 55 rol oynar. Bu durumda suçlayýcý modellerin genellenmiþ özelliklerine bakalým.
Ses Tonu: Yüksek ve serttir.
Beden Dili: Genelde kaþlar çatýk, yüz kaslarý gergin, nefes alýþ veriþi yüzeysel ve sýk.
Dildeki ipuçlarý: Aþaðýdaki modellere göre farklýlýk gösterir.
Sorgulayan Bu model iletiþim kuranlarýn dildeki ipucu genellikle “Neden?, Niye?” sözcüklerdir. “ Niye geç geldin?, Neden aramadýn?, Niye oturdun?” Elbette meraklarýndan sormazlar bunu... Zaten amaçlarý sormak deðil sorgulamaktýr. Hatta cevabýný vermeye kalktýðýnýzda sizi bir güzel de paylarlar.
Açýk  “Hýzlý sürme!, Senin hatan, Senin yüzünden, Hep böyle yapýyorsun!, Hiç yardým etmiyorsun!” gibi ifadeler bu model iletiþimde sýkça kullanýlan dil kalýplarýndandýr. 
Dolaylý Bu modelin en çok kullanýlan bir baþka kalýbý ise, “daha” sözcüðüyle oluþturulmuþ cümlelerdir.  “Daha çok çalýþmalýsýn”(yani þimdi yeterince çalýþmýyorsun), “Daha dikkat et”(yeterince dikkatli deðilsin) “Daha nazik ol”, “Daha saygýlý ol” gibi ifadelerde açýk olmasa da dolaylý biçimde suçlama vardýr.
Ýmalý  “Bu ne özenli rapor böyle!” (berbat bir rapor). “Erken çýkabilirsin tabi. Bugün çok çalýþtýn.” (az çalýþtýn). “Baþarýma pek sevinmiþ gözüküyorsun” (hiç sevinmedin). Örneklerde görüldüðü gibi imalý dil, asýl söylenmek istenenle zýt anlama gelecek sözcüklerin kullanýldýðý kalýplarla mesajýn gönderildiði kiþiye yönelik suçlamalar içerir.


TEHDÝT EDEN MODEL

Ses Tonu: Bu modeli kullanan kiþinin ses tonu genelde tiz ve yüksektir.
Beden Dili: Suçlayan modelde olduðu gibi kaþlar çatýk, yüz kaslarý gergindir. Beden öne hamle yapar gibidir. El ve kollar çok hareketlidir ve konuþmaya hararetle eþlik ederler. Boyun kaslarý gerilir. Gözler dýþarý fýrlar.
Bu model iletiþimde “Ýþine son veririm”, “Sýnýfta býrakýrým”, “ Babana söylerim”, “Giderim”  gibi ifadeler kullanýlýr. Amaç karþý tarafa göz daðý vermek veya korkutmaktýr.
Yukarýdaki modellerde suçlanan veya tehdit edilen kiþilerin iç dünyalarýnda neler olur?
Duygusal olarak: Korkar. Yetersizlik hissine kapýlýr. Kaygý düzeyi yükselir. Ya da tam tersi olur. Savunmaya geçer.
Fiziksel olarak: Herkeste farklý dýþavurumlar gerçekleþir. Kimi buz keser, kimine sýcak basar, kiminden ter boþanýr, bedeninin herhangi bir bölgesinde uyuþma veya tam tersi kýpýr kýpýr karýncalanma olur. Baþý döner, midesi bulanýr veya karnýna aðrý girer; boðazda, göðüste ya da  midede baský veya yumruk hissi, ensede, omuzlarda sertlik gibi farklý farklý bulgular baþ gösterir.
Zihinsel olarak: Beynimizin üç ana bölümünden biri olan alt beyin (reptilian brain-sürüngen beyin), yaþam fonksiyonlarýmýzý yönettiði gibi, ayný zamanda sisteme dýþarýdan gelen bir tehlike ve tehdit anýnda “Ya kaç, ya da savaþ” komutu verir. Bu nedenle de karþýmýzdaki kiþinin iletiþim modeli bize yönelik tehdit veya tehlike içeriyorsa, buna karþý oluþturulan tutum ya pasif, ya da agresif tutum olur.
Pasif tutum, karþýsýndakinin suçlayan veya tehdit eden tutumu karþýsýnda sessiz kalan, hep idare etme yoluna giden, her dediðine evet diyen kiþilerin iletiþim biçimidir. Halk arasýnda “içine atmak” olarak da isimlendirilen  olumsuz “iç diyalog” baþlar. Pasif olduðu için kendine kýzar. Olumsuz düþüncelerini içine atmazsa, dýþa yöneltmeye baþlar. Arkadan konuþmak, baþkalarýna þikayet etmek gibi davranýþlar ortaya çýkar.
Agresif tutum ise taraflarýn birbirlerini karþýlýklý suçladýðý ve tehdit ettiði bir iletiþim biçimidir. Alt beynin “savaþ” komutunu verdiði durumlarda, kiþi kendi sistemini korumak amacýyla karþý taarruza geçer.
Alt beynin bir baþka görevi ise yüksek kaygý anýnda duygular, inanç ve deðerler ile uzun dönemli hafýzanýn beþiði olan orta beyin (limbik sistem) ile düþünen bölüm olan kortekse giden bilgi akýþýný kesmektir. Yani beynin diðer bölümlerine giden ana elektrik þartelini çeker ve beynin diðer bölümlerinin yönetimini ele alýr. Ýþte bu durumda insanýn tüm deðerleri, inançlarý, duygusal ve rasyonel beyni ile baðlantýsý kesilir. Duygularý kontrol edebilmek ve doðru düþünmek mümkün olmaz. Bu durumlarda insanlar sonradan piþman olacaklarý þeyleri birbirlerine söyler veya yaparlar.
Adam anlaþmaya gider. Ancak oradan münakaþa edip ayrýlýr. Ayrýlýrken de yanýndakilere; “Adama nasýl laf söyledim deðil mi? Mosmor ettim. Hak etti ama, iyi oldu!” gibi laflar sarf eder. Burada sonuca baktýðýmýzda, baþta arzu edilen anlaþmaya varýlamamýþ olduðu görülür. Ancak adam hedefine varmýþ gibi rahatlamýþ gözükmektedir. Karþý tarafýn kendisine gönderdiði mesajý tehdit olarak algýlamýþ, savaþmýþtýr. Ve sonunda kendine göre savaþý kazanmýþtýr. Ancak asýl hedef sapmýþtýr.

DENGELÝ TUTUM ÝÇÝN ZÝHNÝNÝ YENÝDEN PROGRAMLA!

Dengeli tutum, en saðlýklý tutumdur. Yerinde, zamanýnda, hedefe yönelik iletiþim kurmak ve iletiþimden arzu ettiðimiz sonucu elde edebilmek, dengeli tutum sergileyebilmek anlamýna gelir. Bu ancak beynimizi iyi kullanarak mümkün olur. “Beynimizi zaten kullanmýyor muyuz?” diyeceksiniz. Beyni iyi kullanmak demek tüm beyni kullanmak demektir. Herkes beynini kullanýr. Kimi sadece sürüngen beynini,  kimi sadece duygusal beynini, kimi ise sadece düþünen beynini... Beynimizin üç katýný da kullanýrsak, iþte o zaman beynimizi iyi kullanabiliyoruz demektir. Bu nedenle öncelikle dýþarýdan gelen mesajýn sürüngen beyin tarafýndan tehdit ve tehlike olarak algýlanmamasý gerekir.
Bence izlenecek en güzel yollardan biri zihnimizi yeniden programlamaktýr. Bunun için þu varsayýmlarda bulunmak yararlý olabilir:
< Birileri benim yaptýðýmdan hoþlanmayabilir. Bunlar kör noktalarýmý görebilmem için en deðerli dersler olabilir.
< Herkes kendi dünya modelleri içinde yaþar. Herkesin olaylara bakma, anlamlandýrma ve dýþa vurma biçimi farklýdýr.
< Birileri beni eleþtirebilir. Herkesin eleþtirme biçimi ve davranýþ alýþkanlýklarý farklýdýr.
< Birileri benim iyi veya yeterli olmadýðýmý düþünebilir. Bu durum görecelidir.
< Benim görüþ alanýmda olmayan þeyleri baþkalarý görebilir.
< Hiçbir þey göründüðü gibi deðildir. Kiþinin söylediði veya yaptýðý asýl niyetinden farklý olabilir. Ýyi bak! Ýyi dinle! Görülmeyeni gör, söylenmeyeni duy ve deðerlendir. Aslýnda ne demek istiyor? Onu anla!
Bu tutumlar sayesinde, sürüngen beyin dýþ dünyadan gelen tepkileri bir tehdit veya tehlike olarak algýlamayacak. Sizi biyolojik olarak ‘kaç ya da savaþ’ komutuyla sýnýrlamayacak. Aldýðý mesajý orta beyne aktaracak. Burada duygularýnýz ve hafýza sisteminiz eþliðinde bilgiyi iþleyecek ve pek çok seçenekler yaratacak. Sonra bu seçenekleri mantýklý düþünen beyninize gönderecek ve düþünen beyniniz tüm seçenekleri orta beyin ile birlikte deðerlendirecek. Böylece sizin için en iyi olaný yapmak üzere harekete geçeceksiniz.

Yukar git